Blog

  • Sağlık çalışanlarının ek zam ve ikramiye beklentisi

    Sağlık çalışanlarının ek zam ve ikramiye beklentisi

    KOCAELİ (İGFA) – Türk Sağlık Sen Kocaeli Şubesi Başkanı Ömer Çeker, Kocaeli Derince Eğitim Araştırma Hastanesi, Kocaeli Devlet hastanesi ve Darıca Farabi Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan çalışanları ziyaret etti.

    Başkan Çeker’e Şube Başkan Yardımcısı Osman Ayas, Ozan Yüzüak, Serap Koçhisar, Kadın Kolları Başkanı Sultan Soylu, Derince İlçe Temsilcisi Aysun Demet, Temsilci Coşkun Acar, Süheyla Yılmaz, Yeşim Sesli, Esra Özcan, Kocaeli Devlet Hastanesi Baş Temsilcisi Cemal Dinç, Temsilci Hülya Karaca, Darıca Farabi Eğitim Araştırma Hastanesi Baş Temsilcisi Turan Taşdemir, Temsilci Zehra Yıldırım, Sevim Ercan Denizhan, kadın kolları başkan yardımcısı Meryem Ökde ile birlikte çalışanların sorunlarını dinledi. Çeker ziyaret sonrası açıklamalarda bulundu.

    ENFLASYONA TESLİM EDİLDİ

    Başkan Çeker yapmış olduğu açıklamada, “Sağlık Çalışanları yoğun iş yükü altında az personel ile vatandaşımıza kaliteli kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti vermek için fedakârca çalışmaktadırlar. Yapmış oldukları hizmetin karşılığı olan ekonomik değer Kamu işverenince çalışanlara ödenmediği gibi İki yılda bir yapılan toplu sözleşme dönemlerindekamu işvereni karşısında çalışanların hakları sarı sendika Malum Sen tarafından yeterli derecedekorunmamıştır. Malum Sen’in yüzdelik zamlara attığı imza ile çalışanlar enflasyona teslim edilmiştir. Türkiye’e yaşanan yüksek enflasyon karşısında çalışanların maaşlarının enflasyon karşısında eriyerek mağdur olmasına ses çıkarmayan veya çıkaramayan sarı sendika 2023 yılının ilk yarı yılı için yüzde 8’lik maaş zammı ve yüzde 17’lik 6 aylık enflasyon farkı ile birlikte yüzde 125 zammı ayakta alkışlayan sarı sendikayı halkımızda memur ve memur emeklileri unutmadı. Unutmayacakta. Kamu İşvereni kamu çalışanlarına ve emeklilere altı aylık dilimler halinde 15 Temmuz ve 15 Ocak maaş zamları ile birlikte yılda iki kez ödemiş olduğu enflasyon farklarını aylık ödemelidir” diye konuştu.

    EK ZAM ve İKRAMİYE

    Çalışanların maaşlarına yapılan yüzdelik zamlarla çalışanlar enflasyonun hızına yetişmeleri mümkün olmadığını ifade eden Çeker, “Sağlık çalışanlarının almış oldukları maaşlar nerde ise asgari ücretle eşitlenecek düzeye gelmiştir. Çalışanlar almış oldukları maaşlar ile geçinemediklerini, sürekli olarak borçlandıklarını maaşlarının artan fiyat artışları karşısında eridiğinden ay sonunu getiremediklerini ve her ay borçlandıklarını, ekonomik olarak zor durumda olduklarını bu nedenle maaşlarına ek zam talep etmektedirler. Kamu işvereni ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler, yüksek enflasyon ve artan gıda fiyatları karşısında çalışanların hem insani hem de haklı taleplerini görmezden gelmemeli, sağlık çalışanlarına ek zam artık kaçınılmaz olmuştur. Kamu işvereni yaklaşan bayram öncesi çalışanlara Ek Zam verilmeli, emekli vatandaşlara verilen bayram ikramiyesi gibi kamu çalışanlarına bayram ikramiyesi verilmelidir.” dedi.

  • Ayakkabı ihracatı ilk kez 100 milyon doları aştı

    Ayakkabı ihracatı ilk kez 100 milyon doları aştı

    İZMİR (İGFA) – Pandemi döneminde insanların evinden çıkamadığı dönemde dünyanın ilk sanal ayakkabı fuarı Shoodex Fuarı’nı iki kez düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2022 yılında ihracatını yüzde 12,39’luk artışla 170 milyon dolardan 190 milyon dolara taşıdı.

    EDDMİB’in ihracatı 2023 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 9’luk artışla 53 milyon dolardan 58 milyon dolara ilerledi. Yıllık ihracatta 200 milyon dolara koşan Egeli dericiler, 2026 yılı için 300 milyon dolar ihracat hedefi belirledi.

