Etiket: Bunlar

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını dengeye taşıyacağız

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını dengeye taşıyacağız

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarının dengeye taşınacağını açıkladı. Yılmaz, “Bunun için kanuni düzenleme ihtiyacı var. En düşük emekli maaşı olan 7 bin 500 lira için ne yapabileceğimizi çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “KİRA ARTIŞLARINDA YÜZDE 25 SINIRININ KALDIRILMASI İÇİN KARAR YOK”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki “Orta Vadeli Program ve Makroekonomik Görünüm” programında, gazete ve ajansların ekonomi haberleri müdürleri ile bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Yılmaz, önemli mesajlar verdi.

    Kira artışlarında ki yüzde 25 sınırıyla ilgili soruları cevaplayan Yılmaz, “Kaldırılması için alınmış bir karar yok. 2024 dezenflasyon yılı, çözüm enflasyonu düşürmek” diye konuştu.

    “HEDEF ENFLASYONU DÜŞÜRMEK”

    Cevdet Yılmaz, hedefin enflasyonu düşürmek olduğunu belirterek şunları söyledi: “Amacımız makro istikrarı sağlamak, büyümeyi hızlandırmak. Güven ortamı önemli. Yapısal adımlar büyüme perspektifimizi güçlendiriyor. Enflasyonda yıl ortasında belirgin bir düşüş bekliyoruz. Enflasyonla çok yönlü ve koordineli mücadele devam edecek. TCMB araçlarını kullanmaya devam edecek. Türkiye’deki disiplinli yaklaşım daha fazla sermayeyi cezbedebilir.”

    Cevdet Yılmaz

    DÜNYADA ENFLASYONLA MÜCADELENİN BELLİ BİR AŞAMASINDA BİR KIRILMA BEKLENİYOR”

    Yılmaz şöyle devam etti: “Bakarsanız 2003 sonrası döneme hem enflasyon düştü hem büyüme arttı yani bu olmayacak bir şey değil pratikte de tarihte de olmuş şeyler bunlar. Teorik olarak belki matematiksel birtakım şeyler olabilir burada ‘trade off’ dedikleri ‘ya o-ya bu’ gibi bazen tercihler tartışılabilir, ama genel doğru bu olabilir, ama konjonktür, durum, siyasi ortam bütün bunlar fiili gelişmeleri farklılaştırabilir. Bunu biz yaşadık yani teorik bir şeyden bahsetmiyorum. 2003’ten sonraki dönem 2002’den sonra bakın o 5 yıla hem enflasyon düştü hem büyüme arttı aynı dönemde oldu. Bu demek ki oluyor. Ama bunun olması için dediğim gibi hem büyümenin kompozisyonu önemli hem de güven ortamı, örneğin dış piyasalardan gelecek, dış dünyadan gelecek katkı ki önümüzdeki dönem yine bazı arkadaşlarımız söylediler dünyada enflasyonla mücadelenin belli bir aşamasında bir kırılma bekleniyor, dünya için söylüyorum, daha genişleyici bir çerçeveye doğru gidebilir.

    Bir taraftan da Türkiye’deki bu disiplinli yaklaşım daha fazla sermayeyi Türkiye’ye cezbedebilir ve bunun getireceği bir büyüme ortamı görebiliriz. Özellikle doğrudan yatırımlarda, yatırım ortamını iyileştirerek yapacağınız çalışmalar. Yine yapısal reformlar konusunda attığınız adımlar, güven ortamı anlamında yaptığınız çalışmalar, bütün bunlar büyüme perspektifinizi de güçlendirici çalışmalar, dolayısıyla olmayacak iş değil, ama tabi ki kolay değil, onun da altını tekrar çizmek isterim.

