Etiket: Banka

  • Seçil Erzan dosyasında banka sorumlu tutulacak mı? Yargıtay’ın geçmişte verdiği karar emsal olabilir

    Seçil Erzan dosyasında banka sorumlu tutulacak mı? Yargıtay’ın geçmişte verdiği karar emsal olabilir

    Yüksek getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu ifade ederek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 19 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Banka Eski Müdürü Seçil Erzan‘ın davası sürüyor.

    Bursa Barosu Avukatlarından Cüneyt Fidan, geçmiş yıllarda da benzer bir dava görüldüğünü söyleyerek o davada verilen Yargıtay kararında bankanın da sorumu tutulduğunu hatırlattı. Yargıtay kararının emsal teşkil ettiğini belirten Fidan, bu kararın Seçil Erzan dosyasına ışık tutacağını ifade etti.

    MAHKEME BANKAYI SORUMLU TUTMAYINCA DAVA YARGITAY’A TAŞINDI

    İlk derece mahkemesinde görülen benzer davadaki kararda bankanın sorumlu tutulmadığı ve konunun Yargıtay’a taşındığını hatırlatan Fidan, “Bildiğiniz üzere son günlerde gündemi oldukça meşgul eden bir konu var. Bir banka müdürü bankanın ismini kullanarak birden fazla kişiyi dolandırması konuşuluyor. Bugün bu konuya değil ancak bu konuya çok benzer daha önceki Yargıtay kararına değineceğim.

    Yargıtay kararına konu olayda davacılar kuyumcu ve bir banka ile geniş hacimli bir işlem yapmaktalar. Fakat bir süredir ödemeleri elden banka şubesinde yapmaktalar. Çünkü banka müdürü bu yönde talimat vermiş. Davacılar bir süre sonra paralarını geri istediklerinde bir kısmı parasını alabiliyor, bir kısmı yaptığı ödemeden çok daha fazlasını alırken bir kısmı ise alamıyor. Daha sonra bankaya yapılan bütün ödemeler için dava açılıyor. İlk derece mahkemesi vermiş olduğu kararda bankanın sorumlu olmadığını öne sürüyor. Çünkü yapılan işlemlerin banka müşteri işlemleri olmadığı, davacıların kendi hesaplarına para yatırmadığı ve bunu kanıtlayamadıklarını öne sürüyor. Aynı zamanda da bazı davacıların yapmış oldukları ödemeleri kat ve kat fazlasıyla geri aldıklarından bahsediyor, bu nedenle de ilk derece mahkemesi davayı reddediyor. Ayrıca ilk derece mahkemesi vermiş olduğu kararda davacıların söz konusu paraları Türk Lirası olarak verdiklerini ve döviz kurunun altında daha uygun fiyatla döviz almak için verdiklerini belirtmiştir. Nitekim bu davanın her iki tarafının da kabulündedir, bu sebepler de davayı reddetmiştir” şeklinde konuştu.

    YARGITAY BANKAYI SORUMLU TUTTU

    Geçmişte Yargıtay’a taşınan konuda, Yargıtay’ın ilk derece mahkemesinin kararını bozduğunu ve bankayı da yaşanan olaydan sorumlu tuttuğunu ifade eden Fidan, “İtiraz üzerine konu Yargıtay’a taşınıyor. Yargıtay yapmış olduğu incelemede bu kararı bozuyor ve bankanın sorumlu olduğunu hükmediyor. Yargıtay yaptığı incelemede her ne kadar davacılar banka hesaplarına para yatırmamış olsalar da bu paraları bir banka müdürüne yatırmış olmaları, banka müdürünün bu işlemlerde karşılığında dekontları kaşeleyip imzalı bir belgeyi davacılara vermiş olmasını göz önünde bulunduruyor. Davacıların bu paraları banka çalışanlarına yatırdığını, banka gişe görevlisinin ajanda kayıtlarından da anlaşıldığını ve bu sebeple paranın yatırıldığının kanıtlandığını kabul ediyor. Aynı zamanda işveren sorumluluğu ilkesi çerçevesinde banka müdürünün gerçekleştirmiş olduğu bu hukuka aykırı fiilden dolayı bankanın da sorumlu olduğunu kabul ediliyor” dedi.

    YARGITAY’IN VERDİĞİ KARAR EMSAL NİTELİĞİ TAŞIYOR

    Geçmişte görülen benzer davada Yargıtay’ın kararının emsal niteliği taşıdığını belirten Fidan, “Yargıtay kararları bize kanunun uygulamada somut olaylarda nasıl ele alınacağını açıklar. Bahsetmiş olduğumuz Yargıtay kararı da son zamanlarda gündemi meşgul eden bir olaya ışık tutabileceğine inanıyorum. Çünkü Yargıtay kararında hem eski borçlar kanununda hem de günümüz borçlar kanunda yer alan adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesinin somut olaylarda nasıl uygulanması gerektiğini anlatıyor” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
  • Seçil Erzan’ın mağdurları nasıl ikna ettiğine dair ses kayıtları ortaya çıktı

    Seçil Erzan’ın mağdurları nasıl ikna ettiğine dair ses kayıtları ortaya çıktı

    Bankacı Seçil Erzan‘ın, iş insanı Bülent Çeviker ve emekli İngilizce öğretmeni olan eşi İnci Çeviker ile arasında geçen, mahkeme dosyasına da giren ses kayıtları ortaya çıktı. Kuşkulandıkları için Erzan’ın evlerine geldiği gün İnci Çeviker’in kaydettiği konuşmalarda Seçil Erzan, “Paranızı almama gibi bir riskiniz yok. Benim size verdiğim evrak banka şubesinin size vereceği evraktan daha değerli. Hoca da vadesini uzattı. Biz gizli bir ısın kodundayız. Vade dolmadan şubeye giderseniz sorun yaşarız. İşlemlerde bir problem olmadığı için ben rahatım. Rahat olun, güzel güzel para kazanıyorsunuz” dediği duyuluyor.

    SES KAYITLARI ORTAYA ÇIKTI

    İstanbul’da banka şube müdürlüğü yapan Seçil Erzan‘ın “yüksek karlı gizli fon” vaadiyle yaptığı milyarlık vurguna dair yeni detaylar gelmeye devam ediyor. Banka müdürü Seçil Erzan‘ın 2 milyon dolar dolandırdığı iş insanı Bülent Çeviker, emekli İngilizce öğretmeni olan eşi İnci Çeviker ile arasında geçen konuşmalara dair ses kayıtları ortaya çıktı. Erzan’ın Bülent Çeviker’in evine geldiği gün, eşi İnci Çeviker’in kuşkulanması üzerine aldığı ses kayıtları mahkeme dosyasına da girdi. Ses kayıtlarında Seçil Erzan‘ın çifti ikna etmeye çalıştığı anlaşılıyor.