    TARİHİNDE İLK KEZ 100 MİLYON DOLAR BARAJINI AŞTI

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, birliğin ihracatını domine eden ayakkabı sektörünün ihracatını yüzde 29’luk artışla 87 milyon dolardan 112,7 milyon dolara çıkardığını ve tarihinde ilk kez 100 milyon dolar barajını aştığını söyledi. Deri sektörünün diğer alt sektörleri hakkında da bilgi veren Zandar, “Saraciye sektörümüzün ihracatını yüzde 23’lük artışla 21 milyon dolardan 26 milyon dolara çıktı. Deri konfeksiyon ihracatımız yüzde 3’lük düşüşle 28 milyon dolar olurken, deri postlar ihracatımız 25 milyon dolar olarak gerçekleşti” diye konuştu.

    ZİRVEDE ALMANYA, HOLLANDA VE İNGİLTERE VAR

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülkenin 26,6 milyon dolarlık tutarla Almanya olduğunu aktaran Başkan Zandar, Hollanda’da ihracatın 2020 yılında 8,6 milyon dolar iken, 2021 yılında 14,7 milyon dolara, 2022 yılında da 18,3 milyon dolara çıktığını kaydetti.

    Hollanda’ya ihracatın son iki yılda yüzde 112’lik artış kaydettiğini ve en çok ihracat yapılan ikinci ülke konumuna geldiğini belirten Zandar, “Son iki yılda ihracatımızda yüzde 102’lik yükseliş hızı yakaladığımız İngiltere’ye ihracatımız 7,5 milyon dolardan 15,2 milyon dolara çıktı ve üçüncü büyük pazarımız oldu. Bu ülkeleri; 14,2 milyon dolarla ABD, 12,8 milyon dolarla Fransa, 12,4 milyon dolarla İtalya, 9,5 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 9,2 milyon dolarla Romanya, 8,3 milyon dolarla İspanya ve 6,3 milyon dolarla Polonya izledi” diye konuştu.

  • Kudüs Platformu hain saldırılara sessiz kalmadı (ÖZEL HABER)

    Kudüs Platformu hain saldırılara sessiz kalmadı (ÖZEL HABER)

    FERHAT YILDIRIM

    İSTANBUL (İGFA) – Kudüs bilinci aynı zamanda bir ümmet ve vahdet bilinci olduğunu vurgulayan Kudüs Platformu Üyeleri, Fatih Saraçhane Parkında basın açıklamasında bulundu.

    Basın açıklamasını platform adına okuyan Mehmet Şahin, Kudüs’ün coğrafi değil, iman meselesi olduğunun altını çizerek, “Kudüs’ Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i aksa’ya ev sahipliği yapan kutlu şehir, Mescid-i aksa ise Rabbimizin ayeti ile sabit üç büyük mescitten biridir. Aziz peygamberimizin miraç hadisesinin gerçekleştiği mübarek yerdir. Kudüs şairin ifadesiyle “Gökyüzünde inşa edilip yeryüzüne indirilen şehir”dir.” dedi.

    Kudüs’ün Müslümanların olduğu kadar tüm insanların ortak kültürü, hatırası ve müktesabatı olduğunu belirten Şahin, “Kudüs bugün Siyonist zalim rejimin işgali altında, Ümmetin bir araya gelerek kurtarılacağı günü beklemektedir. 1979 yılından bu yana ramazan ayının son cuması Dünya Kudüs Günü olarak Müslümanlar tarafından ihya edilmekte ve Kudüs bilincimiz tazelenmektedir. Bir Mübarek Ramazan ayı içinde yine bir Kudüs Günü’nü idrak ve ihya ediyoruz. Kudüs coğrafi değil İmani bir meseledir. İmanın çelikleşen iradesini, azim ve cesaretini, sadakat ve teslimiyetini en güzel bir şekilde ortaya koymaktadır. Nitekim yenilmez sanılan Siyonist düşmanın tarihin en büyük yenilgilerini almasına, büyük İsrail rüyalarının dağılıp parçalanmasına yol açan bu bilinç olmuştur. İmanın, iradenin, cesaretin ve adanmışlığın gücü olmuştur.” dedi.

    Şahin sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Kudüs bilinci aynı zamanda bir Ümmet ve vahdet bilincidir. İslam Ümmeti’nin merkezi bir dava etrafında bir araya gelip, Siyonizme karşı İslami direniş cephesi oluşturması, güçlerini, gönüllerini birleştirip okyanuslar gibi dalgalanması bu bilincin tecessüm eden halidir. Böylelikle İslam Ümmetinin kendi arasında vahdet ve dayanışmasının mihveri ve menzilinin Kudüs olduğu hakikati her seferinde kendini göstermiştir.

    Sorumluluğunun bilincinde olan dünya Müslümanları kendi arasında kavim, ırk, mezhep, hizip ayrılığı gözetmeksizin, Kudüs davasında, Kudüs yolunda ve Kudüs cephesinde güçlü bir birlik sergilemiş ve neticesinde tarihin azamet ve şeref dolu zaferlerini kazanmıştır.

    Bunun içindir ki, İslam Ümmetinin azgın ve sinsi düşmanları, İslam’a ve Müslümanlara karşı sürdürdükleri şeytanca savaşlarında hedeflerini gerçekleştirebilmek için Müslümanları bu bilinçten uzaklaştırmaya, bunun için de Müslümanları dünyevi hesaplar ve arzularla birlikte, etnik ve mezhebi ihtilaf girdabına sürüklemeye çalışıyorlar. Bizler de dünyevileştikçe değerlerimizden kopuyor, etnik ve mezhebi ihtilaflara düştükçe de azılı düşmanlarımızla savaşacağımız yerde kendi kardeşlerimizle uğraşırken gücümüzü ve irademizi kaybediyoruz.

