Blog

  • Yabancı yatırımcı, 37 milyon dolarlık hisse senedi aldı

    Yabancı yatırımcı, 37 milyon dolarlık hisse senedi aldı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri yayımlandı.

    Buna göre yurt dışında yerleşik kişiler, 20 Nisan haftasında net 37,1 milyon dolarlık hisse senedi alırken 24 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 3,9 milyon dolarlık Şirket Borçlanma Senetleri (ŞBS) sattı.

    Yurt dışında yerleşik kişilerin 14 Nisan itibarıyla 25 milyar 808,8 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 20 Nisan’da 25 milyar 277,2 milyon dolara geriledi.

    Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku, 1 milyar 147,5 milyon dolardan 1 milyar 110,4 milyon dolara, ŞBS stokları da 74,5 milyon dolardan 70,4 milyon dolara indi.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Borsa İstanbul’da bugün en çok kazandıran hisseler

    Borsa İstanbul’da bugün en çok kazandıran hisseler

    Investing.com – BIST 100 endeksi, bugün ortalama 4.770 puan seviyesinde destek bulurken daha çok yatay hareket etti.

    BIST 100’de yukarı yönlü ataklar ise 4.810 – 4.820 puan seviyesinde satışlarla karşılandı. Kapanışa doğru endeks, bu haftaki ekside kapanışların ardından düşüşün ivmesinin yavaşladığına dair bu görünüme sahip.

    Bugün Borsa İstanbul’da en çok kazandıran ilk 5 hisse ise şu şekilde sıralandı:

    • AVHOL
    • ALCTL
    • IHAAS
    • RAYSG
    • CVKMD

    En çok kazandıran ilk 5 hisse dışında son halka arz şirketlerinden EUPWR ve GRTRK payları da tavan serisine devam etti.

    Borsa İstanbul’da bugün en çok kaybettiren hisselerin başında ise;

    • IMASM
    • BRSAN
    • YAYLA
    • IZFAS
    • PAGYO

    payları vardı. Bu hisseler arasında IMASM ve BRSAN, taban fiyatından işlem gördü.

    Kapanışa doğru bankalar, ulaştırma ve perakende ticaret ile birlikte en çok talep gören sektörler oldu. Az sayıda sektör ekside kalırken basit metaller, kobi ve teknoloji, düşüş kaydeden sektörler oldu.

    Yurt dışı piyasalarında da olumlu bir hava söz konusu. Avrupa borsaları günü artıda kapatmaya hazırlanırken ABD endeksleri de pozitif bir açılış gerçekleştirdi. Özellikle Nasdaq, ilk saatlerde %1,5’e yakın değer artışıyla öne çıkan endeks olmaya devam ediyor.

    Yazar: Günay Caymaz

    Hisse senetlerinin borsa verileri, adil değeri, sağlık durumu ve profesyonel grafikler başta olmak üzere yatırımlarınızdan kazançlı çıkmanıza yardımcı olacak tüm araçlar InvestingPro’da. Katılmak için tıklayın.

  • Türkiye’nin en büyük yatırımı ‘nükleer’leşti! Nükleer yakıt dönemi başladı

    Türkiye’nin en büyük yatırımı ‘nükleer’leşti! Nükleer yakıt dönemi başladı

    ANKARA (İGFA) – Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) çalışmalar son hız sürerken, enerji üretiminde kullanılacak “taze nükleer yakıt” getirilecek tesis, “nükleer santral” statüsüne kavuştu.

    Rusya Atom Enerjisi Kurumu’nun (Rosatom) “Yap-İşlet-Sahip Ol” modeliyle üstlendiği ve inşası devam eden tesisin açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, törene canlı bağlantı ile katıldı.

    Akkuyu Nükleer Güç Santrali İlk Nükleer Yakıt Getirme Töreni’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Akkuyu, Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil enerjisi olacağını söyledi. Şu anda aynı anda 4 reaktörün inşasının devam ettiğini aktaran Dönmez, önümüzdeki yıl santralde elektrik üretiminin başlayacağını kaydetti.

    “ÇEVRE DOSTU BİR TESİS OLACAK

    Akkuyu’ya nükleer yakıt gelmesiyle tesisin resmen nükleer güç santrali statüsü kazandığını belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “2023’te Türkiye sanayileşmiş ge gelişmiş ülkeler kulübüne giriyor” dedi. Dünyanın en büyük nükleer santralini kurmakta olduklarını belirten Putin, Rosatom’un bu santrali kurarken son teknolojiyi kullandığını, UAEU kurallarına da sıkı bir şekilde bağlı kaldığını, çevre dostu bir tesis olacağını ve karbondioksit salmayacağını söyledi.

