Kategori: Güncel

  • Trump Yönetimi New Jersey’de Bin Yataklı Gözaltı Merkezini Açıyor

    – Trump yönetimi yasadışı göçle mücadele için bin yataklı yeni gözaltı merkezi açacak

    NEW JERSEY – ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yasadışı göçle mücadele kapsamında New Jersey eyaletinde bulunan Delaney Hall Gözaltı Merkezi’nin yeniden faaliyete geçirilmesi ve kapasitesinin bin yatağa kadar arttırılması için özel bir anlaşma imzaladı.

    ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yasadışı göçle mücadele kapsamında yeni adım attı. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE), New Jersey eyaletinde yer alan Newark kentinde bulunan Delaney Hall Gözaltı Merkezi’nin yeniden faaliyete geçirilmesi ve kapasitesinin bin yatağa kadar arttırılması için özel bir anlaşma imzaladı.

    Daha önce 2017 yılına kadar gözaltı merkezi olarak kullanılan tesis, özel cezaevi işletmecisi GEO Group ile yapılan 15 yıllık ve yaklaşım 1 milyar dolarlık bir sözleşme kapsamında yenilenecek ve ICE tarafından kullanılacak. Yeni düzenlemeyle birlikte, bin yatak kapasiteli olacak olan merkez, ABD’nin kuzeydoğu bölgesindeki göçmenlik gözaltı kapasitesini artıracak ve ICE’nin bu bölgede gerçekleştirdiği sınır dışı operasyonlarını hızlandıracak.

    “Gözaltı kapasitemizi artırıyoruz”

    ICE Direktör Vekili Caleb Vitello, yaptığı açıklamada, Delaney Hall’un yeni yönetim altında açılacak ilk göçmen gözaltı merkezi olduğunu vurgulayarak, “Bu tesis, yasadışı yabancıları hızla yakalama, gözaltına alma ve sınır dışı etme hedeflerimize büyük katkı sağlayacak” dedi.

    Vitello, merkezin Newark Uluslararası Havalimanı’na araçla sadece 10 dakika mesafede olmasının, sınır dışı edilecek göçmenlerin işlemlerini hızlandıracağını belirterek, “Uluslararası havalimanına bu kadar yakın olmak, gözetimimiz altındaki kişilerin zamanında sınır dışı edilmesini kolaylaştırıyor. Başkan Trump’ın göçmenlik konusundaki kararlı duruşunu uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Gözaltı merkezi, ICE’nin kuzeydoğudaki operasyonlarını yönetme kabiliyetini artırarak, ajansın bölgedeki artan göçmenlik uygulama taleplerine yanıt vermesini sağlayacak.

    “Federal göçmen politikalarının genişletilmesine yardımcı olacağız”

    Gözaltı merkezinin işletmesini üstlenen GEO Group, göçmen gözaltı merkezlerinin ABD’nin göçmenlik politikalarındaki rolüne dikkat çekerek, bu tesisin ICE için kritik bir öneme sahip olduğunu açıkladı.

    GEO Group CEO’su George C. Zoley, “Delaney Hall, ICE’nin Kuzeydoğu bölgesinde ihtiyaç duyduğu gözetim kapasitesini artıracak. Federal hükümetin genişleyen göçmenlik uygulamalarını desteklemek için bu projeye büyük önem veriyoruz” dedi.

    Zoley, GEO Group’un bu tesis için yıllık 60 milyon dolar kira ödeyeceğini ve merkezin 2025 yılı itibarıyla tam kapasiteyle çalışmasının hedeflendiğini duyurdu.

    ICE’nin özel şirketler aracılığıyla göçmen gözaltı merkezleri işletmesini yasaklanmıştı

    New Jersey, 2021 yılında Vali Phil Murphy tarafından imzalanan bir yasayla, eyalette ICE’nin özel şirketler aracılığıyla göçmen gözaltı merkezleri işletmesini yasaklamıştı. Ancak bu yasa, 2023 yılında federal bir yargıç tarafından kısmen anayasaya aykırı bulundu ve özel şirketlerin ICE ile iş birliği yapmasının önünü açtı.

    Bu kararın ardından GEO Group, New Jersey eyaletine 2024 yılında yasanın tamamen iptal edilmesi için dava açtı. Şirket, New Jersey’nin yasağının ABD Anayasası’nın üstünlük maddesini ihlal ettiğini ve federal göçmenlik yetkisinin eyaletler tarafından sınırlandırılamayacağını savunuyor.

    Bununla birlikte, federal temyiz mahkemesi henüz son kararını vermedi ve yasa üzerindeki hukuki mücadele devam ediyor. Ancak ICE ve Trump yönetimi, Delaney Hall’un yeniden açılması için herhangi bir yasal engel olmadığını ve projenin ilerleyeceğini vurguluyor.

    New Jersey’de yalnızca bir ICE gözaltı merkezi aktif

    New Jersey eyaletinde şu anda yalnızca bir ICE gözaltı merkezi aktif olarak çalışıyor. Newark bölgesinde yer alan Elizabeth Gözaltı Merkezi, 270 kişilik kapasitesiyle hizmet veriyor. Ancak yeni açılacak Delaney Hall Tesisi, bu kapasiteyi büyük ölçüde artırarak, ICE’ye New Jersey’de önemli bir operasyon üssü kazandıracak.

    Trump yönetiminin sınır dışı etme işlemlerini hızlandırmak ve yasadışı göçmenleri daha hızlı bir şekilde gözaltına almak için yeni merkezler açmaya devam edeceği belirtiliyor. Delaney Hall’un bu amaç doğrultusunda Haziran ayı sonuna kadar faaliyete geçirilmesi planlanıyor.

