Etiket: Ceza

  • Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Muğla’da üniversite öğrencisi 27 yaşındaki Pınar Gültekin’i boğduktan sonra varile koyup yakan tutuklu sanık Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Kardeşi Mertcan Avcı’ya ise ‘suç delilerini gizleme, değiştirme ve yok etme’ suçundan 4 yıl hapis cezası verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı’nın gösterdiği yerdeki varilde, Gültekin’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı.

    KARDEŞİ DE TUTUKLANDI

    Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan tutuklandı. Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklandı. Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konulup tahliye edildi. Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı, sanık Cemal Metin Avcı’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın da ‘Delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme’ suçunu işlediğini iddia edip şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim 2020’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de karara yapılan itirazın, kesin olarak reddine hükmetti.

    Mertcan Avcı ve Cemil Metin Avcı

    AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ

    Davanın 24 Ocak 2022’de görülen 9’uncu duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Pınar Gültekin’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliğiyle kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı’nın, ‘Canavarca hisle öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mertcan Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması’, Cemal Metin Avcı’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini yok etmek ve gizlemek’ suçlarından cezalandırılmasını istedi.

    Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı, 21 Şubat’ta, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ten tutuklandı.

    Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Mertcan Avcı’nın, Pınar Gültekin’in bulunduğu varildeki yangını önleyecek, sonlandıracak ve ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmadığına yer verilerek, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianame, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme heyeti, suça doğrudan etki edebilecek nitelikteki delillerin toplanmadan hazırlandığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verdi. Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün, iade kararına itiraz ederek, Mertcan Avcı hakkında yürütülen soruşturmada, mevcut verilerle toplanabilecek tüm delillerin toplandığını, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğini anlattı.

    Savcılığın itirazını değerlendiren Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Kararda, itirazın kabulünün gerekçesi için, “Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Pınar’ın kesin ölüm sebebiyle zamanının belirlenmesi için mevcut veriler bağlamında mümkün olan tüm tespitler yapılarak iddianamenin düzenlendiği kanaati oluştuğundan, yeniden rapor alınmasının artık mahkemenin takdirinde olduğu, iddianamenin iade kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.

    Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna avukatı itiraz etti. İtirazı değerlendiren Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Avcı’nın mevcut delil durumu, aynı delil durumuyla sanığın tutuklanma taleplerinin reddedilmesi, kaçma şüphesinin olmaması, adli kontrol tedbirlerine uyması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere tahliyesine karar verdi.

    ANNE HAKKINDA DAVA

    Cemal Metin Avcı’ya, 14 Şubat’ta görülen davanın 10’uncu duruşmasında, “Seni öldüreceğim, öldüreceğim köpek. Sen niye orada konuşuyorsun köpek” diye hakarette bulunduğu gerekçesiyle anne Şefika Gültekin hakkında, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 4 yıl 4 ay hapis istendi. İddianame mahkeme tarafından kabul edilip, anne Gültekin hakkında kamu davası açıldı.

    HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİYLE 23 YIL HAPİS

    Davanın 16 Mayıs’ta görülen 12’nci duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürmek’, kardeşi Mertcan Avcı’nın da ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirak’ten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    Mütalaada Eda Karagün, Şükrü Gökhan Orhan, anne Ayten ve baba Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 20 Haziran’da görülen davanın 13’üncü duruşmasında, Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, 23 aydır tutuklu Avcı’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi, ardından haksız tahrik indirimi uygulayıp, cezayı 23 yıl hapse düşürdü. Tutuksuz kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın ise beraatine karar verildi. Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıdı.

    İZMİR’DE YENİDEN HAKİM KARŞISINDALAR

    Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Mahkemesi, davanın yeniden görülmesine karar verdi. 16 Şubat’ta görülen duruşmada esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, Cemal Metin Avcı ve kardeşi Mertcan Avcı hakkında ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi. Savcı, Mertcan Avcı’nın olay yerine Gültekin varilde yakılmaya başladığında geldiğini ve uzunca bir süre sanık olan ağabeyle varildeki yanma işleminin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Savcı, Cemal Metin Avcı’nın olay yerinden bir süreliğine ayrıldığı sırada kardeşi Mertcan Avcı’nın varildeki alevlerin tamamen sönmesini beklediği vurgulandı. Savcı, mütalaasında ayrıca Cemal Metin Avcı’nın ilişkisinin açığa çıkmasından korkup, plan yaparak Gültekin’i bağ evine götürdüğü ve burada etkisiz hale getirdikten sonra metal varile koyduğu, odun parçaları ve daha önceden temin ettiği benzinle yaktığını belirtti. Mertcan Avcı’nın varilin içerisinde maktulün olduğunu bilmediğine yönelik savunmasının da inandırıcı olmadığına da mütalaada yer verildi.

