Etiket: Bana

  • Seçil Erzan’dan mahkeme salonuna damga vuran sözler: Bagajın kapağı açılınca paralar kapışılıyordu

    Seçil Erzan’dan mahkeme salonuna damga vuran sözler: Bagajın kapağı açılınca paralar kapışılıyordu

    Aralarında Türk futbolunun ünlü isimlerinin de olduğu 21 kişiyi “yüksek karlı gizli fon” vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla eski Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan ile 6 şüphelinin yargılandığı davada Erzan’ın sözleri mahkeme salonuna damga vurdu.

    “PARALAR KAPIŞILIYORDU”

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, ifadeler başlamadan önce söz alan Seçil Erzan, “GPS kayıtlarına, HTS eşleşmelerine bakılsın. MASAK kayıtları incelesin. Ben banka müdürü olmasam Selçuk İnan bana o parayı vermezdi. Ben kabul ediyorum ama yüksek faiz beklentisi de vardı bu da bir gerçek. Ben parayı aldığımda, bagajın kapağı açılınca kapışılıyordu. Canımla buradayım. Kim ne aldığını söylemezse gerçeği ortaya çıkaramayız. İlk fonu Semih Kaya‘ya söyledim. Ben bir süre sonra daha fazla faiz isteyenlere para yetiştirmeye çalıştım. Sebebi benim çok özür dilerim ama bu para bende değil. Ben Trabzonlu olsaydım, korumalarım olsaydı böyle olmazdı. Korkuyordum. Yardım edilmesini istiyorum, bunu devlet bulabilir” dedi.

    “ÇARIKLI MİLYONER OLDUK”

    Daha sonra konuşan müşteki Nuray Şengüler Erzan ifadesinde, Seçil Erzan’ı 15 yıldır tanıdığını, eşinin hastane masrafları için sürekli para çektiği dönemde kendisine fon teklifinde bulunduğunu söyledi. Şengüler, toplamda 10 milyon lira ve 56 bin dolar verdiğini belirterek “Bu paradan 312 bin lira verdi. Ama sonradan geri aldı. Çok mağdur oldum. İnsanlara yardıma etmeyi seven birisiyim yardım ederken yardım alacak duruma düştüm. Eşimi dokuz aydır hastaneye götüremiyorum. Çarıklı milyoner olduk. Kağıtta milyonlar yazıyor. Evde beş kuruş para yok. Şikayetçiyim” dedi.

    SEMİH KAYA DİNLENDİ

    Şengüler’in ifadesinin ardından tanıkların dinlenmesine geçildi. Eski futbolcu Semih Kaya tanık olarak verdiği ifadesinde, 2011 yılında Galatasaray’da oynamaya başladıktan sonra bankanın Florya şubesinde hesabının açıldığını söyleyerek “Seçil Erzan bana saklı bir fon olduğunu söyledi. Avantajlarından bahsetti. Ciddi şekilde iyi getirisi olduğunu ve yatırım fonu olduğunu söyledi. 2022 Nisan ayında özel bankacılıkta bulunan 300 bin dolarımı bu fona yatırdım. Bana Denizbank amblemi bulunan belge verdi. Ben de kendisine bu parayı teslim ettim. Sonrasında yeniden para yatırmamı söyledi. Mayıs ayında kur korumalı mevduat hesabımı 60 gün kala bozdum. Ben de mevduatımı bozup 1.2 milyon euro parayı, Florya Metin Oktay Tesislerinde Seçil Erzan ve Ali Yörük’e teslim ettim. Belgesini de aldım, hepsi elimde mevcuttur” dedi. Seçil Erzan’ın daha sonra bankanın Levent Büyükdere Şubesine tayin edildiğini söylediğini belirten Kaya, “Bana bankada yükseleceğini, genel müdür olacağını söyledi. Bana fırsat fonu açıldığını söyledi. O dönem Çek Cumhuriyetinde forma giyiyordum. Yurt dışında hesabımdan parça parça 2.2 milyon gibi bir rakamı transfer ettim” diye konuştu. Mahkeme Başkanının, “Aldığın para olmadı mı?” sorusuna Kaya, “Teslim aldığım paralar da oldu. Alıp hesabıma yatırıyordum. 3.5 milyona yakın para aldım. Yatırdığımda Seçil Erzan da yanımdaydı” dedi. Bodrum’daki ev almasına ilişkin sorular üzerine Kaya, tüm ödemelerinin belgeli yapıldığını belirterek Erzan’ın ödeme yaptığı iddialarını reddetti.