    Seçil Erzan

    FATİH TERİM’İN FONA DEVAM EDİP ETMEDİĞİNİ MERAK ETTİLER

    Ses kayıtlarındaki konuşmalar ise şöyle:

    İnci Çeviker: Seçil biz Cuma günü vadeyi uzatmasaydık, parayı alacaktık değil mi?

    Erzan: Alacaktınız, Salı günü alacaktınız

    İnci Çeviker: 3 milyon alacaktık değil mi?

    Erzan: Evet

    İnci Çeviker: Bu senin müşterilerinin fonuydu. Ondan sonra bitti değil mi?

    Erzan: İşlem bitti, kapattılar.

    İnci Çeviker: Biz nereye girdik.

    Erzan: Bitmedi o işlemi uzattılar. O işlem devam ediyor.

    Çeviker: Hoca da devam etmiş oldu. Öyle mi?

    Erzan: O da devam etti tabii ki…

    İnci Çeviker: Şimdi biz parayı alacak mıyız?

    Erzan: Tabii ki alacaksınız. Parayı almama gibi hiçbir riskiniz yok. Rahat olun.

    Bülent Çeviker: Rakam değişmeyecek, 5 milyon dolar…

    Erzan: Evet çünkü vadeyi uzattık.

    İnci Çeviker: Sen o zaman bize yeni bir kağıt verecek misin?

    Erzan: Vereceğim tabii ki. Mevcut kağıdın altına ısın kodu aynı, bakiyesini yazarım, kaşeler, imzalarım.

    İş İnsanı Bülent Çeviker

    “BENİM VERDİĞİM EVRAK BANKANIN VERECEĞİNDEN DAHA DEĞERLİ”

    Bülent Çeviker: Resmi evrak alabiliyor muyuz?

    Erzan: Bizim evrak ondan daha değerli. Resmi evrak dediğimiz o zaten. Bu sizin Çarşamba günü bankaya gidip alabileceğiniz de bir şey ama işlem vadesi bitene kadar oraya girdiğimizde o kadar karı niye alıyoruz diye sorgulanır, sorun olur. İşlemin içinde gizli bir ısın kodundayız biz. O yüzden sorgulatamıyoruz.

    İnci Çeviker: Resmi evrak alınacak olsa onu hoca alır sadece.

    Erzan: O da almıyor. Almasına gerek yok. Çünkü bugüne kadar çok aldı gitti.

    İnci Çeviker: O zaman antetli kağıda yaz. Şu tarihte 5 milyon falan diye. Ben uğrayıp alırım.

    Erzan: Ben rahatım işlemlerde bir problem olmadığı için. Bülent Bey’in de kaygısını fark ettim.

    Bülent Çeviker: Ben de aşırı derecede sinirler falan gitti. Haftaya Çarşamba geldiğimde yine şu şöyle oldu, böyle oldu gibi bir durum olmaz değil mi?

    Erzan: Hayır çıkmayacak. Yüzde yüz emin olun.

    Bülent Çeviker: Haftaya Çarşamba kesin tamam mı?

    Erzan: Alacaksınız. Kesin alacaksınız.

    Bülent Çeviker: Peki haftaya çarşamba, perşembe geldiğinde şu şöyle oldu dersen ne yapacağız?

    Seçil Erzan : Bankaya gelirsiniz, bankaya gider kendiniz alırsınız.

    Bülent Çeviker: Nerden alınıyor? Kimden alacağım?

    Seçil Erzan : Siz Denizbank’a gelirsiniz, benim şubeye ya da Levent şubeye gidersiniz. İstediğiniz şubeden gidip alırsınız.

    Bülent Çeviker: Ama bu kadar gizlilik içeren bir durumda nasıl olacak?

    Erzan: O zamana işlem biteceği için bir gizliliği de kalmayacak, çekebileceksiniz.

    Bülent Çeviker: Şu anki ısın kodunun gizliliği kalmadı o zaman…

    Erzan: Hayır hala var işlem çarşambaya kadar devam ediyor.

    Çeviker: Elim ayağım titriyor. Bende uyku muyku kalmadı.

    Erzan: Hay Allah’ım. Ne yapalım Bülent Bey, para kazanacaksınız. Kazandınız. Rahat olun.

    SEÇİL ERZAN SESİNİN KAYDEDİLDİĞİNİ ANLADI

    İnci Çeviker, Seçil Erzan ile buluştuğunda ses kaydı almaya devam etti. Erzan, Çeviker’in kayıt aldığını fark etti. O konuşmalarda Erzan’ın çantacısı Ali Yörük’ü banka çalışanı Ali Böğürgöz diye tanıttığı da duyuluyor.

    Erzan: Ne yapıyorsun İnci?

    Çeviker: Kayıt alıyorum.

    Erzan: Ay şaka gibisin. Yapma öyle şeyler. Beni üzme yani. Niye böyle bir şey yapıyorsun?

    Erzan: Şimdi ne yapıyoruz? İnci Hanım’la bekliyoruz.

    Yörük: Yetiştirmek için elimizden geleni yapıyoruz ama yetişmezse yarın saat 10’da elinizde.

    Erzan: Valla ben çok töhmet altında kalıyorum.

    Yörük: Yarın sabah 10’a kadar sıkıntı gözükmüyor.

    Erzan: Yarın sabah 10’da nasıl olacak? İnci’yi alıp tekrar oraya mı geleceğim?

    Yörük: Biz size ulaştıracağız.

    Çeviker: Bugün olma ihtimali var mı?

    Yörük: Elimden geleni yapıyorum, bugüne yetiştirmek için… Yetişmezse de sabah saat 10.00 kesin.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Yükselişini sürdüren dolar 28,93’ten işlem görüyor

    Yükselişini sürdüren dolar 28,93’ten işlem görüyor

    Dün yatay hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışının hemen üzerinde 28,91’den tamamladı. Dolar/TL, yeni güne ise değer kazancıyla başlamasının ardından 11.30 itibarıyla 28,93’ten işlem görüyor.

    EURO VE STERLİN NE KADAR?

    Aynı dakikalarda euro/TL 31,24’ten, sterlin/TL ise 36,46’dan satılıyor. Dün günü yüzde 0,1 artışla 104,1 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda yüzde 0,1 düşüşle 104 seviyesinde bulunuyor.

