Etiket: Banka

  • İflasın eşiğindeki Credit Suisse satıldı! Yeni sahibi UBS oldu

    İflasın eşiğindeki Credit Suisse satıldı! Yeni sahibi UBS oldu

    ABD’de başlayan bankacılık krizinin ardından Avrupa’da da Credit Suisse paniği yaşanmıştı. İsviçre merkezli Credit Suisse bankasının en büyük ortağı Suudi Ulusal Bankasının sermaye artırımı yapmayacaklarını duyurmasıyla bankanın hisse senedi fiyatındaki düşüş yüzde 20’yi aşmış ve satış baskısı piyasa geneline yayılmıştı.

    PANİK SATIŞLARINA NEDEN OLDU

    Suudi Ulusal Bankası Başkanı Ammar Al Khudairy’nin verdiği bir demeçte Credit Suisse’e daha fazla destek vermeyeceklerini duyurmasıyla başlayan panik satışlar Avrupa’da risk algısının had safhaya çıkmasına sebep olmuştu.

    DEV BANKA 3,23 MİLYAR DOLARA SATILDI

    Yaşanan bu gelişmelerin ardından Credit Suisse, İsviçre’nin en büyük bankası UBS tarafından satın alındı. Bankanın 3 milyar İsviçre frangı (3,23 milyar dolar) karşılığında el değiştirdiği açıklandı.

  • ABD’de orta ölçekli bankalar tüm mevduatlarının 2 yıl sigortalanmasını talep etti

    ABD’de orta ölçekli bankalar tüm mevduatlarının 2 yıl sigortalanmasını talep etti

    Bloomberg News’in ulaştığı evraklara nazaran üyeleri 100 milyar dolara kadar varlığı bulunan bankalardan oluşan MBCA, ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Fed, Paranın Denetimi Ofisi (OCC) ve FDIC’ye mektup gönderdi.

    Gönderdiği mektupta federal düzenleyicilerden FDIC sigortasını gelecek 2 yıl boyunca tüm mevduatları kapsayacak biçimde genişletmelerini isteyen MBCA, bunun bankalardan daha fazla mevduat çıkışına neden olmamak için gerekli olduğunu savundu.

    MBCA ayrıyeten, düzenlemenin bankacılık kesimini istikrara kavuşturacağını ve daha fazla banka iflası mümkünlüğünü azaltacağını söz etti.

    Bankacılık dalının genel olarak sağlıklı olduğuna lakin büyük bankalar dışındaki bankalara olan inancın azaldığına işaret eden MBCA, bölüme olan inancın tekrar tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.

    MBCA, öteki bir bankanın daha iflası durumunda mevduat çıkışının hızlanacağını belirtti.

    – Bankacılık dalında kriz endişesi

    Geçen hafta, ABD’nin en büyük 16’ncı bankası olan Silikon Vadisi Bankasının (SVB) iflası, 2008 global finansal krizinden bu yana en büyük banka iflaslarından biri olmuştu. SVB’nin akabinde New York merkezli Signature Bank da iflas etmişti.

    ABD Hazine Bakanlığı, Fed ve FDIC, iflas eden bankalardaki mevduat sahiplerinin paralarının tamamına erişebileceklerini açıklamıştı.

    İsviçre’nin en büyük ikinci bankası pozisyonundaki Credit Suisse’in kahra girmesi ile ABD’li First Republic Bank’ın yaşadığı zorluklar da bankacılık krizine ait kaygılara neden olmuştu.

  • Rusya Merkez Bankası beklentiler dahilinde faizi sabit tuttu

    Rusya Merkez Bankası beklentiler dahilinde faizi sabit tuttu

    Rusya Merkez Bankası, enflasyonun bu ay düşmeye başlamasıyla birlikte üst üste dördüncü toplantısında faiz oranlarını değiştirmeyerek yüzde 7,50 oranında sabit tuttu. Bloomberg tarafından gerçekleştirilen ankete katılan tüm ekonomistlerin kestirimleri faizin sabit tutulacağı tarafındaydı.

    Banka ayrıyeten, daha yüksek borçlanma maliyetlerinin yakında devreye girebileceğine dair evvelki açıklamalarını da sürdürdü.

