Etiket: Büyüme

  • Accenture ve Bankdata sermaye piyasalarını bulut üzerinde modernize etmek için işbirliği yapıyor

    Accenture ve Bankdata sermaye piyasalarını bulut üzerinde modernize etmek için işbirliği yapıyor

    Accenture, Danimarkalı finansal teknoloji lideri Bankdata ile sermaye piyasaları platformunu bulut tabanlı bir altyapıya geçirerek modernize etmek için çok yıllı bir ortaklığa girdi. Bugün duyurulan bu stratejik işbirliği, Bankdata’nın günlük cirosu yaklaşık 42 milyar dolar olan karmaşık finansal ürünlere yönelik alım satım yeteneklerini geliştirmeyi amaçlıyor.

    Modernizasyon girişimi, Accenture’ın Murex MX.3 platformunun benimsenmesini de içeren Piyasalar için Uygulamalı Teknoloji ve Operasyonlar paketinden yararlanacak. MX.3 platformu, gelişmiş alım satım analitiği ve risk yönetimi süreçleriyle tanınıyor ve finans kuruluşlarının varlık yöneticileri de dahil olmak üzere müşterilerine daha iyi hizmet vermesini sağlıyor. Bu hamle, finansal hizmetler sektöründe inovasyon öncülüğünde büyümeye doğru önemli bir geçişin altını çiziyor.

    Bankdata’dan Christian Wiese ve Accenture Europe’dan Tom Syrett, anlaşmanın düzenli bir yükseltme politikası da içerdiğini açıkladı. Bu politika, geliştirme ve test ortamlarının hızlı bir şekilde sağlanabilmesini ve DevOps verimliliğinin optimize edilmesini sağlıyor. Ayrıca, bulut tabanlı mimari, pazarın gelişen taleplerini karşılamak için ölçeklenebilir çözümler sunarken düzenleyici standartlarla uyumluluğu da sağlayacak.

    Jyske Bank ve Sydbank gibi Bankdata üyesi bankalar bu sistem yükseltmelerinden faydalanmaya hazırlanıyor. Sürekli iyileştirmeler, yalnızca iş çevikliğini artırmak ve maliyet verimliliğini korumak için değil, aynı zamanda veri ve yapay zeka yeteneklerini güçlendirmek için de tasarlanmıştır.

    Accenture ve Bankdata arasında uzun süredir devam eden bu anlaşma, finansal hizmetler sektöründe büyüme ve verimliliği artırmak için teknolojiden yararlanma konusunda önemli bir kararlılığa işaret ediyor.

    InvestingPro İçgörüleri

    Accenture’ın Bankdata ile stratejik ortaklığı, finansal hizmetler sektöründe büyüme için teknolojiden yararlanma konusundaki kararlılığının bir kanıtıdır. Buna paralel olarak, InvestingPro verileri Accenture’ın 209,55 milyar dolarlık güçlü bir piyasa değerine sahip olduğunu ve 30,66’lık sağlıklı bir F/K oranını koruduğunu gösteriyor ve bu da yatırımcıların iş modeline ve gelecek beklentilerine olan güvenini yansıtıyor. Şirketin 2023’ün 4. çeyreği itibariyle son on iki aydaki gelir artışı %4,09’dur ve bu da finansal performansında istikrarlı bir artış olduğunu göstermektedir.

    InvestingPro İpuçları arasında, Accenture’ın yatırılan sermayeden yüksek getiri sağlaması ve operasyonel verimliliğini ve kârlılığını vurgulayarak hisse başına kazancını sürekli olarak artırması dikkat çekicidir. Ayrıca şirket, 2023’ün 4. çeyreği itibarıyla son on iki ayda %32,99’luk bir temettü büyümesi ile temettüünü 4 yıl üst üste artırmıştır ve bu da gelir odaklı yatırımcılar için cazip olabilir.

    InvestingPro, Accenture’ın finansal sağlığını ve yatırım potansiyelini daha derinlemesine incelemek isteyen okuyucular için ek bilgiler sunuyor. Şirketin performansı ve görünümüne ilişkin daha kapsamlı bir analiz sağlayan 20 InvestingPro İpucu daha abonelerin kullanımına sunulmuştur.

    Accenture’ın inovasyon ve büyümeye olan bağlılığı, geçtiğimiz ay %14,62’lik bir artışla elde ettiği güçlü getiri ve son on yıldaki kayda değer getirisi ile daha da vurgulanmaktadır. InvestingPro aboneleri bu bilgilere ve daha fazlasına, özellikle de şimdi %55’e varan indirim sunan özel Siber Pazartesi indirimi ile erişebilirler. Değeri artırmak için sfy23 kupon kodunu kullanarak 2 yıllık InvestingPro+ aboneliğinde ek %10 indirim elde edebilirsiniz.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Ageas hisseleri temettü büyüme beklentileri ve iş performansı ile yükseliyor

    Ageas hisseleri temettü büyüme beklentileri ve iş performansı ile yükseliyor

    BRÜKSEL – Sigorta sektörünün önde gelen oyuncularından Ageas’ın hisseleri bugün BEL 20 endeksi işlem seansında %1,8 oranında artış kaydetti. Artış, Berenberg’in sigortacının çeşitli pazarlardaki güçlü performansını ve umut verici temettü beklentilerini vurgulayan olumlu bir araştırma notunu takip etti.

    Şirketin Çin’deki hayat sigortası işinin yeniden canlanma belirtileri göstermesi olumlu görünüme katkıda bulunuyor. Ayrıca Ageas, İngiltere pazarındaki motor sigortası segmentinde de iyileşmeler yaşıyor. Bu faktörler, artması beklenen cazip temettü getirisi ile birleştiğinde, yatırımcıların ve analistlerin dikkatini çekti.

    Bu haftanın başlarında, Yatırımcı Günü etkinliğinde Ageas, hissedar getirilerini artırmayı amaçlayan stratejik bir plan ortaya koydu. Sigortacı, büyümeye olan bağlılığının ve Belçika pazarındaki rekabetçi konumunun altını çizerek, temettü oranını yıllık %6 ila %10 arasında artırma niyetinde olduğunu açıkladı. Bu duyuru, yatırımcılar arasında şirketin mali sağlığı ve gelecekteki yönüne ilişkin güveni pekiştirdi.

    Berenberg’in satın alma tavsiyesinin yarattığı olumlu hava Ageas’ın Brüksel borsasındaki konumunu daha da güçlendirdi, çünkü piyasa katılımcıları sigortacının stratejik hedefleriyle uyumlu temettü ödemelerinde istikrarlı bir artış bekliyorlar. Stratejik planlama ve elverişli piyasa koşullarının bu birleşimi, Ageas’ı istikrarlı büyüme ve güvenilir temettü arayan yatırımcılar için cazip bir seçenek olarak konumlandırdı.