    Akkuyu’ya nükleer yakıt gelmesiyle tesisin resmen nükleer güç santrali statüsü kazandığını belirten Putin, “2023’te Türkiye sanayileşmiş gelişmiş ülkeler kulübüne giriyor” dedi.

    NÜKLEER GÜÇ SAHİBİ ÜLKELER LİGİNE YÜKSELDİK

    Türkiye’nin 60 yıllık bir gecikmenin ardından da olsa dünyada nükleer güç sahibi ülkeler ligine yükseldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, “Bugün dünyada 422 nükleer reaktör faal halde olup, 57’sinin de yapımı devam ediyor. AB elektriğinin yüzde 25’ini nükleerden elde ediyor. Geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu, nükleer enerjiyi yeşil enerji kabul ederek bu konudaki tereddütleri gidermiştir. Biz de Akkuyu ile ülkemizi bu gelişmelerin bir parçası haline getirdik” dedi.

    Pek çok önemli proje gibi Akkuyu da milli bütçemize yük getirmeyen finansman modeliyle hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, Akkuyu’nun Rusya ile en büyük ortak yatırımları olduğunu söyleyerek, “Santralin tüm üniteleri peyderpey 2028’e kadar hizmete girecek. Ülkemizin elektrik tüketiminin yüzde 10’u bu santral tarafından sağlanacaktır. Tam kapasite devreye girdiğinde burada yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretilecek. Doğal gaz ithalatımızın düşmesine yıllık 1,5 milyar dolar katkısı olacak bu proje, milli gelirimizin artışına da olumlu yönde etki yapacaktır” diye konuştu.

    ÜÇ KUŞAK BARIŞ İÇİN ATOM BAYRAĞINI GÖNDERE ÇEKTİ

    Nükleer Yakıt Teslimat Sertifikası Türkiye’ye teslim edilirken, Türk milletinin üç kuşağı barış için atom bayrağı göndere çekilmesiyle Türkiye nükleer enerji kullanan seçkin ülkeler topluluğunun tam üyesi oldu.

    TEMELİ NİSAN 2018’DE ATILMIŞTI

    Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010’da imzalanan hükümetler arası anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı devam eden Akkuyu NGS’nin birinci ünitesinin temeli 3 Nisan 2018’de atıldı.

    Bundan 2 yıl sonra, 8 Nisan 2020’de ikinci ünitenin inşasına başlanmasıyla çalışmaların ivme kazandığı projede, üçüncü güç ünitesine ilk beton 10 Mart 2021’de törenle dökülürken, dördüncü ve son ünitenin temeli ise 21 Temmuz 2022’de atıldı.

    YAKIT ÇUBUKLARI 1,5 YIL BOYUNCA ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KULLANILACAK

    Türkiye’ye getirilecek yakıt çubukları, Akkuyu NGS’nin faaliyete geçmesiyle 1,5 yıl boyunca elektrik üretiminde kullanılacak. Kullanım ömrünü tamamlayan nükleer yakıt çubukları önce reaktör bölgesinde hazırlanan bir havuzda soğutma işlemine alınacak. Ardından da hazırlanan özel yerde muhafaza edilecek.

    Yakıt çubuklarıyla kullanım süresince 124 bin 500 vagon kömürden elde edilen enerjiye eş değerde ısıdan, karbondioksit salımı olmaksızın elektrik üretilecek.

  • TCMB faiz kararı sonrası değerlendirme

    TCMB faiz kararı sonrası değerlendirme

    TCMB, seçimden önceki son politika faiz kararını açıkladı. TCMB, bizim ve konsensüs beklentilere paralel olarak faizi %8,50’de sabit bıraktı.

    Karar metninde liralaşma stratejisi ve global merkez bankalarının parasal genişleme mesajlarına yer verildi.

    TCMB, deprem öncesindeki öncü göstergelerin 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmesi sonrasında, depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesini beklediğini, orta vadede ise Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağını öngördü.

    Karar sonrasında kur ve endeks tarafında volatilite yükselmedi.

    Kaynak: İnfo Yatırım

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • TCMB faiz kararı, Meta bilançosu, ABD büyüme verisi, borç tavanı tasarısı: Piyasalarda neler oluyor?

    TCMB faiz kararı, Meta bilançosu, ABD büyüme verisi, borç tavanı tasarısı: Piyasalarda neler oluyor?

    Investing.com – Yatırımcılar ABD’nin ekonomik büyüme verilerini beklerken Amazon’un son raporu öncesinde Facebook’un sahibi Meta’nın sonuçlarını değerlendiriyor. Öte yandan Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri, yeni bir borç tavanı tasarısını kabul etti ancak Washington’da konuyla ilgili siyasi çekişme bitmiş görünmüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararını açıkladı.

