Etiket: Cami

  • Orhan Gazi’nin hatırası 700 yıl sonra gün yüzüne çıktı

    Orhan Gazi’nin hatırası 700 yıl sonra gün yüzüne çıktı

    SAKARYA (İGFA) – Sakarya Büyükşehir Belediyesi, ecdadın hatıralarını büyük bir hassasiyetle koruyarak yeniden gün yüzüne çıkarıyor.

    Şehir tarihinin tüm dönemlerinde ve bununla birlikte Osmanlı tarihinin başından, sonuna kadar tüm eserlere hassasiyetle yaklaşan Büyükşehir, son olarak Erenler Büyükesence’deki 700 yıllık tarihe sahip çıktı.

    Bölgeyi kuşatarak vatan toprağına katan dönemin padişahı Orhan Gazi’nin fetihten sonra bizzat inşa ettirdiği Orhan Camii bir süre önce restorasyona alınmıştı.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı ile koordineli başlatılan aslına uygun restore işlemleri yoğun bir çalışma sonunda tamamlandı.

    1326-1359 yılları arasında yapıldığı tahmin edilen, taş temele oturtularak harç kullanılmadan ‘çantı’ tekniğiyle inşa edilen nadir görülen mimariye sahip cami, tarihi dokusuna uygun olarak yenilendi. Kalasların birbirine geçmesi tekniğiyle inşa edilen cami, uzun bir aradan sonra bugün yeniden ibadete açıldı.

    HASSAS BİR RESTORASYON

    Tarihi dokusu korunan, minaresi, minberi, mihrabı, eyvan ve revakları özüne has görüntüsüyle yenilenen Orhan Camii vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü.

    Caminin açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, AK Parti Sakarya Milletvekili Adayı Murat Kaya, ilçe belediye başkanları, Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Genç, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Başkan Ekrem Yüce tarih, Sakarya’nın her köşesine dokunduklarını ifade ederek, “Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiğimiz süre boyunca şehrimize, ülkemize faydalı işler yapmak için gündüz gece çalışıyoruz. Bizler sadece teknik belediye çalışmalarıyla değil; Eğitimden sağlığa, spordan kültüre, tarımdan turizme gibi birçok alanda Sakarya’mızın her köşesine dokunuyoruz. Bizler Türkiye Yüzyılına doğru ilerlerken liderimiz Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında, yolunda icraatlarımızla Dünyaya adımızı duyuruyoruz” dedi.

    “OSMANLI’NINHATIRASINI KORUYORUZ”

    Osmanlı’nın emanetini korumak için çalıştıklarını kaydeden Başkan Yüce, “Ama biliyorsunuz ki her şeyin bir yıpranma payı vardır. Bu vesileyle Orhan Gazi’nin Sakarya’mıza bıraktığı emaneti korumak için restorasyon işlemleri başlatıldı. Ve çok şükür ki bugün Orhan Camimizin yeni yüzünü Sakarya’mız ile buluşturuyoruz. Camimizin restorasyon sürecinde hassasiyet gösteren; Vakıflar Genel Müdürlüğüne emekleri için teşekkür ediyorum. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak bizlerde gerekli koordinasyonu sağlayarak çevre düzenlemesini kısa zamanda tamamen bitireceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz. Eseriniz varsa hizmetiniz vardır demektir. Bugün burada çok önemli bir tarihi eseri yeniden hizmete açmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Rekreasyon çalışmalarında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım” dedi. Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız ise, “Yaklaşık 700 yıl önce inşa edilen cami 17 ay süren rekreasyon çalışmalarıyla yeniden hizmet verecek duruma getirilmiştir. Anadolu topraklarına bir mühür olarak işlenen tarihi yapılarımızı korumaya devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

    Tarihi ibadethanenin kapıları, törenin ardından açıldı ve katılımcılar ilk kez ikindi namazını cemaat ile birlikte eda etti.

    Restore işlemlerini ve caminin son halini yakından inceleyen katılımcılar, tarihi hakkında bilgi aldı. Kültür Bakanlığı’nın sorumluluğunda olan cami her gün ibadete açık olacak.