    Bundan dolayı bu mübarek Ramazan-ı Şerif’in son Cuma’sı olan Dünya Kudüs Günü’nde bu bilincimizi daha da derinleştirerek ve daha da güçlendirerek, Ümmetimizin birliği, dirliği ve esenliğine önem vermemiz, Rabbimizin tanımladığı üzere, Ümmet-i Vahide olarak evrensel bir İslam kalesini ihya ve tahkim etmemiz gerekiyor. Kudüs bilinci bu sorumluluğun ve bu hedefin temel taşı durumundadır.

    Kudüs bilinci bize düşmanlarımızı da tanıtarak, onların planları ve hesapları karşısında duyarlı ve dirençli olmamızı sağlamaktadır.

    Bugün bu düşmanların başında büyük şeytan diye tanımladığımız Amerika ve Filistin işgalcisi Siyonist İsrail gelmektedir. Bu düşmanlar hem küresel ve hem bölgesel olarak karşımızda durduğu gibi, sinsi bir düşman olarak da içimizde dolaşmaktadırlar. Amerika’nın İslam toplumlarına yönelik şeytanca kumpaslarına, proje ve komplolarına, Siyonizmin tüm yıkım ve fesat planlarına karşı duyarlı, dirençli ve etkin olmamız da Kudüs’ten geçmektedir. Kudüs bu noktada her bir Müslüman için bir mizan ve bir pusuladır.

    Bu seneki Kudüs Günü’nde Filistin direnişimizin yeni bir altın sayfası olan Batı Şeria direnişimizi bütün kalbimizle selamlıyor, böylesi destansı bir direnişi yükselten tüm kahramanlarımızı ve Kudüs yolunda kurban olan bütün şehitlerimizi saygı ve şükranla anıyoruz. Siyonist işgal rejiminin temellerini sarsan ve dünyasını alt edecek bir irade ve cesareti ortaya koyan Filistinli kardeşlerimiz, en ağır şartlar altında da olsa direnişin nasıl volkanlaşabileceğini en güzel bir şekilde ortaya koydular.

    Batı Şeria’daki İslami direniş, en büyük imkânın iman olduğunu destansı bir şekilde ispat etti ve Batı Şeria’yı baştan başa Arslanlar Yurdu haline getirdi. İnanıyoruz ki Batı Şeria cephesi bütün Mücahitleriyle birlikte nice büyük zaferlerin teminatı durumundadır ve bu cephe genelde bütün dünya Müslümanlarına özelde de Filistin yurduna şan, şeref ve azamet katacaktır.

    Siyonist düşmanın Müslümanlara saldırı noktasında ne kadar küstah ve İslam’a karşı ne kadar kindar olduğunu Mescid-i Aksa’ya yönelik o vahşi ve barbar saldırılarında bir kez daha gördük ve derinden yaralandık. Öyle sahnelere şahit olduk ki, sinelerimizde bundan daha ağır bir acı olamaz ve yüreklerimizde bundan daha büyük bir yara açılamazdı. Bu Siyonist azgınlık işledikleri bu alçakça cürümlerle bütün İslam Ümmet’ine iki hususu bir kez daha hatırlattı. Bunlardan biri vahdet ümmetin bir arada olması, diğeri ise mukavemet düşmana karşı direniş cephesi açılmasıdır. İnanıyoruz ki bu azgınlıklar Siyonistlerin son çırpınışlarıdır ve yok olup gitmeleri çok yakındır.

    Bu Kudüs gününde Rabbimize söz veriyoruz ki, Siyonistlerin hiçbir saldırısını, hiçbir cinayet ve katliamını, hiç bir küstahlık ve zorbalığını unutmayacak ve affetmeyeceğiz. Denizden nehire bütün Filistin, Kuds-i Şerif ve Mescidu’l Aksa Siyonist işgalden kurtuluncaya kadar da direniş ve cihad yolunda canımızla kanımızla Kudüs cephesiyle omuz omuza olacağız. Zira Kudüs Cephesi bugün bir Bedir ve Hayber cephesidir. Bu cephe Ümmet ve kardeşlik cephesidir. Bu cephe özgürlerin onur cephesidir.

    Bizler Türkiyeli Müslümanlar olarak, Amerikan firavunluğu ve Siyonist rejim azgınlığına karşı, Ümmet olma sorumluluğumuzla, tarihimizden ve ecdadımızdan aldığımız mirasla özgür Kudüs’e ulaşıncaya kadar Kudüs davasını canlı tutma azim ve irademizi her zaman ortaya koyma durumundayız. Bunun içindir ki Kudüs Günü’nü bugüne kadar yaşattık ve sürdürdük. Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın sahipsiz olmadığını ve hiçbir zaman da sahipsiz kalmayacağını haykırma noktasında bir araya geldik.

    Dost ve düşman iyi bilsin ki Kudüs bizim kalbimizdir! Kudüs’ü savunma yolunda hiçbir mücadeleden uzak kalmayacak, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacak ve hiçbir bedel ödemekten korkmayacağız. Göğüslerimizi her zaman Kudüs için siper yapacak, gerekirse damarlarımızdaki kan ile Kudüs’ümüzü savunmaktan geri durmayacağız. İnanıyoruz ki zafer bizimdir ve Kudüs İslam Ümmetine geri dönecektir…

    Son olarak ülkemizin seçim arifesine girdiği şu günlerde ülkemizi yöneten siyasi iradeye bu barbar, terörist ve katil Siyonist rejimin tüm elçilik ve konsolosluklarını derhal kapatmasını, her türlü ilişkileri kesmesini ve Filistin direnişine kendi tarihine yakışır bir şekilde her türlü maddi, siyasi ve askeri desteğin verilmesini hatırlatıyor, hiçbir ayrım yapmaksızın tüm siyasi partilerimizin hükümetin bu yönde atacağı adımlara herhangi bir ön şart koymadan destek vermesini talep ve arzu ediyoruz. Unutmayalım ki Kudüs’ü korumak kendimizi korumak, Kudüs’ü savunmak ise kendimizi savunmaktır.

    Ramazan ayı, Kadir gecesi ve Kur’an-ı Kerim’in nüzulüyle nasıl bir Kur’an baharı ise. İnanıyoruz ki bu Ramazan ayı da aynı şekilde fetih ve zaferleriyle bir Kudüs baharı olacaktır.

    Bu inanç ve iştiyakla Kudüs Günü’nüzü kutluyor, mücadele, direniş ve şehadetleriyle yolumuzu aydınlatan tüm Kudüs şehitlerimizi ve her zaman iftiharımız olan Mavi Marmara şehitlerimizi selamlıyor, onların kutlu hatıratı ve mirasını yaşatacağımıza dair ahdimizi tazeliyoruz.

    Tez zamanda bir Kudüs baharında buluşmak üzere gözlerimiz hep Kudüs’te olsun, kalplerimiz hep Kudüs’le çarpsın ve Kudüs meşalesi ilelebet yansın. Allaha emanet olunuz.”

  • Japon belediye Hatay’a birikimini aktaracak

    Japon belediye Hatay’a birikimini aktaracak

    HATAY (İGFA) – 6 Şubat depremlerinin en çok yıkıma uğrattığı Hatay’da yeniden yapılanma çalışmalarını sürdüren Hatay Büyükşehir Belediyesi, imar ve afet sonrası kriz yönetimi konularında dünyanın önde gelen kurumları ve üniversiteleri ile işbirliği yapmaya devam ediyor.

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’ın, Kobe Belediyesi Yapı Denetim ve İmar İşleri Daire Başkanı YukioTanaka, Kobe Belediyesi Kriz Yönetim Merkezi Müdürü MasayoshiNose, Mukogawa Üniversitesi’nden Prof. Tosu Shigeki, Prof. YanagisawaKazuhiko ve Prof. TagawaHiroyuki ile yaptığı görüşmede bu üniversite ile partner üniversite olan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Murat Dündar ve BAU ULMER-HLO Müdürü İhsan Alpargın da yer aldı.

    Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş, heyetin ilgisine teşekkür etti.

    Kobe ile Hatay’daki depremin benzerliğine dkkati çeken Başkan Savaş, “Geçmiş kaderimiz onlarla bir. Onlar 1995 depreminden ders aldılar ve sonrasında yapılanmayı ona göre yaptılar. Bizim de bu depremden ders alıp sonraki süreç için bilim ve doğa gerçeklerini sentezleyerek Hatay’ı yapılandırmamız lazım. Tecrübelerini paylaşmak için Hatay’a geldikleri için çok teşekkür ediyorum. Bizim yeniden yapılanmayı yürüten teknik ekibimizle yapacakları toplantılarda bizi tecrübeleriyle yönlendirirlerse mutlu oluruz” dedi.

    Hatay coğrafyasının handikaplarını bertaraf etmek için 4 şeyin gerekli olduğunu belirten Başkan Savaş, “Bu 4 şeyden birincisi coğrafyanın gerçeklerini bilmek, plan ve proje yapmak, bu plan ve projeye topluma anlatıp kaynak yaratmak ve sonuncu olarak da plan ve projeyi pratiğe döküp eyleme geçmek” açıklamasını yaptı.

    Görüşmede Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Murat Dündar, “Biz üniversite olarak nasıl katkı sunabiliriz hem de partner üniversitemiz olan Mukogawa Üniversitesi ile karşılıklı çalışmalarımızı buraya nasıl faydalı hale getirebiliriz onun için buradayız” dedi.

    2011 yılındaki Van depreminde de Türkiye’ye gelen Japon heyet de, hem belediye hem de bilim insanları olarak her türlü desteğe hazır olduklarını belirterek, Japonya’da depreme karşı alınan önlemlerle ilgili bilgi verdi. Başkan Savaş’ı ve belediyeden bir heyeti Kobe’ye davet eden Japon heyet, bilgi paylaşımı ve iş birliğinden büyük mutluluk duyacaklarını söyledi.
    Heyet üyeleri ayrıca Kobe Belediye Başkanı’nın geçmiş olsun mektubunu Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’a takdim etti.

  • Kriptolar rekor tazeledi

    Kriptolar rekor tazeledi

    İSTANBUL (İGFA) Ethereum’da Shangay (Shapella) güncellemesi ardından yükseliş göstererek son 11 ayın zirvesi olan 2.128$ seviyesi test edildi. Bitcoin ise Ethereum’u takip ederek son 10 ayın zirvesi olan 31.000$ seviyesini test etti. 2023 rekorlarını sürekli tazeleyen kripto piyasasından bu sabah saatlerinde yükselişlerine devam eden majör kriptolarla birlikte altcoinlerde de %5 civarında artışlar mevcut. Kripto piyasasının toplam değeri 2 günde %5 civarında artış göstermesiyle birlikte bu sabah saatlerinde 1.25 trilyon dolar seviyelerinin üzerinde hareketlilik gösterdi.

    Dün ABD’den gelen ÜFE verisi sürpriz bir şekilde beklentilerin oldukça altında gelmesiyle Nisan 2020’den bu yana en sert düşüş gerçekleşti. Ayrıca işsizlik haklarından yararlanma başvuruları verisi dört haftalık ortalamaya yakın seyretse de piyasalarda FED’in faiz artışlarının sonuna yaklaşmış olabileceği beklentisiyle risk iştahı arttı. Veriler sonrası dolar endeksi yaklaşık son bir yılın en düşük seviyelerine gerilerken, altının ons fiyatı bir yılın zirvesini görürken, kripto para piyasasındaki artışların önderliğinde ABD hisse senedi piyasaları da pozitif kapanışlar yaptı.

  • Teknopark İstanbul’dan finans teknolojileri için kuluçka merkezi

    Teknopark İstanbul’dan finans teknolojileri için kuluçka merkezi

    İSTANBUL (İGFA) – Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçmesinde önemli bir rol oynayacak Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi için, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’nin oyun, dijital sanat, simülasyon, artırılmış gerçeklik, VR ve mobil uygulama tematik alanlarına sahip ilk uydu kuluçka merkezi Cube Beyoğlu’nu kısa süre önce faaliyete alan Teknopark İstanbul, böylece ikinci uydu kuluçka merkezini açmış olacak.

    13 Nisan Perşembe günü Cube Incubation’da gerçekleşen imza töreni, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç, Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Torlak’ın katılımıyla gerçekleşti. Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli bir boşluğu dolduracak olan Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi’nin, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ortaklığında yakın zamanda hizmete girmesi planlanıyor.

    Girişimciler için birçok imkân yer alacak

    Teknopark İstanbul ve kuluçka merkezi Cube Incubation’un girişimcilik ekosistemindeki tecrübesinin yanı sıra, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’ne ev sahipliği yapan Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı’na dair önemli çalışmaları olan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin desteğiyle hayata geçecek Cube Ümraniye, özellikle finansal teknolojiler alanında girişimcilik ekosistemine yenilik getirecek. Cube Ümraniye’de, girişimci ve girişimci adaylarına yönelik modern çalışma alanları, eğitim ve etkinlikler, mentorluk, akademik ve teknik danışmanlık, teknik ve girişim analizleri, yatırımcı ve firma görüşmeleri, veri tabanlarına erişim, önemli finans alanında çalışan partner firma görüşmeleri, TTO destekleri ile teknopark vergi avantajı gibi birçok imkân yer alacak.

    Topçu: Finansal teknolojiler ekosistemine yeni bir soluk getirecek

    Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, “Cube Ümraniye, Cube Incubation’un tecrübesi ve güçlü akademik ve finans kurumlarının desteği sayesinde finansal teknolojiler alanına yeni bir soluk getirecek. Yüksek teknoloji odaklı yenilikçilik faaliyetlerinin cazibe merkezi olma hedefimiz doğrultusunda hayata geçecek bu yeni uydu kuluçka merkezimizin hazırlıklarını hızla tamamlayarak en kısa sürede açmayı planlıyoruz” dedi.

    Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçmesinde önemli bir rol oynayacak Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi için, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’nin oyun, dijital sanat, simülasyon, artırılmış gerçeklik, VR ve mobil uygulama tematik alanlarına sahip ilk uydu kuluçka merkezi Cube Beyoğlu’nu kısa süre önce faaliyete alan Teknopark İstanbul, böylece ikinci uydu kuluçka merkezini açmış olacak.

    13 Nisan Perşembe günü Cube Incubation’da gerçekleşen imza töreni, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç, Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Torlak’ın katılımıyla gerçekleşti. Finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli bir boşluğu dolduracak olan Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi’nin, Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi ortaklığında yakın zamanda hizmete girmesi planlanıyor.

    Girişimciler için birçok imkân yer alacak

    Teknopark İstanbul ve kuluçka merkezi Cube Incubation’un girişimcilik ekosistemindeki tecrübesinin yanı sıra, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’ne ev sahipliği yapan Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı’na dair önemli çalışmaları olan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin desteğiyle hayata geçecek Cube Ümraniye, özellikle finansal teknolojiler alanında girişimcilik ekosistemine yenilik getirecek. Cube Ümraniye’de, girişimci ve girişimci adaylarına yönelik modern çalışma alanları, eğitim ve etkinlikler, mentorluk, akademik ve teknik danışmanlık, teknik ve girişim analizleri, yatırımcı ve firma görüşmeleri, veri tabanlarına erişim, önemli finans alanında çalışan partner firma görüşmeleri, TTO destekleri ile teknopark vergi avantajı gibi birçok imkân yer alacak.

    Topçu: Finansal teknolojiler ekosistemine yeni bir soluk getirecek

    Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, “Cube Ümraniye, Cube Incubation’un tecrübesi ve güçlü akademik ve finans kurumlarının desteği sayesinde finansal teknolojiler alanına yeni bir soluk getirecek. Yüksek teknoloji odaklı yenilikçilik faaliyetlerinin cazibe merkezi olma hedefimiz doğrultusunda hayata geçecek bu yeni uydu kuluçka merkezimizin hazırlıklarını hızla tamamlayarak en kısa sürede açmayı planlıyoruz” dedi.

  • Su ürünleri çıtasını yükseltti

    Su ürünleri çıtasını yükseltti

    İZMİR (İGFA) – Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ESÜHİB) Başkanı Bedri Girit, 2000’li yılların başından itibaren ihracatın yıldız sektörlerinden biri olduklarını, 22 yıldır her yıl ihracatlarını artırarak 2022 yılı sonunda 4 milyar 66 milyon dolara ulaştıklarını, 2023 yılı için ortaya koydukları 3,5 milyar dolarlık ihracat hedefini bir yıl öncesinden 566 milyon dolar geçmeyi başardıklarını, 2026 yılı için 5 milyar dolar ihracat hedeflediklerini aktardı.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan ESÜHİB 2022 yılı mali genel kurul toplantısında konuşan Girit, “4 milyar 66 milyon dolar ihracatımıza su ürünleri sektörü 1 milyar 637 milyon dolarlık ihracatla en büyük katkıyı sağladı. Su ürünleri sektörünü 1 milyar 492 milyon dolarlık ihracatla kanatlı eti ve yumurta sektörü takip etti. Kanatlı eti 1 milyar 95 milyon dolar ihracat yaparken, yumurta ihracatımız 397 milyon dolar; süt ve süt ürünleri sektörümüz ise; 505 milyon dolar ihracat performansı gösterdi. Bal sektörü Türkiye’ye 45 milyon dolar kazandırırken, diğer ürünlerin ihracatından 383 milyon dolar döviz elde edildi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği olarak da 1,6 milyar dolar ihracatla sektörümüzün toplam ihracatından yüzde 39 pay aldık ve en çok ihracat yapan birlik olmayı sürdürdük” şeklinde konuştu.

    Ege’nin 2026 hedefi 2 milyar dolar

    Dünya mutfaklarının 3 öğün protein ihtiyacını gidermek için çalıştıklarının altını çizen Başkan Girit, “2026 yılı için sektörümüz Türkiye geneli ihracat hedefi 5 milyar dolar iken, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz olarak bu hedefe 2 milyar dolar katkı sağlamak istiyoruz. Bu amaçla sektörlerimizi tanıtmak için su ürünleri, kanatlı etleri ve bal sektöründe tanıtım filmlerimizi tamamladık. Yurtdışı fuar, ticaret heyetleri, sektörel toplantılar vb.) gösterimini sağlıyoruz. Süt ve süt ürünleri sektöründe de tanıtım filmi için çalışmalara başladık. Yurtdışına Türk balıklarını tanıtmak için sosyal medyada yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Uzakdoğu ve ABD pazarlarında TURQUALITY projeleri sürdürüyoruz. Uluslararası ve ulusal sektörel kuruluşlarda ülkemizi temsil ediyoruz. Önümüzdeki 3 yılda da yoğun bir şekilde fuar, ticaret heyeti, alım heyeti, URGE projelerine devam edeceğiz.”

  • Karadeniz gazında sona gelindi

    Karadeniz gazında sona gelindi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Nasip olursa 20 Nisan arife, doğalgazımızı çıkarıyoruz” müjdesiyle Türkiye çifte bayramı kutlamaya hazırlanıyor. Türkiye’nin yerli ve milli doğalgazı haftaya perşembe günü Türkiye Yüzyılı’na atıfla saat 20.23’te Filyos Doğalgaz İşleme Tesisi’nde düzenlenecek törenle karaya çıkarılacak. Mayıs ayı başı itibarıyla hanelere ulaşmaya başlayacak doğalgaz ile ilgili müjdeler ise törende Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulacak. Başkan Erdoğan, dün Cuma namazı çıkışında “Nasip olursa 20 Nisan Arefe, doğalgazımızı çıkarıyoruz. Şu anda bütün hesaplamalar buna göre, ondan sonra da bunun elimizdeki mevcut doğalgazla entegre edip adımlarımızı atmış olacağız” diyerek çalışmalarda gelinen son aşamayı değerlendirdi.

    SİSTEME VERİLECEK

    Tören öncesi gazın karaya ulaşacağı Filyos Doğalgaz İşleme Tesisi’nde gazetecilerle bir araya gelen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Yönetim Kurulu Başkanı Melih Han Bilgin ise, “Teknik testler safha safha devam ediyor. 8 binden fazla iş kalemi tek tek test edildi. Eksikler ve arızalar giderildi. Karaya ham gaz getirildikten sonra içindeki yabancı bileşenlerden ayrılıp devreye alınması ile ilişkili artık kalibrasyon ve nihai test işlemleri devam edecek. Sonra da gazı devreye bağlamış olacağız. Mayıs başında sisteme verilecek” dedi.

    YÜZDE 40’A KADAR ÇIKACAK

    Karadeniz gazının birinci ve ikinci fazda toplam tüketimin yüzde kaçını karşıladığı sorusuna ise Bilgin, şu yanıtı verdi: “İkinci faz ile beraber Türkiye ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayacak. Geçen yılın ithalatı 100 milyar dolar. Yüzde 40 dediğimizde 40 milyar dolardan bahsediyoruz. Cebimizden çıkmayıp cebimize girecek… Çarpan etkisi ile bakıldığında bu çok daha farklı bir değerlendirmeye sokulabilir. Birinci fazda yüzde 15 ile başlayıp artarak yüzde 40’a kadar çıkacak.”

    BİR YILDA KENDİSİNİ AMORTİ EDECEK

    Söz konusu projenin maliyetini kuruş bazında hesapladıklarını söyleyen Bilgin, “Maliyet bazlı operasyon yürütüyoruz. Mega yatırımların geri dönüş süreleri bir seneden azdır. Tam kapasiteye geçilmeden bir yıl içinde kendini ödeyecek. Yaklaşık bir yılda kendisini amorti edecek” diye konuştu.

  • Bakkal Amca’nın rekabet isyanı

    Bakkal Amca’nın rekabet isyanı

    Batuhan ALKAN / HERKES DUYSUN (BURSA İGFA)
    Piyasa şartlarının, piyasa koşullarının ve rekabetin ciddi anlamda küçük esnafı hırpaladığını vurgulayan Esnaf Odası Başkanı Muhammed Nuri Örs, “Özellikle üç harfli olarak nitelendirdiğimiz firmalarla rekabet etmekte zorlanıyoruz. Siyasal otoriteler, kendi elleriyle büyütmüş oldukları canavarı şimdi kontrol altına alamıyorlar. Enflasyona baktığımızda, 5 tane markanın tüm piyasa koşullarını özellikle gıda sektöründe ve temizlik sektöründeki piyasa koşullarını ortak karar alarak belirlediğini görüyoruz. Dolayısıyla bu şartlarda küçük sermayesi olan küçük şirketler veya aile ticarethaneleri sermayeleri küçük olduğu için alım güçleri daha düşük olduğundan rekabet etmekte zorlanıyorlar. Tüm mesele, rekabet veya piyasa koşullarının vergi sistemi, SSK sistemi ve BAĞKUR sisteminin ciddi anlamda küçük esnafa yük getirmesi.” ifadelerini kullandı.

    “CAN DAMARIMIZ KOPUYOR”

    Devletin küçük esnafa yönelik bazı teşviklerinden de bahseden örs, “KOSGEB’in girişimcilik destekleri var yeni açılan iş yerleri için. Bunun yanında da ben teşekkür ediyorum, mevcut iktidar bu konuda gerçekten başarılı işler yapıyor. Sadece bakkallara değil tüm esnafa düşük oranlı ciddi krediler veriliyor. Bu noktada avantaj sağlanıyor.” dedi.

    Kredilerin rekabet için yeterli olmadığını ve daha kalıcı çözümlerin bulunması gerektiğinin altını çizen Örs, “Temel önceliğimiz Avrupa’daki gibi perakende yasası çıkarılması. Biz onlarla rekabet etmesini biliriz, yani ne demek bu? İhtiyaçtan fazla olan noktaların açılmaması. Bir mahallede bir firmanın sadece bir tabelasının olması. İsteyenin istediği yere dükkan açmaması, bunlar önemli şeyler. Bizim için kalıcı çözümler de bunlar. Bunlar olmadığında can damarımız koparılmışken parmağımıza batan dikeni çıkarmakla uğraşıyoruz. Dolayısıyla, önemli olan bizim can damarımızı kurtarmamız, can damarımız kopuyor.” ifadelerini kullandı.

    Bakkallarla zincir marketler arasındaki rekabeti, sumo güreşçisiyle 50 kiloluk zayıf bir güreşçinin karşı karşıya gelmesi şeklinde yorumlayan Bursa Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Muhammed Nuri Örs, bu noktadaki adaletsizliğin giderilmesini talep etti ve bir örnekle de perakende yasasını açıkladı;

    “Bu konuda eczaneleri düşünebilirsiniz. İsteyen istediği yerde eczane açamıyor. Bursa’da bin tane eczaneye ihtiyaç varsa bin bir tane açılmıyor. Zafer Mahallesi’nde 2 tane eczaneye ihtiyaç varsa fazlası açılmıyor. Biz bakkalların da berberlerinde kahvelerin de kafeteryaların, lokantaların da; hepsinin bu şekilde olmasını istiyoruz. Esnafın tek kurtuluş yolu budur.” ifadelerini kullandı.