    1. Büyüme verileri ufukta

    Yatırımcılar, önemli verilerin açıklanmasını beklerken ve ülkenin bankacılık sektörünün sağlığına ilişkin tekrar ortaya çıkan endişeleri ölçerken ABD hisse senetlerinin Perşembe günü daha yüksek açıldığı görülüyor.

    Dow %0,23, S&P 500 %0,49 ve Nasdaq 100 %0,81 yükseldi.

    Reuters tahminlerine göre ABD ekonomisinde büyümenin, önceki üç aylık dönemdeki %2,6’dan ilk çeyrekte yıllık %2’ye yavaşladığı tahmin ediliyor. Ekonomistler, stoklar ve ihracattaki göreceli zayıflığın, dünyanın en büyük ekonomisinde tüketimdeki artışla dengeleneceğini öngörüyor.

    Fed’in son dönemde agresif bir şekilde gerçekleştirdiği faiz artırımlarının da geniş çaplı faaliyetler üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Fed, yükselen enflasyonu düşürmek amacıyla, borçlanma maliyetlerini benzeri görülmemiş bir hızla artırdı.

    Önümüzdeki hafta Fed‘in, faizleri 25 baz puan daha artıracağı ve bunun da federal fon hedefini %5 ila %5,25 aralığına getireceği tahmin ediliyor. Ancak yetkililer, geçen ay finansal hizmetler sektöründe yaşanan çalkantının etkilerini incelemek üzere kendilerine zaman tanımak için sıkılaştırma döngüsüne ara vermeyi düşünüyor olabilir.

    Bölgesel kredi kuruluşu First Republic’in hisselerindeki keskin düşüş, bankacılık sektöründeki çalkantının henüz tamamen ortadan kalkmadığına ve sadece hafiflediğine dair yeni endişeler yarattı. Mart ayında müşterilerin 100 milyar dolarlık varlık çektiğini bildiren First Republic Bank hisseleri, Çarşamba günü %29,75 oranında düşerek bu hafta boyunca yaşadığı düşüşlere yenisini ekledi.

    2. Meta reklam satışlarını artırdı

    Facebook’un ana şirketi Meta Platforms, neredeyse bir yıldır ilk kez reklam satışlarında büyümeye geri döndü ve CEO Mark Zuckerberg, şirketin TikTok benzeri özelliği Reels’ın sağlam performansına güveniyor.

    Reklam gelirleri Ocak-Mart döneminde %4,1 artarak 28,10 milyar dolara yükseldi ve Bloomberg’in 26,76 milyar dolarlık konsensüs tahminlerini aştı. Meta’nın ikinci çeyreğindeki toplam geliri de yıllık %2,6 artışla 28,65 milyar dolara yükselerek beklentilerin üzerinde geldi.

    Analistlerle yaptığı bir görüşmede Zuckerberg, Reels’ın, genel uygulama etkileşimini artırmaya yardımcı olduğunu söyledi ve şirketin kısa video pazarında pay kazandığına inandığını ekledi.

    İkinci çeyrek gelir tahminini de 29,5 milyar ila 32 milyar dolar arasında açıklayan Meta’nın hisseleri, Çarşamba günü mesai sonrası işlemlerde %11’den fazla değer kazandı.

    Meta’da reklamcılıkta görülen ilk toparlanma işaretleri, Zuckerberg’in metaverse projesini geliştirmek için firmanın yaptığı yoğun harcamalara ilişkin bazı yatırımcıların endişelerini gidermeye yardımcı olabilir. Reklamcılıktaki yavaşlama ve yapay zekaya yapılan büyük yatırım, Meta’ya pahalıya mal oldu ve özellikle on binlerce kişinin işten çıkarılmasıyla giderlerini büyük ölçüde azaltmasına yol açtı.

    Zuckerberg daha önce kemer sıkma politikasını, “verimlilik yılı” olarak adlandırdığı sürecin gerekli bir parçası olarak savunmuştu. Ancak Çarşamba günü analistlere verdiği mesaj, gözle görülür biçimde daha iyimserdi:

    “Geçen yıl bu işe başladığımızda işimiz istediğim kadar iyi gitmiyordu. Ancak şimdi bu işi giderek daha güçlü bir konumdan yapıyoruz.”

    3. Teknoloji sektöründe bilanço geçit töreni devam ediyor

    Amazon ilk çeyrek sonuçlarını, Perşembe günü ABD işlemlerinin kapanışından sonra açıklayacak ve ABD teknoloji sektörünün en büyük isimlerinden bazılarının bilançolarını paylaştığı kazanç haftasını tamamlayacak.

    Yatırımcılar, özellikle, e-ticaret devinin önemli bulut bilişim bölümünde son dönemde yaşanan satış büyümesindeki gerilemenin ne kadar derin olduğunu görmek isteyecek.

    Amazon Web Services ya da AWS, geçmişte grubun toplam işletme kârının aslan payını oluşturuyordu. Ancak yaklaşan ekonomik gerilemeye ilişkin endişeler nedeniyle potansiyel müşterilerin teknoloji harcamalarını dizginlemesi yüzünden bu birimin gelir büyümesi, bu yılın başlarında %27’ye düştü. Bu, Amazon’un, bulut bölümünün sonuçlarını şirketin genelinden ayırmaya başlamasından bu yana en düşük seviye.

    Çarşamba günü Amazon, 9.000 çalışanı etkileyeceği tahmin edilen kapsamlı bir işten çıkarma turunun bir parçası olarak hem AWS’de hem de insan kaynakları bölümünde işten çıkarma planladığını da açıkladı. Analistler, azalan giderlerin 2023’ün ikinci yarısında marjları iyileştirmeye yardımcı olmasını bekliyor.

    Meta’nın yanı sıra {{252|Microsoft} ve Google’ın ana şirketi Alphabet de bu hafta raporlarını açıkladı ve her iki kazanç grubu da bulut harcamalarında ve reklam satışlarında direncin devam ettiğine işaret etti.

    4. ABD Meclisi borç tavanı tasarısını kabul etti

    Çarşamba günü ABD Temsilciler Meclisi, yaklaşan temerrüt tehlikesi nedeniyle ülkenin borç tavanını 1,5 trilyon dolar artıracak bir tasarıyı onayladı.

    ABD Kongresinin Cumhuriyetçilerin kontrolündeki alt kanadı, Demokratların hiç destek vermediği 217’ye 215’lik ufak farklı bir oylamayla, Biden yönetimi tarafından desteklenen hükümet harcama planlarında kesintiler içeren ve bazı öğrenci kredi borçlarının silinmesini öngören bir tasarıyı kabul etti.

    Milletvekilleri şimdi federal hükümetin temerrüde düşmemesi için Haziran ayı gibi tahmin edilen bir son tarihle karşı karşıya. Ancak Biden ve Kongredeki Demokrat liderler Cumhuriyetçileri, kritik politika alanlarında taviz koparmak için konuyu kullanmakla suçlarken borç tavanı etrafındaki siyaset, son derece karmaşık olmaya devam ediyor.

    Tasarının geçmesini sağlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, Biden’ın “oturup müzakere etmesi gerektiğini” söyledi. Biden ise McCarthy ile görüşmekten mutlu olduğunu ancak borç limitinin uzatılıp uzatılmayacağı konusunda görüşmeyeceğini söyledi.

    Konu nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, 31,4 trilyon dolarlık borçlanma limiti görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD hükümetinin borç yükümlülüklerini yerine getiremeyebileceğine dair korkular artıyor.

    Birçok yatırımcı, Hazine Bakanlığının temerrüdü önlemek için bu yılın başlarında uygulamaya koyduğu olağanüstü önlemlerin sona ereceği, “X tarihi” olarak adlandırılan uğursuz tarihten önce vadesi gelen kısa vadeli devlet borçlarını almak için yarışıyor. Bu arada yaz ortasında vadesi dolacak borçlardan kaçınılıyor ve bu da kısa vadeli tahvil piyasasında büyük çarpıklıklara neden oluyor.

    5. Ham petrol stokları düştü ancak petrol talebiyle ilgili endişeler devam ediyor

    Perşembe günü petrol fiyatları, kısmen ABD ham petrol stoklarındaki haftalık düşüşün beklenenden çok daha büyük olması nedeniyle yükseldi.

    Çarşamba günü açıklanan Enerji Bilgilendirme İdaresi verilerine göre ABD ham petrol stokları, bir önceki hafta 4,6 milyon varil azalmasının ardından geçen hafta yaklaşık 5,1 milyon varil düşüş yaşadı. Verinin 1,5 milyon varillik bir düşüş göstermesi bekleniyordu.

    WTI %0,19 artışla varil başına 74,44 dolardan işlem görürken Brent %0,30 artışla 77,95 dolara yükseldi.

    Ancak ekonomik büyümedeki olası bir yavaşlamanın, gelecekteki petrol talebini nasıl etkileyeceğine dair endişeler devam ettiğinden her iki gösterge de bu hafta neredeyse %4 kayıpla bir ayın en düşük seviyesine yakın seyrediyor.

    Petrol fiyatları, OPEC+’nın bu ayın başında sürpriz bir üretim kesintisine gitmesiyle elde ettiği kazançları büyük ölçüde kaybetti.

    6. TCMB faiz kararı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın 4. Para Politikası Toplantısında %8,5 olan politika faizini beklenildiği üzere sabit tuttu.

    Merkez Bankası Eylül 2021’de para politikasında değişikliğe giderek büyüme ve istihdamı desteklemek için faiz indirimine başladı.

    O tarihten itibaren başlayan indirimlerle ve 2023 Şubat ayında ülkede yaşanan deprem felaketinin sanayi ve istihdam başta olmak üzere büyüme üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için de faiz nihayetinde %8,5’e kadar düşürüldü.

  • Petrol fiyatları, düşük talep ve resesyon etkisiyle bir ayın en düşük seviyesine indi

    Petrol fiyatları, düşük talep ve resesyon etkisiyle bir ayın en düşük seviyesine indi

    Investing.com – Petrol fiyatları küresel resesyon endişelerinin etkisiyle bir ayın en düşük seviyesine geriledi.

    Piyasalarda resesyon korkusu

    Yüksek enflasyon ve faiz politikasının etkisiyle ekonomilerde bu yıl yavaşlama beklentisi vardı. Ancak yavaşlamanın yumuşak geçeceği fikrini Mart ayında patlak veren bankacılık krizi bozdu. ABD ve Avrupa bankalarında yaşanan likidite sorunu ekonomik hasarın yüksek olabileceği endişesine neden oldu.

    Mart ayındaki gelişmelerin etkisiyle 86 dolardan 70 dolara kadar gerileyen Brent petrol, OPEC+‘nın kararıyla yükseldi.

    Petrol ihraç eden ülkeler, ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlamanın petrol talebini azaltması olasılığını göz önüne alarak arzda kesintiye gitti. Sürpriz kararın ardından fiyat 87,50 dolara çıktı.

    Son günlerde hem dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin ekonomisine dair beklentilerin zayıflaması hem ABD verilerindeki yavaşlama hem de bankalara dair endişeleri artıran First Republic Bank FRC bilançosunun ardından Brent petrol dün 77,61 dolara inerek hem arz sonrası kazançlarını sildi hem de son bir ayın en düşük seviyesini gördü. Ham petrol ise 74 dolara indi.

    Rusya’dan açıklama geldi

    Petrolde söz sahibi olan ülkelerden Rusya, üyelerin petrol üretiminde daha fazla kesinti ihtiyacı görmediklerini açıkladı. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksander Novak, hâlihazırda devam eden günlük 500 bin varillik kesintinin yıl sonuna kadar süreceğini belirtti.

    Bugün Brent 77,80 ham petrol ise 74,30 dolardan işlem görüyor.

    Yazar: Deniz Engin

  • Emtia ve para piyasalarında son durum

    Emtia ve para piyasalarında son durum

    BRENT: Brent’te satış baskısı etkisini göstermeye devam ediyor. Dün günü %3,47 oranında değer kaybı ile 77,77 seviyesinden tamamladı.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 22 ve 50 günlük gibi ortalamaların dün itibarıyla altına inilmiş olmasını olumsuz buluyoruz ancak bazı göstergelerin aşırı satım seviyelerine gelmiş olması, gün içinde tepki atakları görmemizi sağlayabilir.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 80,30 artık ilk direnç olarak izlenebilir.

    İlk destek olarak 77,70 seviyesini verebiliriz.

    ONS ALTIN: Ons altında (XAU/USD) yatay bantta hareket devam ediyor. Dün günü %0,36 değer kaybı ile 1.989,87 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerinin genelinin pozitif seyriyle birlikte bugünden itibaren 22 günlük ortalamasının üzerine çıkılmış olmasını olumlu yorumluyoruz.

    Gün içinde yaşanabilecek tepki hareketlerinde ilk direnç olarak 2.009 dolar seviyesini verebiliriz. 2.030 ve 2.070 seviyeleri ara dirençler olarak izlenebilir. Beklentimizin aksine yaşanacak kâr realizasyonlarında ilk destek bandı olarak 1.959-1.949 seviyelerini verebiliriz.

    GRAM ALTIN: Gram altında yatay bantta hareket sürüyor. Dün günü %0,41 oranında değer kaybı ile 1.242,25 seviyesinden tamamladı.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 22 günlük ortalamasının üzerindeki fiyat hareketini ve teknik göstergelerindeki genel pozitif seyri olumlu buluyoruz.

    Gün içi tepki hareketlerinde ilk direnç olarak 1.257 seviyesi izlenebilir. 1.257 direncinin aşılması, yukarı yönlü harekete ivme kazandırabilir. Üst dirençler olarak 1.280 ve 1.310 seviyeleri verilebilir.

    İlk destek olarak 1.234 seviyesini verebiliriz.

    GÜMÜŞ: Yatay hareketine devam eden gümüş (XAG/USD), dün günü %0,58 oranında değer kaybı ile 24,84 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerine baktığımızda 22 günlük ortalamasının üzerinde seyretmesini ve teknik göstergelerinin pozitif görünümünü olumlu yorumluyoruz.

    Kısa vade açısından önemli bulduğumuz 24,64 desteği üzerindeki kapanışı olumlu bularak ilk direnç olarak 26,20 seviyesini verebiliriz. Üst dirençler olarak 26,94 ve 28,00 seviyeleri hedeflenebilir.

    EURO/DOLAR: Parite Cuma gününü, %0,59 oranında değer kazanımı ile 1,1042 seviyesinden tamamladı.

    Teknik göstergelerinin pozitif seyriyle birlikte 22 ve 50 günlük gibi kısa ve orta vade açısından önemli bulduğumuz ortalamalarının üzerindeki fiyat hareketini olumlu yorumluyoruz.

    Dün ilk direnç olarak takip ettiğimiz 1,1030 seviyesinin aşılmasıyla birlikte artık bunu ilk destek olarak izliyoruz. Üst dirençler olarak 1,1185 ve 1,1496 seviyelerini verebiliriz.

    DOLAR ENDEKSİ: Dolar endeksinde (DXY) dün gün %0,41 oranında değer kaybı ile 101,40 seviyesinden kapandı.

    Teknik göstergelerinde karışık seyir devam ediyor. 101,50 desteğinin kırılması sonrasında artık ilk destek olarak 100,80 seviyesini izleyeceğiz. Geri çekilmenin devamı durumunda alt destekler olarak 99,50 ve 98,90 seviyelerini verebiliriz.

    Öncesinde destek olarak takip ettiğimiz 101,50 seviyesi kısa vade açısından ilk direnç olarak izlenebilir.

    Kaynak: A1 Capital

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Dövizde açılan makas KKM’yi de vuruyor

    Dövizde açılan makas KKM’yi de vuruyor

    Bankalar arası piyasa ve Merkez Bankası döviz kuru fiyatları ile serbest piyasa ve bankalardan satış fiyatları arasında açılan makas, son dönemin en popüler tasarruf aracı kur korumalı mevduatta da yatırımcının zarar etmesine neden oluyor.

    3 ay önce 10 bin dolarlık KKM hesabı yapan tasarruf sahibi, dün vade sonu eline geçen TL ile serbest piyasadan 9533 dolar, bankadan ise ortalama 9468 dolar alabildi.

    Son dönemde dövize artan talebe karşılık bankalar arası piyasa ile banka ve serbest piyasa döviz satış fiyatları makası 1 lirayı aştı. Yüzde 5-6 seviyesinde oluşan bu fark, son haftalarda rekor üstüne rekor kıran kur korumalı mevduatı tercih eden mevduat sahiplerini de olumsuz etkiliyor. KKM mevduatlarının vadesi dolduğunda TL ödemeleri, Merkez Bankasının vade sonu gün için ilan ettiği döviz kuru fiyatından gerçekleşiyor. Tasarruf sahibi vade sonunda aldığı TL ile serbest piyasa ve bankalardan döviz alımı yapmaya kalktığında ise aynı miktar dövizi alması mümkün değil.

    3 ay önce 10 bin dolar karşılığı KKM hesabı açan bir tasarruf sahibi, dün itibariyle KKM’den Merkez Bankasının ilan ettiği kur ile 194 bin 300 lira kazanıyor. Ancak serbest piyasada dolar/TL 20,38’den işlem görüyor. Yani 3 ay sonra 10 bin dolar yerine mevduat sahibi sadece 9.533 dolar alabiliyor. 3 aylık zararı 467 dolar oluyor.

    Kur korumalı mevduat hesabı için bankalar, Merkez Bankasının ilan ettiği döviz kuru üzerinden işlem yapıyor. 3, 6 ve 12 ay vadelerde kur korumalı mevduat hesapları açılabiliyor. Ve dövizdeki fiyat değişimlerine göre bankaların faiz oranı düşük kalırsa Merkez Bankası veya Hazine farkı kapatıyor. Aslında işin özü KKM’ye girdiğiniz gün elinizdeki döviz miktarı veya TL’nizin o gün alabildiği döviz miktarını, vade sonunda size banka geri ödemeyi taahhüt ediyor. 10 bin dolar veya 10 bin doların o günkü TL karşılığını KKM hesabına yatırdığınızda vade sonunda size banka yine 10 bin doların TL karşılığını ödüyor.

    Bankadan almaya kalksa 9.386 dolar alabilecek

    Bankaların döviz kurunda hem alım satım hem de bankalar arası piyasaya göre daha yüksek fiyat uygulaması sonrasında serbest piyasada da döviz fiyatları yükseldi.

    Son haftalarda ise serbest piyasa ve bankalar ile Merkez Bankası ve bankalar arası piyasa arasındaki döviz fiyatları makası ise çok daha fazla açıldı. Bankalar arası piyasada dün dolar/TL 19,42 seviyelerinden işlem görürken Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve KKM’de baz alınan dolar/TL seviyesi 19,43 oldu.

    Serbest piyasada dolar/TL 20,38 seviyesinde olurken bankalarda ise dolar 20,47 ila 20,70 lira arasında işlem gördü.

    Dün itibarıyla 3, 6 ve 12 aylık KKM vadesi biten bir mevduat sahibi ise tüm bu kur enflasyonu arasında zarar etti. 3 ay önce 10 bin dolar ile KKM hesabı açan mevduat sahibi, dün 194.300 lira aldı. Bu parasını yeniden serbest piyasa veya bankalarda dolar alarak değerlendirmek istediğinde, serbest piyasadan 9.533 dolar, en yüksek kur fiyatı veren bankadan aldığında ise 9.386 dolar alabildi. En düşük dolar kurunu veren bankadan ise alabildiği 9.491 dolar olarak hesaplandı. Yani vade boyunca 10 bin doları erimiş oldu.

    Hesaplama yapıldığında serbest piyasada 3 ayda yüzde 7,38 getiri elde edecekken 10 bin dolarının TL karşılığı, Merkez Bankası kuruyla yüzde 3,30 kazandırdı. Yine 6 ayda serbest piyasada yüzde 9,45 kazanacakken Merkez Bankası kuruyla, TL karşılığı olarak yüzde 4,57; 12 ayda ise yüzde 37,61 kazanacakken yüzde 31,64 ile yetinmek zorunda kaldı KKM yatırımcıları.

    Kur korumalı mevduat hesaplarının büyüklüğü, 14 Nisan haftası itibarıyla 1,9 trilyon liraya ulaştı. Bugün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 21 Nisan haftası itibarıyla yeni veriyi açıklayacak. Her ne kadar bayram tatili nedeniyle kısa bir hafta olsa da KKM hesaplarındaki yükselişin sürmesi bekleniyor.

    Serbest piyasada dolardaki yükseliş %8,10

    Döviz kurlarında artış son haftalarda hızlanarak devam ediyor.

    Yılbaşından bu yana bankalar arası piyasada dolar, TL’ye karşı yüzde 3,83 yükselirken serbest piyasada yüzde 8,10 artış gösterdi. Yine Euro, bankalar arası piyasada yüzde 7,06 yükselirken serbest piyasada yüzde 11,41 yükseliş sağladı.

    Sadece döviz kurları değil gram altının fiziki ve sertifika satışlarında da farklı fiyatlar var.

    Gram altın, bankalar arası piyasada yıl sonuna göre yüzde 13,72 artarken serbest piyasada gram altının satış fiyatı, yüzde 22,34 yükseliş gösterdi. Tüm bunlara karşılık Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ise yılbaşından bu yana yatırımcısına yüzde 12,25 kaybettirdi. Dün de endeks yüzde 2’nin üzerinde kayıp yaşadı.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Tütün üreticisi üretime geri dönüyor

    Tütün üreticisi üretime geri dönüyor

    İZMİR (İGFA) – Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden tütünde 2021 yılında 35 TL olan kilogram fiyatı, 2022 yılında 70 TL’ye yükseldi. Tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış Ege Bölgesi’nde 26 bin olan üretici sayısının 30 bine yükselmesine zemin hazırladı.

    2022 yılında Ege Bölgesi’nde 26 bin üretici, 37 milyon kilo tütün üretimi yapmışken, 2023 yılı için tütün ihracatçısı firmalar, 30 bin üreticiyle sözleşme yaptı. Üretici sayısındaki artışın rekolteye de olumlu yansıması ve Ege Bölgesi’ndeki tütün üretiminin 45 milyon kiloya yükselmesi bekleniyor.

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artışın tütün üreticisinin yüzünü güldürdüğünü, üreticilerin daha fazla tütün üretme arzusunda olduğunu aktardı. Umur, “Ege Bölgesi’nde 2022 yılında 26 bin olan tütün üreticisi sayısının da 2023 yılında 30 binin üzerine çıkacak. İhracatçı firmalarımız tütün üreticileriyle yaptıkları sözleşmeleri henüz Tarım ve Orman Bakanlığı’na teslim etmediler. Önümüzdeki günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı’na kontratlar iletilecek. Ege Bölgesi’nde 30 binin üzerinde üreticiyle 50-55 milyon kilo aralığında bir sözleşme yapıldığını öngörüyoruz. Bu sözleşmelerde genelde yüzde 10-15 fire olur. 45-50 bin tonluk bir üretim olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    TÜTÜN SEKTÖRÜNÜN 2023 İHRACAT HEDEFİ 900 MİLYON DOLAR

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin 2022 yılı olağan mali genel kurul toplantısında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Umur, Türk tütün sektörü olarak 2022 yılında ihracatımızı yüzde 6’lık artışla 782 milyon dolardan 828,9 milyon dolara çıkardıkları bilgisini verdi. Umur sözlerini şöyle sürdürdü; “2023 yılında girdi maliyetlerimizdeki artış nedeniyle tütün ihracat fiyatlarının dolar bazında yüzde 20-25 aralığında artmasını bekliyoruz. 2021 yılına göre rekoltemizdeki düşüşe rağmen ortalama ihraç fiyatlarındaki artış sayesinde 2023 yılında ihracatımızın yüzde 6 civarında artışını korumasını ve 900 milyon dolara çıkacağını öngörüyoruz. 2023 yılındaki üretim artışının 2024 yılındaki ihracatımıza olumlu yansıması olacak.”

    Türkiye’nin tütün ihracatında tütün ürünlerinin 576 milyon dolarlık pay aldığını, buna karşın yaprak tütün ihracatının 252 milyon dolar olduğunu vurgulayan Umur, Tütün mamulleri ihracatında ilk üç ülkenin 110,8 milyon dolarla Irak, 35 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 30 milyon dolarla Gürcistan olduğunu kaydetti. Yaprak tütün ihracatının zirvesinde 62 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri yer alırken, Türkiye, İran’a 41 milyon dolarlık, Belçika’ya 37 milyon dolarlık yaprak tütün ihracatı gerçekleştirdi.

  • TCMB bugün faiz kararını açıklayacak: Piyasalar ne bekliyor?

    TCMB bugün faiz kararını açıklayacak: Piyasalar ne bekliyor?

    Investing.com – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bugün yılın dördüncü Para Politikası Kurulu toplantısını gerçekleştirecek ve saat 14.00’te faiz kararını açıklayacak.

    Beklentiler ne yönde?

    Mart toplantısında %8,5 olan politika faizini sabit tutan Merkez Bankası, deprem sonrası toparlanmanın desteklenmesi için bu yönde karar aldığını belirtti.

    Mart toplantı metninde depremin yarattığı maddi hasarın atlatılması için finansal koşulların sağlanması ve sanayi üretimi ile istihdam sektörünün desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Merkez Bankası, “Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilecektir.” notunu tekrarladı.

    Bankanın Mart toplantısındaki açıklamaları ve son açıklanan verilerin etkisiyle bugünkü toplantıda faizi sabit bırakması bekleniyor.

    Sanayi üretimi ve istihdamda son durum

    Büyümenin ana göstergelerinden olan sanayi üretimi deprem etkisiyle Şubat ayında aylık %6 oranında ve yıllık bazda da %8,2 oranında düşerek pandemi sonrası en kötü dönemi geçirdi.

    Şubat’ta istihdam piyasasında da düşüş oldu. İstihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 361 bin kişi azalırken istihdam oranı da 0,6 puan düşüş yaşadı. Bu dönemde işsizlik oranı %10’a yükseldi ve işsiz sayısı 65 bin kişi artarak 3 milyon 514 bin kişi oldu. İlk veriler depremin ekonomi üzerindeki etkisinin oldukça belirgin olduğunu gösteriyor.

    Karar, piyasaya nasıl etki edebilir?

    Eylül 2021 itibarıyla para politikasında değişikliğe giden Merkez Bankasının faiz indirimleri ilk süreçte kur ve borsa üzerinde etkili olurken son dönemlerde fiyatlamada etkisi de azaldı. Beklenti yönünde bir kararın döviz kuru ve borsada önemli bir hareketlilik yaratmayacağı düşünülüyor.

    Döviz ve borsada görünüm nasıl?

    Küresel piyasalarda ilk çeyrek bilançoları izlenirken yurt içinde de bankalar ve büyük şirketlerin bilançoları takip ediliyor. Fakat BİST 100 bu hafta küresel satış dalgasından en çok etkilenen endeksler arasında yer alıyor.

    ABD’de Mart ayında yaşanan bankalar krizinde rol olan First Republic Bank’ın zayıf bilançosu ve mevduat kaybı hissede rekor düşüşe neden oldu. Yeniden gündeme gelen resesyon endişeleri küresel endekslerde kayıp yarattı.

    Yurt içinde seçime yaklaşılması ve işlem hacminin zayıf olmasıyla baskı altına giren endeks, bu hafta 5.000 puan üzerinde tutunamadı ve dün 4.750 puan ile ayın en düşük seviyesine geriledi. Bugün de bu seviyenin hemen üzerinde işlem gören endekste görünüm negatif.

    Dolar/TL kurunda gün içi işlem aralıkları dar olsa da fiyat rekor yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Bankalar arası fiyat 19,43 olurken serbest piyasada işlemler 20,30 TL üzerinde görülüyor.

    Yazar: Necdet Erginsoy