    GPS’Lİ ÇANTAYI ANLATTI

    İçerisinde GPS cihazı bulunan çanta sorulunca Semih Kaya, “Kendi hesabıma para yatırmıştım. Kalan boş çantayı Seçil bana ‘Al sen de kalsın’ dedi. Ben de arabamın bagajına koydum. Daha sonra çantanın öttüğünü duydum. Doğal olarak ürktüm. Seçil’i aradım. Durumdan bahsettim. Çantanın Atilla Baltaş’a ait olduğunu öğrendim. Ondan önce Atilla’yı hiç tanımıyordum. Beni arayınca çantayı sorup ‘Şikayetçi olacağım’ dedim. Atilla, Seçil ve ben bir görüşme yaptık. Atilla daha önce arabasından çantasının çalındığını, bu yüzden GPS taktırdığını söyledi. Bana şikayetçi olduğu belgeyi görünce ben de üzerinde durmadım” dedi. Mahkeme Başkanının “Hiç şüphelenmediniz mi birinizin parası diğerinde çıkıyor, paranın kaynağı konusunda?” sorusuna Semih Kaya, “Hayır, şüphelenmedim” diye cevap verdi.

    “İMZALI, KAŞELİ, QR KODLU BELGELER VAR”

    “Size hiç Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu fonu dedi mi?” sorusuna ise Kaya, “Hayır. Bu fonu tamamen Semih Kaya adına açıldı ve saklamalı fon diye söyledi” şeklinde cevapladı. “Elinizdeki belgeler bankanın mıydı?” sorusuna da Kaya, “Seçil Erzan imzalı Denizbank kaşeli belgeler var. Hatta bankanın QR kodlu belgeleri vardı” dedi. Semih Kaya, basında Selçuk İnan’ı fona kendisinin soktuğu yönünde iddialar çıkmasına da değinerek cep telefonundan mesajlaşmalarını okuyup bunun doğru olmadığını ifade etti. Avukat Rezan Epözdemir’in “Banka içi yazışmalar var mıydı elinizde?” sorusuna Kaya, “Seçil bana, icra komitesi üyesi Mehmet Aydoğdu ile aralarındaki açık uçlu döviz fonundan 10 milyon dolarlık peyder pey çıkışıyla ilgili maili göndermişti” diyerek o e-maili okudu.

    Seçil Erzan’ın evine bir kez gittiğini söyleyen Kaya, “Mart ayında ödeme alamadığımız bir dönemdi. Ödeme çıktığını söyleyerek beni evine çağırdı. O dönem kamptaydım. Çıkamayacağımı düşünüp beni çağırdığını düşünüyorum. Çıktım gittim. 15 dakika kadar evinin önünde konuştuk. Her şeyin düzeleceğini söyleyip beni ikna etmeye çalıştı” dedi. Semih Kaya toplamda 4.1 milyon doları Seçil Erzan’a verdiğini söyledi. Mahkeme başkanının, “Sanık en çok parayı sizin aldığınızı söylüyor” sorusuna Semih Kaya, “Seçil Erzan’ın herhalde matematiğinde bir problem var çünkü kesinlikle fazla almadım. Kendisi tarafından sürekli bir kurgu planlanılıyor, cezaevindeyken benim taksitlerimi mi ödedi?” dedi.

    “SEÇİL’E BASKI YAPMADIM”

    Seçil Erzan’ın avukatı tarafından, “Paranızı almak için mi baskı yaptınız?” sorusu üzerine Semih Kaya, ‘Baskı yapmadım” dedi. Avukatın ısrarlı soruları sonrası Semih Kaya, ‘İlk duruşmada benim Seçil Erzan’ı tehdit ettiğim, şiddet uyguladığım söylendi. Avukat hanım televizyonda da bunları söyledi. Ancak Cuma günü yapılan duruşmada Seçil Erzan bunları yapmadığımı söyledi” dedi.