    “ENFLASYONLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    Dolayısıyla şu an itibariyle ben farklı bir öngörüde bulunmanın doğru olduğunu düşünmüyorum, ama Merkez Bankamız tabii ki kendine göre değerlendirmeler yapar, yeniden bakar. Beklentilerin teknik çalışmalardan biraz daha yüksek olması normal, çünkü beklentiler biraz geçmişe göre şekillenir. Bu biraz zaman alacak elbette, ama o beklentileri kırma yönünde bir süreç içinde olduğumuzu da ifade edebilirim. Enflasyonla çok yönlü, koordineli bir şekilde mücadelemiz devam edecek. Bir taraftan para politikaları, bir taraftan maliye politikaları, diğer taraftan yapısal reformlar bütün bunlarla birlikte enflasyon bizim için çok çok öncelikli bir mesele mücadelemizi devam ettireceğiz.

    “EVDE TUTTUKLARI ZAMAN HİÇBİR GETİRİSİ OLMUYOR NE DÖVİZİN NE ALTININ”

    Tasarruf sahipleri altınlarını, evde tuttukları zaman hiçbir getirisi olmuyor ne dövizin ne altının… Tasarruf sahibine bir defa bir getirisi olmuyor. Makroekonomi anlamında da bu tasarrufların üretken alanlara destek olmasına engel olmuş oluyoruz. Ben bazen söylüyorum, Amerika dolarını evinizde tutuğunuzda Amerika’ya sıfır faizle kredi açmış oluyorsunuz, yani hiçbir bedel almadan Amerika’ya sonuçta sıfır faizle bir kredi vermiş oluyorsunuz. Bu diğer dövizler için de geçerli, altın için de geçerli. Burada sorunumuz şu: İnsanlar altın alır, döviz alır, başka bir şey alır onunla ilgili bir yorum yapmıyorum. Sisteme dahil olmalı bunlar, bir şekilde bu tasarruflar üretken alanlara kanalize edilebilmeli ve bu yolla hem makroekonomimize katkıda bulunmalı bu kaynaklar hem de bunları elinde tutan tasarruf sahiplerine daha fazla getiri sağlamalı, ikisini aynı anda gözeten bir yaklaşım olmalı.

    SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını dengeye taşıyacağız. Bunun için kanuni düzenleme ihtiyacı var. En düşük emekli maaşı olan 7 bin 500 lira için ne yapabileceğimizi çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde Kabine’de ele alınacak. Emeklilerin yanında olmaya devam edeceğiz.

  • Anketlerde son durum ne? Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat duyurdu: Açık ara öndeyiz

    Anketlerde son durum ne? Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat duyurdu: Açık ara öndeyiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 24 TV, 360 TV ve TV4 ortak yayınında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorulara yanıt veren Erdoğan, seçim anketleriyle ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. 14 Mayıs seçimlerinden zaferle çıkacaklarını söyleyen Erdoğan, hem cumhurbaşkanlığı hem de milletvekili seçimlerinde açık ara önde olduklarını söyledi.

    “AÇIK ARA ÖNDEYİZ”

    Medyada dolaşıma sokulan anketlerin gerçekle ilgili olmadığını belirten Erdoğan, “Siyasi hayatımda öğrendiğim bir şey varsa o da meydanların dili doğru söyler. 14 Mayıs Cumhur İttifakı ve bizim zaferimizle sonuçlanacaktır. Birileri sosyal medyada oluşturulan havaya bakarak hayaller kuruyor olabilir. Anketler de algı operasyonlarının parçası olarak kullanılabiliyor. Daha çok çalışacağız. Ben milletime güveniyorum, inanıyorum. Anketlere göre hem başkanlık hem meclis seçimlerinde açık ara öndeyiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    Enkazın yarısından fazlasını kaldırdık. Konteyner kentler ve prefabrik konutlar yapıldı. Depremzedeler kiraların yüksekliğinden şikayet ediyor. Bunu yapanlardan hesabını soracağız, üzerine gideceğiz. Yurtlarda kalanlar durumdan çok memnunlar. Devletimiz bizi açıkta bırakmadı diyorlar. Sözümüz var. Sözümüzü yerine getirince herkes yuvasına kavuşacak. Köy evleri dediğimiz evlerin bir kısmını inşallah bayrama yetiştirmenin gayreti içindeyiz. Yapıların tamamında artık dikey mimariye fırsat vermemeliyiz.

    “SECCADENİN ÜZERİNE AYAKKABI İLE BASILIR MI?”

    Bunların hepsi aynı yerden besleniyor. Seccadenin üzerine ayakkabıyla basılır mı? Bu bir edep meselesidir. O kendi edebi adabıdır. Başörtüsüne ne diyor, bir bez parçası. Bunu diyen bay bay Kemal. Yeri bir değer ifadesiyle bir kutsalımızdır. Mahremiyetin ifadesidir. Aynı şekilde bunu diyen Kuran-ı Kerim için de kağıt parçası der. Yaklaşım tarzları bu.

    “14 MAYIS’TA BEKLEDİKLERİNİ BULAMAYACAKLAR”

    Selo’nun Diyarbakır’da attığı adımla, 51 vatandaşımızın ölümüne neden olması Kürt vatandaşlarımın gözünden kaçıyor. 5 yıla mahkum oldu. Ne kadar cesurane ‘Bunları çıkartacağız’ diyor. Bu ülkenin yargısı böyle bir cezayı verdi. Apo’yla ilgili kararı yargı verdi. Kılıçdaroğlu hangi cesaretle bunu konuşabiliyor. Bunlar ortadayken bizim bu tartışmaları yapmamıza gerek var mıydı? Yargıyı hiçe sayıp cezalarla ilgili bunları konuşuyor. 14 Mayıs’ta beklediklerini bulamayacaklar. Gerçek yargı olarak, milletim son sözü söyleyecek gerekli olan kararı verecek.

    “AİLE YAPIMIZI TEHDİT ALTINDA BIRAKAMAYIZ”

    Bizim önceliğimiz aile kurumunu çocuklarımızın geleceğini korumaktır. Sapkın akımlar, LGBT filan Oğuzhan Bey’in gözünü yumması mümkün değildir. Ne CHP’nin, ne HDP’nin, ne İP’in, ne Gelecek ve ne DEVA’nın rahatsızlığı var. Bizim milli yerli dini değerlerimiz, kutsalımız aile yapımız bunlara müsaade etmez. CHP’nin herhangi bir açıklamasını duydunuz mu? Yok Çünkü bu konuda dertleri yok. Biz Anayasa düzenlemesi içinde aileyi ön plana çıkardık. Seçimlerden sonra ön plana çıkaracağımız en önemli maddelerden biri aile olacaktır. Biz aile yapımızı tehdit altında bırakamayız.

    “SÜRPRİZ İSİMLER OLACAK”

    Bu hafta sonuna kadar her şey olabilir. Hafta sonuna kadar kesinleştireceğiz. Önümüzdeki hafta içinde törenle arkadaşlarımızın yerlerini, konumlarını ve listeyi vereceğiz. Kabinedeki arkadaşlarımızla ilgili çalışmayı devam ettiriyoruz. Benim düşüncem daha çok bakan arkadaşlarımızı büyükşehirlerde değerlendiriyorum. Partimiz, teveccühün yüksek olduğu aday adaylığı süreci yaşadı. 6 bin üzerinde başvuru aldık. Birçok isim üzerinde çalışıyoruz. Sürpriz isimlerimiz de olacak. Yazar, çizer ve entellektüel isimler var. Kabine ve üst yönetimini de çalışmaya başladık.

    “20 NİSAN’DA MÜJDEMİZİ VERECEĞİZ”

    20 Nisan’da Karadeniz gazımız devreye girecek. Karadeniz gazının ateşini Filyos’ta yakacağız. Türkiye yerli gazını kullanmaya başlayacak. Muhalefet yapamazsın dediler. Muhalefetin yapamazsın dediği ne varsa hepsini hayata geçirdik. Bu proje bir ay, bir yılın işi değil. Önce arama gemilerimizi aldık, daha sonra çalışacak insan kaynağını yetiştirdik. Durmayacağız. Aramaya devam edeceğiz. Daha gidecek yolumuz var. Hayata geçireceğimiz yeni projelerimiz olacak. Biz kendimiz hem araştırma, hem sondajımızla 12 bin metreye sondaj yapabiliyoruz. Bu konuma geldik. 20 Nisan’daki doğalgazımızı çıkarmak suretiyle müjdemizi vermiş olacağız.”

  • Temel Karamollaoğlu’nun “Ayasofya” çıkışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok kızdırdı: Sana yazıklar olsun

    Temel Karamollaoğlu’nun “Ayasofya” çıkışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok kızdırdı: Sana yazıklar olsun

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün akşam Çankaya Köşkü’nde canlı yayınında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme dair önemli mesajlar veren Erdoğan, Ayasofya Camii hakkında çeşitli söylemlerde bulunan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’na da sert sözlerle yüklendi.

    “TEMEL EFENDİ SANA YAZIKLAR OLSUN”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya’nın cami yapılması, başörtülü kadınlara yönelik muhalefetin geçmiş dönemdeki açıklamalarına ilişkin videonun izletilmesi ve “Siz bu siyasi tabloyu nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine, şunları söyledi: “Şunların acınacak halini görünce milletim adına ben çok üzülüyorum. Bir taraftan kalkıp Ayasofya’nın açılması noktasında çıkıyor Meral hanım ‘açamazsınız’ diyor. Meral hanım, Cumhurbaşkanının imzasının olduğu genelgeyi herhalde gördün, açtık mı açtık. Çıkıyor bir tanesi ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyor. Bay bay Kemal ‘ben ona çul derim’ diyor. Bir başkası ne diyor, işte Karamollaoğlu, yazıklar olsun sana. ‘Ayasofya’nın bir bölümünü müze olarak kullanırız’ diyor. Fatih Sultan Mehmet’in bu noktada neresini kalkıp da müze olarak bıraktığını duydun, hangi kitapta var bu. Al işte Kabaoğlu denilen kaba mı kaba. Ayasofya’nın bir bölümünün müze olmasından bahsediyor. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Ey Temel efendi. İşte sen o kaba denilen adamlarla şu anda aynı saftasın. Çıkıyor bir başkası ‘yapılanın adı siyasi yüzsüzlüktür’ diyor. Şu anda yanında olan Temel efendi ile beraber o hangi esaslar üzerinde hareket ediyor, rahmetli Erbakan hocamızın esasları üzerinde.”

    “SANA MADIMAK KATİLİ DİYORLARDI”

    Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın bütün hayalinin Ayasofya’yı açabilmek olduğunu dile getiren Erdoğan, “Sen acaba Erbakan hocayla ne zaman tanıştın? Ben Erbakan hocamızın partiyi kurduğu zaman gençlik kollarından itibaren başkanlık yapmış birisiyim. Sen ise daha sonradan katıldın. Ama yine sen Sivas’ta Belediye Başkanı olduğun zaman malum Madımak Oteli olaylarında seninle ilgili bu bay bay Kemal’ler, bunlar ne diyorlardı, ‘Madımak katili’ diyorlardı. Şimdi bakın ne hale geldi?” diye konuştu.

    “MİLLETİMİN HAFIZASI BUNLARI ASLA UNUTMAYACAKTIR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, “Ayasofya’nın zincirlerinden kurtuluşunun, kız öğrencilerin eğitiminin önündeki engellerin kaldırılmasının”, kimlerin gençlik hayali olduğunu gayet iyi bildiğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Her fırsatta Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldıran, okullardaki din eğitiminin kaldırılmasını isteyen CHP mi, Ayasofya’yı açtı? Yoksa başörtüsüne ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyen bay bay Kemal, 2008’de başörtüsü yasağını kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu ne çabuk unuttu? Bay bay Kemal bunları unutmuş görünse de milletimin hafızası bunları asla unutmayacaktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Benim milletim bunlara gereken dersi işte 14’ünde verecektir. Milletçe buna hazır olmalıyız. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz ve inşallah bir daha sokulmayacaktır.”