    FED’DEN FAİZ ARTIŞI BEKLENMİYOR

    Analistler, ABD’de iş gücü piyasasındaki soğuma sinyallerine karşın dünya genelindeki ekonomilerin resesyona girip girmeyeceğine yönelik belirsizliklerden dolayı yatırımcıların temkinli davrandığını belirtti. Dün ABD’de açıklanan verilere göre, özel sektör istihdamı, kasımda 103 bin kişiyle piyasa beklentilerinin altında artış kaydetti. ADP özel sektör istihdamı verisine göre, kasımda çalışanların yıllık ücreti yüzde 5,6 arttı. Eylül 2021’den bu yana en düşük yükselişini kaydeden söz konusu ücret artışı, ekimde yüzde 5,7 olmuştu.

    ABD’de JOLTS açık iş sayısı verilerinin ardından dün açıklanan ADP özel sektör istihdamı verileri de iş gücü piyasasındaki soğumayı destekleyici nitelikte geldi. ABD Merkez Bankasının ( Fed ) iş gücü piyasasındaki soğuma sinyalleriyle şahin para politikasının sonuna geldiğine ilişkin beklentilerin güçlenmeye devam ettiğini ifade eden analistler, ABD’de çalışanların ücret artış hızındaki yavaşlamanın dikkat çekici olduğunu söyledi.

    Analistler, para piyasalarında, Fed’in yüzde 70 ihtimalle gelecek yıl mart ayında politika faizinde indirimlere başlayabileceğinin fiyatlandığını anımsatarak gelecek iki toplantıda bankanın faizleri sabit bırakacağına ise kesin gözüyle bakıldığını dile getirdi.

    ERKAN, BANKACILARLA BİR ARAYA GELDİ

    Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan, bankacılık sektöründeki son durumu değerlendirmek üzere Türkiye Bankalar Birliği (TBB) yönetimi ile dün bir araya geldi. TBB’den yapılan açıklamada ifadelerine yer verilen TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan, hem yurt içi yerleşiklerin tasarruf aracı tercihlerindeki hem de yurt dışı yerleşiklerin fon akımlarındaki eğilime değinerek, TL’ye geçişin hedeflere uygun şekilde devam ettiğini belirtti.

    PİYASALAR VERİ AKIŞINA ODAKLANDI

    Bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Euro Bölgesi’nde 3. çeyrek Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve toptan eşya stokları verilerinin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan dolar endeksinde 103 ve 102 puan seviyelerinin destek, 105 ve 106 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Seçil Erzan, Hakan Ateş’in adını kullanarak fona ikna etmiş! Binlerce doları buhar olan Fatih Terim’in yardımcısının eşi konuştu

    Seçil Erzan, Hakan Ateş’in adını kullanarak fona ikna etmiş! Binlerce doları buhar olan Fatih Terim’in yardımcısının eşi konuştu

    Fon dolandırıcılığında Seçil Erzan‘a 450 bin dolar veren Fatih Terim’in yardımcısı Müfit Erkasap’ın eşi Nur Erkasap açıklamalarda bulundu. Erkasap, Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş’in adının kullanılarak fona katılmaya ikna edildiğini belirtirken, dolandırıldığını Erzan’ın telefonunun kapalı olduğu gün anladığını belirtti. Erkasap, dolandırıldığını anladıktan sonra yaşadığı hayal kırıklığından da bahsederken, muhatap aldığı kişinin banka müdürü olması sebebiyle güven duyduğunu ve bütün birikimlerini bankada tek seferde elden teslim ettiğini söyledi.

    “‘HAKAN ATEŞ AKRABALARINA BİR SÜRÜ PARA KAZANDIRDI’ DEDİ”

    Erzan’la tanıştıktan 2-3 ay sonra söz konusu fondan haberdar olduğunu ve parayı verdiğini dile getiren Erkasap, Erzan’ın kendisini fona Hakan Ateş’in ismini vererek ikna ettiğini öne sürdü. Erkasap, “Ben o dönemde bayağı bir moral açısından kötüydüm. Yani hem sağlık sorunları vardı, hem maddi anlamda sıkıntılar vardı. İki ev var kızımın evi ve benim evim. Yani iki evin de geleceği söz konusu. Öylelikle kendisi de benim durumumu bildiği için, çok da duygusalım zaten, kendisi de hep böyle anlatıyordu bana. İşte ben de babamı kaybettim annem yatalak filan diye böyle konular olunca ister istemez daha samimi bir ortam oluyor yani iki kadın arasında. Onun üzerine ‘Nur abla, biliyorum senin neler yaşadığını. Bak böyle böyle yani ‘Hakan Ateş’in de içinde olduğu başında olduğu bir fon var. Bu özel müşterilere yapılan bir işlem. Hem paranı burada değerlendirirsin hem de rahat edersin’ dedi. Ben zaten hani finans ya da bankadan bankacılıktan anlayan biri değilim. ve öyle bir güven ortamı yaratıyor ki size o ne derse inanıyorsun. Yani ben de onun üzerine tamam dedim. Hatta anlattı ne olduğunu, bak dedi işte bundan çoğu kişi para kazandı, kazanıyor. Hakan Ateş akrabalarına bir sürü para kazandırdı. Bunları anlatınca bir de o kadar normal bahsetti ki, ‘bu özel bir işlem gel’ dedi, ‘sende rahat et’ dedi. Ben de onun üzerine paramı kendisine bankada teslim ettim. Ben tek seferde verdim” ifadelerini kullandı.

    “SEÇİL ERZAN’LA BANKADA TANIŞTIM”

    Erkasap, Seçil Erzan‘ın kendilerine ait hesap hareketlerini gördüğünü ve bu nedenle bankaya her gittiğinde Erzan’ın ısrarlı tanışma talebiyle karşılaştığını belirterek, “Aslında şöyle, ben Seçil Erzan bizi seçti diyeyim. Çünkü onu ilk başta zaten tanımıyordum biz kulüp olarak DenizBank’la çalışıyorduk. İşte maaşlar filan her şey bankaya yatıyordu. Zaten ben o sebeple bankaya gidip gelmeye başladım. Florya şubesine. Normalde orada çalışan kişilerle muhatapken kendisi yanıma yaklaştı işte ‘hoş geldiniz, nasılsınız, iyi misiniz, gelin bir kahve içelim, mutlaka bir kahve içelim’ diye. Bizim tanışıklığımız öyle başladı. Yani herkes gibi tüm Galatasaray camiası gibi benim de öyle başladı tanışıklığım” dedi.