  • ABD’de korkunç saldırı! Cemaatin üzerinden atlayıp elindeki bıçağı imamın sırtına sapladı

    ABD’de korkunç saldırı! Cemaatin üzerinden atlayıp elindeki bıçağı imamın sırtına sapladı

    Omar Mosque isimli caminin imamı Sayed El-Nakib, 9 Nisan Pazar günü sabah namazını kıldırırken secdeye gittiği esnada cemaatin arasına saklanan saldırgan tarafından bıçaklandı.

    ELİNDEKİ BIÇAĞI İMAMIN SIRTINA SAPLADI

    Caminin güvenlik kamerası kayıtlarına, üçüncü safta yer tutan Şerif Zorba (32) isimli saldırganın, secde halindeki cemaatin üzerinden atlayarak elindeki bıçağı 65 yaşındaki imamın sırtına saplaması net olarak yansıdı. Daha sonra elindeki bıçakla kendisini durdurmaya çalışanları tehdit eden Zorba, caminin dış kapısına kaçmak üzereyken cemaat tarafından yakalanarak polise teslim edildi.

    HAYATİ TEHLİKESİ BULUNMUYOR

    Camiye birkaç dakika uzaklıktaki Saint Joseph Hastanesi’nde tedavi altına alınan imam El-Nakib’in hayati tehlikesinin bulunmadığı bilgisi paylaşıldı. İfadesinde İstanbullu olduğunu belirten ve kısa süre önce ABD’ye geldiği anlaşılan zanlının, dün gerçekleşen ilk duruşmasına Türk tercüman eşliğinde Bergen İlçe Hapishanesinden çevrim içi katıldığı, “ruhsatsız silah taşımak ve adam öldürmeye teşebbüs etmekle” suçlandığı belirtildi.

    OLAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Basın açıklamasında, olayın detaylarına yer veren cami yönetimi, Zorba’nın saldırıyı neden gerçekleştirdiği konusuna değinmezken, konuyla ilgili soruşturmanın devam ettiği kaydedildi.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Diyanet, Gelecek Partili Torun’un vefat eden kızı için hatim okutmasına izin verilmediği iddialarını yalanladı

    Diyanet, Gelecek Partili Torun’un vefat eden kızı için hatim okutmasına izin verilmediği iddialarını yalanladı

    Gelecek Partisi Genel Sekreteri Kani Torun, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden 29 yaşındaki kızı Hatice Torun için Ankara Yenimahalle Camii’nde hatim okutmak istemesine izin verilmediği iddialarıyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan açıklama geldi. Diyanet söz konusu iddiaları yalanladı.

    Diyanet’ten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “Bir siyasi parti yöneticisinin vefat eden kızı için Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bir camide hatim programına izin verilmediği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.

    “MEVLANA CAMİİ’NDE HATİM PROGRAMI DÜZENLEYEBİLECEKLERİ BELİRTİLDİ”

    Gelecek Partisi Genel Sekreteri Sayın Kani Torun’un vefat eden kızı için Mevlana Gençlik Merkezi’nde hatim programı talepleri kendisinin sekreteri tarafından ilçe müftümüze iletilmiştir. ilçe müftümüz, okullara ara verilmesiyle birlikte gençlik merkezinin tadilata girdiğini kendilerine iletmiş, aynı alanda bulunan Mevlana Camii’nde hatim programını düzenleyebileceklerini ve cami dışında da her türlü ikramın yapılabileceğini belirtmişlerdir.

    “MÜFTÜLÜĞÜMÜZE GERİ DÖNÜŞ YAPILMADI”

    Bu görüşmenin ardından müftülüğümüze hatim programıyla ilgili herhangi bir talep ulaşmamıştır. Görüldüğü üzere, müftülüğümüzün camide hatim programına izin vermediği iddiası tamamen gerçek dışıdır. Acı bir olay üzerinden oluşturulan bu algının karşısında herkesi sağduyulu olmaya davet eder; vefat eden kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

  • Binlerce mabedin yıkıldığı süreçte ayakta kalan cami: Hacı Edhem Bey Camii

    Binlerce mabedin yıkıldığı süreçte ayakta kalan cami: Hacı Edhem Bey Camii

    Sanat, kültür ve medeniyeti ebedi kılar. Binlerce mabedin yıkıma uğradığı süreçte ayakta kalan Hacı Edhem Bey Camii’nin kalem işleri bir kanaviçe gibi ilmek ilmek göz nuru ile işlenmişti. Hacı Edhem Bey bu camiyi sanat ve estetik anlayıştan yoksun olarak inşa etmiş olsaydı, babasından miras bu cami Enver Hoca’nın hışmına uğramaktan kurtulur muydu?

    Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak – Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi

    Avrupa ve Balkanlar’ın en köklü uluslarından olan Arnavutlar, 1517’den 1912’ye kadar Osmanlı devleti çatısı altında idi. Türk-Arnavut ortak tarihini yansıtan çok sayıda eser içinde Tiran’ın merkezindeki İskender Bey Meydanı’nda Osmanlı devrinden kalan iki eser dikkat çekicidir. Meydandaki müze, bakanlık binaları, Opera Binası ve İskender Bey heykeli gibi anıtsal özellik taşıyan unsurlar içinde 1793’te yapımına başlanan Hacı Edhem Bey Camii ile 1822 yılında temeli atılan Saat Kulesi ayrı bir öneme sahiptir. Öyle ki Tiran Belediyesi’nin ambleminde banisi Hacı Ethem Bey olan Tiran Saat Kulesi bulunmaktadır.

    Edhem Bey Camii hakkındaki bilgileri eserdeki Osmanlıca kitabeler ve süslemeleri yapan sanatçıların kayıtlarından öğrenmek mümkün. Eserin temelini atan Hacı Edhem Bey’in babası Molla Bey’dir. Molla Bey 1808’de vefat edince oğlu Hacı Edhem Bey 1822-23’de caminin yapımını tamamlamıştır. Eserin paha biçilmez süslemeleri farklı zamanlarda, farklı sanatçılara aittir. Caminin mimarisi Osmanlı Türk mimarisi özellikleri taşımakla birlikte, usta sanatkarların elinden çıkan kalem işi renkli bezemeler Balkanlar’da görülen estetik anlayışın harikulade ürünleridir. Cami içinde kubbeyi taşıyan kemerlerde ve camii dışında son cemaat mahallinde manzara resimleri bulunmaktadır. Bu manzaralar içinde çifte minareli cami İstanbul’un siluetinden bir kesit gibidir. Böylelikle Tiran ve İstanbul arasındaki gönül bağı resmedilmiştir.

    ESERİ YAŞATAN HARİKULADE SANAT

    • Atalarımız yaptığımız işi güzel yapmak ve başarıyla sonuçlandırmak için şöyle demiştir: “Bir mıh bir nal kurtarır; bir nal bir at; bir at bir er; bir er bir cenk; bir cenk bir vatan kurtarır”. Hacı Edhem Bey Camii bu atasözünün ne kadar doğru olduğunu kanıtlayan bir şaheserdir. Eğer Edhem Bey bu eseri olağanüstü kılan ahşap malzemeleri özenle seçmese, sanatkarlar tüm yüzeyleri dantel gibi işleyip bir kuyumcu titizliği ve özeniyle rengarenk süslemelerle bezemeseydi, camii bugüne kadar yaşar mıydı?

    Arnavutluk’u yöneten Enver Hoca’nın hışmına uğrayan diğer mabetlerin aksine Edhem Bey Camii yerle bir edilmekten son anda kurtuldu. Onu kurtaran sanatçıların el emeği göz nuru ile işledikleri şahane süslemeleri idi. Her bakımdan sanat değeri olağanüstü idi. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, ana meydanda altın orana sahip minaresiyle, kubbesi ve son cemaat yeriyle, köfeki taşından örülen duvarlarıyla kıymetli bir mücevher gibidir. Mütevazı büyüklükte ama ülkenin kalbinde olanca zarafeti ve ihtişamıyla “Arnavut milletinin tarihinde ve medeniyetinde ben de varım” diyen görkemli ve asil bir eserdir.

    • Sanat, kültür ve medeniyeti ebedi kılar. Binlerce mabedin yıkıma uğradığı süreçte ayakta kalan Hacı Edhem Bey Camii’nin kalem işleri bir kanaviçe gibi ilmek ilmek göz nuru ile işlenmişti. Eğer Hacı Edhem Bey bu camiyi sanat ve estetik anlayıştan yoksun olarak inşa etmiş olsaydı, babasından miras kalan camiyi tamamlama görevini acele ederek özensiz biçimde yerine getirmiş olsaydı, bu camii Enver Hoca’nın hışmına uğramaktan kurtulur muydu?

    ENVER HOCA’NIN YIKIMI

    1908 yılında doğan ve 1944 yılında Arnavutluk Başbakanı, ardından da Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti lideri olarak ülkenin kaderini eline alan Enver Hoca 11 Nisan 1985’te ölmüştü. Ama onun koyduğu komünist ve ateist anlayış 8 Aralık 1990 tarihine kadar devam etti. Ülke, ilk resmi ateist devlet iddiasıyla, insanları dinden tamamen soyutlama politikalarını bitirene kadar binlerce cami ve mescit yıkıldı. Ancak bugün, bu yıkımdan kurtulmayı başaran Hacı Ethem Bey Camii gibi bir elin parmakları kadar az sayıdaki eser, Arnavut ulusunun bağrında yaşamayı başarırken, 41 yıl boyunca ülkeyi yöneten Enver Hoca’dan kalan kayda değer bir eser bulunmamaktadır. 1991 yılından itibaren demokratikleşme yolunda atılan başarılı adımlar Arnavutluk’un her bakımdan gelişmesine katkı vermektedir.

    TİKA’NIN BAŞARISI

    • Edhem Bey Camii, Arnavut ulusunun 19. yüzyıldaki atılımlarına ve özlemlerine tanık olmuş, 20. yüzyılın başındaki bağımsızlık ilanının heyecanlı günleri yanında Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki parçalanmışlıklar ve hayal kırıklıklarını yaşamış, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Enver Hoca’nın diktatör yönetiminde ayakta kalmasını bilmiş ve bugün 21. yüzyıla umutla bakan Arnavut halkının muazzam gelişimini izlemeye devam etmektedir.

    Edhem Bey Camii gibi camiler sadece cami değildir. Milletlerin hayatında iyi günlerde ve kötü günlerde yaşama becerisine sahip bir varlık göstergesidir. Bir adanmış ruhun yüce eseridir. Bir medeniyet ve kültürün varlığı yanında yüceliğini kanıtlayan kıymet biçilemeyen estetik bir değerdir. Müminlerin şevkle ibadet ettikleri bir mekân olmakla birlikte sanatseverlerin iç ve dış güzelliği karşısında büyülendikleri müstesna bir eserdir.

    • Türkiye köklü bir devletin adıdır. İslam inancını kuşanan Türk medeniyeti etkileri bakımından çok geniş coğrafyalara uzanmıştır. Türkler gittiği her yerde iz bırakmış, mührünü vurmasını bilmiştir. Tarih sahnesine yeni çıkmamışlardır. Yeni yetme, köksüz, ilişkisiz ve etkisiz değildir. Tiran’daki Hacı Edhem Bey Camii, Türkler ve Arnavutların ortak tarih ve medeniyetine ait zarif bir eser olarak üstlendiği rolü çok mütevazı bir şekilde sürdürmektedir. Bu kıymetli eserin restorasyonuna katkı veren TİKA, Türkiye’nin yüz akı kurumlarından biri olarak gönül coğrafyasında çok önemli hizmetlerinden birini daha gerçekleştirmiştir. Darısı benzer özelliklerdeki diğer eserlere…
    KAYNAK: YENİŞAFAK