Blog

  • Akşener, adaylık krizinin perde arkasını anlattı: İmamoğlu ve Yavaş’a masadan bir arkadaşımız itiraz etti

    Akşener, adaylık krizinin perde arkasını anlattı: İmamoğlu ve Yavaş’a masadan bir arkadaşımız itiraz etti

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı Masa’da yaşanan Cumhurbaşkanı adaylığı kriziyle ilgili yeni açıklamalarda bulundu. Tv 100 yayınına katılan Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı olma önerisine 6’lı Masa’dan bir genel başkanın itiraz ettiğini söyledi.

    “BAKAN OLMALARI GEREKTİĞİNE GİTTİ İŞ”

    Meral Akşener, “Bir arkadaşımız genel başkanlarımızın milletvekili olarak mecliste gruplarının başında olmasını önerdi. Genel başkanların danışma kurulu olarak olması gerektiğini belirtti. Bizim toplantıda açılan bu görüş bir karara bağlanmadan ortada kaldı. Benim durumum örnek gösterildi. Bende ‘faydası da oluyor zararı da’ dedim. Sonra masaya geldiğimizde 2 başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak ben getirmiş oldum, CHP’yle anlaşarak. Bir arkadaşımız buna itiraz etti, bakan olmaları gerektiğine filan gitti iş. Sonra bu iki arkadaşımızın başkan yardımcıları olarak yer almalarına ve bizlerinde yardımcı olmalarına doğru gidildi.” ifadelerini kullandı.

    “KEMAL BEY’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE BENİM EVİME GELDİLER”

    Akşener, şunları söyledi: “Biz Perşembe günkü toplantıdan sonra benim önerilerimin kabul edilmemesi üzerine ‘nefes alma’ kararı çıktıktan sonra bir gelişme oldu. 2 belediye başkanımız Kemal Bey’in bilgisi dahilinde benim evime geldiler. Konuşma yaptık, çeşitli seçenekler üzerinden gittik. Ben kendime dair hiçbir seçeneğin içinde ve yanında yöresinde olmayacağımı söyledim. Öznenin benim olduğum hiçbir seçenek geçerli değil dedim. Sonra bu seçenek ortaya çıktı, 2 belediye başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak Kemal Bey’in yanında yol yürümeleri kararı çıktı. Daha etkili ve yetkili diye kavram üzerinden gidildi. Sonuçta bunun masaya getirilmesine dair bir kanaat çıktı.”

  • Demirtaş’tan hakkındaki yayın için inceleme başlatan RTÜK’e sert tepki: 7 yıldır hücrede tutuyorsunuz ama ismim geçince paçalarınız tutuşuyor

    Demirtaş’tan hakkındaki yayın için inceleme başlatan RTÜK’e sert tepki: 7 yıldır hücrede tutuyorsunuz ama ismim geçince paçalarınız tutuşuyor

    RTÜK, provakatif yayınlar yaptığı gerekçesiyle Halk Tv hakkında inceleme başlattı. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Seçimler yaklaşırken medyanın dikkat etmesi gereken kurallar belliyken Halk TV’nin yapmış olduğu provokatif yayınlar kabul edilemez. Ülkemizin sömürgeci olduğu iddia edilemez, silahlı terör örgütüne üye olmaktan hükümlü bulunan biri övülemez. Gerekli inceleme başlatılmıştır” dedi.

    DEMİRTAŞ’TAN TEPKİ

    Sosyal medya hesabından Şahin’e yanıt veren Demirtaş, “Hakkımda örgüt üyeliğinden hüküm yok boş herif! Yalan söyleme. Beni 7 yıldır 12 metrekarelik bir hücrede tutuyorsunuz ama ismim geçtikçe paçalarınız tutuşuyor. Çünkü biz halkız ve haklıyız. Sen ve patronların ise gırtlağa kadar suça bulaşmış “tirsonekler”siniz!” dedi.

    NE OLDU?

    Halk Tv programcısı Serhan Asker, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar alan Adıyaman’da yaptığı canlı yayında, HDP’nin cezaevinde tutuklu bulunan Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın son öykü kitabı Dad’dan bahsetti. Kitabı keyifle okuduğundan bahseden Asker, “Selahattin Demirtaş cezaevinde beşinci kitabını yazdı herhalde. Üretim, üretim, üretim… Yazıyor Selahattin Demirtaş. Bize gönderdiği ‘Dad’ öykü kitabı, büyük bir keyifle okudum ben. Teşekkür ediyoruz bu inceliği düşündüğü için Sayın Selahattin Demirtaş’a. Aynı zamanda cezaevinde tutuklu bulunan özgürlük mücadelesi veren herkesi de buradan kucaklıyoruz. Deprem bölgesinden bütün halkımızın selamlarını, cezaevinde özgürlüğünü arayan tutuklulara, hükümlülere gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

    ÖĞRETİM ÜYESİNDEN TEPKİ ÇEKEN İFAD E LER

    Öte yandan Halk Tv’deki bir başka yayına katılan, Londra’da Öğretim Üyeliği yapan Mashug Kurt ise, “AK Parti 2016’da Kürt mahallelerini, kasabalarını, şehirlerini ve evlerini yıktı.” diye konuştu. Tartışma yaratan yayınların ardından RTÜK harekete geçti.

  • Nihat Hatipoğlu, 4 yıldır yürüttüğü rektörlük görevini bıraktı! Milletvekili aday adayı mı olacak?

    Nihat Hatipoğlu, 4 yıldır yürüttüğü rektörlük görevini bıraktı! Milletvekili aday adayı mı olacak?

    Ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Twitter hesabından dikkat çeken bir veda mesajı yayımladı. Hatipoğlu, 4 yıldır yürüttüğü Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü görevinden istifa ettiğini duyurdu.

    SOSYAL MEDYADAN VEDA MESAJI

    Hatipoğlu, paylaşımlarında şu ifadeleri kullandı: “Dostlar. 4 yıl önce Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesine Kurucu Rektör olarak atanmıştım. Bu sürede Kuruluşu tamamlayıp 3000 öğrenciye ulaştık. İslami ilimler ve Tıp Fakültesi başta olmak üzere birçok programı başlattık. Bugün itibarıyla görevim sona erdi. Teşekkür ederim.

    “DÖRT YILI DOLDURDUM”

    Bilindiği gibi Rektörlük görevi 4 yıldır. Dört yılı doldurdum. Yaş itibarıyla da sınıra geldim. Güçlü, heyecanlı ve dinamik bir üniversite devrettim. Yerime gelen arkadaşıma da başarılar dilerim Dini tebliğimiz son nefese kadar devam edecek inşaallah. Yeter ki Allah razı olsun”

    MİLLETVEKİLİ OLMAK İÇİN Mİ İSTİFA ETTİ?

    Nihat Hatipoğlu’nun istifası akıllarda şüphe uyandırdı. Hatipoğlu’nun, “Milletvekili aday adayı olmak için istifa ettiği” sorusu akıllara geldi.

  • Küresel piyasalarda gözler Fed’e çevrildi

    Küresel piyasalarda gözler Fed’e çevrildi

    Küresel pay piyasaları, geçen hafta ABD ve Avrupa’da bankacılık sektöründeki sıkıntılarla dalgalı bir seyir izlerken, gelecek hafta açıklanacak ABD Merkez Bankası‘nın ( Fed ) para politikası kararları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti.

    Dünya genelinde artan faiz oranları ABD ve Avrupa’da bankaları olumsuz etkilerken, hafta boyunca bankalara ilişkin haber akışı pay piyasalarında sert hareketlerin yaşanmasına sebep oldu.

    ABD’de Silikon Vadisi Bankası (SVB) ve Signature Bank’ın iflasıyla başlayan süreç Avrupa’da İsviçre merkezli Credit Suisse bankasının en büyük ortağı Suudi Ulusal Bankası’nın sermaye artırımı yapmayacaklarını duyurmasıyla daha da şiddetlendi.

    Söz konusu haber akışıyla Credit Suisse’in hisse fiyatında yüzde 30’a varan düşüşler görülürken, İsviçre Merkez Bankası, krizin önüne geçmek için 54 milyar dolarlık yardım paketi açıkladı.

    ABD ise ABD Hazine Bakanlığı, ABD Merkez Bankası (Fed) ve ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), bankacılık krizinde adı geçen bankalardan biri olan First Republic Bank’ın 11 büyük bankadan 30 milyar dolarlık mevduat aldığını duyurdu.

    Söz konusu gelişmelerin piyasalardaki risk algısını bir süreliğine yatıştırdığı görülse de haftanın son işlem gününde krizin henüz bitmemiş olabileceğine yönelik endişelerle pay piyasalarındaki satış baskısı güç kazandı.

    Para politikalarına ilişkin belirsizlikler geçen hafta önemli oranda artarken para piyasalarındaki beklentilerde de ciddi oynaklık ortaya çıktı.

    Fed’in gelecek hafta alacağı para politikası kararlarına ilişkin fiyatlamalarda yüzde 62 ihtimalle 25 baz puanlık faiz artışına gidileceği tahmin edilirken, yüzde 38 ihtimalle de bankanın faiz artırmayacağı öngörülüyor.

    Analistler, bankanın para politikası adımlarının yanı sıra Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarının da oldukça önemli olduğunu kaydederek, gelecek dönem para politikasına yönelik ipuçlarının piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını söyledi.

    Tahvil piyasalarında söz konusu risklerle birlikte alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 55 baz puan gerileyerek yüzde 4,40’a indi

    Emtia fiyatları söz konusu haber akışıyla karışık bir seyir izlerken, Brent petrolün varili geçen hafta yüzde 12 değer kaybıyla Nisan 2020’den bu yana en sert düşüşünü kaydederek, haftayı 72,5 dolardan tamamladı.

    Artan risk algısıyla güveni liman arayışındaki yatırımcılardan destek bulan altının ons fiyatı ise haftalık yüzde 6,5 değer kazancıyla 1.988 dolara çıktı.

    ABD’de Fed haftası belirsizliklerle karşılanıyor

    ABD’de pay piyasaları geçen hafta karışık bir seyir izlerken, Fed’in çarşamba günkü kararları ve Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalar dünya genelinde yatırımcıların odağına yerleşti.

    Geçen hafta ülkede açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri enflasyonda düşüş eğiliminin devam ettiğine işaret ederek risk iştahını desteklese de haftanın devamında açıklanan verilerde enflasyon baskısının bir süre daha yapışkan kalabileceği sinyali endişeleri artırdı.

    Buna göre, ABD’de TÜFE şubatta aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 6 artarak piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti. Ülkede ÜFE ise şubatta aylık bazda yüzde 0,1 azalırken, yıllık bazda yüzde 4,6 artışla beklentilerin altında gerçekleşti.

    ABD’de konut başlangıçları, şubatta yüzde 9,8 artışla 1 milyon 450 bine yükselerek beklentileri aşarken, ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 11 Mart ile biten haftada 192 bine gerileyerek öngörülerin altında kaldı.

    Bu gelişmelerle, geçen hafta New York borsasında, S&P 500 yüzde 1,43 ve Nasdaq endeksi yüzde 4,41 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,15 geriledi.

    20 Mart ile başlayan haftanın veri takviminde, salı ikinci el konut satışları, perşembe Chicago ulusal aktivite endeksi ve yeni konut satışları, cuma ise dayanıklı mal siparişleri ile imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri takip edilecek.

    Avrupa’da ECB piyasalardan korkmadı

    Avrupa borsalarında geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) piyasalardaki karışıklıklara karşın üç temel politika faizini 50’şer baz puan artırdı. Avrupa’da ECB Başkanı Christine Lagarde’ın salı ve çarşamba günü yapacağı açıklamalar yatırımcıların odağına yerleşti.

    Bankadan yapılan açıklamada, enflasyonun çok uzun süre çok yüksek seviyelerde kalacağının tahmin edildiği kaydedilerek, piyasalardaki belirsizlikler nedeniyle kararların veri odaklı alınmaya edileceği bildirildi.

    Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Lagarde, bankacılık krizine ilişkin sorulara, finansal istikrarı korumak için ellerinde önemli araçlar bulunduğu ve gerekmesi halinde bunları kullanmaktan çekinmeyecekleri şeklinde cevap verdi.

    Fiyat istikrarı ile finansal istikrarın farklı araçlarla idare edilebileceğini belirten Lagarde, para politikasına ilişkin belirsizlikler nedeniyle bankanın makroekonomik veri akışını yakından izleyeceğini ifade etti.

    Analistler, Avrupa özelinde bankacılık sektörüne ilişkin endişelerin güçlü kalmaya devam ettiğini belirterek, Credit Suisse’in satılabileceğine yönelik haber akışının yakından takip edildiğini ifade etti.

    Geçen hafta İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,01, Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,33, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,43 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,64 geriledi.

    Gelecek hafta pazartesi, Almanya’da ÜFE ve Avro Bölgesi’nde dış ticaret dengesi, salı Almanya’da ZEW beklentiler endeksi, perşembe Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve cuma bölge genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek.

    Asya bu hafta pozitif ayrıştı

    Asya borsalarında geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, dünya genelinde faizlerin beklenenden daha az yükseleceğine yönelik fiyatlamalar bölgede varlık fiyatlarını destekledi.

    Çin Merkez Bankası (PBoC) hafta içinde 1 yıllık kredi faiz oranlarında değişikliğe gitmese de, piyasaya beklentilerin üzerinde likidite sağladı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ülkesinin kontrollü şekilde büyümesini destekleyeceklerini belirtirken, PBoC Başkanı Yi Gang’ın görevine devam edeceğinin duyurulması, mevcut politikaların devam edeceği şeklinde yorumlandı.

    Öte yandan, Çin’de perakende satışlar yıl başından bu yana yüzde 3,5 artarak beklentilere paralel gerçekleşirken, sanayi üretimi yüzde 2,4 artışla öngörülerin sınırlı da olsa altında kaldı. Ülkede konut satışlarının da hızlanması konut sektörüne ilişkin endişelerin azalmasına sebep oldu.

    ABD Başkanı Joe Biden, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmeyi planladığını bildirdi.

    Analistler, iki ülke arasında son dönemdeki gerilim dikkate alındığında söz konusu ziyaretin piyasalarda olumlu karşılandığını dile getirdi.

    Japonya’da çekirdek makine siparişleri yıllık yüzde 9,5 artışla beklentileri geride bırakırken, sanayi üretimi yıllık yüzde 3,1 geriledi.

    Dünya genelinde tahvil faizlerindeki harekete paralel geçen hafta Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 20 baz puan gerileyerek yüzde 0,30’a indi.

    Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,20, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,73, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,64 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,75 yükseldi.

    20 Mart ile başlayan haftanın veri takviminde cuma günü Japonya’da TÜFE verileri takip edilecek. Japonya’da piyasalar pazartesi günü tatil nedeniyle kapalı olacak.

    Yurt içinde gözler TCMB’ye çevrildi

    Yurt içinde geçen hafta BIST 100 endeksi yüzde 4,61 düşüşle 5.136,44 puandan kapanırken, gelecek hafta gözler perşembe günkü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası kararlarına çevrildi.

    Geçen hafta yurt içinde açıklanan verilere göre, Türkiye’nin cari işlemler hesabı, ocakta 9 milyar 849 milyon dolar açık verirken, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında 2 milyar 602 milyon dolar fazla oluştu.

    Dolar/TL ise haftayı bir önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 19,0186’dan tamamladı.

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “B” ve not görünümünü “negatif” olarak teyit etti.

    Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 5.100 ve 5.000 seviyelerinin destek, 5.200 ve 5.340 puanın ise direnç olarak öne çıkabileceğini söyledi.

    Gelecek hafta yurt içinde perşembe günü ayrıca tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Son Dakika: Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 49 bin 589’a yükseldi

    Son Dakika: Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 49 bin 589’a yükseldi

    Kahramanmaraş‘ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 6 Şubat tarihinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde tablo ağırlaşıyor. 11 ilde büyük hasara yol açan depremlerde son durumu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay aktardı.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI ARTIYOR

    Fuat Oktay, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 49 bin 589’a yükseldiğini belirtti. Oktay yaşamını yitirenlerin 6 bin 807’sinin yabancı uyruklu olduğunu söyledi.

    “ŞANLIURFA’DA ABONELERİN YÜZDE 50’SİNE SU ULAŞMIŞTIR”

    Fuat Oktay şunları söyledi: “Şanlıurfa’da dün gece şebeke suyu arıtma tesisi tam kapasite devreye alınmış, abonelerin yüzde 50’sine su ulaşmıştır. Bu gece tamamına ulaşacak. Türkiye Tek Yürek kampanyasında taahhüt edilen miktarın 82 milyar 454 milyon 611 bin lirası AFAD hesaplarına yatırılmıştır.

    “ENKAZLARIN YÜZDE 22’YE YAKINI KALDIRILDI”

    Deprem bölgesinde de ramazan hazırlıklarımız devam etmektedir. İftar ve sahurlar için gerekli ihtiyaçlar karşılanacak. 10 bin lira tutarındaki Hane Başı Destek Ödemesi toplam13 milyar 769 milyon 850 bin lira olarak depremzede ailemizin hesaplarına yatırılmıştır. Şu anda enkazlardan yüzde 22’ye yakını kaldırılmıştır. Yerleşime açılacak yerler için de zemin etütleri devam etmektedir.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, tahıl koridoru anlaşmasının süresinin uzatıldığını açıkladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tahıl koridoru anlaşmasının süresinin uzatıldığını açıkladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108.yıldönümü törenleri çerçevesinde yeniden inşa edilen Seddülbahir Kalesi’nin açılışı ve Gelibolu Eceabat yolunun açılışına katıldı.

    TAHIL KORİDORU ANLAŞMASI UZATILDI

    Konuşması sırasında Erdoğan, Rusya ile Ukrayna arasında imzalanan Karadeniz tahıl koridoru ile ilgili 19 Mart’ta bitecek anlaşmanın süresinin uzatıldığını açıkladı.

    “19 MART’TA BİTECEK ANLAŞMANIN UZATILMASINI SAĞLADIK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler ile birlikte Temmuz ayında imzalanmasını sağladığımız Karadeniz tahıl koridoru ile ilgili bir gelişmeyi dünya kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Rusya ve Ukrayna’nın esir takaslarıyla birlikte savaştan sonra en önemli uzlaşma konusu olan anlaşmanın süresi bugün itibariyle bitiyor. Her iki tarafla da yaptığımız görüşmeler sonunda 19 Mart’ta bitecek anlaşma süresinin uzatılmasını sağladık.

    “RUSYA, UKRAYNA VE BM TARAFLARINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

    Bugüne kadar 800 gemi, 25 milyon ton tahılın dünya piyasalarını sağlayan bu anlaşma küresel gıda tedarikinin istikrarı bakımından hayati öneme sahiptir. Anlaşmanın bir kez daha uzatılması konusunda gayretlerini esirgemeyen Rusya ve Ukrayna tarafları ile BM Genel Sekreteri’ne teşekkür ediyorum”

    UKRAYNA: TAHIL KORİDORU ANLAŞMASI SÜRESİZ OLMALI

    Ukrayna Hükümeti Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Denys Shmyhal de hükümet toplantısında Tahıl Koridoru Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ukrayna’nın dünya gıda güvenliğinin kilit halkalarından biri olduğuna dikkati çeken Shmyhal, “Bu nedenle tahıl anlaşmasının süresiz olmasında ve otomatik olarak 120 gün uzatılması konusunda ısrar ediyoruz.” ifadesini kullandı.

    Shmyhal, böyle bir tutumu Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in (BM) de savunduğuna işaret ederek, “Saldırganın, anlaşma süresini kısaltma girişimi daha fazla şantaj yapmak ve küresel gıda krizini tırmandırmak için yapılan bir manipülasyondur. Buna izin verilmemeli” değerlendirmesinde bulundu.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel
  • İsveç’te yetenek yarışmasında Türk genci Samet, zekasıyla ikinci oldu

    İsveç’te yetenek yarışmasında Türk genci Samet, zekasıyla ikinci oldu

    İsveç‘te kamu televizyonu TV4’de yayımlanan yetenek yarışmasında 15 yaşındaki Türk genci Samet Yüce, performansıyla alkış topladı. Programın sonunda jüri üyeleri, “matematik dehası” olarak nitelendirdikleri Yüce’nin, zihinsel çarpma ve bölme işlemlerini hesap makinesi hızında yaparak sorulara doğru cevap verdiği için ikinci olduğunu açıkladı.

    “BİRİNCİLİK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIM”

    Taklitten şarkıcılığa, resimden dansa birçok konuda 40 adayın yeteneklerini sergilemek amacıyla katıldığı yarışmada başarı gösteren Yüce, yaptığı açıklamada, ikincilikten dolayı mutlu olduğunu söyledi. Matematiği çok sevdiğini belirten Samet Yüce, birincilik için çok uğraştığını ama jürinin kararına saygılı olduğunu dile getirdi. Oğlunun küçük yaştan itibaren matematiğe düşkün olduğunu kaydeden Aydın Yüce de Samet’in hafızasının inanılmaz olduğunu söyledi.

    “OĞLUMUN VERDİĞİ CEVAPLAR ŞAŞKINLIKLA KARŞILANDI”

    Baba Yüce, “Küçük yaştan beri güçlü hafıza ve hızlı matematik işlemlerini çözme yeteneği ile oğlum dikkati çekiyordu. Bu konuda okulda girdiği yarışmada birinci oldu. Daha sonra oğlumu bu yarışmaya yönlendirdiler, burada da ikinci oldu, ailece çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. Yarışmaya katıldıktan sonra oğlunun İsveç medyasında ilgi gördüğünü anlatan Yüce, “Oğlum, bazı televizyon kanallarının daveti üzerine programlara çıkarıldı. Programlarda sorulan zihinsel çarpma ve bölme işlemlerine çok hızlı cevaplar verdiği için şaşkınlıkla karşılandı. İnanılmaz bir hafızası var, inşallah ileride Samet’i büyük yerlerde görmeyi umuyoruz.” dedi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Bakan Soylu’dan İYİ Partili Fakıbaba’nın “Askeri kanal” iddiasına yanıt: Vatandaşa yalan söylemekle meşguller

    Bakan Soylu’dan İYİ Partili Fakıbaba’nın “Askeri kanal” iddiasına yanıt: Vatandaşa yalan söylemekle meşguller

    Sel felaketi nedeniyle Şanlıurfa’da 16, Adıyaman’da ise 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. Sokakları çamurla kaplanan Şanlıurfa’daki en can alan yer ise Abide Kavşağı oldu.

    FAKIBABA’DAN TARTIŞMA YARATACAK İDDİA

    Konuyla ilgili dikkat çeken söylemlerde bulunan eski Şanlıurfa Belediye Başkanı ve AK Parti Milletvekili, İYİ Parti Genel Başkan Baş Danışmanı Ahmet Eşref Fakıbaba, sel felaketi öncesinde kent yöneticilerinin ihmal ve sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Sözcü’ye konuşan Fakıbaba, “Facia ‘Geliyorum’ diyor. 3-4 gün önce alarm veriliyor. O alarm verildiği zaman sadece belediyeler değil, sayın Vali de var bunun içerisinde. Esasında, Cavsak Deresi’nin ağzı güvenlik nedeniyle askeriyenin (Tugay) içerisine kapalı. Görüntülere bakın, askeriyenin içerisinden su akıyor buraya. Yağmur suyu değil bu. Derenin ağzı tıkanmış, tıkandığı için dereden taşıyor. Eğer orada temizlik yapılmamışsa, su bir yerlerden taşarak geliyor ve direk Abide Kavşağı’na yöneliyor. Yani, Maşuk’tan, büyük yerleşim alanlarından taşan su olduğu gibi bu kavşağın içerisine geliyor ve çıkamıyor” dedi.

    “VATANDAŞA YALAN SÖYLEMEKLE MEŞGULLER”

    Bugün Şanlıurfa’da sel felaketiyle ilgili açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Fakıbaba’nın ismini anmadan iddiasına tepki gösterdi. Soylu, “Bu ülkede vekil sıfatını almış kişiler vatandaşa sürekli yalan söylemekle meşguller. Eksik varsa mutlaka söylenir ama insan önce doğruyu değerlendirecek. Kulaktan dolma bilgilerle vatandaşa yanıltıcı bilgi vermemeye çalışacak. Bütün bu meseleleri toparlayacağız, vatandaşımızı yalnız bırakmadan, temizlik yaptıktan sonra buradan ayrılmış olacağız.” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’den tüm dünyaya mesaj verdi: Türkiye küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’den tüm dünyaya mesaj verdi: Türkiye küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. Yıl Dönümü dolayısıyla Çanakkale Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. seneidevriyesinde bir kez daha aziz şehitlerin manevi huzurunda olduklarını ifade ederek canları ve kanları pahasına tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez.” dedirten o büyük kahramanları rahmet ve tazimle yad ettiğini dile getirdi.

    MEHMET AKİF’İN SÖZLERİYLE BAŞLADI

    “ANKA KUŞU GİBİ KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDUĞU BİR DÖNÜM NOKTASI”

    “BÜYÜK DESTANI GURURLA HATIRLIYORUZ”

    Bu yönüyle Çanakkale’nin Kurtuluş Savaşı’nın adeta provası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş müjdesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Çanakkale’yi milletimizin bu topraklarda var olmak için verdiği en zorlu, en kutlu mücadelelerden biri olarak görüyoruz. Üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin 108 sene önce burada yazılan o büyük destanı daima gururla hatırlıyoruz.” diye konuştu.

    “ASRIN FELAKETİNİN ÜSTESİNDEN KARDEŞLİKLE GELEBİLİRİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’nin sadece iftihar vesilesi değil aynı zamanda zorluklar karşısında mücadele azmi veren ilham ve güç kaynağı olduğunu anlattı. 85 milyonun tamamının, Çanakkale’den, burada koyun koyuna yatan şehitlerden, ecdadın sergilediği mücadeleden alacağı çok kıymetli dersler olduğuna inandığını aktaran Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle deprem ve sel felaketiyle yüreklerimizin yandığı bu sancılı dönemde, Çanakkale ruhuna tekrar ihtiyacımız var. Yaklaşık 49 bin kardeşimizin hayatını kaybettiği, 11 ilimizde ciddi yıkıma ve acıya yol açan depremin yaralarını ancak bu ruhu dirilterek sarabiliriz. Nasıl 108 sene önce omuz omuza vererek imkansızı başardıysak, asrın felaketinin üstesinden de yine dayanışmayla, yine kardeşlikle gelebiliriz. Milletimizin depremin ilk anlarından itibaren ortaya koyduğu birlik ve beraberlik tablosu bu konuda bizlere umut ve güven aşılıyor.

    Ziyaret ettiğimiz şehirlerde insanlarımızın metanetini, sabrını, vakarını ve hayata yeniden tutunma iradesini gördükçe biz de cesaret kazanıyoruz. En büyük gücümüz olan bu seferberlik ruhunun zedelenmesine fırsat vermeden, inşallah gece gündüz çalışarak en kısa sürede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiçbir insanımızı, umutlarını bize bağlamış hiçbir vatandaşımızı çaresiz, sahipsiz bırakmayacağız.”

    “TÜRKİYE, KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞACAK KAPASİTEYE SAHİP”

    Erdoğan, Çanakkale’nin, birbirine kenetlenmiş bir milletin aşamayacağı hiçbir engel, hiçbir badire olmadığını gösterdiğine işaret ederek “Türkiye, devleti ve milletiyle zorluklara göğüs gerecek, krizleri fırsata çevirecek, küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir. Yeter ki fitne ve fesat peşinde olanlara kulak asmayalım. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize halel getirmeyelim. Yeter ki sürekli karamsarlık aşılayan şeamet tellallarına fırsat vermeyelim. Rabb’im ülkemizi her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza eylesin.” diye konuştu.

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. yıl dönümünü tebrik eden Erdoğan, 18 Mart Şehitler Günü’nde Anafartalar Komutanı ve Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bütün komutanları, kahraman Mehmetçikleri, şehit ve gazileri rahmetle anarak sözlerini sonlandırdı.

    ŞEHİTLİK DEFTERİNİ İMZALADI

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız’ın da konuşma yaptığı programa, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile gaziler ve vatandaşlar katıldı.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın şehitler için dua ettiği programda, Hacı Bayram Cami İmam Hatibi Yunus Koçan da Kur’an-ı Kerim okudu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dua edilmesinin ardından şehitlik defterini imzaladı ve şehitliklere karanfil bıraktı. Erdoğan, daha sonra buradaki vatandaşlarla sohbet etti.

  • “6284 sayılı kanun kırmızı çizgimizdir” diyen AK Partili Özlem Zengin isyan etti: Tehdit telefonları alıyorum

    “6284 sayılı kanun kırmızı çizgimizdir” diyen AK Partili Özlem Zengin isyan etti: Tehdit telefonları alıyorum

    Yeniden Refah Partisi‘nin Cumhur İttifakı’na katılmak için, “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un kaldırılmasını talep ettiği öne sürülmüştü. Bu söylentiler kısa sürede gündem olmuş ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım “Bu konuları hiç konuşmadık” demişti.

    “YÜZLERCE TEHDİT TELEFONU ALIYORUM”

    Konunun gündem olmasının ardından AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de “6284 bizim kırmızı çizgimizdir” diyerek tartışmalara farklı bir boyut kazandırdı. Bu çıkışı sonrası tüm dikkatleri üzerine çeken Zengin, A Haber’e yaptığı açıklamada “Artık bu konu hakkında fazla konuşmak istemiyorum. Hedef haline geliyorum. Sayın Bakanımız açıklama yapıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları var ama ben bu konuda ne zaman bir şey söylesem normali çok aşan bir hedef olma hali ortaya çıkıyor. Sadece Twitter’dan değil, çok düzenli ve planlı bir saldırıya dönüşüyor. Bununla da kalmıyor, telefonuma yüzlerce tehdit mesajları alıyorum. Bunun ne kadar ciddi bir konu olduğunu bilmiyorum kamuoyu fark ediyor mu… 6284 tabii ki tartışılabilir, İstanbul Sözleşmesi çok tartışıldı. Benim itirazım usulüne, yöntemine fakat bundan kamuoyu yeteri kadar rahatsızlık duymuyor. Doğrusu bu saldırılar Türkiye’de kadınları çok rahatsız ediyor.” dedi.

    “ERKEK ARKADAŞLARIMIZ KONUŞTUĞUNDA HİÇ SORUN OLMUYOR”

    Açıklamasının devamında erkeklerin konuşmalarının bu kadar sorun haline getirilmediğini dile getiren Zengin, “Bu konuya kimse girmek istemiyor çünkü hedef oluyorsunuz. İşte ben. Ben AK Parti Grup Başkanvekiliyim. Ben kendi fikirlerimi anlatmıyorum, grubumuz adına konuşuyorum ama grubumuz adına konuşan bir erkek arkadaşımız olduğunda hiç sorun olmuyor.” ifadelerini kullandı.