Blog

  • Üniversite yıllarında çekilmiş! Kılıçdaroğlu’nun bu fotoğrafını ilk kez göreceksiniz

    Üniversite yıllarında çekilmiş! Kılıçdaroğlu’nun bu fotoğrafını ilk kez göreceksiniz

    Hafta başında 6’lı Masa’nın son toplantısından sonra cumhurbaşkanı adayı olarak ismi açıklanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun üniversite yıllarında çekilmiş bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşıldı.

    “HIZLI BİR DELİKANLIYA BENZİYOR”

    Kısa sürede çok sayıda yorum ve beğeni alan fotoğraf karesinin altına “Eski hızlılardan”, “Hızlı bir delikanlıya benziyor”, “Okla göstermene gerek yok kulaklar ele veriyor”, “Hızlıymış dedem belli” şeklinde yorumlar yapıldı.

    İşte o fotoğraf karesi;

  • O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik, “HDP seçmeni kimliği” ile kaleme aldığı mektupta, “Çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    MEKTUBU KÜRTÇE BİTİRDİ

    Demirtaş’ın Türkçe başladığı mektubunu Kürtçe ifadelerle bitirmesi dikkat çekti. Demirtaş, son kısımda Kürtçe olarak kaleme aldığı cümlelerinde ise “Sayın Akşener, şunu bil ki biz Kürdüz. Biz Kürt halkı olarak kimlik, dil, kültür, sanat ve tarih sahibiyiz. Davamızda haklıyız, bu hiçbir zaman unutulmasın” ifadelerine yer verdi.

    İşte Demirtaş’ın o mektupta kaleme aldıkları;

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “SİZE HAK OLAN BİZE HAK DEĞİL Mİ?”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    KILIÇDAROĞLU VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.”

  • TKP’den AHBAP’a çadır satan Kızılay hakkında suç duyurusu

    TKP’den AHBAP’a çadır satan Kızılay hakkında suç duyurusu

    Türkiye Komünist Partisi (TKP) depremin ilk günü para karşılığı AHBAP’a çadır sattığı için eleştirilen Kızılay hakkında dokuz farklı suçtan suç duyurusunda bulundu.

    TKP Deprem Takip Merkezi’nce yapılan açıklamada “Gazeteci Murat Ağırel’in geçtiğimiz günlerde yayımlanan özel haberinde Kızılay’ın depremin en sancılı günlerinde deposunda bulunan çadırları AHBAP platformuna parayla sattığını açıklamıştı. Haber sonrasında Kızılay ve AHBAP iddiaları kabul etmiş ve mantıklı nedenlere dayandırmaya çalışmışlardı. Ancak bir yardım kuruluşu olan Kızılay’ın çadır satması halk tarafından ciddi bir öfkeyle karşılandı. Depremin etkilendiği 10 ilde çadır ve konteynır ihtiyacı hala devam ediyorken depremin ilk günü yapılan satış halkın büyük bir kısmının tepkisini çekti” denildi.

    DELİLLERİYLE BİRLİKTE SAVCILIĞA SUNULDU

    TKP Deprem Takip Merkezi hukukçularının dokuz farklı suçun irdelendiği kırk maddeli bir şikâyet dilekçesini 7 Mart itibariyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ilettikleri belirtilen açıklamaya göre, dilekçede Kızılay yetkililerinin dernek tüzüğü ve TCK kapsamında sorumluluklarına değinildi, dokuz farklı suç delilleriyle birlikte savcılığa sunuldu.

    Kızılay yetkililerinin suçlandıkları dokuz suç şöyle:

    • Olası kastla öldürme – Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (TCK m.81,82,83, 21/2)
    • Olası kastla yaralama (TCK m.86,87,88,21/2),
    • Güveni kötüye kullanma (TCK m. 155)
    • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK m.170),
    • Mala zarar verme (TCK m.152/1-a)
    • Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158)
    • Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma (TCK m. 238)
    • Zimmet (TCK m. 247)
    • Görevi kötüye kullanmaya azmettirme, yardım etme (TCK m.257, 40/2)
  • CHP’den Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuba ilk yorum: Bundan Türkiye kazanır

    CHP’den Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuba ilk yorum: Bundan Türkiye kazanır

    İyi Parti lideri Meral Akşener dün akşam katıldığı canlı yayında CHP ile HDP’nin olası görüşmesi hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Akşener, “Kılıçdaroğlu HDP ile görüşebilir ama taleplerini masaya asla getiremez” şeklinde konuştu.

    DEMİRTAŞ’TAN AKŞENER’E MEKTUP

    Akşener’in sözlerine cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yazdığı mektupla yanıt verdi. Akşener’e 4 soru yönelten Demirtaş, “Size hak olan müzakere siyaseti HDP’ye niye hak değil?” dedi.

    CHP’DEN DEMİRTAŞ’IN MEKTUBUNA İLK YORUM

    Demirtaş’ın mektubuna CHP’den ilk yorum geldi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, konu hakkında “Sayın Akşener ve Sayın Demirtaş’ın birbirlerine nezaket dillerini terk etmeden, Bahçeli dili ile değil Akşener dili ile konuşuluyorsa, Erdoğan dili ile değil Demirtaş dili ile cevap veriliyorsa bundan Türkiye kazanır. İstedikleri kadar farklı fikirde olsunlar. Tartışma bu üslupla oluyorsa bundan Türkiye kazanır.” dedi.

    DEMİRTAŞ MEKTUPTA NE SÖYLEDİ?

    Demirtaş, Akşener’e yönelik yazdığı mektupta şunları söyledi:

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “MECLİS’TE HDP İLE YAN YANA OLUP KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “HDP SEÇMENİNİ İRADESİZ VATANDAŞ OLARAK GÖRMEDİĞİNİZDEN EMİNİM”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    “HDP DESTEK KARARI ALIRSA KILIÇDAROĞLU ÇOK YÜKSEK OLASILIKLA CUMHURBAŞKANI OLACAK”

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. Son söz Akşener hanım. Kürt olduğumuzu bilin. Biz Kürtlerin kimliği, dili, kültürü, sanatı ve tarihi var. Biz de davamızda haklıyız. Hiç unutulmasın!”

  • CHP’li Kaftancıoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan iddianame hazırlandı

    CHP’li Kaftancıoğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan iddianame hazırlandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Kaftancıoğlu’nun 12 Ağustos 2022’de İstanbul Planlama Ajansı merkezindeki toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na yönelik sarf ettiği söz ve beyanlar nedeniyle resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    ERDOĞAN’DAN SUÇ DUYURUSU

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da daha sonra vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu ifade edildi. İddianamede, şüpheli Canan Kaftancıoğlu’nun soruşturma kapsamında savcılığa sunduğu iki sayfalık yazılı savunmasına da yer verildi. Kaftancıoğlu’nun savunmasında, soruşturmaya konu ifadelerin siyasi tartışma içinde eleştirel mahiyette kullanılmasının doğal olduğunu, küçük düşürme ve aşağılama kastının bulunmadığını öne sürdüğü aktarıldı.

    KOVUŞTURMA İZNİ TALEP EDİLDİ

    İddianamede, Canan Kaftancıoğlu’nun konuşmasında geçen ifadelerin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğu değerlendirilerek Kaftancıoğlu hakkında kovuşturma izni talep edildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün de kovuşturma izni verdiği kaydedildi. Şüphelinin sarf ettiği sözlerin eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü kapsamını aşan, Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen nitelikte olduğu belirtilen iddianamede, ayrıca sözlerin kamuya açık bir alanda söylenmesi nedeniyle somut olayda aleniyet unsurunun gerçekleştiği vurgulandı.

    4 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    İddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “alenen hakaret” suçunu işlediği anlaşılan Kaftancıoğlu’nun 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmasına karar verilmesi talep edildi.

    Kaftancıoğlu, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacak.

    Kaynak: AA / Güncel
  • CHP’den HDP’nin çağrısına net yanıt: Tarih belli değil ama Kılıçdaroğlu ziyaret edecek

    CHP’den HDP’nin çağrısına net yanıt: Tarih belli değil ama Kılıçdaroğlu ziyaret edecek

    6’lı Masa’da Meral Akşener’in çektiği rest sonrası başlayan kriz, Akşener’in yeniden masaya dönmesiyle sona erdi. 6 lider pazartesi günü Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir araya gelerek Millet İttifakı’nın adayını CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu duyurdu. Masadaki diğer liderler ile Yavaş ve İmamoğlu’nun ise cumhurbaşkanı yardımcılığı yapacağı belirtildi.

    HDP’DEN KILIÇDAROĞLU’NA ÇAĞRI: GÖRÜŞMEYE BEKLİYORUZ

    Kılıçdaroğlu’nun adaylığının ilanı sonrası HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, katıldığı canlı yayında çağrı yaparak Kılıçdaroğlu’nu görüşmeye davet etti. Sancar, “Toplumda güçlü bir değişim isteği var. Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun, kendisiyle genel merkezimizde konuşmak için ziyaretini bekliyoruz. Hedefimiz demokrasi, adalet, özgürlüktür. Esas olarak ilkeleri konuşmak istiyoruz. Pazarlık için değil; Cumhurbaşkanlığının hangi ilkeler üzerinde durulacağı, geçiş sürecinin nasıl olacağı ve bu dönemde nelerin acil olarak yapılması gerektiği konularını konuşacağız. Bir pazarlık, bakanlık münazarası, münakaşası bizim gündemimizde değil. Temel mesele Türkiye’de toplumun çoğunluğunun isteği olduğuna inandığımız demokratik değişimi sağlayacak uzlaşmayı başarmak.” dedi.

    AKŞENER, CHP-HDP GÖRÜŞMESİNE YEŞİL IŞIK YAKTI

    Akşener’de dün katıldığı yayında CHP’nin HDP ile olası görüşmesine yeşil ışık yaktı. Akşener, “CHP, HDP ile görüşebilir bu net ama HDP’nin taleplerini bizim olduğumuz masaya asla getiremez” dedi.

    “GENEL BAŞKANIMIZ HDP’Yİ ZİYARET EDECEK”

    Tüm bu gelişmelerin ardından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’den konu hakkında dikkat çeken bir açıklama geldi. “HDP’yi ziyaret edecek misiniz?” sorusuna yanıt veren Özel, “CHP Genel Başkanı, siyasi partilerin hiçbirini ötekileştirmeden ayrıştırmadan, seçmenine saygısı gereği ayırt etmeksizin ziyaret ediyor, edecektir. HDP’yi ziyaret edecek. Tarihi belli değil ama çok uzun bir zaman olmadan Genel Başkanımız, diğer partiler gibi HDP’yi de ziyaret edecek. ” diye yanıt verdi.

  • Kılıçdaroğlu’nun Akşener için söylediği “Arada bir ülkücü damarı tutuyor” sözlerine MHP’den sert tepki: Hadsiz hakaret not edildi

    Kılıçdaroğlu’nun Akşener için söylediği “Arada bir ülkücü damarı tutuyor” sözlerine MHP’den sert tepki: Hadsiz hakaret not edildi

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında 6’lı Masa’dan kalkıp geri dönen İYİ Parti lideri Meral Akşener hakkında dikkat çeken sözler sarf etti. Kılıçdaroğlu, “Meral Hanım merttir. Büyük mücadeleler veriyor ve bu bilinsin istiyorum. Ana kucağını da çok iyi bilir, yeri geldiğinde masaya yumruk vurmasını da çok iyi bilir. Bir de arada bir ülkücü damarı tutar. Bunu da gayet iyi biliyorum” dedi. Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine MHP’den sert bir tepki geldi.

    “ÜLKÜCÜ ADAM SATMAZ”

    MHP Genel Sekreteri Galip Ataman sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu ve Akşener’e zehir zemberek sözlerle yüklendi. Ataman, “Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında Meral Akşener’in masayı dağıtmasını, ortaklarını satmasını, masayı kumar masası ortaklarını da kumarbaz ilan etmesini, ortaklarına ağır hakaretler yağdırmasını Meral Akşener’in ülkücü damarıyla izah etme işgüzarlığına kalkışmıştır. Ülkücü adam satmaz, ülkücü oyunbozanlık yapmaz, menfaat pazarlığına tutuşmaz. Bunları yapandan da ülkücü olmaz. Kılıçdaroğlu bunları aklına iyice saokmalı ve kopan İP’i ülkücülük üzerinden bağlama hadsizliğine soyunmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER ÜLKÜCÜLER TARAFINDAN NOT EDİLMİŞTİR”

    “ÜLKÜCÜ GELİP GEÇİCİ HEVESLERİN TALİPLİSİ OLMAYACAK”

    Son olarak altılı masaya, gizli ortağına ve masanın ipini elinde tutan kirli ellere Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin, ‘Ülkücü sıradan bir hayatın takipçisi olamaz. Ülkücü gelip geçici heveslerin taliplisi de olmayacaktır.’ sözünü kulaklarına küpe etmelerini öneriyorum.”

  • Liberal Demokrat Parti seçimlerde tarafını seçti: Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz

    Liberal Demokrat Parti seçimlerde tarafını seçti: Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz

    Pazartesi günü Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde tam kadro bir araya gelen 6’lı Masa, cumhurbaşkanı adayı olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu açıkladı. Masadaki diğer liderler ise cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görev yapacak.

    YAVAŞ VE İMAMOĞLU’DA CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OLARAK ATANACAK

    6 partinin yayınladığı ortak metnin 12. maddesinde ise “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Sayın Cumhurbaşkanının uygun gördüğü zamanda ve tanımlanmış görevlerle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atanacaklardır.” ifadeleri yer aldı.

    LDP: MİLLET İTTİFAKI’NI DESTEKLEYECEĞİZ

    Kılıçdaroğlu’nun adaylığının ilanı sonrası Liberal Demokrat Parti’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Seçimde Millet İttifakı’nı destekleyeceklerini açıklayan LDP’nin açıklamasında, “Ekonomi görüşleriniz her ne kadar uyuşmasa da mevcut şartlar ve söylemler çerçevesinde hukuka saygı, çağdaş laik demokrasi ve şeffaf bir meclis için desteğimizin Millet İttifakı’ndan yana olduğunu kamuoyuna açıklarız” ifadeleri yer aldı.

  • Kadınlarla Anıtkabir’i ziyaret eden Akşener, Ata’nın huzurunda asker selamı verdi

    Kadınlarla Anıtkabir’i ziyaret eden Akşener, Ata’nın huzurunda asker selamı verdi

    İYİ Parti lideri Akşener, kadınlar ve partililerden oluşan heyetle Aslanlı Yol’da yürüyerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesi önüne geldi. Akşener tarafından mozoleye çiçek bırakıldıktan sonra saygı duruşunda bulunuldu. Akşener’in saygı duruşu esnasında asker selamı vermesi dikkat çekti.

    Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Akşener, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak, şunları yazdı: “Aziz Atatürk, Türk milletine medeniyet yolundaki en büyük armağanın olan Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılında bir kez daha huzurundayız. Biz nice zor şartların ve imkansızlıkların içerisinde Cumhuriyet’imizin bizlere sunduğu fırsat eşitliğiyle bu günlere gelen köy kızlarıyız. Tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de yılmayan, yıkılmayan ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Türk kadınlarıyız. Cumhuriyet’imizin bizim için ne kadar büyük bir şans olduğunun da farkındayız.

    “BU MEMLEKET KADINLARI GÖRMEZDEN GELEMEZ”

    “KADINLARLA BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ”

    Çünkü Türk kadını güçlü olursa Türkiye de güçlü olur. Bu bilinç ve inançla bir kez daha söz veriyoruz ki ülkemiz ve milletimiz için durmaksızın çalışacak, evlatlarımızın geleceği için yılmaz bir mücadele verecek, Cumhuriyet’imizin yeni asrında kadınlarla birlikte tarih yazacağız. Büyük Türk milleti için verdiğiniz mücadeleyi ve biz Türk kadınları için açtığınız yolu bir kez daha şükranla selamlıyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.”

    Akşener’in ziyaretinden kareler;

  • TikTok’tan Avrupa’da yasaklanmaya karşı data güvenliği atağı

    TikTok’tan Avrupa’da yasaklanmaya karşı data güvenliği atağı

    ByteDance Ltd.’nin sahibi olduğu TikTok, şirket görüntü paylaşım uygulamasının devlet memurları tarafından kullanımına ait çeşitli hükümetlerin baskısıyla karşı karşıya kalırken Çarşamba günü Avrupa data muhafaza uygulamalarını güçlendirme gayretlerinin çerçevesini paylaştı.

    TikTok’un Avrupa siyaset şefi Theo Bertram yaptığı açıklamada, Çin’e ilişkin şirketin Project Clover isimli bir teşebbüs aracılığıyla TikTok’un 150 milyon kullanıcısının bilgileri için “güvenli bir bölge” oluşturmayı planladığını söyledi. Alınacak tedbirler, bilgilerin Avrupa dışına aktarılmasına yönelik ek kısıtlamaları, şirketin bilgi sürece süreçlerini denetlemesi için harici bir güvenlik şirketi tutmayı ve Avrupalı ​​kullanıcıların datalarını lokal bilgi merkezlerinde depolamak üzere uygulamaları içerecek.

    Açıklanan tedbirler sonrası eski ABD Lideri Donald Trump’ın uygulamayı yasaklamaklar tehdit etmesi sornası 2020’nin sonlarında duyurulan ve Oracle Corp’un Amerikan TikTok kullanıcılarının datalarını depolamasını ve işlenmesini denetlemeye müsaade veren Project Teksas isimli uygulamaya misal bir uygulama yapılacağı öngörülüyor.

    Bertram düzenlediği basın toplantısında, “Çin hükümeti bizden hiçbir vakit bilgi istemedi ve isteselerdi bunu yapmayı reddederdik” derken şirketin bilgi depolamaya yaklaşımının, Çin hükümetinin TikTok’u Avrupa bilgilerini teslim etmeye zorlamasını imkansız hale getireceğini ve bilgi erişim denetimleri ve kontrolünün, datalara art kapıdan erişim riskini en aza indireceğini söyledi.

    Theo Bertram Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, Avrupa bilgilerinin şu anda Singapur ve ABD’deki data merkezlerinde saklandığını, lakin bir Avrupalı ​​şirket tarafından üç yıl içinde 1,5 milyar dolarlık bir maliyetle inşa edilecek Avrupa’daki inançlı ortama taşınacağını söyledi. Açıklamaya nazaran Avrupa dışındaki şirket çalışanları, sırf belli nedenlerle ve öteki bir şirketin denetleyeceği katı erişim protokolleri ile datalara erişmeye devam edebilecekler.

    Bertram, Project Clover’ı “veri güvenliği kelam konusu olduğunda sanayi standartlarını karşılamaktan çıkara büsbütün yeni bir standart belirlemeye yanlışsız bir hareket” olarak tanımladı.

    Son haftalarda, Avrupa Komitesi ve akabinde Avrupa Parlamentosu da dahil olmak üzere öteki kurumlar data kapalılığı ve siber güvenlik telaşlarını münasebet göstererek işçiye uygulamayı iş telefonlarından silmeleri talimatını vermişti.

    Bir AB Komitesi siyasetçisi, uygulamayı silme talimatının ihtiyati önlem olarak verildiğini ve komite çalışanına yönelik acil bir tehdit olmadığını söyledi. Lakin bu atılım, kıtadan keskin bir ton değişikliğine işaret etti. Şirket, hareketi “Avrupa dışı” olarak nitelendirdi.

    TikTok, geçen yılın sonunda medyadaki sızıntıları tedbire teşebbüsünün bir kesimi olarak gazeteciler de dahil olmak üzere birtakım çalışanların kullanıcıların şahsî bilgilerine eriştiği büyük bir bilgi skandalını kabul etmiş ve bu çalışanların işine son verildiğini açıklamıştı.

    ABD, TikTok’a yaklaşımında çok daha agresif bir yol izlerken birtakım milletvekilleri uygulamayı ülkeden büsbütün yasaklamayı yahut ByteDance’i görüntü paylaşım platformunu satmaya zorlamayı planlıyor.

    Buna karşılık, AB yetkilileri yaklaşımlarında büyük ölçüde daha sakin davrandılar. TikTok İcra Konseyi Lideri Shou Zi Chew, bu yılın başında Brüksel’i ziyaret etmiş ve kapalılık telaşlarını lisana getiren bir dizi komite üyesiyle görüşmüştü. Bu görüşmede şirkete kıtada faaliyet gösterebilmesi için AB kurallarına uyması gerektiği söylendi.

    Bununla birlikte İç Pazardan Sorumlu Komite Üyesi Thierry Breton, kısa bir müddet sonra şirkete, daha fazla içerik kontrolü yahut data muhafaza sorunu olması durumunda şirketin kıtadan yasaklanacağı konusunda güçlü bir ikazda bulunmuştu.