Etiket: Benim

  • Akşener’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Beni kendinle uğraştırma” sözlerine yanıt: Ben buradayım, adresim belli

    Akşener’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Beni kendinle uğraştırma” sözlerine yanıt: Ben buradayım, adresim belli

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam katıldığı ortak yayında İYİ Parti lideri Meral Akşener’e, “Çıkmış inşaatlara ‘çukur’ diyor. Biz bir şeye yapıyoruz dersek biz bunu yaparız Meral Hanım. Bizim adımıza dikkat et. Benim adım Tayyip, soyadım da Erdoğan. Erdoğan’a da dikkat et. Tayyip ismine de dikkat et. Konuşurken buna göre konuş. Beni kendinle uğraştırma” demişti.

    “BU ÜÇÜNCÜ TEHDİDİ”

    Akşener, bugün Adıyaman’da gazetecilere yaptığı açıklama Erdoğan’ın o sözlerine ilişkin konuştu. Akşener şunları söyledi: “Sayın Erdoğan’ın beni tehdidinizin üçüncüsü bu. Önce 31. Mart seçimlerine giderken “Zaten bu bayanın dokunulmazlığı da yok, bu bayanı hapse gönderirim” dedi. Ben de hapis çantasını hazırladım çıktım ve ‘buyur birader, ben buradayım’ dedim. 2. tehdit Rize’ye gittiğimizde ‘Ey gelin hanım görürsün gününü’ dedi. Ben Rize’ye gittim ve benim eşim de Rizeli. Orada ilçeleri gezdim bir tarafta AK Partililer bağırdı. Bu da ikinci tehdit ‘Bunlar iyi günlerin. Daha başına neler gelecek’ demişti.

    “DEVRİ İKTİDARINDA EVİM BASILDI, BASANLAR BERAAT ETTİ”

    Şimdi de ‘Beni kendinle uğraştırma’ diyor. Diyor ki benim adım Tayyip Erdoğan bunun ne manaya geldiğini bilirsin. Ben de diyorum ki Recep Bey neden bu kadar sinirlisin. Devri iktidarında benim namusama şerefime sahibi olduğun televizyon kanalından iftira atıldı. Ben bununla ilgili mücadele ettim. Sen beni 4. gün aradın. Gereğini yapacağını söyledin. O iftirayı atan şerefsizlerin hepsi senin mahkemelerinde beraat etti. Devri iktidarında evim basıldı. Basanların hepsi beraat etti.

    “BEN BURADAYIM, ADRESİM BELLİ”

    Ey sayın Erdoğan, sen önce bunlara bak. Seni yanıltan yanındaki yalaka tayfasına bak. Sana yanlış bilgi veren, sana temel atma tiyatrosunu yaptıran yalaka tayfasını tehdit et. Sayın Erdoğan da beni iyi tanır ki ben bugüne kadar hiçbir tehdide pabuç bırakmadım. Demirden korksak trene binmezdik. Ben buradayım, adresim belli. Çantam elimde.

    “PAPATYA ÇAYINA DEVAM”

    Benim için Silivri soğuk değil. Buyrun Recep Bey, ama bu sinire gerek yok. Ben sana tavsiye vereyim, papatya çayına devam.”

    Akşener, dün akşam yaptığı paylaşımda, “Giderayak seni çok gergin gördüm Recep Bey. Akşamları papatya çayı iç, iyi gelir” ifadelerini kullanmıştı.

  • HDP’nin aday çıkarmayacak olmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilk yorum

    HDP’nin aday çıkarmayacak olmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilk yorum

    Türkiye Genel Seçimler için 14 Mayıs 2023 Pazar günü sandık başına gidiyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan katıldığı canlı yayında gündeme dair kritik açıklamalarda bulunuyor.

    “BU DENKLEMDE CHP’NİN YERİ NEREDE KALIYOR?”

    HDP’nin 14 Mayıs seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı çıkarmamasına değinen Erdoğan, “HDP en başından beri bu masanın yedinci ortağı idi. Biz masanın altında demiştik. Şimdi masanın altından üstüne çıktı. CHP’nin HDP ile asgari müşterekleri olduğunu biliyoruz. HDP eşittir PKK’dır, YPG, PYD’dir. Bu denklemde CHP’nin yeri nerede kalıyor? Bunu benim milletim düşünsün. Benim vatandaşım millidir, yerlidir, özellikle dışarılardan yönetilen emperyal kafaların mahkumu değildir. Emperyal kafaların tamamen dışında milli ve yerli olan yönetime benim vatandaşım layıktır. Benim vatandaşlarımı Kürt de olsa, Zaza da olsa, bunların ölümüne neden olanları dışarı çıkartmak için gayret sarfediyorsak bunun hesabını ne bu dünyada ne de ebedi alemde veremeyiz?” dedi.

    “GEREKEN DERSİ AZİZ MİLLETİM VERECEK”

    Açıklamasının devamında “HDP’lerin planları arasında neler var?” diyen Erdoğan, “Kandil’deki talimatlarını uygulamak var. 6’lı Masa’nın görüştüğü HDP budur. Kandil’deki terörist elebaşları da zaten 6’lı Masa’nın kendileri için umut verdiğini söylüyorlar. Meral Hanım HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez demişti. Şimdi HDP kumar masasına otormuş durumda. HDP elbette taleplerinin karşılanmasını isteyeceklerini açıkça belirtiyorlar. Bu talepleri Kandil belirliyor. 14 Mayıs’ta inşallah hepsine gereken dersi benim aziz milletim verecek” ifadelerine yer verdi.

  • Akşener’e canlı yayında açık açık soruldu: Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşmesine ne diyor?

    Akşener’e canlı yayında açık açık soruldu: Kılıçdaroğlu’nun HDP ile görüşmesine ne diyor?

    İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akşener, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığından 6’lı Masa’daki krizlere kadar birçok konuda konuştu.

    “ELBETTE BİR SAKINCA YOK”

    Akşener’e cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’yi ziyaret edecek olması da soruldu. İYİ Parti lideri bu soruya, “Sayın Kılıçdaroğlu, yakın zamanda sayın Hüseyin Baş ile de görüştü. Başka siyasi partilerle görüştü. O görüşmelerde cumhurbaşkanı adayı olarak elbette bir sakınca yok ama gözden kaçan bir durum var. HDP bir dönemde AK Parti’nin partneriydi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun koşu partneri diyoruz ya iki belediye başkanına, sayın Erdoğan’ın partneriydi HDP.” yanıtını verdi.

    “BAKAN OLMALARI GEREKTİĞİNE GİTTİ İŞ”

    Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı olma önerisine 6’lı Masa’dan bir genel başkanın itiraz ettiğini söyledi.

    Meral Akşener, “Bir arkadaşımız genel başkanlarımızın milletvekili olarak mecliste gruplarının başında olmasını önerdi. Genel başkanların danışma kurulu olarak olması gerektiğini belirtti. Bizim toplantıda açılan bu görüş bir karara bağlanmadan ortada kaldı. Benim durumum örnek gösterildi. Bende ‘faydası da oluyor zararı da’ dedim. Sonra masaya geldiğimizde 2 başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak ben getirmiş oldum, CHP’yle anlaşarak. Bir arkadaşımız buna itiraz etti, bakan olmaları gerektiğine filan gitti iş. Sonra bu iki arkadaşımızın başkan yardımcıları olarak yer almalarına ve bizlerinde yardımcı olmalarına doğru gidildi.” ifadelerini kullandı.

    “KEMAL BEY’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE BENİM EVİME GELDİLER”

    Akşener, şunları söyledi: “Biz Perşembe günkü toplantıdan sonra benim önerilerimin kabul edilmemesi üzerine ‘nefes alma’ kararı çıktıktan sonra bir gelişme oldu. 2 belediye başkanımız Kemal Bey’in bilgisi dahilinde benim evime geldiler. Konuşma yaptık, çeşitli seçenekler üzerinden gittik. Ben kendime dair hiçbir seçeneğin içinde ve yanında yöresinde olmayacağımı söyledim. Öznenin benim olduğum hiçbir seçenek geçerli değil dedim. Sonra bu seçenek ortaya çıktı, 2 belediye başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak Kemal Bey’in yanında yol yürümeleri kararı çıktı. Daha etkili ve yetkili diye kavram üzerinden gidildi. Sonuçta bunun masaya getirilmesine dair bir kanaat çıktı.”

  • Akşener, adaylık krizinin perde arkasını anlattı: İmamoğlu ve Yavaş’a masadan bir arkadaşımız itiraz etti

    Akşener, adaylık krizinin perde arkasını anlattı: İmamoğlu ve Yavaş’a masadan bir arkadaşımız itiraz etti

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı Masa’da yaşanan Cumhurbaşkanı adaylığı kriziyle ilgili yeni açıklamalarda bulundu. Tv 100 yayınına katılan Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı yardımcısı olma önerisine 6’lı Masa’dan bir genel başkanın itiraz ettiğini söyledi.

    “BAKAN OLMALARI GEREKTİĞİNE GİTTİ İŞ”

    Meral Akşener, “Bir arkadaşımız genel başkanlarımızın milletvekili olarak mecliste gruplarının başında olmasını önerdi. Genel başkanların danışma kurulu olarak olması gerektiğini belirtti. Bizim toplantıda açılan bu görüş bir karara bağlanmadan ortada kaldı. Benim durumum örnek gösterildi. Bende ‘faydası da oluyor zararı da’ dedim. Sonra masaya geldiğimizde 2 başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak ben getirmiş oldum, CHP’yle anlaşarak. Bir arkadaşımız buna itiraz etti, bakan olmaları gerektiğine filan gitti iş. Sonra bu iki arkadaşımızın başkan yardımcıları olarak yer almalarına ve bizlerinde yardımcı olmalarına doğru gidildi.” ifadelerini kullandı.

    “KEMAL BEY’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE BENİM EVİME GELDİLER”

    Akşener, şunları söyledi: “Biz Perşembe günkü toplantıdan sonra benim önerilerimin kabul edilmemesi üzerine ‘nefes alma’ kararı çıktıktan sonra bir gelişme oldu. 2 belediye başkanımız Kemal Bey’in bilgisi dahilinde benim evime geldiler. Konuşma yaptık, çeşitli seçenekler üzerinden gittik. Ben kendime dair hiçbir seçeneğin içinde ve yanında yöresinde olmayacağımı söyledim. Öznenin benim olduğum hiçbir seçenek geçerli değil dedim. Sonra bu seçenek ortaya çıktı, 2 belediye başkanımızın ‘koşu partneri’ olarak Kemal Bey’in yanında yol yürümeleri kararı çıktı. Daha etkili ve yetkili diye kavram üzerinden gidildi. Sonuçta bunun masaya getirilmesine dair bir kanaat çıktı.”

  • O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik, “HDP seçmeni kimliği” ile kaleme aldığı mektupta, “Çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    MEKTUBU KÜRTÇE BİTİRDİ

    Demirtaş’ın Türkçe başladığı mektubunu Kürtçe ifadelerle bitirmesi dikkat çekti. Demirtaş, son kısımda Kürtçe olarak kaleme aldığı cümlelerinde ise “Sayın Akşener, şunu bil ki biz Kürdüz. Biz Kürt halkı olarak kimlik, dil, kültür, sanat ve tarih sahibiyiz. Davamızda haklıyız, bu hiçbir zaman unutulmasın” ifadelerine yer verdi.

    İşte Demirtaş’ın o mektupta kaleme aldıkları;

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “SİZE HAK OLAN BİZE HAK DEĞİL Mİ?”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    KILIÇDAROĞLU VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.”