Blog

  • Maysan Mando’dan depremzede esnafa destek

    Maysan Mando’dan depremzede esnafa destek

    BURSA (İGFA) – Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, deprem bölgesine yönelik destek çalışmaları kapsamında çok özel bir projeye daha imza attı.

    Toplumsal konularda duyarlı kimliğiyle her zaman örnek olan ve bugüne kadar pek çok farkındalık çalışmasını hayata geçiren Maysan Mando, bu kez de deprem bölgesindeki sanayi esnafına destek çalışması gerçekleştirdi.

    Maysan Mando, deprem bölgesindeki sanayi esnafını yeniden ayağa kaldırmak ve bölgedeki ticaret hayatının canlanmasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak adına, sanayi esnafının ihtiyaçlarına uygun ve işlerini kolaylaştırabilecek teknik malzeme ve ekipmanların yer aldığı tamir kitlerinin dağıtımını gerçekleştirdi.

    İlk etapta 150 adet ürünün dağıtımımın yapıldığı organizasyonda, ziyaret edilen bölgelerde karşılaşılan yıkım görüntülerinden dolayı Maysan Mando ekibi, zaman zaman duygusal anlar da yaşadı.

    Desteklerimiz her zamandevam edecek

    Böylesine değerli bir çalışmayı hayata geçirdikleri ve bölge halkına bir nebze de olsa katkı sağladıkları için duydukları mutluluğu ifade eden Maysan Mando Satış ve İş Geliştirme Müdürü Vecibe Kaplan Arslan, “Maysan Mando olarak, 6 Şubat’ta yaşanan ve hepimizi yasa boğan depremlerin hemen ardından, bölgeye olan desteklerimizi her zaman sürdürmeye devam ettik. Amacımız, bu desteklerimizi uzun vadeli olarak devam ettirmek ve bölgenin yeniden ayağa kalkması için elimizden gelenin en iyisini yapmak. Deprem bölgelerindeki hangi ihtiyaçlara cevap verebileceğimize yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Ülkece yaşadığımız bu zorlukları birlikte ve beraberlikle aşacağız. Bu noktada, deprem bölgesine aktif olarak destek vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Kayseri ihracatı fren yaptı

    Kayseri ihracatı fren yaptı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “TÜİK verilerine göre 2023 yılı Ağustos ayı ihracatımız 299 milyon 822 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,98 azalış yaşanmıştır. 2023 Temmuz ayına kıyasla yüzde 10,8 oranında artış görülmüştür. Kayseri olarak İthalatımız ise Ağustos ayında 133 milyon 18 bin dolar olmuştur. Azalış oranı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 19,06oranında gerçekleşmiştir. Bir önceki aya göre azalış oranı ise yüzde 17,20.’dür.

    2023 yılı Ağustos döneminde ihracat pazarlarımız; Irak, Almanya, Avusturya, ABD, Birleşik Krallık, İsrail, Romanya, Rusya Federasyonu, Fas ve İtalya’dır. Kayseri’den Temmuz ayında 155 ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Elektrik Elektronik, Makine Aksamları, Halı, Su Ürünleri, ve Hayvansal Mamulleri gibi sektörlerde artış yaşanırken Demir ve Demir Dışı Metaller, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir.“ dedi.

    Başkan Gülsoy, Küresel ekonomideki gelişmelerin dikkatle okunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Birçok ihracat pazarında artan yavaşlama sinyalleri var. Bu da dış talebin devamlılığı açısından risk taşıyor. İhracat pazarının daraldığı, uluslararası finansal piyasalarda dış kaynağa ulaşmanın zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Ülke olarak da şehir olarak da hem bulunduğumuz coğrafi konum hem de ihracat temelli bir ekonomiye sahip olduğumuzdan küresel gelişmelerden çok etkileniyoruz…Dolayısıyla Kayseri ve ülke olarak gelecek stratejilerimizi küresel gelişmelerden bağımsız oluşturamayız. Biz de bu noktada Kayseri Ticaret Odası olarak ihracatçılarımıza, üyelerimize projelerimiz ve hizmetlerimizle destek olmaya devam edeceğiz.

    Enflasyon, reel sektörün yatırım kararlarında belirsizliğe neden olmaya devam ediyor. KOBİ kredilerindeki daralma, zincirleme etkisiyle ülkenin ve sektörlerin tamamına olumsuz yansıyor. Üretim ve ihracat olmadan ekonomik büyümeyi ve istikrarı sağlamak mümkün olmayacaktır. İşletme sermayesine ihtiyacımız var. Finans dünyasının reel sektöre destek olmasını bekliyoruz. Yaşanan tüm zorluklara rağmen Kayseri olarak yılın 8 ayında toplam ihracat rakamımız 2 Milyar 374 Milyon Dolar’a çıkmıştır. En zorlu koşullarda dahi yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımımızla ekonomimizi büyütmeye ve güçlendirmeye devam diyoruz. Tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta duran, memleketi ve ülkesi için üretmeye devam eden, yüzlerim

  • Kayseri OSB’den ihracat değerlendirmesi

    Kayseri OSB’den ihracat değerlendirmesi

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, “Türkiye’nin ihracatı 2023 yılı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak 21 milyar 615 milyon dolar, ithalatımız ise yüzde 6,9 azalarak 30 milyar 271 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatımız 2023 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 azalarak 164 milyar 794 milyon dolar, ithalatımız ise yüzde 3,4 artarak 247 milyar 97 milyon dolar olmuştur.” Şeklinde konuştu.

    Kayseri’nin ihracat ve ithalat oranlarına da değinen Başkan Yalçın, “Kayseri, Ağustos ayında 299 milyon 822 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirirken, şehrimizin ilk 8 aylık ihracat rakamı ise 2 milyar 374 milyon 175 bin dolar civarında olmuştur. Ağustos ayında 299 milyon dolar civarı gerçekleşen ihracatımız Temmuz 2023 ihracat rakamlarıyla karşılaştırdığımızda yaklaşık yüzde 10,8’lik bir artış görülmektedir. Kayseri’nin 2023 yılı Ağustos ayı ithalatı 133 milyon 19 bin dolar olmuş, ithalatımız 2023 yılı ilk 8 ayında 1 milyar 102 milyon 625 bin dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Temmuz ayında 160,6 milyon dolar civarında gerçekleşen şehrimiz ithalatı Ağustos 2023 döneminde düşüş göstermiştir.” diye konuştu.

    Başkan Yalçın, “TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret rakamları, Türkiye ekonomisinin tüm olumsuz şartlarda dik durabildiğini bizlere göstermektedir. İhracatı hedefleyen ekonomik büyüme anlayışının getirdiği sinerjiyi daha güçlü hale getirmemiz gerekmektedir. Yeni pazarlara ulaşmamız ve pazarlara sunduğumuz ürün çeşitliliğimizi artırmamız, hedeflerimize ulaşmamızda büyük katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Kayseri’nin dış ticaretteki konumunu da değerlendiren Başkan Mehmet Yalçın, “İhracatın ithalatı karşılama oranına baktığımızda yüzde 100’ün üzerinde dış ticaret fazlası vermemiz sevindiricidir. Kayseri’nin bu rakamı daha yukarılara taşıma kapasitesi bulunmaktadır. İSO İlk 500 Sanayi Kuruluşu listesine 17 firmayla katılan şehrimiz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşılmasında büyük katkılar sunmaya devam edecektir.” şeklinde konuştu.

    Başkan Yalçın, değerlendirmesinin sonunda zor koşullara rağmen ihracat yapan tüm firmaları kutlayarak, başarılarının devamı diledi.

  • Kayseri esnafına Büyükkılıç’tan övgü

    Kayseri esnafına Büyükkılıç’tan övgü

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hal Kompleksi’ni (KAYSEM) ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Hali’ndeki hizmetleri ve ürünleri yerinde inceledi. Başkan Büyükkılıç’a ziyaret esnasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk ve daire başkanları eşlik etti.

    Hal Kompleksi’ndeki esnaflara bereketli kazançlar dileyen Başkan Büyükkılıç, KAYSEM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Acar ile de görüştü.

    Başkan Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, “Değerli dernek başkanımızı ziyaret ettik sonrasında değerli esnaflarımızın hepsini birer birer dolaştık. Hakikaten Kayseri’miz ürünler açısından kaliteli ürünlerin geldiği, fiyatların makul olduğu bir şehirdir. Bütün bu yönleri ile ilgili kurumlarımız çalışmalar yapıyor” dedi.

    “KAYSERİ’MİZİN ESNAFI HER ZAMAN BİZİM GURURUMUZ”

    Esnaflara hayırlı işler temennisinde bulunan Başkan Büyükkılıç, “Esnafımız, dürüstlüğü, güvenilirliği, çalışkanlığı ile adeta bu şehre hizmet etmek için onlar da gayretlerini gösterdiğini ifade ettiler. Bizler de onu gördük. Her şeyden önce esnaflarımıza helalinden bol rızık versin. Ahi ahlakı ile ahlaklanmış Kayseri’mizin esnafı her zaman bizim gururumuz, sığınılacak mekân, sığınılacak liman olmuştur. Kendilerine minnet duyuyorum” diye konuştu.