    “SEÇİL KİM Kİ BANA EV ALACAK”

    Söz alan Seçil Erzan, “20 milyon euro alması gerektiği için bana, ‘Bu para bana gelmek zorunda’ dedi mi demedi mi” şeklindeki sorusuna da Kaya, “Söylemedim. Ben Türkiye’de ve Çek Cumhuriyeti’nde, en büyük kulüplerde futbol oynadım. Benim zaten böyle bir şeye ihtiyacım yok. Seçil Erzan kim ki bana ev alacak benim de ona ihtiyacım olacak. Ben zaten o güce sahibim” dedi.

    ESKİ SEVGİLİSİ AVUKAT CANDAŞ GÜROL DA DİNLENDİ

    Semih Kaya’nın ardından Seçil Erzan’ın eski sevgilisi avukat Candaş Gürol da tanık olarak ifade verdi. 2022 yılı Temmuz ayında Seçil Erzan ile tanıştığını söyleyen Gürol, “Benim tanıdığım dönemde bankanın Levent şubesine yeni atanmıştı. Teyzesi ve eniştesiyle de tanışmıştım. O dönem illegal bir işini görmedim. Banka tarafından sevilen ve iyi bir müdür olarak kabul edilen biriydi. Ağustos’tan Kasım ayına kadar her şey normaldi, mutluyduk. Arkadaşlarımızla buluşuyorduk, yürüyüşe gidiyorduk. Ofisine gidiyordum 2013 yılı Ocak ayında Seçil, 180 derece değişti. Konuşmamaya başladı, çözemediğim durumlar oldu. Gizli telefonlar başladı. Görüşemez olmuştuk. Aldatıldığımı düşünüyordum. Her şey çok iyiyken bir anda değişmesi beni çok etkiledi. Ayrılma gündeme geldi” dedi.

    “ÇAĞLAR BENİM ÜZERİNDEN YATIRMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ, KIRAMADIM”

    Müşteki İsmail İbrahim Çağlar’ın hem müvekkili, hem de eski dostu olduğunu söyleyen Candaş Gürol, “Seçil’den ayrıldığım dönemde beni aradı. Seçil’in kendisine yatırım fonundan bahsettiğini ve para yatırmayı düşündüğünü söyledi. Ben de ‘sen bilirsin’ dedim. Seçil’le ayrıldığımı söyledim. Bankacılık işlerinden anlamam dedim. Yurtdışındaki parasını benim üzerimden yatırmak istediğini söyledi. Ben de kıramadım. Bu paranın vergisi nasıl olacak korkusu vardı. İbrahim Çağlar’ın resmi belge aldığını söylemesi nedeniyle rahattım. Seçil’i arayıp sordum” şeklinde konuştu.

    FATİH TERİM SORUSUNA: “DUYGUSAL İFADE VERMİŞİM” DEDİ

    Mahkeme başkanının soru üzerine Fatih Terim ile ilişkisini anlatan Candaş Gürol, “Seçil’i tanımadan bir sene önce Fatih Terim ve ailesinin avukatıydım” dedi. Mahkeme başkanı Candaş Gürol’un savcılığa verdiği ifadeyi okuyarak, “Fatih Terim’e kırgınım” kısmını sorunca Gürol, “Biraz duygusal ifade vermişim. Sonrasında Fatih hocayla konuştum. Denizbank’a para yatırdığını, o dönem kendisinin de hasar tespiti yaptığını söyledi. Ancak özel bir fondan bahsetmedi. Ben hocaya kırgın olsam ne olur olmasam ne olur. Sonrasında konuşup helalleşip ayrıldık” dedi. Seçil Erzan ile ikisini Fatih Terim’in tanıştırmadığını söyleyen Candaş Gürol, ‘Vesile oldu diyelim. Sadece şöyle iyi bir kızımız var dediö dedi.
    Seçil Erzan’ın fondan bahsedip bahsetmediğini sorulması üzerine Gürol, “Ben Seçil’e parasal ilişkilerini sormazdım. Zaman zaman görüşmelerinde fon dediğini duydum, yüksek kredili müşterilere fon adı altında yatırım aracı olduğunu söylemişti. Banka yöneticilerinin ismini zaman zaman duyuyordum” dedi.

    “SEÇİL’İN BÖYLE BİR İŞİN İÇİNDE OLMASI HAYAL GÜCÜMÜN ÜSTÜNDE”

    Avukatların dosyaya giren mesajlar üzerinden sorular sorduğu Candaş Gürol, “Seçil’in böyle bir şeyin içinde olması benim hayal gücümün bile üstünde illegal bir şey yapacağını düşünemedim. Ben usulsüz kredilerle ilgili banka içinde bir sorun olduğunu düşündüm, benim hayal gücüm bu kadardı” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • “Sizi zengin edeceğim” vaadiyle 6 milyon TL’lik vurgu yaptı! Kendisi kayıp, geride bıraktığı not kaldı

    “Sizi zengin edeceğim” vaadiyle 6 milyon TL’lik vurgu yaptı! Kendisi kayıp, geride bıraktığı not kaldı

    Son günlerde kar payı vaadiyle yapılan dolandırıcılıklara bir yenisi daha eklendi. Fatih’te tekstil atölyesinde işçi olarak çalışan Hülya Yıldırım, 20 yıllık arkadaşı M.R.B. tarafından kar vaadiyle 280 bin lira dolandırdığını iddia etti. Eylül ayında 30 kişiyi yaklaşık 6 milyon lira dolandırdığı öne sürülen M.R.B, yakın çevresine “Bana miras kaldı. Ben zengin oldum ve altın işine giriyorum. Size de kar payı vereyim, daha çok kazanalım” dedi.

    Bu şekilde güven kazanan M.R.B, ilk aylarda birçok kişiden aldığı paraları faiziyle geri ödedi. Üç ay sonra ise ortadan kayboldu. Geride kalan 30 mağdurdan 15’i ise Şehremini Karakolu’na giderek şikayette bulundu. M.R.B. ise ortadan kaybolduktan sonra mağdurlara bir mektup yazarak, şikayette bulunmazlar ve cezaevine girmezse borçlarını ödeyeceğini söyledi.

    SES KAYDINDA HER ŞEYİ İTİRAF ETTİ

    Mağdurların şikayette bulunduğunu öğrenen ve bir mesajlaşma uygulaması üzerinden Yıldırım’a ses kaydı gönderen M.R.B., “Hülya benim sana bir şey söylemeye yüzüm yok. Bu hallere düştük. Ben oyunu bırakmıştım. Bu işlere girmiştim. Belki düzeltirim demiştim. İlk başlarda ne güzel her şeyi ödüyordum. Sonra yine oyuna döndüm, belki kazanırım diye. O iş, bu iş, altın işi hepsi yalan. Gidip birinden alıyordum, satıyordum. Oradan aldığımla başkasının parasını çıkartıyordum. Kredi kartı ödeme günü geldiğinde onları ödemeye çalışıyordum. Ondan alıp ona veriyordum. Tefeciye bulaştım. Tefeci de bana faiz uyguladı. Oradan sonra döndüremedim. Paralar yetmemeye başladı. Başkalarının üzerine çektiğim paralarla döndürmeye çalışıyordum. Telefonları satıp, taksit ödemeye çalışıyordum. Siz bana ne deseniz haklısınız. Bu para nasıl ödenecek diye soruyorsunuz. Sizin paralar yine az miktarda. Başkasının miktarı 3 milyona dayanıyor.

    Hülya Yıldırım

    ŞİKAYETÇİ OLAN KADINA MEYDAN OKUDU

    Ben ne yapacağım bilmiyorum. Benim bir canım var. Başka diyecek bir şeyim yok. Beni öldürmeyle bu iş çözülecek mi? Ben zaten kefenimi boynuma almışım. Ailem, çocuklarım, her şeyim gitti. Hiçbir şeyim kalmadı. Hala direniyorum. Borcunuz borç, ödeyeceğim diyorum. Sen bilirsin, durmak istemiyorsan git şikayet et nereye istiyorsan, hodri meydan. Televizyona mı çıkıyorsun, ne yapıyorsan yap. Ne anlatacaksın ki? Ben ne yaptım? Bu işi birden batırdım. Bunu biliyorsun. İş bir ay sekteye uğrayınca hepiniz başıma üşüştünüz. Gittiniz hemen şikayet ettiniz. Hakkını hukukla mı arıyorsun? Hakkını hem hukukla aramaya çalışıyorsun hem de benimle konuşmaya çalışıyorsun. Kendine bir yol seç. Hukukla arayacaksan hakkını ben gider cezamı çekerim” dedi.

