Etiket: Baş

  • TSX, Haziran 2020’den bu yana en kötü günün ardından düşüşe geçti

    TSX, Haziran 2020’den bu yana en kötü günün ardından düşüşe geçti

    Investing.com — Kanada’nın ana borsa endeksleri, Haziran 2020’den bu yana en kötü gününün ardından Cuma günü işlemlerde düşmeye devam etti. Yatırımcılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çarşamba günü açıkladığı yeni gümrük vergilerinin ardından satış yaptı. Birçoğu tam bir ticaret savaşı ve küresel durgunluk olasılığını görüyor.

    Türkiye saati ile 19.10’da, S&P/TSX 60 Vadeli İşlemleri 55,2 puan veya %3,8 düşüş gösterdi. Perşembe günkü işlemlerde S&P/TSX 60 endeksi 57,7 puan veya %3,8 geriledi.

    Toronto Borsası’nın S&P/TSX Composite endeksi 972 puan veya %4 düşmüştü. Perşembe günü 971,4 puan veya %3,8 düşerek kapanmıştı. Bu, Covid-19 pandemisinin neden olduğu piyasa paniği sırasında, Haziran 2020’den bu yana endeksin en büyük düşüşü oldu.

    Günün haberi, Çin’in 10 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere ABD’den gelen tüm ithalata %34 gümrük vergisi uygulayacağını açıklamasıydı.

    Trump Çarşamba günü bugüne kadarki en kapsamlı gümrük vergilerini açıkladı. ABD’ye yapılan tüm yabancı ithalata %10 temel vergi uygulayacağını ve adil olmayan ticaret uygulamalarına yanıt vermek amacıyla uzun süredir ticaret ortağı olan birkaç ülkeye daha yüksek vergiler getireceğini söyledi.

    Genel gümrük vergileri 5 Nisan’da, ülkelere özel artışlar ise 9 Nisan’da yürürlüğe girecek.

    Perşembe günü piyasalar gümrük vergisi açıklamalarına tepki olarak düşerken, Trump tutumunu sürdürerek şöyle dedi: “Bence çok iyi gidiyor.”

    Trump Cuma günü, Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri To Lam ile “yapıcı bir görüşme” yaptığından bahsetti.

    Trump ayrıca Federal Rezerv Bankası Başkanı Jerome Powell’a faiz oranlarını düşürmesi çağrısında bulunarak, Başkan’dan “siyaset oynamayı bırakmasını” istedi. Powell Cuma günü yaptığı açıklamada, gümrük vergilerinin ekonomik etkisinin “beklenenden muhtemelen daha büyük olduğunu” belirterek temkinli bir para politikasına işaret etti.

    Trump daha önce şu anda yürürlükte olan bir dizi başka gümrük vergisi uygulamaya koymuştu. Bunlar arasında, Trump’ın ilk döneminde imzalanan bir ticaret anlaşması olan ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’na uygun olmadığı düşünülen Meksika ve Kanada’dan gelen mallara %25 ithalat vergisi bulunuyor. Enerji ürünleri ve potasa %10 gümrük vergisi uygulandı. İki ülke de bunların ötesinde yeni gümrük vergilerine tabi olmayacak.

    Kanada çeliği ve alüminyumuna %25 gümrük vergisi de halen yürürlükte.

    Buna karşılık, Kanada Başbakanı Mark Carney Perşembe günü, Kanada’nın CUSMA (USMCA) ticaret paktına uygun olmayan ABD’den ithal edilen tüm araçlara ve Kanada menşeli olmayan araç içeriğine %25 gümrük vergisi uyguladığını açıkladı. Carney, Kanada’nın gümrük vergilerinden elde edilen toplam fonların 8 milyar Kanada dolarına ulaşabileceğini ve tüm fonların etkilenen otomotiv işçilerine ve şirketlere gideceğini iddia etti.

    **ABD hisseleri 2020’den bu yana en kötü günün ardından düşmeye devam ediyor**

    ABD borsa endeksleri, Başkan Trump’ın kapsamlı ticaret vergilerini açıklamasının ardından Perşembe günü yaşanan sert düşüşün ardından Cuma günü düşmeye devam etti.

    ABD hisseleri de Covid-19 endişelerinin piyasaları alt üst ettiği Haziran 2020’den bu yana en kötü gününü yaşadı.

    Türkiye saati ile 19.20’de, NASDAQ Composite 750 puan veya %4,5 düştü, S&P 500 245 puan veya %4,5 geriledi ve Dow Jones Industrial Average 1.602 puan veya %4 azaldı.

    Perşembe günkü işlemlerde S&P, 274,4 puan veya %4,8 düşerek 2020’den bu yana en kötü gününü yaşadı. Nasdaq günde 1.050,4 puan veya %6 düşerek yine 2020’den bu yana en büyük kaybını yaşadı. Ayrıca, Dow 1.679,5 puan veya %4 geriledi.

    Bu arada JPMorgan (NYSE:JPM), Kurtuluş Günü’nde açıklanan kapsamlı ABD gümrük vergisi artışından kaynaklanan ekonomik şok nedeniyle, bu yıl küresel durgunluk olasılığını %60’a yükseltti.

    High Frequency Economics Baş Ekonomisti Carl Weinberg Perşembe günü yayınladığı bir notta, bu gümrük vergisi politikalarının 2025’in ikinci çeyreğinde ABD gayri safi yurtiçi hasılasında %10’luk bir düşüşe neden olabileceğini söyledi. Bu durum, ilk çeyrekte tahmin edilen küçük bir daralmadan sonra dünyanın en büyük ekonomisini durgunluğa itebilir.

    Weinberg, gümrük vergilerinin ABD hanehalkı reel gelirlerinden veya şirket kârlarından 741 milyar dolar alacağını tahmin etti. Alüminyum, çelik ve Kanada ve Meksika ile muaf olmayan ticaret üzerindeki tüm gümrük vergileri tam olarak hesaba katılırsa bu rakam daha da yüksek olabilir.

    **Ham Petrol WTI Vadeli İşlem fiyatları düşüyor**

    Petrol fiyatları Cuma günü keskin bir şekilde düştü. Gümrük vergileri, küresel yakıt talebi beklentileri konusunda endişelere yol açtı.

    Türkiye saati ile 19.20’de, Brent Petrol Vadeli İşlemleri %6,8 düşerek varil başına 65,38 dolara geriledi. Perşembe günü 5 Mart’tan bu yana en büyük günlük yüzde düşüşünü yaşamıştı.

    ABD Batı Teksas Petrolü vadeli işlemleri %7,7 düşerek varil başına 61,81 dolara geriledi.

    **Altın rekor seviyelerden geriliyor**

    Altın fiyatları, Perşembe günü bir kez daha rekor seviyeye ulaştıktan sonra Cuma günü düştü.

    Trump’ın gümrük vergileri, daha geniş finansal piyasalarda ciddi bir riskten kaçınma hareketi başlattı. Bu durum, altın ve Japon yeni gibi varlıkların algılanan güvenliğine yönelik bir kaçışı destekledi. Altın ayrıca dolardaki düşüşten de fayda sağladı.

    Türkiye saati ile 19.25 itibarıyla, XAU/USD %2,9 düşerek ons başına 3.023,88 dolara geriledi. Altın Vadeli İşlemleri %2,6 düşerek ons başına 3.044,41 dolar oldu.

    Perşembe günkü işlemlerde, spot altın ons başına 3.168,04 dolar ile rekor seviyeye ulaştı. Haziran ayında sona erecek altın vadeli işlemleri ise ons başına 3.201,60 dolar ile zirve yaptı.

    (Bu makaleye Scott Kanowsky da katkıda bulundu)

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Petrol fiyatı 2021 seviyelerine geri döndü: Ticaret savaşı petrolde yeni dipleri tetikler mi?

    Petrol fiyatı 2021 seviyelerine geri döndü: Ticaret savaşı petrolde yeni dipleri tetikler mi?

    Investing.com – Petrol fiyatları, ABD ve Çin arasında artan ticaret gerilimi ile birlikte arz tarafındaki sürpriz gelişmelerin etkisiyle son yılların en sert düşüşlerinden birini yaşıyor.

     ABD’nin gösterge petrolü olan West Texas Intermediate (WTI), Mayıs vadeli işlemlerde varil başına %7,9’luk düşüşle 61,65 dolara kadar gerileyerek 2021’den bu yana görülen en düşük seviyeye ulaştı. Haftalık bazdaki kayıp ise %11’i aşarak dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Brent Petrol Vadelileri de bugün %8’i bulan düşüşle 64 dolara kadar gerilerken haftalık kayıp gün içinde %12’ye kadar çıktı.

    Fiyatlardaki düşüş, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta başında duyurduğu tüm ithalata uygulanan geniş çaplı gümrük tarifeleri ile başladı. Çin’in bugün buna karşılık vererek ABD menşeli ürünlere %34 ek gümrük vergisi koyacağını açıklaması, küresel ticaret savaşının kızıştığını gösterdi. Küresel ekonomik yavaşlama endişeleriyle birlikte düşen petrol talebi beklentisi, piyasadaki satış baskısını daha da artırdı.

    OPEC+ kararı satışları derinleştirdi

    Petrol cephesindeki olumsuz havayı pekiştiren bir diğer gelişme ise OPEC+ üyesi sekiz ülkenin beklenenden hızlı şekilde üretim kısıtlamalarını gevşetme kararı aldıysa dair duyurusu oldu. Mayıs ayında üretim kesintilerinin daha erken sonlandırılacağı açıklaması, piyasalarda arz fazlası endişesini artırarak fiyatlardaki düşüşü hızlandırdı.

    Swissquote Bank’tan kıdemli piyasa analisti İpek Özkardeşkaya, bu gelişmeleri “çok kötü bir kombinasyon” olarak değerlendirerek, arz-talep dinamiklerinin açık şekilde negatife döndüğünü ifade etti. Özkardeşkaya, ticaret savaşlarının etkisinin pandemi kadar derin olmayacağını belirtti ancak küresel büyümenin yavaşlamasının petrol fiyatlarını 50 dolar seviyesine kadar çekebileceğini dile getirdi.

    Uzmanlar: “Daha fazla kayıp olası”

    PVM’den analist Tamas Varga’ya göre, ticaret savaşındaki tırmanış ve artan resesyon riski petrol talebini önemli ölçüde olumsuz etkileyecek. Varga, ABD’nin enerji ithalatını tarifelerden muaf tutmasının etkisinin sınırlı kaldığını, OPEC+’ın arz artışı kararının ise satış baskısını kuvvetlendirdiğini söyledi. Analist, piyasalardaki yüksek oynaklığın sürdüğünü ve dip seviyenin sadece fiyata değil zamana da bağlı olduğunu ifade etti.

    SEB’in baş emtia stratejisti Bjarne Schieldrop ise Çin’in attığı sert misilleme adımının tarife krizini bir üst seviyeye taşıdığını belirtti. Schieldrop, bu gelişmelerin bir resesyonu tetiklemesi durumunda, mevcut arz fazlasının da hızla büyüyeceği ve OPEC+’ın çok daha fazla üretim kesintisi yapmak zorunda kalabileceğini vurguladı.

    Talep ve arz aynı anda zayıflıyor

    Saxo Bank Emtia Stratejileri Başkanı Ole Hansen ise Çin’in agresif karşı saldırısıyla artık küresel anlamda bir ticaret savaşı sürecinin başladığını ve bunun sadece ekonomik büyümeyi değil, başta ham petrol olmak üzere birçok temel emtiada talebi düşüreceğini belirtti. Hansen’e göre, şu anda piyasalar sadece talep daralması değil, aynı zamanda yüksek maliyetli üreticilerin arz tarafında sahneden çekilmesiyle yaşanacak bir arz kaybı sürecine de giriyor.

    Analistlerin genel görüşü, kısa vadede toparlanma ihtimalinin düşük olduğu yönünde birleşiyor. Petrol piyasalarının tekrar dengelenmesi için hem ekonomik belirsizliklerin azalması hem de üretici ülkelerden uyumlu bir üretim politikası gelmesi gerekiyor. Aksi durumda petrol fiyatlarının ilerleyen haftalarda 50 doların da altına inmesi olasılık dahilinde görülüyor.

  • GÜNE BAKIŞ-Tüketici güven endeksi ve yabancı ziyaretçi sayıları takip edilecek

    Foreks – Haftanın son günü yurt içinde tüketici güven endeksi ve yabancı ziyaretçi sayıları izlenecek.

    Yurt dışında İngiltere’nin bütçe rakamları, Euro Bölgesi ödemeler dengesi ve tüketici güven endeksi takip edileek.

    -Öne Çıkan Başlıklar-

    İngiltere’de tüketiciler, ekonomiye ilişkin beklentiler can çekişmeye devam ettiği için kendilerini pek parlak hissetmiyor.

    ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak nükleer bir İran ile harekete geçmek arasında kalırsa harekete geçeceğini söyledi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın baş danışmanı Elon Musk, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) kendisine karşı açtığı davayla bağlantılı olarak bir celpname verildi.

    Üst düzey yetkililer yaptıkları açıklamada, Avrupa Birliği’nin, Trump yönetiminin tüm çelik ve alüminyum ithalatına uygulanan gümrük vergilerini %25’e çıkarması üzerine misilleme niteliğindeki ticaret eylemini Nisan ortasına kadar ertelediğini duyurdu.

    Japonya’da tüketici enflasyonu Şubat ayında enerji sübvansiyonlarının etkisiyle bir miktar yavaşlasa da pirinç fiyatlarındaki rekor artış ve güçlü ücret artışı göstergeleri nedeniyle yükseliş eğilimini sürdürdü ve faiz artırımı beklentilerini korudu.

    Trump uranyum, bakır, potas, altın ve muhtemelen kömür dahil olmak üzere kritik minerallerin yerli üretimini artırmak için bir idari emir imzaladı.

    -Şirket Haberleri-

    Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi (VBTS) kapsamında USAK.E paylarında 21/03/2025 tarihli işlemlerden (seans başından) 18/04/2025 tarihli işlemlere (seans sonuna) kadar brüt takas uygulanacak.

    BİM (IS:BIMAS), FİLE Market Mağazacılık A.Ş.’nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini bildirdi.

    Menderes Tekstil (IS:MNDRS) tarafından yapılması planlanan Akça Beyendik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali projesi ile ilgili ’Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verildi.

    Platform Turizm, İBB Destek Hizmetleri tarafından yapılan personel taşıma alım işiyle ilgili ihalenin 237,4 milyon TL bedelle firma üzerinde kaldığını bildirdi.

    Alfa Solar Enerji (IS:ALFAS) ile Zorlu Holding arasında, Türkiye başta olmak üzere Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ihracat pazarlarına güneş paneli hücresi üretimi ve satışı gerçekleştirmek amacıyla Zorlu Alfa Solar Hücre Üretimi unvanlı yeni bir ortak girişim şirketi kurulmasına karar verildi.

    AG Anadolu Grubu Holding ve Migros (IS:MGROS)’un, Moneypay Finansal Teknoloji ve Yapay Zeka A.Ş. unvanlı anonim şirketinin kuruluş işlemleri tamamlandı.

    Koza Anadolu (IS:KOZAA), bağlı ortaklığı olan Konaklı Metal Madencilik’in Giresun’daki sahalarında, “Rezerv Geliştirme” amaçlı yaklaşık 34.220 metre Karotlu Maden Sondajı Hizmet Alımı hususunda, Koza Altın (IS:KOZAL) ile sözleşme imzaladı.

    -Yurt İçi Gündem-

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ortak hazırlanan tüketici güven endeksi açıklanacak (10.00).

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Şubat ayına ilişkin açılan ve kapanan şirket sayılarını açıklayacak (10.00).

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Şubat ayına ilişkin yabancı ziyaretçi sayıları duyurulacak (11.00). 

    -Yurt Dışı Gündem-

    İngiltere’nin Şubat ayı bütçe rakamları açıklanacak (10.00). 

    Fransa’dan imalat sektörü güven endeksi takip edilecek (10.45). 

    Çekya Merkez Bankası (CNB), 6 Şubat tarihli faiz toplantısının tutanaklarını yayımlayacak (11.00).

    İspanya’dan aynı saatte Ocak ayına ilişkin sanayi ciro endeksi, hizmet sektörü aktivitesi ve Şubat ayı turizm istatistikleri gelecek (11.00). 

    Euro Bölgesi için Ocak ayı cari işlemler dengesi rakamları yayımlanacak (12.00). 

    Rusya Merkez Bankası (CBR), faiz kararını açıklayacak (13.30). 

    Rusya Merkez Bankası (CBR) Başkanı Elvira Nabiullina, faiz kararıyla ilgili basın toplantısı düzenleyecek (15.00).

    Kanada’nın Ocak ayı perakende satış rakamları duyurulacak (15.30). 

    New York Fed Başkanı John Williams, Bahamalar Merkez Bankası ve Indiana Üniversitesi Uygulamalı Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen Makroekonometrik Karayip Konferansı’nda açılış konuşmasını yapacak (16.00).

    Euro Bölgesi için öncü tüketici güven endeksi takip edilecek (18.00). 

    Enerji teknolojisi şirketi Baker Hughes tarafından açıklanacak olan haftalık sondaj kule sayıları ile veri akışı tamamlanacak (20.00).

  • Kazanç çağrısı: Landmark Bancorp Inc. güçlü 1. çeyrek kazançları bildirdi

    Kazanç çağrısı: Landmark Bancorp Inc. güçlü 1. çeyrek kazançları bildirdi

    Köklü bir finans kuruluşu olan Landmark Bancorp Inc. (LARK), ilk çeyrekte 2,8 milyon $ net kazanç ve 0,51 $ hisse başına kazanç (EPS) ile 2024 yılına kârlı bir başlangıç yaptığını bildirdi. Şirket, özellikle konut ipotekleri ve ticari kredilerde sağlam bir kredi büyümesi yaşadı ve düşük seviyelerde takipteki kredilerle iyi kredi kalitesini korudu.

    Bankanın liderlik geçişi, Abby Wendel’in 29 Mart itibariyle Başkan ve CEO olarak dümene geçmesiyle sorunsuz bir şekilde gerçekleşti. Landmark National Bank, güçlü performansına rağmen yılın geri kalanı için kredi büyümesi konusunda ileriye dönük spesifik bir öngörüde bulunmadı.

    Önemli Çıkarımlar

    • Landmark Bancorp Inc. 0,51 $ EPS ile 2,8 milyon $ net kazanç elde etti.
    • Ortalama varlık getirisi %0,72 ve ortalama özsermaye getirisi %8,88 olarak gerçekleşti.
    • Şirket hisse başına 0,21 $ nakit temettü beyan etti.
    • Ödenmemiş brüt krediler, konut ve ticari kredilerin etkisiyle %6,5 artarak 964 milyon $’a ulaştı.
    • Takipteki krediler hafif bir artışla 3,6 milyon dolara yükseldi ancak brüt kredilerin %0,38’i gibi düşük bir oranda kaldı.
    • Abby Wendel 29 Mart tarihinde Başkan ve CEO olarak göreve başlamıştır.

    Şirket Görünümü

    • Landmark National Bank ileriye dönük spesifik bir öngörüde bulunmadı ancak ilk çeyrekteki %6,5’lik kredi büyümesinin gelecekteki performansın bir göstergesi olabileceğini belirtti.
    • Banka, Heartland’in United Missouri tarafından satın alınmasının ardından fırsatlara açıktır ve şube profilini değerlendirmeye devam edecektir.
    • Tarımsal kredilere odaklanma büyüme için bir fırsat sunmaktadır.
    • Marjın yıl boyunca sabit kalması beklenmektedir.
    • Tahakkuk etmeyen krediler, özenli müşteri ilişkileri ve ticari gayrimenkule sınırlı maruz kalma nedeniyle düşük kalmıştır.

    Ayıya Yönelik Önemli Noktalar

    • Kansas’ta konut satışları Mart ayında bir önceki yıla kıyasla konut fiyatlarındaki %8’lik artışa rağmen %7 oranında azaldı.

    Yükselişte Öne Çıkanlar

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın
    • Brüt kredilerdeki %6,5’lik artış ile güçlü kredi büyümesi.
    • Düşük seviyedeki takipteki krediler ve temerrütlerle sağlam kredi kalitesi.
    • Faaliyet giderleri azalmış ve güçlü bir finansal performansa katkıda bulunmuştur.

    Eksiklikler

    • Bankanın kredi büyümesi için ileriye dönük bir yönlendirme yapılmamıştır.

    Soru ve Cevaplarda Öne Çıkanlar

    • Mark Herpich, marjlar ve tahakkuk etmeyen kredilere değinerek marjın hafif bir artışla %3,12’ye yükseldiğini ve sabit kalmasının beklendiğini belirtti.
    • Herpich, ticari gayrimenkul kredilerindeki potansiyel sorunlara asgari düzeyde maruz kalınacağını garanti etti.
    • Banka, satış için elde tutulan menkul kıymetler portföyünü yeniden yapılandırmayı düşünüyor ve yaklaşık bir yıl veya biraz daha uzun bir başa baş dönemi arıyor.

    Landmark Bancorp Inc. 2024 yılının ilk çeyreğinde kazançlarında önemli bir artış ve sağlam bir kredi portföyü ile güçlü bir mali performans sergilemiştir. Şirketin iyi kredi kalitesini korumaya ve giderleri kontrol altında tutmaya yönelik stratejik odağı, sağlam sonuçlarına da yansıdığı üzere karşılığını vermiştir. Yeni liderlik ekibi, marjlar ve kredi kalitesine ilişkin istikrarlı görünümüyle Landmark National Bank, sürdürülebilir büyüme için konumlanmış görünmektedir. Bankanın tarımsal kredilere odaklanması da dahil olmak üzere Kansas ekonomik ortamındaki fırsatlara ve zorluklara yaklaşımı, gelecekteki gelişime yönelik proaktif bir duruşa işaret etmektedir. Bununla birlikte, kredi büyümesi konusunda ileriye dönük rehberlik eksikliği ve Mart ayında konut satışlarındaki düşüş, yatırımcıların önümüzdeki çeyreklerde yakından izleyebileceği faktörlerdir.

    InvestingPro İçgörüleri

    Landmark Bancorp Inc. (LARK) son mali çeyrekte dayanıklılık ve karlılık göstermiştir. Şirketin hissedar değerine olan bağlılığı, hisse başına 0,21 $’lık son nakit temettü de dahil olmak üzere 31 yıl üst üste temettü artırma konusundaki etkileyici geçmişi ile açıkça görülmektedir. Yatırımcıları ödüllendirmedeki bu tutarlılık, özellikle şirketin %4,51’lik mevcut temettü verimi ile eşleştirildiğinde olumlu bir sinyaldir. Son on iki aydaki temettü büyümesi %5,0 olup hissedarlar için istikrarlı bir getiri sergilemektedir.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    InvestingPro verileri, Landmark Bancorp’un 8,69 gibi düşük bir F/K oranıyla işlem gördüğünü ortaya koyuyor ki bu oran, yakın vadeli kazanç büyümesiyle yan yana getirildiğinde cazip. Bu durum, şirketin hisselerinin kazanç potansiyeline göre değerinin altında olabileceğini ve değerli hisse senedi arayan yatırımcılar için bir fırsat sağlayabileceğini gösteriyor. Ayrıca, InvestingPro Adil Değer tahmini 20,08 USD’dir ve 18,5 USD’lik mevcut fiyat üzerinden potansiyel bir değer düşüklüğüne işaret etmektedir.

    Şirket son on iki ayda sağlam kârlılığını korumuş olsa da, bir InvestingPro İpucu Landmark Bancorp’un zayıf brüt kâr marjlarından muzdarip olduğuna işaret ediyor. Bu durum, güçlü kârlılık ölçütlerine sahip şirketler arayan yatırımcılar için endişe kaynağı olabilir. Bununla birlikte, şirketin %27,38’lik sağlıklı faaliyet geliri marjı, genel operasyonel verimlilikle ilgili bazı endişeleri hafifletebilir.

    Daha derin bir analizle ilgilenen yatırımcılar için platformda ek InvestingPro İpuçları mevcut. Bu bilgiler Landmark Bancorp’un finansal sağlığı ve büyüme beklentileri hakkında daha fazla netlik sağlayabilir. Bu ipuçlarına ve daha fazlasına erişmek için INVTROZEL1A kupon kodunu kullanarak InvestingPro aboneliğinde %20’ye varan indirimden yararlanabilirsiniz.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • ABD’de petrol ve doğal gaz birleşme ve satın almaları ilk çeyrekte 51 milyar dolara ulaştı

    ABD’de petrol ve doğal gaz birleşme ve satın almaları ilk çeyrekte 51 milyar dolara ulaştı

    ABD enerji sektörü için önemli bir gelişme olarak, petrol ve gaz endüstrisindeki birleşme ve satın alma faaliyetleri bu yılın ilk çeyreğinde rekor kırarak 51 milyar dolara ulaştı. Bu artış, 2023 yılında sektörü karakterize eden ve özellikle Batı Teksas ve New Mexico’daki verimli Permian Havzası’na odaklanan güçlü birleşme ve satın alma faaliyetinin doğrudan bir devamıdır. Salı günü bu rakamları açıklayan veri sağlayıcısı Enverus’a göre bu eğilim, üretim maliyetlerinin rekabetçi olduğu bölgelerde sondaj stoklarını güçlendirmek isteyen enerji şirketlerinden kaynaklanıyor.

    Varil başına yaklaşık 64 dolarlık düşük başa baş maliyetleriyle bilinen Permian Havzası, bu stratejik hamlelerin merkez üssü oldu. Son çeyrekte varil başına ortalama 77 dolar civarında seyreden ve bu hafta 83 dolara yaklaşan petrol fiyatlarıyla birlikte havzanın cazibesi daha da arttı. Enverus Intelligence Research baş analisti Andrew Dittmar, Permian’daki yüksek kaliteli sondaj olanakları göz önüne alındığında, petrol ve gaz sektöründeki birleşme ve satın almalar için birincil itici güç olmaya devam etmesinin şaşırtıcı olmadığını belirtti.

    Geçtiğimiz çeyrekte gerçekleşen önemli işlemler arasında Diamondback Energy’nin (NASDAQ:FANG) Permian odaklı iki büyük sondaj şirketini birleştiren bir anlaşma olan Endeavor Energy Partners’ı satın almak için 26 milyar dolarlık devasa teklifi vardı. Buna ek olarak, Apache Corp’un (NASDAQ:APA) ana şirketi APA, Permian petrol rakibi Callon Petroleum’u (NYSE:CPE) satın almak için 4,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı ve Chesapeake Energy (NYSE:CHK) Nisan ayında Southwestern Energy’nin (NYSE:SWN) 7,4 milyar dolarlık önemli bir satın alımını duyurdu.

    Ancak, tüm anlaşmalar incelemeden geçmedi. Exxon Mobil (NYSE:XOM) ve Chevron (NYSE:CVX) gibi endüstri devlerini içeren önceki yılın yüksek profilli satın almaları, özellikle Permian veya Haynesville gibi önemli şeyl sahalarındaki holdingleri birleştirme potansiyelleri nedeniyle şu anda antitröst incelemelerinden geçmektedir. Dittmar, bu işlemlerin nihayetinde onay almasını beklemekle birlikte, federal düzenleyici gözetimin tek bir oyun içinde daha fazla konsolidasyon için zorluklar yaratabileceğini öne sürdü.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Geçen yılın aynı döneminde 20 olan işlem sayısı ilk çeyrekte 27’ye yükselirken, Enverus’un hesaplamalarına göre işlem değerinin %60’ı Permian Havzası’nda gerçekleşti. Bu hareketliliğe rağmen Dittmar bu hızın devam etmeyebileceğini öngörüyor. Güçlü petrol fiyatları, şirketlerin çekirdek olmayan sondaj varlıklarını elden çıkarmak yerine ellerinde tutmalarını sağlıyor ve bu da önceki eğilimlere göre bir değişim. Dittmar, arama ve üretim şirketleri arasında “envanter kıtlığının” önemli bir tema olduğunu vurgulayarak, mevcut piyasada bu varlıkların nasıl yönetileceğine dair stratejik bir dönüşe işaret etti.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • İran, İsrail’in saldırı sonrası misilleme yapması halinde daha büyük bir karşılık verileceği uyarısında bulundu

    İran, İsrail’in saldırı sonrası misilleme yapması halinde daha büyük bir karşılık verileceği uyarısında bulundu

    İran’ın Cumartesi günü İsrail topraklarına insansız hava aracı ve füze saldırısı düzenlemesinin ardından Orta Doğu’daki gerilim tırmandı. İsrail’in 1 Nisan’da İran’ın Suriye’deki konsolosluğuna düzenlediğinden şüphelenilen saldırıya doğrudan bir yanıt olan saldırı, potansiyel bir bölgesel çatışma endişelerini arttırdı. İran Pazar günü yaptığı sert bir uyarıda İsrail ve ABD’yi herhangi bir misillemeye “çok daha büyük bir karşılık” verileceği konusunda uyardı.

    Finansal piyasaların bu gelişmeler karşısında dalgalanma göstermesi muhtemeldir. Londra’daki Rabobank’ın Döviz Stratejisi Müdürü Jane Foley, jeopolitik haberlerin son zamanlarda varlık fiyatları üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olmasına rağmen, İsrail’in İran füzelerini başarılı bir şekilde geri püskürtmesinin işlem haftasının başında riskten kaçınma eğiliminde bir azalmayı teşvik edebileceğini belirtti.

    Bununla birlikte, Orta Doğu ile ilişkili jeopolitik risklerin arttığına da dikkat çekerek, önümüzdeki haftalarda ve aylarda potansiyel piyasa dalgalanmalarına işaret etti.

    Tallbacken Capital Advisors Başkanı Michael Purves, yükselen petrol fiyatlarının daha yüksek enflasyonu sürdürerek ve Federal Rezerv faiz indirimi olasılığını azaltarak ABD tahvil temellerini kötüleştirebileceğine dair endişelerini dile getirdi. Ayrıca, piyasa tedirginliğinin tahvillerin önemli satışlar yaşamasını engelleyebileceğini de belirtti.

    Cenevre’deki Lombard Odier’de Baş Ekonomist olan Samy Chaar, piyasanın hala son ABD enflasyon verilerini ve bunun Federal Rezerv politikası üzerindeki etkilerini sindirmekte olduğuna dikkat çekti. Güçlü bir performans döneminin ardından piyasa ortamını kısa vadede kırılgan olarak nitelendirdi.

    Londra’daki Fordham Global Foresight’ın Kurucusu ve Jeopolitik Stratejisti Tina Fordham, İran’ın saldırısının ölçeğinin önemine ve bölgesel bir savaş riskinin arttığına dikkat çekti. Petrol fiyatlarının daha yüksek açılacağını öngören Ferres, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bozmaya yönelik olası eylemlerinin tedarik zincirinde sorunlara ve petrol fiyatlarında daha fazla artışa yol açabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

    Singapur’daki Vantage Point Asset Management’ın Baş Yatırım Sorumlusu Nick Ferres, çatışmanın sonucu hakkında spekülasyon yapmaktan kaçındı ancak geçen haftaki tüketici fiyat enflasyonu verilerinin piyasalar için önemini vurguladı. Şirketinin potansiyel risklere karşı net uzun hisse senedi pozisyonunu azalttığını belirtti.

    Milwaukee, Wisconsin’deki Annex Wealth Management’ın Baş Ekonomisti Brian Jacobsen, İran’ın tepkisini ölçülü olarak görmesi ve çatışmayı daha da tırmandırmaması halinde hisse senedi piyasalarında rahat bir nefes alınabileceğini öne sürdü. Bununla birlikte, petrol fiyatları, altın, dolar ve tahvillerin hepsinin devam eden çatışmayı yansıtan bir risk primi içereceğini tahmin ediyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Asya hisseleri riskler nedeniyle haftaya temkinli başladı

    Asya hisseleri riskler nedeniyle haftaya temkinli başladı

    Asya borsaları, yatırımcıların jeopolitik endişeler, Çin’den gelen önemli ekonomik veriler ve büyük ABD bankalarının yaklaşan kazanç raporları ile karşı karşıya kalması nedeniyle bu Pazartesi haftaya temkinli başladı. ABD’nin tatilde olması işlem hacimlerinin düşmesine neden oldu, ancak Kongre liderlerinin hükümetin kapanmasını önlemek için geçici bir harcama tasarısı üzerinde anlaşmaya varmasıyla bir miktar rahatlama yaşandı.

    MSCI’nın Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerinden oluşan en geniş endeksi, geçen haftaki %0,8’lik düşüşün ardından %0,1’lik hafif bir gerileme kaydetti. Japonya’nın Nikkei endeksi sabit kaldı ve bir önceki hafta %6,6’lık önemli bir artışın ardından 34 yılın en yüksek seviyelerine yakın konumunu korudu.

    S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemleri erken işlemlerde %0,1 civarında hafif düşüşler yaşadı. Yatırımcılar ayrıca Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi finans devlerinin sonuçlarını açıklayacağı kazanç sezonuna odaklanıyor. ABD’de perakende satış verileri önemli bir ekonomik gelişme olacak ve Iowa seçimleri Pazartesi gününün ilerleyen saatlerinde soğuk koşullarda gerçekleşecek.

    Tayvan’da iktidardaki Demokratik İlerleme Partisi’nin zaferi önemli bir piyasa hareketine neden olmadı ve siyasi statüko korundu. Ancak, Çin ile devam eden gerginlikler, dünya çapında çok sayıda seçim ve Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanma potansiyeli ile jeopolitik konuların piyasalar üzerindeki etkisinin altını çiziyor.

    Çin, Çarşamba günü dördüncü çeyrek ekonomik büyüme verilerini ve diğer aylık rakamları açıklayacak ve tahminler genel olarak yavaş toparlanmanın devam ettiğini gösteriyor. Bu zorluklara yanıt olarak Çin Merkez Bankası’nın Pazartesi günü bir yıllık orta vadeli borç verme kolaylığı oranını düşürmesi ve ek likidite enjekte etmesi bekleniyor. Bu potansiyel gevşeme, piyasaların dünya genelinde merkez bankalarının bu yıl daha gevşek para politikaları uygulayacağını öngördüğü daha geniş bir eğilimin parçası.

    Vadeli işlem piyasaları, son dönemde açıklanan zayıf üretici fiyatları verilerinin de etkisiyle, Federal Rezerv’in faiz oranlarını Mart ayı gibi erken bir tarihte düşürme ihtimalinin %79 olduğunu belirtiyor. Barclays ekonomistleri, çekirdek kişisel tüketim fiyat endeksinin aylık %0,2 veya altında seyretme eğilimine dayanarak Fed’in ilk faiz indirimi tahminini Haziran’dan Mart’a çekti. Ayrıca, Fed Başkanı Christopher Waller Salı günü yapacağı konuşmada gevşemeye işaret edebilir.

    Cuma gününe kadar devam edecek olan Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda Avrupa Merkez Bankası’ndan Başkan Christine Lagarde da dahil olmak üzere birçok konuşmacı yer alacak. Hafta sonu, ECB baş ekonomisti Philip Lane, beklenen bir dizi faiz indiriminin ilkine karar vermek için Haziran ayına kadar yeterli verinin mevcut olması gerektiğini belirtti. Piyasa Nisan ayındaki gevşemeyi tamamen fiyatlamış durumda ve 2024 yılına kadar toplam 154 baz puanlık bir indirim bekliyor.

    Bu güvercin beklentiler Euro’nun dolar karşısındaki performansını sınırladı ve Pazartesi günü Euro 1,0940 dolardan işlem görerek bir önceki haftaya göre çok az hareket gösterdi. Buna karşılık dolar, Japonya’dan gelen ekonomik verilerin Japonya Merkez Bankası’nın ultra gevşek para politikalarına devam etmesini desteklemesiyle yen karşısında bir miktar güçlendi. Dolar 145,22 yene yükselerek bir önceki haftanın en yüksek seviyesi olan 146,41’e yaklaştı.

    Altın fiyatları, daha düşük küresel faiz oranları beklentisiyle desteklendi ve değerli metal Cuma günü %1’lik bir artışın ardından ons başına 2.047 dolardan fiyatlandı.

    Petrol fiyatları Kızıldeniz’deki nakliye aksaklıklarından hafif bir destek aldı. Ancak talebe ilişkin endişeler fiyatlardaki artışı sınırladı. Brent ham petrolü 13 sentlik hafif bir düşüşle varil başına 78,16 dolara gerilerken, ABD ham petrolü 11 sent düşerek varil başına 72,57 dolara geriledi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Kızıldeniz’deki çatışma konteyner nakliye fiyatlarını yükseltti

    Kızıldeniz’deki çatışma konteyner nakliye fiyatlarını yükseltti

    ABD ve İngiltere’nin Yemen’e yönelik hava saldırılarının ardından, kritik bir denizcilik koridoru olan Kızıldeniz’de uzun süreli bir karışıklık yaşanacağı endişesiyle bu hafta başlıca küresel rotalarda konteyner taşımacılığı fiyatları yükseldi. İran destekli Husi güçlerinin Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığına yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirilen askeri eylemler, kökleri İsrail’in Gazze’deki savaşına dayanan bölgedeki çatışmaları tırmandırdı.

    Çin limanlarındaki kontratsız “spot” fiyatlar için önemli bir barometre olan Şanghay Konteynerize Navlun Endeksi, Cuma günü %16’nın üzerinde bir artışla 2.206 puana yükseldi ve Aralık ortasından bu yana %114’lük önemli bir artışa işaret etti. Özellikle Şanghay-Avrupa rotasındaki fiyatlar bir önceki haftaya kıyasla %8,1 artarak 20 fitlik konteyner başına 3.103 dolara yükseldi. Daha da dramatik olanı, önde gelen gemi brokeri Clarksons’a göre, çatışmalardan etkilenmeyen ABD’nin Batı Yakası’na konteyner göndermenin maliyeti %43,2 artarak 40 fitlik konteyner başına 3.974 dolara yükseldi.

    Xeneta’nın baş analisti Peter Sand, Cuma günü krizin küresel deniz taşımacılığı üzerindeki etkisine ilişkin endişelerini dile getirerek, durum çözülmediği sürece maliyetlerin artmaya devam edeceğini öngördü. Büyüyen anlaşmazlığa herhangi bir çözüm bulunmasının aylar alabileceğini öngörüyor.

    Kargaşa karşısında Maersk ve Hapag-Lloyd gibi büyük denizcilik şirketleri, başlangıçta Süveyş Kanalı’na giden gemilerini Ümit Burnu çevresindeki daha uzun rotaya yönlendirdi. Bu yeniden yönlendirme, nakliye programlarında önemli aksamalara, kargo teslimatında gecikmelere ve nakliye maliyetlerinde artışa neden oldu. Analistler, petrol tankerlerinin ve diğer gemi türlerinin yakın vadede bu dolambaçlı yolu giderek daha fazla benimsemesini bekliyor.

    Kızıldeniz krizinin yansımaları şimdiden büyük ithalatçılar tarafından hissedilmeye başlandı. NASDAQ:TSLA’da işlem gören Tesla, Perşembe günü Kızıldeniz’le ilgili sapmalardan kaynaklanan bileşen sıkıntısı nedeniyle Berlin’deki fabrikasında otomobil üretiminin çoğunu geçici olarak durdurduğunu açıkladı. IKEA da ürün tedarikinde olası gecikmelerin sinyalini verdi.

    Hargreaves Lansdown’da para ve piyasalar müdürü olan Susannah Streeter, çok çeşitli malların fiyatlarında potansiyel bir artış konusunda uyarıda bulundu. Bir geminin rotasını Afrika’ya çevirmenin ek maliyetinin, her bir Asya-Kuzey Avrupa gidiş-dönüşü için yaklaşık 2 milyon dolar yakıt maliyeti olduğu tahmin ediliyor ve taşıyıcılar bu maliyetleri ek ücretler yoluyla yansıtıyor.

    Ayrıca, konteyner gemisi operatörleri, yeniden yönlendirilen gemilerin daha uzun sefer sürelerini telafi etmek için gemileri en çok etkilenen Avrupa ve Akdeniz ticaret hatlarına yeniden tahsis ediyor. Jefferies analisti Omar Nokta’nın da belirttiği gibi, bu strateji Transpasifik ve Kuzey-Güney rotalarında kargo için mevcut gemi alanını azaltıyor ve bu da bu hatlardaki maliyetleri artırıyor.

    Müşteriler, gemi operatörlerinin daha ucuz olan kontratlı alana erişimi kısıtladığını ve sevkiyatların bir kısmını daha yüksek fiyatlı spot piyasaya ittiğini bildirdi. Ayrıca, Çin Konteynerize Navlun Endeksi Cuma günü hem nominal hem de yüzdesel olarak şimdiye kadarki en büyük artışını kaydederek %21,7 artışla 1.140 puana yükseldi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 yılında ihracatımız 255,8 milyar dolarla rekor kırdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2023 yılında ihracatımız 255,8 milyar dolarla rekor kırdı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 yılı ihracat rakamlarının açıklanması programına katıldı. Burada ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın 2023 yılında Cumhuriyet tarihi rekoru kırdığını belirtti. Erdoğan, “2023 ihracatımız, geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

    “Canla başla çalışan ihracatçılarımız, iş dünyamızın akıncıları ile birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum. Ülke olarak dünya ticareti için hayati öneme sahip bir konumda yer alıyoruz. Son dönemde patlak veren krizlerin hemen hepsi ülkemizin yakın çevresinde yaşanmaktadır. Bu tablo karşısında amacımız ülkemizin ekonomik, diplomatik ve ticari kazanımlarını korumak ve geliştirmektir. Ülkemizi, kuzeyindeki ve güneyindeki çatışmaların merkezi haline getirmek isteyen savaş baronlarına müsaade etmedik.

    Avrupa ve ABD ile de karşılıklı saygıya dayalı iş birlikleri geliştirmeye çalıştık. Bize bir adım gelene biz gerektiğinde koşarak gittik. Türkiye merkezli ancak küresel perspektifli bir bakış açısıyla küresel siyasetimizi şekillendirdik.

    Yaz aylarında ülkemizin en önemli gelir kalemlerinden bir tanesi olan, turizmi baltalamaya yönelik kampanya yürütüldüğünü gördük. Şimdi benzer bir durumun spor üzerinden gerçekleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Sırf kökeninden dolayı insanlar horlanıyor. İslam düşmanlığına ve yabancı karşıtlığına varan bir furya ile karşı karşıyayız. Muhalefet liderleri de bu son derece tehlikeli nefret siyasetine gönüllülük yapmaktadır. Bu nefret siyasetinin kardeş ülkeleri hedef alması asla tesadüf değildir. Türkiye’ye ve çıkarlarına sinsi bir girişim, açık bir operasyon var. Bu oyunu boşa çıkaracağız.

    “G20’DE EN HIZLI BÜYÜYEN 2. ÜLKE OLDUK”

    Türkiye ve Türk düşmanı çevreler tarafından körüklenen nefret siyasetine karşı ihracatçılara da önemli görevler düşüyor. Bu noktada daha fazla çaba harcamanızı, daha fazla inisiyatif almanızı beklediğimizi vurgulamak istiyorum. Ülkemiz yeni başarı hikayeleri yazmaya devam ediyor. Ekonomide elde ettiğimiz başarıların ne denli önemli olduğu daha da anlaşılacaktır. Dünya ekonomisi yıllık ortalama 3,4 oranında büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 6 oranında büyüme kaydetti. Önceki yıl, 2022’de yüzde 5,5 oranında büyüdük. En büyük katkı ise 2,4 puan ile ihracatçımızdan geldi. 2023 yılında son 13 çeyrektir süren kesintisiz trendimizi devam ettirdik. G20 ülkeleri içerisinde en hızlı büyüyen 2. ülke olduk.

    “ENFLASYONU TEK HANELİ RAKAMLARA İNDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

    2023 yılının 3. çeyreğinde yatırımlarda yaşanan yüzde 14,7 oranındaki artış son 7 yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Salgın öncesi döneme göre son 3 yılda 4 milyonun üzerinde ilave istihdam oluşturduk. Dünyadaki diğer ekonomiler gibi bizim de en büyük baş ağrımız hayat pahalılığının tetiklediği enflasyondur. Enflasyon hala yüksek devam ediyor. Enflasyonu tekrar tek haneli rakamlara indirmeyi hedefliyoruz. Son dönemde uyguladığımız tedbirler enflasyonun ateşini düşürmeye başlamıştır. Hayat pahalılığına karşı bir tarafta denetimlerin, diğer tarafta tedbir ve düzenlemelerin olduğu çift kulvarlı şekilde yürütüyoruz. Bu sürecin sonunda, daha önce olduğu gibi vatandaşımızın günlük hayatından çıkartacağız.

    “DEPREMİN İHRACATIMIZA ETKİSİ EKSİ 6 MİLYAR DOLAR”

    Ülkemiz ekonomisine 104 milyar dolarlık ilave fatura ekleyen 6 Şubat depremlerinin olumsuzlukları ile mücadele ettik. Böyle bir tabii afetin altından kalkmak kolay değildi. Türkiye’nin milletinin yaralarını sarmakta elde ettiği başarıyı dünyada hiçbir ülke başaramazdı. Dün de şiddetli bir depremle sallanan dost Japon halkına da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Depremin ihracatımıza etkisi eksi 6 milyar doları buluyor. Dış ticaretimizi geliştirmeye verdiğimiz emeğin meyvelerini topluyoruz.

    “2023 İHRACATIMIZ REKOR KIRDI”

    2023 ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. OVP’deki hedefimizi de aştık. 2023 Aralıkta yüzde 0,44 artışla 23 milyar dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,7’ye yükseldi. Dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 3,2 oranında geriledi. Temmuz hariç yılın son 7 ayında dış ticaret açığımız bir önceki yılın aynı ayına göre azaldı. Yıllık hizmet ihracatı 99 milyar 254 milyon dolar olarak gerçekleşti. Cari işlemler açığında da düşüş yaşandı. Eylül ve ekim aylarında 2 milyar doların üzerinde fazla verildi. Son 5 aydır dış ticaret açığı ve cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmeye başladığını görüyoruz. TİM çatısı altında yer alan ihracatçılarımız başta olmak üzere bu rekora ulaşılmasında payı olan herkesi tebrik ediyorum.

    “1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE İHRACAT YAPAN İL SAYIMIZ 30’A YÜKSELDİ”

    2002 yılında aylık ortalama 3 milyar dolar ihracat yaparken bugün aylık ortalama 21,3 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyoruz. 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan il sayımız 5’ten 30’a yükseldi.

    En fazla ihracat yapan 5 ilimiz şöyle:

    • 59,4 milyar dolar ile İstanbul
    • 30,7 milyar dolar ile Kocaeli
    • 23,8 milyar dolar ile İzmir
    • 17,7 milyar dolar ile Bursa
    • 12,5 milyar dolar ile Tekirdağ

    Katma değer olarak ihracatımızın kg/birim kıymeti 1,6 dolara çıkmıştır. Gerek mal gerek hizmet sektörünün güçlü katkısı cari işlemler dengemize olumlu etki ediyor. 2024 yılında çok daha büyük başarılara birlikte imza atacağız. 2024 yılında mal ve hizmet ihracatımızı 375 milyar doların üzerine çıkartabileceğimize inanıyorum. Türkiye bunu başaracak güce ve kabiliyete sahiptir.”

    Kaynak: Haberler.com / Ekonomi
  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell’ın, para politikasındaki tarihi sıkılaştırmanın büyük olasılıkla sona erdiğini ve faiz indirimi tartışmalarının “görünür hale geldiğini” söylemesinin ardından piyasalar 2023’ün son haftalarına giriyor. Yatırımcılar bu yıl için ABD enflasyonu hakkında son bir güncelleme alacakken Japonya Merkez Bankası uzun zamandır beklenen bir politika değişikliğine doğru ilerliyor olabilir.

    Yeni haftaya başlarken bilmeniz gerekenler:

    1. ABD verileri

    Yatırımcılar, Fed’in birincil enflasyon göstergesi olarak tercih ettiği, Cuma günü yayımlanacak olan kişisel tüketim harcamaları ile bu yılki enflasyona ilişkin son güncellemeyi alacak.

    Ekonomistler PCE fiyat endeksinin Kasım ayında ikinci ay için yatay kalmasını beklerken değişken gıda ve enerji maliyetlerinin hariç tutulduğu çekirdek ölçütün %0,2 yükseldiği düşünülüyor.

    Ayrıca tüketici güveni, ilk işsizlik başvuruları ve dayanıklı tüketim malları siparişleri verileri de açıklanacak olup konut sektörüne ilişkin güncellemeler arasında yeni ve mevcut konut satışlarına ilişkin raporlar da yer alıyor.

    Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic Salı günü bir konuşma yapacak.

    2. Yeni Yıl rallisi mi?

    Dow Jones industrial average Cuma günü yeni bir rekor kapanış yaparken S&P 500 çok az değişiklikle sona erdi ancak 2017’den bu yana en uzun haftalık kazanım serisinde yedinci hafta üst üste kazanç kaydetti.

    New York Fed Başkanı John Williams‘ın, Cuma günü, faiz indiriminden bahsetmek için çok erken olduğunu söylemesinin ardından yatırımcılar arasındaki iyimserlik azaldı.

    Pittsburgh’daki Bokeh Capital Partners’ın baş yatırım yetkilisi Kim Forrest, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bu hafta anladığımız şey, Fed Başkanı Jerome Powell’ın ekonomiyi iyi bir neden olmadan daha uzun süre yüksek faizlerle cezalandırmak istemediğidir.” dedi.

    “Yeni Yıl rallisi görüp görmeyeceğimizi bilmiyorum ancak her şeyi düşünürsek daha yüksek seviyelere çıkabiliriz gibi görünüyor.”

    3. BoJ pivota doğru ilerliyor

    Japonya Merkez Bankasının, önümüzdeki aylarda negatif faiz oranlarına son verebileceğine dair beklentiler artıyor. Bu da Fed ve diğer büyük merkez bankalarının, faiz oranlarını ne zaman düşürmeye başlayacaklarına odaklandıkları bir dönemde BoJ’u yine aykırı bir konuma sokuyor.

    BoJ’un Salı günü yapacağı toplantıda bir değişikliğe gidilmesi beklenmiyor ancak yatırımcılar, bankanın faiz açıklamasını, Ocak ayındaki toplantısında değişikliğe gidip gitmeyeceğine dair ipuçları elde etmek için mercek altına alacak.

    Beklenen bu pivot ve Fed’in güvercin eğilimi, yen, Temmuz ayından bu yana ilk kez dolar başına 141’in üzerine çıkardı.

    BoJ Başkanı Kazuo Ueda‘nın, geçen hafta merkez bankasının yıl sonunda ve 2024’ün başında “daha da zorlu” bir durumla karşı karşıya olduğunu söylemesi; spekülatörlerin, politika değişikliğinin yakın olduğuna dair beklentileri artırmasıyla piyasaları sarstı.

    4. Altın 2020’den bu yana ilk kez yılı kazançla bitirme yolunda

    Zayıflayan dolar ve 2024’te faiz indirimi beklentilerinin artmasıyla altın, 2020’den bu yana ilk yıllık artışını kaydetme yolunda ilerliyor.

    Düşük faiz oranları, sıfır getirili külçe altın tutmanın cazibesini artırıyor.

    ABD’nin 10 yıllık reel getirileri, 2022’nin başından beri durmaksızın yükselse de yalnızca Haziran ayında pozitife dönerek altını neredeyse rekor seviyelerden geri çekti. Getiriler son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaştı ancak bu durum, altının 2.000 doların üzerine çıkmasına engel olmadı. Yine de fiyat, 1980’de görülen tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2.500 doların hâlâ %20 uzağında.

    Yatırımcılar, gelecek yıl faiz indirimlerinin artacağına güvenirken siyasi ve ekonomik belirsizlik artıyor. Bu da potansiyel olarak altın yatırımcıları için olumlu günlerin habercisi.

    5. İngiltere verileri

    İngiltere enflasyonu şu anda İngiltere Merkez Bankasının %2’lik hedefinin iki katından fazla seyrediyor. Çarşamba günü açıklanacak olan son veriler de fiyat baskılarının diğer büyük ekonomilere kıyasla yüksek kalmaya devam ettiğini teyit edecek gibi görünüyor.

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun keskin bir şekilde düşmesinin ardından sterlin, bu ay euro karşısında son üç ayın en yüksek seviyesine ulaşarak BoE’nin faiz indirimine giden yolun, Avrupa Merkez Bankasından daha uzun süreceği spekülasyonlarını körükledi.

    Ancak yüksek faizler, BoE’nin, 2024 yılında yatay seyretmesini beklediği ekonomiyi resesyona da sürükleyebilir, yani sterlinin gücü tek yönlü değil. Sterlinin kaderi, BoE’nin mevcut enflasyon eğilimlerine tepki vermeye devam edip etmeyeceğine ya da ekonomik zayıflığın, ücretleri ve fiyatları düşüreceği yönündeki uzun vadeli görüşüne bağlı.

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.