  • Restoranda olay çıkaran oyuncu Ayşegül Çınar hem hapis hem de para cezasına çarptırıldı

    Restoranda olay çıkaran oyuncu Ayşegül Çınar hem hapis hem de para cezasına çarptırıldı

    Yasak Elma dizisindeki rolüyle tanınan genç oyuncu Ayşegül Çınar, gittiği bir restoran yüksek sesle konuştuğu için güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarılmak istenince olay çıkarmıştı. Şikayet üzerine olay yerine gelen polis ve bekçilere saldırdıkları iddia edilen Çınar ve sevgilisi Furkan Çalıkoğlu, davalık olmuştu. İkilinin yargılandıkları davada karar çıktı. Sanık Ayşegül Çınar, ‘Görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 6 ay 22 gün hapis cezası ve ‘Görevli memura hakaret’ suçundan ise 10 bin 600 lira adli para cezasına çarptırıldı. Furkan Çalıkoğlu ise altı ayrı suçtan toplam 8 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    HEM HAPİS HEM PARA CEZASI

    İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanıklar Ayşegül Çınar ve Furkan Çalıkoğlu katılmadı. Avukatları müvekkilleri adına son savunmaları yaptı. Mahkeme, sanık Ayşegül Çınar hakkında, ‘Görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 6 ay 22 gün hapis cezası vererek bu cezanın ertelenmesine hükmetti. Çınar, ‘Görevli memura hakaret’ suçundan ise 10 bin 600 TL adli para cezası verdi.

    6 FARKLI SUÇTAN CEZA ALDI

    Sanık Furkan Çolakoğlu ise ‘Görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 9 ay hapis, ‘Görevli memura hakaret’ suçundan 1 yıl 9 ay, ‘Silahla tehdit’ suçundan 4 yıl 6 ay, ‘Hakaret’ suçundan 5 ay 7 gün hapis, ‘Mala zarar verme’ suçundan 8 ay hapis, ‘Nitelikli yaralama’ suçundan ise 6 ay hapis cezası olmak üzere toplam 8 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    İDDİANAME

    İddianamede, restoranda yemek yiyip alkol alan şüphelilerden Furkan Çalıkoğlu’nun telefonla konuşurken yüksek sesle karşıdaki kişiye hakaret ve tehdit ettiği, diğer müşterilerin de bu durumdan rahatsız olduğu belirtiliyor. Özel güvenlik görevlilerinin, Furkan Çalıkoğlu’na rahatsızlık verdiği için dışarı çıkması gerektiğini söylemesinin ardından, arbede yaşandığı anlatılıyor. İddianamede, şüpheli Ayşegül Çınar hakkında ‘Görevli Memura Hakaret’, ‘Görevi Yaptırmamak için Direnme’ suçlarından 1 yıl 10 aydan 6 yıla kadar hapis isteniyor. Olay sonrasında çıkarıldığı mahkemece 30 Haziran’da tutuklanan Furkan Çalıkoğlu hakkında ise ‘Görevli memura hakaret’, ‘Silahla tehdit’, ‘Görevi yaptırmamak için direnme’, ‘Mala zarar verme’, ‘Silahla yaralama’ suçlarından toplam 5 yıl 9 aydan 22 yıl 1 aya kadar hapis talep ediliyor.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Öldürüp Kızılırmak’a atmışlardı! Hasan ve Şeyma’yı katleden sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

    Öldürüp Kızılırmak’a atmışlardı! Hasan ve Şeyma’yı katleden sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

    Olay, geçen yıl 25 Mart’ta saat 16.00 sıralarında, Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde meydana geldi. Özel şirkette çalışan Hasan Aydoğan (21) ve Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu’nda Yaşlı Bakım Bölümü öğrencisi kız arkadaşı Şeyma Demir (18), 40 BB 601 plakalı otomobildeyken, yanlarına Kırşehir Belediyesi’nde 8 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Şefik Ekici (35) ve Sami Aydoğan (32) geldi. Ellerindeki kelepçelerle kendilerini polis olarak tanıtan güvenlik görevlileri, Şeyma Demir ve Hasan Aydoğan’dan araçtan çıkmalarını istedi. Demir ve Aydoğan, araçtan indikten sonra duruma tepki gösterdi. Aydoğan ve Demir’in ellerini ters kelepçeleyip otomobillerine bindiren 2 kişi, daha sonra bölgeden 50 kilometre uzaklaşıp, Kortulu köyü yakınlarındaki Kızılırmak Nehri’ne geldi. Burada Aydoğan ve Demir’i öldüren şüpheliler, cesetlerini nehre attı. Otomobili de temizleyen şüpheliler, köyden uzaklaştı.

    GÜVENLİK KAMERALARINA YAKALANDILAR

    Çocuklarına ulaşamayan aileler, durumu polise bildirdi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde ormanda terk edilmiş otomobil ihbarı aldı. İncelemede, otomobilin Hasan Aydoğan’a ait olduğu belirlendi. Polisin aramasında araçta Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir’e ait cep telefonları ve genç kıza ait kişisel eşyasının olduğu çanta bulundu. Çalışmalarını bölgede yoğunlaştıran ekipler, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. İncelemede beyaz bir otomobilin Aydoğan ve Demir’in bulunduğu alana gelip, kısa süre sonra uzaklaştığı belirlendi. Mobese görüntülerinde Hasan ve Şeyma’nın otomobilde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Şefik Ekici ve Sami Aydoğan, emniyetteki işlemlerinin ardından, mahkemece tutuklandı.

    CANSIZ BEDENİ ÇOBAN BULDU

    İki şüphelinin sorgularında ‘Cesetleri Kızılırmak Nehri’ne attık’ itirafı sonrası polis, jandarma, sağlık, AFAD ve su altı arama kurtarma ekipleri, bölgede çalışma başlattı. Şeyma Demir’in olaydan 3 gün sonra kıyıya vurmuş halde cesedi bulundu. Demir’in ellerinin ters kelepçelendiği, ayaklarının iple bağlandığı ve ensesinden tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Kayıp olan Hasan Aydoğan’ın cesedine ise 77 gün sonra ulaşıldı. Ceset, çoban Hızır İlyas Aydemir tarafından kente yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Kızılırmak Nehri’nde bulundu. Sudan çıkarılan Aydoğan, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından Aydoğan’ın cenazesi Dedeli köyünde toprağa verildi. Tutuklanan sanıklar Şefik Ekici ve Sami Aydoğan hakkında ise 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Sami Aydoğan ve Şefik Ekici, SEGBİS ile katıldı. Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir’in yakınları da duruşmada hazır bulundu.

    “ADALETE GÜVENİYORUM”

    Tutuklu sanık Şefik Ekici, mahkemedeki savunmasında, “Bu olayda Sami Aydoğan ile fikir birlikteliğimiz olmamıştır. Tamamen kendisinin tasarlayarak, kurguladığı olaydan ibarettir. Eski ifadelerimin geçerli olmasını talep ediyorum. Adalete güveniyorum” dedi.

    Sanık Sami Aydoğan ise “Şefik Ekici’nin mahkemeye sunduğu ses kaydı gerçek dışıdır. O sesler bana ait değildir. Eski savunmamın geçerli olmasını talep ediyorum. Mahkemenize güveniyorum” ifadelerine yer verdi.

    AKLİ DENGELERİ YERİNDE

    Sanık avukatlarının talep ettiği akli denge raporlarında 2 sanığın akli dengelerinin yerinde olduğu raporu mahkemeye sunuldu. Mahkeme heyeti yaptığı yargılamada, tutuklu 2 sanığa ‘Kasten öldürme’ suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis ve ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 15’er yıl hapis cezası verdi. 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 37 yıl 6’şar ay hapis cezası alan 2 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    İDAM CEZASI TALEBİ

    Mahkeme sonrası açıklamalarda bulunan Aydoğan ailesinin avukatı Mehmet Ali Alan, “Hunharca, canice öldürülen 2 gencin katillerinin kararları verildi. İkisi de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Ayrıca cinsel saldırıdan ve özgürlüğü yoksun bırakmadan ceza yediler. Ben buradan hükümete sesleniyorum. Kadınlara tecavüz sonucu öldürme eylemlerine kesinlikle idam cezası getirilmeli. Aksi takdirde bugün yüz kızartıcı suçlar, ağır şekilde işlenen cinayetler devam edip gelmektedir. Bunların yaşanmaması için idam cezasının getirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • FETÖ’den yargılanan eski futbolculara hapis cezası

    FETÖ’den yargılanan eski futbolculara hapis cezası

    Bir dönem Süper Lig’de oynayan eski futbolcular Bekir İrtegün, Uğur Boral ve Ömer Çatkıç’ın yargılandığı FETÖ davasında son durum belli oldu.

    Mahkeme, sanıkları ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 1’er yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırırken, cezada hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verdi.

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün futbol yapılanmasına ilişkin davada, eski futbolcular Bekir İrtegün, Uğur Boral ve Ömer Çatkıç hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan ceza verilmiş, daha sonra verilen karar Yargıtay tarafından cezada daha fazla indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştu. Sanıkların bozma sonra yeniden yargılandıkları dava İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Duruşmada sanıklar Bekir İrtegün, Uğur Boral ve Ömer Çatkıç’ın avukatları hazır bulundu.

    CUMHURİYET SAVCISI MÜTAALAYI AÇIKLADI

    Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Bekir İrtegün’ün örgütün şifreli haberleşme uygulaması ByLock kullanıcısı olduğunu, sanığın 2007’den itibaren örgütün ‘sohbet’ adlı toplantılarına giderek ve kurban bağışında bulunarak örgütle organik bağ kurduğunu aktardı. Açıklanan mütalaada, sanığın ifadelerinde örgüt hakkında aydınlatıcı ve faydalı bilgiler verdiği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği aktarıldı. Bir diğer sanık Uğur Boral’ın ise 2002 yılından itibaren örgütün sohbet adlı toplantılarına giderek ve örgüte burs ile himmet adı altında bağışta bulunduğu ancak ifadesinde verdiği aydınlatıcı bilgiler ve yaptığı teşhislerle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği kaydedildi. Sanık Ömer Çatkıç’ın ise ByLock kullandığının tespit edildiği aktarılan mütalaada, sanığın örgüt faaliyetlerine dair verdiği bilgilerle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği belirtildi. Duruşmada sanıkların avukatları, mahkemeden müvekkillerinin beraatını talep etti.

    1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

    Mahkeme ayrıca, sanıklar hakkında daha önceden işlemiş oldukları kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmaması ve yeniden suç işlemeyeceklerine dair olumlu kanaat oluşturdukları gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Tarım ve orman alanları düzenlemesi yasa teklifi TBMM’de

    Tarım ve orman alanları düzenlemesi yasa teklifi TBMM’de

    Meclis Başkanlığına sunulan teklifle lif, tohum ve sap üretimi ile ilaç etken unsuru elde etmeye yönelik çiçek ve yaprak üretimi maksatlı kenevir yetiştiriciliği, Tarım ve Orman Bakanlığının müsaadesine tabi olacak.

    İlaç etken hususu üretimi hedefli kenevir yetiştiriciliği yahut işlenmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğünce yapılacak ya da yaptırılacak, gerektiğinde ülke arz ve talep durumuna nazaran cumhurbaşkanınca belirlenen kota doğrultusunda TMO denetiminde gerçek yahut hukuksal şahıslara yaptırılabilecek.

    İlaç etken hususu üretimi maksatlı kenevir yetiştiriciliğinde, münhasıran esrar elde edilmesini engelleyecek her türlü önlemin alınması, kenevirin hasadı, işlenmesi, ihzarı, ihracı yahut satışına ait yol ve temeller, İçişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenecek.

    Tarım ve Orman Bakanlığı’na yeni yetkiler

    Tarım dalıyla ilgili siyasetlerin tespit edilmesi, planlanması ve uyumuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak uygulanmasında Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili olacak.

    Tarımsal üretimin planlanması, besin garantisi ve güvenliğinin temin edilmesi, verimliliğin artırılması, etrafın korunması ve sürdürülebilirliğin tesis edilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen eser yahut eser kümelerinin üretimine başlanmadan evvel bakanlıktan müsaade alınacak. Bakanlık, arz ve talep ölçüsü ile yeterlilik derecesini dikkate alarak hangi eser yahut eser kümelerinin üretileceği ile tarım havzası yahut işletme bazında minimum ve azami üretim ölçülerini belirleyecek.​​​​​​​

    Bu kapsamda birinci sefer alışılmamış faaliyette bulunduğu tespit edilenler, kararlarına uygun formda faaliyet göstermeleri için yazılı uyarılacak.

    Bakanlık tarafından yazılı uyarılan lakin ihtar tarihinden itibaren 12 ay içinde uygun faaliyette bulunmayanlar, ikaz tarihinden itibaren 5 yıl müddetle hiçbir destekleme programından yararlandırılmayacak.

    Sözleşmeli üretim modelini geliştirilecek

    Tarım ve Orman Bakanlığınca, tarım dalında kontratlı üretimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemeler yapılacak. Kontratlı üretimi özendirmek için üreticilere, takviyelerin verilmesinde öncelik tanınacak.

    Sözleşmeli üretimde irade serbestisi temel olacak fakat salgın hastalıklar, tarım eserleri ticaretinde yaşanan gelişmeler karşısında arz güvenliğinin sağlanması, ziraî üretimin iç yahut dış talebe uygun ayarlanması yahut bitki ve hayvan sıhhatinin korunması gayesiyle gereksinim halinde bakanlıkça belirlenen eser yahut eser kümeleri, kontratlı olarak üretilecek.

    Bakanlık, kontratlı üretimin geliştirilmesi, izlenmesi ve denetim edilmesi için kontratın taraflarını ve kapsamını içeren kayıt sistemleri oluşturacak ve mukaveleler bu kayıt sistemleri kullanılarak da düzenlenebilecek.

    Sigorta mecburî olacak

    Tarımsal üretim kontratına tabi eserlere yahut üretim varlıklarına sigorta yaptırılması zarurî olacak.

    Tarımsal üretim kontratlarında belirtilen zorlayıcı sebepler haricinde kontrat kapsamında üretilen eserin alımından yahut satımından vazgeçen üretici ya da alıcılar için ceza şartı belirlenecek. Ceza şartı, alımından ya da satımından kaçınılan eser ölçüsünün kontrattaki bedelinin yüzde 20’sinden az ve yüzde 50’sinden fazla olamayacak. Et ve Süt Kurumunun taraf olduğu mukavelelerde üretici için ceza şartı alt huduttan daha az belirlenebilecek yahut ceza şartına yer verilmeyebilecek.

    Tarımsal üretim mukavelesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava kuralı olacak. Bu karar, 1 Eylül 2023’ten sonra açılacak davalarda uygulanacak.

    Entegre yönetim ve denetim sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak destekleme ödemelerinde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen kayıt sistemleri temel alınacak.

    At yarışlarına ait disiplin cezaları

    Takvim yılında yapılacak mahalli olmayan yarışlarda koşacak atların nitelik ve kaidelerini belirlemeye Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili olacak.

    Mülkiyetindeki yahut iştirakindeki atları yarışlarda koşturan at sahipleri ile bunların vekilleri, antrenör, antrenör yardımcısı, at sahibi antrenör ve atın jokey, jokey yamağı, centilmen binici, seyisbaşı, seyis ile sair hizmetliler üzere ilgilileri; koşularda ve yarışlarda görevlendirilenlerden yarış yol ve nizamlarına, yarış dürüstlüğüne muhalif hareket eden, yarışların, yarış yerlerinin ve yarışlarla ilgili yer ve tesislerin nizam ve disiplinini bozanlar hakkında disiplin cezaları uygulanacak.

    Yarış atlarına, doping kapsamında yasaklı unsurlar listesinde yer alan ve performans artırmak emeli ile kullanılan unsurların uygulanması durumunda verilecek cezalar artırılarak fiilin niteliğine nazaran tartı derecesi ağırlaştırılacak.

    At Yarışları Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten evvel işlenen fiiller nedeniyle verilen disiplin cezası ve hak mahrumiyeti cezaları bir sefere mahsus olmak üzere bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılacak. Lakin bu durum, ilgililere daha evvel verilen ve uygulanan cezalardan ötürü atın ikramiye, kupa ve sair mükafatları ile rastgele bir nakdî talep için hak doğurmayacak.

    Devlet ormanlarında madencilik faaliyetine yönelik düzenlemeler

    Devlet ormanlarına nakil vasıtaları ile yıkıntı yahut inşaat atığı atmak ya da hafriyat yahut çöp dökmek suretiyle ormanlara, doğal hayata ve etrafa verilen ziyan “orman suçu” sayılacak.

    Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için mecburî; tesis, yol, güç, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri dışında bedeli alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca müsaade verilebilecek.

    Ancak temditler dahil ruhsat mühletince müktesep haklar korunmak kaydıyla devlet ormanları hudutları içindeki tohum meşcereleri, gen muhafaza alanları, koruma ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken ender eko sistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olacak.

    Genel bütçe kapsamındaki kamu yönetimlerinin; baraj, gölet, liman ve yol üzere yapılarda dolgu emelli kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile mecburî tesislerinden bedel alınmayacak.

    Orman Bakanlığı, madencilik faailyetlerine müsaade verecek

    Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme kurumlarına ilişkin ormanlarda yahut özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Tarım ve Orman Bakanlığınca müsaade verilebilecek. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım mühleti, yapılan bina ve tesislerin bölümü üzere bahisler genel kararlara uygun olarak taraflarca tespit edilecek.

    Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi sonucunda yönetime teslim edilen yahut terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilecek. Rehabilite amacıyla bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, öbür yerlerde ise vilayet ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında müsaade verilebilecek yahut bakanlıkça uygun görülmesi halinde ihale mevzuatına nazaran gerçek ve hükmî şahıslara yaptırılabilecek.

    Yanan orman toprakları şahıslar ismine tapuya tescil olunamayacak

    Devlet ormanlarının rastgele bir suretle yanmasından yahut açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma yahut hangi formda olursa olsun kesme, sökme, budama yahut boğma yollarıyla elde edilecek yerler ile buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar ismine tapuya tescil olunamayacak. Buralara direkt doğruya orman yönetimince el konulacak.

    Devlet ormanlarında el konulan bütün yapı ve tesisler, inşa basamağında olanlar da dahil olmak üzere, hiçbir karar alınmasına gerek kalmaksızın, Orman Genel Müdürlüğünce derhal yıkılacak yahut muhtaçlık görüldüğü takdirde ormancılık hizmetlerinde kullanılabilecek. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce pahalandırılacak.

    Devlet ormanlarından kesilecek yahut rastgele bir nedenle devrilen ya da kesilen ağaçlardan hangilerinin tabanlarının ve hangi eser çeşidinin kimler tarafından damgalanacağı yahut işaretleneceği, Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat hükümlüsü 3 generalin cezasını kaldırdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat hükümlüsü 3 generalin cezasını kaldırdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat davasında müebbet hapis cezasına çarptırılan 83 yaşındaki Hakkı Kılınç, 91 yaşındaki Ahmet Çörekçi ve 75 yaşındaki İdris Koralp’in cezalarının Adli Tıp Kurumunun “kocama hali” raporu sebebiyle kaldırılmasına karar verdi.

    “KOCAMA HALİ” SEBEP GÖSTERİLDİ

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarına göre, 2018 yılında Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesince “Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen Hakkı Kılınç, Ahmet Çörekçi ve İdris Koralp’in kalan cezaları, Adli Tıp Kurumunun “kocama hali” raporu sebebiyle kaldırıldı.

    104. MADDEYE DAYANDIRILDI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu kararları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 104’üncü maddesinin 16’ncı fıkrası hükmü uyarınca verdi.

    Kaynak: AA / Hamdi Çelikbaş – Güncel
  • Sabih Kanadoğlu kimdir? Sabih Kanadoğlu kaç yaşındaydı, eden öldü? Sabih Kanadoğlu hayatı ve biyografisi!

    Sabih Kanadoğlu kimdir? Sabih Kanadoğlu kaç yaşındaydı, eden öldü? Sabih Kanadoğlu hayatı ve biyografisi!

    Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu 84 yaşında yaşamını yitirdi. Sabih Kanadoğlu’nun hayatını kaybetmesinden sonra vatandaşlar hayatını ve kariyerini merak edip araştırmaya başladı. Peki,Sabih Kanadoğlu kimdir? Sabih Kanadoğlu kaç yaşındaydı, eden öldü? Sabih Kanadoğlu hayatı ve biyografisi nedir? İşte detaylar haberimizde…

    SABİH KANADOĞLU KİMDİR?

    Sabih Kanadoğlu, 20 Mayıs 1938’de İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu ve 82 yaşındadır.

    Ortaöğrenimini İzmir’de bitirdikten sonra, Kabataş Erkek Lisesini bitirdi ve daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1959 yılında buradan mezun oldu.

    Askerliğini Çubuk’ta yedek subay piyade asteğmen ve teğmen olarak yaptı. Burhaniye Hakim Adayı olarak mesleğe başlayan Kanadoğlu, sırasıyla Orhaneli ve Erzurum Cumhuriyet Savcılığı, Bingöl Sulh Hakimliği, Tokat ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, İzmir Ceza Hakimliği ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ile Adli Yargı Adalet Komisyonu görevlerinde bulundu.

    “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Hukuku” adlı eserinin yanısıra çeşitli yerlerde yayınlanmış makaleleri bulunan ve 1984 yılında Yargıtay Üyeliğine seçilen Sabih Kadanoğlu Yargıtay Büyük Genel Kurulunca 1994 ve 1998 yıllarında iki kez Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanlığına seçildi.

    Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanı iken, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 19 Aralık 2000 tarihinde Cumhurbaşkanınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçildi.

    20 Mayıs 2003’de yaş haddinden emekliye ayrıldı. 22 Mayıs 2012 tarihinde Türk Hukuk Kurumu başkanlığına seçilmiştir. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısıdır.

  • Deprem ve salgın dönemlerindeki fahiş fiyat artışlarına hapis cezası geliyor

    Deprem ve salgın dönemlerindeki fahiş fiyat artışlarına hapis cezası geliyor

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın talimatıyla, Bakanlık, deprem ve salgın dönemlerindeki fahiş fiyat artışlarının önlenmesi amacıyla yeni yasal düzenleme için teknik çalışma başlattı.

    DEPREM VE SALGIN DÖNEMİNDE FAHİŞ FİYATLARI HAPİS CEZASI

    Çalışmaları devam eden düzenlemeye göre, TCK’ye yeni bir madde eklenerek, deprem ve salgın dönemlerinde fırsatçılık yapanlara hapis cezası verilecek. Deprem ve salgın dönemlerinde kiraların ve ürünlerin fiyatlarını fahiş oranda artıranlar 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Ayrıca bu kişilere adli para cezası verilecek.

    NAKLİYE VE TAŞINMA ÜCRETLERİNİ DE KAPSAYACAK

    Depremler sonrasında kiraların yanı sıra nakliye ve taşınma ücretlerini artıranlar da bu düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yeni düzenlemenin ilerleyen günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine gelmesi bekleniyor.

    BAKAN BOZDAĞ, AĞIR CEZALAR ÖNGÖREN DÜZENLEME AÇIKLAMASI YAPMIŞTI

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 25 Şubat’ta Diyarbakır’da yaptığı açıklamada, depremlerin ardından ceza mevzuatı ve cezai yaptırımlar konusunda bir hazırlık içerisinde olduklarını belirtmişti. Bakan Bozdağ, “Çok ağır cezalar öngören düzenlemeler yapacağız ama bu düzenlemeler özel düzenleme olacak, böylesi zamanlarda uygulama imkanı bulacak. Gördük ki mevcut ceza kanunumuz bu konuda yeterli değil.” açıklamasında bulunmuştu.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Aleyna’ya çarparak ölümüne neden olan sürücünün 10 yıla kadar hapsi istendi

    Aleyna’ya çarparak ölümüne neden olan sürücünün 10 yıla kadar hapsi istendi

    Esenyurt‘ta 8 Kasım günü saat 20.30 sıralarında metrobüsten indikten sonra evine dönmek için yürüyen Aleyna Nur Gökçe’ye, Beylikdüzü yönüne hızla giden Sezer Hükümdar yönetimindeki otomobil çarptı. Araç ile duvar arasında sıkışarak ağır yaralanan Gökçe, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Gökçe, yoğun bakımda 18 gün tedavi edildikten sonra kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Kazadan sonra yakalanan sürücü, sevk edildiği mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    TUTUKLANDI

    Genç kızın yakınları, alkolü olmasına, 5 ay önce yine alkollü araç kullandığı gerekçesiyle ehliyetine el konulmasına rağmen Hükümdar’ın adli kontrolle serbest kalması kararına tepki gösterdi. Ailenin avukatı Osman Yeşil, Büyükçekmece Adliyesi’ne giderek şüphelinin tutuksuz yargılanma kararına itiraz etti. Savcılığa yapılan başvurunun ardından Sulh Ceza Hakimliği, Sezer Hükümdar için tutuklama kararı verdi. Karar üzerine Hükümdar, Büyükçekmece Yunus Emre Şehit Kenan Kumaş Polis Merkezi’ne avukatı ile giderek teslim olduktan sonra cezaevine konuldu.

    İLK DURUŞMA 14 MART’TA

    Savcılık tarafından olaya ilişkin iddianame düzenlenirken, Avukat Osman Yeşil, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak davaya ilişkin şöyle dedi: “Savcılık tarafından düzenlenen iddianamede trafik magandası olası kast ile kasten adam öldürme suçundan yargılanacak. İlk duruşmamız 14 Mart’ta. Burada tüm basın mensuplarına, savcılık makamına teşekkür etmek isteriz. Müvekkilimiz ailenin acısı bir nebze daha dinmiş durumda. Sanık hakkında iddianamede yer alan kasten öldürme suçunun cezası 6 yıldan 10 yıla kadar olsa da ailenin acısı hiçbir şekilde dinmiyor. Tek amacımız; bir insanın vefatına sebep olan tüm alkollü sürücülerin kasten öldürmeden yargılanması. Buradan bir emsal kararı çıkartmak istiyoruz. Davanın ilerleyen sürecinde bu kişinin kasten öldürme suçundan hüküm giymesi için elimizden geleni yapacağız. Hukuk mücadelemiz sonuna kadar devam edecek.”

    2008 YILINDA DA ÖLÜME SEBEBİYET VERMİŞTİ

    Aleyna Nur Gökçe’nin yaşamını yitirmesine neden olan sürücü Sezer Hükümdar’ın 24 yaşındayken, 10 Mart 2008 tarihinde Avcılar’da 66 yaşındaki Satı Yılmaz’a çarparak ölümüne neden olduğu ortaya çıkmıştı. Sezer Hükümdar, o dönem çalıştığı şirket için kamyonet ile mal dağıtımı yaparken, Mustafa Kemal Paşa Karanfil Sokak’ta karşıdan gelen araca yol vermek için geri giderken yolun karşı tarafına geçmek isteyen Satı Yılmaz’ı ezerek ölümüne neden oldu. Tutuklanan Sezer Hükümdar hakkında “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 2-6 yıl hapis istemiyle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Bilirkişi raporunda, dikkatsiz ve özensiz seyri ve aracın arkasını yeterince kontrol etmemesi nedeniyle sürücü kusurlu bulunurken, ölen kadının da kurallara uymadığı belirtilerek tali kusurlu olduğu kaydedilmişti.

    Hükümdar, bu suçtan 43 gün tutuklu kaldıktan sonra 21 Nisan 2008 tarihinde tahliye edilmiş, 29 Temmuz 2008’de alt sınırdan ceza almıştı. Sanığa, iyi hal indirimiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası veren mahkeme kişiliğini, sosyal durumunu ve yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı dikkate alarak cezayı 12 bin 100 TL adli para cezasına çevirmişti. Hükümdar, o tarihte, mağdurun yakınlarının uğradığı zararı gidermediği gerekçesiyle hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmamış sürücü belgesi 1 yıl süreyle elinden alınmış, karar Yargıtay’da 2013 yılında onanarak kesinleşmişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Türkoğlu Ceza İnfaz Kurumunda yaşanan firar girişimi engellendi

    Türkoğlu Ceza İnfaz Kurumunda yaşanan firar girişimi engellendi

    Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya platformlarında Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ait olduğu iddia edilen görüntülerin, Kahramanmaraş Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ait olduğu belirtildi.

    “GÜVENLİK SAĞLANDI”

    Açıklamada, “Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular, ceza infaz kurumundan dışarıya çıkmaya çalıştı, kurumun dış güvenliğini sağlamakla görevli jandarma taburunun mevzuat çerçevesindeki müdahalesi sonucu firar teşebbüsü önlendi ve kurum güvenliği sağlandı” denildi.

    “ÖLÜM HADİSESİ YAŞANMADI”

    Öte yandan Hatay haberlerinde 3 tutuklunun hayatını kaybettiği belirtilirken yapılan açıklamada; müdahale esnasında herhangi bir ölüm hadisesinin yaşanmadığı, olayın soruşturulması için Adalet Bakanlığı müfettişleri ile CTE kontrolörlerinin görevlendirildiği, bunun dışındaki iddiaların gerçek dışı olduğu kaydedildi.

    Kaynak: AA / Güncel