    InvestingPro Insights

    Ageas’ın olumlu bir araştırma notu ve umut verici temettü büyümesi ile desteklenen hisse değerindeki son tırmanış, InvestingPro İpuçları’nda yankılanan bir anlatıdır. Zorlu bir piyasaya rağmen, Ageas 14 yıl üst üste temettü ödemelerini sürdürerek hissedar getirilerine olan bağlılığını gösterdi. Dahası, analistler şirketin bu yıl kârlı kalacağını tahmin ediyor ki bu da Ageas’ın Yatırımcı Günü etkinliğinde tartıştığı stratejik büyüme planlarıyla uyumlu.

    Veri açısından bakıldığında, Ageas’ın piyasa değeri 648,71 milyon dolar olup sigorta sektöründeki önemli varlığını yansıtmaktadır. Kısa vadeli fiyat getirilerinde küçük dalgalanmalar görülse de, 1 aylık fiyat toplam getirisi %2,77’dir, temettülere olan uzun vadeli bağlılık yatırımcılara güven verebilir. Ayrıca, şirketin likit varlıkları kısa vadeli yükümlülüklerini aşarak temettü büyüme stratejisini destekleyebilecek istikrarlı bir finansal pozisyona işaret ediyor.

    InvestingPro, daha derin içgörü arayan yatırımcılar için, Ageas’ın temettü sürdürülebilirliğini anlamak için çok önemli olan kazanç kalitesi ve nakit akışı değerlendirmeleri de dahil olmak üzere kapsamlı bir ek ipuçları listesi sunuyor. InvestingPro aboneliği şu anda %55’e varan indirimler sunan özel bir Kara Cuma indiriminde olduğundan, yatırımcıların bu değerli ipuçlarına erişmeleri ve yatırım stratejilerini geliştirmeleri için uygun bir zaman.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Savaria hisseleri, özkaynak karlılığının sektör ortalamasının altında kalmasına rağmen %12 arttı

    Savaria hisseleri, özkaynak karlılığının sektör ortalamasının altında kalmasına rağmen %12 arttı

    Savaria Corporation (TSE:SIS), sektör normlarına tam olarak uymayan bazı temel finansal ölçütlere rağmen yatırımcıların ilgisini çekerek hisse senedi fiyatının bugün %12 oranında yükseldiğini gördü. On yılı aşkın bir süredir istikrarlı bir şekilde temettü ödeyen şirket, sektör ortalaması olan %10’un gerisinde kalarak %7’lik bir öz sermaye karlılığı (ROE) bildirdi. Bu rakam, 542 milyon CA$ tutarındaki öz sermayeye karşılık 38 milyon CA$ tutarındaki net kâra dayanmaktadır.

    Düşük ROE’nin aksine, Savaria’nın son beş yıldaki net gelir artışı %9,9 ile sektöre ayak uydurmuştur. Bu durum, şirketin özkaynaklarından kâr elde etmedeki verimliliği vasatın altında olsa da, büyüme yörüngesinin sektör eğilimleriyle tutarlı olduğunu göstermektedir.

    Tarihsel olarak Savaria, kazançlarının neredeyse tamamının hissedarlara temettü olarak dağıtıldığını gösteren, tipik olarak %99 civarında olan yüksek bir ödeme oranını korumuştur. Bu yüksek ödeme oranı genellikle bir şirketin kendi büyümesine yeniden yatırım yapma kabiliyeti hakkında endişelere yol açmaktadır. Ancak gelecek projeksiyonları daha dengeli bir görünüm sunuyor; ödeme oranının %56’ya düşmesi bekleniyor. Böyle bir değişim, şirketin kazançlarının daha büyük bir kısmını operasyonlara ve büyüme girişimlerine yönlendirmeyi planladığı anlamına geliyor.

    Bu olumlu büyüme göstergelerine ve yeniden yatırıma yönelik stratejik değişime rağmen, Savaria’nın sürdürülebilir büyümesi konusunda endişeler var. Bu endişeler, şirketin gelecekteki büyüme kapasitesini sınırlayabilecek düşük kazanç tutma oranından ve ayrıntılı olarak belirtilmeyen çeşitli risk faktörlerine maruz kalmasından kaynaklanmaktadır. Yatırımcılar bu faktörleri, şirketin uzun vadeli temettü ödeme geçmişi ve düzeltilmiş ödeme stratejisinin potansiyel faydalarına karşı tartıyor olabilir.

    InvestingPro Insights

    Savaria Corporation’ın hisse senedi fiyatında bugün yaşanan artış sadece rastgele bir yükseliş değil; bir dizi ilgi çekici finansal ölçüt ve eğilim tarafından destekleniyor. Savaria, yüksek sayılabilecek hissedar getirisiyle yatırımcılarına değer kazandırma taahhüdünü ortaya koyuyor. Bu taahhüt, gelir odaklı yatırımcılar için özellikle cazip olan ve mevcut piyasa ikliminde öne çıkan %5,31’lik önemli bir temettü getirisi ile daha da kanıtlanmaktadır.

    Değerleme cephesinde, Savaria’nın güçlü serbest nakit akışı getirisi, şirketin hisse fiyatına göre iyi miktarda nakit ürettiğini göstermektedir ki bu da sağlam finansal sağlığa sahip şirketler arayan yatırımcılar için olumlu bir işarettir. Dahası, şirketin 50,43 olan F/K Oranı değerleme konusunda soru işaretleri yaratabilir; ancak 0,03’lük PEG Oranı ile şirketin büyüme oranı denkleme dahil edilerek potansiyel olarak gelecekteki beklentilerine dair daha incelikli bir resim sunuluyor.

    Büyüme perspektifinden bakıldığında, son zamanlarda gelir artışının yavaşlamasıyla ilgili endişelere rağmen, şirket 2024’ün 2. çeyreği itibariyle son on iki ayda %40,26’lık kayda değer bir gelir artış oranı elde etmeyi başarmıştır. Bu metrik, şirketin genel olarak sektördeki büyüme oranlarına ayak uyduran geçmiş performansıyla uyumludur.