    “TÜM DÜNYA BİZİ ÖRNEK ALMIŞ”

    Örs, bu sistemin tarihte Osmanlı ve Selçuklu devletlerinde de kullanıldığının altını çizdi ve şöyle konuştu;

    “Benim atam, dedem Osmanlı-Selçuklu’ya baktığımızda bu sistemi inşa ettiklerini ve kullandıklarını görüyoruz. Tüm dünya bunu örnek almış ama biz öz evlatları bunu uygulamıyoruz. Elin gavuru bunu uygulamış. Ahilik teşkilatına bakın mesela, tam olarak bu sistem. Sırf kuruluş amacı budur zaten. Bugün baktığımızda yan yana, dip dipe bakkal olur mu, market olur mu? Hatta bir tane örnek vereyim: Görükle Göçmen Konutlarında iki katlı bir bina var, iki katlı binanın bir tarafına üç harfli marketlerden biri, diğer tarafında da diğeri. Bir tanesinin kapısı kuzeye açılıyor, diğerinin kapısı güneye. Böyle saçma sapan bir ticaret olur mu?

    Avrupa’da bahsetmiş olduğumuz zincir marketlerden bir mahallede sadece bir tane açılmasına izin veriliyor, ikinciye müsaade edilmiyor.

    Dönemin Gümrük ve Ticaret bakanıyla görüştüğümde bana şöyle dedi: ‘Ya başkan ayak keseri gibi kendine mi yontacaksın, yoksa hızar keseri gibi bir sana, bir bana mı?’

    Dedim ki ‘Sayın bakanım hızar gibi bir sana, bir bana.’

    Ben sadece büyük marketlere bu düzenleme gelsin istemiyorum, bakkallara da gelsin. 3600 tane üyem var. Benim 3600 tane değil de 1500 tane üyem olsun ama 1500 üyem aslanlar gibi parasını kazansın. ‘Yarın acaba ciro yapabilecek miyim? 3400 TL Bağ-Kur primi mi ödeyebilecek miyim?’ diye düşünmesin. Siz eğer benim kazancımı garantilerseniz, benim kayıt dışımı da ortadan kaldırmış olursunuz”

  • Yurt içinde bu hafta açıklanan önemli veriler nasıl geldi?

    Yurt içinde bu hafta açıklanan önemli veriler nasıl geldi?

    Investing.com – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bugün yaptığı açıklamaya göre 50 bin 500 kişi depremde hayatını kaybetti. Felaketin insani boyutu tartışmasız çok büyük olurken maddi hasarı da verilerde kendini göstermeye başladı.

    Bu hafta yurt içinde açıklanan veriler, deprem felaketinin yaşandığı Şubat ayına aitti. Şirketlerin vergi beyannamelerine göre hazırlanan sanayi üretimi verisi, deprem bölgesinde ertelendiği için hesaplama alternatif kaynaklar üzerinden yapıldı.

    Sanayi üretiminde pandemi sonrası en sert düşüş yaşandı

    Şubat ayında aylık %6 düşüş gösteren sanayi üretimi yıllık bazda ise %8,2 gerileyerek pandemi sonrası en kötü performansı gösterdi. En çok düşüş %18,2 ile madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe görüldü.

    Perakende satışlarda da aynı dönemde yine deprem etkisiyle aylık %6,5 oranında düşüş görüldü

    İşsizlik oranı tekrar çift haneye çıktı

    Afet bölgesinde deprem nedeniyle iş gücü anketi yapılamadı. TÜİK, bu bölgedeki değerlemenin ankette %7,8’lik paya sahip oluğunu belirtti.

    Şubat ayında işsiz sayısında 65 bin kişi artış gerçekleşti ve işsiz sayısı 3 milyon 514 bin kişiye yükselirken işsizlik oranı da %0,2 puan artarak %10’a çıktı.

    Geniş işsizliği gösteren atıl iş gücü %23,4’e yükseldi.

    Cari açık 10 yılın zirvesinde

    Merkez Bankası verilerine göre cari denge, Şubat’ta 8,78 milyar dolar açık verdi. 12 aylık cari açık 55,5 milyar dolara çıkarak son 10 yılın en yükseğine ulaştı.

    Yapılan revizyonla Ocak ayı cari açığı 10 milyar dolar olarak kaydedildi, böylelikle aylık bazda tarihi yüksek açık verilmiş oldu.

    Borsada yatırımcı sayısı rekor kırdı

    Merkezi Kayıt Kuruluşunun verilerine göre 13 Nisan itibarıyla bakiyeli yatırımcı sayısı 4 milyon 530 bine çıktı. Sene başından itibaren borsaya 740 binin üzerinde giriş yapıldı. Halka arzların etkili olduğu borsa girişlerinde yatırımcı bakiyeleri ise düşük kaldı. Borsanın toplam büyüklüğü de 5,78 trilyon TL oldu. Bu rakam Aralık 2022’de 6,20 trilyon TL idi.

    Kaynak: INVESTING