    BİR SAYFALIK NOT BIRAKTI

    Şahsın bıraktığı notta ise şu ifadeler yer aldı: “Ben bu borçları kabul ediyorum. Ama iş şikayete girdiği için herhangi bir suçlama gelirse ve cezaevine girersem bu borçları ödemiyorum. Şayet zaman verirseniz her ay acil olanlara göndereceğim. Zaten bazı borçlu olduğum kişilerin 1 yıldır faizi ile ödemesini yaptım. Ailemin bu borçla hiçbir ilgisi yoktur. Haberleri dahi yoktur. Bu borcun sahibi benim. Onlardan kimse talep edemez.”

    “280 BİN TL DOLANDIRILDIM”

    20 yıllık arkadaşı tarafından dolandırıldığını iddia eden Hülya Yıldırım ise, “Bundan birkaç ay öncesine kadar düzenli alışverişimiz vardı. Kendisi bana, ‘Kredi çekip bana verirsen, sana belli bir miktar kar veririm’ diyordu. Biz bunu kar almak amaçlı yaptık. En başta her şey düzenli gidiyordu. Benim hesabımdan kredi, nakit avans çekti. Düzenli olarak da ödemesini yaptı. Benim de kar payım olarak iki çeyreğimi verdi. Bunu her ay düzenli olarak yaptık. Sonrasında benim kartımın limiti bitti. Daha çok kazanalım diyerek, bana başka bir bankadan kart çıkarttı. Onu da patlattı. Onu da düzenli ödemeye çalıştı ama olmadı. Daha ilk ayda beni patlattı. Üçüncü ayda zaten bütün hesaplarım boşalttı. Beni böyle mağdur edip, kaçtı ve gitti. O zamanın faiziyle 280 bin TL dolandırıldım.

    “HER GÜN TOMAR TOMAR PARAYLA GELİRDİ”

    Kasım ayının 1’inde de kaçtığını öğrendik. Ben bu kişiyi 20 yıldır tanıyorum. Daha önce farklı iş yerlerinde beraber çalışmıştık. En son bizim iş yerine geldi, birlikte çalıştık. ‘Bana miras kaldı’ diyerek bizi kandırdı. ‘Ben bu paraya şu an dokunamıyorum, tamamı geldikten sonra kullanacağım’ diyordu. Kendini bize zengin olmuş gibi gösterdi. Tekstile her gün tomar tomar parayla gelirdi. ‘Altın işine girdim. Alım satım yapıyorum’ diyordu. Bazen işe getirdiği altınları gösterip, ‘Bunları karıma, kızıma hediye aldım’ diye bize anlatıyordu. Durumu iyi hale geldiği için biz de onun adına sevinmiştik. Bana bir keresinde, ‘Al bu bin TL’yi, annen hasta. Benim için dua etsin’ dedi. Ben de ona parasız da dua ederiz biz diye cevap verdim. Bu şekilde bize hep güven verdi” diye konuştu.

    “30 MAĞDUR VAR”

    Konuyla ilgili şikayette bulunduğunu dile getiren Yıldırım, “Biz onunla bu işe Eylül ayında girdik. İlk başlarda çektiği paraları kar payıyla birlikte geri veriyordu. İlk ay 20 bin TL çekip, bin TL faiz verdi. Ben de onu 20 yıldır tanıyıp, güvendiğim için daha fazla kazanmak istedim. Benim annem ve babam hastalar, yaşlılar. Onlara ben bakıyorum, o da bunu biliyordu. Şu an mağdurlar olarak 30 kişiyiz. Kendi eşinin akrabalarını da dolandırdı. Bizim iş yerinden 4 kişi, 20 den fazla kişi de eşinin akrabaları var. Kimine altın vereceğim, kimine para vereceğim dedi. Kimine kredi çektirmiş, birçok kişiden de altın almış.

