Blog

  • Mersin’de okullar tatil mi? 17 Mart Mersin’de yarın okullar tatil mi olacak? 17 Mart Cuma günü okullar hangi illerde tatil?

    Mersin’de okullar tatil mi? 17 Mart Mersin’de yarın okullar tatil mi olacak? 17 Mart Cuma günü okullar hangi illerde tatil?

    Bugün Akdeniz açıklarında Mersin’de deprem meydana geldi. Depremin ardından okullar tatil olacak mı merak edildi. Peki, Mersin’de okullar tatil mi? 17 Mart Mersin’de yarın okullar tatil mi olacak? 17 Mart Cuma günü okullar hangi illerde tatil? İşte ayrıntılar…

    BOLU’DA YARIN OKULLAR TATİL Mİ?

    Bolu Valiliği, “İlimizde bugün yaşanan 4.8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle ilimiz genelinde tüm eğitim kurumlarında 17.03.2023 Cuma günü bir (1) gün süreyle eğitim – öğretime ara verilmiştir. Ayrıca Kamuda çalışan engelli ve hamile personel de idari izinli sayılacaktır. Kamuoyuna duyurulur.” açıklamasını yaptı.

    MERSİN’DE YARIN OKULLAR TATİL Mİ?

    Bolu’daki depremin ardından Bolu Valiliği 17 Mart Cuma günü (yarın) okulların 1 gün tatil ilan edileceğini duyurmuştu. Aynı şekilde bugün Mersin’de de şiddetli bir deprem meydana geldi. Depremin ardından okullar Mersin’de tatil olur mu merak edildi. Mersin’de okullar tatil mi henüz resmi bir açıklama gelmedi. Açıklama geldiğinde haberimize ekleyeceğiz.

    MERSİN’DE DEPREM Mİ OLDU?

    Bugün 16 Mart 2023 Perşembe günü saat 22:59 sularında Akdeniz açıklarında Mersin’de 4.6 büüyklüğünde deprem meydana geldi. Deprem civar illerden de hissedildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirve Toplantısı’nı değerlendirdi: (1)

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirve Toplantısı’nı değerlendirdi: (1)

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yaşadığımız felakette Türk dünyası olarak sergilediğimiz dayanışmayı, birlik ve beraberliği hiçbir zaman unutmayacağız.” dedi.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirve Toplantısı’na ilişkin açıklamada bulundu.
    Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Ankara Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Teşkilat üyeleri ve gözlemcileriyle Türkiye’de yaşanan deprem ve sel felaketleri sonrasında dayanışma amaçlı olarak bir araya geldiklerini söyledi.
    Zirveye katılan devlet başkanlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız felakette Türk dünyası olarak sergilediğimiz dayanışmayı, birlik ve beraberliği hiçbir zaman unutmayacağız. Zirve kapsamında ayrıca Türk Dünyası İşbirliği kuruluşlarının genel sekreterleri ve başkanları ile Aksakallar Konseyimizin kıymetli üyelerini de Ankara’da misafir ettik. Geçtiğimiz yıl Semerkant Zirvesi’nde Teşkilatımıza gözlemci olarak katılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de ilk defa bugün aramızda yer almasından büyük memnuniyet duydum.” ifadelerini kullandı.
    Erdoğan, şöyle devam etti:
    “Bugün ev sahipliğini yaptığımız Olağanüstü Zirve ise ‘Afet-Acil Durum Yönetimi ve İnsani Yardım’ temasıyla icra edildi. Malumunuz 6 Şubat’ta dünyada eşi benzeri nadir görülecek şekilde 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki depremle arka arkaya sarsıldık. Bu depremler, ülkemizin 14 milyon vatandaşının yaşadığı 11 ilimizde çok ciddi can kaybına ve yıkımlara yol açtı. Aralarında Teşkilat üyesi ülkelerin vatandaşlarının da olduğu, 49 bini aşkın insanımızı deprem felaketinde yitirdik. Ardından da deprem bölgesi şehirlerimiz sel felaketine maruz kaldı. Buradan bir kez daha depremde ve sellerde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
    Uzmanlar, Kahramanmaraş merkezli depremleri insanlık tarihinin en büyük tabii afetlerinden biri olarak tanımlıyor. Nitekim ilk depremleri takip eden yaklaşık 600’e yakın müstakil deprem büyüklüğüne ulaşan binlerce artçı sarsıntı, bu gerçeği teyit ediyor. Türkiye, geniş bir alanda yıkıma sebep olan bu deprem fırtınasına, ağır kış şartlarının yaşandığı bir dönemde yakalanmıştır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen depremin haberini alır almaz devletimizin tüm imkanlarını bölgeye yönlendirdik. Bakanlıklarımızla AFAD’la belediyelerimizle güvenlik kuvvetlerimizle arama-kurama ekiplerimizle sivil toplum kuruluşlarımızla hasılı böylesi bir felakette ihtiyaç duyulacak kim varsa herkesle seferber olduk.”
    “Kardeşlerimiz, milletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla gayret gösterdi”
    Sadece arama-kurtarma ekibi olarak 35 bini aşkın personel, yardım ve destek ekipleriyle beraber 272 bin kamu görevlisinin depremzedelere yardım için koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü vatandaşların da eklendiğinde bu rakamın yaklaşık yarım milyona ulaştığını söyledi.
    Dünyanın 90 farklı ülkesinden gelen arama-kurtarma ekiplerinin de bu süreçte Türkiye’ye destek verdiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri, 6 Şubat’ta yaşadığımız felaketin ardından yardım çağrımıza en hızlı cevap veren, en hızlı harekete geçen, acılarımızı en kalbi paylaşan dostlarımızın başında geliyor. Teşkilatımız üyeleri, arama-kurtarmadan sağlığa ve insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyet göstermek üzere ekiplerini hemen Türkiye’ye sevk ettiler. Kardeşlerimiz gerek ayni gerek nakdi yardımlarla milletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla gayret gösterdiler. Bölgede kurdukları sahra hastaneleriyle yaralarımızın sarılmasına destek verdiler. Ulaştırdıkları çadırlarla barınma ihtiyaçlarımızın giderilmesine katkı sağladılar.
    Zor günlerimizde yanımızda yer alan Teşkilatımızın dost ve kardeş devletlerinin halklarına canıgönülden teşekkür ediyorum. Türk dünyası, tasada ve sevinçte bir olduğunu bugün tekrar göstermiştir. Bu dayanışmanın, arama-kurtarma çalışmalarında olduğu gibi deprem yaralarının sarılmasında da devam edeceğine inanıyorum. Deprem ilk anlarından itibaren başlattığımız seferberliği, şehirlerimizin yeniden inşa ve ihyası sürecinde de sürdürüyoruz. Depremzedelerimizi en kısa sürede kalıcı konutlara kavuşturmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Yer tespiti yapılan, zemin ve etüt çalışmaları biten illerimizde temelleri atıp süratle işe başladık. Hedefimiz, bir yıl içinde deprem bölgesinin tamamındaki konut ihtiyacını büyük ölçüde çözecek sayıda kaliteli ve güvenli yapıyı inşa etmektir.”
    (Sürecek)

    /////////

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Yatırım Fonu Kurucu Anlaşması’nın imzalanması, Zirve’mizin somut kazanımlarından biri olmuştur. Fon sayesinde, KOBİ’lere, kalkınma projelerine, ulaştırma ve lojistik zincirlerine, altyapı projelerine, tarım ve turizm alanlarındaki yatırımlara ve yenilenebilir enerji çalışmalarına destek sağlanacaktır.” dedi.

    Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede TOKİ vasıtasıyla ilk yıl 319 bin, toplamda ise 650 bin konutu hak sahiplerine teslim etmeyi planladıklarını bildirdi.

    Bu süreçte çadır ve konteyner kentlerin de kurulumunun devam ettiğini belirten Erdoğan, bütün bunları yaparken Nurdağı ve İslahiye’de prefabrik konutların kurulumuna da süratle girdiklerini söyledi.

    Erdoğan, “Mayıs ayına kadar 100 bin konteyner kurarak yarım milyon depremzedeyi daha iyi şartlarda barınabilecekleri bu alanlara taşıyacağız.” diye konuştu.

    Katar’dan gönderilen konteynerlerden yaklaşık 3 bininin geldiğini, bu ay sonuna kadar 10 bin konteynerin geleceğini bildiren Erdoğan, bu konteynerlerden Samandağı’nda olanları da gördüğünü, kaliteli, güzel, vasıflı konteynerlere vatandaşların taşınmaya başladığını kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Son 20 yılda yaşanan doğal afetler sonrasında nasıl hiçbir insanımızı aç açıkta bırakmadıysak, depremzedelerimizi de mağdur etmeyeceğiz. Dost ve kardeş ülkelerin de destekleriyle, inşallah söz verdiğimiz üzere şehirlerimizi en kısa sürede eski görkemine tekrar kavuşturacağız. Sel felaketlerinin yeniden kanattığı yaraları sarmak için gece gündüz çalışacak, yıkımları ve zararları tazmin edeceğiz.

    Ülkemizin bir kısmında milyonlarca vatandaşımız afetlerin yol açtığı sıkıntılarla boğuşurken, hiçbirimiz hayatımızı eskisi gibi sürdüremeyiz. Bu felaketin sebep olduğu kayıpları tamamen telafi etmeden, insanlarımızı geleceklerine yeniden güvenle bakacakları günlere kavuşturmadan bize durmak, dinlenmek haramdır. Bin yıldır bu topraklarda nice badirenin üstesinden gelen milletimiz, asrın felaketinin yaralarını da Allah’ın izniyle kısa sürede saracaktır.”

    “Bölgesel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk”

    Depremler sonrasında Türkiye’ye yönelik yardım faaliyetlerinin, afetler ve etkileriyle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesinin bugünkü toplantının ana gündem maddesi olduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Afetler ve etkileriyle mücadele konularında teşkilatımız bünyesinde atılabilecek adımları elbette öncelikli olarak ele aldık. İlgili kurumlarımız arasında işbirliğinin ileri seviyeye taşınmasını ve müteakip Zirve’ye kadar Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizmasının tesisini kararlaştırdık. Ayrıca, ortak gündemimizde yer alan diğer meselelerin yanı sıra bölgesel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk.”

    Türk dünyasında bütünleşmenin lokomotifi olan ekonomi, ticaret, ulaştırma ve enerji alanlarındaki işbirliklerini de gözden geçirdiklerini aktaran Erdoğan, “Türk Yatırım Fonu Kurucu Anlaşması’nın imzalanması, Zirve’mizin somut kazanımlarından biri olmuştur. Fon sayesinde, KOBİ’lere, kalkınma projelerine, ulaştırma ve lojistik zincirlerine, altyapı projelerine, tarım ve turizm alanlarındaki yatırımlara ve yenilenebilir enerji çalışmalarına destek sağlanacaktır. Tüm bu alanlarda firmaların finansmana erişimi kolaylaşacak, ayrıca bölge içi ticaret teşvik edilecektir. Türk Yatırım Fonunun, Türk dünyasında ekonomik bütünleşmeye de katkı sağlayacağına inanıyorum. ‘Eşit sermaye katkısı ve eşit oy hakkı’ ilkesi çerçevesinde kurulacak fona, İstanbul ev sahipliği yapacaktır. Bu şekilde küresel finans camiasında İstanbul’un oynadığı merkezi rolün pekişmesini de temin etmiş olduk.” şeklinde konuştu.

    “Orta Koridorun geliştirilmesi hususunda mutabık kaldık”

    Toplantıda, Teşkilat bünyesinde bölgesel ulaştırma ve tedarik zincirlerinin geliştirilmesine matuf anlaşma ve kararların süratle uygulanmasının önemini vurguladıklarını aktaran Erdoğan, artık güvenilir bir alternatif haline gelen Orta Koridorun geliştirilmesi hususunda mutabık kaldıklarını bildirdi.

    Erdoğan, “Hepimizin önceliği olan enerji güvenliğinin sağlanması için mevcut ve potansiyel işbirliği alanlarında görüş alışverişinde bulunduk. Bölgesel ve küresel gelişmeleri de tüm yönleriyle değerlendirdik. Üye ve gözlemci devletler olarak, Teşkilatımızın güçlenmesinin, coğrafyamızın güvenliğine ve istikrarına önemli katkılar sağladığı noktasında hemfikiriz.” ifadesini kullandı.

    Aile meclisinin faaliyet alanlarının çeşitlenmesi, Türk Devletleri Teşkilatının uluslararası görünürlüğünü giderek artırdığını aktaran Erdoğan, “Katedilen ilerleme önemli olmakla birlikte, asıl mevcut ve gelecekte karşılaşılabilecek sınamalar karşısında direncimizi artırmamızın gerektiğini de biliyoruz. Bunun için Teşkilatımızın imkan ve kabiliyetlerini güçlendirmemiz gerektiğinin farkındayız. Toplantımızda Teşkilat Sekretaryamızın beşeri, idari ve mali yapısını güçlendirmek için atılabilecek adımları da istişare ettik. Bir sonraki Dönem Başkanı Kazakistan’ın ev sahipliğinde, Türk dünyamızın manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenecek müteakip Zirvemizin hazırlıklarını da ele aldık.” diye konuştu.

    Zirve kapsamında dün ve bugün Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getiren Erdoğan, liderler olarak imzaladıkları Zirve bildirisiyle de farklı alanlarda işbirliğini güçlendirme iradelerini açıkça ortaya koyduklarını söyledi.

    “Türk Devletleri Teşkilatı, yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir sinerji merkezi haline gelmektedir”

    Küresel gelişmelerin, TDT’nin önemini ve potansiyelini tekrar gösterdiğini dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Dünya siyasetinde öne çıkan ülkeler ve birlikler, sağlıktan finansa, güvenlikten yabancı düşmanlığına, düzensiz göçten siyasi ve sosyal istikrarsızlıklara kadar pek çok sorunla boğuşuyor. İnsanlığın karşılaştığı yeni meydan okumalara adil ve sürdürülebilir çözümler üretemeyen uluslararası sistem, sürekli yeni krizlere sebep oluyor. Tarihi, kültürel ve hakkaniyetli kurumsal yapılardan yoksun birlikteliklerin tıkandığı bir süreçte, Türk Devletleri Teşkilatı, yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir sinerji merkezi haline gelmektedir.

    Gerçekten de bu çatı altında, Adriyatik’ten Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok büyük bir işbirliği imkanına sahibiz. Gerek bölgemizde, gerekse küresel ölçekte her gün farklı bir boyutu ortaya çıkan tarihi gelişmelerin Türk dünyasının önüne açtığı fırsat pencerelerini doğru değerlendirmemiz gerekiyor. Siyasi dayanışmadan enerji ve ulaştırmanın başını çektiği ekonomik işbirliklerine kadar her alanda, bu fırsatları kalıcı hale getirecek ve kazanca dönüştürecek kapasitemiz var.”

    Bağımsızlıklarının üzerinden geçen nispeten kısa sürede kardeş ülkelerin yakaladığı başarıları, ortak gelecek adına çok kıymetli gördüğünü ifade eden Erdoğan, TDT’nin kuruluşunun ardından faaliyet alanının hızla genişlemesinin, üye ülkelerin dışında da yüz milyonlarca insanın umutlarını yeşerttiğini vurguladı.

    Erdoğan, bu muazzam potansiyelin, TDT’nin etki alanının büyüklüğüne işaret ettiğini de dile getirdi.

    Gerçekleştirdikleri her zirveyle, bu etkinin kapsamını ve temelini daha da güçlendirdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Ankara Zirvemizin düzenlenmesine vesile olan Azerbaycan ile Dönem Başkanı Özbekistan’a, ayrıca tüm katılımcı ülkelere ve temsilcilerine ayrı ayrı şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Bu kara günümüzde yanımızda olan her bir kardeşimize minnet borcumuzu asla ödeyemeyeceğimizin altını tekrar çizmek istiyorum. Zirvemizin başarıyla gerçekleştirilmesi için yoğun çaba sarf eden Dışişleri Bakanlığımızı, Türk Devletleri Teşkilatı Sekretaryasını ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Zirvede aldığımız kararların ülkelerimiz ve Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim ülkemizi, milletimizi, Türk dünyasını ve tüm insanlığı her türlü afetten, musibetten muhafaza buyursun. En son Şanlıurfa, Adıyaman, bu bölgede meydana gelen sel afetiyle büyük bir imtihanla karşı karşıya olduğumuzu söylüyor, burada da ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.”

    (Bitti)

    Kaynak: AA / Güncel
  • Morgan Stanley, “sert iniş” ihtimalinin arttığını düşünüyor

    Morgan Stanley, “sert iniş” ihtimalinin arttığını düşünüyor

    Morgan Stanley ekonomistleri, inatçı enflasyonist baskılar ve güçlü iş gücü piyasasıyla mücadele etmeye devam eden Fed’in, önümüzdeki Çarşamba günü gösterge faizini 25 baz puan artırmaya karar vereceğine inanıyor.

    Bir notta müşterilere, “Fed’in bu değişken ortamda piyasaları şaşırtmak için çok az teşviki var ve koşulların gerektirmesi halinde oranları ve bilanço yollarını ayarlamaya hazır olacağını düşünüyoruz.” dediler.

    Ayrıca “fonlama maliyetlerinde anlamlı bir artış olacağını ve bunun da daha sıkı kredi standartlarına, daha yavaş kredi büyümesine ve daha geniş kredi spread’lerine yol açacağını” düşünen Broker’s Banks analistlerinin yorumlarını da vurguladılar.

    Morgan Stanley (NYSE:MS)’in analizi, C&I kredileri için kredi standartlarında kalıcı +10 puanlık bir sıkılaştırmanın, önümüzdeki iki yıl içinde işsizlik oranında 35 baz puanlık bir artışa yol açtığını gösteriyor.

    Yatırımcıları, durumun kanıtı için haftalık ilk işsizlik başvurularını izlemeye çağıran uzmanlar, aynı zamanda daha sıkı kredi koşullarının, makro verilerde ortaya çıkmasının zaman alacağı konusunda da uyarıyor.

    Yazar: Senad Karaahmetovic

  • Bolu’da 4,8 büyüklüğünde zelzele

    Bolu’da 4,8 büyüklüğünde zelzele

    Afet ve Acil Durum İdaresi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye nazaran, merkez üssü Bolu olan 4,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

    Depremin 8,13 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

    (Sürecek)

  • Türkiye’nin birinci bor karbür tesisinin açılış tarihi belirli oldu

    Türkiye’nin birinci bor karbür tesisinin açılış tarihi belirli oldu

    Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya nazaran, dünya bor rezervinin yüzde 73’üne sahip olan Türkiye’de, Eti Maden geçen yıl 1 milyar 321 milyon dolarlık satış geliriyle rekor kırdı.

    Türkiye’nin birinci ve stratejik tesislerinden biri olacak, savunma endüstrisinin gücüne güç katacak Türkiye’nin birinci bor karbür tesisi, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iştirakiyle 19 Mart Pazar günü açılacak.

    Tam kapasite çalıştığında 279 kişinin istihdam edileceği tesiste, yılda 1000 ton bor karbür üretilecek. Elmas ve kübik bordan sonra en sert üçüncü husus olan bor karbür, başta savunma endüstrisi olmak üzere birçok alanda kullanılıyor.

    Öte yandan, Kütahya’nın Emet ilçesinde yıllık 5 bin ton kapasiteli yeni bir bor karbür tesisi kurulmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor.

    Bor cevherindeki katma bedel artacak

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Güç ve Natürel Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin, son yıllarda borda attığı adımların meyvelerini toplamaya başladığını belirterek, “Bor cevherini borik asite ve atıklarını da lityuma dönüştürüp satıyoruz. Bunun dışında kullanım alanlarını da artırıyoruz. Hakikaten bu attığımız adımlar bize rekorlar getiriyor. İki yıl üst üste bor ihracatında rekor kırdık. Yeni rekorlar için yeni tesisler ve katma bedelli eser portföyünün artması gerekiyordu. Bu tesisle bunu da yapmış olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Borun işlenmesiyle cevherin kıymetinin daha da artacağına işaret eden Dönmez, “Bor cevherindeki katma bedel, borik asit üzere rafine eserlerde 7 katına, bor karbür üzere eserlerde 300 katına, bor karbürün kullanıldığı zırh kesiminde 2 bin katına, hatta roket nozul imali bölümünde 35 bin katına çıkmış oluyor.” sözünü kullandı.

  • Fransa’da tartışmalı emeklilik ıslahatı onaylandı

    Fransa’da tartışmalı emeklilik ıslahatı onaylandı

    Emeklilik yaşını kademeli olarak 64’e çıkarmayı hedefleyen ıslahata ait yasa tasarısının son metni ikinci defa Senato’da görüşüldü.

    Emeklilik ıslahatına ait yasa tasarısı Senato’da, 114’e karşı 193 oyla kabul edildi. 38 Senatör çekimser kaldı.

    Tasarı mahallî saat ile 15.00’te Parlamento’nun başka kanadı Ulusal Meclis’te görüşülecek.

    Seçim vaadi ortasında yer almıştı

    Fransa Başbakanı Elisabeth Borne, 10 Ocak’ta, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un seçim vaatleri ortasında yer alan emeklilik ıslahatının hayata geçirileceğini açıklamıştı.

    Emeklilik yaşının 62 olduğu ülkede 1 Eylül’den itibaren yasal emeklilik yaşının kademeli olarak her yıl 3 ay yükseltilerek 2030’da 64’e çıkarılacağını söz eden Borne, 2027’de emeklilik maaşının tamamını alabilmek için 43 yıl prim ödeme kaidesi getirileceğini söylemişti.

    Tartışmalı ıslahata karşı ülke çapında 19 Ocak’tan bu yana birçok sefer grev ve protesto düzenlendi.

    Reformun, “Emeklilik yaşını kademeli olarak 62’den 64’e çıkarmayı öngören” en tartışmalı unsurunu 9 Mart’ta onaylayan Senato, 12 Mart’ta ıslahatın öbür hususlarını kabul etmişti.

  • Credit Suisse krizi resesyon kaygılarını tırmandırdı

    Credit Suisse krizi resesyon kaygılarını tırmandırdı

    Üç ABD bankasının bir hafta içinde kapanmasının akabinde yaşanan bu kriz, global ekonomik görünüme dair beklentilerin tekrar şekillenmesine neden oluyor. Ortaya çıkan en büyük risk, bankaların, iktisatların büyümesini destekleyecek krediler vermek yerine, kendi finansal durumlarına odaklanmaları ihtimali.

    Geçen haftaki dramatik değişimden evvel, asıl soru, Fed ve öbür merkez bankalarının yüksek faiz oranlarının büyümeyi durdurmadan enflasyonu soğutmayı başardığı bir “yumuşak iniş” gerçekleştirip gerçekleştiremeyecekleriydi.

    Genel görüş de sıkı para siyasetlerinin ekonomilere o kadar da ziyan vermediği tarafındaydı. Fakat bir bankacılık krizi mümkünlüğü bu söylemi alt üst etti.

    Finansal Kaza

    Apollo Küresel Management Başekonomisti Torsten Slok, çarşamba günü müşterileriyle paylaştığı notta, “Finansal bir kaza oldu ve daha sıkı kredi şartları nedeniyle iniş olmayan senaryodan sert bir iniş senaryosuna geçiyoruz” dedi.

    Goldman Sachs’ın Jan Hatzius liderliğindeki ekonomistleri de ABD’nin gelecek 12 ay içinde resesyona girmesi ihtimalini dörtte birden yüzde 35’e yükseltti. Bu kestirim hala Bloomberg anketindeki yüzde 60’lık oranın altında bulunuyor.

    Yatırımcılar, merkez bankalarının enflasyonu düşürmek için daha fazla faiz artışı yapmalarına dair beklentileri bırakırken, artık, resesyonla uğraş aracı olarak faiz indirimlerini çok geçmeden devreye sokmalarını bekliyorlar.

    Merkez bankası sıkılaştırmasına yönelik beklentilerin azalması, enflasyonun düşmesinden kaynaklanmıyor. Geçen ay ABD’de tüketici enflasyonu yüzde 6’yı gördü ve Avrupa’da daha da yüksek seyrediyor. Buna karşın, piyasalar Fed’in siyaset faizini 22 Mart’ta 25 baz puan faiz artırmasını daha düşük bir ihtimal olarak fiyatlıyor.

    Avrupa Merkez Bankası’nın bugünkü toplantısında da daha evvel vaat ettiği 50 baz puanlık faiz artışını gerçekleştirmesine pek ihtimal verilmiyor.

    Pictet Wealth İdare ekonomistleri, “Enflasyonun başını alıp gitmesine müsaade vermek makus olsa da, bir kredi krizine sebep olmak daha berbat olur” yorumunu yaparken, kimi analistler ise merkez bankaları ne yaparsa yapsın bir kredi krizinin yaşanabileceği konusunda uyarıyor.

  • Credit Suisse, merkez bankasından desteği garantiledikten sonra Avrupa bankaları yükseldi

    Credit Suisse, merkez bankasından desteği garantiledikten sonra Avrupa bankaları yükseldi

    Investing.com – İsviçreli yetkililerin, zor durumdaki Credit Suisse’e (SIX:CSGN) gerekirse taze likidite sağlama sözü vermesinin ardından banka hisselerindeki artış üzerine Avrupa bankaları Perşembe günü yükselişe geçti.

    Euro Stoxx Bankalar endeksi %1’den fazla artış gösterdi ve başı İspanya’daki Santander (BME:SAN), Almanya’daki Commerzbank (ETR:CBKG) ve İtalya’daki UniCredit (BIT:CRDI) çekti.

    Yükseliş, Credit Suisse ‘in en büyük hissedarının yeni sermaye koymayacağını açıklamasıyla, Çarşamba günü yaşanan düşüşlerin ardından gelen bir toparlanmaya işaret ediyor.

    Ancak gece saatlerinde İsviçre Merkez Bankası (SNB), Credit Suisse’e 50 milyar franklık bir destek hattı açarak Zürih merkezli grubun, önemli bankalar için geçerli olan tüm likidite ve sermaye standartlarını karşıladığını ekledi.

    Sonuç olarak bir hafta içinde üç küçük kredi kuruluşunun çöktüğü ABD bankacılık sistemindeki dalgalanmanın, Credit Suisse’e bulaşma riski bulunmadığını söylediler.

    SNB’nin açıklamasının ardından Credit Suisse hisseleri %40’a varan rekor bir artış göstererek bölgesel Stoxx 600 endeksinin zirvesine yerleşti.

     Yazar: Scott Kanowsky

  • Deliveroo 2022’de gelir beklentilerinin altında kaldı

    Deliveroo 2022’de gelir beklentilerinin altında kaldı

    Investing.com – Deliveroo Holdings PLC (LON:ROO) hisseleri, yemek dağıtım hizmetinin beklenenden daha düşük yıllık gelir bildirmesi ve 2023’te belirsiz bir ticaret ortamı konusunda uyarıda bulunmasının ardından Perşembe günü düştü.

    İngiltere merkezli şirket, ilk tam yıl sonuçlarında 2021’e kıyasla %14’lük bir büyümeyi temsil eden ancak Bloomberg’in 2,03 milyar sterlinlik konsensüs tahminlerini kaçıran 1,97 milyar sterlin (1 sterlin = 1,2105 dolar) değerinde ciro paylaştı.

    Kurucu ve İcra Kurulu Başkanı Will Shu, yaptığı açıklamada 2022’deki piyasa koşullarının “zor” olduğunu belirtti. Just Eat Takeaway (AS:TKWY) ve Alman Delivery Hero AG (ETR:DHER) gibi sektördeki rakiplerinin yanı sıra hizmet, dönem boyunca tüketicilerin paket servis harcamalarını dizginlemesine yol açan yükselen enflasyondan kaynaklı ters rüzgarlarla karşı karşıya kaldı.

    Grup ayrıca platformda yapılan alışverişlerin toplam dolar değerinin önemli bir ölçütü olan brüt işlem değeri büyümesinin, mevcut mali yılının ilk çeyreğinde “genel olarak yatay” olacağını belirtti.

    Shu, “Önümüzdeki yıl için makroekonomik görünüm belirsizliğini koruyor ancak son 12 ayda elde ettiğimiz başarı, uyum sağlama ve kârlı büyüme planlarımızı gerçekleştirmeye devam etme becerimiz konusunda beni iyimser kılıyor.” dedi.

    Yazar: Scott Kanowsky

  • Altında Fed yumuşayacak beklentisi

    Altında Fed yumuşayacak beklentisi

    ABD ve Avrupa bankacılık krizlerinin neden olduğu piyasa paniğinden bir ölçü rahatlama sağlayabileceği kanısıyla Fed’in şahin halini yumuşatacağına dair işaretlerle emtialarda rahatlama yaşandı. Bakır ve alüminyumda yükseliş gözlenirken altın da altı haftanın en yüksek düzeyine yakın süreç görmeye devam ediyor.

    Spot altın ons başına 1900 dolardan süreç görüyor. Gram altın ise piyasalarda 1172 TL’den alıcı buluyor.

    Silicon Valley Bank’ın çöküşünün çabucak akabinde ortaya çıkan Credit Suisse Group AG’ye yönelik piyasa itimadı kaybı ve öbür ABD’li bölgesel bankalarla ilgili dehşetler, yatırımcıları önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda Fed’den faiz artışlarında bir duraklama hatta indirime gideceği beklentisine itti.

    İsviçreli bankanın yaşadığı sıkıntıların daha fazla bankaya bulaşma riski, İsviçre Merkez Bankası’ndan 54 milyar dolar borç almak konusunda mutabakatı sonrası denetim altına alınmış üzere görünüyor.

    Bu durum altının evvelki çıkarlarının bir kısmını silmesine neden olurken tahvil getirilerinden yaşanan düşüş ve yatırımcıların inançlı varlıklara akın etmesi sonrası kıymetli metal geçtiğimiz hafta yüzde 6’lık bi yükseliş sergiledi.

    Öte yandan bankacılık krizinin ekonomik büyümeyi vuracağı kaygılarıyla son iki gün içinde yaklaşık yüzde 5’lik paha kaybı yaşayan sanayiye bakır Perşembe günü düşüşüne orta verdi.

    ING Groep NV’de emtia stratejisi lideri Warren Patterson, “Yatırımcılar riskli varlıklardan çıkıp inançlı bir sığınak aradıkça bakır/altın oranında değerli bir hareket gördük. Piyasa bulaşma riskinin çok az olduğuna itimat duyana kadar riskten kaçınma hareketinin devam edeceğinden düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

    Bankacılık krizleri nedeniyle Fed’in Mart toplantısında şahin duruşunu yumuşatması beklenirken, Şubat ayı ABD ÜFE’sinde gözlenen beklenmeyen düşüş bu durumu daha da muhtemel hale getirdi. Öte yandan ülkede tüketici enflasyonu hızlanmaya devam ederek ABD Merkez Bankası’nın işini zorlaştırıyor.

    Alphagrep PTE Portföy Yöneticisi Jo Harmendijan, “Piyasada işler değişiyor ve iktisat daha yüksek faizleri kaldıramadığı için Fed’in siyasetinde değişiklik olacağını düşünüyorum. Gerçek şu ki yüzde 5’lik faiz oranlarında bile altın epeyce yeterli takviye alıyor lakin siyasette bir değişiklik olursa bedelli metal 2 bin doların üstüne çıkabilir” tabirlerini kullandı.