    Karar metninde, enflasyona ait risklerin artması durumunda bankanın bir sonraki toplantılarda faiz oranındaki artışı değerlendirebileceği kaydedildi.

    UBS Group AG, Barclays Plc ve Morgan Stanley üzere bankalardaki ekonomistler, Rusya Merkez Bankası’nın önümüzdeki çeyrekte faiz oranlarını artıracağını öngörüyordu. Fakat başka ekonomistler, faiz oranının yüzde 7,5’ta kalacağını ve hatta önümüzdeki aylarda düşeceği konusunda daha geniş bir fikir birliğinin oluşturduğunu açıkladı.

    Rusya Merkez Bankası en son faiz oranlarını Ukrayna savaşının başlamasının çabucak akabinde yükseltmişti.

  • Çin, rezerv gereklilik oranını 25 baz puan düşürdü

    Çin, rezerv gereklilik oranını 25 baz puan düşürdü

    Investing.com – Çin Merkez Bankası (PBoC), en büyük ihracat pazarlarındaki yavaşlama nedeniyle zorluklarla karşılaşan ekonomiyi desteklemek amacıyla, Cuma günü para politikasındaki önemli bir aracı gevşetti.

    PBoC, bankaların toplam mevduatlarının ne kadarını merkez bankasında rezerv olarak tutmaları gerektiğini belirleyen zorunlu karşılık oranını, büyük bankalar için 25 baz puan düşürerek ağırlıklı ortalamaya göre %7,6’ya indireceğini söyledi. Bu oran 2007 ortasından bu yana görülen en düşük oran.

    Bu hamle; ABD ve Avrupa ekonomilerinin, kendi merkez bankaları tarafından bir yıl boyunca uygulanan agresif parasal sıkılaştırmanın ardından stres belirtileri göstermeye başladığı bir dönemde geldi. Batı’da finansal koşulların daha da sıkılaşması beklenirken Fed ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE), önümüzdeki hafta yapılacak politika toplantılarında temel faiz oranlarını arttırma konusunda Avrupa Merkez Bankasını (ECB) takip etmesi bekleniyor.

    PBoC, para arzındaki büyümeyi büyük ölçüde nominal GSYİH büyümesi ile uyumlu tutarak “uygun miktarda para ve kredi sağlamak” istediğini söyledi

    Hükümet bu yıl %5 büyüme hedeflerken enflasyon, Şubat ayına kadar olan yılda sadece %1 ile dünyanın diğer büyük ekonomilerine göre daha iyi kontrol altında görünüyor.

    Banka ayrıca “kilit alanları ve zayıf halkaları daha iyi desteklemeyi” amaçladığını söyledi. Hangi sektörlere atıfta bulunduğu belirtilmedi ancak devam eden kredi krizinin üçüncü yılında emlak sektörünün sorunları iyi şekilde belgelendi.

    Son ekonomik veriler de ABD ve Avrupa’dan gelen talep azaldıkça ülkenin dış sektörünün zorlandığını gösterdi. İhracat son üç aydır yıllık bazda düşüş gösterdi ve Şubat ayı verileri beklenenden iyi olmasına rağmen ithalat %10’un üzerinde düşüş gösterdi, özellikle bakır ve çelik ürünleri ithalatı zayıfladı. Aynı şekilde sanayi üretimi, yılın ilk iki ayında sadece %2,4 artarak beklentilerin gerisinde kaldı.

    Çin’in iktidardaki Komünist Partisi, bu yıl için son otuz yılın en düşük büyüme hedefi olan %5’lik bir büyüme hedefi belirledi.

    Yazar: Geoffrey Smith

  • Credit Suisse hisseleri inişli çıkışlı seyrediyor

    Credit Suisse hisseleri inişli çıkışlı seyrediyor

    Investing.com – İsviçre Merkez Bankasının (SNB), Credit Suisse Group AG’ye (SIX:CSGN) likidite can simidi sunmasının ardından yatırımcıların bankanın geleceğini değerlendirmesiyle, banka hisseleri Cuma günü kazanmak ve kaybetmek arasında gidip geldi.

    Credit Suisse’in en büyük hissedarının, bu hafta başında daha fazla sermaye enjekte etmeyeceğini açıklamasının ardından Zürih merkezli bankanın hisseleri, değerinin neredeyse dörtte birini kaybetti. Ancak İsviçreli yetkililerin Credit Suisse’e 50 milyar dolardan fazla bir finansal destek sağlayacaklarını açıklamalarının ardından bankaya olan ilgi arttı.