    “VOLKAN’IN PARASINI TARAFLARIN İSTEĞİ ÜZERİNE GÖTÜRDÜM”

    Fatih Terim’in damadı Volkan Bahçekapılı’nın hesabına gönderdiği 1 milyon doları Seçil Erzan’a götürmesiyle ilgili soruları da yanıtlayan Erkasap, Terim ailesiyle uzun süredir yakın olduklarını, aralarında para alışverişinin lafı olmadığını, Volkan Bahçekapılı’nın ricası üzerine parayı götürdüğünü belirtti. Erkasap, “Bir kere şunu anlamak lazım. Ben Terim ailesine en yakın olan kişiyim. 40 senedir biz artık ailenin ötesindeyiz. Yani biz de para alışverişi, o gelmiş bu gitmiş zaten çok normal. Bana Volkan dese ki ‘Abla şu kadarını götür bankaya teslim et’ ben zaten bir şey sormam. Zaten Seçil’e de öyle bir güveniyorsun ki aklımın köşesinden zaten farklı bir şey geçmez. Budur yani” diye konuştu.

    “DOLANDIRILDIĞIMI SEÇİL TELEFONUNU KAPATIP ORTADAN KAYBOLUNCA ANLADIM”

    Dolandırıldığını Seçil Erzan’ın telefonunu kapatıp ortadan kaybolunca anladığını ve hala inanmakta zorluk çektiğine de değinen Erkasap, Erzan’ın kendisine fonu anlatırken Fatih Terim’den asla bahsetmediğini kaydetti. Erkasap, “Olay ne zaman öğrendim biliyor musunuz? Telefonunu kapattığı gün, ortadan kayboldu o gün öğrendim ben. Bana Fatih Terim’den hiç bahsetmedi. Zaten Fatih hocadan bana bahsedemez yani bana bahsettiği zaman bilir ki ben hemen Fatih ağabeye soracağım böyle bir şey var mı diye. O yüzden bana böyle bir şeyden asla bahsetmedi. Ben inanamadım, o kadar çok güveniyordum ki, öyle bir güven size veriyor ki bir şey sorgulamıyorsunuz. Arkasını düşünmüyorsunuz. İnanamadım ben günlerce inanamadım. Zaten ben bir senedir bu olayın içindeyim. Ondan önce hiçbir şey bilmiyordum” dedi.

    “BİZ MAĞDURKEN BANKA MAĞDUR KONUMUNA SOKULUYOR”

    Erkasap, Seçil Erzan’a para verdikten sonra Erzan’ın kendisine bilgisayar ekranından evrak gösterdiğini ayrıca yatırdığı parayla ilgili de antetli kağıt şeklinde makbuz aldıklarını da belirtti. Öte yandan kendisiyle ilgili bazı medya kuruluşlarında yapılan haberlerle ilgili de konuşan Erkasap, “Evrak verdi. Ama sonradan öğreniyoruz ki bana bilgisayarından da gösteriyordu ‘Nur abla işte müşteri numarası bu’ diyordu. Ama bilmiyorum ki her şey kendi düzenlediği bir komploymuş. Öyle ki şimdi biz mağdurken yer değişti. Yani banka mağdur oldu, biz suçlu konumuna sokuluyormuşuz gibi geldi. Ben merak ediyorum, benim hakkımda konuşulanları benim hakkımda sormadan konuşanları… Sormak istiyorum. Siz benim hayatımı biliyor musunuz? Benim yaşantımı biliyor musunuz da bunları konuşabiliyorsunuz. Gelip bana sordunuz mu böyle bir şey var mı yok mu? Bakın sizle oturdum şimdi ben. Siz soruyorsunuz ben de cevap veriyorum. Benim yaşantımı da görüyorsunuz. Bu insanları gerçekten anlayamıyorum. Bana sorun yani bana sormadan bilmeden Nur Erkasap onu yapmış yok bunu yapmış… Keşke bana sorsalardı onu çok isterdim” ifadelerini kullandı. Nur Erkasap’ın devam eden soruşturma kapsamında mağdur olarak ifade verdiği ve Seçil Erzan’dan şikayetçi olduğu öğrenildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • “Seçil Erzan’ın korktuğu kişi” olarak anılan Cüneyt Demir: O kişi ben değilim, ben de 150 bin dolarımı kaptırdım

    “Seçil Erzan’ın korktuğu kişi” olarak anılan Cüneyt Demir: O kişi ben değilim, ben de 150 bin dolarımı kaptırdım

    Ünlü futbolcuları dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan‘ın, “Korkuyorum, kesinlikle ismini veremem” dediği kişi olduğu öne sürülen Cüneyt Demir, hakkındaki iddiaları yalanladı. Kendisinin de 150 bin dolar dolandırıldığını belirten Demir, “Benim Seçil Erzan‘ı tehdit ettiğimi, benden korktuğu gibi haberler çıktı. Kesinlikle benim Seçil Erzan‘ı ne tehdit etmişliğim var ne tehdit edecek bir durumum var ne de benim onunla öyle bir pozisyonum var.” dedi.

    HAKKINDAKİ İDDİALARI YALANLADI

    Ünlü futbolcuların da aralarında bulunduğu kişilerin milyonlarca dolar dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan banka müdürü Seçil Erzan‘ın, ifadesinde Kapalıçarşı’daki birinden para aldığını belirterek, “Korkuyorum, kesinlikle ismini veremem” dediği kişi olduğu öne sürülen Cüneyt Demir, hakkındaki iddiaları yalanladı. Erzan’ın memleketi Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde pansiyon işletmeciliği yapan Demir, kendisinin de 150 bin dolar dolandırıldığını söyledi. Hem bankadan hem de Erzan’dan şikayetçi olan Demir, 25 Nisan’da suç duyurusunda bulunduğunu ve bu kapsamda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdiğini dile getirdi.

