Etiket: Acı

  • MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir, bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür. Bir yanda arama kurtarma faaliyetleri devam ediyorken diğer yanda devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak, en hafif tabirle terbiyesizliktir” dedi.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

    İnsanlığın felaketler karşısındaki refleksinin ve tepkisinin coğrafyaların her noktasında hemen hemen aynı olduğunu belirten Bahçeli, “Çünkü insan olanın ruhu vardır, kalbi vardır, canı vardır, acısı vardır, vicdanı vardır. Felaketin koru yürekleri kavurmasıyla beraber, kaos peşine düşen, yalan haber yayan, dedikodu çıkaran, malumat kirliliğine umut bağlayan, siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkulu ve tartışmaya açıktır. Esasen bunlara insan demek, insan olana saygısızlıktır” açıklamasında bulundu.

    “Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir”

    “Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

    “Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir. Ne güzel bir sözdür: ‘Ne doğrarsan tabağına, o gelir kaşığına.’ Siyaseti makul, medeni ve milli ilkelere müzahir yapmaktan aciz olanlar temelsiz eleştirilerini yapmadan evvel aynaya bakmalıdırlar. Bunlar kendilerini sorgulamalı, kendi ruhi felaketleriyle yüzleşmelidir. Sırtında yumurta küfesi olmayanlar için ileri geri konuşmak maliyetsizdir. Hariçten gazel okumanın önünde de bir engel yoktur. Ancak milli felaketlerde, ortak aidiyet ve hassasiyet paydasında uzlaşamayanlar insani değerlere her yönüyle yabancılaşan mihraklardır.”

    İstanbul’da 1 milyon 528 bin 782 binanın olduğu bilgisini veren Bahçeli, “Kilometrekareye 3 bin 49 kişinin düştüğü bu kentimizde mevcut yapı stoğunun yüzde 70’inin 1999 öncesi yapıldığı dikkate alındığında, derhal harekete geçmemiz ertelenemez bir mecburiyettir” ifadelerini kullandı.

    “Devlet her şeye hakimdir, iftiralar ise beyhudedir”

    Bahçeli, İstanbul depremine hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, “Kaybedecek zamanımız yoktur. Oyalamaya hakkımız yoktur. Cumhur İttifakı olarak biz bu ağır yükü her şart altında kaldırırız. Bedeli ne olursa olsun Türkiye’mize sahip çıkarız. Hükümet verimli ve etkin bir afet yönetimiyle Kahramanmaraş depremindeki yaraları sarmaktadır. Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir. Acımız büyüktür, ancak hayatta zamanın hafifletmediği ve yumuşatmadığı hiçbir acı da yoktur” diye konuştu.

    Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti:

    “Acımızı, anımızı, adımızı ve ağıdımızı bilmeyenlerle ortak bir geleceği nasıl paylaşacağız? İktidarın kaybetmesi uğruna vatanın ve milletin kaybetmesine oynayanlarla nasıl bir arada yaşayacağız? Dünya alem deprem bölgesine insani yardımları sevk ediyorken iç muhalefetin utanç verici haline ne diyelim? Bunu neye yoralım ve nasıl açıklayalım? Yaygın çıkar ilişkileri yanlışın peşinden gitmeyi meziyet zanneden siyaset kadrolarını palazlandırmakla kalmaz, pazara, hatta ayağa düşmelerine yol açar.”

    “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    Seçim tarihiyle ilgili yapılan açıklamaları değerlendiren Bahçeli, “Bir insanımız dahi enkaz altındayken, henüz felaketin sıcaklığı çok yakıcıyken, haksız ve hayasız siyasi eleştiri yapmak, seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir, bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür. Bir yanda arama kurtarma faaliyetleri devam ediyorken, diğer yanda devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak en hafif tabirle terbiyesizliktir” ifadelerine yer verdi.

    “Bilinmelidir ki, ne sandıktan kaçarız, ne de demokrasiyi yok sayarız” diyen Bahçeli şunları söyledi:

    “Acılarımızın tam ortasında, seçimlerle ilgili polemik yapan, ertelendi ertelenmedi çetelesi tutan zillet ittifakı paranoyaktır, saplantılıdır, hayalperesttir, vehimlerin pençesindedir. Yalan söylediler, algı operasyonuna heveslendiler, husumet yaydılar.” – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Oğluna misafirliğe giden kadın, depreme yakalandı! Enkazın altındaki anneden haber alınamıyor

    Oğluna misafirliğe giden kadın, depreme yakalandı! Enkazın altındaki anneden haber alınamıyor

    Antakya‘nın İnönü Bulvarı’nda bulunan Rönesans Rezidans’ta arama- kurtarma çalışmaları sürdürülüyor. Yüzlerce vatandaşın yaşadığı lüks rezidansta depreme yakalanan Onkoloji Uzmanı Doktor Ahmet Çinkaya ve ailesine ulaşıldı. Enkazdan sadece Hemşire Yasemin Çinkaya (38) sağ çıkarılırken Onkoloji doktoru Ahmet Çinkaya (43), oğulları Ali Çinkaya (11) ve kızları Pelin Çinkaya’nın (10) cansız bedenine ulaşıldı. Ancak 10 gün önce oğlu ve gelinine ziyarete gelen anne Ayşe Çinkaya’dan hala haber alınamadı.

    “İLK BAŞTA BİRŞEY OLMAMIŞTIR DİYE DÜŞÜNDÜK”

    Ayşe Çinkaya’nın kızı Pınar Serbest’in (40) eşi Halil İbrahim Serbest, Ayşe Çinkaya’dan gelecek olumlu haberi beklediklerini ifade ederek, “Sabah depremden haberimiz olunca aklımız burada kaldı. İlk başta bir şey olmamıştır diye iyi düşünmeye çalıştık. Ardından kayınbiraderim Ahmet’e ulaşmaya çalıştım. Ancak hiç cevap alamadım. Her ihtimale karşı hemen ailemi de alarak yola çıktık. Geldiğimizde bu tabloyla karşı karşıya kalınca şok geçirdik. Bölge aşırı derecede sessiz ve enkaz çevresinde neredeyse kimse yoktu. Ne yapacağımızı bilemedik. Bizim acımız asıl buraya geldiğimizde başlamıştı. Etrafımızda bulunan diğer binalarda da kimse yoktu. Depremin ciddiyetini o zaman anladık. Hemen işe koyulmaya başladık. Binalardan çıkmaya çalışanlara yardım ettik. Ancak ekipler neredeyse 24 saat sonra buraya geldiler. Hemen çalışma başlattılar” ifadelerini kullandı.

    OĞLUNU ZİYARETE GİDEN ANNE ENKAZDA ARANIYOR

    “Kayınbiraderlerim rezidansın hemen yanında oturuyordu. Buraya taşınalı daha 1 yıl olmadı, 8’inci katta oturuyorlardı” diyen Serbest, “Burasını da yeni ve sağlam diye aldı. Hatta ben ‘Burası deprem bölgesi, buradan niye ev aldın’ dedim. ‘Bize 9 şiddetindeki depreme dahi dayanacağını söylediler’ dedi. Kayınvalidem de yakın zamanda buraya oğlunu ziyaret için gelmişti. Maalesef ki bu zamana kadar sadece kayınbiraderimin eşi Yasemin’i kurtarabildik. Kayınbiraderim Ahmet, oğlu Ali, kızı Pelin’i ne yazık ki kaybettik. Ekiplerin dediği üzere hepsi aynı odadaymış bir tek kayınvalidem farklı bir odadaymış. Yasemin, eşinin ve çocuklarının cansız bedeniyle 2 gün boyunca kalmış. Gerçekten çok kötü bir psikoloji. Acımız çok büyük. Ahmet’i çok seviyordum. Ben hem Ahmet’in acısını hem de eşimin acısını çekiyorum. Acıya katlanmaya çalışıyoruz ama gerçekler gözlerimizin önünde. Çevredekilerin yüzlerine baktığımız zaman o acı tablo, çok kötü. Yani Ahmet’e mi, çocuklara mı üzüleyim? Yoksa kayınvalideme mi?” diye konuştu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Mehmet Serkan Şafak – Güncel