    Bu hamle, Trump yönetiminin sert göçmenlik politikalarının bir göstergesi olarak değerlendirilirken, insan hakları grupları ve göçmen hakları savunucuları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği yetkilileri, gözaltı kapasitesinin artırılmasının, göçmenlerin uzun süre gözaltında tutulmasına ve insan hakları ihlallerine yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / DİLEK KAYA – Güncel
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan:  40 Yıldır Milletimizin Kanını Sömüren Terör Belasından Kalıcı Olarak Kurtulmaya Hiç Olmadığı Kadar Yakınız

    (ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün ‘Terörsüz Türkiye‘ hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda polis, jandarma, sahil güvenlik personeli ve güvenlik korucuları ile iftar programında bir araya geldi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasından şunları söyledi:

    “Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatımızın değerli mensupları kıymetli güvenlik korucularımız, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Rahmet, mağfiret, ve bereket ayı Ramazan-ı Şerifin bu mümbit ikliminde sizlere sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Kalplerimize huzur, işlerimize bereket ruhlarımıza sekinet veren Ramazan-ı Şerifinizi canı gönülden tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine bu gazi mekana sizler hoş geldiniz. Sizlerin vasıtasıyla Türkiye‘nin dört bir yanında fedakarca görev yapan ülkemizin güvenliği için çoğu zaman canlarını ortaya çalışan tüm polislerimize, askerlerimize, jandarmalarımıza, bekçilerimize, güvenlik korucularımıza, şahsım, milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Büyük dava ve fikir adamı Necip Fazıl’a göre iftarda ilahi misalden bir koku vardır. Davetimize icabet edip iftar soframızı teşrif eden ilahi misalin kokusunu beraberce içimize çektiğimiz her bir misafirimize teşekkür ediyorum. Bu mübarek günlerin bölgemizde ve dünyada barışa, huzura, dayanışma ve kardeşliğe kapı aralamasını, karşımızdaki engellerin tek tek ortadan kaldırılmasına vesile olmasını diliyorum.

    Türkiye masa başında kurulmadı’

    Değerli kardeşlerim bizler üzerinde özgürce yaşadığımız bu toprakların bin yıllık evlatları, bin yıllık ev sahipleriyiz. Kimse buraları bize altın tepside sunmadı. Türkiye masa başında kurulmadı. Birilerinin ihsanı olarak vücut bulmadı. Biz bu toprakları kanlarımızla ve alın terimizle sulayarak kendimize vatan eyledik. En doğusundan, en batısına, en kuzeyinden en güneyine, ülkemizin her bir karışı için gerektiğinde ölümü göze aldık. Devletimiz üzerinde ameliyata kalkışan müstevlilere en güçlü cevapları vererek bugünlere geldik. Şunu bugün bir kez daha açık açık söylemek isterim. Allah ömür verdikçe yine burada bu topraklarda başımız dik, alnımız ak bir şekilde yaşamaya devam edeceğiz.

    Karada, havada, denizde, mukaddes vatan topraklarını koruyan siz kıymetli kahramanlarımız bu ülkenin ve millet düşmanlarının aşamadığı hiçbir zamanda aşamayacağı çelikten birer kalesiniz. Gabar’da açamadılar. Cudi’de aşamadılar. Tendürek’te aşamadılar. Besler Deresi’nde aşamadılar. Hep siz oralarda onları inlerine gömdünüz ve şu ana kadar o imanla, o aşkla, yine gömmeye devam edeceksiniz. Ben buna inanıyorum. Polisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle güvenlik korucusuyla işte bugün burada olduğu gibi yan yana sırt sırta olduğunuz müddetçe Allah’ın izniyle kimse bizi bu topraklardan söküp atamaz. Aynı şekilde mülkümüz, canımız, bayrağımız ve bütün kutsal değerlerimizi, emniyet altındaysa hiç kuşkusuz bunda sizin çok büyük emeğiniz var. Ne denli şartlar altında, vazifenizi getirdiğinizi Türkiye’nin güvenliği için nasıl büyük bir özveride bulunduğunuzu gayet iyi biliyorum. Rabb’im hepinizden razı olsun. Ayağınıza taş değdirmesin diyorum.

    ‘Mazlumları otobüslere doldurup eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti’

    Kıymetli kardeşlerim üç kıtanın tam kalbinde yer alan vatanımız stratejik olarak bizlere eşsiz imkanlar sunma yanında zorluklarını da bünyesinde barındırıyor. Küresel güç rekabeti, bölgemizde cereyan ettiği için Türkiye olarak bizde her türlü gelişmeden doğrudan etkileniyoruz. Hadiseleri tribünden seyretme lüksüne sahip değiliz. Her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmak, bölgemizdeki olayları ülkemiz lehine olacak şekilde yönetmek yönlendirmek mecburiyetindeyiz. Hamdolsun özellikle son yıllarda bu konuda çok başarılı bir sınav verdik. Komşumuz Suriye’de. On üç buçuk sene boyunca bedel ödeme pahasına doğru olanı ahlaki ve vicdani olanı yaptık. Bu milleti ikinci bir Boraltan Köprüsü utancı yaşatmayacağız. Öyle dedik ve her türlü riski göze alarak böyle bir utanç lekesini tarihimize bulaştırmadık. Hatırlayın. Bu süreçte çok ağır baskı gördük, acımasızca eleştirildik. Hatta ihanetle suçlandık. Peki sonuçta ne oldu? Irkçılık yapanlar kaybetti. Mazlumları otobüslere doldurup terör örgütlerine ve eli kanlı zalimlere teslim etmek isteyenler kaybetti. 8 Aralık’ta Suriye halkı 61 yıllık karanlığın ardından zalim rejimi devirdi ve özgürlüğüne kavuştu.

    ‘Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli geri döndü’

    Devrim’den bu yana 133 bin Suriyeli misafirimiz gönüllü ve onurlu bir şekilde doğdukları topraklara geri döndü. Bugüne kadar Suriye’ye güvenli bir şekilde dönen kardeşlerimizin sayısı ise 873 bini buldu. Suriye’de düzen ve istikrar inşallah bu sayı daha da artacak. Daha önce de dikkat çektiğim gibi kimseyi zorlamayacağız. Ama dönmek isteyen kardeşlerimize de gereken kolaylığı sağlayacağız.

    Aynı durumu Gazze’de de gördük orada da buna şahitlik ettik. Gazze’de 471 gün süren soykırım ve katliamda küresel siyonist lobinin tüm baskılarına rağmen kardeşlerimize cesaretle sahip çıktık. Neticede Gazze’deki insanlık sınavını, alnının akıyla veren birkaç ülkeden biri elhamdülillah Türkiye oldu. Bugün pek çok ülke Filistin halkının yüzüne dahi bakamazken biz Gazzeli kardeşlerimizin samimi dualarına mazhar oluyoruz.