    Cüneyt Demir

    “BANKA, BANA DOLANDIRILDIĞIMI SÖYLEDİ”

    Demir, fona para yatırmasının Erzan’ın babası ile birlikte çalışan bir yakınının gelip, arkadaşının kızı Seçil Erzan‘ın banka müdürü olduğunu ve karlı bir fon yönettiğini söylemesi üzerine bankada bulunan parasını çekip, Erzan’ın yanındaki Nazlı Can’a teslim etmesi ile başladığını anlattı. Seçil Erzan‘a 3 Mart’ta parayı verdiğini söyleyen Demir, “23 Mart’ta verecekti. 23 Mart gelince vermedi. Aradan birkaç gün daha geçti. En sonunda öyle günler birbirini takip etti. Mesajlaştık. Birkaç sefer telefonla görüştük. Bana falan gün, ‘İstanbul’da paranı vereceğim’ dedi. Ama o gün gittiğimde, kendisine ulaşamadım. Dolayısıyla çalıştığı bankaya müracaat ettim. Banka da kendisinin izinde olduğunu, çalıştığı şubenin izinde olduğunu, bana genel müdürlüğe ulaşmamı söylediler. Bunun üzerine kalktım, genel müdürlüğe ulaştım. Genel müdürlük de o gün cuma günüydü, dedi ki ‘bugün geç oldu, pazartesi gel.’ Ayın 10’una denk geldi. Ayın 10’unda gittiğimde, bir daha görüşemedik ve ayın 11’inde salı günüydü; banka müfettişleri ile bankada görüştüm. Orada bana; ‘parayı nereden verdin, ne şekilde verdin, nasıl verdin?’ diye sorular sordular. Orada dolandırıldığımı anladım. Oradaki müfettiş arkadaşlar, bana onun böyle bir fonunun olmadığını, aslında dolandırıldığımı söylediler.” dedi.

    “KAPALIÇARŞI’YA 2 KEZ GİTTİM”

    Hakkında Seçil Erzan‘ı tehdit eden kişi olduğu yönünde iddialar çıkarıldığını söyleyen Demir, “Oysaki gerek Seçil Erzan ile olan görüşme kayıtlarımda ve onun bana gönderdiği mesajlar savcılık dosyasında mevcuttur. Tehdit ettiğime dair en ufak bir kanıt olmadan bununla alakalı suç duyurusunda bulunacağım. Kapalıçarşı’da dövizci değilim, Çorlu’da bir esnafım. Hayatım boyunca Kapalıçarşı’ya 2 sefer gitmişliğim vardır. Olayın zaten mağdur tarafıyım, burada dolandırıldım, birikimlerimden 2 daire paramız gitti. Bütün birikimimiz gitti. Üstüne üstlük böyle kara bir leke ile ifade edilmesi hem onurumu hem gururumuzu inanılmaz şekilde etkiledi. Psikolojik olarak da bizi mahvetti. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Onurumla, gururumla, namusumla, şerefimle çalışırım ve bu ülkede vergisini düzenli ödeyen insanlardan birisiyim. Benim ne Seçil Erzan hakkında bir tehdidim var ne de Seçil Erzan’ı tehdit edecek bir durumum var. Kesinlikle bu konu asılsız, bunun hakkında da pazartesi günü gerekli suç duyurusunda bulunacağım. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inanıyorum. Bu kadar karmaşık bir durumun kısa bir zamanda çözülmeyeceğini biz de biliyoruz. Ama sürecin takipçisiyiz, artık göreceğiz.” diye konuştu.

    “SEÇİL İLE KAPALIÇARŞI’DA BULUŞTUM”

    Seçil Erzan ile Hasan Ç. vasıtasıyla tanıştığını ifade eden Demir, “Hasan abinin yönlendirmesi ile Seçil Erzan, o dönemde aradı beni, gittik, görüştük. Ondan sonra iki ayağımı bir ayakkabıya soktu. Nasıl olduğunu da anlamadım zaten. İki gün içinde öyle bir allak bullağa getirdi. Buradan şubedeki paramı Kapalıçarşı’daki bir banka şubesine transfer ettim. Oraya gittim, oradan paramı çektim. Oradan bir puan daha uyguna döviz alacağız diye döviz yaptım. Kapalıçarşı’nın alt tarafında Seçil Erzan ile buluştum. Bana orada müşteri ziyaretine geldiğini, akşam Çorlu’ya geleceğini söyledi, ‘paranı burada teslim et, sana Çorlu’da akşam makbuzlarını getireceğim’ dedi. Ayrıca paramızı öyle büyük paralar kazanacağız diye de vermedik ona. 150 bin dolar verdim, yanımda Nazlı Can da vardı. Normal fona koyacak diye verdim. Normal bir fonla paramızı değerlendirecek diye verdim. Bunu vermemin sebebi de Hasan Ç., uzun yıllardır parasını o bankanın fonunda tutuyor diye. Hem Hasan abiyi bilmem, tanıyıp güvenmem hem de Seçil Hanım’ın ailesini çok iyi tanımam. 10- 13 yıl birlikte esnaflık yaptık. Benim Seçil Erzan’ı tehdit ettiğimi, benden korktuğu gibi haberler çıktı. Kesinlikle benim Seçil Erzan’ı ne tehdit etmişliğim var ne tehdit edecek bir durumum var ne de benim onunla öyle bir pozisyonum var.” dedi.

    Seçil Erzan

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan‘ın fon dolandırıcılığıyla ilgili ortaya çıkan bazı görüntülerin tamamını paylaşarak, “Saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem’ olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir” denildi.

    “KISMEN YAYINLANMASI OLAY ÖRGÜSÜNÜ BOZUYOR”

    Denizbank‘tan yapılan yeni açıklamada, ortaya çıkan bazı görüntülerin bir bölümünün kısmen yayınlanmasının olay örgüsünü bozduğu kaydedildi.

    “KAYITLAR BİR HESAP SAHİBİNİN, HESABINDAN NAKİT ÇEKME İŞLEMİDİR”

    Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarının paylaşıldığı açıklamada, “İlk günden beri vurguladığımız üzere; saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem” olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir. Nitekim bu husus, Bankamızın 28 Kasım 2023 tarihinde yaptığı ekte de yer alan 3. Kamuoyu Bilgilendirmesinin 20 Soru 20 Yanıt bölümündeki 17. sorunun yanıtında ayrıntıları ile örnek verilerek açıklanmıştır. Eğer iddia edildiği gibi banka nezdinde bir fon hesabı olsaydı para nakden çekilip dışarı çıkarılmaz hesaptan hesaba aktarılırdı. İlgili kamera kayıtları, Bankamıza yatırılan bir paraya değil aksine bir hesap sahibinin, hesabından nakit çekme işlemine aittir.

    “2 MİLYON 490 BİN DOLARI NAKİT OLARAK ŞUBEDEN ÇEKMİŞTİR”

    Şikayetçi eski sporcu, hesabındaki tutarları kardeşinin sahibi olduğu şirkete havale etmiş, şirketten para çekme yetkisi olan kardeşi de önceden Bankamıza iletilen ve talebi üzerine hazırlanan 2 milyon 490 bin USD olan bu parayı nakit olarak şubeden çekmiştir. Görüntülerden açıkça anlaşıldığı gibi hesap sahibi, elindeki siyah bir çantayı gişe mahallindeki masanın üzerine koymuş ve çekme talimatı verdiği söz konusu tutar nakit olarak çantaya doldurulmuştur. Bu husus kameralarda açıkça görülmektedir. Hemen akabinde sonradan A.Y. olduğu anlaşılan Seçil Erzan‘ın para getir-götür işlerinde kullandığı şahıs, para dolu siyah çantayı alarak bankadan çıkış yapmıştır. Hesap sahibi, Bankamız nezdinde mevcut imza sirkülerine uygun ödeme fişini imzalayıp, Seçil Erzan ile öpüşerek vedalaşmış ve kapıda bekleyen güvenlik görevlimiz ile selamlaşarak çok kısa bir süre sonra şubeden ayrılmıştır” denildi.

    “BANKANIN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKTUR”

    Açıklama şöyle devam etti: “28 Kasım 2023 tarihli, 20 Soru 20 Yanıt, başlıklı açıklamamızın 17. Maddesinde de örnekleri ile açıklandığımız gibi; nakit olarak müşterinin zilyetliğine geçmiş ve banka dışına çıkarılmış bir para üzerinde bankanın hiçbir sorumluluğu yoktur.

    Yine ilgili haber programlarında, ‘para neden gişeden teslim edilmiyor’ şeklinde getirilen eleştiriye cevaben açıklamak isteriz ki; bu bölüm gişe mahallinin bir parçası olup kameralarla izlenmektedir. Büyük tutarlı para teslimleri, gişelerin güvenlik amaçlı camla korunan ön bölümünün fiziken teslimata müsaade etmemesinden dolayı sektör uygulamalarına paralel olarak bu gişe bölümünün tam arkasında yer alan güvenlik açısından diğer müşterilere kapalı mahalde yapılmaktadır.

    Kamera kayıtlarındaki işlemler ile ilgili Bankamız dahil hiçbir makama bugüne kadar herhangi bir şikayet iletilmemiştir. Teftiş Kurulumuz tarafından düzenlenen 28 Nisan 2023 tarihli raporumuzun ekinde, yer alan delil niteliğindeki kamera kayıtlarını kamuoyunu aydınlatmak amacıyla bilgilerinize sunarız”

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Merkez Bankası’ndan TL mevduata geçişi hızlandırmak için yeni adım

    Merkez Bankası’ndan TL mevduata geçişi hızlandırmak için yeni adım

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bankacılık sistemini, Türk lirasını (TL) cazip kılacak şekilde dönüştüren adımlarına kararlılıkla devam ediyor.

    TCMB’nin konuya ilişkin tebliğleri, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, bankalar, döviz dönüşümlü kur korumalı hesaplara politika faizinin altında faiz verebilecek ancak bu oran, politika faizi olan 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 85’inden daha düşük olamayacak. Böylece standart TL mevduat desteklenirken döviz dönüşümlü kur korumalı mevduata (KKM) verilen faizin cazibesi azaltılacak.

    TARİH KOŞULUNDA DEĞİŞİKLİK

    Ayrıca, gerçek kişi dönüşüm hesaplarının tarih koşulunda teknik değişikliğe gidildi. Buna göre, yurt içi yerleşik gerçek kişiler, 30 Kasım 2023 itibarıyla bankalarda mevcut olan altın, dolar, euro ve İngiliz sterlini cinsinden mevduat ve katılım fonu hesaplarını TL’ye çevirebilecek.

    FARKI KİM KARŞILAYACAK?

    Merkez Bankasının politika faizinden düşük oranlar uygulanan döviz dönüşümlü kur korumalı mevduat hesaplarında, kur farkının banka tarafından ödenecek faiz veya kar payından yüksek ancak politika faizi ile hesaplanan tutardan düşük olması durumunda aradaki farkın tamamı banka tarafından karşılanacak.

    Kur farkının politika faizi ile hesaplanan tutardan yüksek olması durumunda ise söz konusu destek tutarının, politika faizi ile hesaplanan tutara kadar olan kısmı banka, üzerindeki kısmı ise TCMB tarafından ödenecek.

    MERKEZ BANKASI, TL MEVDUATI CAZİP HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYOR

    TCMB, TL mevduatı cazip kılmak amacıyla bir dizi adım atmıştı. TL’ye geçişlerin hızlandığını gösteren veriler doğrultusunda gerçek kişiler için aylık yüzde 2 olarak belirlenen TL payı artış hedefi, eylülde yüzde 2,5’e, ekimde de yüzde 3,5’e yükseltilmişti.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • RBI, mevzuat ihlalleri nedeniyle HDFC Bank ve Bank of America’ya para cezası verdi

    RBI, mevzuat ihlalleri nedeniyle HDFC Bank ve Bank of America’ya para cezası verdi

    Hindistan Merkez Bankası (RBI), iki büyük banka olan HDFC Bank ve Bank of America’ya yasal gerekliliklere uymadıkları gerekçesiyle para cezası verdi. Para cezaları, bankaların Döviz Yönetimi Yasası (FEMA) yönergelerine uymamalarının ardından kesildi.

    HDFC Bank, lisansının iptal edilmesinin ardından RBI’dan önceden onay almadan yerleşik olmayanlardan mevduat kabul ettiği için 10.000 Rs para cezasına çarptırıldı. Banka, AP (DIR Serisi) Genelgesi no. 67 sayılı Genelgeyi ihlal etmiş ve bu da para cezasının uygulanmasına yol açmıştır.

    Eş zamanlı olarak Bank of America, FEMA’nın Liberalleştirilmiş Havale Programının raporlama kriterlerini karşılamadığı için bir ceza ile karşı karşıya kaldı. Program, Hindistan’da ikamet edenlerin bir mali yıl içinde yatırım veya harcama için başka bir ülkeye belirli miktarda para göndermelerine izin veriyor. Bu program kapsamındaki işlemlerin öngörüldüğü şekilde rapor edilmemesi, Amerikan bankacılık devinin para cezasına çarptırılmasına neden oldu.

    RBI, her iki bankaya da neden gösterme bildirimleri yayınladıktan ve yanıtlarını değerlendirdikten sonra bu önlemleri aldı.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Fatih Terim Fonu’nda bir kurban daha ortaya çıktı! “2 milyon dolar yatır yüzde 20 kar al” demişler

    Fatih Terim Fonu’nda bir kurban daha ortaya çıktı! “2 milyon dolar yatır yüzde 20 kar al” demişler

    Aralarında spor dünyasının ünlü isimleri Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 mağdurun dolandırıldığı iddiasına ilişkin davaya, bir fonzede daha eklendi. Bankacı Seçil Erzan‘ın 2 milyon 720 bin lira verip alamadığını iddia eden Mert Zeydanlı’nın ismi 19. şikayetçi olarak ana davaya girdi. Zeydanlı, Erzan’ın kendisini odasına davet ettiğini ve ” Fatih Terim‘in özel fonuna 2 milyon dolar yatırırsam 45 gün sonra yüzde 20 kar alacağını, ama bu bilginin çok gizli olduğunu” söylediği anlattı.

    18 KİŞİYİ DOLANDIRDILAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, Denizbank 7 Nisan 2023 tarihli şikayette bulunarak Levent Büyükdere Caddesi Şube Müdürü Seçil Erzan, işadamı Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayanarak 2 milyon dolar parayı bir ay sonra 3 milyon dolar yapacağını söyleyerek aldı. Şube müdürüne ulaşılamaması üzerine Çeviker bankaya bu durumu bildirdi. Banka tarafından yapılan araştırmada Erzan’a ulaşılamaması üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, sonrasında da İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 18 mağduru dolandırdığı öne sürülen Seçil Erzan ve 5 sanık ile ilgili 14 farklı eylemden dolayı dava açıldı.

    45 GÜNDE YÜZDE 20 KAR ALACAĞINI SÖYLEMİŞ

    Mert Zeydanlı’nın da, özel bir fona yatırıp kar elde etmek amacıyla şube müdürü Seçil Erzan’a 2 milyon 720 bin dolar verdiği, ancak bu zamana kadar parasını geri vermemesi nedeniyle şikayetçi olması üzerine Erzan’ın dolandırıcılık eylemi 15. eylem olarak dosyaya girdi. Bankanın önemli müşterileri arasında olduğunu ve sıklıkla şubeye gittiğini ifade eden Zeydanlı ifadesinde, Seçil Erzan’ın kendisini odasına davet ettiğini ve ” Fatih Terim‘in özel fonuna 2 milyon dolar yatırırsam 45 gün sonra yüzde 20 kar alacağını, ama bu bilginin çok gizli olduğunu” söylediği anlattı. Erzan’ın söylediğine göre banka bünyesinde Fatih Terim‘in özel bir fonu bulunduğu belirten Zeydanlı, ” Fatih Terim‘in fonunun kar dağıtabilmesi için açıkta alan meblağı tamamlayabilirsem vadede bu karı alabileceğimi ifade etti” diyerek bu işlemle ilgili şüphelerinin olduğunu anlayan Erzan’ın fon için kendisini teşvik ettiğini ifade etti.

    “1 MİLYON 525 BİN DOLAR GÖTÜRÜP VERDİM”

    Zeydanlı, “Bu fona sadece Fatih Terim‘in para yatırabildiğini ama ailesinin de fona Fatih Terim üzerinden para yatırabildiğini söyledi. Buna örnek olarak Nur Erkasap’ı gösterdi. Nur Erkasap’ın, Fatih Terim’in yıllarca asistan koçluğunu yapan Müfit Erkasap’ın eşi olduğunu söyledi. Söylediğine göre Fatih Terim ve Müfit Erkasap’ın malvarlığını eşleri Fulya Terim ve Nur Erkasap yönetiyordu. Nur Erkasap’ı aradım, kendisi ile ertesi gün şubede Seçil Erzan’ın odasında buluşmak üzere sözleştik. O sırada hemen verebileceğim nakit para miktarı 1 milyon 525 bin dolardı. Müdür Seçil Erzan bunu kabul etti, ‘Bu parayı kesinlikle getirmen gerekir yoksa benim hakkımda soruşturma açarlar çünkü şimdi talimat vereceğim’ dedi. Dahili telefonundan kodlu arama yaparak Fatih Terim’in fonunun tamamlandığını ve işlemin kestirilmesi talimatını verdi.” dedi.

    “ÇANTA AĞIR OLDUĞUNDAN ARABAYA BENİM TAŞIMAMI İSTEDİ”

    31 Ocak 2023’te şubeden para çekerek tamamladığı toplam 1 milyon 525 bin dolar para bulunan çantayı Nur Erkasap’ın huzurunda Erzan’a odasında verdiğini anlatan Zeydanlı, “İçinde 1 milyon 525 bin dolar olan bir çanta çok ağırdır, ben bile o çantayı üst kata çıkarırken zorlandım. Seçil Erzan bu paranın Fatih Terim fonuna bankanın nakit yönetim merkezinden yatırılacağını ve kendisinin oraya götürmesi gerektiğini söyledi. Çanta çok ağır olduğundan arabaya kadar benim taşımamı istedi. Erzan’ın gösterdiği arabaya götürdüm ve koydum” diye konuştu.

    PARAYI ERZAN’IN ODASINDA TESİM ETMİŞ

    Erzan’ın ertesi gün arayarak 500 bin dolar daha vermesi halinde Fatih Terim fonundan yüzde 35 kar payı ayarlayabileceğini söylemesiyle Euro hesabını bozdurup şubedeki hesabından çekip Erzan’ın makam odasında verdiğini belirten Mert Zeydanlı, bu parayı taşımak istemediğini ofisine Nur Erkasap ile gelerek parayı alabileceğini söylediğini ve ofisine Erkasap ile gelip parayı alıp gittiğini söyledi. Zeydanlı, Erzan’ın kur korumalı mevduat hesabını da bozmasını istediğini, bunun ne eurobond’un ne de Fatih Terim fonu kadar kar getirmeyeceğini söylediğini, ısrarlarıyla eurobond’larının bir kısmını sattığını, 300 bin doları da odasında Erzan’a verdiğini belirtti.

    “FATİH TERİM FONUNUN GERÇEK OLDUĞUNA İNANIYORDUM”

    Bu ödemenin vadesinin 10 Şubat olduğunu ancak Erzan’ın kendisini oyaladığını anlatan Zeydanlı, “14 Şubat günü geldiğinde artık şirketimin ödemesi için paraya ihtiyacım vardı. Erzan’dan ısrarla sadece 400 bin dolar alabildim ve bana para ödemiş olmanın sebep olduğu bir sahte güven duygusuyla benden tekrar 400 bin dolar istedi. Ancak o kadar nakit param yoktu. Benim Kur Korumalı Mevduat hesaplarımı da bozmamı istedi. Bozdurdum. 400 bin dolar olarak 17 Şubat’ta Levent Yeni Sülün Sokakta müdür Erzan’a verdim. Daha sonra verdiğim paranın akıbetini defalarca sordum, beni hep geçiştirdi, uzun süre oyaladı. Kendisine ulaşamayınca şubeye gittiğimde şubenin teftişten geçtiğini söylediler. Aynı gün Nur Erkasap’ı aradım, bana Erzan’ın gözaltında olduğunu söyledi. O güne kadar Erzan’ın bana anlattığı Fatih Terim fonunun gerçek olduğuna inanıyordum. Çünkü beni sözleriyle inandırdı. Sözlerinin tamamının yalan olduğu ortaya çıktı.

    “ÖDEMELER HEP BANKA İÇERİSİNDEYDİ”

    Erzan’dan ve onu oraya müdire tayin edenlerden, kontrol ve denetlemeyenlerden, kısacası sorumlulardan şikayetçiyim. Bu ödemeler için Erzan’dan dekont, belge almadım. Yatırımcısı gizli olan bir fona dışarıdan benim yatırdığım paraya dekont verilmesi zaten mümkün olmazdı; verselerdi ben şaşırırdım. Ben paramı yoldan geçen bir şahsa kaptırmadım. Bana Erzan’ın anlattığı Fatih Terim adına kurulmuş minimum 25 milyon dolar tutarlı olması gereken özel fon olduğu ve bankanın şube müdiresi olduğu için güvendim. Toplam 2 milyon 720 bin dolar parayı elden teslim ettim, ödemeler hep banka içerisindeydi. Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, kendisine güvenerek ödeme yapmadım” dedi.

    ERZAN İÇİN İSTENEN CEZA 226 YILA ÇIKTI

    Savcılık, Erzan hakkında “Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılık” suçundan düzenlediği iddianameyi, ana davanın görüldüğü İstanbul 41.Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme, yeni iddianamenin de hukuki irtibat nedeniyle ana dosyayla birleştirilmesine hükmetti. Böylece 18 mağdur sayısı 19’a yükselirken, Seçil Erzan için istenen ceza talebi de 69 yıldan 226 yıla kadar hapis istemine çıkmış oldu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan bizzat rakam vermiş! İşte Türkiye’nin konuştuğu fondan Fatih Terim’in elde ettiği milyonlarca dolarlık kar

    Seçil Erzan bizzat rakam vermiş! İşte Türkiye’nin konuştuğu fondan Fatih Terim’in elde ettiği milyonlarca dolarlık kar

    Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış sporcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Şube Müdürü Seçil Erzan’ın davasında yeni detaylar ortaya çıktı. Müştekilerden İsmail İbrahim Çağlar’ın ifadesine göre Seçil Erzan, fonu ” Fatih Terim Fonu” olarak andığını söylerken, Terim’in bu fondan 20 milyon dolar kar elde ettiğini söyledi. Diğer müştekilerden Nurettin Gözaçan ise Erzan’ın masasının üzerinde görünür şekilde Fatih Terim imzalı evrakları olduğunu söyledi.

    “FATİH TERİM İLE İLGİLİ ÇOK SAYIDA FİNANSAL İŞLEM YAPTIM”

    Seçil Erzan’ın 3 Mayıs 2023’de Savcılığa verdiği ikinci ifadesinde, “Ben Fatih Terim’den bu zamana kadar fon adı altında para almadım. 2012 yılından itibaren Terim’in tüm bankacılık işlemleriyle ilgilenirdim. Terim’in finansal danışmanı bendim. Fatih Terim ile ilgili bu zamana kadar çok sayıda finansal işlem yaptım ancak bu zamana kadar hukuka aykırı hiçbir işlem yapmadım. Eğer 2012 yılından itibaren Fatih Terim ile ilgili herhangi bir usulsüz işlem yaptığım iddia edilirse bu konuda her işlemi detaylı olarak her zaman açıklarım. Kesinlikle Fatih Terim ile ilgili herhangi bir usulsüzlük yapmadım. Fatih Terim beni kızı gibi sever, sayardı. Fon vaat ettiğim insanlara ‘yüksek getirisi olan bir fon olduğunu, Hakan Ateş, Fatih

    20 MİLYON DOLAR KAR ETTİĞİNİ SÖYLEDİ

    Müştekilerden İsmail İbrahim Çağlar Savcılıktaki ifadesinde, “Seçil Erzan bana eğer kenarda duran, kullanmadığım bir meblağ varsa bankanın çok yüksek kazançlı kapalı, gizli bir fonunun olduğunu, buradan çok yüksek bir getiri elde edebileceğimi, Galatasaray takımının eski teknik direktörü Fatih

    İMZALI EVRAKLARI VARDI

    Müştekilerden Nurettin Gözaçan’ın ise ifadesinde, “Bize fon içerisinde çok ünlü şahıslar olduğunu söyledi. Örnek olarak Fatih Terim, Arda Turan ve benzeri isimleri söyledi. Hatta masasının üzerinde görünür şekilde Fatih Terim imzalı evrakları vardı” şeklinde konuştu.

    FATİH TERİM NE DEMİŞTİ?

    Öte yandan, Fatih Terim, 2 Haziran günü Savcılığa verdiği ifadesinde, “Seçil Erzan isimli, banka şube müdürü olarak tanıdığım şahıs ile yaklaşık 5-6 yıldır tanışmaktayım. Yaklaşık 11 yıldır bu bankanın müşterisiyim. İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, finansal işlerime şahsen vakit ayıramamaktayım. Bütün bankacılık işlemlerimi birlikte çalıştığım bankada çalışanlar yönetmekteydi. Bir takım belgelere imza atmam gerektiğinde ise zaman zaman Seçil Erzan yanıma gelip Florya’daki tesislerde imzamı alırdı. Bu fon için kimse benden bu zamana kadar herhangi bir para istemedi. Bu fon ile alakalı Seçil Erzan’a hiç para vermedim. Ne kadar zarara uğratıldığımdan dahi haberdar değilim. Bu zamana kadar özellikle bankacılık işlemlerimi yürüten Seçil Erzan, Rüya Hanım ve bankaca tespit edilecek işlemlerimde usulsüzlük yapanlardan şikayetçiyim. Ben bunun gibi çok fazla aleyhime bankacılık işlemi yapıldığını fakat iyi niyetimin suiistimal edildiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. 21 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında ise mahkeme, 2 sanığın tahliyesine hükmederken, sanık Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel