Blog

  • İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İSTANBUL (İGFA) – Pandemi sonrasında tüm dünyada şehirlerin öneminin arttığına dikkat çeken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da hayata geçirdikleri ‘dayanışmacı belediyecilik’ deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Askıda Fatura, tarımsal ve üretimsel destekler ile Halk Süt gibi uygulamaların detaylarını katılımcılarla paylaşan İmamoğlu, “Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeşil Büyüme İçin Ortaklıklar (P4G) Konferansı Belediye Başkanları Paneli”nde konuştu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen çevrimiçi toplantıya; Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh, Montevideo Belediye Başkanı Carolina Cosse, Cuenca Belediye Başkanı Cristian Zamora, Santiago Metropolitan Bölgesi Valisi Chile Claudio Orrego ve Cape Town Enerjiden Sorumlu Belediye Başkanı Komitesi Üyesi Beverley van Reenen katıldı. Pandemi sürecinin şehirlerin modern dünyadaki yerini farklılaştırdığına dikkat çeken İmamoğlu, “İnsan yapılarının bu sürekli büyüyen oluşumları burada kalmaya devam edecek. Daha da ötesi, geleceğimizin belirleyici bir özelliği olmaya adaylar” dedi.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAYAN ŞEHİRLER, KOPUK İLİŞKİLERİMİZİN BİR YANSIMASIDIR”

    İstanbul gibi 16 milyonu aşan bir nüfusa sahip mega kentin Belediye Başkanı olarak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılamamasının sonuçlarının farkında olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İstikrarlı liderlik, iyi iletişim ve teknolojik ilerlemelerin atık yönetimi, su verimliliği ve diğer teknik sorunlarımızı çözebileceğine ve çözeceğine inanıyorum. Ancak, toplumlarımız kendilerini bakımsız ve ötekileştirilmiş hissederse nasıl sürdürülebilir şehirler inşa edebiliriz? İnsanları yaşadıkları şehre ait kılmada yerel yönetimlerin rolü nedir? Belediye başkanları bu topluluk fikrini nasıl beslemektedir? Gördüğüm kadarıyla, şehirlerin sürdürülemez olmasının temel nedeni, toplumsal bağların eksikliği, bir topluluğun parçası olma hissinin bozulmasıdır. Sürdürülebilir olmayan şehirler, kopuk ilişkilerimizin bir yansımasıdır” saptamalarında bulundu.

    “ASKIDA FATURA’YLA 330 BİNDEN FAZLA ELEKTRİK FATURASI VATANDAŞTAN VATANDAŞA ÖDENDİ”

    “Bu nedenle İBB olarak ‘dayanışmacı belediyecilik’ olarak adlandırdığımız bir kavram geliştirdik” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Bunun temel amacı, üç ana kategoride dayanışmayı teşvik etmektir: Vatandaşlar arasında, kurumlar ve vatandaşlar arasında ve son olarak belediye ve vatandaşları arasında. Dayanışmayı artırmada oynadığımız ilk rol, vatandaşlar arasında kolaylaştırıcı olmaktır. Bu ne anlama geliyor? Pandemi sırasında iş kaybı ve devam eden istikrarsızlık nedeniyle, İstanbul’un düşük gelirli sakinlerinin çoğu elektrik faturalarını ödeyemez hale geldi. İlk dalga sırasında İBB olarak, ‘Askıda Fatura’ adında bir online bağış platformu oluşturduk. Belediye olarak görevimiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı tespit etmek ve onları hayırsever bağışçılarla eşleştirmekti. Bugüne kadar 330 binden fazla elektrik faturası, vatandaşlar tarafından vatandaşlar için ödenmiştir. Toplumun sınırlarında yaşayan ve kendilerini önemsenmemiş hisseden vatandaşlar görüldü. En önemlisi de aynı şehri paylaştıkları vatandaşlar tarafından görüldüler ve önemsendiler.”

    “HALK EKMEK, İSTANBUL’DAKİ 233 ÇİFTÇİDEN 8.300 TON BUĞDAY SATIN ALDI”

    “İkinci katman ise, şirketler ve vatandaşlar arasında dayanışmanın sağlanmasıdır” diyen İmamoğlu, “Şirketlerin hizmetlerini, vatandaşların ihtiyaçlarına göre geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Diğer belediye yapılarının aksine, İBB’nin İstanbulluya, İBB adına hizmet veren 32 şirketi var. Belediye hizmetlerini, özel sektörden daha ucuza sağlıyorlar. Kârdan ziyade, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını ön planda tutacak şekilde tasarlanmışlardır. İBB’nin iştiraklerinden biri olan İstanbul Halk Ekmek A.Ş., İstanbullulara kaliteli ve uygun fiyatlı ekmek sunuyor. İstanbul’daki çiftçilerden buğday satın alan şirket, İstanbul’daki 233 çiftçiden 8.300 ton buğday satın aldı. Kooperatiflere üretim, makine ve ekipman desteği de sağladık. Ayrıca kırılgan gruplardan biri olan kadın üreticilerimizin ürünlerini sergilemek ve üreticilerimize destek olmak amacıyla bir web sitesi (www.halkmarket.istanbul) ve online mağaza kurduk” bilgilerini paylaştı.

    “DİĞER ŞEHİRLERDEN DE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

    Belediye dayanışmasının üçüncü katmanının belediye ile vatandaşlar arasında olduğunun altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bu, vatandaşlara doğrudan hizmet götürmeyi amaçlamaktadır. Bu projelerden biri de Halk Süt projesidir. Silivri ve Çatalca’daki üreticilerden temin edilen sütler, ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz olarak ulaştırılıyor. İBB olarak kullanılmayan bir serayı, ‘Fide Üretim Merkezi’ne dönüştürdük. Ürettiğimiz bu fideleri, 15 ilçe ve 166 mahalledeki çiftçilere bağışlıyoruz. Çiftçilik, hayvancılık ve balıkçılıkla uğraşan İstanbullulara sebze fidesi, ayçiçeği tohumu, buğday tohumu, mısır tohumu, hayvan yemi, gübre ve mazot desteği sağladık. Dünya; sellerin, orman yangınlarının ve diğer doğal afetlerin bir kereye mahsus değil, süregelen olaylar olduğu çoklu kriz dönemine girmiştir. Bu olağanüstü zamanlarda, ilk müdahaleci olmanın ötesinde en büyük zorluk, birliktelik duygusunu teşvik etmektir. Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var.”

  • KASKİ’den GES yatırımı

    KASKİ’den GES yatırımı

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Geleceğe yönelik güçlü yatırımlarla Kayseri’nin daha sağlam altyapıya kavuşması için çalışmalarını 7/24 esasına göre sürdüren Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, doğa dostu projeleri hayata geçirerek hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlıyor.

    Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu kapsamda yüksek enerji tüketimli tesislerinin enerji ihtiyaçlarını, yenilenebilir enerjiden karşılamak üzere KASKİ’nin yeni projelere yöneldiğini belirtti.

    Enerji maliyetlerini düşürmek için daha önce Kayseri İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin hemen yanı başında 81 bin 698 metrekare alanda kurulu gücü 6 bin 500 kWp/h, üretim kapasitesi 5 bin kWe/h olan ve yılda 11 milyon kWe elektrik üreterek 30 milyon TL kazanç sağlanacak Güneş Enerji Santrali (GES) tesisi inşa edilerek işletmeye alındığını kaydeden Başkan Büyükkılıç şunları söyledi: “Yüksek maliyetli tesislerimizdeki enerji maliyetlerimizi mümkün olduğunca minimum seviyelere düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarını çok önemsiyoruz. Hem çevre hem de ekonomi dostu projeleri sırasıyla hayata geçirebilmek için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Bu kapsamda Hacılar İlçesi Karpuzsekisi Mahallemizde 10 bin metrekare alanda kurulum gücü 0,86 MWp, yıllık üretim kapasitesi 1.650.00 kW olan Güneş Enerjisi Santrali inşa ediyoruz. Kurulu gücü 860 kWp/h, üretim kapasitesi 750 kWe/h olan tesis sayesinde yılda 1 milyon 650 bin kWe elektrik üretimi sağlanacak. Üretilen enerji KASKİ’miz bünyesindeki tesislerde kullanılacak olup, yılda yaklaşık 4 buçuk milyon TL kazanç sağlanmış olunacak. Saha çalışmalarımız dâhilinde trafo, panel kablo, kamera ve aydınlatma montajlarına devam edilirken toplam 1592 adet panelin 400 adedinin montajı tamamlandı. 18 milyon 944 bin 301 TL’ye mal olan tesisimizin inşasını yıl sonuna kadar tamamlayarak işletmeye almayı planlanıyoruz. Enerji yatırımlarımızı yeni projelerimiz ile hız kesmeden sürdüreceğiz.”

  • Kahve zirvesinde istihdam mesaisi

    Kahve zirvesinde istihdam mesaisi

    İSTANBUL (İGFA) * Kahve kültüründeki son trendlerin ele alındığı zirveye konuşmacı olarak katılan Türkiye’de üçüncü nesil kahvecilik akımının öncülerinden Arabica Coffee House’un CEO’su Av. Sertaç Yalçın, kahve üretimindeki yüksek kalite standartlarını ve “Fark Yarat Öncü Ol” sloganlarına uygun girişimler yapmaya devam ettiklerini vurguladı…

    “HALKA ARZ HAZIRLIĞI YAPAN BİR ŞİRKETİZ”

    Arabica Coffee House CEO’su Av. Sertaç Yalçın, baristalığın prestijli bir meslek haline gelmesi ve bundan tüm sektörün de faydalanması için gerekli tüm çalışmalara ve eğitimlere devam ettiklerini, bunun yanı sıra kamu otoriteleriyle iş birliklerine devam ederek nitelikli istihdam eğitimlerine ve baristalığın meslek liselerinde ders olarak okutulması çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek; “2014 yılında kurulan, kahve sektöründe “En İyi ve Güçlü Türk Markası” olma hedefinde ilerleyen ve şu an kahve sektörünün öncülerinden olan Arabica Coffee House olarak bu çerçevede çalışmalar yapmak, sektöre ve topluma katma değer sağlamak, sürdürülebilir ekonomi ve ülkemiz değerlerine katkıda bulunmak bizim için ayrıca önem arz ediyor. Aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığı ve diğer devlet kurumları ile yaptığımız iş birlikleri sayesinde baristalığın prestijli bir meslek haline gelmesi ve nitelikli iş istihdam sağlanması ile ilgili çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz” dedi.

  • KAYSO OSB’lerin sorunlarını dile getirdi

    KAYSO OSB’lerin sorunlarını dile getirdi

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Türkiye’deki 394 organize sanayi bölgesinin çatı kuruluşu olan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından İç Anadolu Bölgesi’ndeki 13 şehirden 67 organize sanayi bölgesinin katılımıyla OSBÜK İç Anadolu Bölge Toplantısı düzenlendi.

    Toplantıya Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Niğde Valisi Cahit Çelik, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ile İç Anadolu Bölgesi’ndeki organize sanayi bölgelerinin başkan ve yöneticileri katıldı.

    Konuşmasında Kayseri sanayisi hakkında bilgi veren TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin 3 Organize Sanayi Bölgesi, 1 üretim ağırlıklı Serbest Bölgesinin yanı sıra, kurulum aşamasında olan iki OSB’si daha olduğunu belirterek, 2 binin üzerindeki işletmede 100 binden fazla istihdam sağladıklarını söyledi.

    Kayseri Sanayi Odası’nın kuruluş çalışmalarını yürüttüğü 4. OSB’de son aşamaya gelindiğini belirten Büyüksimitci, “Yeni kuracağımız OSB’nin yer seçimi tamamlanmış ve sınırları kesinleşmiştir. 383 hektar olarak planlanan bölgemizde, 30 milyon metrekareden fazla talep aldık ama sanayicilerimizin taleplerinin ilk etapta 2 milyon 831 bin 505 m2’si ancak karşılanabilecektir. Yeni OSB’de ilk aşamada en az 10 bin 500 istihdam hedefimiz var” dedi.

    4. OSB’nin şehrimizde planlanan ilk yeşil OSB olacağını açıklayan Büyüksimitci, yeni OSB’nin çevre dostu olması, enerji verimliliği ve yalın üretim gibi birçok konuda öne çıkacağını belirterek, yerleşim yerlerine ve demir yoluna yakınlığının da ciddi bir avantaj olduğunu söyledi.

    OSB’lerin sorunlarına da değinen Büyüksimitci, en önemli sorunlarının başında istihdam geldiğini, mera vasfındaki taşınmazların ve bürokratik gecikmelerin süre kayıplarına neden olduğunu, parsellerdeki çekme mesafelerinin inşaat alanlarına dahil edilmesi gerektiğini, mevcut sulu söndürme sistemleri uygulamalarının sanayicilere ekonomik yük ve sorumluluk getirdiğini ve son olarak sigorta şirketlerinin firmalara sigorta yapmaktan imtina ettiklerini, bunun da firmaları ciddi anlamda sıkıntıya soktuğunu belirtti.

    Türkiye’nin yeni bir üretim havzasına ihtiyacı olduğunu dile getiren Büyüksimitci, ülke yatırımlarının büyük bir kısmının Marmara Bölgesi’nde yoğunlaştığını hatırlatarak, “Ülkemiz yakın geçmişte çok büyük bir deprem felaketi atlattı. Özellikle 6 Şubat depremi yeni yatırımların bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Marmara Bölgesi’ne alternatif, İç Anadolu- Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzasının planlanması, ülkemizin geleceği açısından ciddi öneme sahip. Ankara’dan başlayarak Kırıkkale, Konya, Kayseri, Niğde, Aksaray, Mersin, Adana ve Hatay’ı da içine alacak şekilde Orta Anadolu Üretim Havzası oluşturabilirsek, yaşanabilecek sosyal ve ekonomik kayıpların önüne geçmiş oluruz. Aynı zamanda oluşturulacak yeni üretim havzası ile bölgesel kalkınma farklılıkları azaltılacak ve bölgeler arası nüfus daha dengeli bir dağılım gösterecektir” dedi.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da, TOBB Türkiye Ekonomi Şurasında bu konuya dikkat çektiğini hatırlatan Büyüksimitci, ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren yeni üretim havzasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

  • İnşaat malzemesi sanayi endeksi 71,97 puana çıktı

    İnşaat malzemesi sanayi endeksi 71,97 puana çıktı

    İSTANBUL (İGFA) –İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli olarak yayımlanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi’nin Ağustos 2023 sonuçları açıklandı.

    Rapora göre ağustos, ekonomi politikalarında değişim kararlılığının görüldüğü ve sektöre olan desteğin arttığı bir ay oldu.

    Ağustos ayında ekonomi politikalarındaki kararlılık ve siyasi destek faaliyetlerinin etkisiyle bir önceki aya göre 0,43’lük artış gösteren Bileşik Endeks, 71,97 puana yükseldi.

    Mevsimselliğin olumlu katkısı sonucu Faaliyet Endeksi’nin 2,1’lik artışla 143,1 puana yükseldiği ağustos ayında, Güven Endeksi ise 0,20’lik gerilemeyle 33,74 puana indi.

  • Doç. Dr. Yusuf Dinç: Faiz artışları devam edecek

    Doç. Dr. Yusuf Dinç: Faiz artışları devam edecek

    Gülsüm YILDIRIM – Herkes Duysun / BURSA (İGFA) – Faiz artırımıyla, piyasaların beklentisinin karşılandığını söyleyen Doç. Dr. Yusuf Dinç, kendisinin faiz artış oranını 750 ila 1000 arasında beklediğini ifade ederek, piyasa beklentisine uygun bir artış olmasının olumlu görülmesi gerektiğine dikkati çekerek, durumun sürpriz olmadığını söyledi.

    “Beklentiler, Merkez Bankası’nın 35 seviyesine kadar çıkacağı yönündeydi. JP Morgan’dan da bu referans oran gelmişti” diyen Doç. Dr. Dinç, “Önümüzde üç toplantı daha var, bu oranı sene sonu itibariyle %40’a kadar tartışabileceğimizi düşünüyorum ama daha sonra herhangi bir düşüş olabileceği de tartışmalar arasında yer alıyor. Bu seneki enflasyonu %60, önümüzdeki sene için de %33 civarında bekliyoruz. Merkez Bankası’nın, bu seneye göre mi yoksa önümüzdeki seneye göre mi politika faiziyle enflasyon uyumunu sağlayacağı konusundaki temel beklentiler, 2024 için ayarlama yapılacağı yönünde, çünkü adım adım gideceklerini belirtmişlerdi. Ben sene sonuna kadar artışların devam edeceğini düşünüyorum. Bu da Türkiye’de, enflasyonla mücadele anlamında güçlü mesajlar verilmişken, başka türlü yönetilemeyeceğini yani faiz artışından geri durulmayacağı, durulamayacağı söylenmişti” diye konuştu.

    Merkez Bankası’nın rezervlerini geliştirme iştahının çok yüksek fakat kullanılabilir rezerv anlamındaki kısmının KKM ile bağlantılı olacağını belirten Doç. Dr. Yusuf Dinç, “KKM’den TL mevduata değil de dövize geçişler olursa, kullanılabilir rezervleri aşağı yönde olsa bile, toplam rezervleri yukarı çıkacaktır ama asıl beklenti yurtdışından döviz girişi için Türkiye’nin önemli adımlarda bulunmasıdır. Yabancıların Türkiye’ye ilgisiyle, Merkez Bankası’nın rezervleri arasında önemli bir bağlantı olacak. Önümüzdeki süreçlerde bunu takip edeceğiz. Merkez Bankası, rezervini artırmak istiyor ama o rezervi yurtiçinden çekmek istemiyor.” dedi.

    “BEKLENTİLER DAHA İYİ YÖNETİLMELİ”

    Yabancı sermayenin Türkiye’ye geri dönüp dönmeyeceği konusunda, Türkiye’nin doğrudan yatırımlar için cezbedici bir konumda olduğunu söyleyen Dinç, görüşlerinde şunları kaydetti:

    “Yabancı sermaye, portföy yatırım anlamında kurun adil fiyatının oluşup oluşmadığıyla ilgili bir değerlendirme yapacak. Kurun mevcut seviyesini adil görüyorsa, gelişi biraz daha canlı olacaktır fakat bu kuru hesaplamak da KKM’de bir belirsizliğe neden oluyor çünkü ‘KKM, Türkiye’de döviz arz talebini hangi yönde etkileyecek?’ sorusunun bir cevabı yok. Eğer KKM, TL aleyhine bir döviz arz talep dengesi oluşturacaksa, adil kur daha yukarıda görülecektir. Yabancı sermaye de portföy yatırım anlamındaki sermayeye girmek için fonun daha yukarı bir seviyesini bekleyecektir.”

  • İstanbul’daki ‘dayanışmacı belediyecilik’i dünyadaki mevkidaşlarına anlattı

    İstanbul’daki ‘dayanışmacı belediyecilik’i dünyadaki mevkidaşlarına anlattı

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeşil Büyüme İçin Ortaklıklar (P4G) Konferansı Belediye Başkanları Paneli”nde konuştu.

    İnternet üzerinden gerçekleştirilen çevrimiçi toplantıya; Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh, Montevideo Belediye Başkanı Carolina Cosse, Cuenca Belediye Başkanı Cristian Zamora, Santiago Metropolitan Bölgesi Valisi Chile Claudio Orrego ve Cape Town Enerjiden Sorumlu Belediye Başkanı Komitesi Üyesi Beverley van Reenen katıldı.

    Pandemi sürecinin şehirlerin modern dünyadaki yerini farklılaştırdığına dikkat çeken İmamoğlu, “İnsan yapılarının bu sürekli büyüyen oluşumları burada kalmaya devam edecek. Daha da ötesi, geleceğimizin belirleyici bir özelliği olmaya adaylar” dedi.

    İstanbul gibi 16 milyonu aşan bir nüfusa sahip mega kentin Belediye Başkanı olarak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılamamasının sonuçlarının farkında olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İstikrarlı liderlik, iyi iletişim ve teknolojik ilerlemelerin atık yönetimi, su verimliliği ve diğer teknik sorunlarımızı çözebileceğine ve çözeceğine inanıyorum. Ancak, toplumlarımız kendilerini bakımsız ve ötekileştirilmiş hissederse nasıl sürdürülebilir şehirler inşa edebiliriz? İnsanları yaşadıkları şehre ait kılmada yerel yönetimlerin rolü nedir? Belediye başkanları bu topluluk fikrini nasıl beslemektedir? Gördüğüm kadarıyla, şehirlerin sürdürülemez olmasının temel nedeni, toplumsal bağların eksikliği, bir topluluğun parçası olma hissinin bozulmasıdır. Sürdürülebilir olmayan şehirler, kopuk ilişkilerimizin bir yansımasıdır” saptamalarında bulundu.

    Askıda Fatura, tarımsal ve üretimsel destekler ile Halk Süt gibi uygulamaların detaylarını katılımcılarla paylaşan Başkan İmamoğlu, “Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var” diye konuştu.

  • ‘Avrupa’nın en iyileri’ arasına giren Türk üniversiteleri belli oldu

    ‘Avrupa’nın en iyileri’ arasına giren Türk üniversiteleri belli oldu

    ANKARA (İGFA) – İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symond’ın (QS) bu yıl başlattığı ve Avrupa’daki en iyi üniversiteleri sıraladığı “Dünya Üniversite Sıralaması: Avrupa 2024″ listesinde ODTÜ, İTÜ, Koç, Bilkent ve Boğaziçi üniversiteleri ilk 200’e girdi.

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, “Akademik saygınlık, öğrenci-öğretim üyesi oranı, makale sayısı, uluslararası öğrenci sayısı gibi kriterlere göre yapılan değerlendirmede üniversitelerimiz yüzümüzü güldürdü.” dedi. Özvar, başta ilk 200 arasına girmeyi başaran ODTÜ, İTÜ, Koç, Bilkent ve Boğaziçi Üniversitelerini; daha sonra da diğer tüm üniversitelerimizi tebrik etti.

    QS, Avrupa Konseyine üye 42 ülkedeki 688 üniversiteyi değerlendirdiği “Dünya Üniversite Sıralaması: Avrupa 2024″ listesini yayımladı.

    Listedeki “Avrupa Geneli” sıralamasında Türkiye’den ODTÜ 124’üncü, İTÜ 138’inci, Koç Üniversitesi 174’üncü, Bilkent Üniversitesi 178’inci Boğaziçi Üniversitesi 199’uncu oldu. Sabancı Üniversitesi (201), Hacettepe Üniversitesi (224), İstanbul Üniversitesi (228), Gazi Üniversitesi (283), Ankara Üniversitesi (289), Yıldız Teknik Üniversitesi (326), Ege Üniversitesi (381), İstanbul Gelişim Üniversitesi (432), Abdullah Gül Üniversitesi (445), Galatasaray Üniversitesi (445), Marmara Üniversitesi (451), Çankaya Üniversitesi (455), İstanbul Bilgi Üniversitesi (488), Dokuz Eylül Üniversitesi (488) de ilk 500 içerisinde yer aldı.

    QS’in, “Akademik saygınlık, çalışan saygınlığı, makale başına düşen atıf sayısı, öğretim üyesi başına düşen makale sayısı, uluslararası araştırma iletişim ağı, istihdam edilebilirlik, öğretim üyesi-öğrenci oranı, uluslararası öğrenci çeşitliliği, uluslararası öğretim üyesi oranı, gelen değişim öğrencisi oranı, giden değişim öğrencisi oranı, sürdürülebilirlik puanı” kriterlerini esas alarak ve “küresel tanınma, araştırma becerisi, öğretim kaynakları, uluslararasılaşma ve istihdam” gibi alanlarda yaptığı değerlendirmeye Türkiye 72 üniversite ile dahil edildi. ​

    Türkiye, bu sayıyla Birleşik Krallık’tan sonra en fazla üniversite ile temsil edilen ikinci ülke oldu.

    İŞVERENLER TARAFINDAN EN FAZLA TANINAN TÜRK ÜNİVERSİTELERİ

    QS’in uluslararası işverenler arasında tanınırlık açısından yaptığı değerlendirmeyi yansıtan “İşveren İtibarı” göstergesinde Türkiye’den üç üniversite Avrupa’nın bu alandaki en iyi 50 üniversitesi arasına girdi. Bu listede ODTÜ 34’üncü sırada yer alarak işverenler tarafından en çok tanınan Türk üniversitesi oldu. ODTÜ’yü 37’nci sıradaki İstanbul Teknik Üniversitesi, 42’nci sıradaki Boğaziçi Üniversitesi izledi.

    ODTÜ ayrıca “Akademik İtibar” göstergesinde de 109. sırada yer aldı.

    Türk üniversiteleri “Avrupa’nın en iyi öğrenci değişim programları” kategorilerinde de üst sıralarda yer aldı.

    “Giden Öğrenci Değişimi” göstergesindeki değerlendirmede Avrupa’da Galatasaray Üniversitesi 12’nci, Bilkent Üniversitesi 31’nci, ODTÜ 32’nci oldu. “Gelen Öğrenci Değişimi” göstergesinde ise Fırat Üniversitesi 35’inci sırada yer aldı.

  • Doğal Gaz Vadeli İşlemleri yükselişte

    Doğal Gaz Vadeli İşlemleri yükselişte

    Investing.com – Doğal Gaz Vadeli İşlemleri Cuma günü yükselişte.

    Doğal Gaz Vadeli İşlemleri yazı yazılırken, New York Ticaret Borsası’nda, Ekim ayı için %1,49 yükselerek bir milyon İngiliz ısı birimi başına USD2,65 ‘den işlem gördü.

    Bir milyon İngiliz ısı birimi başına seansın en yükseği olan USD seviyesinden işlem gördü. Doğal Gaz USD2,595 seviyesinde destek bulurken, USD2,872 seviyesinde dirençle karşılaştı.

    Dolar Endeksi Vadeli İşlemleri, diğer altı majör para birimi karşısındaki performansına göz attığımızda; %0,26 arttı ve USD105,32 seviyesinden işlem gördü.

    Diğer yandan Nymex’te, Ham Petrol Kasım ayı için %1,04 arttı ve varili USD90,56 ‘dan işlem görürken Kalorifer Yakıtı Ekim ayı için %1,61 arttı ve galon başına USD3,42 ‘dan işlem gördü.

  • Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    MUĞLA (İGFA) – Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde; brokoli, beyaz lahana, karnabahar ve kırmızı lahana fidesi için yüzde 50 hibe desteklemesinde bulunan Milas Belediyesi destekten faydalanan üyelere ziyaretlerde bulundu.

    Üretim yapılan tarlaları ziyaret ederek ilaç desteğinde bulunan teknik ekip, sürdürülebilir tarımın önemine de değinerek üreticilere bilgilendirmelerde bulundu.

    Çiftçilerin ürünlerini daha sağlıklı bir şekilde yetiştirmelerine yardımcı olacak çalışmalara bundan sonraki süreçte de devam edeceklerini belirten Milas Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Süleyman Karatoprak, “Tarımsal desteklerle yerel üreticilerimize katkı sağlamayı, tarım sektörünün ve yerel ekonominin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Muhammet Tokat’ın da sıklıkla belirttiği gibi, tarımsal desteklerle yerel üreticilere katkı sağlamak, sadece tarım sektörünün büyümesine değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin kalkınmasına da olumlu etki sağlamaktadır. Bu tür desteklerin etkin bir şekilde uygulanması ve sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi uzun vadeli başarı için büyük önem taşımaktadır.” dedi.