    Credit Suisse’in İsviçre bankasının CEO’su Andre Helfenstein, Perşembe günü yayıncı SRF’ye verdiği bir röportajda fonun, şirketin yeniden yapılandırma planlarını yürütmeye devam etmesine ve “bu çalkantılı durumda iyi çalışmasına” olanak tanıyacak “ihtiyati likidite” olduğunu söyledi.

    Helfenstein, Credit Suisse’in müşteri çıkışlarını durdurmak için çalıştığını ancak düzeltmenin “bir gecede gerçekleşecek bir şey olmadığını” belirtti.

    Öte yandan Credit Suisse ve daha büyük rakibi UBS Group AG (SIX:UBSG), konuya aşina kişilere atıfta bulunan bir Bloomberg raporuna göre potansiyel bir zorunlu birleşmeye karşı çıkıyor. Haberde özellikle UBS’in daha çok varlık yönetimine odaklandığı ve Credit Suisse ile ilgili riskleri üstlenmeye istekli olmadığı belirtildi.

    Her iki banka da Reuters’ın yorum talebine yanıt vermedi.

    UBS hisseleri Cuma sabahı yeşil renkte işlem görüyordu.

    Yazar: Scott Kanowsky

  • Credit Suisse, merkez bankasından desteği garantiledikten sonra Avrupa bankaları yükseldi

    Credit Suisse, merkez bankasından desteği garantiledikten sonra Avrupa bankaları yükseldi

    Investing.com – İsviçreli yetkililerin, zor durumdaki Credit Suisse’e (SIX:CSGN) gerekirse taze likidite sağlama sözü vermesinin ardından banka hisselerindeki artış üzerine Avrupa bankaları Perşembe günü yükselişe geçti.

    Euro Stoxx Bankalar endeksi %1’den fazla artış gösterdi ve başı İspanya’daki Santander (BME:SAN), Almanya’daki Commerzbank (ETR:CBKG) ve İtalya’daki UniCredit (BIT:CRDI) çekti.

    Yükseliş, Credit Suisse ‘in en büyük hissedarının yeni sermaye koymayacağını açıklamasıyla, Çarşamba günü yaşanan düşüşlerin ardından gelen bir toparlanmaya işaret ediyor.

    Ancak gece saatlerinde İsviçre Merkez Bankası (SNB), Credit Suisse’e 50 milyar franklık bir destek hattı açarak Zürih merkezli grubun, önemli bankalar için geçerli olan tüm likidite ve sermaye standartlarını karşıladığını ekledi.

    Sonuç olarak bir hafta içinde üç küçük kredi kuruluşunun çöktüğü ABD bankacılık sistemindeki dalgalanmanın, Credit Suisse’e bulaşma riski bulunmadığını söylediler.

    SNB’nin açıklamasının ardından Credit Suisse hisseleri %40’a varan rekor bir artış göstererek bölgesel Stoxx 600 endeksinin zirvesine yerleşti.

     Yazar: Scott Kanowsky

  • Credit Suisse, İsviçre Merkez Bankasından 54 milyar dolar kredi alacak

    Credit Suisse, İsviçre Merkez Bankasından 54 milyar dolar kredi alacak

    Investing.com – İsviçreli kredi kuruluşu Credit Suisse Group AG (SIX:CSGN) (NYSE:CS), Perşembe günü yaptığı açıklamada, likidite koşullarını desteklemek için iki kredi olanağı kapsamında İsviçre Merkez Bankasından (SNB) 50 milyar franga (53,68 milyar dolar) kadar borçlanma seçeneğini kullanacağını söyledi.

    Banka, “likiditeyi tedbir amaçlı güçlendirmek” için hareket ederken opsiyonun, kısa vadeli likidite kolaylığının yanı sıra teminatlı bir kredi imkanını da içereceğini söyledi.

    Banka ayrıca dolar cinsinden on adet borçlanma senedini geri satın almak üzere 2,5 milyar dolara kadar nakit ihale teklifi ve euro cinsinden borçlanma senetleri için 500 milyon euro’ya kadar ayrı bir ihale teklifi açacağını söyledi.

    Bu hamle, bankanın en büyük yatırımcısı Saudi National Bank’ın (TADAWUL:1180), bankaya daha fazla fon sağlayamayacağını açıklamasıyla Çarşamba günü banka hisselerinin rekor seviyeye inmesinin ardından geldi.

    Credit Suisse CEO’su Ulrich Koerner yaptığı açıklamada, “Bu tedbirler, müşterilerimize ve diğer paydaşlarımıza değer sunmak için stratejik dönüşümümüzü sürdürürken Credit Suisse’i güçlendirmek için kararlı adımlar attığımızı gösteriyor.” dedi.

    SNB de Çarşamba günü, bankayı destekleme sözü vermişti

    Başta Silicon Valley Bank olmak üzere ABD’nin üç bölgesel bankasının çöküşünün, daha geniş çaplı bir kriz endişelerini artırmasının ardından yatırımcılar, bankacılık sektöründe daha fazla aksaklık yaşanacağıyla ilgili epey tedirgindi.

    Credit Suisse, finansal raporlama üzerindeki iç kontrollerinde “önemli bir zayıflık” olduğunu ve müşteri çıkışlarının devam ettiğini belirttikten sonra artan bir incelemeyle karşı karşıya kaldı.

    Bu aynı zamanda bankanın, son yıllarda kurumsal casusluk, kara para aklama suçlamaları ve Archegos skandalıyla ilişkisi de dahil olmak üzere bir dizi skandala tanık olmasının ardından geldi.

    Banka şu anda “daha basit ve daha odaklı bir banka sunmak” için yeniden yapılandırma önlemleri alıyor.

    Yine de daha fazla likidite haberi, yaklaşan bir bankacılık krizine ilişkin bazı endişelerin hafiflemesine yardımcı oldu. ABD hisse senedi vadeli işlemleri açıklamanın ardından yükseldi ve Dow Jones %0,3 artışla işlem gördü.

    Asya borsaları da erken saatlerdeki bazı kayıplarını telafi etti. Japonya’nın Nikkei 225 borsası, %1,7’ye varan değer kaybının ardından toparlanarak yalnızca %0,8 düşüşle işlem görüyor.

     Yazar: Ambar Warrick

  • Piyasalara genel bakış: ECB’den faiz artırımı bekleniyor

    Piyasalara genel bakış: ECB’den faiz artırımı bekleniyor

    ABD bankalarının ardından bu kez sorunun Credit Suisse öncülüğünde Avrupa bankalarında yaşanması, riskten kaçışı yeniden hızlandırırken piyasalar zayıf bir günü geride bıraktı. Ancak SNB’nin Credit Suisse’e 50 milyar frank büyüklüğünde likidite penceresi sağlaması, yeni güne başlarken riskleri önemli ölçüde hafifletmiş görünüyor.

    Açıklamanın ardından Euro Stoxx 50 vadeli işlem kontratlarında %2 civarında yükseliş yaşadığını görüyoruz. Hafta içinde ABD TÜFE rakamını hasarsız atlatan piyasalar, bugün ise bankacılık sektörüne ilişkin sorunların gölgesinde ECB toplantısına odaklanacak. Bundan bir hafta öncesine kadar Merkez Bankasının, faiz oranlarında 50 baz puanlık artırıma gitmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak ABD’de banka iflasları sonrasında piyasalarda yaşanan dalgalanma ve Fed’e dair beklentilerin revize edilmesi, ECB’nin atacağı adıma yönelik tahminleri de etkiledi. Bu kapsamda 50 baz puanlık beklenti hâlâ daha güçlü olsa da 25 baz puanlık artırım ihtimali de olasılıklar arasına girmiş durumda.

    ECB’nin kısa vadede en az Fed kadar agresif bir duruş sergileyeceği beklentisi ise parite üzerindeki baskının limitli kalmasını sağlayan bir unsur olarak çalışabilir. Dolayısıyla toplantıda faiz kararının yanında gelecek aylarda ne derece sıkı para politikası izlenebileceğine yönelik mesajlar dikkatle izlenecektir.

    Diğer taraftan Euro Bölgesi finansal koşullar endeksi, son dönemde bir miktar geri çekilmiş olsa da 2009 ortasından bu yana en yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Bunun da euro’daki kırılganlığı kısmen azalttığını söyleyebiliriz.

    Türk Lirası: Sakin görünümünü sürdüren dolar/TL kuru, hafif yukarı yönlü bir eğilimle işlem görmeye devam ediyor.

    Bu kapsamda dün gün boyu ağırlıklı olarak 19,00 seviyesinin altında kalınsa da TL lehine hareket alanının son derece sınırlı olması dikkat çekiyor. Öte yandan Şubat ayı sonundan bu yana yukarı yönlü bir eğilim izleyerek 150 baz puana yaklaşan 10 yıllık ve 2 yıllık vadeli tahvil faizleri arasındaki makas ise 50 baz puanın altına inmiş durumda.

    Kısa vadede TL ve faizler açısından takip edilecek en önemli konu başlığını, gelecek haftaki PPK toplantısı oluşturuyor. Hatırlanacağı gibi TCMB, son toplantısında politika faizinde 50 baz puanlık indirim yapmıştı.

    Borsa İstanbul: ABD’nin ardından bankacılık sektöründeki sıkıntıların bu kez Avrupa’da yaşanıyor olması, küresel piyasalarda belirgin bir bozulma yaratırken BİST 100 endeksinin de bu durumdan net şekilde negatif etkilendiğini gördük.

    Teknik açıdan bakıldığında ise endeksin 5.150 puan desteğinin altına sarkmış olması, kısa vadeli görünümü bozar nitelikte. Bundan sonraki süre zarfında 5.000 puanın önemi artmış durumda. Ancak SNB’nin Credit Suisse’e 50 milyar frank büyüklüğünde likidite penceresi sağlaması, yeni güne başlarken riskleri önemli ölçüde hafifletmiş görünüyor. Dolayısıyla gelmesi muhtemel tepki alımlarının, direnç bölgelerinin aşılmasına ne ölçüde katkı sağlayacağını takip edeceğiz.

    BIST-30 en yakın vadeli VİOP kontratı

    Günü 5.720 puanda kapatan BİST 30 kontratlarında 5.680, 5.635, 5.595 ve 5.549 destek olarak izlenebilir.

    5.761, 5.806, 5.846 ve 5.892 ise direnç noktalarını oluşturuyor.

    USD/TL en yakın vadeli VİOP kontratı

    Günü 19.1026 seviyesinde kapatan USD/TL vadeli işlem kontratlarında 19,0835, 19,0455, 19,0070 ve 18,9305 destek olarak izlenebilir.

    19,1215, 19,1600, 19,1980 ve 19,2745 ise direnç noktalarını oluşturuyor.

    Kaynak: Ünlü & CO

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Moody’s ve Goldman Fed’in bu ay faiz artırmasını beklemiyor

    Moody’s ve Goldman Fed’in bu ay faiz artırmasını beklemiyor

    Investing.com – Moody’s (NYSE:MCO) Analytics baş ekonomisti Mark Zandi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son banka iflaslarını çevreleyen “belirsizlik yükü” nedeniyle Mart ayı toplantısında faiz oranlarını artırma olasılığının düşük olduğuna inanıyor.

    CNBC‘nin aktardığına göre Zandi, son birkaç gündür yaşanan finansal çalkantının Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) önümüzdeki hafta yapacağı toplantıda para politikası kararlarını kesinlikle etkileyeceğini söyledi.

    Zandi, “Sanırım son günlerde bankacılık sistemine ve piyasaları sarsan banka iflaslarına odaklanıyorlar.” dedi.

    Zandi’ye göre, “Burada çok fazla belirsizlik var,” ve sonuç olarak Fed temkinli olmak isteyecektir. “Gelecek haftaki toplantıda faiz oranlarını artırmama kararı alacaklarını düşünüyorum.”

    ABD’li düzenleyiciler Cuma günü SVB Financial Group’u (NASDAQ:SIVB) kapatmış ve 2008 finansal krizinden bu yana ABD’deki en büyük ve tarihteki ikinci en büyük banka iflasında mevduatlarının kontrolüne el koymuştu.

    ABD ekonomisi yüksek enflasyonla mücadele etmeye devam ederken, Fed’in faiz oranı hesaplaması daha karmaşık hale gelebilir. Salı günkü TÜFE verileri enflasyonun Şubat ayında yükseldiğini ancak beklentiler doğrultusunda gerçekleştiğini gösterdi.

    Zandi, enflasyonun ABD ekonomisi için bir sorun olmaya devam etse de “yavaşladığını” ve doğru yönde ilerlediğini söylüyor.

    Zandi faiz artışlarına ara verilmesi çağrısında yalnız değil. Pazartesi günü Goldman Sachs (NYSE:GS), Fed’in bu ay faiz artırmasını beklemediğini söyledi. Ancak piyasa hâlâ önümüzdeki hafta 25 baz puanlık bir artış bekliyor.

    Goldman Sachs, Silicon Valley Bank’in çöküşünün ardından “bankacılık sistemindeki stresi” gerekçe göstererek Mart toplantısında artık bir artış beklemediğini belirtti.

    Piyasa beklentileri son günlerde önemli ölçüde değişti ve çeyrek puanlık bir artış artık daha olası görülüyor. Ancak daha önce 25 baz puanlık bir artış gören Goldman analistleri, Fed gelecek hafta toplandığında herhangi bir artış beklemiyor.

    Haber: Laura Sánchez

     

  • Kritik ECB toplantısı öncesinde Euro/Dolar kuru güçlenmeye devam ediyor

    Kritik ECB toplantısı öncesinde Euro/Dolar kuru güçlenmeye devam ediyor

    Investing.com – Euro/dolar paritesinin profili, yavaş ama emin adımlarla daha belirgin bir şekilde iyileşmeye başlıyor.

    Euro/dolar hafta başından bu yana, ABD’deki bankacılık krizi ve diğer faktörler karşısında Fed’in faiz artırımı beklentilerindeki düşüşten fayda sağladı.

    EUR/USD ABD TÜFE verilerine tepki vermedi

    Dün açıklanan ve enflasyonun önceki %6,4’ten %6’ya gerilediğini teyit eden Şubat ayı ABD TÜFE verisi, Fed’in ilgilenmesi gereken daha önemli bir konu olan banka iflasları riski karşısında enflasyon verilerinin geçici olarak arka planda kalması nedeniyle çok az etki yarattı.

    Euro/dolar yatırımcıları bugün ise saat 15:30’da ABD Üretici Fiyat Endeksi ve Perakende Satışlar verilerini izleyecek. Ancak, dün TÜFE’de olduğu gibi, döviz çiftinin tepkisi sınırlı kalabilir.

    EUR/USD yatırımcıları dikkati ECB’ye çevirdi

    Euro/dolar için haftanın en önemli olayı olan ECB toplantısı yarın gerçekleşecek. Yakın zamana kadar piyasa, merkez bankasının faizleri 50 baz puan artıracağına ikna olmuştu.

    Ancak, Fed’e ilişkin beklentilerin tersine dönmesi ve ABD bankacılık krizinin Avrupa bankaları üzerindeki bulaşıcı etkileri, ECB’nin nihayetinde daha az kararlı davranmasına ve yalnızca 25 baz puanlık bir faiz artışına gitmesine yol açabilir.

    Böyle bir sonuç muhtemelen euro/dolar paritesinin çökmesine yol açacaktır. Tersine, 50 baz puanlık bir faiz artışı euro için iyi bir haber olacaktır, ancak Başkan Lagarde’ın basın toplantısındaki yorumları da ECB’nin faiz kararından bağımsız olarak piyasayı iki yönde de büyük ölçüde etkileyebilir.

    EUR/USD’de izlenecek teknik seviyeler

    Grafik perspektifinden bakıldığında, 1,07 eşiğinin ve 50 günlük hareketli ortalamanın (1,0728) geçilmesi euro/dolar için olumlu sinyallerdir.

    Bu eşikler artık dikkate alınması gereken ilk destekler.

    Ralli devam ederse, 1,08 psikolojik eşiği bir sonraki önemli hedef olacaktır. Ardından 1,09, 1,10 ve yılın en yüksek seviyesi olan 1,1035 bir sonraki hedefler olacaktır.

    1,06’nın altında bir düzeltme olması durumunda, euro/dolar profili tekrar daha düzeltme ağırlıklı hale gelecektir. Bu durumda 1,06 dikkate alınması gereken ilk önemli destek olacaktır.