Blog

  • Fahrettin Altun’dan İsmail Saymaz’ın “Erdoğan’ı çok kızdırmış” iddiasına yanıt: Bu dedikodular külliyen yalan

    Fahrettin Altun’dan İsmail Saymaz’ın “Erdoğan’ı çok kızdırmış” iddiasına yanıt: Bu dedikodular külliyen yalan

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gazeteci İsmail Saymaz’ın “Cumhurbaşkanı, bir nedenle Fahrettin Altun‘a çok öfkelenmiş. Hatta iddia o ki, Cumhurbaşkanı’nın emri ve talimatı üzerine tarifeli uçakla Fahrettin Altun geri gönderilmiş” sözlerine yanıt verdi. Altun, kulis haberciliği altında dedikoduculuk yapıldığını ve iftiralar atıldığını söyleyerek iddiaları yalanladı.

    Altun’un açıklamaları şöyle:

    “Doğru ve güvenilir haberciliğin tüm dünyada kabul görmüş temel gereklilikleri vardır. Bir haberin en başta ‘Ne? Nerede? Ne zaman? Neden? Nasıl? Kim?’ sorularına cevap veren 5N1K kuralına uygun olması gerekmektedir. Bu kural, üniversitelerde gazeteciliğin ilk dersinde öğretilir. Gazeteci, bir haber yaparken bu soruları sormalı, bu soruların cevaplarına haberinde yer vermeli ve mutlak surette habere konu şahıslardan konu hakkındaki bilgilerini sormalıdır. Bunlar haberciliğin, gazeteciliğin olmazsa olmazlarıdır.

    “YALAN, İFTİRA VE PALAVRALARA ZEMİN OLUŞTURMAKTA”

    Bugün ne yazık ki sözde ‘siyasal muhalefet’ uğruna birçok medya kuruluşu habercilik yerine dedikoduculuk yapmakta, sözüm ona kulis haberciliği adı altında, belirsiz ifade kalıplarıyla bezenmiş sözde haberlerle yalan, iftira ve palavralara zemin oluşturmaktadır.

    “DEDİKODULAR KÜLLİYEN YALANDI”

    Gazeteciliğin güvenilirliğini ve saygınlığını zedeleyen dedikodu ve dedikoducular, bugün medya etiği ve basın ahlakı açısından ciddi bir sorun haline gelmiş durumdadır. Gazeteciliğin haysiyetini korumak için bu sorun ortadan kaldırılmalıdır. Yalana, dedikoduya, çarpıtmalara tevessül edenler için meslek ilkeleri hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir. Ancak toplumun haber alma hakkı ancak ve ancak doğrulukla yapılan habercilikle eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde karşılanabilir. Masa başında üretilen, hiçbir gerçekliği olmayan, siyasi ve ideolojik operasyon amaçlı uydurma birçok tezvirattan biri de bugün şahsım ve bir bakanımız hakkında çıktı. Sözde ‘haber’ adı altında ortaya atılan bu dedikodular külliyen yalandır, asılsızdır.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Sayın Cumhurbaşkanımız, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda tarihi adımlar atmış, ülkemizi bölgesel bir güce, küresel bir aktöre dönüştürmüştür. Bu süreçte kendisiyle beraber çalışmak, onun hizmetinde olmak bizim için büyük bir şereftir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde her platformda, hakikatin yaşaması, doğrunun yalana galip gelmesi ve dedikoduların iletişim alanını kirletmemesi için mücadeleye devam edeceğiz.”

  • Cumhur İttifakı’nın protokolü paylaşıldı! 4 parti ayrı ayrı listelerle seçime girecek

    Cumhur İttifakı’nın protokolü paylaşıldı! 4 parti ayrı ayrı listelerle seçime girecek

    AK Parti’nin YSK Temsilcisi Recep Özel, sosyal medya hesabından “Cumhur İttifakı”nın seçim protokolünü paylaştı. Protokolde, Anayasa’nın 116. maddesine göre Cumhurbaşkanınca yenilenen ve 14 Mayıs 2023’te gerçekleştirilecek 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimine, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 12/A maddesi ve bu protokol uyarınca Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Yeniden Refah Partisinin (Yeniden Refah) “Cumhur İttifakı” ismi altında ittifak oluşturarak katılmaya karar verdikleri belirtildi.

    SEÇİMLERE AYRI AYRI GİRECEKLER

    AK Parti, MHP, BBP ve Yeniden Refah’ın hükmü şahsiyetlerini muhafaza ederek “Cumhur İttifakı”nın içinde ayrı siyasi partiler olarak seçimlere gireceği ve 2839 sayılı Kanun’un öngördüğü çerçevede ayrı ayrı aday listeleri verecekleri kaydedilen protokolde, “Cumhur İttifakı”nın 14 Mayıs 2023’te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ortak adayının, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu ifade edildi.

    “YERLİ VE MİLLİ DURUŞUN DOĞAL SONUCU”

    Protokolün ekinde “Cumhur İttifakı”nın kuruluşu, ilke ve vizyonunu içeren metin de yer aldı. “Cumhur İttifakı”nın 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün teşebbüs ettiği hain darbe ve işgal hareketi sonrasında Türkiye’nin maruz kaldığı saldırılara karşı yerli ve milli bir duruşun doğal bir sonucu olarak ortaya çıktığına işaret edilen metinde, 15 Temmuz 2016 tarihinin ülke için her bakımdan dönüm noktası ve yeni bir başlangıç olduğu aktarıldı.

    “MİLLİ MUTABAKAT, MİLLİ ŞUUR’A DÖNÜŞTÜ”

    Yenikapı’da 7 Ağustos 2016’da ortaya çıkan “milli mutabakat”ın, 16 Nisan 2017’deki halk oylamasında milletin iradesiyle kabul edilen hükümet sistemi değişikliğiyle perçinlenerek “milli şuur”a dönüştüğü bildirilen metinde, 24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde kurulan “Cumhur İttifakı” ile de milli bekayı esas alan “ahlaki ve siyasi uzlaşma” ile somutlaştığı kaydedildi. Metinde, 24 Haziran 2018 seçiminin, “Cumhur İttifakı”nın zaferiyle sonuçlandığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz 2018’de TBMM’de yemin etmesiyle fiilen ve hukuken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi döneminin başladığı anımsatıldı.

    PROTOKOL METNİNDE “AYASOFYA” DETAYI

    “Cumhur İttifakı” birlikteliğinde TBMM’nin 27. Döneminde ülkeye ve millete önemli hizmetler yapıldığı, küresel ölçekte yaşanan sıkıntılara, çevre ülkelerdeki ateş çemberine rağmen Türkiye’nin birçok bakımdan pozitif yönlü ayrışan ülkelerden biri olduğu aktarılan metinde, “Cumhur İttifakı” birlikteliğinde yılların beklentisi olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifinin ibadete açılması, Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtarılması, Kıbrıs’ta kapalı Maraş’ın açılması gibi tarihi nitelikli adımların atıldığı belirtildi.

    “BİRÇOK YAPISAL DÜZENLEME GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

    Türkiye’nin zenginliğine önemli katkı sağlayacak büyük ölçekli ulaştırma ve enerji projelerinin gerçekleştirildiği ve Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın milletle buluşturulmak üzere olduğu kaydedilen metinde, Kovid-19 salgınıyla dünyanın gıpta ettiği bir mücadelenin yürütüldüğü, Türkiye’nin, diplomasinin merkezi olduğu, savunma sanayinde ve terörle mücadelede “destan” yazıldığı, devletin bekası ve milletin refahını temine yönelik politikalar uygulandığı, toplum kesimlerinin beklentisi olan birçok yapısal düzenlemenin gerçekleştirildiği ifade edildi.

    “DEPREMLER BÜYÜK YIKIMA NEDEN OLDU”

    Türkiye’nin 6 Şubat 2023’te dünyanın en büyük depremlerinden birisiyle karşılaştığı anımsatılan metinde, Kahramanmaraş merkezli asrın felaketi depremlerin binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine ve 11 ili kapsayan geniş bir alanda büyük bir yıkıma sebep olduğuna işaret edildi. Devletin tüm kurumlarıyla deprem anından itibaren bölgede olduğu aktarılan metinde, tüm ihtiyaçların karşılandığı, en önemli ihtiyaç olan kalıcı konutların yapımına hemen başlandığı ve bir yıl içinde de hak sahiplerine teslim edileceği bildirildi.

    “ÖNCELİĞİMİZ DEPREMİN YARALARINI SARMAK”

    Metinde, “Cumhur İttifakı olarak bu seçime girerken önceliğimiz depremin yaralarını sarmak, yeniden imar ve ihya sürecini tamamlamaktır. Eş zamanlı olarak da tüm afetlere karşı risk yönetimi ve afet yönetimine ilişkin gerekli tedbirleri almak, bu kapsamda mevzuat eksiğini gidermek, teknolojik, beşeri ve kurumsal kapasiteyi artırmak kararlılığındayız.” ifadeleri kullanıldı.

    “CUMHUR İTTİFAKI DOĞRUNUN TARAFI OLMAYA DEVAM EDECEK”

    “Cumhur İttifakı”nın, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma” hedefini yakalama azmiyle milli ve üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk milletini ilelebet yaşatma iradesi olduğu belirtilen metinde, “Cumhur İttifakı”nın, haklının güvencesi, doğrunun tarafı olmaya, temel hak ve hürriyetlerin eksiksiz yaşanmasının, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün teminatı olmaya devam edeceği kaydedildi.

    “TARİHİ BİR BİRLİKTELİK”

    “KÜRESEL DENGELERİN BELİRLEYİCİSİ OLAN BİR TÜRKİYE”

    İttifakın, dünya barışının ve adaletinin teminatı, İslam aleminin ve bütün mazlum milletlerin yegane ümidi olan Türkiye’yi küresel bir güç haline getireceği, 2053 ve 2071 vizyonunun alt yapısını adım adım inşa edeceği belirtilen metinde, şunlar kaydedildi: “Cumhur İttifakı, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, güçlü, etkili ve küresel dengelerin belirleyicisi olan bir Türkiye hedefinin de rotasını çizmektedir. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ anlayışı ile Türkiye için toplumsal mutabakat sağlayacak değerlerin inşasının temeli, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzdur.

    “MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSUNA İNANIYORUZ”

    İnanıyoruz ki 14 Mayıs’ta milletimiz tercihini, Türkiye’nin yükselişi için başlatılan atılımların devamından, insan merkezli politikalardan, ülkemizi küresel güç haline getirme ve yüzyılı ‘Türkiye Yüzyılı’ yapmak iradesinden yana kullanacaktır. Milli politikalarla lider ülke Türkiye’nin inşası için hasbi duygularla kurulmuş Cumhur İttifakı’na desteğini sürdürecektir. Cumhur İttifakı, gücünü, azmini ve kararlılığını aziz milletimizden almaktadır. Cumhur İttifakı’nın yolu açık, Türkiye’nin ufku aydınlıktır. İnşallah Yüzyıl Türkiye’nindir, yüzyılın gücü Türkiye’dir. Milletimizin sağduyusuna inanıyor, ferasetine güveniyoruz. Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.”

    Kaynak: AA / Güncel
  • Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    2013 yılındaki Gezi eylemleri sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Camide bira içtiler” açıklamasını, “Ben din adamıyım, yalan söyleyemem, içki içildiğini görmedim” diyerek yalanlayan Bezmialem Valide Sultan Camisi’nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım, siyasete girmek için ilk adımı attı. Yıldırım, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, CHP’den milletvekili aday adayı oldu.

    “İNANDIĞIM DOĞRULARIN TEMSİLCİSİ OLMAK İÇİN CHP’DEN ADAY OLDUM”

    Fuat Yıldırım, neden CHP’den milletvekili aday adayı olduğuyla ilgili kendisine yöneltilen sorulara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yıldırım, şunları söyledi: “İnandığım doğruların takipçisi ve temsilcisi olmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili aday adayı oldum. İnsani ve İslami değerlerin dayandığı 2 temel esas var: Biri adalet, diğeri ise doğruluk ve dürüstlüktür. Bunu arayan ve yaşayanların daima yanında olacağım. Yer ve gök bunlarla ayakta durmaktadır. Kendi yaşamımda bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da özellikle bu iki değer, hayatımın vazgeçilmezi olarak devam edecektir.

    “ONLARLA BERABER YÜRÜMEYE KARAR VERDİM”

    Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu söylem ve eylemler, aynı ortak paydada buluştuğumuzu gösterdi. Kendilerinin ve çok değerli yol arkadaşlarının en sıkıntılı zamanlarımda daima yanımda olmaları, bir insan olarak beni derinden etkiledi. Adalet ve doğruluk ilkelerinin hayatımızda daima yer bulması için çıktığımız yolda, bu yolu, onlarla beraber yürümeye karar verdim. CHP’nin yeni yüzünde herkesin ve her kesimin kucaklama çabaları halkımızda çok önemli karşılık bulduğu gibi, bugün bendenizin de bu karar vermesinde en önemli etken olmuştur.

    “MİLLETİMİZ ADİLCE KUCAKLANMAYI BEKLENMEKTEDİR”

    Milletimizin her bireyi, bugün şefkatle ve adilce kucaklanmayı beklemektedir. Bunlar gerçekte, evrensel insani değerler olarak karşımızda durmaktadır. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ diyen Şeyh Edebali, ‘Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü’ diyerek, ‘Yetmiş iki milleti bir gören’ Yunus Emre, ‘Gel, kim olursan ol, yine gel’ diyen Mevlana ve ‘Bu âlemde bütün varlıkla, bir çeşit kardeşliğimiz var’ hakikati ile bırakın insanı, her şeyi kucaklayan yol göstericilerimiz var.

    “BİZLER BİRBİRİMİZİN YURDU OLMAYA KARARLIYIZ”

    İşte Anadolu’muz asırlarca bu maya ile mayalanmıştır. Yaşadığımız asrın felaketinde de milletimiz özündeki bu gerçeği tek yürek, tek bilek olarak ortaya koymuştur. Bu vesile ile deprem ve sel felaketlerinde şehit olanlara Yüce Allah’tan rahmet, kederli aile ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Bugün biz de ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoldaşları olarak; milletimizi kutuplaştırmadan kucaklaştıran, ‘Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz’ diyen Yunusumuzun hatırlatmasını hiçbir zaman unutmadan yaşayacağız. Bizler, birbirimizin kurdu değil, birbirimizin yurdu olmaya kararlı ve sevdalıyız. Yal da bu anlayış ve samimiyetle devam edeceğiz inşallah.”

  • Bakan Alim’den bayram ikramiyesi açıklaması

    Bakan Alim’den bayram ikramiyesi açıklaması

    Çalışma ve Toplumsal Güvenlik Bakanı Vedat Alım, toplumsal medya hesabından bayram ikramiyesine yüzde 82 artırım yapıldığını ve böylece ikramiyenin 2 bin TL’ye çıktığını açıkladı.

    Bilgin, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şu tabirleri kullandı:

    “En düşük emekli maaşına yaptığımız artıştan sonra bayram ikramiyesini de yüzde 82 artırımla 2000 TL’ye yükseltiyoruz. Bu düzenlemeden EYT kapsamında emekli olacaklar dahil olmak üzere 15,6 milyon emeklimiz yararlanacak. Türkiye Cumhuriyeti toplumsal devlet anlayışıyla emeklilerinin yanında.”

  • Togg, çekilişle teslim edilecek T10X sayısını 20 bine çıkardı

    Togg, çekilişle teslim edilecek T10X sayısını 20 bine çıkardı

    Markadan yapılan açıklamaya nazaran, Togg, 2023 yılı boyunca kullanıcılarla buluşacak T10X için ön sipariş sahiplerini belirleyecek çekiliş sürecine gösterilen ağır ilgi nedeniyle teslim edilecek akıllı aygıt sayısında artışa gitti.

    T10X için verilen ön siparişin 7 günde 100 bini geçmesi üzerine harekete geçen Togg, daha evvel 12 bin adet olarak açıkladığı çekilişle teslim edilecek akıllı aygıt sayısını 20 bin olarak güncelledi.

    Ön sipariş sürecinde ön ödeme için banka yoluyla e-Cüzdan’a yapılacak transferler, 27 Mart 2023 tarihinde saat 17.00’ye kadar sürece alınacak ve tıpkı gün saat 22.00’de sipariş sistemi kapanacak.

    20 bin kişi de yedek listede

    Togg, bu kararla birlikte noter huzurunda gerçekleşecek dijital çekiliş tarihini de bir gün ileriye alarak, 29 Mart olarak belirledi. Togg ayrıyeten şanslı 20 bin kullanıcının yanı sıra 20 bin kişi için de yedek liste oluşturacak.

    2023 yılı için planlanan teslimatlarda iptallerin yaşanması halinde, yedek listedeki kullanıcılar devreye alınacak. Fakat, 2023 yılı teslimatları için yedek listeden asıl listeye geçemeyenler 2024 yılı ocak ayı prestijiyle belirlenecek yeni paket ve konfigürasyon seçenekleriyle T10X sipariş edebilecekler.

    Bu siparişi verenler, 2024 yılı haziran ayına kadar rastgele bir çekilişe girmeden akıllı aygıtlarını teslim alabilecekler. Asıl ve yedek listede yer alamayan kullanıcıların yaptıkları ön ödemeler ise hesaplarına iade edilecek.

    “İlk yılımızda 28 bin adet akıllı aygıt adedine ulaşacağız”

    Markanın, kullanıcılardan gelen ağır talep üzerine çekilişle teslim edilecek T10X sayısını 8 bin adet artırması üzerine konuşan Togg Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş, “Başından beri kullanıcılarımıza kulak verdik, onların isteklerini önemsedik. 2023 yılında teslim edeceğimiz akıllı aygıtlarımızın da yüklü olarak kullanıcılarımız tarafından satın alınmasını önemsedik.

    Bu emelle 12 bin adet olarak belirlediğimiz 2023 teslimatını 8 bin adet artırarak 20 bin adete çıkardık. Bu artışla toplam üretimimiz şimdi birinci yılında 28 bin adedi bulacak. Gemlik Teknoloji Kampüsü’müzün insan kaynağı, teknik altyapı ve kapasitesi, mobilite kesimi tedarik zincirini olumsuz etkileyecek beklenmeyen durumlar ortaya çıkmadığı sürece, bu sayısı üretebilecek düzeydedir.” dedi.

  • AB ile Almanya içten yanmalı motorlar konusunda anlaştı

    AB ile Almanya içten yanmalı motorlar konusunda anlaştı

    AB Komitesi Lider Yardımcısı Frans Timmermans, toplumsal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gelecekte, arabalarda e-yakıt kullanımı konusunda Almanya ile bir mutabakata vardık.” sözünü kullandı.

    Otomobillere yeni karbon standartları getirecek düzenlemenin en kısa müddette kabul edilmesi için çalışacaklarını belirten Timmermans, Kurulun gerekli yasal süreçleri tamamlayacağını kaydetti.

    Almanya Ulaştırma Bakanı Volker Wissing de Twitter hesabından, “2035’ten sonra içten yanmalı motorlara sahip araçlar sırf karbon nötr yakıtlarla doldurulabilmeleri durumunda yeni olarak kaydedilebilecek.” paylaşımında bulundu.

    AB ülkelerinde satılacak yeni arabalara ve hafif ticari taşıtlara katı karbon emisyon standartları getirecek düzenlemenin yolunun açık olduğuna işaret eden Wissing, iklim dostu ve uygun fiyatlı ulaşım konusunda kıymetli seçenekleri koruma ettiklerini söz etti.

    AB Periyot Lideri İsveç ise, muahedenin akabinde, arabalar için karbon emisyon standartları düzenlemesinin üye ülke temsilcilerince görüşülmesi için pazartesi gündemine alındığını, mevzuatın salı günü kabul edilmesinin hedeflendiğini açıkladı.

    Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Şurası’nda geçen ay kabul edilen ve yürürlüğe girmesi için AB üyesi ülkeler tarafından resmen onaylanması gereken düzenleme, 2035’ten itibaren satılacak yeni araba ve hafif ticari araçların sıfır emisyonlu olmasını gerektiriyordu.

    Böylece, AB ülkelerinde kelam konusu tarihten itibaren akaryakıtlı ve dizel üzere içten yanmalı motora sahip yeni araba satışı yapılamayacaktı.

    Başını Almanya’nın çektiği bir küme ülke, akaryakıtlı ve dizel yeni arabaların satışını yasaklama teşebbüsüne karşı çıkmıştı.

    Almanya, planı desteklemek için AB’nin e-yakıt olarak bilinen, yenilenebilir güç ve havadaki karbondioksiti yakalamayla üretilen sentetik yakıtlarla ilgili muafiyet getirilmesini istemişti.

    Bu bahiste AB Komitesi ile Almanya ortasında müzakereler yapılıyordu.

    Anlaşmayla Almanya, sentetik yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara sahip yeni araçların satışı konusunda garanti aldı.

  • Bakan Nebati: Yerli ve katma kıymetli üretimi artırmak için çalışıyoruz

    Bakan Nebati: Yerli ve katma kıymetli üretimi artırmak için çalışıyoruz

    Nebati, toplumsal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye İktisat Modeli kapsamında, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat artışları gayelerine ulaşmak için kredilerin üretken alanlara yönlendirilmesine ve gerçek dalın uygun şartlarda finansmana erişimine ehemmiyet verdiklerini bildirdi.

    Bu kapsamda, Hazine Dayanaklı Kefalet Sistemi’ni faal bir formda kullanmaya devam ettiklerini, selektif kredi siyasetleriyle sürdürülebilir büyümeyi desteklediklerini vurgulayan Nebati, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Diğer taraftan, bayanlarımıza kapsamlı programlar, teşvik ve takviyeler sunarak olumlu ayrımcılık uygulamayı kesintisiz sürdürüyoruz. 2023 Ocak ayı prestijiyle, bayanların ülkemizde işgücüne iştirak oranı yüzde 36,1 ile tarihi yüksek düzeylerde seyretmeye devam ediyor. Selektif kredi siyasetlerimizin yanı sıra model kapsamında attığımız başka adımlar ve uygunlaşan yatırım ortamımızla birlikte, girişimcilik ekosistemimizi güçlendiriyor, yerli ve katma kıymetli üretimi artırmak ve global bedel zincirindeki pozisyonumuzu her geçen gün daha ilerilere taşımak için çalışıyoruz. Bu çerçevede, Togg başta olmak üzere, elektrikli araç ekosistemi, savunma sanayi, güçte dışa bağımlılığı azaltan yatırımlar ve güç teknolojileri üretimi üzere alanlarda elde ettiğimiz büyük muvaffakiyetleri daha da ileriye taşıyarak Türkiye Yüzyılı’na itimatla, azimle ve kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz.”

  • Erdoğan’dan seçim iletisi: Tarihi yol ayrımındayız

    Erdoğan’dan seçim iletisi: Tarihi yol ayrımındayız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Vakfı 52. Genel Şurası’nda konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “3-5 oy daha fazla kapmak için bölücü örgütün siyasi uzantıları dahil marjinal yapılarla iş tutmaktan çekinmeyenlere, milletin geleceğini emanet edemeyiz.” dedi.

    Erdoğan, “Terör örgütlerinden global menfaat odaklarına kadar tüm şer şebekeleri, 14 Mayıs’a kilitlenmiş durumda. Terör örgütleriyle bunlar kucak kucağa, dirsek dirseğe ve hala onlarla bu görüşmeleri yapmak suretiyle ülkemize ne kazandıracaklar? Terör örgütleriyle el ele, omuz omuza yürüyen bu insanlardan ülkemize, milletimize, vatanımıza rastgele bir yarar gelebilir mi?” tabirlerini kullandı.

    Erdoğan, “Fetih yadigarı Ayasofya’yı tekrar Ezan-ı Muhammedilerle buluşturmakla Türkiye siyasi ve ekonomik bağımsızlığını global ölçekte tescillemiştir.” dedi.

    Erdoğan, “(Kalkınma Yolu Projesi) Önümüzdeki günlerde milletimize yeni muştular vermeyi sürdüreceğiz.” dedi.

    Erdoğan, “Asıl büyük başarımız, yasakları kaldırarak, insanımızın iradesine vurulan zincirleri kırarak, milletimize cüret ve özgüven kazandırmamızdır. Bugün hem sarsıntının yaralarını saran hem de emekçisine, memuruna, emeklisine her türlü takviyesi veren bir ülkeye kavuştuk.” diye konuştu.

    Erdoğan, “Hem asrın felaketiyle gayret ediyor hem de asrın projelerini tek tek gerçeğe dönüştürüyoruz.” tabirlerini kullandı.

    Erdoğan, “Tehditlere, zorbalıklara, aba altından sopa gösteren kifayetsizlere karşın, ülkemize ve milletimize hizmet çabamızı kararlılıkla sürdürmeliyiz.” dedi.

    Erdoğan, “Yeni bir seçimin eşiğindeyiz. Elbette her seçim kıymetli lakin 14 Mayıs seçimleri tam manasıyla tarihi bir yol ayrımıdır.” açıklamasında bulundu.

    (Sürecek)

  • TikTok belgesi: Hangi ülkeler yasak getirdi?

    TikTok belgesi: Hangi ülkeler yasak getirdi?

    Çinli toplumsal medya platformu TikTok, güvenlik ve mahremiyet dertleri nedeniyle gündemi meşgul etmeye devam ediyor.

    2016 yılında ByteDance şirketi tarafından kurulan Tiktok uygulaması dataların Çin hükümeti ile paylaşılabileceği telaşıyla ve kimi ülkelerde lokal teşebbüsleri baskılayabileceği kanısıyla birçok ülkede yasaklandı. ABD uygulamayı yasaklayan ülkeler ortasında birinci sırayı aldı.

    Beyaz Saray, Savunma Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı dahil birçok devlet kurumu, Kongre’de Aralık 2022’de yapılan oylamayı beklemeden TikTok’u yasakladı. ABD Temsilciler Meclisi ise 28 Aralık 2022’de üyeleri ve çalışanlarının kullandığı resmi aygıtlara TikTok uygulamasının indirilmesine ve kullanımına yasak getirdi.

    Maryland, Nebraska, South Carolina, South Dakota, Indiana ve Texas da dahil birçok eyalette de TikTok kullanımını yasaklayan emsal yasalar çıkarıldı.

    TikTok CEO’su Chew, ABD Kongresi’nde tabir verdi

    TikTok’un CEO’su Shou Zi Chew, 23 Mart tarihinde ABD Temsilciler Meclisi Güç ve Ticaret Komitesi tarafından düzenlenen oturumda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

    Chew’un, Çin merkezli teknoloji şirketi ByteDance ve Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile münasebeti, ABD’lilerin bilgilerinin Çin’e aktarılması, platformun bilhassa gençlerin zihinsel sıhhatini olumsuz etkilemesi, ziyanlı içeriklerin engellenmesi ve siyasi içerikler üzere bir dizi hususta verdiği cevaplar, milletvekillerini tatmin etmedi.

    Yaklaşık 5 buçuk saat süren oturumda hem Cumhuriyetçi hem Demokrat milletvekillerinin Chew’e karşı sert tavrı dikkati çekti. Chew, milletvekillerinin sorularına uzun yanıtlar vermek istese de milletvekillerinin “evet” yahut “hayır” formunda net karşılıklar istemesi oturumda vakit zaman tansiyonu yükseltti.

    İngiltere, Norveç ve Danimarka üzere birçok ülke Tiktok’u yasakladı

    ABD’nin akabinde Avrupa Birliği Komitesi, Danimarka, İngiltere, Yeni Zelanda ve Norveç güvenlik sebebiyle TikTok’un kamuya ilişkin platformlarda kullanılmasını yasakladı.

    Avrupa Birliği (AB) Komitesi, 23 Şubat’ta çalışanlarına özel ve kurumsal telefonlarından TikTok uygulamasını kaldırmaları talimatı verdi. Bu kararın çabucak akabinde, Avrupa Parlamentosu (AP) da çalışanlarına güvenlik kaygıları gerekçesiyle Çinli toplumsal medya platformu TikTok’a yasak getirdi.

    Danimarka Savunma Bakanlığı, 7 Şubat’ta siber güvenlik önlemleri kapsamında çalışanlarına resmi hizmette kullanılan aygıtlarda TikTok’u kullanmasına yasak getirdiğini açıkladı.

    İngiltere Kabine Ofisi Bakanı Oliver Dowden, 16 Mart’ta parlamentoda milletvekillerine yaptığı açıklamada, güvenlik tasaları nedeniyle TikTok’un İngiltere’de kamuya ilişkin telefon ve başka elektronik aygıtlarda kullanımının derhal yasaklanacağını duyurdu. Dowden, konuşmasında, hükümete ilişkin bilgi ve bilgilerin uygulama tarafından kullanılmasının “risk oluşturabileceği” değerlendirmesinde bulundu.

    Yeni Zelanda, 17 Mart’ta milletvekilleri ve parlamentodaki öbür çalışanlarına güvenlik kaygıları nedeniyle kamuya ilişkin telefonlarda, TikTok uygulamasının kullanılmasına yasak getireceğini duyurdu. Yetkililer, yasak atılımının, hükümetin siber güvenlik uzmanlarının tavsiyesi üzerine geldiğini lisana getirdi. Öbür ülkelerde uygulanmaya başlanan misal kararları takip eden Yeni Zelanda’daki yasak bu ay sonunda yürürlüğe girecek. Lakin ülkedeki yasak kararı, ABD ve İngiltere’deki üzere tüm hükümet çalışanları için değil yalnızca parlamentodaki yaklaşık 500 kişinin kamuya ilişkin telefonları için geçerli olacak.

    Son olarak Norveç Adalet Bakanlığı, 23 Mart tarihinde güvenlik kurumunun uygulamaları risk olarak nitelendirmesinin akabinde hükümet yetkililerine TikTok ve Telegram’ı iş aygıtlarına yüklememeleri talimatını verdi. Norveç’te Adalet Bakanı Emilie Enger Mehl, devletin tahsis ettiği telefona TikTok uygulaması yüklediğini bildirmemesi nedeniyle özür dilemek zorunda kalmıştı.

  • BDDK’dan 2 bankanın kurulmasına, 1 bankanın faaliyetine müsaade

    BDDK’dan 2 bankanın kurulmasına, 1 bankanın faaliyetine müsaade

    BDDK’nın Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan heyet kararına nazaran, Bankaların Müsaadeye Tabi Süreçleri ile Dolaylı Hisse Sahipliğine Ait Yönetmeliğin 4’üncü hususu ile Bankacılık Kanunu’nun 7’nci ve 8’inci unsurları kapsamında yapılan inceleme ve kıymetlendirme sonucunda, Kanunun 6’ncı hususu uyarınca kurucu ortaklar Hardan Ayyed, Mohammed Noori Ayyed, Noor Ayyed, Vadeea Ayyed ve Vedat Ayyed tarafından Türkiye’de 600 milyon TL kuruluş sermayeli “Asır Yatırım Bankası AŞ” unvanlı bir yatırım bankası kurulmasına müsaade verildi.

    Söz konusu yönetmelik çerçevesinde, Bankacılık Kanunu uyarınca Dijital Banka Yönetmeliği’nde dijital bankalar için belirtilen faaliyet temellerine uygun olarak faaliyet göstermek ve faaliyet müsaadesi başvurusunu bu çerçevede yapmak üzere, kurucu ortaklar Ziraat Bankası AŞ, Ziraat Gayrimenkul Yatırım Paydaşlığı AŞ, Ziraat Teşebbüs Sermayesi Yatırım Paydaşlığı AŞ, Ziraat Yatırım Menkul Bedeller AŞ, Ziraat Teknoloji AŞ tarafından Türkiye’de 2 milyar 500 milyon TL kuruluş sermayeli “Ziraat Dinamik Banka AŞ” unvanlı bir dijital banka kurulmasına müsaade verilmesi kararı alındı.

    Bankaların Müsaadeye Tabi Süreçleri ile Dolaylı Hisse Sahipliğine Ait Yönetmeliğin 7’nci unsuru ve Dijital Bankaların Faaliyet Asılları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, Kurul’un 21 Nisan 2022’de kuruluş müsaadesi verilen Hayat Finans İştirak Bankası AŞ’ye faaliyet müsaadesi verilmesine karar verildi.