    “BU GÜZEL İNSANLARA HİZMET ETMEKTEN ONUR DUYUYORUZ”

    Büyükkılıç, deprem döneminde esnafların verdiği destekten dolayı da teşekkür ederek, şunları söyledi: “Ayrıca özellikle 6 Şubat depremi sonrasında biz hal esnafımıza oralarda her şeyini kaybetmiş olan kardeşlerimize pazarcılık yaparak rızkını temin etmesi açısından ürün temini için gelmiştik. Tamamının yardımcı olduğunu, tır tır buradan mal gönderdiğimizi de hatırlatarak, tekrar kendilerine minnet duyduğumuzu, teşekkür ettiğimizi ifade ediyoruz. İşte Kayseri farkı diye her zaman göğsümüzü gere gere, hayırseverler şehri Kayseri, rahmet unsuru Kayseri, adeta bir yağmur misali her yere elini kolunu uzatan ve yağan Kayseri, insaf ehli insanlardan oluşan Kayseri diye burada rahatlıkla paylaşırız. Biz bu güzel insanlara hizmet etmekten onur duyuyoruz, onlar bizim canımız ciğerimiz, üzerimize ne düşüyorsa yapma yönünde gerekli çalışmaları yapıyoruz. Hal yönetimine, burada ekibimize teşekkür ediyorum. Hem esnafımızın huzuru, hem şehrimizin her zaman olduğu gibi olumlu anılması bizim için önemlidir. Cenab-ı Allah helalinden, bu güzel Cuma gününde bol rızık versin.”

    BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’A “HİZMET” TEŞEKKÜRÜ

    Hal esnafı olarak Kayseri’ye hizmet etmek için hem kalite hem de fiyat anlamında yarışmakta olduklarını ifade eden Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hal Kompleksi (KAYSEM) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Burhanettin Acar ise Başkan Büyükkılıç’a, Büyükşehir Belediyesi ile daire başkanlarına teşekkür etti. Hizmetleri ile her zaman Büyükşehir Belediyesi’nin yanlarında olduğunu dile getiren Acar, Büyükkılıç’a ‘hoş geldiniz’ dedi.

    Başkan Büyükkılıç’a, ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür eden esnaflar da Büyükkılıç’ı ‘Kayseri seninle gurur duyuyor’ diye karşıladı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, sıcak ve samimi ilgisiyle karşılaştığı esnafla hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.

  • Kayseri’den 200 milyon dolarlık ihracat

    Kayseri’den 200 milyon dolarlık ihracat

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Geçen yılın ağustos ayına göre yüzde 3,98 oranında bir azalma olduğunu açıklayan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin 2023 yılı ilk sekiz ayında ise 2 milyar 374 milyon 174 bin dolar ihracat rakamına ulaştıklarını açıkladı.

    Ağustos ayında Kayseri’den 155 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini açıklayan başkan Büyüksimitci, mobilya sektörünün ihracata en yüksek katkıyı yapan sektör olduğunu, ardından elektrikli ev aletleri ve kablo geldiğini belirterek, en fazla ihracat yapılan ülkeleri ise, Irak, Almanya ve ABD olarak sıraladı.

    Kayseri’nin ihracatta ilk 10 il arasında olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, “Dünya piyasalarında yaşanan sıkıntılardan kaynaklı geçen yılın bir miktar gerisinde olsak da, mobilya, elektrikli ev aletleri ve tekstil gibi sektörlerde iyi durumdayız. İthalatımız her zaman olduğu gibi ihracatımızın yarısı kadar. Kayseri olarak ihracatta ilk 10 il arasındayız. Buradaki yerimizi korumak ve daha üst sıralara çıkmak için gayret ediyoruz” dedi.

    Kayıpları telafi etmek için bir takım proje ve çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Büyüksimitci, “Odamız tarafından üye firmalarımızın yeni yurt dışı pazarlana girişini kolaylaştırmak ve ihracatlarını geliştirmek amacıyla makine, talaşlı imalat ve döküm sanayisine yönelik UR-GE projesi başlatıyoruz. Talep olması halinde diğer sektörlerdeki firmalarımız için de UR-GE çalışmaları başlatacağız. Yine yurt dışı heyetlerle görüşmelerimiz var. Önümüzdeki hafta Etiyopya Büyükelçiliği ile “Kayseri İş Forumu” düzenleyeceğiz. Yeni pazarlar ve iş ortaklıkları ile ihracatımıza ivme kazandırmış olacağız. Hükümetimiz de ihracatçılarımızın finansmana erişim şartlarını biraz daha kolaylaştırdı. KOBİ’lerimizin reeskont kredilerinden aldığı pay artırıldı.

    Yine geçtiğimiz ay Maliye Bakanımız ihracatçılara yönelik 1 milyar dolarlık kredi paketi açıkladı. İnşallah tüm bu destek ve çalışmalarla ihracat pazarlarımızda son çeyrekte öngördüğümüz canlanma da gerçekleşirse, kayıplarımızı telafi edeceğimize inanıyorum. İhracat performansımızın giderek artmasını temenni ediyor, katkı sunan tüm sanayicilerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İş Bankası’nın Uluslararası Atatürk Konferansı devam ediyor

    İSTANBUL (İGFA) – Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, siyasi bağımsızlığın ancak iktisadi bağımsızlıkla mümkün olabileceği düşüncesinden hareketle ülkemizin ilk milli bankası olarak kurulan Türkiye İş Bankası’nın, Cumhuriyetin 100. yıldönümü vesilesiyle düzenlediği “Atatürk Vizyonuyla Gelecek Yüzyıla Bakış” başlıklı uluslararası konferans devam ediyor.

    Konferansın ikinci gününde İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, tarihçi-yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı ve MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee birer konuşma yaptı.

    Hakan Aran, “Geleceğin Bankası Olmak” konulu konuşmasında, İş Bankası’nın hikâyesinin, Atatürk’ün “Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen, tam manasıyla modern ve millî bir banka kurulması…” yönlendirmesiyle başladığını söyledi. Aran, Bankanın daha azla daha fazlasını başarmak için kurulan ve her zaman bir bankadan çok daha fazlası olan bir Cumhuriyet kurumu olduğunu vurguladı.

    “Gelenek küllere tapınmak değil alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır”

    Bankanın “Kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımla sürdürülebilir değer yaratan geleceğin bankası olmak” vizyonuna işaret eden Aran, “Çok sade, basit bir ifade gibi duruyor olabilir ama her kelimenin büyük bir ağırlığı olduğunu, her birinin altının ayrı ayrı çizilmesi, vurgulanması ve doldurulması gerektiğini düşünüyorum. ‘Geleceğin bankası’ olup bitilen, ulaşılan bir şey değil. Her gün yeniden kazanmanız, hak etmeniz gereken bir unvandır” diye konuştu.

    Türk bankacılık sektörünün gelişimi için geçmişte pek çok öncü hizmeti hayata geçirdiklerini vurgulayan Aran, “Ancak Gustav Mahler’in de dediği gibi ‘Gelenek küllere tapınmak değil, alevin kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır’ ” dedi.

    “Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığı yapılamaz”

    Gelecek kuşakların olmadığı bir yerde geleceğin bankacılığının da yapılamayacağını ifade eden Aran, bazı işlerin bugünün işi gibi görünse de zamansız olduğunu, faydasını sonraki nesillerin gördüğünü vurguladı.

    Doğaya, insana, toplumun refahına dair yapılan her şeyin aslında geleceğe bir yatırım olduğunu belirten Aran, “Bu, bizim vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Cumhuriyet bizlerden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ ister. Kurucumuzun böyle bir ülküsü varken nasıl olur da bir banka olarak kalabilirsiniz? İş Bankası bu milli ülküyü düstur edinmiş, ülkemizin medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğması için çalışmış ve çalışmaktadır. Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi, Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi, Yenicami’deki Türkiye İş Bankası Müzesi, Patara, Nysa, Teos, Stratonikeia, Zeugma arkeolojik kazılarına verdiğimiz destek, çocuklarımızın daha iyi eğitim alması için Darüşşafaka ile el ele vermemiz, TEMA ile 81 İlde 81 Orman projemiz, satranca, olimpiyatlarla çocuklarımıza verdiğimiz desteğimiz… Tüm bunlar sürdürülebilir değer yaratmaktan, geleceği inşa etmekten, geleceğin bankası olma vizyonumuzdan ne anladığımızın, ne anlamamız gerektiğinin karşılığıdır. Çocuklarımızın da bizlerle aynı havayı soluyarak, aynı refahı paylaşarak yaşama hakkını ellerinden almamak için sürdürülebilir değer yaratmaya inanıyoruz.”

    “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmalıyız”

    Konuşmasında doğru iş birliklerin önemine de işaret eden Aran, “Büyük sosyal fayda ve büyük dönüşümler istiyorsak büyük iş birlikleri yapmak zorundayız. Özellikle çevre, eğitim, sosyal adalet, toplum refahının artırılması söz konusu olduğunda hiçbirimiz tek başımıza yeterince büyük etki yaratamıyoruz, mutlaka iş ve güç birliği yapmak zorundayız” dedi.

    Hakan Aran, sanayi döneminde en önemli iki unsurun emek ve sermaye olduğunun altını çizerek, “Cumhuriyet döneminde olmayan teknolojik imkânlar bugün artık mevcuttur. Dijital çağda veri, yapay zekâ ve sosyal medya aracılığıyla özellikle interneti köylere ulaştırabildiğimizde, en ücra köşedeki insana dokunduğumuzda aracısız iletişimin kolay olduğu bu dönemde ulaşılamayan insan kalmayacağını düşünüyorum. İnsanımız iyiyi, güzeli, doğruyu gördüğünde anlayabilecek olgunluktadır. Yeter ki güçlerimizi bu amaçla birleştirebilelim” diye konuştu.

    “İnsansız bir dönüşüm tatsız, yavan ve üstelik mümkün değil”

    Teknolojiyi insanın yerine değil yanına konumlandırdıklarını vurgulayan Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknolojiyi insanın yerine konumlandırmayı aklımızdan geçirmedik. Çünkü bugün yapay zekâ teknolojileri konuşulduğunda en kolay olan teknolojiyi getirip, sayınızı azaltmak ve kurumun verimliliğini artırmaktır. Biz zor olanı seçtik. Dönüşümü insanla yapacağımıza inanıyoruz. İnsansız bir dönüşümün tatsız, yavan ve üstelik de mümkün olmadığını düşünüyoruz. Yeni teknolojileri insanlarımızın kabiliyetini artırmak, onların daha hızlı, daha kapsamlı, daha düşük maliyetlerle hizmetler almasını sağlamak ve ülke ekonomimiz için sürdürülebilir değer yaratmak için kullanılması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlarımıza teknolojiyi, yeniliği kullanmayı, veriyle çalışmayı öğreteceğiz, sürekli gelişeceğiz. Bu dönüşümün Türkiye’de öncüsü olacağız.”

    “Atatürk bizlere ‘yurttaşlarım, efendiler, ey Türk gençliği’ diyerek yaptığı konuşmalarda gösterdi ki ne ülkemizin büyüklüğü ne coğrafyası ne iklimi ne doğal kaynakları; en önemli varlığımız, en büyük gücümüz her zaman insan kaynağımızdır” diyen Aran, şöyle devam etti: “Biz hızlı öğrenen, hızlı adapte olabilen, ufku açık bir halkız. Denemeyi, hatalarımızı düzeltmeyi, bildiklerimizi paylaşmayı biliriz. Atatürk inkılaplarını başarmış bir halkız. Bugün Anadolu’nun köy pazarlarında bile kredi kartıyla alış veriş yapılıyorsa, ustalara cepten EFT ile ödeme yapılıyorsa, 90 yaşındaki annemiz, babamız, teyzemiz, amcamız akıllı telefon kullanabiliyorsa inanıyorum ki ikinci yüz yılımızda Atatürk’ün yapmak istediklerini başarabileceğiz.”

    İlber Ortaylı: “Sağlıklı doğum politikası, eğitimin iyileştirilmesi, yetişmiş elemanı tutmak önemli”

    Prof. Dr. İlber Ortaylı “Cumhuriyetin İlk Yüzyılı” başlıklı konuşmasında, Cumhuriyetin kurucularının askeri alanda çok yetkin olmakla birlikte 1. Dünya Savaşı öncesinde savaşa girmeye karşı olan ve Anadolu’ya geçen kadrolardan oluştuğunu; Türklerin batılılaşmasının savaş odaklı gerçekleştiğini ve bu yüzden savaşlarda başarı için ihtiyaç duyulan mühendislik, tıp, finans gibi alanlarda geliştiğini söyledi. Ortaylı, Cumhuriyet öncesinde de eğitim alanında önemli adımlar atıldığını, kadınların sosyal hayatta ve eğitimde yer almaya başladığını, kadın aydınların ortaya çıktığını ancak genel olarak kadın ve erkeklerin bir araya geldiği ortamların oluşmadığını anlattı.

    Türk kurmaylarının hem dünya bilgisi hem dünya görüşüyle çok iyi yetişmiş olduğuna dikkat çeken Ortaylı, şöyle konuştu: “Bu bir meşruti monarşi dönemiydi. O dönemde cumhuriyetçiler var idiyse de bunu açıklamazdı. Yalnızca biri, daha İstiklal Savaşı’nda Ankara yolunda açıkladı. Mustafa Kemal Atatürk, daha kongreler döneminde Ankara’dan davet aldığında oradaki ışığı gördü ve ‘şekl-i idaremiz Cumhuriyet’ olacak diye Mazhar Müfit Bey’e söyledi. Bu fikri yapı da imparatorluğun eğitiminden geliyordu. İmparatorluğun dış dünyaya açıldığı ölçüde bu fikirler oluşuyordu ve bu fikri yapının içinde şark ve garp bir arada bulunuyordu. Bizim Çanakkale’de, Balkan’da, İstiklal Savaşı’nda kaybettiğimiz sayısız yedek subaylar bu iki dünyanın da efendisiydiler. Garbı da şarkı da biliyorlardı. Bunu biz 100 sene sonra daha yeni yeni yerine koymaya başladık.”

    Cumhuriyetin bu miras üzerine kurulduğunu ancak önceki dönemden demokrasiye olan eğilimiyle ayrıştığını söyleyen Ortaylı, “Türkiye kanuni olmaya çalışıyor. İttihatçılar gibi değil. Bir demokratik itilim var. Türkiye meşruiyet esaslarına uymak zorundadır, herkesin kendine göre iş yaptığı bir memleket olamaz. Bu kanuni yapı esastır. Darbeler olsa da darbeciler gelip 1,5 sene sonra gider” diye konuştu.

    Cumhuriyetin tıp, mühendislik, askeriye alanlarında başarılı olduğunu ancak yetişmiş insan kaynağını koruma, entelektüel sınıflara hürmet etme konusunda ve kültürel alanda eksik kaldığını ifade eden Ortaylı, önümüzdeki dönemde yapılması gerekenlere ilişkin olarak da şunları söyledi: “İlk olarak sağlıklı bir doğum politikası sürdürülmesi gerekir. İkincisi, eğitimin kesin surette iyileştirilmesi, eğitime ayrılan bütçe ve imkânların artırılması ve bunun fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesine ihtiyaç var. Üçüncüsü, bazılarının demilitarizasyon kafası yanlıştır. Askeri eğitimi budayamazsınız. Maalesef bulunduğumuz yer buna müsait değildir. Son olarak sanayileşmede eleman yetiştirilmesi ve yetişmiş elemanı tutmamız mühimdir.”

    McAfee: “Aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor, süperstar şirketler ayrışıyor”

    MIT Dijital Ekonomi Girişimi’nin Kurucu Ortağı Andrew McAfee ise günümüzde artık finanstan otomotive, perakendeden gıdaya tüm sektörlerde şirketlerin kendilerini teknoloji şirketi olarak tanımladığını belirterek, dijital çağda teknoloji şirketi olarak başarılı olmanın yalnızca bu alanda çok para harcamakla bağlantılı olmadığını söyledi. ABD’de şirketlerin toplam yatırımları içinde diğer tüm alanlara yapılan yatırım 21. yüzyılın başında dijitale yapılan yatırımın iki katı iken durumun bugün tam tersine döndüğünü ifade eden McAfee, “Bu değişim duracak gibi görünmüyor. Dijitale açlığımız her yıl artıyor. Ancak yatırım dijitale yöneldikçe bunun rekabette ve büyümedeki etkisi aynı şekilde görünmüyor. Süperstarlar kar anlamında da pazar payı anlamında da ayrışıyor. Diğer bir deyişle aynı gelgit bütün tekneleri yükseltmiyor. Süperstarlar ayrışırken, şirketlerin çoğunluğu geride kalıyor” diye konuştu.

    Andrew McAfee, süperstar olarak tanımladığı şirketlere yeni bir adlandırma yapma ihtiyacı hissettiğini belirterek, “Bunları geek (teknoloji inekleri) olarak adlandırabiliriz. Eskiden bu bir hakaretti ama artık kelimenin anlamı dönüştü. Bunlar, çok zor sorulara yanıt bulmaya odaklanırken; tuhaf görünen, yeni çözümleri kucaklayan kişiler” dedi. 21. yüzyıl başında ABD’nin önde gelen geek’lerini bir araya getiren bir haftasonu buluşmasında, bugün çevik çalışma olarak bilinen yöntemin geliştirildiğini ve çok önemli bir dönüşüm yarattığını söyleyen McAfee, bugün bu yöntemi benimsemeyen şirketlerin tüketiciyi etkileyemedikleri için silinmek zorunda kalacaklarını anlattı.

    “Çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kuruldu”

    Tüm ülke ve tüm sektörlerin geeklerin yarattığı enerji dalgasına maruz kalacağını, başarılı olup olmamalarının bu dalgaya uyum sağlama yeteneklerine bağlı olacağını ifade eden McAfee, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye konusunda çok iyimserim. Buraya gelmeden önce modern Türkiye tarihi hakkında araştırma yaptım. Gördüm ki çağdaş Türkiye de bir geek tarafından kurulmuş. İnanılmaz bir itki, inanılmaz bir azim görüyorum. Atatürk, girmek üzere olduğu yüzyıl için Türkiye’yi güncellemiş ve inanılmaz şeyler yapmış. Öyle bir mirasın üzerinde oturuyorsunuz ki ülkenizin daha çağdaş versiyonlarını kurmak için yeterli enerjiye sahipsiniz. Artık 21. yüzyıldayız ve önünüzde inanılmaz fırsatlar var.”

  • Bakan Tekin Konya’da eğitim ve spor tesisleri açılışları yaptı

    Bakan Tekin Konya’da eğitim ve spor tesisleri açılışları yaptı

    KONYA (İGFA) – Selçuklu Belediyesinin okul dışı öğrenme ortamlarından biri olan Selçuklu Belediyesi Gelişim ve Teknoloji Akademisi’nin resmi açılışı Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in katılımı ile gerçekleştirildi.

    Okul açılışlarında konuşan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yerel yönetimlerle iş birliklerine değindi.

    Bakan Tekin, “Gittiğim her yerde parti ayrımı yapmadan, partisine bakmadan, yerel yönetim mensubu olan, yerel yönetici olan kişilerin eğitim ve öğretim süreçlerine desteklerini çok önemsiyorum ve takdir ediyorum. Bu anlamda kim, yerel yönetimlerden hangi partiden olursa olsun eğitime destek oluyorsa biz de kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

    Konya’da büyükşehir ve ilçe belediyelerinin eğitime destek olduğunu vurgulayan Tekin, emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Tekin, hükûmetin mesleki eğitimi yeniden cazip hale getirmek için yürüttüğü çalışmaları örnekleriyle anlattı.

    Organize sanayi bölgesinde açılan anaokulunun da çok önemli olduğunu dile getiren Bakan Tekin, “Buradaki okul öncesi eğitim kurumuyla ilgili destek, kuşkusuz buradaki kadın istihdamına pozitif etki oluşturacaktır ama bizim açımızdan da okul öncesi eğitimin teşvik edilmesi bakımından önemli. Ben bu anlamda da katkılarınız ve desteğiniz için teşekkür ediyorum. Konya biraz şanslı bu konuda… Belediye başkanlarınız bu konuda istekli ve arzulu. Valiniz eğitim konusunda istekli ve arzulu. Eğitimin içinden gelen milletvekillerimiz vardı. Biz de Konya’ya bu konuda ne tür destek olabileceksek olmayı taahhüt ediyorum huzurlarınızda. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Programda konuşan Selçuklu Belediyesi olarak eğitim yatırımlarına sürekli yenilerini eklediklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ise, okul öncesinden, ilk ve ortaokula, liseden yüksek öğrenime eğitimin tüm aşamalarında elimizi taşın altına koyduklarını belirterek, “Okullarımızın bina yapımından spor salonu yapımına, teknik ekipmanlarından tefrişatına, çevre düzenlemelerinden bakım ve onarımına kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin en iyi şartlarda, en iyi imkanlarla eğitim görmelerini, sadece eğitime odaklanmalarını istiyoruz. Bu bakımdan eğitim bizim bugüne kadar her zaman önceliğimiz oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek” dedi.

  • Türkiye İMSAD sektörün geleceğini konuştu… İnşaat malzemesi ihracatında 2024 beklentisi

    Türkiye İMSAD sektörün geleceğini konuştu… İnşaat malzemesi ihracatında 2024 beklentisi

    İSTANBUL (İGFA) – Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından 55’inci kez düzenlenen‘Gündem Buluşmaları’ toplantısı, Demirdöküm ve İzocam’ın katkılarıyla Zoom üzerinden online olarak gerçekleştirildi.

    Açılışını Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan’ın yaptığı toplantı, inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi.

    ‘Ekonomide Rasyonel Zemine Dönüş Süreci; İnşaat Sektörü ve Malzeme Sanayisi için Beklentiler’ başlığı altında gerçekleşen toplantıda, Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, sektöre ilişkin beklentileri paylaştı.

    Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan, 6 Şubat depremleri ve seçim sonrası ekonomide kur, faiz, enflasyon, maliyet, fiyat ve rekabet gibi unsurların etkilerinden bahsetti. Enflasyon, durgunluk ve büyüme kaygısının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada hakim olduğuna dikkati çekti.

    Erdoğan finansal problemlerin de gözlemlendiğine vurgu yaparak sürdürdüğü konuşmasında “Geçtiğimiz aylarda IMF 5 risk açıkladı. Açıklamada en başta küresel enflasyon yer alırken, küresel jeografik gelişmeler ve bunların sorunları, Çin’in dünya ekonomisini etkileyen performansı, finansal kaynaklara ulaşım ve bunun getirdiği maliyet birbirini takip etti ve tüm bunlara bloklaşma eklendi. Diğer taraftan OECD son yayımladığı raporda 4 öneri ve 4 uyarıda bulundu. Bu raporlarda da ilk sırada enflasyon yer aldı. Ardından düşük büyüme gelirken, Merkez Bankalarının sıkı para politikalarının ülkelerde yaşattığı finansal kaynaklara ulaşım ve bunun maliyeti gündeme geldi. Takiben küresel istihdama odaklanıldı. Biz de toplantımızda bütün bunların ışığında küresel ekonomi, dünyadaki gelişmeleri ve sonrasında ülkemizdeki durumu değerlendireceğiz” diye konuştu.

    Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel sunumunda dünya ekonomisindeki sıkı para politikaları ve ihracat pazarlarında inşaat sektörü ve malzeme talebindeki gelişmelere değindi.

  • Kültür ve Turizm’den sonra Gençlik ve Spor da desteğini çekti!

    Kültür ve Turizm’den sonra Gençlik ve Spor da desteğini çekti!

    ANKARA (İGFA) – Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türk sinemasının alanındaki en önemli etkinliklerinden biri olan ve 60’ıncısının düzenlenme süreci devam eden Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne, Bakanlık olarak Antalya Spor Salonu’nun tahsis edildiği hatırlatıldı.

    Açıklamada, “Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, belgesel yarışması bölümünde “Kanun Hükmü” adlı belgeselde mağduriyet algısı üzerinden FETÖ terör örgütü propagandası yapılması nedeniyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden desteğimizi çekmiş bulunmaktayız.” denildi.

    Belgeselde FETÖ propagandası yapılmasına vesile olunması nedeniyle, salon tahsisinin iptal edildiği aktarılan açıklamada, “Bakanlığımız, aziz milletimizin 15 Temmuz’da verdiği destansı mücadelenin itibarsızlaştırılması, sanatın provokasyonun unsuru olarak kullanılması çabasının bir parçası olmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

  • Petrol fiyatı üçüncü çeyreği yüzde 32 artışla tamamlama yolunda

    Petrol fiyatı üçüncü çeyreği yüzde 32 artışla tamamlama yolunda

    NYMEX‘de Batı Teksas ham petrolünün varil fiyatı bugün %1,3 artışla 92,92 dolara yükseldi ve üçüncü çeyreği yüzde 32 ya da 22,28 dolar artışla tamamlama yolunda ilerliyor.

    Bu, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından piyasanın %33’lük bir sıçrama yaptığı 2022 ilk çeyrekten bu yana görülen en büyük çeyreklik artış olacak.

    Petrol fiyatının üçüncü çeyrekte yükselmesinde, Suudi Arabistan ve Rusya’nın, zayıf ya da ılımlı küresel talebe rağmen sıkı ve yüksek fiyatlı bir piyasa yaratmak için üretim seviyelerini kasıtlı olarak azaltma kararı almaları etkili oldu.

    Batı Teksas ham petrolü haftalık bazda %3,2’lik bir artışla üst üste beşinci haftalık yükselişini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Brent ham petrolü de %0,6 artışla 95,99 dolara yükseldi.

    Foreks Haber Merkezi