    Rusya Ukrayna Savaşı’nda yine benzer tercihlerle karşılaştık. Hemen herkes savaşa odun taşırken biz barışın tarafında olduk. Şimdi bakıyorsunuz geçmişte bize laf söyleyenlerin hemen hepsi bugün hükümetimizin dengeli politikasına hak vermek zorunda kalıyor. İster rakibimiz isterse dostumuz olsun. Hemen herkes Türkiye’nin çok kritik zamanlarda doğru ve öngörülü hamleler yaptığını ifade ediyor.

    ‘En büyük kazanımlarımızdan biri FETÖ’nün tasfiyesidir’

    Değerli kardeşlerim, daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak pek çok meselede biz daima ‘önce milletim, önce memleketim’ şiarıyla hareket ettik. Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu kararlılıkla uyguladık. Sadece dış politikada değil iç siyasette de duruşumuz hep bu yönde oldu. Vesayetin ve bürokratik oligarşinin geriletilmesinden terörün her türlüsüne karşı verdiğimiz mücadeleye, milli iradenin güçlendirilmesinden temel hak ve hürriyetlerle ilgili attığımız adımlara kadar her alanda doğru olanı yapmanın derdinde olduk.

    Elini vicdanına koyan şunu kabul etmektedir: Türkiye maruz kaldığı onca ihanete ve saldırıya rağmen bugün güvenlik noktasında herhangi bir zafiyet yaşamıyorsa bunun sebebi, vaktinde atılan uzak görüşlü adımlarımızdır. Bu süreçteki en büyük kazanımlarımızdan biri de FETÖ’nün tasfiyesidir. FETÖ Terör Örgütü devletimizi içeride çökerten hadis bir ur misali yıllarca emperyalistler namına ülkemiz aleyhine tetikçilik yapmıştır. Milli projelerimizin engellenmesinden kimi siyasi cinayetlere, ajanlık faaliyetlerinden, terörle mücadelemizin sekteye uğratılmasına kadar birçok ihanetin kalleşliğin ve operasyonun gerisinde bu örgüt bulunuyordu. Emniyet teşkilatımızı, ordu ve jandarmamızı FETÖ’cü hainler başta olmak üzere hukuk dışı yapılardan temizledik hem kendimize güvenimiz arttı hem de terör örgütleri ve suç şebekeleriyle daha etkin mücadele imkanına kavuştuk.

    ‘”Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü bir konumdayız’

    Güvenlik güçlerimizin yıl boyu süren operasyonları sayesinde sınırlarımız içindeki terör, tehdi hamdolsun bitme noktasına geldi. Bir dönem teröristlerin cirit attığı köy, mezra ve yaylalarda artık güven ve huzur ortamı hakim. Irak ve Suriye’deki harekatlarımızla da terör unsurlarını, hudutlarımızdan uzaklaştırdık. Yani son 8-10 yılda bugün “Terörsüz Türkiye” diye tarif ettiğimiz hedefimize giden yoldaki pek çok taşı, mayını, engeli temizledik. Başta sınır ötesi operasyonlar olmak üzere, terörle mücadele irademiz çok sık eleştirildi. Hatta sabote edilmek istendi. Ama biz asla yılgınlık göstermedik, karamsarlığa kapılmadık, hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik.

    Kıymetli misafirler bakın burada şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek durumundayım. Bugün “Terörsüz Türkiye” hedefini tüm boyutlarıyla gerçekleştirme noktasında daha güçlü daha kararlı, daha avantajlı bir konumdayız. 40 yıldır milletimizin kanını, canını ve kaynaklarını sömüren bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtulmaya hiç olmadığı kadar yakınız. Milletine karşı sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasetçinin böyle bir fırsata sırtını dönmesi düşünülemez. Avantajımızı 85 milyonun tamamının hayrına olacak bir sonucun çıkması en iyi şekilde değerlendirmekle mükellefiz.

    ‘Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz’

    Şunu sizlerle birlikte aziz milletimizin çok iyi bilmesini istiyorum: Biz kişisel hesaplar peşinde asla değiliz. Biz sadece ve sadece milletin istikbalini düşünüyoruz. Türkiye için en doğrusunu, en isabetlisini yapmanın derdindeyiz. Amacımız hiçbir güvenlik görevlimizin hiçbir evladımızın burnunun dahi kanamayacağı kalıcı bir güven iklimini içeride ve dışarıda tesis etmektir.

    Gayemiz Türkiye Yüzyılını bölgemizde barışın, kardeşliğin, dayanışmanın yüzyılı haline getirmektir. Aklını hırsına esir etmeyen herkes şu gerçeği çok net görebiliyor: Bölgemizin ve dünyanın tarihi bir yeniden yapılanma sürecinde olduğu bir dönemde Türkiye olarak bizim çok dikkatli davranmamız gerekiyor. Soykırım şebekesinin yeni haritalarla bölgemizi bölme niyetlerini ilan ettiği günlerde bizim de politikalarımızı buna göre belirlememiz icap ediyor.

    Bir asır önce oynanan oyunun tekrarına izin verirsek ne atalarımız ne de gelecek nesiller bizi affeder. Sultan Alparslan’ın ve Selahaddin Eyyubi’nin torunları olarak el ele, gönül gönüle verecek siyonistlerin bölgemizde yeni ameliyatlar yapmalarına Allah’ın izniyle müsaade etmeyeceğiz.

    Şu gerçeği de söylemekte fayda görüyorum. Bin yıllık kardeşliğimizin arasına örülen terör duvarını yıkıp attığımızda demokraside, özgürlüklerde, refahta, bölgesel kalkınmada inşallah daha hızlı yol alma imkanını elde edeceğiz. Elbette bu süreçte asayiş ve güvenlik noktasında hassasiyeti, teyakkuzu asla elden bırakmayacağız. Zehir tacirlerinden çetelere, milletin malına ve canına kasteden canilerden suçta kibirlenenlere kadar kendisi devletten hukuktan, yasalardan üstün gören kim varsa hepsiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim, hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum.