    Daha derinlemesine analiz ve ek içgörüler arayanlar için InvestingPro, Savaria Corporation için https://www.investing.com/pro/SIS adresinden erişilebilecek kapsamlı bir “InvestingPro İpuçları” seti sunmaktadır. Şu anda InvestingPro, şirket için daha ayrıntılı bir yatırım perspektifi sağlayan toplam 9 ipucu listeliyor. Ayrıca, yatırım araştırmalarını derinleştirmek isteyenler için InvestingPro aboneliği şimdi %55’e varan indirimlerle özel bir Kara Cuma indiriminde.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Bank of America üç aylık temettüsünü hisse başına 0,24 dolara yükseltecek

    Bank of America üç aylık temettüsünü hisse başına 0,24 dolara yükseltecek

    Bank of America Corporation, üç aylık temettüsünü hisse başına 0,24 dolara çıkardığını ve bunun sektör standardına uygun olarak yaklaşık %3,2 getiri sağlaması beklendiğini duyurdu. Bankanın kararı, kazançların dörtte biri oranında istikrarlı bir ödeme oranını yansıtıyor ve önümüzdeki üç yıl içinde yüzde ikinin üzerinde EPS büyümesi beklentisiyle birlikte geliyor.

    Bank of America, 2013 yılından bu yana hissedar getirilerini artırma konusunda güçlü bir kararlılık göstermiş ve yıllık temettüleri yaklaşık yüzde otuz yedi oranında artarak yakın zamanda 0,96 dolara ulaşmıştır. Bu büyüme yörüngesi, son beş yılda EPS’deki yıllık yüzde on iki artışla destekleniyor.

    InvestingPro Insights

    Bank of America’nın hissedar getirilerini artırma stratejisi yalnızca temettü büyümesinde değil, aynı zamanda finansal performansında da kendini göstermektedir. Piyasa değeri 234,33 milyar dolar ve F/K oranı 8,24 ile cazip bir şekilde düşük olan banka, yakın vadeli kazanç büyümesine göre iskontolu işlem görüyor. Bu durum, 2023’ün 3. çeyreği itibarıyla son on iki ay için 8,1 olan düzeltilmiş F/K oranıyla da destekleniyor ve hisse senedinin potansiyel olarak değerinin altında olduğuna işaret ediyor.

    InvestingPro İpuçları, Bank of America’nın temettü ödemelerini yalnızca 10 yıl üst üste artırmakla kalmadığını, aynı zamanda bu ödemeleri etkileyici bir şekilde 53 yıl boyunca sürdürdüğünü vurgulamaktadır. Bu da bankanın hissedarlarına istikrarlı getiri sağlama konusundaki kararlılığını gösteriyor. Buna ek olarak, bankanın gelir artışı 2023’ün 3. çeyreği itibariyle son on iki ayda %5,74’lük bir artışla hızlanmaktadır. Bu, bankanın beklenen EPS büyümesiyle uyumludur ve Bankalar sektöründe önde gelen bir oyuncu olarak konumunu güçlendirmektedir.

    Daha detaylı analiz ve ek ipuçları arayan yatırımcılar için InvestingPro, Bank of America’nın performansına ilişkin 9 bilgi daha içeren kapsamlı bir liste sunuyor. Şu anda InvestingPro aboneliklerinde %55’e varan indirim sunan özel bir Kara Cuma indirimi var ve bu değerli bilgilere erişmek için uygun bir zaman.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • KYO’dan OVP’ye tam destek geldi

    KYO’dan OVP’ye tam destek geldi

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Ticaret Odası (KTO) Eylül ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Başkan Ömer Gülsoy’un yanı sıra Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri ve Basın mensupları katıldı.

    Toplantıda, ay içerisinde yapılan faaliyetlere de yer verildi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, iş dünyasının yaşadığı ekonomik sıkıntılar, OVP, Yeşil Dönüşüm ve yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili de açıklamalarda bulundu.

    “ÜLKEMİZ EKONOMİK OLARAK SIKINTILI BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR”

    Konuşmasında dünyada yaşanan sorunlardan dolayı ülkemizin de zor ve sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Gülsoy, “Ülkemizin ekonomik olarak içinden geçtiği sıkıntılı sürece, hepimiz bizzat etkilenerek şahit oluyoruz. Enerji ve akaryakıttan gıda sektörüne, taşıt ve otomobil sektöründen inşaat ve konut piyasasına kadar zamlardan etkilenmeyen hiçbir sektör kalmadı.” dedi.

    “İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ SIKINTILAR, EKONOMİK KONUT ÜRETİMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”

    İnşaat sektöründe küresel ve ulusal bazda yaşanan gelişmelerden kaynaklı girdi maliyetlerinde ciddi fiyat artışlarının söz konusu olduğuna vurgu yapan Gülsoy, “Bu durumdan dolayı sektördeki yatırımcıların yükünün ağırlaştığını belirtmek isterim. Özellikle Kamu Müteahhitlerinin sıkıntılarının giderilmesinde ek fiyat farkının ödenmesi gerektiğini, irat kaydedilen teminat mektuplarının iadesi ve rücu davalarından vazgeçilmesi, şartsız tasfiye hakkı gibi hususların hayati önem taşıyor. Yaşanan sektörel sıkıntılar, ekonomik konut üretimini ve kamu yatırımı projelerini de olumsuz etkilediğini hatırlatmak isterim.” diye konuştu.

    “OVP PİYASA BEKLENTİLERİNİN YÖNETİLMESİ İÇİN ÖNEMLİ BİR VAZİFE GÖRECEK”

    Ekonomide 2024-2026 dönemine ait Orta Vadeli Program (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülsoy, “Bu programın hedeflerine ulaşması için millet olarak sahip çıkmamız, içindeki hedeflere ulaşma konusunda destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Tasarruf ve tüketim ile ilgili bütün halkın üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bütün toplum olarak benimsendiği takdirde çok daha hızlı ve etkin şekilde başarılı olacaktır. Bu sene yüzde 65, önümüzdeki yıl yüzde 33 enflasyon öngörülmesini gerçekçi buluyoruz. Çünkü Enflasyon ve büyüme rakamlarını dünya ölçeğinde irdelemek gerekiyor. Bizim önümüzdeki yıl ortaya koyduğumuz yüzde 4’lük büyüme için Dünya Bankası ve IMF gibi global kuruluşların dünya ile ilgili büyüme rakamlarına baktığınızda 2,5 – 3 gibi rakamlar olduğunu görüyorsunuz. Dolayısıyla biz her seferinde dünyadan 1,5-2 rakam daha yüksek büyüme rakamı ortaya koyuyoruz. Bir miktar bu büyümenin trendinin düşeceğini görüyoruz Ama, dünya konjektöründe covid sonrası bütün dengelerin yerine oturmadığı, Rusya – Ukrayna savaşının devam ettiği bir ortamda Türkiye’nin ortaya koyduğu rakamlar iddialı ve başarabileceği rakamlar olarak önümüzde duruyor. Orta Vadeli Program ile ‘piyasanın duymak ve görmek istediği bir yol haritası’ çizildi. 3 yıllık Orta Vadeli Program, piyasa beklentilerinin yönetilmesi için önemli bir vazife görecek. OVP ile birlikte enflasyonla ilgili bozulan beklentilerin pozitif bir rotaya gireceği yeni bir dönem başladı. Bir yandan enflasyonu tek haneye düşürecek kararlı adımlar planlanırken, diğer yandan üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyecek politikalar gündeme alınmış durumda. Sürdürülebilir ve kalıcı büyüme için yapısal reformlara odaklanılmasını isabetli buluyoruz. Hedeflerin gerçekçi ve tutarlı belirlenmiş olması piyasanın ufkunu netleştirecektir. Programda, yapısal reformlara yönelik 7 alanın belirlenmesini ve tarihsel hedefler konulmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum. 7 öncelikli yapısal alan olan “Büyüme ve Ticaret, Beşeri Sermaye ve İstihdam, Fiyat İstikrarı ve Finansal istikrar, Kamu Maliyesi, Afet Yönetimi, Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İş ve yatırım Ortamı” ile ilgili ciddi bir vizyonun belirlenmesini çok değerli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Burada yerli üretimin desteklenerek, üretimimizin teknolojik dönüşümüne yönelik atılacak adımlar, Yeşil ve Dijital Dönüşüm ile Sürdürülebilirlik başlıklarını da iş insanları olarak önemli buluyoruz” dedi.

    “YEŞİL DÖNÜŞÜM VE SIFIR KARBON HEDEFİ HAYATİ BİR KONU”

    Yeşil Dönüşüm ve sıfır karbon hedefinin son derece hayati bir konu olarak ön plana çıktığının altını çizen Gülsoy, şunları kaydetti: “Özellikle teknoloji odaklı üretimin önemi artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olması da bir gereklilik halini alıyor. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde bireysel ve kurumsal hayatın en önemli bileşeni olmaya devam edecek olan sürdürülebilirlik, ülkemize yeni bir fırsat penceresi sunuyor. Bu nedenle uzun vadedeki planlamalar ve çalışmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya yönelik olması kritiktir. Son olarak sürdürülebilirlik stratejisini içselleştirerek yönetim anlayışının bir parçası haline getiren kuruluşların rekabette öne çıkacaklarını söyleyebiliriz. Bunun için bütüncül bir bakış açısı ile yönetebilmek gerekiyor.”

    “TÜRKİYE YÜZYILINDA YENİ BİR ANAYASAYA İHTİYACIMIZ OLDUĞU BİR GERÇEKTİR”

    2018’de göreve geldikleri günden itibaren Anayasa’nın değişmesi konusunda birçok çağrıda bulunduklarının altını çizen Başkan Gülsoy, “Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘yeni anayasa’ çağrısına da katılıyoruz. Anayasanın ‘değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek’ ilk dört maddesi hariç gerekirse tüm maddeleri terör örgütünün uzantısı hariç diğer partilerin oluşturacağı bir komisyonda ele alınmalı ve Türkiye sivil, katılımcı, çoğulcu bir anayasaya kavuşmalıdır. Türkiye maalesef 60 yılı geçkin süredir darbe anayasası ile yönetilmektedir. Bu bizim gibi köklü demokrasi tarihi olan bir ülkeye yakışmamaktadır. Bugün yürürlükte olan anayasa adeta ‘yamalı bohça’ya dönmüş olup, mutlaka temel hak ve hürriyetlerin altının kalın kalın çizildiği milletin birliğinin ve devletin bekasının merkeze oturtulduğu mümkün olan en yüksek katılımla sivil bir anayasa yapmalıyız. Demokratik ülkelerde anayasalar toplumsal barışın, uzlaşının en yüksek oranda temsil edildiği metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Malum parti hariç diğer partilerimizin milletvekilleri meslek örgütlerinin ve üniversitelerin de görüşünü alarak bir komisyon kurup gerekirse istikşafi görüşmelere hemen başlamalıdır. Her şey tam bağımsız, egemen büyük Türkiye Cumhuriyeti için olmalıdır. Türkiye Yüzyılında Yeni bir anayasaya ihtiyacımız olduğu bir gerçektir. Bizi darbe anayasası gölgesinden kurtaracak olması bile tek başına önemlidir.” dedi.

    “İSO 500’E GİREN 17 KAYSERİ FİRMAMIZI KUTLUYORUM”

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye’nin ilk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 araştırmasında Kayseri’den 17 firmamız yer aldığını belirten Başkan Gülsoy, “ 2020 yılında 15, 2021 yılında ise 18 firmamız bu listeye girmişti. İstikrarlı büyümelerini büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürerek, İSO 500’e adını yazdıran tüm şirketlerimizi ve çalışanlarını yürekten kutluyorum. Elbette bu listede olmayı hak eden daha çok şirketimiz var. Önümüzdeki dönemlerde bu sayıyı daha da artırmak ülke ekonomisine katkı sağlamak; Türkiye’de daha fazla Kayseri, dünyada daha fazla Türkiye için hep birlikte çabalayacağız. Bu vesile ile sıralamaya giren tüm firmalarımızı bir kez daha kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” açıklanmasında bulundu.

    Konuşmasının sonunda oda faaliyetlerine de yer veren Gülsoy, “Eylül ayında Kurulan Firma Sayısı 214 Kapanan firma sayısı ise 50 olmuştur. 703 Tescil, 352 Belge, 302 Müzekkere işlemi yapılmıştır.” dedi.

  • ECB’nin, büyüme tahminlerini düşürmesi bekleniyor

    ECB’nin, büyüme tahminlerini düşürmesi bekleniyor

    AB Komisyonunun Euro Bölgesi için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmesinin ardından Avrupa Merkez Bankasının (ECB) de büyüme beklentilerini düşürmesi bekleniyor.

    AXA Investment Managers ekonomistleri Hugo Le Damany ve Francois Cabau bugün yayımladıkları yatırımcı notunda, ECB’nin 2023 ve 2024 yılları için Euro Bölgesi GSYİH büyüme beklentilerini düşürmek konusunda AB  Komisyonunu takip edeceğini ve çekirdek enflasyonun hafifçe düşeceğini öngöreceğini bildirdi.

    ECB‘nin Temmuz toplantısından bu yana Euro Bölgesi faaliyetlerinin daha durgun göründüğünü, ikinci çeyrekte çeyrek dönemlik büyümenin %0,3’ten %0,1’e revize edildiğini ve ileriye dönük göstergelerin zayıfladığını belirten ekonomistler, ECB personelinin GSYİH büyümesini bu yıl için yüzde 0,6 ve 2024 için yüzde 1,1 olarak tahmin etmesini bekliyor. ECB Haziran’da 2023 ve 2024 GSYİH büyüme oranlarını sırasıyla %0,9 ve %1,5 olarak tahmin etmişti.

    2023 manşet enflasyonunun, yüksek petrol fiyatları nedeniyle hafifçe yükseltileceğini ancak çekirdek enflasyonun %5,1’de teyit edilmesi gerektiğini belirten ekonomistler, gelecek yıl ve 2025 için çekirdek enflasyon tahminlerinin ise yavaşça aşağı yönlü revize edileceklerini öngördü.

    Foreks Haber Merkezi

  • Online alışverişin yıldızları belli oldu

    Online alışverişin yıldızları belli oldu

    İSTANBUL (İGFA) – Ülkemizde internetten alışveriş yapanların üçte birinden fazlası sırasıyla Giyim/Ayakkabı, Yemek Siparişi, Kişisel Bakım/Kozmetik, Süpermarket Gıda Ürünleri ve Teknoloji/Elektronik kategorilerinden sipariş veriyor.

    NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Orta Doğu & Afrika Analitik Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan FMCG (Hızlı Tüketim Ürünleri) perakendeciliğinin e-ticaret performansını değerlendirdi. Şekerel Erdoğan “Hızlı tüketim ürünlerinde çevrimiçi satışlar 2020 ve 2021 yıllarında, Covid-19 döneminde güçlü bir ivme kazandı ve 2022 yılında bir miktar normalleşme ile büyümeye devam etti. Hızlı tüketim ürünleri e-ticaret satışları ile offline satışları karşılaştırdığımızda birçok pazarda e-ticaret büyümesinin halen önde seyrettiğini gözlemliyoruz. Ancak bu iki kanalın geçmiş yıllardaki büyüme farkının kapandığını, hatta Çin ve Fransa gibi bazı gelişmiş pazarların e-ticaret büyümesinde geride kaldığını görüyoruz. Bu da bize e-ticaret büyümesinin dünya çapında normalleştiğini gösteriyor.” diye konuştu.

    NielsenIQ tarafından gerçekleştirilen “2023 Yılının Online Alışverişçileri” araştırmasının sonuçlarına göre; Türk online alışverişçiler ağırlıklı olarak fiyat avantajı, ürün çeşitliliği ve zamandan tasarruf etme motivasyonlarıyla online alışveriş yapıyor. İnternetten alışveriş yapanların üçte birinden fazlası sırasıyla Giyim/Ayakkabı, Yemek Siparişi, Kişisel Bakım/Kozmetik, Süpermarket Gıda Ürünleri ve Teknoloji/Elektronik kategorilerinden sipariş veriyor. Hızlı teslimat uygulamalarının kullanımında da bir önceki yıla göre azalma gözleniyor.

    NielsenIQ, Türkiye’deki FMCG ürünlerinin çevrimiçi performansı değerlendirildiğinde, pandemi döneminde dünya çapında güçlü büyüme kaydeden e-ticaretin toplam hızlı tüketim ürünleri içindeki ağırlığının arttığını; bu oranın “Yeni Normal” dönemi olarak adlandırılan 2022 yılında normalize olduğunu paylaştı. Gıda ve özellikle Atıştırmalıklar grubunun hem online hem de offline büyüme performansıyla öne çıktığının altı çizildi. Online performansın daha yüksek olduğu gruplara bakıldığında başı çeken grupların özellikle Sıcak İçecekler, Bebek Bakım, Kişisel Bakım ve Ev Bakım ürünleri olduğu görülüyor.

    E-ticaretin 2021’deki güçlü bazına rağmen 2022’de 0 ciro büyümesi yakaladığını belirten Didem Şekerel Erdoğan, bu performansta çoklu kanal alışveriş alışkanlıklarının artmasının önemini vurguladı. NielsenIQ tarafından küresel ölçekte yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşan Şekerel Erdoğan, dünya çapında alışverişçilerin %85’inin çoklu kanal alışverişi tercih ettiğini ve Türkiye’de bu tercihin her geçen gün arttığını paylaştı. Didem Şekerel Erdoğan, Türkiye’nin hızlı tüketim ürünleri e-ticaret büyümesinin özellikle son aylarda ivme kazandığını açıkladı. Şekerel Erdoğan, NielsenIQ Türkiye E-Ticaret Paneli’nin sonuçlarına göre e-ticaret satışlarının özellikle Sevgililer Günü, Okula Dönüş, 11.11 ve Cuma İndirimleri dönemlerinde artış kaydettiğini belirterek bu dönemleri doğru anlamanın hem perakendeciler hem de üreticiler için kritik öneme sahip olduğundan bahsetti. Her dönemin farklı kategori dinamikleri olduğunu belirten Didem Şekerel Erdoğan, sezonsallığın en yoğun yaşandığı 11.11’de en çok satan 5 kategorinin Dekoratif Kozmetik, Türk Kahvesi, Elde Bulaşık Deterjanları, Cilt Bakım Ürünleri ve Çamaşır Deterjanları olduğunu paylaştı.

    Türkiye’de e-ticaret için 2023 yılının ilk yarı sonuçlarını paylaşan Didem Şekerel Erdoğan, 2022’deki güçlü performansın 2023’te de devam ettiğini ve yılın ilk yarısında satış cirosunun bir önceki yıla göre 2 büyüdüğünü belirtti. 2023’ün ilk yarısındaki bu güçlü büyümenin bileşenlerini değerlendiren Didem Şekerel Erdoğan, özellikle Kişisel Bakım, Ev Bakımı ve Yiyecek & İçecek gruplarında online büyümenin offline büyümeyi geride bıraktığını ve toplam hızlı tüketim ürünleri içindeki online payının arttığını vurguladı.

  • TCMB faiz kararı, Meta bilançosu, ABD büyüme verisi, borç tavanı tasarısı: Piyasalarda neler oluyor?

    TCMB faiz kararı, Meta bilançosu, ABD büyüme verisi, borç tavanı tasarısı: Piyasalarda neler oluyor?

    Investing.com – Yatırımcılar ABD’nin ekonomik büyüme verilerini beklerken Amazon’un son raporu öncesinde Facebook’un sahibi Meta’nın sonuçlarını değerlendiriyor. Öte yandan Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri, yeni bir borç tavanı tasarısını kabul etti ancak Washington’da konuyla ilgili siyasi çekişme bitmiş görünmüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararını açıkladı.

    1. Büyüme verileri ufukta

    Yatırımcılar, önemli verilerin açıklanmasını beklerken ve ülkenin bankacılık sektörünün sağlığına ilişkin tekrar ortaya çıkan endişeleri ölçerken ABD hisse senetlerinin Perşembe günü daha yüksek açıldığı görülüyor.

    Dow %0,23, S&P 500 %0,49 ve Nasdaq 100 %0,81 yükseldi.

    Reuters tahminlerine göre ABD ekonomisinde büyümenin, önceki üç aylık dönemdeki %2,6’dan ilk çeyrekte yıllık %2’ye yavaşladığı tahmin ediliyor. Ekonomistler, stoklar ve ihracattaki göreceli zayıflığın, dünyanın en büyük ekonomisinde tüketimdeki artışla dengeleneceğini öngörüyor.

    Fed’in son dönemde agresif bir şekilde gerçekleştirdiği faiz artırımlarının da geniş çaplı faaliyetler üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Fed, yükselen enflasyonu düşürmek amacıyla, borçlanma maliyetlerini benzeri görülmemiş bir hızla artırdı.

    Önümüzdeki hafta Fed‘in, faizleri 25 baz puan daha artıracağı ve bunun da federal fon hedefini %5 ila %5,25 aralığına getireceği tahmin ediliyor. Ancak yetkililer, geçen ay finansal hizmetler sektöründe yaşanan çalkantının etkilerini incelemek üzere kendilerine zaman tanımak için sıkılaştırma döngüsüne ara vermeyi düşünüyor olabilir.

    Bölgesel kredi kuruluşu First Republic’in hisselerindeki keskin düşüş, bankacılık sektöründeki çalkantının henüz tamamen ortadan kalkmadığına ve sadece hafiflediğine dair yeni endişeler yarattı. Mart ayında müşterilerin 100 milyar dolarlık varlık çektiğini bildiren First Republic Bank hisseleri, Çarşamba günü %29,75 oranında düşerek bu hafta boyunca yaşadığı düşüşlere yenisini ekledi.

    2. Meta reklam satışlarını artırdı

    Facebook’un ana şirketi Meta Platforms, neredeyse bir yıldır ilk kez reklam satışlarında büyümeye geri döndü ve CEO Mark Zuckerberg, şirketin TikTok benzeri özelliği Reels’ın sağlam performansına güveniyor.

    Reklam gelirleri Ocak-Mart döneminde %4,1 artarak 28,10 milyar dolara yükseldi ve Bloomberg’in 26,76 milyar dolarlık konsensüs tahminlerini aştı. Meta’nın ikinci çeyreğindeki toplam geliri de yıllık %2,6 artışla 28,65 milyar dolara yükselerek beklentilerin üzerinde geldi.

    Analistlerle yaptığı bir görüşmede Zuckerberg, Reels’ın, genel uygulama etkileşimini artırmaya yardımcı olduğunu söyledi ve şirketin kısa video pazarında pay kazandığına inandığını ekledi.

    İkinci çeyrek gelir tahminini de 29,5 milyar ila 32 milyar dolar arasında açıklayan Meta’nın hisseleri, Çarşamba günü mesai sonrası işlemlerde %11’den fazla değer kazandı.

    Meta’da reklamcılıkta görülen ilk toparlanma işaretleri, Zuckerberg’in metaverse projesini geliştirmek için firmanın yaptığı yoğun harcamalara ilişkin bazı yatırımcıların endişelerini gidermeye yardımcı olabilir. Reklamcılıktaki yavaşlama ve yapay zekaya yapılan büyük yatırım, Meta’ya pahalıya mal oldu ve özellikle on binlerce kişinin işten çıkarılmasıyla giderlerini büyük ölçüde azaltmasına yol açtı.

    Zuckerberg daha önce kemer sıkma politikasını, “verimlilik yılı” olarak adlandırdığı sürecin gerekli bir parçası olarak savunmuştu. Ancak Çarşamba günü analistlere verdiği mesaj, gözle görülür biçimde daha iyimserdi:

    “Geçen yıl bu işe başladığımızda işimiz istediğim kadar iyi gitmiyordu. Ancak şimdi bu işi giderek daha güçlü bir konumdan yapıyoruz.”

    3. Teknoloji sektöründe bilanço geçit töreni devam ediyor

    Amazon ilk çeyrek sonuçlarını, Perşembe günü ABD işlemlerinin kapanışından sonra açıklayacak ve ABD teknoloji sektörünün en büyük isimlerinden bazılarının bilançolarını paylaştığı kazanç haftasını tamamlayacak.

    Yatırımcılar, özellikle, e-ticaret devinin önemli bulut bilişim bölümünde son dönemde yaşanan satış büyümesindeki gerilemenin ne kadar derin olduğunu görmek isteyecek.

    Amazon Web Services ya da AWS, geçmişte grubun toplam işletme kârının aslan payını oluşturuyordu. Ancak yaklaşan ekonomik gerilemeye ilişkin endişeler nedeniyle potansiyel müşterilerin teknoloji harcamalarını dizginlemesi yüzünden bu birimin gelir büyümesi, bu yılın başlarında %27’ye düştü. Bu, Amazon’un, bulut bölümünün sonuçlarını şirketin genelinden ayırmaya başlamasından bu yana en düşük seviye.

    Çarşamba günü Amazon, 9.000 çalışanı etkileyeceği tahmin edilen kapsamlı bir işten çıkarma turunun bir parçası olarak hem AWS’de hem de insan kaynakları bölümünde işten çıkarma planladığını da açıkladı. Analistler, azalan giderlerin 2023’ün ikinci yarısında marjları iyileştirmeye yardımcı olmasını bekliyor.

    Meta’nın yanı sıra {{252|Microsoft} ve Google’ın ana şirketi Alphabet de bu hafta raporlarını açıkladı ve her iki kazanç grubu da bulut harcamalarında ve reklam satışlarında direncin devam ettiğine işaret etti.

    4. ABD Meclisi borç tavanı tasarısını kabul etti

    Çarşamba günü ABD Temsilciler Meclisi, yaklaşan temerrüt tehlikesi nedeniyle ülkenin borç tavanını 1,5 trilyon dolar artıracak bir tasarıyı onayladı.

    ABD Kongresinin Cumhuriyetçilerin kontrolündeki alt kanadı, Demokratların hiç destek vermediği 217’ye 215’lik ufak farklı bir oylamayla, Biden yönetimi tarafından desteklenen hükümet harcama planlarında kesintiler içeren ve bazı öğrenci kredi borçlarının silinmesini öngören bir tasarıyı kabul etti.

    Milletvekilleri şimdi federal hükümetin temerrüde düşmemesi için Haziran ayı gibi tahmin edilen bir son tarihle karşı karşıya. Ancak Biden ve Kongredeki Demokrat liderler Cumhuriyetçileri, kritik politika alanlarında taviz koparmak için konuyu kullanmakla suçlarken borç tavanı etrafındaki siyaset, son derece karmaşık olmaya devam ediyor.

    Tasarının geçmesini sağlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy, Biden’ın “oturup müzakere etmesi gerektiğini” söyledi. Biden ise McCarthy ile görüşmekten mutlu olduğunu ancak borç limitinin uzatılıp uzatılmayacağı konusunda görüşmeyeceğini söyledi.

    Konu nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, 31,4 trilyon dolarlık borçlanma limiti görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD hükümetinin borç yükümlülüklerini yerine getiremeyebileceğine dair korkular artıyor.

    Birçok yatırımcı, Hazine Bakanlığının temerrüdü önlemek için bu yılın başlarında uygulamaya koyduğu olağanüstü önlemlerin sona ereceği, “X tarihi” olarak adlandırılan uğursuz tarihten önce vadesi gelen kısa vadeli devlet borçlarını almak için yarışıyor. Bu arada yaz ortasında vadesi dolacak borçlardan kaçınılıyor ve bu da kısa vadeli tahvil piyasasında büyük çarpıklıklara neden oluyor.

    5. Ham petrol stokları düştü ancak petrol talebiyle ilgili endişeler devam ediyor

    Perşembe günü petrol fiyatları, kısmen ABD ham petrol stoklarındaki haftalık düşüşün beklenenden çok daha büyük olması nedeniyle yükseldi.

    Çarşamba günü açıklanan Enerji Bilgilendirme İdaresi verilerine göre ABD ham petrol stokları, bir önceki hafta 4,6 milyon varil azalmasının ardından geçen hafta yaklaşık 5,1 milyon varil düşüş yaşadı. Verinin 1,5 milyon varillik bir düşüş göstermesi bekleniyordu.

    WTI %0,19 artışla varil başına 74,44 dolardan işlem görürken Brent %0,30 artışla 77,95 dolara yükseldi.

    Ancak ekonomik büyümedeki olası bir yavaşlamanın, gelecekteki petrol talebini nasıl etkileyeceğine dair endişeler devam ettiğinden her iki gösterge de bu hafta neredeyse %4 kayıpla bir ayın en düşük seviyesine yakın seyrediyor.

    Petrol fiyatları, OPEC+’nın bu ayın başında sürpriz bir üretim kesintisine gitmesiyle elde ettiği kazançları büyük ölçüde kaybetti.

    6. TCMB faiz kararı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın 4. Para Politikası Toplantısında %8,5 olan politika faizini beklenildiği üzere sabit tuttu.

    Merkez Bankası Eylül 2021’de para politikasında değişikliğe giderek büyüme ve istihdamı desteklemek için faiz indirimine başladı.

    O tarihten itibaren başlayan indirimlerle ve 2023 Şubat ayında ülkede yaşanan deprem felaketinin sanayi ve istihdam başta olmak üzere büyüme üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için de faiz nihayetinde %8,5’e kadar düşürüldü.

  • Yavaşlayan büyüme ve faiz korkuları üzerine petroldeki kayıp arttı

    Yavaşlayan büyüme ve faiz korkuları üzerine petroldeki kayıp arttı

    Investing.com – Piyasaların; ekonomik büyümedeki yavaşlamaya yönelik işaretler ve büyük merkez bankalarının daha fazla faiz artırımına ilişkin artan beklentiler arasında bu yılki talep görünümünü yeniden değerlendirmesiyle, petrol fiyatları, Perşembe günü Asya ticaretinde daha da düştü.

    Fed yetkililerinden gelen bir dizi şahin yorumun ardından dolar güçlenirken dolardaki güç, ham petrol fiyatları üzerinde baskı yarattı.

    Fed’in Çarşamba günü açıklanan Bej Kitap raporu, ekonomik büyümenin son haftalarda yavaşladığını gösterdi. ABD enflasyonu da nispeten yüksek seyretmeye devam etti – bu durum, parasal sıkılaştırmanın devam etmesine neden olabilir.

    Brent %0,3 düşüşle 82,69 dolara gerilerken WTI %0,6 düşüşle 78,80 dolara indi. Her iki sözleşme de Çarşamba günü %2’den fazla değer kaybetti ve ABD ham petrol fiyatları 80 doların altına indi.

    İngiltere ve Euro Bölgesi’nden gelen güçlü enflasyon okumaları, İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB), faiz oranlarını artırmaya devam edeceği beklentilerini güçlendirdi.

    Bu durum, birçok Fed yetkilisinin Mayıs ayında faiz artırımı çağrısında bulunması ve gelecekteki artırımların ekonomik veriler tarafından belirleneceğini söylemesiyle ortaya çıktı.

    Fed fon vadeli işlem fiyatları, piyasaların, Fed’in Mayıs ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme ihtimalini %85 olarak fiyatladığını ve giderek artan sayıda katılımcının, Haziran ayında da bir artırım öngördüğünü gösteriyor.

    Artan faizler ve yavaşlayan büyümenin, bu yıl bir resesyon olasılığını artırdığı ve bunun da talebi ciddi şekilde düşürebileceği göz önüne alındığında, bu düşünce ham petrol fiyatları üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Piyasalar ayrıca Batı’da yavaşlayan büyümenin, Asya’da Çin’in başını çektiği talepte iyileşmeyi büyük ölçüde etkisizleştirebileceğinden korkuyor.

    Ancak ülke, 2023’ün ilk çeyreğinde beklenenden daha güçlü büyüme sergilerken genel olarak ekonomik sağlık için bir gösterge olan imalat sektörü, COVID-19 salgınının ardından mücadele etmeye devam ediyor gibi görünüyor.

    ABD petrol stokları verileri de arz ve talebe ilişkin karışık bir tablo çizdi. ABD stokları geçtiğimiz hafta beklenenden daha büyük bir düşüş kaydederken benzin stoklarındaki beklenmedik artış, pompadaki yakıt talebinin zayıf kaldığını gösterdi.

    Basında çıkan haberler ayrıca Rusya’nın batı limanlarından yapılan petrol ihracatının, Nisan ayında son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığını göstererek OPEC+’nın son üretim kesintisinin ardından arzın sıkılaşacağı yönündeki umutları bir nebze zayıflattı.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Sigorta kesimi iki ayda gerçek yüzde 55,5’lük büyüme gösterdi

    Sigorta kesimi iki ayda gerçek yüzde 55,5’lük büyüme gösterdi

    Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Şubat 2023 sonu kesimin prim üretimi sonuçlarını yayınladı.

    Bloomberg HT’de yayınlanan Sigorta Günemi programında ele alınan bilgilere nazaran, sıhhat sigortası, mecburî trafik sigortası, genel ziyanlar, kasko ve yangın doğal afetler branşı birinci iki ayda önemli prim üretimleri ve gerçek büyüme oranları ile başkan branşlar oldu.

    TSB’nin üye şirketlerinden derlediği datalara nazaran, sigorta dalı yılın birinci iki ayı prim üretiminde geçen yılın birinci ayına nazaran yüzde 141.4’lük büyüme ile 66 milyar TL’yi aştı. Dalın enflasyondan arındırıldıktan sonra iki ay sonunda gerçek büyümesi ise yüzde 55.5 oranında gerçekleşti.

    TSB datalarına nazaran kelam konusu üretim içinde 59 milyar TL’lik kısmı hayat dışından gelirken, kelam konusu tarafın büyümesi geçen yılın tıpkı ayına nazaran yüzde 146 olurken, enflasyondan arındırıldıktan sonra gerçek büyüme ise yüzde 58.7 oldu.

    Hayat tarafında yılın iki ayında 7.1 milyar TL prim üretimi olurken, geçen yılın iki ayına nazaran buradaki büyüme yüzde 109 olurken, reelde ise yüzde 34.7’lük büyüme gözlendi.

    SEDDK’dan eksperlik kursu

    Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) 2023 yılı sigorta eksperliği kursuna müracaatları açtı. Toplam 300 kişi ile sınırlanan kurslara müracaatlar 14 Nisan 2023 tarihine kadar Sigortacılık Eğitim Merkezinin web sitesi(www.segem.org.tr) üzerinden yapılacak.

    Yaraları sarmak için ağır çaba

    Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen, “Türkiye sigorta dalı zelzelelerin yaralarını sarmak, hayatların tekrar kurulmasına yardımcı olmak için ağır çalışıyor. Fakat bu çalışmalarımıza ek olarak, bu türlü faciaların yaşanmaması için neler yapabileceğimizi hem dal olarak kendi ortamızda hem de kamu idaresi ile konuşmalı ve harekete geçmeliyiz. Bu felaketin aşılması için sigorta bölümü üstüne düşeni yapıyor ve yapmaya devam edecek” dedi.

    Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Baturalp Pamukçu, sigorta dalının, yaşanan zelzele felaketi sebebi ile oluşan kayıpları çok süratli bir halde gidermeye başladığını belirterek, “Sektör, yapılan hem birebir hem de nakdi yardımların yanı sıra bölgede yaşayan vatandaşlarımızın sigorta tarafındaki taleplerini süratlice çözmeektedir” dedi.

    18 yaş altı BES kontrat sayısı 734 bin

    Emeklilik Nezaret Merkezi’nin (EGM) 23 Mart 2023 bilgilerine nazaran iştirakçi sayısının 8 milyon 34 bin olduğu İstekli Kişisel Emeklilik Sistemi’nde(BES) toplam fon büyüklüğü 419.7 milyar lira oldu. İştirakçi sayısının 6 milyon 778 bin olduğu Otomatik İştirak Sistemi’nde (OKS) ise fon büyüklüğü 35.2 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Böylece sistemde toplam iştirakçi sayısı OKS dahil 14 milyon 812 bin kişiyi aşarken, toplam fon büyüklüğü de OKS ve Devlet Katkısı dahil 455 milyar TL oldu. Öte yandan 17 Mart 2023 tarihli EGM datalarına nazaran 18 yaş altında BES’teki kontrat sayısı 734 bin bireye ulaşırken, iştirakçi sayısı da 676 bin kişiyi aştı. Toplam fon büyüklüğü de devlet katkısı dahil 4 milyar TL’yi aştı.

    HDI Fibaemeklilik Genel Müdürü Erol Öztürkoğlu, zelzele nedeniyle BES katkı hisseleri ödenmediğinde iştirakçilerin hak kaybına uğramadıklarını belirterek, “Deprem bölgesindeki vatandaşlarımız, iştirakçilerimiz hiç kaygı etmesinler. Ellerine ulaştığında ödemelerini topluca yapabilirler” dedi.

    EGM’den bilgilendirme

    Emeklilik Nezaret Merkezi (EGM)Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) iştirakçilerinin vefat etmesi halinde yasal mirasçılarının neler yapmasını içeren bilgilendirmede bulundu.

    EGM, BES iştirakçilerinin vefat etmesi halinde mukavelede belirtilmişse lehdarları, belirtilmemişse yasal mirasçıları Devlet Katkısı meblağlarının tamamı dahil olmak üzere kişisel emeklilik hesabındaki birikimlerin kendisine ödenmesini emeklilik şirketinden talep edebileceğinin altını çizdi.

    En büyük global müdafaa açığı emekli maaşlarında

    Küresel Sigorta Dernekleri Federasyonu (GFIA) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu en acil sigorta müdafaası boşluklarından kimilerini işaretledi ve bunları kapatmaya yardımcı olacak yolları araştırdı. GFIA tarafından belirlenen en büyük yıllık global müdafaa açıkları ortasında sıralama emekli maaşları için 1 trilyon dolar, siber için 900 milyar dolar, sıhhat için 800 milyar dolar ve doğal afetler için 100 milyar dolar olarak belirlendi. GFIA Lideri Susan Neely, “Dünyanın dört bir yanındaki sigortacılar, insanları ve işletmeleri karşılaştıkları risklerden müdafaaya ve bu riskler gerçekleştiğinde toparlanmaya yardımcı olmada hayati bir rol oynuyor” dedi.

    Moody’sInvestorsService’in bir raporu, geçen yıl içinde faiz oranlarındaki artışın Avrupa’daki hayat sigortacıları için olumlu olmasına karşın, artışın süratli temposunun, sigorta şirketlerinin çoğunluğunun şu anda sabit hesaplarında değerli gerçekleşmemiş ziyanlar üzerinde oturdukları manasına geldiğini ileri sürdü.

    Global reasürans şirketi Swiss Re, geçen yıl hem doğal hem de insan kaynaklı felaketlerden kaynaklanan toplam sigortalı ziyanların 132 milyar dolar olduğunu varsayım etti ve ekonomik kayıpların bu sayının iki katından fazla, yani 284 milyar dolar olduğu düşünülüyor.

    Lloyd’s CEO’su John Neal, önümüzdeki on yılda global sigorta harcamalarındaki artışın, banka iflasları ve iklim değişikliği üzere risklerin daha fazla algılanmasından kaynaklanacağını öne sürdü.