Etiket: Bilim

  • Dokuz Eylül’lü 19 bilim insanı dünya listesinde

    Dokuz Eylül’lü 19 bilim insanı dünya listesinde

    İZMİR (İGFA) – Bilimsel, teknik ve tıbbi içerik konusunda uzmanlaşmış Hollanda merkezli yayıncılık şirketi olan Elsevier ve Stanford Üniversitesi’nden bilim insanlarının her yıl gerçekleştirdiği, dünyanın en etkili bilim insanlarının sıralandığı son liste yayımlandı.

    Sıralama, incelenen verilere göre “Kariyer Boyu Etki” ve “Yıllık Etki” olarak iki kategoride listelendi. Buna göre Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), dünyanın saygın bilim insanlarının yer aldığı listeye 19 akademisyeni ile girmeyi başardı.

    Gelişmeyi değerlendiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Uluslararası görünürlüğünü ve akademik saygınlığını artırma yolunda emin adımlarla ilerleyen Kurumumuz, bilimden sanata, sağlıktan spora kadar her alanda başarıyla temsil ediliyor.Üniversitemiz, dünya üniversitesi olma hedefi kapsamında önemli bir araştırmada daha güzel neticeler elde etti. Dünya genelinde tanınırlığını ve saygınlığını artıran üniversitemizin kıymetli hocalarına ve başarıya katkı sunan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    “TESADÜF DEĞİL”

    DEÜ’nün akademik başarılarının yanında yerli ve yabancı tüm toplumları ilgilendiren önemli çalışmalara ve inovatif buluşlara imza attığını belirten Rektör Hotar, dünyadaki birçok kuruluş tarafından takdir gören çalışmaların, üniversitelerin başarılarının tesadüf olmadığını ortaya koyduğunu söyledi. “Üniversitemiz; 10 Enstitü, 18 Fakülte, 2 Yüksekokul, 1 Konservatuvar, 6 Meslek Yüksekokulu, 2’si Uygulama ve Araştırma Hastanesi olmak üzere; toplam da 60’ın üzerinde Uygulama ve Araştırma Merkezi ile bilimsel araştırma ve yükseköğretim görevini, kaliteli toplumsal hizmet anlayışı ile sürdürmektedir” diyen Hotar, “Çağdaş eğitim sistemi ile geleceğin mimarı olacak gençlere ilham olan hocalarımız, yürüttükleri akademik faaliyetler ile Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları arasına girmeleri gerçekten üniversitemiz adına çok gurur verici bir durum” diye konuştu.

  • Bayrağımızı gururla dalgalandırdılar… Türk öğrenciler olimpiyatlardan madalyalarla döndü

    Bayrağımızı gururla dalgalandırdılar… Türk öğrenciler olimpiyatlardan madalyalarla döndü

    ANKARA (İGFA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “TÜBİTAK BİDEB bünyesinde yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları programı kapsamında Astronomi ve Astrofizik dalında ülkemizi uluslararası arenada temsil etmek üzere yetiştirilen genç bilim insanlarımız katıldıkları olimpiyatta bayrağımızı gururla dalgalandırdı. TÜBİTAK olarak ilk kez katıldığımız olimpiyatta, Ülkemizi temsil eden öğrencilerden; Tuna Tülümen Gümüş Madalya, Egemen Sarıtekin, Mehmet Öztürk ve Yiğit Karaca Bronz madalya, Kaan Üstün mansiyon ödülü kazandı.” dedi.

    89 ülkeden 355 öğrencinin katıldığı 35. Uluslararası Bilgisayar Olimpiyatı’nda ülkemizi temsil eden öğrencilerden; Fatih Solak gümüş madalya, Cengiz Eray Aslan, Çağan Ahmet Yanmaz ve Berke İnan Tol’un bronz madalya kazandığına işaret eden Bakan Kacır, “Ülkemizin bilim dünyasında yarınlarının teminatı olan öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Tüm bu başarılar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğiyle birlikte, yıllardır ortaya koyduğu siyasi irade ve Türkiye’ye çizdiği vizyon sayesindedir. Şimdi biz uzay alanındaki yetkinliklerimizi çok daha ileri noktalara taşımak istiyoruz. Uzayı sadece birkaç ülkenin oyun sahası olmaktan çıkarmayı hedeflediğimiz ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken en büyük güvencemiz siz gençlerimiz olacaksınız. Bu vizyon ile sistematik ve kararlı bir şekilde gençlerimize yatırım yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile gençlere sağladıkları desteğin süreceğini belirten Bakan Kacır, olimpiyatlara katılarak ülkeyi gururlandıran tüm öğrencileri, ailelerini, öğretmenlerini ve emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

    MANDAL: GENÇLERİMİZE DESTEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, coğrafyamız ve kültürümüzün; gökbilim alanında asırlar önce bütün dünyanın örnek aldığı astronomları, bilim insanlarını yetiştirdiğine, dünyanın ilk ve örnek gösterilen rasathanelerini ev sahipliği yaptığına dikkat çekerek “Gençlerimizin ilk kez katıldığımız bir organizasyonda elde ettikleri başarılar onlara duyduğumuz güvenin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz TÜBİTAK olarak, gençlerimizi geleceğin bilim insanları olarak yetiştirmeye ve onlara destek olmaya devam edeceğiz.” dedi.

  • 10 ilde büyük kayıplara neden olan deprem akıllara 1999’da tek bir çivinin bile oynamadığı Tavşancıl’ı getirdi

    10 ilde büyük kayıplara neden olan deprem akıllara 1999’da tek bir çivinin bile oynamadığı Tavşancıl’ı getirdi

    17 Ağustos 1999 Gölcük depremi hiç şüphesiz Türkiye’nin unutamadığı yaralardan biri. 7,4 büyüklüğünde gerçekleşen deprem Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir çapta hissedilirken, resmî raporlara göre 18.373 ölüm, 48.901 yaralanma meydana geldi.

    TAVŞANCIL’DA HİÇBİR KAYIP YAŞANMADI

    Özellikle Kocaeli ve İstanbul’un ilçelerinde inanılmaz yıkıcı bir etki yaratan depremde can ve mal kaybı had safhaya ulaşırken, söz konusu afette yalnızca Kocaeli’nin Dilovası ilçesine bağlı Tavşancıl‘da hiçbir kayıp yaşanmadı.

    BİLİM İNSANLARININ ÖNERİLERİNE GÖRE HAREKET ETTİK

    Tavşancıl hem depremin merkezi Gölcük’e çok yakın hem de tam Körfez bölgesinde yer aldığı için en yıkıcı etkiyi alması beklenen yerler arasındaydı. Tavşancıl‘ın depremden hiçbir zarar görmeden çıkmasının en büyük nedeni “bilim insanlarının önerilerine göre hareket etmeleri”.

    EN FAZLA 3 KATLI BİNA İZNİ VERDİ

    1989 yılında Tavşancıl‘ın belediye başkanı seçilen Salih Gün, bilime inanan ve yaşadığı yerin ‘Kuzey Anadolu Fay Hattı’ üzerinde olduğunun bilincinde biriydi. Başkanlık görevine başladıktan kısa süre sonra bir imar planı hazırlamak için Kocaeli Üniversitesi’nden bilim insanlarına başvuran Gün, hazırlanan imar planı kapsamında başta ‘yüksek kat sınırlaması’ olmak üzere pek çok zorunlu uygulama getirdi. En fazla 3 katlı bina izni vermesiyle çevresinden pek çok tepki toplayan Gün, Tavşancıl‘ı muhtemel bir depremden korumak için tepkilere kulak asmadı ve her şeyi bilimin ışığında ilerletti.

    “EVİNE EK KAT ÇIKMAK İSTEYEN BABASINA DAHİ KARŞI ÇIKTI”

    Salih Gün’ün o dönem yaşadıklarını kızı Nida Gün Dönmez şöyle anlatıyor; “Kendi evine ek kat çıkmak isteyen babasına dahi karşı çıkan Gün, belde halkına çatı katı bile yaptırmıyor ve her şeyi yönetmeliğe uygun şekilde ilerletiyordu. Salih Gün imar projesine uygun bir şekilde Tavşancıl‘ı depreme hazırlarken 17 Ağustos 1999’da büyük Gölcük depremi meydana geldi.

    GÖLCÜK DEPREMİ SONRASI HERKES KENDİSİNE HAK VERDİ

    Deprem merkezine yalnızca 50 km uzaklıktaki Tavşancıl‘da tek bir çivi dahi oynamazken, yetkililer bu duruma inanamayarak Tavşancıl‘ın Kütahya Tavşanlı ile karıştırıldığını bile düşündü. Tavşancıl halkı Salih Gün’ün katı imar projesine ilk başta karşı çıksalar da Gölcük depreminden en ufak bir hasar almadan kurtulmalarıyla başkanlarına hak verdiler.”

  • Bakan Koca bizzat duyurdu! SMA’lı çocuklara umut olacak gelişme

    Bakan Koca bizzat duyurdu! SMA’lı çocuklara umut olacak gelişme

    SMA Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında toplandı. Toplantıda SMA taramalarının sonuçları, tedavisi devam eden hastaların tedavi süreçleri ve tedavi yöntemlerindeki son gelişmeler ele alındı.

    Bakan Koca, toplantının ardından yaptığı açıklamada SMA hastalığında iki ilacın tedavi rehberinde olduğunu söyledi. Bakan Koca, “SMA Bilim Kurulumuz toplandı. Evlilik öncesi ve yenidoğan taramaları önemli tedaviye erken başlanmasını sağladı. Bu sayede yükleme dozunu alanlar için 6 aylık sağ kalım %100. Artık iki ilaç tedavi rehberinde.” ifadelerini kullandı.

    “NUSİNERSEN TEDAVİSİNİ 1024 HASTA ÜCRETSİZ ALIYOR”

    Bakan Koca, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bilindiği üzere SMA kalıtsal, ilerleyici, kronik, nörolojik bir hastalıktır. 2016 yılına kadar dünyada bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalık dolayısıyla hastalığın tip 1 formu görülen bebeklerin %90’ına yakınını 2 yaşına gelmeden kaybediyorduk. 2016 yılında Nusinersen etken maddeli ilacın dünyada uygulanmaya başlanmasından sonra bu bebekleri hayatta tutmak için bir imkan oluştu. Bu gelişmenin hemen akabinde ülkemizde pek çok dünya ülkesinde örnek olabilecek şekilde Nusinersen tedavisi tüm hastalarımıza ücretsiz olarak verilmeye başlandı. Şu anda 1024 hastamız bu tedaviyi ücretsiz olarak alıyor.

    “753 BİN 350 BEBEK SMA AÇISINDAN TARANDI”

    Zaman içerisinde bilimsel veriler bu tedavinin daha etkin olması için mümkün olan en erken zamanda uygulanmasının gerekli olduğunu gösterdi. Bunu sağlamak için yenidoğan döneminde hastalığın taranarak tedavinin mümkünse bulgular gelişmeden verilmesi önemlidir. Sağlık Bakanlığı olarak bilim kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda ülkemizin her köşesinde doğan tüm bebekleri kapsayacak şekilde Mayıs 2022’de SMA yeni doğan tarama programını başlattık. Bu kapsamda bugüne kadar 753.350 Bebek SMA açısından tarandı. Bu bebeklerden ilaç tedavisi alması gerektiği hekimlerince tespit edilenlere en kısa sürede tedavilerini ulaştırdık. Yenidoğan tarama programında tanı alarak Nusinersen tedavisinin yükleme dozu tamamlanan bebeklerimizde ilk 6 aylık süreçte sağ kalım oranımız %100 olarak gerçekleşti.

    “EVLİLİK ÖNCESİ TARAMA PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

    SMA konusundaki bilimsel gelişmeler sadece tedavi ile kısıtlı kalmadı. Hastalığın önlenmesi konusunda da son 5 yılda önemli gelişmeler oldu. Bilim Kurulumuzla birlikte bu gelişmeleri titizlikle takip ettik ve dünyada çok az ülkenin yapabildiği evlilik öncesi tarama programını hayata geçirdik. Bu program hem yeni evlenecek çiftleri hem de istemeleri halinde bu uygulama başlamadan önce evlenen çiftleri kapsıyor. Bu taramada SMA taşıyıcılığı saptanan çiftlere genetik danışmanlık ve sağlıklı bebek sahibi olmalarını sağlayacak seçici gebelik uygulaması ücretsiz olarak sağlanıyor. Ülkemiz bunu dünyada yapabilen birkaç ülkeden biridir.

    “YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

    İlk ilaç tedavisinin hastalarımıza ulaştırılmasının ve verilerinin takip edilmesinin yanı sıra SMA’da kullanılmak üzere geliştirilen diğer ilaçlarla ilgili bilimsel gelişmeler de Bilim Kurulumuz vasıtasıyla yakından takip edilmektedir. Bu bağlamda Nusinersen ile birlikte Risdiplam etken maddeli ilaç ve Zolgensma isimli ilaçlarla ilgili tüm veriler de izlenmektedir.

    “İLAÇ RUHSATLANDIRILMASINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ”

    Bu tedavilerin üçü de gen temelli tedavilerdir. Her üç tedavinin de birbirlerine üstünlüğü gösterilememiştir. Bunlardan Risdiplam etken maddeli ilacın ülkemize girmesi için gerekli yasal prosedürler ilgili firma tarafından tamamlanarak başvurusu yapılmıştır. Hastalarımıza solüsyon şeklinde oral yolla verme olanağı da sunacak bu ilaçla ilgili bilimsel veriler değerlendirilmiş, ilgili ilacın ruhsatlandırılması için son aşamaya gelinmiştir. Bilim kurulumuzca yapılan bugünkü toplantımızda ilacın ne şekilde hazırlanıp, hastalarımıza nasıl ulaştırılacağına kadar Sağlık Sistemimizin üzerine düşen tüm detaylar titizlikle değerlendirilmiştir. Bu ilaçla ilgili ruhsat sürecini önümüzdeki günlerde sonuçlandırmış olacağız. Bu ilacın etkinliği bilinen Nursinersen tedavisinin uygulanmasının güç olduğu hastalar için seçenek olarak sunulmasına karar verilmiştir. Ülke verileri arttıkça Bilim Kurulu tarafından uygulama esasları yeniden gözden geçirilecektir.

    “ZOLGENSMA TEDAVİSİNDE CİDDİ ÇEKİNCELER OLUŞMUŞTUR”

    Ayrıca hastalarımız için üçüncü seçenek olan Zolgensma tedavisi ile ilgili tüm bilimsel verileri ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Daha önce de ifade edildiği üzere, Bakanlığımız için esas olan Bilim Kurullarımızın değerlendirmesi ve hastalarımızın global aktörlerin vereceği zararlardan korunmasıdır. Bu anlamda adı geçen ilaçla ilgili gerek bilimsel veriler, gerekse hastalar üzerine uygulamalar konusunda ciddi çekinceler oluşmuştur. İlacın Amerika Birleşik Devletlerinde Ruhsatlandırılmasına esas teşkil eden deneyin sonuçlarında tutarsızlıklar görülerek bu verilerin yer aldığı bilimsel yayın çok prestijli bir bilimsel dergiden kaldırılmak zorunda kalmıştır.

    “YARDIM KAMPANYALARININ HİÇBİRİSİNE ONAY VERMİYORUZ”

    Etkisiz olduğu açıkça bilinen solunum cihazına bağımlı Tip1 ve bazı Tip 2 hastalar ile semptomları ilerlemiş çocuklara, ailelerinin hayalleri ile oynanması pahasına, yurt dışında bazı hekimler tarafından belli bazı ülkelerde ilaç uygulamaları yapılmaktadır. Bu noktada ülkemizde doğan her SMA’lı bebeğin etkinliği bilinen bir tedaviyi aldığını ve yapılan SMA yardım kampanyalarının hiçbirisine Sağlık Bakanlığı olarak onay vermediğimizin bilinmesini isteriz. Zolgensma tedavisinin semptomlu hastalara fayda göstermediği bilinmektedir. Ancak semptom gösteren, hatta cihaza bağlı ve tedaviden hiçbir fayda görmeyecek bu hastalar için dahi kampanyalar yapılmaktadır. Hatta onayımız dışında, bu tür kampanyalarla yurt dışına götürülerek Zolgensma tedavisi alan ve yarar görmeyince tekrar Nusinersen tedavisine devam etmek için Bakanlığımıza başvuru yapılan çok sayıda bebeğimiz mevcuttur.

    “BİLİM KURULUMUZ EN KISA SÜREDE DEĞERLENDİRMEYİ YAPACAK”

    Tüm bu tabloya rağmen hastalarımıza ek bir fayda sağlayabileceği ihtimalini gözardı etmemek için ilgili firma yetkilileri ile Ülkemize ilacın girişi için yasal bir başvuruları olmamasına rağmen görüşülmüş ve bilimsel kanıtları temin edilerek Bilim Kurulumuza bu veriler yeniden sunulmuştur. Bilim kurulumuzca yapılan değerlendirmede Zolgensma isimli ilaçla tedavinin diğer tedavilere üstünlüğünü gösteren karşılaştırmalı bir bilimsel çalışmanın halen bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Avrupa İlaç Ajansı Zolgensma tedavisinde ortaya çıkan yan etkiler nedeniyle 12 aydan büyük çocuklara yakın zamanda kısıtlama getirmiştir. Bu durum Bilim Kurulumuz tarafından yakından takip edilmektedir. Ancak, Zolgensma isimli ilacın 0-6 hafta yenidoğan taramasından gelen semptomu olmayan SMA Tip 1 bebekler üzerinde diğer ilaçlara benzer etkinliği olduğunu gösteren son 5 ay içerisinde yayınlanan çalışmalar bulunmaktadır. Yeni bir inceleme yapılması için ilgili firmadan gerçek yaşam verileri talep edilerek yeni bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. SMA Bilim Kurulumuz en kısa sürede bu değerlendirmeyi yapacaktır.

    “UMUDUN SUİSTİMALİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    SMA tedavisinde dünyada kullanılan üç ilaçtan Nursinersen ülkemizde ruhsatlandırılmış, Risdiplam ruhsat müracaatını yapmış ve son aşamaya gelmiştir. Zolgensma ise ruhsatlandırmaya esas hiçbir girişimde bulunmamıştır. Tedavinin izlenebilir ve güvenli uygulaması açısından ruhsatlandırma son derece önemlidir. SMA hastalarımız ve aileleri için gerçekçi beklentilere dayalı sağlık hizmeti ve bakımını, standart bakım kurallarına uyarak en üst düzeyde sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle belirtmek isteriz ki, umudun suistimaline şimdiye kadar izin vermediğimiz gibi bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Ailelerimizin umudunun ticari amaçlara alet edilmesine rıza göstermeyeceğiz. Daha önce çocuklarımızın denek olarak kullanılmasına izin vermeyeceğimizi beyan etmiştik. Bu konumumuzu koruduğumuzun bilinmesini isteriz. Ancak bilimsel kanıtla etkinliği ispat edilmiş her tedavi için ise gereken kolaylığı sağlamaya hazırız.

    Kaynak: AA / Güncel