    İftar soframızı şereflendiren tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Sizlerden tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diye ifade ettiğimiz ilkelerimize sahip çıkmanızı istiyorum. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize Mevla’dan hayırlı ve sağlıklı ömürler niyaz ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi tekrar tebrik ediyor, her birinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • CHP’li Arslan’dan Bakan Kurum’a: “‘türkiye Tek Yürek’ Yardım Kampanyasında Kaç TL Bağış Toplanmıştır?

    (ANKARA)- CHP Milletvekili İbrahim Arslan, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a “Kahramanmaraş merkezli depremde başlatılan ‘Türkiye Tek Yürek’ yardım kampanyasında kaç TL bağış toplanmıştır. Toplanan tutar nerelerde kullanılmıştır? Kampanyada bağış yapacağını bildirmelerine rağmen taahhüdünü yerine getirmeyen kurum ya da kişiler var mıdır? Varsa kimlerdir” diye sordu.

    CHP Milletvekili İbrahim Arslan, 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kuru’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Arslan, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

    “2025 yılı bütçesi 2024 yılına göre yaklaşık olarak ortalama yüzde 31 gider ve harcamalarda bir artışı öngördü. Bu oranlar bakanlıklara ve ilgili kurum kuruluşlara göre değişiklik arz etmekle beraber iki bakanlığın bütçesinin 2024 yılına göre düştüğüne ne yazık ki tanık olduk. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz her biri önemli ama ülkemizi başta deprem olmak üzere afet kuşağında olan ve olası çok büyük depremlere, bilim insanları tarafından ortaya konulan yaklaşımlarla ne yazık ki tanıklı edecek ülkemiz açısından Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin 2024 yılına göre 2025 yılında düşürüldüğüne tanık olduk. Örneğin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bütçesi önceki yıla göre 52 milyar lira. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bütçesidir. Ne yazık ki 3 milyar lira düşürülerek kabul edilmiş oldu. Çevre ve şehircilik dediğimizde tabii ki afet de ön plana çıkıyor. Bakanlığın dışında da afet riskiyle ilgili olarak da var olan kamu kurum ve kuruluşlarının ayrı bütçeleri de var biliyorsunuz. Onlardan bir tanesi Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yani AFAD. AFAD’ın da 2024 yılı bütçesi 671 milyar iken 2025’te bu rakam 404 milyar düşürülerek ne yazık ki 267 milyar olarak kabul edildi.

    Kentsel dönüşüm illerimizde yerleşim yerlerinde ve Türkiye’de çokça konuşulan bir konu. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın bütçesi de 2024’te 219 milyar iken ne yazık ki 2025 yılında 136 milyar liraya düşürüldü. 84 milyarlıkta orada bir düşüş var. Bütçenin içerisinde programlar itibarıyla de ayrılan bütçeleri değerlendirmek durumundayız. Şehircilik ve risk odaklı bütünleşik afet yönetimine 2024 yılında 906,5 milyar ödenek ayrılmışken ve harcama yapılmışken 2025 yılında 480 milyar lira yani yarı yarıya azaltılarak 426 milyara düşürüldüğüne ne yazık ki tanıklık ettik. Ülkemizde afetle ilgili başta deprem olmak üzere mücadele tamamlanmış mıdır? ve bütün yerleşim yerlerinde, illerimizde, ilçelerimizde ortaya çıkan sağlıksız binaların yenilenmesi, kentsel yenilenme, kentlerin dirençli kentler haline getirilmesiyle ilgili süreç tamamlanmış mıdır da 2024 yılına göre bu programa, bu ödeneklere, bu ilgili kurullara ayrılan bütçelerde indirime gidilmiştir?  Bu, hükümete ve ilgili bakanlıklara ve kurumlara sorulması gereken temel sorunlardan bir tanesi olarak da karşımıza çıkmaktadır.”

    “Çökme tehlikesi olan 600 bin yapı hangi bütçe ile nasıl ve ne zaman dönüştürülecektir?”

    Arslan, Bakan Kurum’a şu soruları yöneltti:

    “Milli Güvenlik Meselesi olarak gördüğünüz depremle mücadele için ayrılan 2025 yılı ödeneklerin 2024 yılına kıyasla yaklaşık yarısı kadar düşürülmesi hususunda görüşünüz nedir? Faiz giderleri için bugünkü kurla yaklaşık 53,5 milyar dolar ödenek ayrılan bütçede, bütün bakanlık ve diğer kurumların bütçeleri 2024 yılına göre artırılırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bütçelerinin düşürülerek yine bugünkü kurla toplam 17 milyar dolar ayrılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

    2025 yılına ayrılan ödeneğin çok büyük bir bölümünün deprem bölgesine harcanacağı tarafınızca bütçe görüşmelerinde açıklandığı üzere, ülke genelinde acilen dönüşmesi gerektiğini ifade ettiğiniz 2 milyon bağımsız yapı ile İstanbul’da her an çökme tehlikesi olduğunu ifade ettiğiniz 600 bin yapı hangi bütçe ile nasıl ve ne zaman dönüştürülecektir?

    İmar affı başta olmak üzere diğer düzenlemelerle 2002-2024 yılları arasında deprem ve diğer afetlerle mücadele kapsamında toplanan tutar kaç TL’dir? Toplanan tutar hangi mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde kullanılmıştır? Kahramanmaraş merkezli depremde başlatılan ‘Türkiye Tek Yürek’ yardım kampanyasında kaç TL bağış toplanmıştır? Toplanan tutar nerelerde kullanılmıştır? Kampanyada bağış yapacağını bildirmelerine rağmen taahhüdünü yerine getirmeyen kurum ya da kişiler var mıdır? Varsa kimlerdir?

    İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yapımı uygun olmayan ve/veya mevzuata aykırı olarak yapılan yapıların, sırf gelir elde etmek amacıyla imar kanununda yapılan düzenlemeler sonucu affedilmesiyle deprem ve diğer afetlerle mücadele edilemeyeceği hususunda ne düşünüyorsunuz?

    İmar Afları kapsamında ülke genelinde ve Eskişehir özelinde yararlandırılan konut ve işyeri sayısı ne kadardır? Yararlandırılma kriterleri nelerdir?”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Enflasyon nisan ayında yüzde 3,18 arttı, yıllık bazda yüzde 69,80 oldu

    Enflasyon nisan ayında yüzde 3,18 arttı, yıllık bazda yüzde 69,80 oldu

    TÜİK nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici fiyatı endeksindeki (TÜFE) değişim 2024 yılı nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.

    EN FAZLA ARTIŞ EĞİTİMDE

    Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup %51,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %103,86 ile eğitim oldu.

    NİSANIN ZAM ŞAMPİYONU ALKOLLÜ İÇECEKLER VE TÜTÜN

    Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %1,03 ile sağlık oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %9,56 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.

    İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %3,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre %18,58, bir önceki yılın aynı ayına göre %72,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %64,57 olarak gerçekleşti.

  • Eski ABD Başkanı Trump’a “sus payı” davasında “konuşma yasağı”nı ihlalden para cezası

    Eski ABD Başkanı Trump’a “sus payı” davasında “konuşma yasağı”nı ihlalden para cezası

    Eski ABD Başkanı Donald Trump’a, müstehcen film oyuncusu bir kadına 2016 başkanlık seçimlerinde yasa dışı şekilde “sus payı” ödemesi suçlamasıyla yargılaması devam ederken dava kapsamında getirilen “konuşma yasağı”nı ihlalden 9 bin dolar para cezası verildi.

    Davaya bakan Yargıç Juan Merchan, Trump’ın “konuşma yasağı”nı defalarca ihlal ettiğini söyledi.

    TRUMP, 9 BİN DOLAR CEZA YEDİ

    Mahkeme çalışanları ve aileleri hakkında getirilen “konuşma yasağı”nı Trump’ın 9 kez ihlal ettiğini belirten Merchan, her ihlal için 1000 dolar olmak üzere 9 bin dolar para cezası kesildiğini açıkladı. Merchan, Trump’ın yasağı ihlal etmeye devam etmesi halinde hapis cezası alabileceği uyarısında bulundu.

    NE OLMUŞTU?

    Yargıç Merchan, Truth Social sosyal medya platformunda kızına yönelik paylaşımlar yapan Trump’a getirilen konuşma yasağı kararını, mahkeme çalışanlarının ailelerini kapsayacak şekilde 2 Nisan’da genişletmişti. Merchan, “(Trump’ın) Davalarına atanan görevlilerin aile üyelerine saldırma eğilimi hiçbir meşru amaca hizmet etmemektedir. Bu davranış davalara katılmak üzere görevlendirilen veya mahkemeye çağrılan kişilere, sadece kendilerinin değil, aile üyelerinin de Trump’ın saldırısına maruz kalabileceği korkusunu aşılamaktadır.” ifadesini kullanmıştı.

    Karar, jüri üyeleri, görgü tanıkları ve “tüm danışman ve görevlilerin ailelerinin” yanı sıra Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg ve Merchan’ın aile üyelerini de kapsıyor. Trump’ın sosyal medya platformu Truth Social’da ABD Başkanı Joe Biden, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris gibi isimlerle çalışan siyasi danışmanlık firmasında yöneticilik yapan Merchan’ın kızı Loren’in fotoğrafının yer aldığı bağlantı paylaşılmıştı. Trump’ın avukatları, başkanlık seçimleri nedeniyle ilgili paylaşımların “mevcut ortamda gerekli ve uygun” olduğunu savunarak, kızı Loren Merchan’ın iş bağlantıları nedeniyle hakimin davadan çekilmesini talep etmişti.

    TRUMP’IN “SUS PAYI” DAVASI DEVAM EDİYOR

    Trump hakkında, ilişkide olduğu müstehcen film oyuncusu bir kadına 2016 başkanlık seçimleri sırasında “sus payı” ödenmesine ilişkin iki hafta önce jüri seçimi ile başlayan davaya Manhattan Ceza mahkemesinde devam ediliyor. Trump’ın haftada 4 gün katılmak zorunda olduğu ve tanıkların dinlenmesine devam edilen yargılamanın 6 ila 8 hafta sürebileceği tahmin ediliyor.

    ABD Başkanı Trump, 18 Mart 2023’te Manhattan Bölge Savcılığınca yetişkin filmlerinde oyunculuk yapan Stormy Daniels’e 2016 başkanlık seçimleri sırasında yasa dışı “sus payı” ödenmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında büyük jüri tarafından suçlanmıştı. Trump, “sus payı” ve bununla ilgili kayıtlarda sahtekarlık yapmaktan 4 Nisan 2023’te New York’ta hakim karşısına çıkmıştı. Kendisine yöneltilen 34 ayrı suçlamayı reddeden Trump, hakkındaki iddiaları “siyasi cadı avı” olarak nitelemiş ve suçlamaları “seçimlere müdahale” olarak gördüğünü belirtmişti. Trump, “Amerikan tarihinde kendisine yöneltilen suçlamalar nedeniyle hakim karşısına çıkan ilk eski başkan” olarak kayıtlara geçmişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • İslam Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 6,3 milyar dolarlık finansman

    İslam Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 6,3 milyar dolarlık finansman

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İslam Kalkınma Bankası (İKB) Grubunun, 2024-2026 dönemini düzenleyen Ülke Stratejisi kapsamında Türkiye’deki projelere 6,3 milyar dolarlık finansman sağlayacağını belirterek, “Uygulamaya koyduğumuz ekonomi programı sayesinde Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışı güçlü şekilde devam ediyor.” dedi.

    “DIŞ KAYNAK AKIŞI GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

    İKB’nin 50’nci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Riyad’da iki gün süren “Yıllık Toplantılar”a katıldığı bilgisini veren Şimşek, toplantılar kapsamında, İKB Grubunun 2024-2026 döneminde Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen Ülke Stratejisi’nin kabul edildiğini söyledi.

    Şimşek, strateji kapsamındaki çerçeve programı, İKB Başkanı Muhammed Sulaiman Al-Jasser ile imzaladıklarını ifade ederek, “Stratejiyle, İKB, ülkemizdeki projelere 6,3 milyar dolar tutarında finansman sağlamayı öngörüyor. Uygulamaya koyduğumuz ekonomi programı sayesinde Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışı güçlü şekilde devam ediyor.” diye konuştu.

    Söz konusu stratejinin, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program’da yer alan kalkınma öncelikleriyle uyumlu olduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

    “Strateji kapsamında sağlanacak finansman eğitim, sağlık, ulaştırma, finans, tarım, sanayi, enerji, altyapı gibi birçok sektördeki faaliyetin desteklenmesi amacıyla kullanılacak. Strateji, İKB Grubunda yer alan tüm kuruluşları, İKB, İslam Kalkınma Bankası (İKB), Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumu (ITFC), Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu (ICD) ve İslam Ülkeleri Arası İhracat ve Yatırım Sigortası Kurumunu (ICIEC) kapsıyor. 6,3 milyar dolarlık tutarın 2 milyar dolarının İKB’den, 900 milyon dolarının ITFC’den, 300 milyon dolarının ICD’den ve 3,1 milyar dolarının ICIEC’ten sağlanması öngörülüyor.”

    İKB Grubunun kuruluşundan beri Türkiye’ye 12,9 milyar dolar finansman sağladığına dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin, bankadan uygun koşullu kredi kullanan ülkeler arasında 4’üncü sırada yer aldığını bildirdi. Şimşek, 2021-2023 döneminde de İKB Grubu tarafından ülkeye yönelik yaklaşık 800 milyon dolarlık finansmanın onaylandığını dile getirdi.

    DÜNYA BANKASI’NIN ARDINDAN İKB’DEN DE DESTEK

    Öte yandan Dünya Bankası da Türkiye’ye aktardığı kaynak tutarını, Orta Vadeli Program’ın açıklanmasının ardından devam eden 17 milyar dolarlık programa 18 milyar dolar daha ilave ederek 35 milyar dolara yükseltme kararı almıştı.

    Bankanın, ilk 3 yıl içinde Türkiye’ye ilave 18 milyar dolarlık finansman sağlayacağı Ülke İşbirliği Çerçevesi Programı kısa süre önce Bankanın İcra Direktörleri Kurulunda görüşülerek yürürlüğe girmişti.

    Dünya Bankası’nın ardından bu kez İKB Grubunun Ülke Stratejisi’nin kabul edilmesi, Türkiye’nin ekonomi programına duyulan destek ve güvenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Antalya’daki lüks otelde Türk müşteriye 4 bin 200 TL’lik “Milliyet farkı” faturası

    Antalya’daki lüks otelde Türk müşteriye 4 bin 200 TL’lik “Milliyet farkı” faturası

    Antalya‘da lüks bir otelde yaşanan olay kısa sürede sosyal medyanın gündemine düştü. Türkiye’den rezervasyon yapılınca otellerin daha fazla fiyat verdiğini tespit eden bir Türk vatandaşı, yabancı bir internet sitesinden rezervasyon yaptı.

    4 BİN 178 LİRA FAZLA ÜCRET TAHSİL ETTİLER

    Daha uygun bir fiyata rezervasyon işini halleden Türk vatandaş, otele gittiğinde ise büyük bir şok yaşadı. Otel yetkilileri rezervasyon yapanın Türk olduğunu anlayınca kendisinden 120 euro (4 bin 178 lira) fazla ücret tahsil etti.

    FATURADAKİ İFADE KISA SÜREDE GÜNDEM OLDU

    O an başka otel bulamayacağı için ücreti ödemek zorunda kalan vatandaşın paylaştığı fatura ise kısa sürede gündem oldu. Otel yönetiminin yaptığı skandal hareketi “Milliyet farkı karşılığı tahsil edildi” ifadesiyle faturaya işlediği görüldü.

  • CHP lideri Özel: 230 euro ile geçinmeye itilmiş 15-16 milyon emekli varken birileri ıstakoz yiyor

    CHP lideri Özel: 230 euro ile geçinmeye itilmiş 15-16 milyon emekli varken birileri ıstakoz yiyor

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı‘nın ıstakoz paylaşımına ilişkin soruyu yanıtlayarak Şebnem Bursalı ve hükümete tepki gösterdi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM’de partisinin grup başkanvekili seçimi için yapılan grup toplantısının ardından parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtladı.

    AK PARTİLİ VEKİLİN ISTAKOZ PAYLAŞIMI

    Özel, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımını yorumlayarak, “Dün söylüyorum tercüme hatası sanıyorlar, Türkiye‘de 16 milyon emekli var. Bunların çok önemli bir kısmı 230 euro ile geçiniyor diyorum. Bu cümlenin İngilizce ve Almanca tercümesini hata sanıyor dünyadaki liderler. Bu ülkede 1 ayını 230 euro ile geçinmeye itilmiş 15-16 milyon emekli varken, birileri o euroları veriyor, o ıstakozları yiyor, onu paylaşıyor. Erdemliler hareketi diye kurulmuş bir hareket dün grup toplantısında öz eleştiri yapmak yerine ‘Seçimleri biz kazandık’ diyor. Seçmenin mektubunu balkonda okuyup grupta masal okumaya başlamak ders almamak demektir. O zaman size daha çok verilecek ders var sandıkta. O dersi milletimiz verir.” dedi.

    “CHP, PARTİ İÇİ DEMOKRASİ, GRUP İÇİ DEMOKRASİYİ İŞLETMEYE DEVAM EDECEK”

    Özel, Afyonkarahisar Belediye Başkanı seçildiği için Burcu Köksal’dan boşalan koltuğa seçilen Ankara Milletvekili Murat Emir’i tebrik ederek sözlerine başladı. Grup Başkanvekilliği için 2 aday olduğunu anımsatan Özel, şöyle konuştu: “2 adayımız arasından hiçbir ayrım gözetmeksizin bir demokratik yarışı teşvik ettik. Adaylarımızdan bir tanesi birinci turda salt çoğunluğu alarak Murat Emir, Meclis’te emeği olan hem hukukçu kimliğiyle hem hekim kimliğiyle mecliste çok çalışan, arkadaşımız grup başkanvekilimiz olarak seçildi. Diğer adayımız Sevda arkadaşımız, tüm arkadaşlarımız kadar bu göreve layık olan bir arkadaşımızdı. Bundan sonra da CHP, parti içi demokrasi, grup içi demokrasiyi işletmeye devam edecek.”


    CHP lideri Özel’in açıklamaları şu şekilde:

    “31 MART BİR ZAFER DEĞİLDİR, ÇOK BÜYÜK BİR ZAFER İÇİN GÖREVLENDİRİLDİK”

    “Ben grup başkanvekilliğinden gelen, Meclis görevinin siyasetin ta kendisi olduğunu bilen birisiyim. Grubumuzun Meclis’e devamı, komisyonlarda çalışması noktasındaki hassasiyetimizi bir kez daha dile getirdik. Ben milletvekilinin önemini çok iyi bilen, çok iyi kavrayan, çok iyi vurgulayan birisiyim. Birileri parlamenter sistemi, parlamentoyu yıprata dursun, biz milletvekillerimizi siyasetin odağında, siyaseti birlikte kararlaştırdığımız, birlikte uyguladığımız bir süreç olacak grubumuz. Ortak mutabakatımız şudur; 31 Mart bir zafer değildir çok önemli bir görevdir. Çok büyük bir zafer için görevlendirildik. Bu görev yapılacak 2. yüzyılın ilk genel seçimlerini kazanma görevidir. O görevi bilinciyle çalışıyoruz. O görev bilinciyle çalışacaklar.

    “BİR OYLA KAZANILACAK BİR SEÇİMİN BİLİNCİNDEYİZ”

    Milletvekillerimizin, belediye başkanı olmasından boşalan illerimize özel görevlendirmelerimiz olacak. Milletvekilimizin olmadığı illerimizde görevlendirmeler olacak. Yerel seçimlerde stratejik çalıştık. Risk ve fırsat illerinde çalıştık. ve çok önemli bir başarı elde ettik. Şimdi bütün Türkiye fırsat risk illerinden oluşmaktadır CHP için. Bir oyla kazanılacak bir seçimin bilincindeyiz. O bir oy için arkadaşlarımız basılmadık yer, gidilmedik il, gidilmedik ilçe bırakmadan çalışacaklar. Grubumuza güveniyorum. Bundan sonra sıkça kapalı grup toplantıları yapacağız. Önümüzdeki siyaseti birlikte okuyup, birlikte kurup, hep birlikte uygulayacağız.”

    “ANAYASA MESELESİNDE ÇERÇEVEYİ MİLLET ÇİZER”

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yeni anayasa çalışmaları için yapacağı temaslarda yaklaşımlarının ne olacağı sorusu üzerine Özel, “Anayasa meselesi, Numan Kurtulmuş’un çizdiği çerçeveyi kendisiyle tartışmak isterim. Kurtulmuş’a her zaman kapımız açık konusu ne olursa olsun. Ama anayasa meselesinde olmazsa olmaz görüşlerimiz var. Anayasa meselesinde çerçeveyi millet çizer ve anayasanın ne şekilde değiştirilebileceğini özel bir gündemle ve titizlikle konuşmak lazım.” yanıtını verdi.

    “MEVCUT ANAYASAYA UYULUYORSA DAHA İYİSİNİ DAHA İYİSİNİ YAPMAK İÇİN ZEMİN OLUŞUR”

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 40 artı 1 düzenlemesi önerisine ilişkin de Özel, “Anayasa değişikliğini gerektirecek konular bambaşka bir kapsam. Bir anayasa değiştirmek istiyorsanız mevcut anayasaya uyuyor musunuz diye bakarlar. Mevcut anayasaya uyuluyorsa daha iyisini yapmak, aksayan bir zemin varsa onarmak için müzakere zemini oluşur mu oluşur.” cevabını verdi.

    “BU ÜLKEDE EN İYİ YETİŞMİŞ İSİMLERDEN BİRİSİYDİ, YERİ DOLMAZ”

    Ayrıca Özel, bugün hayatını kaybeden partisinin TBMM Grup Müdürü Levent Bayraktar’ın vefatına ilişkin üzüntülerini de dile getirerek “Bu ülkede en iyi yetişmiş isimlerden birisiydi, yeri dolmaz, emaneti emanetimizdir. Ben onu günün birinde Başbakanlık’ta ya da Meclis’te Kanunlar ve Karalar’ın başında görmek arzusundayken hiç olmazsa partisini birinci parti gördü. Nur içinde yatsın, biz kendisini çok seviyorduk hiçbir zaman unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir‘de kurdukları illegal merkezde terör örgütü DEAŞ’ın Horasan yapılanmasına eleman yetiştirdikleri, örgüt elebaşları tarafından TBMM’ye, İstanbul‘da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirme talimatı aldıkları tespit edilen 12 sanık hakkında dava açıldı.

    BAŞAKŞEHİR’DE İLLEGAL MEDRESEDE YAPILANMIŞLAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün edindiği istihbari bilgi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    İddianamede, terör örgütü DEAŞ’ın Horasan koluna mensup Özbek, Kırgız ve Kafkas kökenli kişilerin Başakşehir’de “Darul Vefa İlim ve Amel Merkezi” adlı illegal mescit/medresede yapılandıkları, Suriye ile Afganistan’daki örgüt unsurlarıyla yakın temaslarını sürdürdükleri ifade edildi.

    ÖĞRENCİLERE DİNİ EĞİTİM ADI ALTINDA DEAŞ PROPAGANDASI YAPILDI

    Merkezin öğretmenlerinin çoğunluğunun Arap uyruklular olduğuna dikkati çekilen iddianamede, öğrencilere dini eğitim adı altında terör örgütü DEAŞ’ın propagandasının yapıldığı, yapılanmanın sözde liderlerinin devşirdikleri kişileri Türkiye üzerinden Afganistan’a gönderip DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti saflarına katılmalarını planladıkları kaydedildi.

    İddianamede, merkezin emniyet birimleri tarafından takip altında tutulduğu, bu nedenle dernekle bağlantılı kişilerin farklı mescitlere dağıldığı ancak belirli özel günler dolayısıyla bu merkezde bir araya geldikleri bildirildi.

    16-17 YAŞLARINDA 70 ÇOCUĞA YATILI EĞİTİM

    Merkezin bünyesindeki yatakhanelerde geçmişte Suriye’de DEAŞ adına faaliyet göstermiş Özbek, Tacik, Kafkas, Irak ve Mısır uyruklu kişilerin saklandığı, sınıflarda da Suriye’de terör örgütü bünyesinde faaliyet gösterirken öldürülen Kafkas, Fas, Irak, Mısır ve Tunuslu bazı kişilerin 16-17 yaş aralığındaki 70 çocuğuna yatılı eğitim verildiği aktarıldı.

    TOPLANTIDA TBMM’YE TERÖR EYLEMİ YAPILMASI PLANLANDI

    DEAŞ terör örgütü hücresinin 9 üyesinin 2023’ün Haziran ayının sonunda kendi aralarında İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdiği, bu üyelerin, örgütün Suriye’deki elebaşlarının kararına istinaden TBMM’ye ve İstanbul’da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirilmesi gerektiği hususunda bilgilendirildiği belirtildi.

    İddianamede, örgüt mensupların toplantısı sırasında, eylemler için kullanılacak mühimmat ve EYP bileşenlerinin temininin “Fuad Azeri” adlı kişi tarafından karşılanmasına karar verildiği, diğerlerine ise söz konusu amaçlar için gereken paraların toplanması görevi atfedildiği vurgulandı.

    “Fuad Azeri” adlı kişinin dosyadaki sanıklardan “Fuad Rasulov” olduğu bildirilen iddianamede, Rasulov’un terör örgütü propagandası yapması, Tacik uyruklu kişilerin terör örgütüne adam kazandırma faaliyetlerinde ve DEAŞ adına Suriye’deki çatışma bölgelerinde bulunması üzerine 20 Haziran 2022’de İstanbul’da yapılan bir operasyonda yakalandığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlatıldı.

    İddianamede, 14 Temmuz 2023’te operasyon düzenlenen, içinde sınıf, yatakhane ve mescidin yer aldığı ortaya çıkan merkezin Rusça paylaşımlar yapılan sosyal medya hesabında, yeni açılan sınıflarla ilgili kayıt duyuruları, iftar organizasyonları ve Kurban Bayramı için maddi yardım taleplerinin olduğu bilgisine yer verildi.

    YÜKSEK MİKTARLARDA PARA ELE GEÇİRİLDİ

    Sanıkların ifadelerinin de bulunduğu iddianamede, bir sanığın ikametinde ele geçirilen ruhsatsız silah, 123 mermi, 52 bin 500 dolar, 1610 avro ve 100 bin 600 lira ile cep telefonu incelemesinde ortaya çıkan kamuflaj giyimli silahlı erkekler, atış talimi yapan çarşaflı kadınlara ait fotoğraflar ve terör örgütü DEAŞ ile ilgili dokümanın yer aldığı kaydedildi.

    Sanıklardan Rasulov’un, Azerbaycan’da “uyuşturucu madde kullanmak” suçundan 2 yıl tutuklu kaldığı, 2016’da resmi yollardan Türkiye’ye geldiği, “Reina” gece kulübüne yapılan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle “DEAŞ üyesi olmak” suçundan 2 yıl cezaevinde yattığı aktarıldı.

    Sanıkların DEAŞ terör örgütüyle bir bağlantıları olmadığı, medreseye namaz kılmak için gittikleri ve kimseden emir veya talimat almadıkları yönünde savunmalarının yer aldığı iddianamede, sanık Mohamed Kotb Mohamed Ahmed’in beyanları bu merkezle ilgili bazı detayları ortaya çıkardı.

    Sanık Ahmed, savunmasında medresenin sorumlusu olduğunu belirttiği Hasan isimli kişinin “cihat” konusunda medreseye gelen insanları etkilediğini, eğitim verilen çocukların babalarının Suriye veya Irak’ta DEAŞ içerisinde terör örgütü PKK’ya karşı savaşırken ölmesinden dolayı bu örgüt hakkında “hınzır ve domuz” gibi beyanlarda bulunduğunu söyledi.

    “DEVLET OKULUNA GİTMİYORLAR”

    Sözde medresede günün sabah namazıyla başladığını anlatan Ahmed, Kur’an-ı Kerim, Arapça, fıkıh, hadis, tefsir, edep ve ahlak dersi verdiklerini, akşam namazından sonra yemek yenildiğini, temizlik yapıldığını, sabah namazından gece çocuklar uyuyuncaya kadar sırayla nöbet tutuklarını anlattı.

    Sanık Ahmed, dernekteki yatılı çocukların hiçbirinin devlet okuluna gitmediğini, evlerinden gelenlerin bazılarının okula da gittiğini, ailesi olmayan çocukların hep yatılı kaldığını kaydetti.

    Sanıklar hakkında “terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis istenen iddianamede, 2 sanığın ayrıca “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 1,5 yıldan 4 yıl 6’şar aya kadar hapisleri talep edildi.

    Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

    Sanıkların mayıs ayındaki ikinci duruşmada hakim karşısına çıkması bekleniyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • İsveç’te başörtülü olduğu için işten çıkarılan kadın tazminat alacak

    İsveç’te başörtülü olduğu için işten çıkarılan kadın tazminat alacak

    İsveç‘te başörtülü olduğu için çalıştığı bir hava yolu şirketinden çıkarılan kadına tazminat ödenecek.

    İsveç Ayrımcılık Ombudsmanı Lars Arrhenius yaptığı yazılı açıklamada, “Dini sembollere izin vermeyen ve tek tip kıyafet giyme politikası uygulayan bir hava yolu şirketi, iş başvurusunu kabul ettiği halde, başörtüsü takması nedeniyle bir kadını hiç çalıştırmadan işten çıkarması ayrımcılığa neden olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dini simgeleri yasaklayan tek tip bir düzenlemenin, özellikle başörtüsü ve peçe takan Müslüman kadınların üstünde olumsuz etkilere neden olduğunu vurgulayan Arrhenius, “İş piyasasında eşitlik, din özgürlüğünün işverenin çıkarlarıyla çelişmemesi gerekir. Fakat, böyle bir dengede din özgürlüğünün ağır basması lazım.” ifadelerini kullandı.

    HAVA YOLU 14 BİN DOLAR TAZMİNAT ÖDEYECEK

    Maruz kaldığı ayrımcılık ve ihlal nedeniyle kadını haklı bulduklarını belirten Arrhenius, gelecekte benzer olayların yaşanmaması için hava yolu şirketinin kadına yaklaşık 14 bin dolar (150 bin kron) tazminat ödemesine karar verildiğini söyledi. Söz konusu kadın 2023’te ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle Ayrımcılık Ombudsmanına şikayette bulunmuştu.

    Kaynak: AA / Güncel