    “MİRAS ALMAYA GİDİYORUM” DEYİP ORTALIKTAN KAYBOLMUŞ

    En son onu gördüğümde Şanlıurfa’ya mirasını almaya gideceğini söylemişti. Ertesi gün ben kaçtığını öğrendim. 15 kişi Şehremini Karakolu’na gittik ve şikayette bulunduk. Haber bekliyoruz. Aslında toplam 30 kişi mağdur var ama 15 kişi şikayette bulunduk. Bu 30 kişi toplam 6 milyon TL’ye yakın dolandırıldık. Buradan da o adama sesleniyorum. O kadar tomar parayla kaçtın. Bizim paramızı ödemiyorsun. Hepimiz senin peşindeyiz. Ya paramızı öde ya da gel teslim ol. Bizim de içimiz rahat etsin” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan, Hakan Ateş’in adını kullanarak fona ikna etmiş! Binlerce doları buhar olan Fatih Terim’in yardımcısının eşi konuştu

    Seçil Erzan, Hakan Ateş’in adını kullanarak fona ikna etmiş! Binlerce doları buhar olan Fatih Terim’in yardımcısının eşi konuştu

    Fon dolandırıcılığında Seçil Erzan‘a 450 bin dolar veren Fatih Terim’in yardımcısı Müfit Erkasap’ın eşi Nur Erkasap açıklamalarda bulundu. Erkasap, Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş’in adının kullanılarak fona katılmaya ikna edildiğini belirtirken, dolandırıldığını Erzan’ın telefonunun kapalı olduğu gün anladığını belirtti. Erkasap, dolandırıldığını anladıktan sonra yaşadığı hayal kırıklığından da bahsederken, muhatap aldığı kişinin banka müdürü olması sebebiyle güven duyduğunu ve bütün birikimlerini bankada tek seferde elden teslim ettiğini söyledi.

    “‘HAKAN ATEŞ AKRABALARINA BİR SÜRÜ PARA KAZANDIRDI’ DEDİ”

    Erzan’la tanıştıktan 2-3 ay sonra söz konusu fondan haberdar olduğunu ve parayı verdiğini dile getiren Erkasap, Erzan’ın kendisini fona Hakan Ateş’in ismini vererek ikna ettiğini öne sürdü. Erkasap, “Ben o dönemde bayağı bir moral açısından kötüydüm. Yani hem sağlık sorunları vardı, hem maddi anlamda sıkıntılar vardı. İki ev var kızımın evi ve benim evim. Yani iki evin de geleceği söz konusu. Öylelikle kendisi de benim durumumu bildiği için, çok da duygusalım zaten, kendisi de hep böyle anlatıyordu bana. İşte ben de babamı kaybettim annem yatalak filan diye böyle konular olunca ister istemez daha samimi bir ortam oluyor yani iki kadın arasında. Onun üzerine ‘Nur abla, biliyorum senin neler yaşadığını. Bak böyle böyle yani ‘Hakan Ateş’in de içinde olduğu başında olduğu bir fon var. Bu özel müşterilere yapılan bir işlem. Hem paranı burada değerlendirirsin hem de rahat edersin’ dedi. Ben zaten hani finans ya da bankadan bankacılıktan anlayan biri değilim. ve öyle bir güven ortamı yaratıyor ki size o ne derse inanıyorsun. Yani ben de onun üzerine tamam dedim. Hatta anlattı ne olduğunu, bak dedi işte bundan çoğu kişi para kazandı, kazanıyor. Hakan Ateş akrabalarına bir sürü para kazandırdı. Bunları anlatınca bir de o kadar normal bahsetti ki, ‘bu özel bir işlem gel’ dedi, ‘sende rahat et’ dedi. Ben de onun üzerine paramı kendisine bankada teslim ettim. Ben tek seferde verdim” ifadelerini kullandı.

    “SEÇİL ERZAN’LA BANKADA TANIŞTIM”

    Erkasap, Seçil Erzan‘ın kendilerine ait hesap hareketlerini gördüğünü ve bu nedenle bankaya her gittiğinde Erzan’ın ısrarlı tanışma talebiyle karşılaştığını belirterek, “Aslında şöyle, ben Seçil Erzan bizi seçti diyeyim. Çünkü onu ilk başta zaten tanımıyordum biz kulüp olarak DenizBank’la çalışıyorduk. İşte maaşlar filan her şey bankaya yatıyordu. Zaten ben o sebeple bankaya gidip gelmeye başladım. Florya şubesine. Normalde orada çalışan kişilerle muhatapken kendisi yanıma yaklaştı işte ‘hoş geldiniz, nasılsınız, iyi misiniz, gelin bir kahve içelim, mutlaka bir kahve içelim’ diye. Bizim tanışıklığımız öyle başladı. Yani herkes gibi tüm Galatasaray camiası gibi benim de öyle başladı tanışıklığım” dedi.

    “VOLKAN’IN PARASINI TARAFLARIN İSTEĞİ ÜZERİNE GÖTÜRDÜM”

    Fatih Terim’in damadı Volkan Bahçekapılı’nın hesabına gönderdiği 1 milyon doları Seçil Erzan’a götürmesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Erkasap, Terim ailesiyle uzun süredir yakın olduklarını, aralarında para alışverişinin lafı olmadığını, Volkan Bahçekapılı’nın ricası üzerine parayı götürdüğünü belirtti. Erkasap, “Bir kere şunu anlamak lazım. Ben Terim ailesine en yakın olan kişiyim. 40 senedir biz artık ailenin ötesindeyiz. Yani biz de para alışverişi, o gelmiş bu gitmiş zaten çok normal. Bana Volkan dese ki ‘Abla şu kadarını götür bankaya teslim et’ ben zaten bir şey sormam. Zaten Seçil’e de öyle bir güveniyorsun ki aklımın köşesinden zaten farklı bir şey geçmez. Budur yani” diye konuştu.

    “DOLANDIRILDIĞIMI SEÇİL TELEFONUNU KAPATIP ORTADAN KAYBOLUNCA ANLADIM”

    Dolandırıldığını Seçil Erzan’ın telefonunu kapatıp ortadan kaybolunca anladığını ve hala inanmakta zorluk çektiğine de değinen Erkasap, Erzan’ın kendisine fonu anlatırken Fatih Terim’den asla bahsetmediğini kaydetti. Erkasap, “Olay ne zaman öğrendim biliyor musunuz? Telefonunu kapattığı gün, ortadan kayboldu o gün öğrendim ben. Bana Fatih Terim’den hiç bahsetmedi. Zaten Fatih hocadan bana bahsedemez yani bana bahsettiği zaman bilir ki ben hemen Fatih ağabeye soracağım böyle bir şey var mı diye. O yüzden bana böyle bir şeyden asla bahsetmedi. Ben inanamadım, o kadar çok güveniyordum ki, öyle bir güven size veriyor ki bir şey sorgulamıyorsunuz. Arkasını düşünmüyorsunuz. İnanamadım ben günlerce inanamadım. Zaten ben bir senedir bu olayın içindeyim. Ondan önce hiçbir şey bilmiyordum” dedi.

    “BİZ MAĞDURKEN BANKA MAĞDUR KONUMUNA SOKULUYOR”

    Erkasap, Seçil Erzan’a para verdikten sonra Erzan’ın kendisine bilgisayar ekranından evrak gösterdiğini ayrıca yatırdığı parayla ilgili de antetli kağıt şeklinde makbuz aldıklarını da belirtti. Öte yandan kendisiyle ilgili bazı medya kuruluşlarında yapılan haberlerle ilgili de konuşan Erkasap, “Evrak verdi. Ama sonradan öğreniyoruz ki bana bilgisayarından da gösteriyordu ‘Nur abla işte müşteri numarası bu’ diyordu. Ama bilmiyorum ki her şey kendi düzenlediği bir komploymuş. Öyle ki şimdi biz mağdurken yer değişti. Yani banka mağdur oldu, biz suçlu konumuna sokuluyormuşuz gibi geldi. Ben merak ediyorum, benim hakkımda konuşulanları benim hakkımda sormadan konuşanları… Sormak istiyorum. Siz benim hayatımı biliyor musunuz? Benim yaşantımı biliyor musunuz da bunları konuşabiliyorsunuz. Gelip bana sordunuz mu böyle bir şey var mı yok mu? Bakın sizle oturdum şimdi ben. Siz soruyorsunuz ben de cevap veriyorum. Benim yaşantımı da görüyorsunuz. Bu insanları gerçekten anlayamıyorum. Bana sorun yani bana sormadan bilmeden Nur Erkasap onu yapmış yok bunu yapmış… Keşke bana sorsalardı onu çok isterdim” ifadelerini kullandı. Nur Erkasap’ın devam eden soruşturma kapsamında mağdur olarak ifade verdiği ve Seçil Erzan’dan şikayetçi olduğu öğrenildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Cinsel saldırıya uğrayan genç kız kendini sokağa zor attı: İç çamaşırımı dizime kadar indirip ilişkiye girmeye çalıştı

    Cinsel saldırıya uğrayan genç kız kendini sokağa zor attı: İç çamaşırımı dizime kadar indirip ilişkiye girmeye çalıştı

    Salı günü akşam saatlerinde Yenişehir Mahallesi’nde Kahramanmaraş Akdeniz Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nı yapan S.E.K.’nın ofisinde meydana gelen olayda M.K., S.E.K.’nın daveti üzerine ofisine gitti ve ikili birlikte alkol aldı. İddiaya göre, S.E.K., M.K.’ye cinsel saldırıda bulunmaya kalkışınca arbede yaşandı. Arbedenin ardından ofisten çıkan M.K., koşarak sokaktaki bir kafeye sığınıp, yardım istedi. İhbar üzerine kafeye gelen polislerle emniyete giden M.K., ifadesinde S.E.K.’nın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu öne sürdü.

    “İÇ ÇAMAŞIRIMI DİZİME KADAR İNDİRDİ”

    M.K., polise verdiği ifadede alkol aldıktan sonra dans ederken S.E.K.’nın kendisini öptüğünü, karşı koyunca da arbede yaşandığını söyledi. S.E.K.’nin kendisini koltuğa fırlatıp elbiselerini çıkardığını iddia eden M.K., yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kendisine tekme atarak uzaklaştırmaya çalıştım, ‘Bana karşılık ver yoksa sabaha kadar burada bekleriz’ dedi. Ben de bana yaklaştığı zaman elimi yüzüne attım ve tırmaladım. Direnirken çığlık attım ve ‘Yardım edin’ diyerek yardım istedim. ‘Bana karşılık vermezsen seni burada öldürürüm, bu olayı ailene söylersen aileni de öldürürüm. Bana bir şey olmaz, sen hayatından olursun’ dedi. Beni yerden kaldırarak koltuğa doğru fırlattı. Beni yere attı, kafamı yere birkaç sefer vurdu, boğazımdan tutarak beni boğmaya çalıştı, benim bağırmamam için eliyle ağzımı kapattı. Bu esnada bana ‘Geri zekalı ne yapıyorsun, seni öldüreceğim’ dedi, diğer eliyle benim iç çamaşırımı dizime kadar indirdi ve benimle cinsel ilişkiye girmeye çalıştı. Ben direnirken tekme attım ve üzerimden kalkmasını sağladım.”

    SAVCILIK İTİRAZ ETTİ, YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

    Bir süre sonra kapının çaldığını, S.E.K.’nin kapıyı açınca fırsatını bularak iç çamaşırlarını alıp kaçtığını belirten M.K.’nin şikayetçi olması üzerine S.E.K. gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen S.E.K., ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine S.E.K. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Polis, kararın ardından ulaşılamayan S.E.K.’yı yakalamak için çalışma başlattı.

    GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Bu arada, M.K.’nin olaydan sonraki güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde M.K., binadan çıkarak sokaktan geçen bir kadından yardım istiyor. Kadın M.K.’yı sokaktaki kafeye götürürken, bir süre sonra olay yerine polisler geliyor. Polislerle apartmana giren M.K., daha sonra geri dönüp polis aracına bindirilerek emniyete götürülüyor.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel