Etiket: Çin

  • Qin Gang, Ukraynalı mevkidaşıyla telefon görüşmesi yaptı

    Qin Gang, Ukraynalı mevkidaşıyla telefon görüşmesi yaptı

    Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Qin Gang, dün Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’yla telefon görüşmesi yaptı.

    Qin Gang, Çin ile Ukrayna arasındaki iş birliğinin iyi temele ve büyük potansiyele sahip olduğuna işaret ederek Çin tarzı modernleşme sürecinin iki ülke arasındaki karşılıklı yarara dayalı iş birliğine daha büyük fırsatlar getireceğini söyledi.

    Kuleba, Çin’in Ukrayna’nın önemli bir iş birliği ortağı olduğu gibi uluslararası ilişkilerde de vazgeçilmez kritik bir ülke olduğunu belirtti. Çin’i son zamanlarda Suudi Arabistan ve İran’ın uzlaşmasını başarıyla sağlamasından dolayı tebrik eden Kuleba, Çin’le olan ilişkilere uzun vadeli yaklaşan Ukrayna’nın, Tek Çin ilkesine bağlı kalmaya ve Çin’in toprak bütünlüğüne saygı göstermeye devam edeceğini ve Çin’le karşılıklı güveni artırarak bütün alanlardaki iş birliğini derinleştirmeyi beklediğini ifade etti.

    Ukrayna’daki son durum hakkında bilgiler veren Kuleba, Çin’e ülkesine sağladığı insani yardımlar için teşekkür etti. Kuleba, Çin tarafından yayımlanan Ukrayna krizinin siyasi çözümüne ilişkin tutum belgesinin, Çin’in ateşkesi hızlandırma konusundaki samimiyetini yansıttığını, bu konuda Çin’le temasları sürdürmeye istekli olduklarını kaydetti.

    Qin Gang, Çin’in Ukrayna sorununa daima objektif ve adil bir tutumla yaklaştığını, diyalog yoluyla barış sağlanması için çaba harcadığını, uluslararası toplumun barış müzakereleri için koşullar yaratması gerektiğini vurguladı.

    Qin, “Ukrayna ve Rusya’nın diyalog için umutlarını kaybetmemesini, zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, siyasi çözüme kapıyı tamamen kapatmamasını diliyoruz. Çin, çatışmaların sonlandırılması, krizin hafifletilmesi ve barışın yeniden sağlanması için yapıcı rol oynamaya devam edecek.” dedi.

    Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Çin’den, DTÖ’de “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını” ele alma çağrısı

    Çin’den, DTÖ’de “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını” ele alma çağrısı

    Çin, dün Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) Ticaret ve Çevre Komisyonunun toplantısında, DTÖ çerçevesinde AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) hakkında çok taraflı görüşmelerin düzenlenmesi çağrısında bulundu.

    AB, Nisan ayında CBAM’ye ilişkin kanun çıkarmayı ve 1 Ekim’de geçiş dönemini başlatmayı planladı.

    Bu mekanizmayla AB, başka ülkelerden ithal edilen demir, çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi ürünlere karbon vergisi uygulayacak. Bu girişim, yüksek karbon emisyonlu işletmelerin ürünlerinin, Avrupa’ya ihracatına büyük etkiler getirecek.

    DTÖ’nün önemli görevlerinden birinin ticarette korumacı önlemler ve yeşil ticaret engellerinin oluşturulmasını önlemek olduğuna dikkat çeken Çin, Ticaret ve Çevre Komisyonunda Haziran ayında düzenlenecek oturumda, CBAM hakkında çok taraflı görüşmelerin yapılması çağrısı yaptı.

    Çin’in sunduğu öneri, başta Norveç, Filipinler, Singapur, Hindistan ve Brezilya olmak üzere çok sayıda DTÖ üyesi ülke tarafından desteklendi. Özellikle Hindistan, Çin’in önerisinin, DTÖ 12. Bakanlar Toplantısının verdiği MC12 yetkisine uygun olduğunu vurguladı.

    Uzmanlar, CBAM’nin karbon emisyonunu azaltma bahanesiyle, AB’nin geleneksel endüstrilerinin rekabet gücünü korumanın yanı sıra yeşil endüstrilerin gelişimiyle, ekonomik toparlanmasını hızlandırmayı ve uluslararası iklim kurallarının hazırlanmasında inisiyatifi ele almayı amaçladığına işaret etti.

    Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu

    Bu makale ilk olarak Hibya Haber Ajansı üzerinde yayımlanmıştır.

  • Bankacılık sektöründeki sarsıntı sürerken petrol 15 ayın en düşük seviyesinden yükseldi

    Bankacılık sektöründeki sarsıntı sürerken petrol 15 ayın en düşük seviyesinden yükseldi

    Investing.com – Perşembe günü petrol fiyatları; Çin ekonomisindeki toparlanmayla ilgili iyimser bir görünümün, bu yıl talebin toparlanacağına dair bazı umutları canlandırmasıyla 2021’in en düşük seviyelerinden yükseldi ancak piyasalar, potansiyel bir bankacılık krizi konusunda hâlâ endişeli.

    Yatırım bankası Goldman Sachs, Çin’in bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamalarının çoğunu gevşetmesinin ardından iyileşen eğilimleri gerekçe göstererek ülkenin yıllık ekonomik büyüme görünümünü %5,5’ten %6’ya yükseltti.

    Çin hükümeti tarafından beklenen %5’lik büyümenin üzerinde olan bu tahmin, Çin’deki toparlanmanın ham petrol talebini bu yıl rekor seviyelere çıkaracağı beklentilerini besledi.

    Brent %0,2 artışla 73,86 dolara yükselirken WTI 67,74 dolarda değişmedi. Her iki sözleşme de bu hafta yaklaşık %11 düşerek Aralık 2021’den bu yana en zayıf seviyelerinde işlem gördü.

    Zor durumdaki İsviçreli kredi kuruluşu Credit Suisse Group (NYSE:CS) AG’nin (SIX:CSGN), İsviçre Ulusal Bankasından (SNB) 54 milyar dolarlık kredi kolaylığını güvence altına aldığı haberi de yaklaşan bir bankacılık krizine ilişkin bazı endişelerin hafiflemesine yardımcı oldu.

    Ancak geçtiğimiz hafta üç ABD bankasının çökmesiyle birlikte piyasalar, bu çöküşlerin ekonominin geneline bulaşmasından kaygılandı

    Bu da olası bir resesyonun, bu yıl petrol talebini ciddi şekilde azaltacağı endişelerini besledi.

    Petrol fiyatları, küresel bir resesyonun Çin talebindeki toparlanmayı büyük ölçüde dengeleyeceğine dair artan endişeler nedeniyle bu yıl şimdiye kadar düşüş gösterdi. OPEC de geçtiğimiz günlerde böyle bir senaryo konusunda uyarıda bulundu.

    Güçlü doların uluslararası alıcılar için ham petrolü daha pahalı hale getirdiği göz önüne alındığında gecelik ticarette üç haftanın en düşük seviyelerinden toparlanan dolar endeksi de petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.

    ABD ham petrol stoklarının 10 Mart’a kadarki haftada beklenenden daha fazla büyüdüğünü gösteren veriler, talebin yavaşladığına dair endişeleri artırdı. ABD stoklarının son 12 haftanın 11’inde artış göstermesi, dünyanın en büyük ham petrol tüketicisinde potansiyel bir arz fazlalığına ilişkin kaygıları büyüttü.

    Öte yandan Goldman Sachs, Çin’le ilgili iyimserliğin artmasına yardımcı olurken geçtiğimiz hafta ülkeden gelen karışık ekonomi verileri, COVID-19 döneminin en düşük seviyelerinden kademeli bir toparlanma gösterdi. Ülkeye yapılan petrol ithalatı da COVID-19 kısıtlamaları kaldırılmasına rağmen Ocak-Şubat döneminde düşüş gösterdi.

    Ham petrol piyasaları, bankacılık sektöründeki yeni gelişmelere odaklanırken hem ABD hem de Avrupa hükümetleri, büyük kredi kuruluşları arasındaki istikrar konusunda yatırımcılara güven vermek için yarışıyor.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Çin verileri ve şahin Fed sinyalleri nedeniyle petrol fiyatları dar bir aralıkta

    Çin verileri ve şahin Fed sinyalleri nedeniyle petrol fiyatları dar bir aralıkta

    Investing.com – Perşembe günü petrol fiyatları dar bir aralıkta seyretti ve Çin’den gelen orta dereceli talep sinyalleri ve ABD’nin faiz oranlarına ilişkin şahin sinyallerin, bu yıl ham petrol tüketimine daha fazla darbe vurulacağına dair endişeleri artırması ile iki günlük sert kayıplarını telafi etti.

    Çin’de tüketici enflasyonu Şubat ayında beklenenden çok daha zayıf bir performans gösterirken üretici fiyatlarında beklenenden daha keskin bir düşüş yaşanması, imalat faaliyetlerinin tam kapasitenin oldukça altında çalıştığına işaret etti.

    Bu veriler, COVID-19 kısıtlamaları kaldırılmasına rağmen Çin’in petrol ithalatının Ocak-Şubat döneminde daraldığını gösteren verilerin hemen ardından geldi.

    Zayıf okumalar, 2023 yılı için beklenenden daha düşük bir GSYİH hedefi ile birleştiğinde, Çin’deki ekonomik toparlanmanın, ham petrol talebini bu yıl rekor seviyelere çıkaracağı yönündeki bahisleri engelledi.

    OPEC’in kendi içindeki potansiyel bir hesaplaşma da petrol piyasalarını diken üstünde tuttu. Zira iki partili bir grup ABD’li Senatör, petrol üretimi ve fiyatları üzerindeki gizli anlaşmayı durdurması için kartele baskı yapacak bir tasarıyı yeniden sundu. Tasarı kabul edilirse kartelin petrol fiyatları üzerindeki etkisi büyük ölçüde azalabilir.

    Brent %0,1’den az artışla 82,55 dolara yükselirken WTI %0,2 düşüşle 76,53 dolara geriledi. Her iki kontrat da bu hafta yaklaşık %4 düşüş gösterdi.

    Fed Başkanı Jerome Powell‘ın, enflasyonda son zamanlarda görülen yapışkanlığın ardından faizlerin, beklenenden daha fazla yükselebileceği konusunda uyarmasının ardından ham petrol fiyatları, keskin bir düşüş yaşadı. Powell’ın yorumları doları güçlendirdi ve yüksek faiz oranlarının bu yıl ekonomik büyümeyi engelleyeceği ve ham petrol talebini düşüreceği yönündeki endişeleri artırdı.

    Dolar Perşembe günü üç ayın en yüksek seviyesine sabitlenerek petrolü uluslararası alıcılar için pahalı tutarak talebe daha fazla zarar verdi.

     Fed’e ilişkin korkular; ABD ham petrol stoklarının son 10 haftada ilk kez küçüldüğünü gösteren verileri, piyasaların büyük ölçüde görmezden gelmesine neden oldu. Bu durum, büyük petrol yöneticilerinin ABD üretiminin muhtemelen zirveye ulaştığı yönündeki yorumlarıyla birleştiğinde, yakın vadede arzda bir miktar daha sıkılaşmaya işaret etti.

    Petrol fiyatları, küresel resesyonun ham petrol talebini azaltacağına dair artan endişeler nedeniyle bu yıl daha düşük işlem görüyor. Yatırımcılar ayrıca ülkeden gelen bir dizi zayıf ekonomik verinin ardından Çin talebinde hızlı bir toparlanmaya ilişkin beklentileri azalttı.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Çin’in ticaret verileri ve Powell sunumu beklenirken petrol fiyatları yükseldi

    Çin’in ticaret verileri ve Powell sunumu beklenirken petrol fiyatları yükseldi

    Investing.com – Salı günü petrol fiyatları; Çin’de güçlü bir ekonomik toparlanmaya ilişkin bahislerin, beklenenden daha iyi ticaret verileriyle desteklenmesiyle, birkaç haftanın en yüksek seviyesine çıktı ancak Fed Başkanı Jerome Powell‘ın sunumu, daha genel hissiyatı pek değiştirmedi.

    Çin, Şubat ayında rekor ticaret fazlası verdi ve ülkenin imalat sektörü, pandemi döneminin en düşük seviyelerinden toparlanırken ihracat beklenenden daha az daraldı. Sağlam bir ticaret dengesi, Çin’in genel ekonomisi için iyiye işaret ve önümüzdeki aylarda büyümeyi teşvik etmesi muhtemel.

    Ancak Çin’deki yurt içi talep hâlâ toparlanma belirtisi göstermedi ve ithalat, Şubat ayında beklenenden çok daha fazla daraldı. Bu eğilim, dünyanın en büyük petrol ithalatçısında bir miktar kademeli toparlanmaya işaret ediyor olabilir.

    Brent vadeli işlemleri %0,3 artışla son beş haftanın en yüksek seviyesi olan 86,42 dolara yükselirken WTI %0,3 artarak son üç haftanın zirvesi 80,67 dolara çıktı. Her iki sözleşme de Pazartesi günü dalgalı ticarette yükselişle kapandı ve yıllık bazda hafif pozitif işlem gören her ikisi de art arda altıncı seansı kazançla bitirmeye hazırlanıyor.

    Başta ham petrol fiyatları, Çin’in yıllık GSYİH tahmininin beklenenden daha düşük olması nedeniyle düşerken büyük üreticilerin, ABD’de petrol üretiminin zirveye ulaştığına dair tahminleri, Pazartesi günü fiyatların artmasına yardımcı oldu.

    Petrol boğaları ayrıca Goldman Sachs’ın; ABD arzının daralması ve Çin talebindeki toparlanma nedeniyle fiyatların bu yıl 100 doları aşmasının muhtemel olduğunu yinelemesiyle de neşelendi.

    Ancak Çin’in tüketimindeki toparlanmanın, petrol talebini bu yıl rekor seviyelere çıkarması beklenirken piyasalar, dünyanın geri kalanında yavaşlayan ekonomik büyümenin, özellikle de faiz oranları yükselmeye devam ettikçe bu eğilimi etkisizleştirebileceğinden endişe ediyor.

    Salı günü Fed Başkanı Powell’ın yapacağı sunum, ABD para politikası ve faiz oranlarının ne kadar yükseleceğine dair yeni ipuçları verecek. Son zamanlarda enflasyon, beklenenden daha inatçı olduğunu kanıtlarken diğer ekonomik göstergeler, ABD’deki büyümenin bir nebze yavaşladığını gösterdi ve bu da bu yılın ilerleyen dönemlerinde daha büyük bir yavaşlamanın habercisi olabilir.

    Bu hafta ayrıca ABD’nin, Şubat ayı tarım dışı istihdam raporuna odaklanılacak ve istihdam piyasasındaki herhangi bir esneklik Fed’e faizleri artırmaya devam etmek için daha fazla ekonomik alan sağlayacak.

    Artan faizler, 2022 yılında ham petrol piyasaları üzerinde ağır bir baskı oluşturdu ve bu yıl petrol fiyatlarının dar bir aralıkta işlem görmesini sağladı.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Fed korkuları ve zayıf GSYİH hedefi, petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı

    Fed korkuları ve zayıf GSYİH hedefi, petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı

    Investing.com – Çin’in beklenenden daha zayıf bir GSYİH tahmini yapmasının, bu yıl ham petrol talebindeki toparlanmaya ilişkin iyimserliği azaltmasıyla, Pazartesi günü petrol fiyatları gerilerken piyasalar, bu hafta ABD para politikasına ilişkin bir dizi ipucu öncesinde durgunlaştı.

    Çin hükümeti, hafta sonu yaptığı açıklamada 2022’de %3 olan ekonomik büyümenin bu yıl %5’e çıkmasını hedeflediğini belirtti. Ancak bu tahmin, analist beklentilerinden daha düşük olarak değerlendirildi ve ING, hükümetin Çin mallarına yönelik denizaşırı talepte muhtemelen bir yavaşlama beklediğini belirtti.

    Geçen haftaki veriler, COVID-19 kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından ticari faaliyetin keskin bir şekilde toparlandığını gösterse bile Çin ekonomisinin zayıf görünümü, ülkedeki toparlanmanın petrol talebini bu yıl rekor seviyelere çıkaracağı yönündeki bahisleri zayıflattı.

    Brent %0,9 düşerek 85,27 dolara gerilerken WTI %0,6 düşerek 79,17 dolar oldu.

    Ham petrol fiyatları, ABD para politikasının bu yıl izleyeceği yola ilişkin bahislerin değişmesinin ve Çin’in beklenenden iyi gelen ekonomi verilerinin ardından önceki haftadan bu yana güçlü kazançlar elde etmeye devam ediyordu.

    Bu hafta açıklanacak olan Çin’in enflasyon ve ticaret verileri, dünyanın en büyük petrol ithalatçısının ekonomik durumu hakkında daha fazla ipucu verebilir.

    Bu hafta ayrıca Salı günü Fed Başkanı Jerome Powell tarafından verilecek ve faizlerin bu yıl nereye gidebileceğine daha fazla ışık tutması beklenen sunuma odaklanılacak.

    Beklenenden daha güçlü gelen enflasyon verileri, faiz oranlarının yükseleceği endişelerini artırarak doları desteklemiş ve ham petrol piyasaları üzerinde baskı yaratmıştı. Ancak geçen haftanın sonlarına doğru dolardaki keskin dönüş, ham petrol fiyatlarına yaradı.

    Dolar geçen haftaki sert kayıpların ardından Pazartesi günü istikrar kazandı.

    Piyasalar, yüksek faiz oranlarının neden olduğu ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlamanın, bu yıl petrol talebini engelleyeceğinden korkuyor. ABD’de artan faiz oranları, 2022’ye kadar ham petrol piyasalarını hırpaladı ve 2023’te şu ana kadar fiyatları baskı altında tuttu.

    Bu hafta ayrıca Cuma günü açıklanacak olan tarım dışı istihdam için Şubat ayı verilerine odaklanılacak. İstihdam piyasasındaki herhangi bir güçlenme işareti, Fed’e faiz oranlarını artırmaya devam etmek için daha fazla ekonomik alan sağlıyor.

    Avrupa’daki yüksek enflasyondan dolayı da Avrupa Merkez Bankasının (ECB) şahin bir tepki ile küresel parasal koşulları sıkılaştırması bekleniyor.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Çin’in zayıf GSYİH hedefi bakırı olumsuz etkilerken altın fiyatları karışık seyrediyor

    Çin’in zayıf GSYİH hedefi bakırı olumsuz etkilerken altın fiyatları karışık seyrediyor

    Investing.com – Pazartesi günü altın fiyatları, ABD para politikasına ilişkin belirsizlik nedeniyle karışık seyrederken majör ithalatçı Çin’in, 2023 için beklenenden daha zayıf bir GSYİH hedefi belirleyerek talepte güçlü bir toparlanma beklentilerini zayıflatmasıyla bakır fiyatları, sert bir şekilde geriledi.

    Külçe fiyatları, geçen hafta dolardaki düşüşten destek aldı ve yatırımcıların, bu yıl ABD’de faiz artırımına ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesiyle beş haftalık kayıp serisini kırdı.

    Spot altın %0,2 düşerek 1.852,26 dolara gerilerken altın vadeli işlemleri, %0,2 artışla 1.858,15 dolara yükseldi. Her iki enstrüman da geçtiğimiz hafta %2’nin üzerinde artış yaşadı.

    Dolar, Cuma günkü sert düşüşün ardından istikrar kazanırken metal piyasaları üzerindeki dolar baskısı, Pazartesi günü tekrar devreye girdi. ABD’nin Hazine getirileri de %4 seviyesinin hemen altında seyretti.

    Banka, artan ekonomik baskı nedeniyle şahin duruşunu duraklatmadan ya da tersine çevirmeden önce piyasalar, Fed’in hedef oranının, önümüzdeki aylarda muhtemelen zirveye ulaşacağına bahse giriyor.

    Ancak ekonomik büyümenin yavaşlama ihtimali, Çin’den gelen zayıf GSYİH hedefinin yarattığı baskıya eklenerek bakır fiyatları üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Çinli hükümet yetkilileri, hafta sonu yaptıkları açıklamada ekonominin, 2022’deki %3’lük artışın ardından 2023’te %5 oranında büyüyeceğini tahmin etti.

    Bakır vadeli işlemleri %0,5 düşüşle 4,0557 dolara geriledi.

    ING analistleri, Çin’in tahminini “beklenenden daha zayıf” olarak nitelendirerek hükümetin, Çin ihracatına yönelik dış talebin zayıfladığını ve bunun da yerel faaliyetleri olumsuz etkileyeceğini fark etmiş olabileceğini belirtti.

    Tahmin ayrıca ülke bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamalarının çoğunu gevşetmiş olsa bile Çin’deki toparlanmanın, başlangıçta düşünüldüğü kadar güçlü olmayacağı yönündeki korkuları artırdı.

    Ancak geçen hafta açıklanan verilere göre dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde ticari faaliyet, Şubat ayında COVID-19 öncesi seviyelere yükseldi. Bu durum, bakırda güçlü artışları tetiklemişti ancak kırmızı metal şimdi büyük ölçüde tersine dönmüş görünüyor.

    Diğer değerli metaller, ABD faiz oranlarının tam olarak nerede zirve yapacağına dair belirsizliğin devam etmesi nedeniyle karışık bir tablo çizdi. Platin %0,2 düşüşle 977,30 dolara gerilerken gümüş %0,3 artışla 21,308 dolara yükseldi.

    Yükselen faiz oranları, getirisi olmayan varlıkları elde tutmanın fırsat maliyetini artırdığı için bu, metal piyasaları adına kötü bir işaret.

    Bu hafta Fed Başkanı Jerome Powell tarafından yapılacak sunumun yanı sıra ABD’nin Şubat ayı tarım dışı istihdam verilerine odaklanılacak.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Çin, 44 teknoloji alanının 37’sinde ABD’nin önünde

    Çin, 44 teknoloji alanının 37’sinde ABD’nin önünde

    Son yıllarda teknolojiye yaptığı büyük yatırımlarla dünya sahnesine büyük teknoloji şirketlerini çıkaran Çin, pek çok alanı domine etmeye devam ediyor.

    Avustralyalı “think-tank” kuruluşu Avustralya Stratejik Siyaset Enstitüsü’nün (The Australian Strategic Policy Institute-ASPI) son araştırması Çin teknoloji alanındaki üstünlüğünü açık bir halde ortaya koyuyor. Çin, 44 teknoloji alanının 37’sinde liderliği elinde bulundururken, ABD yalnızca 7 alanda Çin’in önünde bulunuyor.

    ASPI raporuna nazaran, Çin, dronlar, makine tahsili, elektrik bataryaları, nükleer güç, kuantum sensörleri ve ileri seviye data tahlili, yapay zeka algoritmaları, gelişmiş robotlar, otonom sistemler ve sentetik biyoloji üzere birçok alanda ABD’nin önünde yer alıyor.

    ABD ise gelişmiş entegre devre tasarımı ve üretimi, yüksek performanslı bilgi sürece, doğal lisan sürece, quantum bilgisayar, aşı ve tıbbi tedbirler, küçük uydular ve uzay fırlatma sistemleri üzere alanlarda önde bulunuyor.

    Türkiye de kimi alanlarda birinci 10 içinde yer alıyor

    Araştırmaya nazaran, Birleşik Krallık ve Hindistan da 44 teknoloji alanında 29’unda birinci 5 ülke ortasında yer alıyor. Güney Kore 20 alanda ve Almanya da 17 alanda birinci 5’te yer alan ülkeler olarak öne çıkıyor. Avustralya 9 teknolojide birinci 5’te kendine yer bulurken, İtalya 7, İran 6, Japonya 4 ve Kanada 4 teknolojie birinci 5’te yer aldı. Rusya, Singapur, Suudi Arabistan, France, Malezya ve Hollanda 1 yahut 2 teknolojide ile 5 içerisinde yer aldı.

    Raporda, Türkiye’nin de birtakım teknoloji kategorilerinde dünyanın önde gelen birinci 10 ülkesi ortasında yer aldığı belirtilirken bu kategorilerin hangisi olduğuna dair bilgi verilmedi.

    5G alanında Çin’in büyük üstünlüğü bulunuyor

    Akıllı fabrikalardan otonom araçlara kadar pek çok yeni teknolojide kritik bir pozisyonda bulunan 5G ve 6G’de Çin’in büyük üstünlüğü dikkati çekiyor. Listede Çin yüzde 29,6 ile dorukta bulunurken, ABD yüzde 9,5 ile ikinci, Birleşik Krallık yüzde 5,1 ile üçüncü, Güney Kore yüzde 4,9 ile dördüncü ve Hindistan yüzde 4,8 ile beşinci sırada yer alıyor.

    Yapay zeka algoritmaları ve donanım hızlandırıcılar üzere alanlarda Çin yüzde 36,2 ile tepede yer alırken onu yüzde 13,2 ile ABD, yüzde 4,2 ile Birleşik Krallık, yüzde 4,1 ile Güney Kore ve yüzde 3,5 ile Hindistan geliyor.

    Elektrik bataryalarında Çin tekeli

    Küresel ısınma sebebiyle büyük kıymet atfedilen elektrikli araçların en değerli bileşenlerinden biri olan bataryalar konusunda da Çin başka ülkelerden çok önde bulunuyor. Çin bu alanda yüzde 65 ile birinci sırada yer alırken, onu sırasıyla yüzde 11,8 ile ABD, yüzde 3,8 ile Güney Kore, yüzde 2,8 ile Almanya ve yüzde 2,4 ile Avustralya takip ediyor.

  • ABD Dışişleri Bakanı Blinken: “BM ve Türkiye sayesinde Rusya’nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyeti azaldı””Hemen hemen her ülke, Rusya’nın…

    ABD Dışişleri Bakanı Blinken: “BM ve Türkiye sayesinde Rusya’nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyeti azaldı””Hemen hemen her ülke, Rusya’nın…

    – ABD Dışişleri Bakanı Blinken: “BM ve Türkiye sayesinde Rusya‘nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyeti azaldı”

    “Hemen hemen her ülke, Rusya‘nın saldırganlık savaşının bedelini ödemeye devam ediyor”

    “ABD, stratejik silah kontrolü için harekete geçmeye hazır”

    YENİ DELHİ – ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hindistan’da düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “BM ve Türkiye sayesinde Rusya‘nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyeti azaldı” ifadelerini kullanarak, “Hemen hemen her ülke, Rusya‘nın saldırganlık savaşının bedelini ödemeye devam ediyor” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın toplantısı düzenledi. ABD’nin Rusya‘nın işgaline karşı mücadele eden Ukrayna’ya olan desteğini yineleyen Blinken, Rusya‘nın Ukrayna’yı işgalinden bir yıl sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda verilen kapsamlı ve kalıcı bir barışı destekleme kararı için tek bir G20 üyesinin bile bu karara karşı çıkarak Rusya ile birlikte olmadığını söyledi. Blinken, Rus saldırganlığının insan hakları ve insani sonuçlarından üzüntü duyulduğunu belirterek, “Her G20 üyesi ve hemen hemen her ülke, Rusya’nın saldırganlık savaşının bedelini ödemeye devam ediyor. Bu savaş, Başkan Putin isterse yarın sona erdirebilir” dedi.

    “BM ve Türkiye sayesinde Rusya’nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyeti azaldı”

    ABD’nin ve diğer ülkelerin savaşı engellemek için çok çalıştığını söyleyen Blinken, savaşın beraberinde getirdiği gıda güvenliği krizine de dikkat çekti. Blinken, “Büyük ölçüde BM Genel Sekreteri Guterres ve Türkiye sayesinde Karadeniz Tahıl İnisiyatifi, Rusya’nın Ukrayna limanları üzerindeki hakimiyetini gevşetti ve 22 milyon tondan fazla tahıl ve diğer gıdanın Ukrayna’dan alınmasına izin verdi. Bu, her yerde gıda fiyatını düşürdü” dedi.

    Karadeniz Tahıl Girişimi’nin süresinin 18 Mart’ta dolacağını söyleyen Blinken, “Rusya bunu yenileme taahhüdünde bulunmayı reddetti. Ülkelerin bugünkü toplantıda verdikleri mesaj açıktır, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni genişletin, güçlendirin ve bunu gecikmeden yapın” ifadelerini kullandı.

    “ABD, stratejik silah kontrolü için harekete geçmeye hazır”

    Bugün Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile konuştuğunu söyleyen Blinken, “Rusya’yı sorumsuz kararını geri almaya ve Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu’nun nükleer cephaneliklerine doğrulanabilir sınırlar getiren Yeni START Anlaşması’nı uygulamaya geri dönmeye çağırdım” dedi.

    Blinken, “Karşılıklı uyum her iki ülkenin de çıkarınadır. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki insanların nükleer güçler olarak bizden bekledikleri de budur. Dışişleri bakanına, ABD’nin her zaman stratejik silah kontrolüne girmeye ve bu konuda harekete geçmeye hazır olacağını söyledim” ifadelerini kullandı.

    Rusya-Ukrayna savaşına değinen Blinken, “ABD, savaşı diplomasi yoluyla sona erdirmek için Ukrayna’yı desteklemeye hazır” dedi.

    “Çin’i Rusya’yı desteklerse sonuçları olacağı konusunda uyardık”

    Rusya’ya ölümcül yardım göndermesi durumunda Çin’e yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kendisine yöneltilen soruyu cevaplayan Blinken, “Çin’i bu tür eylemlerinin sonuçları olacağı konusunda uyardık” dedi.

    Blinken, “Başkan Biden’ın Çin Devlet Başkanı Xi’ye Rus saldırganlığının en başında çok net bir şekilde belirttiği gibi eğer Çin, Rusya’nın saldırganlığına ölümcül destek vermek ya da Rusya’ya yardım etmek için yaptırımları sistematik olarak savuşturmak gibi müdahalelerde bulunursa bu ülkelerimiz için ciddi bir sorun olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Blinken, “Çin Kıdemli Dış Politika Yetkilisi Wang Yi’yi yaklaşık bir hafta önce gördüğümde, Çin’in Rusya’ya ölümcül askeri yardım sağlamayı düşündüğüne dair gerçek endişemizi dile getirdim. Henüz bunu yaptığını görmedik, ancak konuşmayı dikkate aldığını gördük. Çin’e bu tür eylemlerde bulunmanın sonuçları olacağını açıkça belirttim” dedi.

    “Zorluklar, Rusya’nın BM ilkelerini ihlal etmesinden kaynaklanıyor”

    Geçen hafta BM Genel Kurulu’nda Rusya’nın işgalini kınamaya yönelik yapılan oylama hakkında konuşan Blinken, “Biz ve dünyanın dört bir yanındaki düzinelerce ülke, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı tarafından çiğnenen BM Sözleşmesi’nin temel ilkeleri için aynı fikirde olduğumuzdan emin olmak istiyoruz. Çok taraflı sisteme yönelik gerçek zorluklar, sistemin temelinde yatan ilkeleri ihlal eden Rusya’dan geliyor” dedi.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Çin Devlet Başkanı Xi ile Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko bir araya geldi

    Çin Devlet Başkanı Xi ile Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko bir araya geldi

    Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin’e resmi ziyarette bulunan Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ile başkent Pekin’de bir araya geldi.

    Çin’e resmi ziyarette bulunan Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüştü. Başkent Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda gerçekleşen görüşmede Xi, iki liderin geçen yılın eylül ayında Özbekistan’ın Semerkand kentinde yapılan görüşmede Çin-Belarus ilişkilerinin “her koşulda kapsamlı stratejik ortaklık” seviyesine yükseltildiğini ortaklaşa duyurduklarını hatırlattı. Xi, “Çin’in yüksek nitelikli kalkınma ve modernizasyon süreci Belarus dahil olmak üzere dünyanın her noktasından ülkelere yeni fırsatlar getirecek. Çin, Belarus ile birlikte istikrarsızlık ve belirsizlikle dolu uluslararası durumla mücadele etmeye, ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı gelişmesini ilerletmeye hazır” dedi.

    Çin ve Belarus arasında “sarsılmaz bir dostluk” bulunduğuna dikkat çeken Xi, Belarus yönetiminin Pekin’in Tayvan, Sincan, Hong Kong ve insan hakları ile gibi konulardaki tutumuna verdiği desteği övgüyle karşıladıklarını ifade etti. Xi, Çin ile Belarus’un temel çıkarlarını koruma, dış güçlerin iç işlerine müdahalelerine karşı çıkma, egemenliklerini ve siyasi güvenliklerini koruma konularında birbirlerine destek vermeleri gerektiğinin altını çizdi. İki ülkenin ekonomik ve ticari işbirliğini de geliştirmesinin önemine vurgu yapan Xi, Belarus’un Çin’in ortaya koyduğu küresel kalkınma inisiyatifine ve küresel güvenlik inisiyatifine verdiği desteği de övdü.

    Lukaşenko’dan Çinli işletmelere yatırım çağrısı

    Lukaşenko, görüşmede temel çıkarlarını savunması hususunda Çin’i sıkı şekilde desteklediklerini vurguladı. Xi ile yaptığı görüşmenin “standart dışı yeni yaklaşımlara ve sorumlu siyasi kararlara” ihtiyaç duyulduğu bir dönemde gerçekleştiğini belirten Lukaşenko, Çin’in Kuşak ve Yol girişimine, küresel güvenlik inisiyatifine ve küresel kalkınma inisiyatifine destek verdiklerini söyledi. Lukaşenko, Çinli işletmeleri ülkesine yatırım yapmaya davet etti.

    Görüşmede Ukrayna krizi de ele alındı

    Xi, Çin’in Ukrayna krizindeki tutumunun net ve tutarlı olduğuna dikkat çekerek, Çin’in siyasi çözüm yoluna bağlı kalınmasını, barışı ve müzakereleri desteklediğini ifade etti. Xi, tüm ülkelerin güvenlik alanındaki meşru kaygılarına saygı duyulması gerektiğini belirterek, Avrupa’da etkili ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi oluşturulmasının önem taşıdığını dile getirdi.

    Lukaşenko ise, Çin’in Ukrayna krizine siyasi çözüm getirilmesine dair önerilerinin büyük önem taşıdığını söyledi.

    Çin-Belarus arasında çok sayıda anlaşma imzalandı

    Çin ve Belarus arasında “her koşulda kapsamlı stratejik ortaklık ilişkilerinin ilerletilmesi” konusunda bir bildiri ile ticaret, sanayi, bilim ve teknoloji, sağlık, turizm ve spor gibi farklı alanlarda anlaşmalar imzalandı. – PEKİN

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika