Blog

  • Kızılay’ın 3 günlük kan stoku kaldı! Çağrı üstüne çağrı yapılıyor

    Kızılay’ın 3 günlük kan stoku kaldı! Çağrı üstüne çağrı yapılıyor

    Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın, “İhtiyaçlarımızın artması, deprem bölgelerinde kanın alınamaması, ramazanda her yıl yaşadığımız düşüklük nedeniyle ulusal kan stoklarımız asgari stok seviyesinin altına indi. Bu bizim için kırmızı alarm seviyesidir” açıklamasıyla başlayan Kızılay’a kan bağışı çağrılarına bir yenisi daha eklendi.

    Türk Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, kurumun sosyal medyada yapmış olduğu, “Ulusal kan stoklarımız asgari seviyenin altına düşmüştür” çağrısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “RAMAZAN AYINDA İNSANLAR KAN VERMEKTEN KAÇINIYOR”

    Dr. Kerman, Türkiye’nin minimum kritik stokunun 52 bin ünite olduğunu söyleyerek, “Her yıl ramazan ayında rutin olarak ve ayrıca temmuz, ağustos aylarında bizim kan stokumuz özellikle düşmeye başlıyor. Bunun çeşitli nedenleri var. Özellikle iklim koşulları gibi. Ama ramazan ayında özellikle insanların orucum bozulur diye korkmalarından kaynaklanan sebeplerle veya güçsüz kalırım, hastalanırım gibi endişelerle doğal olarak bir kaçınmaları söz konusu. Bu ramazanda da yine böyle oldu” dedi.

    “DEPREMDE POTANSİYEL KAN BAĞIŞÇILARIMIZA KAYBETTİK”

    Ayrıca 6 Şubat’ta Türkiye’de Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yaşandığına dikkat çeken Dr. Kerman, “Yüzyılın afeti’ diye tabir ediliyor malumunuz. Çok büyük yıkım gerçekleşti birçok ilimizde ve biz potansiyel kan bağışçılarımıza kaybettik. Aynı zamanda bölgede yaşayan personelimiz de depremzede konumuna geldiler. Onları da büyük oranda görev yapamaz hale geldikleri için kullanamıyoruz. Dolayısıyla bütün mart ayı boyunca, şubat ayı boyunca biz bölgemizden kan son derece düşük düzeyde almaya başladık. Diğer bölgelerimizin yapmış olduğu takviyeyle bölge hastaneleri kan ihtiyaçlarını düzenli bir şekilde almaya başladılar. Fakat bahsettiğim diğer sebep, ramazan ayı devreye girdiğinde ise diğer bölgelerimizin katkısı da azalmaya başladı” diye konuştu.

    Dr. Saim Kerman

    “GÜNLÜK BİNDEN FAZLA KAN BAĞIŞI KAYBIMIZ VAR”

    Türk Kızılay’ın 18 bölgeden aylık bazda 300 bin ünite kan bağışı aldığını belirten Dr. Kerman, “Her bölgemizin yaklaşık 1500 ünitelik kan kaybını yaşadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Adana, çok büyük bir bölge, burada kayıp daha fazla. Malatya daha küçük bir bölge. Antep çok büyük bir bölge ve nihayet Diyarbakır oldukça büyük önemli bir nüfusa sahip. Bu bölgedeki yaşayan çalışanlarımızın da devreden çıkmasıyla günlük binden fazla kaybımız olmaya başladı. Bu kaybı diğer bölgelerden telafi etmekten başka şansımız yok. Kan suni olarak üretilemiyor, yegane kaynağı insan. Bu nedenle diğer bölgedeki vatandaşlarımızın tıpkı deprem günlerinde olduğu gibi hassasiyetli davranmalarını rica ediyoruz. Deprem zamanı yaklaşık 5 günde 99 bin ünite stoka ulaştık. Depremden önce elimizde yaklaşık 60 bin ünite kan vardı. Yani; 5 günde çok yüksek bir seviyeye geldik. Sadece ilk gün 40 bin ünite kan geldi. Bizim günlük makine analiz hızımız 20 bin ünite. Dolayısıyla bir günde iki günlük kan almış olduk. Diğer günlerde de 25 bin civarında kan bağışı aldık. Depremin üçüncü günü 25 bin civarında dördüncü günü ise 20 civarında kan geldi” ifadelerini kullandı.

    “3 GÜNLÜK KAN STOKUMUZ VAR”

    Dr. Kerman, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık hizmet planlamasını yaptığını ve Türk Kızılay’ın bir sonraki yıla ne kadar büyümesi gerektiğine dair bazı fikirler verdiğini söyleyerek, “Biz de yaklaşık olarak her yıl yüzde 7 daha fazla rakamı kendimize hedef olarak belirliyoruz. Bu yılın hedef rakamı 3 milyon 40 bin ünite. Rakamı tutturamayacağımızı düşünmeye başladım çünkü büyük bir deprem yaşadık. Çok büyük bir zaman kaybı, 2 aylık bir kesinti oldu. Bundan sonrası tabii yüzüm kara çıkar inşallah. Yani bugün sabaha 20 bin 600 ünite kanla başladık. Yani 3 günlük kan stokumuz var diyebiliriz. Gelenleri saymadan konuşuyorum; 5 bin 500 ünite günlük kan gelişi oluyor aşağı yukarı. Bu sayıyı biz 7 bin 500, 8 binlere kadar bile çıkarsak bir pozitif değere ulaşacağız. Ramazan ayını atlattıktan sonra zaten vatandaşlarımız bahar moduna geçecekler ve yenilenme ihtiyacı hissedilen çok sayıda bağışçımız var. Kendilerini inşallah Kızılay’ın sedyelerinde kan verirken, bizi de kendilerini de mutlu ederken göreceğiz” dedi.

    “KAN ÜCRETİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Dr. Kerman, Türk Kızılay’ın kan satışı yaptığına dair iddialarla ilgili de “Devletimiz 2007 yılında çıkarmış olduğu kanunla beraber kişiye kan satışlarını kaldırmıştır. Artık sosyal güvenlik kurumunun ödeme yapmasından başka bir yöntem söz konusu değil” diye konuştu.

    Bazen kendilerine de hastanelerde Türk Kızılay’a gönderilmek üzere kan karşılığı para talep edildiğine ilişkin ihbarların geldiğini belirten Dr. Kerman, “Bu kanunda da sosyal güvenlik tebliğinde de çok net bir şekilde yasaklanmış bir hükümdür. Kan bileşenlerinden hiçbir şekilde ne ad altında olursa olsun farkı talep edilemez. Bunu biz duyduğumuzda zaman mutlak suretle bakanlığımıza yazılı şikayette bulunuyoruz. Bu da bir çağrımız olsun; eğer herhangi bir hastaneden kendilerine Kızılay’a ulaştırılmak üzere kan parası talebi yapılıyorsa lütfen bunu bir ihbar haline getirsinler” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Değnekçinin baltayı taşa vurduğu an! Para istediği kişi polis çıktı

    Değnekçinin baltayı taşa vurduğu an! Para istediği kişi polis çıktı

    Sivil Trafik ekipleri tarafından yapılan denetimlerde, Maltepe Altıntepe Mahallesi Kasaplar Çarşısı önünde bir kişinin, yol üzerine park eden araç sürücülerinin yanına gelerek park ücreti istediği tespit edildi.

    SUÇÜSTÜ YAKALANDI

    Yol kenarına park etmek istediğini söyleyen sivil trafik ekipleri, kendilerinden ücret isteyen H.Ç.’yi suçüstü yakaladı. Gözaltına alınan H.Ç., ‘Karayolu üzerinde park yerindeki araçlardan park yerini tespite yetkili idarece veya bu idare tarafından işletme izni verilmediği halde park ücreti almak veya almaya teşebbüs etmek’ suçundan Küçükyalı Şehit Mehmet Emin Aydın Polis Merkezi Amirliğine götürüldü.

    İşte o anlara ilişkin kareler;

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • YSK’da kura çekimi! Cumhur ve Millet İttifakı’nın oy pusulasındaki yerleri belli oldu

    YSK’da kura çekimi! Cumhur ve Millet İttifakı’nın oy pusulasındaki yerleri belli oldu

    14 Mayıs seçimlerine haftalar kala gelişmeler dikkatle takip ediliyor. Son olarak Yüksek Seçim Kurulu’nda partilerin oy pusulasındaki yerleri için kura çekimi yapılıyor.

    İTTİFAKLARIN YERLERİ BELLİ OLDU

    YSK Başkanı Ahmet Yener, kura çekimi öncesi, seçime katılacak partileri ve ittifakları açıkladı. Daha sonra kura çekimi başladı. Buna göre Cumhur İttifakı oy pusulasında 8. sırada, Millet İttifakı ise 18. sırada olacak. Emek ve Özgürlük ittifakı 9. sırada, ATA İttifakı 19. sırada bulunacak.

    ADAY LİSTELERİ İÇİN YARIN SON GÜN

    Cumhurbaşkanı seçimi için oy pusulalarının basımına 12 Nisan’da, milletvekili seçiminde kullanılacak oy pusulalarının basımına ise 19 Nisan’da başlanacak. İttifaklar ve siyasi partiler, milletvekili aday listelerine ilişkin çalışmalarını 9 Nisan Pazar gününe kadar tamamlayacak. Hazırlanan milletvekili aday listeleri saat 17.00’ye kadar YSK’ya teslim edilecek.

    Bağımsız milletvekili adaylığı başvurusu için de son gün yine pazar günü olacak. Yüksek Seçim Kurulu aynı gün partilerin aday listelerini incelemeye başlayacak. 19 Nisan’da da Yüksek Seçim Kurulu milletvekili kesin aday listelerini ilan edecek.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Bakan Nebati Togg’la trafiğe çıktı: Anlatılmaz yaşanır

    Bakan Nebati Togg’la trafiğe çıktı: Anlatılmaz yaşanır

    Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın ardından yerli ve milli Togg’u teslim alarak, trafikteki ilk sürüşünü gerçekleştirdi.

    “BÜYÜK BİR HEYECAN VE KEYİFLE SÜRDÜM”

    Nebati, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Anlatılmaz yaşanır! Hepimizin ortak gururu, yerli ve milli Togg otomobilimizi bugün teslim alarak büyük bir heyecan ve keyifle trafikteki ilk sürüşümü gerçekleştirdim. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle yan yana inşa ederken her alanda insanımızın tüm hayallerini birer birer gerçekleştirmeye aralıksız devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    HEM FOTOĞRAF HEM VİDEO PAYLAŞTI

    Bakan Nebati’nin paylaşımında sürüş esnasında çekilen fotoğraflar yer alırken, aracın makam araçlarında kullanılan kırmızı plakalı olması dikkati çekti.

    İşte o anlardan kareler:

  • Hangi bakan nereden aday olacak? Son kulis bilgisine göre Bakan Soylu istediğini aldı

    Hangi bakan nereden aday olacak? Son kulis bilgisine göre Bakan Soylu istediğini aldı

    14 Mayıs cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri öncesi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki üst komisyon AK Parti milletvekili listeleri üzerindeki çalışmalarında sona yaklaştı.

    BÜYÜK REZİVYON KAPIDA

    Listelerde büyük oranda yenilenmeye giden AK Parti’de en az 3 dönem vekillik yapmış 73 isim yer almayacak. Mevcut kabinedeki bakanlar birinci sıradan aday olacaklar.

    HANGİ BAKAN NEREDEN ADAY OLACAK?

    Peki hangi bakan nereden aday olacak? Bu konuda da ince elenip sık dokunuyor. Gelen son kulis bilgisine göre daha önce Samsun’dan aday olacağı konuşulan ve bunu istemediği öne sürülen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul’dan aday olacağı konuşuluyor. İddiaya göre; Bakan Soylu ile birlikte Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş da mega kentten aday olacak.

    İşte son kulis bilgisine göre diğer isimler ve aday olacakları iller;

    • Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Kayseri’den
    • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık Osmaniye’den
    • Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank Bursa’dan
    • Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati Şanlıurfa’dan
    • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Diyarbakır’dan
    • Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Samsun’dan
    • Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer İzmir’den

    GENEL BAŞKANLARA DA KARAR VERİLECEK

    Seçimlere 3 parti AK Parti listelerinden girecek. HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun iste Batman’dan aday gösterilmesi bekleniyor. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ın nereden aday gösterilecekleri ise henüz belli olmadı.

    OĞULLAR DA LİSTEDE

    MHP kurucu lideri Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş Ankara’dan ve TBMM esi Başkanı Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit Arınç Manisa’dan aday olacak. Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in de Ankara’dan listeye girdiği iddia ediliyor.

  • Kamyon, caddede 6 aracı böyle biçti! O anlar anbean kamerada

    Kamyon, caddede 6 aracı böyle biçti! O anlar anbean kamerada

    Saat 09.00 sıralarında Bağcılar Mahmutbey Mahallesi Halkalı Caddesi’nde meydana gelen kazada Ali Balıkçı’nın kullandığı 34 BOE 03 plakalı kamyonda fren arızası meydana geldi. Kamyon sırasıyla hafif ticari araca, otomobile ve minibüse çarptıktan sonra park halinde başka bir kamyona, minibüse ve taksiye çarparak durabildi. Kazada kamyonun ilk çarptığı 34 CKK 510 plakalı hafif ticari aracın şoförü Mehmet Yılmaz yaralandı.

    YOL TAMAMEN KAPANDI

    Kaza sonrası olay yerine polis ve sağlık ekipleriyle itfaiye ekibi sevk edildi. Yaralı Mehmet Yılmaz itfaiye ve sağlık ekipleri tarafından ambulansa alındı. Yaralının durumunun iyi olduğu öğrenildi. Toplam 7 aracın karıştığı kaza nedeniyle Halkalı Caddesi trafiği Basın Ekspres istikametine tamamen kapandı. Polis ekiplerinin kazayla ilgili incelemelerinin ardından kazaya karışan araçlar çekicilerle kaldırıldı. Bir buçuk saat süren çalışmanın ardından yol yeniden trafiğe açıldı.

    KAZA ANI KAMERADA

    Bölgede esnaf olan görgü tanıklarından Kemal Can, ‘Araçların gürültüsü oldu biz de tezgahtaydık hemen fırladık. Seyir halindeki kamyonun freni mi patladı ne oldu bilmiyorum” diye konuştu. Kaza anı caddedeki bir işyerinin güvenlik kamerasına da yansıdı. Görüntülerde kamyonun yavaş akan trafikte önce seyir halindeki araçlara daha sonra da park halindeki araçlara çarptığı görülüyor.

    Olay yerinden kareler;

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Tepkilere rağmen durmuyor! Kim Jong-un’un son gözdesi, ölümcül saldırı yeteneğini geçti

    Tepkilere rağmen durmuyor! Kim Jong-un’un son gözdesi, ölümcül saldırı yeteneğini geçti

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası kamuoyunun tepkilerine rağmen silah programını hız kesmeden sürdüren Kuzey Kore’den bölgede güvenlik endişelerini artıracak bir hamle daha geldi.

    SAVAŞ BAŞLIĞINI HEDEFE ULAŞTIRDI

    Pyonyang yönetimi, insansız sualtı nükleer saldırı aracı Haeil-2’nin 4-7 Nisan arasında başarıyla test edildiğini duyurdu. Salı günü Güney Hamgyong bölgesindeki bir limandan havalanan ve 71 saat 6 dakika boyunca bin kilometrelik mesafe kat eden aracın, deneme amaçlı savaş başlığını cuma günü belirlenen hedefe ulaştırdığı belirtildi.

    Silah sisteminin “Düşmanların askeri eylemlerini kontrol altına alma, tehditleri ortadan kaldırma ve ülkeyi savunmak için gerekli olan askeri potansiyeli güçlendirmeye katkı sağlayacağı” ifade edildi. Ayrıca silah denemesinin, “su altı stratejik silah sisteminin güvenilirliğini ve ölümcül saldırı yeteneğini mükemmel bir şekilde kanıtladığı” vurgulandı.

    HEDEFİ NÜKLEER TSUNAMİİYİ TETİKLEMEK

    Kuzey Kore, Haeil-2’nin ilk testini 21-23 Mart arasında düzenlenen bir askeri tatbikat kapsamında gerçekleştirmişti. Ülke lideri Kim Jong-un’un test sürecini bizzat takip ettiği belirtilmişti. Yeni silah sisteminin amacının “su altı patlaması yoluyla büyük ölçekli bir radyoaktif tsunamiyi tetikleyerek düşmanın donanmasını ve ana limanlarını yok etmek” olduğu açıklanmıştı.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Ukraynalı eski polis, Taksim’de “Savaşı durdurun” diyerek intihar girişiminde bulundu

    Ukraynalı eski polis, Taksim’de “Savaşı durdurun” diyerek intihar girişiminde bulundu

    Bugün saat 06.00 sıralarında Taksim Cumhuriyet Caddesi alt geçidinde bariyerleri aşarak beton bölümün kenarına çıkan Ukraynalı A.A.I., Rusça ve İngilizce olarak ‘ Ukrayna‘da savaşa hayır’ şeklinde sloganlar attı. A.A.I., olayı görerek yanına gelen bir kişinin telefonunu istedi.

    ATLAMAKLA TEHDİT ETTİ

    Esnaftan telefonu alan A.A.I., sosyal medya üzerinden canlı yayın açarak slogan atmaya devam etti. Durumu fark eden polisin olay yerine geldiğini gören A.A.I., müdahale edilmesi halinde alt geçitten 4 metre aşağıdaki yola atlayacağını söyledi. Polis çevrede güvenlik önlemi alırken olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Tünel her iki yönden de trafiğe kapatılırken, itfaiye tedbir amacıyla şişme yatak açtı.

    3 SAAT SONUNDA KURTARDILDI

    Alkollü olduğu iddia edilen A.A.I., Türk vatandaşlardan kendisini videoya çekerek canlı yayınlamalarını istedi. Savaşın durdurulması için Türkiye’den yardım isteyen A.A.I., ‘Avrupa’da savaşa hayır’, ‘ Ukrayna‘da savaşa hayır’, ‘ Ukrayna‘ya ve Rusya’ya yardım edin’ şeklinde sloganlar atmaya devam etti. Ukraynalı eski bir polis olduğu öğrenilen A.A.I, tüm ikna çabalarına rağmen eyleminden vazgeçmeyince Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğundan yardım istendi. Konsolosluktan gelen 2 görevliyle bir süre konuşan A.A.I., intihar girişimine devam edeceğini belirtti. Bunun üzerine itfaiye merdivenine çıkan bir polis ile itfaiye eri, müdahale etmek için hazırlıklara başladı. Merdivenin indirilmesi için itfaiyecilerle konuşurken dikkati dağılan A.A.I., alt geçitteki polis ve konsolosluk görevlilerinin yardımıyla kurtarıldı. Yaklaşık 3 saat boyunca intihar girişiminde bulunan Ukraynalı eylemci ifadesinin alınması için polis merkezine götürüldü.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Patronların ‘arabulucu’ oyunu yargıdan döndü! Anlaşma geçersiz sayılacak

    Patronların ‘arabulucu’ oyunu yargıdan döndü! Anlaşma geçersiz sayılacak

    Son dönemde yaygınlaşan arabuluculuk sistemiyle yıllar sürecek davaların önüne geçiliyor. İşverenlerin bir kısmı, bireysel veya toplu işten çıkarmaları arabulucu yoluyla yapmayı tercih ediyor. Ancak çoğu zaman işçinin arabulucuyu dahi görmeden imzaladığı anlaşma tutanakları veya doğrudan işyerinde gerçekleştirilen arabuluculuk toplantıları ise sürece gölge düşürüyor.

    İŞÇİYE YALNIZCA BİR KISIM ALACAKLARI ÖDENİYOR

    İşçilere, fesih sebebiyle, yalnızca bir kısım alacakları ödenirken, anlaşma tutanakları sonunda tüm işçilik alacaklarına yer verilerek ‘diğer tazminat ve işçilik alacakları bakımından işe iade davası da dahil olmak üzere hak talebinde bulunamayacağı yönünde anlaşmışlardır’ ifadelerine yer veriliyor. Arabuluculuk sürecini başlatmak isteyen uyanık patronlara kötü haber Bölge Adliye Mahkemesi’nden geldi.

    İŞE İADE DAVASI AÇAMAYAN İŞÇİLER DURUMU YARGIYA TAŞIDI

    Aynı işyerinde çalışırken kapı önüne konulan işçiler, patronun ayarladığı arabuluculuk ofisine götürüldü. Tüm işçiler, ofisin bulunduğu binanın farklı katlarında arabulucu tutanağına imza attı. İşe iade davası açamayan bazı işçiler, durumu yargıya taşıdı. Mahkeme, işçilerin itirazını reddetti.

    “USULÜNE UYGUN BİR ARABULUCULUK GÖRÜŞMESİ YAPILMAMIŞ”

    Karar istinafa götürülünce devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi: “Müşahhas uyuşmazlıkta davacının ihtiyari arabulucuya usulüne uygun bir başvurusunun olmadığı, yapıldığı belirtilen görüşmelerde, birçok işçiye aynı şekilde sırayla davalı işverenin bulunduğu plazada aynı blokta farklı bir katta belgelerin imzalatıldığı ortadadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesine aykırı bir şekilde ibra etkisi kazandırılmaya çalışıldığı, tazminat ve alacaklarla ilgili olarak delil oluşturma ve dava açma yasağı oluşturma yönünde çaba içine girildiği anlaşılmaktadır. Bütün bu işlemlerin usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusunun ve görüşmesinin yapılmadığı gibi mevzuat hükümleri çerçevesinde arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.

    “GEÇERLİ ARABULUCULUK FAALİYETİ OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ”

    Bu nedenle, dava tarihi itibariyle taraflar arasında 6325 sayılı kanun hükümleri dikkate alındığında yapılan işlemler geçerli ihtiylari arabuluculuk faaliyeti olarak nitelendirilemez. Mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun, geçerli bir tutanak düzenlenmediği ortadadır. Dava tarihi itibari ile zorunlu arabuluculuk şartının yürürlüğe girdiği de dikkate alınarak davaya konu iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ve işe iade talebi yönünden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken hukuken geçerli bir anlaşmanın varlığı kabul edilerek ‘arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağı’ yönündeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin dosya çerçevesine uygun olmadığı anlaşılmıştır.”

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
  • Bakan Dönmez’den “Doğal gazda indirim olacak mı?” sorusuna yanıt: 20 Nisan’da gündem değişecek

    Bakan Dönmez’den “Doğal gazda indirim olacak mı?” sorusuna yanıt: 20 Nisan’da gündem değişecek

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz gazındaki son durumu CNN Türk ekranlarında katıldığı programda açıkladı.

    “VATANDAŞI MEMNUN EDECEK MÜJDELER PAYLAŞILACAK”

    Karadeniz gazıyla ilgili büyük günün yaklaştığını belirten Dönmez, “20 Nisan’da Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle gazı bu tesise getireceğiz ve bazı kontroller yapacağız. Mayıs ayı itibariyle de ocaklarda kullanılmaya başlanacak. BOTAŞ üzerinden dağıtılacak. Maliyet kontrolleri yapıyoruz. Doğalgazın üretim maliyeti ithala göre daha iyi olacak. Cumhurbaşkanımız 20 Nisan’da vatandaşlarımızın büyük bir kısmını memnun edecek müjdeler paylaşacak. Gündemi değiştiren bir müjde olur. Hem milletimiz hem de devletimiz kazanacak.” dedi.

    “RAKAM VERİRSEK YANILTICI OLUR”

    Dönmez açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Proje bittikten sonra maliyet rakamlarını paylaşacağız. Şuan rakam verirsek yanıltıcı olur. Gazın değeri uluslararası piyasada zaman zaman yükseliyor ve düşüyor. Çünkü birim fiyatla ilgili bir durum var. Gazın değeri yaklaşık olarak 500 milyar dolar üzerinde. Ama bu artabilir. Geçtiğimiz daha yüksek bir değer vardı. Bugün böyle, yarın ne olacağını bilinmez.

    “FARK YARATMAK İÇİN ENERJİ ÜRÜNÜNDEKİ MALİYETİ DÜŞÜRMELİYİZ”

    Bu proje niçin önemli? Biz maalesef dışa bağımlıyız. Biz ülkede tükettiğimiz doğalgazın yüzde 99’unu ithal ediyoruz. Tükettiğimiz petrol ve petrol ürünlerinin de yüzde 99’u ithal. 95 milyar Dolar civarında para harcadık geçen sene enerjiye. İthalatımız 350 milyar dolar civarında gerçekleşti. Bunun yüzde 30’unu enerji oluşturuyor. Sanayide rekabetçiyiz. Daha fark yaratmak için enerji ürünündeki maliyeti düşürmemiz lazım. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak ne varsa yapan’ vizyonu çerçevesinde hareket ettik. TPO şirketler bazında baktığımızda dünyada ilk 5’te filo büyüklüğüyle. Bunun da neticelerini de almaya başladık. Aramak gerekiyor bulmak için.

    “KIYIDAN ÇOK UZAKTAYIZ”

    Pandemide lojistikte bir takım sıkıntılar olmasına rağmen personelimiz fabrikada yatıp kalktı o ürünleri zamanında buraya gönderebilmek için. Bu inşaat pandemi döneminde yapıldı. 51 gemi çalıştı. Bazıları kısa süreli çalıştı. Kıyıdan çok açıktayız. Zor bir proje. Servis gemilerimiz 8-10 saatte gidiliyor. Helikopterler 40 dakika. Neredeyse Karadeniz’in ortasında. Sondajları yaptığımız bölgede su derinliği 2 bin 200 metre. 3 bin metreye yakın da karada ilerliyoruz.

    “710 MİLYAR METREKÜP GAZ KEŞFİ VAR”

    Biz bu işe başladığımızda Fatih Sondaj gemisi Akdeniz’e operasyon için uğurladığımızda gemide çalışanların sayısı bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadardı. Ama bugün 4 tane sondaj gemisinde yüzde 65-70’lik kısmı Türk personelinde oluşuyor. Beyin göçünü tersine çevirdik. 100 civarında mühendis kazandırdık. Ambargolarla karşı karşıya kalmıştık. Bu nedenle yabancı uyruklu bazı kişiler Türk vatandaşı oldu. Buradaki keşfimiz 710 milyar metreküpe ulaştı. 35 yıl süreyle tüm konutların doğalgazını sağlayacak bir keşiften bahsediyoruz. Sanayiye de dahil ettiğimizde 15-20 yıl ihtiyacı karşılayacak bir keşif. Denizlerdeki en büyük keşif olarak literatüre girdi burası.

    “DOĞU AVRUPA ÜLKELERİNDE ÖNEMLİ BİR TİCARET MERKEZİ OLMA FIRSATI YAKALADIK”

    Kendi ihtiyacımız olan elektriği mümkün mertebe yerli kaynaklardan karşılamaya çalışıyoruz. Karşılayamadığımız kısmı da Rusya, Azerbaycan ve İran’dan alıyoruz. Bu gazın Avrupa’ya transferi noktasında da önemli adımlar attık. TANAP hattı Türkiye üzerinde İtalya’ya kadar giden bir hat. İki tane kara terminalimiz var. Sıvı doğalgaz işleme terminali. 3 tane FSRU terminali ekledik. En sonuncusu da Edirne Saros’ta. Gemi geldi ama açamadık hala. Batı tarafındaki gaz güvenliği açısında önemli. Bu terminal üzerinden komşu ülkelere gaz sevkiyatı imkanı da kazanmış olacağız. Türkiye 50-60 milyar metreküp doğalgaz tüketen bir ülke. 100 milyar metreküpe kadar doğalgazı getirip işleyip sisteme verme imkanına sahibiz. 60’ını biz tüketsek, 40’ını da komşu ülkelere satabiliriz. Doğu Avrupa ülkelerinde önemli bir ticaret merkezi olma fırsatı yakalamış olduk. Bunun adımlarını attık. Meclisten geçen kanunu Cumhurbaşkanımız onayladığında yasal düzenlemeler geçmiş olacak. Eski kanunda iç piyasaya yönelik düzenlemeler vardı. Daha kısıtlayıcıydı. Yeni kanunla daha fazla serbesiyet getirmiş olduk. Rekabetçi ortamla fiyat daha da düşer.”