Etiket: Dolar

  • Arda Turan kaptırdığı parayı altın, dolar, euro ya da bitcoin’e yatırsa ne kadar kazanacaktı? Rakamı duyunca oturup ağlayacak

    Arda Turan kaptırdığı parayı altın, dolar, euro ya da bitcoin’e yatırsa ne kadar kazanacaktı? Rakamı duyunca oturup ağlayacak

    Denizbank Levent Şube Müdürü Seçil Erzan’ın futbol dünyasından ünlü isimleri yüksek getiri vaadi ile dolandırmasının yankıları sürüyor. Erzan tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Arda Turan, Muslera, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan ve Emre Çolak gibi isimler dolandırılanlar arasında yer alıyor. En çok para kaptıran ise Arda Turan oldu. Peki, Arda Turan söz konusu parayı, yılbaşı itibarıyla bilinen yatırım araçlarında değerlendirseydi, ne kadar getiri elde ederdi?

    ARDA TURAN 7,5 MİLYON DOLAR KAPTIRDI

    13 bin 900 dolarla fona en çok para yatıran Arda Turan, 6 milyon 400 bin dolarını geri alırken 7 milyon 500 bin dolarını kaybetti.

    ALTIN, DÖVİZ YA DA BİTCOİN’E YATIRSA NE KADAR KAZANACAKTI?

    Peki Arda Turan parasını altın, dolar, euro ve bitcoin gibi yatırım araçlarında değerlendirseydi ne kadar kazanç sağlayacaktı. İşte yanıtı…

    • 1 Ocak’ta euro ise 20,02 liraydı. Turan parasını euroya çevirse 12,9 milyon euro alacaktı ve parası günümüzde 409,5 milyon liraya çıkacaktı.
    • Yılbaşında altının gram fiyatı ise 1.096 lira seviyesindeydi. Turan 13,9 milyon dolarını altına çevirseydi 237 kilogram altını olacaktı ve parası şu an 438,5 milyon liraya çıkacaktı.

    EN ÇOK GETİRİ BİTCOİN’DE

    • Turan parasını bitcoin’e yatırsaydı o tarihlerde bitcoin 16 bin 500 dolar seviyesindeydi ve 842 adet bitcoin alabilecekti. Turan’ın bitcoin’leri günümüzde 31 bin 500 dolara çıkacaktı. Yani parası 912 milyon liraya çıkacaktı.
  • Altının gram fiyatı 1.850 liradan işlem görüyor

    Altının gram fiyatı 1.850 liradan işlem görüyor

    Dün altının ons fiyatındaki artışa karşın dolar kurundaki gerilemeye paralel yatay bir seyir izleyen altının gram fiyatı, günü önceki kapanışının hemen üzerinde 1846 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı yeni güne değer kazancıyla başlamasının ardından saat 10.35 itibarıyla yüzde 0,2 artışla 1850 lira seviyesinde bulunuyor.

    ÇEYREK VE CUMHURİYET ALTINI NE KADAR?

    Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 3 bin 40 liradan, cumhuriyet altını 12 bin 440 liradan satılıyor. Altının ons fiyatı ise şu sıralarda yatay bir seyirle 1993 dolar seviyesinde bulunuyor.

    ATEŞKES FİYATLARI OLUMLU ETKİLEDİ

    Analistler, küresel pay piyasalarında, ABD ve Japonya’daki tatili dönüşü sonrası tahvil piyasalarında satış baskısı öne çıktığını belirterek, altının ons fiyatında yön arayışının devam ettiğini ifade etti. Orta Doğu’dan gelen haber akışı varlık fiyatlarını olumlu etkilemeyi sürdürürken, Hamas ve İsrail arasındaki mutabakatla Gazze’ye saldırıları 4 günlüğüne durduracak, esir takası ve insani yardıma imkan sağlayacak insani ara başladı.

    ONS ALTINDA 2.010 DOLAR DİRENÇ KONUMUNDA

    Bugün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması, Almanya’da büyüme ve ABD’de imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini bildiren analistler, teknik açıdan altının ons fiyatında 2 bin 10 ve 2 bin 20 dolar seviyelerinin direnç 1990 ve 1980 doların destek konumunda olduğunu kaydetti.

    Kaynak: AA / Ekonomi
  • Kanada perakende satış verileri öncesinde USD/CAD tırmanıyor

    Kanada perakende satış verileri öncesinde USD/CAD tırmanıyor

    ABD doları bugün erken saatlerde Kanada doları karşısında güçlendi ve USD/CAD paritesi haftalık kazançlarını genişleterek 1,3710 seviyesine ulaştı. Bu hareket, Kanada’nın Perakende Satışlar raporunun açıklanmasından hemen önce ve 76,50 dolara yükselen West Texas Intermediate (WTI) ham petrol fiyatlarındaki toparlanmanın ortasında gerçekleşti. Petrol fiyatlarındaki artış genellikle Loonie olarak bilinen Kanada dolarını destekliyor, ancak OPEC + ‘dan gelen gecikmelerin teşvik ettiği piyasa dalgalanmaları kazançları hafifletti.

    Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem, mevcut politikaların enflasyonu yönetmek için yeterli olabileceğini öne sürerek faiz artışlarında potansiyel bir duraklamaya işaret etti. Bu duruş, agresif faiz artışlarının olası bir duraklamasına işaret eden ve USD/CAD paritesi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek risk duyarlılığını artıran Federal Rezerv’in duruşunu yansıtıyor.

    Bu arada, doları diğer önemli para birimlerinden oluşan bir sepet karşısında takip eden ABD Dolar Endeksi 103,80’e yükseldi. Bu yükseliş, ABD Hazine tahvillerinin 10 yıllık getirisinin %4,46’ya ve 2 yıllık getirisinin %4,94’e ulaşmasıyla desteklendi. Yatırımcılar bu gelişmeleri ve Kasım ayında açıklanacak olan S&P Global PMI verilerinde beklenen hafif gerilemeyi yakından takip ederek ABD ekonomisindeki kilit sektörlerin sağlığına ilişkin daha fazla bilgi edinmeye çalışıyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısı ’21’inci Yüzyılın İleri teknoloji ve Yeşil Ekonomiye Dayalı Sanayisini Oluşturmak İçin Devlet-Özel Sektör İşbirliğini Geliştirmenin Önemi’ ana gündemi ile düzenlendi. İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleşen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı. Yılmaz burada yaptığı konuşmada, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti. Yılmaz, “Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşecek enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz.” dedi.

    “20 YILLIK DÖNEMDE ORTALAMA 5.4’LÜK BÜYÜME”

    Toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz, ” Türkiye, 20 yıllık dönemde yıllık ortalama 5.4 büyümüş. Dünya büyümesinin aşağı yukarı 1,8 puan üzerinde bir ortalamayla büyüme kaydetmişiz. 50 yıllık, 100 yıllık perspektiflerle bu tür farklara baktığınız zaman asıl ülkeleri uluslararası alanda öne çıkaran hususun bu performans olduğunu ifade etmek isterim. Siz yürürken başkaları da yürüyor. Önemli olan onlara göre nisbi konumunuz. Türkiye gerçekten iyi bir performans sergilemiş durumda. 2020-2022 dönemine baktığımızda birikimli olarak dünya yüzde 7 büyümüş, Türkiye aynı dönemde yüzde 20’ye yakın büyüme performansı sergilemiş. Son hesaplamalara göre 13 bin 800 doları açtığınız zaman yüksek gelirli ülkeler ligine terfi ediyorsunuz, bu süreçte Türkiye düşük orta gelirli ülkeler kategorisinden, orta yüksek gelirli ülkeler kategorisine geçmiş ama yüksek gelirli ülkeler ligine henüz geçebilmiş değiliz” dedi.

    “MAYIS AYINDAKİ SEÇİMLE SİYASİ BELİRSİZLİK ORTADAN KALKTI”

    Belirsizliğin ekonominin düşmanı olduğunu ve mayıs ayındaki seçimle birlikte siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını, yerel seçimlerin de makro politikaları çok etkilemediğine dikkat çeken Cevdet Yılmaz, “Ekonominin en önemli boyutu itibarıyla Türkiye farklı bir döneme girmiş oldu. Özel sektörle istişareye büyük önem verdik. Makro olarak görünümü nedir diye bakarsanız 4 amaç şekillendirdi. Birincisi afetin yaralarının sarılması ve afet risklerinin azaltılması. Bu çok kıymetli bir şey. Şubat ayında tarihimizin en büyük depremini yaşadık. Acil müdahale kısmı bitti ama asıl iş rehabilitasyon. 100 binlerce vatandaşımıza konut yapıyoruz, bozulan alt yapıyı tamir ediyoruz. Diğer yandan bu bölgelerimizdeki sosyo-ekonomik hayatı normalleştirmeye ve bu bölgelerimizi üretken hale taşımaya gayret ediyoruz. Bununla eş zamanlı şekilde gelecek afetlerin riskini azaltmaya dönük olarak kentsel dönüşüm başta olmak üzere çeşitli tedbirler alıyoruz. Bu kapsamda bütçemize çok ciddi kaynaklar koymuş durumdayız. Merkezi yönetim bütçemizde 762 milyar lira ödenek koymuş durumdayız.

    Gelecek yıl ki bütçemizde 1 trilyon 28 milyar lira kaynağı ayırmış durumdayız. 3-4 yılık dönem itibariyle baktığınızda 3 trilyondan fazla parayı merkezi yönetim bütçesinden bu alanlara harcamış olacağız. Bunlar hem halkımızın yaralarını saracak hem de Türkiye’yi çok daha güvenli bir şekilde güçlü bir bünyeyle geleceğe taşıyacak yatırımlar. Bu yıl ve gelecek yıl bütçemizdeki açığı bu yüzden bir miktar artırıyoruz. Normalde 3-3 buçuk civarında seyreden açık, bu yıl ve gelecek yıl için 6,4 civarında tahmin ediliyor. Ağırlıklı yük bu yıl ve gelecek yıl. Türkiye, bu 2 yıl geçici olarak, bütçemizde yapısal bir bozulmaya yol açmadan, deprem harcamalarının iyi tarafı bu, tek seferlik harcamalar, her yıl 40 sene devam edecek türden harcamalar değil. Yatırım niteliğinde harcamalar. Sonuç itibariyle ülkemizin geleceğine yapılmış harcamalar. Bu yıl ve gelecek yıl belki bizi biraz bütçe açısından yoracak ama ülkemizi çok daha güvenli şekilde geleceğe taşıyacak yatırımlar. Orta Vadeli Programımızda ve bütçemizde de buna büyük bir ağırlık vermiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

    “ENFLASYONUN 2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA DÖNECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

    Yılmaz, “İkinci temel amacımız makro ekonomik ve finansal istikrarın sağlanması enflasyonun orta vadede tek haneli rakamlara yeniden düşürülmesi. Belli risklerimizi azalttık, döviz rezervlerimizde büyük bir artış sağlandı. Hem döviz riskini hem bütçe riskini azaltıcı tedbirler aldık. Bunun sonucundadır ki ülkemizin risk primlerinde bir düşüş ortaya çıktı. Son dönemlerde 340’lara kadar gerilediğini görüyoruz. Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşeceğimiz enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz. Aylık bazda bir miktar düşmeye başladı. Yıllık etkisini gelecek yılın ortalarından itibaren göreceğiz yeni politikaların. Çünkü yüksek baza girmiş rakamlar var. Bu konuları çalışırken Merkez Bankamızla birlikte çalışarak belli bir anlayış birliği içinde hareket ediyoruz. Herkes kendi alanında nihai yetkiye elbette sahip. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de para politikası, maliye politikası ve yapısal reformlar, bu 3 alanın koordinasyonu da çok önemli. Bütün bu istikrarı, gelişmeleri ne için işitiyoruz’ Ülkemizin refahını, katma değerini ekonomisini sürdürülebilir, istikrarlı şekilde büyütmek için istiyoruz. Enflasyonu düşürmemiz bu perspektifimize de güç veriyor. Belirsizliği azaltarak, ön görülebilirliği artırarak enflasyondaki düşüş, makro istikrardaki kuvvetlenme büyüme perspektifimize güç veriyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER LİGİNE ADIM ATMIŞ OLACAK”

    Yılmaz, “IMF tahminlerine göre ortalama 3 civarında bir büyüme görünüyor dünyada. Geçen yıl 906 milyar dolarmış milli gelirimiz, bu yıl 1 trilyon 67 milyar diye tahmin etmişiz. Şu an 12 ay geriye gittiğimiz zaman, 12 aylık milli gelirimiz 1 trilyonu aşmış durumda hali hazırda. Muhtemelen 1.1 trilyona yakın, o civarda bir milli gelire ulaşmış olacağız. Bu da kişi başına gelirimizi 10 bin 659 dolardan 12 bin 415 dolar seviyelerine getirmiş olacak. Dönem sonunda 1.3 trilyonluk bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Kişi başına gelirimizin de 14 bin 855 dolara nominal dolar bazında 15 bin dolarlara yakınsamasını bekliyoruz. Bu ne demek, yüksek gelirli ülkeler ligine terfi etmek demek. Uluslararası eşik 13 bin 800 dolar. Bu eşiği aşarak Türkiye yüksek gelirli ülkeler ligine alt sıralardan da olsa adımını atmış olacak. Ortalama büyümemizin bu dönem yüzde 4,5 civarında olmasını hedefliyoruz” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Altın fiyatları Fed’in faiz artırımına ara vereceği beklentisiyle 2.000 dolara yaklaştı

    Altın fiyatları Fed’in faiz artırımına ara vereceği beklentisiyle 2.000 dolara yaklaştı

    Altın fiyatları bugün Asya piyasalarında direnç göstererek son düşüşlerden toparlandı ve Şükran Günü tatili nedeniyle düşük işlem hacimlerine rağmen aylık zirve seviyelerine yaklaştı. ABD dolarındaki yükselişin durması, Federal Rezerv’in agresif faiz artırımlarına ara verebileceği yönündeki beklentilerin arttığı bir ortamda gerçekleşti. Değerli metal kritik 2.000$ seviyesinin hemen altında işlem görüyor ve 2.010$’lık önemli direnç seviyesi henüz aşılamadı.

    Çarşamba günü, piyasa duyarlılığı, Fed’in son zamanlarda daha yüksek oranları korumaya ve hatta enflasyonun kontrolsüz kalması durumunda daha da sıkılaştırmaya vurgu yapmasına rağmen, USD’nin dinamiklerinde rol oynayan Mayıs 2024’e kadar Federal Rezerv faiz indirimlerinin %50’den fazla olasılığından etkilendi. Ekonomik göstergeler karışık bir tablo çizdi: Michigan Üniversitesi tüketici duyarlılığı anketi enflasyon beklentilerinin arttığını gösterirken, işsizlik başvuruları 209 bin ile bir ayın en düşük seviyesine gerileyerek daha sıkı bir işgücü piyasasına işaret etti. Buna karşılık, dayanıklı mal siparişlerinde beklenenden daha büyük bir düşüş yaşanması, ekonomik talebin yavaşladığına dair endişelerin altını çizdi.

    Teknik analiz altın için kilit seviyelere işaret ediyor; acil destek 1.989$ ile 1.988$ arasında ve ek destek 1.979$ ile 1.978$ arasında yer alıyor. Bu seviyelerin tutunamaması halinde altın fiyatları 1.940 dolar civarındaki 200 günlük Basit Hareketli Ortalamayı (SMA) yeniden test edebilir. Tersine, 2.010$’lık zorlu direncin üzerine çıkılması halinde fiyatlar 2.022$’lık ara direnci hedefleyebilir.

    Döviz piyasalarında ABD doları, Yeni Zelanda doları (NZD) ve Japon yeni (JPY) gibi başlıca rakipleri karşısında önemli ölçüde zayıflarken, euro (EUR) ve İngiliz sterlini (GBP) karşısında küçük dalgalanmalar gösteriyor. Altın fiyatları ve ABD doları dinamikleri arasındaki etkileşim, Federal Rezerv politikasının potansiyel yönünü ve bunun finansal piyasalar üzerindeki etkilerini ölçen yatırımcılar tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Wells Fargo analisti Marathon Oil’de 33$ hedefle alım notunu koruyor

    Wells Fargo analisti Marathon Oil’de 33$ hedefle alım notunu koruyor

    NEW YORK – Wells Fargo (NYSE:WFC)’nun enerji sektörü analistleri Marathon Oil için Al notunu teyit etti ve hisse senedi 25,31 dolardan kapanırken fiyat hedefini 33 dolar olarak belirledi. 1887’de Houston’da kurulan şirket, Ekvator Ginesi’nden Birleşik Krallık’a uzanan operasyonlarıyla uluslararası petrol piyasasında önemli bir oyuncu olmuştur. EVP & CFO Whitehead Dane E’nin 1 milyon doların üzerinde hisse satışı da dahil olmak üzere son zamanlarda içeriden yapılan satışlara rağmen, Marathon Oil büyüme beklentilerine güven duyduğunu gösterdi.

    Daha geniş piyasa konsensüsü, Wells Fargo’nun iyimserliğini yansıtıyor ve Marathon Oil’i ortalama 34,59 $ fiyat hedefi ile Güçlü Al olarak derecelendiriyor ve mevcut seviyelerinden önemli bir artış potansiyeli olduğunu gösteriyor. Bu yükseliş görünümü, şirketin temettü ödemesini hisse başına $.11’e çıkardığını ve Kasım ayı başı itibariyle toplam 2,5 milyar $’a ulaşan hisse geri alım planını duyurmasıyla birlikte geldi.

    Marathon Oil’in güçlü finansal pozisyonu, yaklaşık 15 milyar dolarlık piyasa değeri ve yaklaşık 9,45 olan F/K oranı ile vurgulanmaktadır. Bu finansal sağlık, hissedarları ödüllendirmeyi ve kurumsal değeri artırmayı amaçlayan stratejik girişimlerle daha da desteklenmektedir.

    Wells Fargo’nun diğer enerji şirketlerine bakış açısı da bugün ortaya çıktı; analistler Ovintiv ve Coterra Energy için Tut notunu korurken, fiyat hedeflerini 49 ve 29 dolar olarak belirledi. Devon Energy de Wells Fargo tarafından benzer şekilde 48 dolar hedefle Tut olarak derecelendirilirken, RBC Capital ve Piper Sandler kısa süre önce şirketin hisselerine ilişkin kendi değerlendirmelerini sundu.

    Enerji sektörü, dinamik bir piyasa ortamında her bir şirketin stratejisi ve performansının mercek altına alınmasıyla yatırımcıların ve analistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu şirketler değişen sektör koşullarına uyum sağlarken, hisse senedi derecelendirmeleri ve hedefleri beklenen performansları hakkında rehberlik ediyor.

    InvestingPro Insights

    Marathon Oil’in hissedar getirilerine olan bağlılığı, yüksek kazanç kalitesi, net geliri aşan serbest nakit akışı ve agresif hisse geri alım stratejisi ile kendini gösteriyor. InvestingPro Tips’e göre, yönetimin güçlü kazançları, üç yıl üst üste artırılan temettü ödemelerinin devam etmesine izin vermelidir. Bununla birlikte, yatırımcıların 10 analistin önümüzdeki dönem için kazançlarını aşağı yönlü revize ettiğini not etmeleri önemlidir.

    InvestingPro’dan alınan gerçek zamanlı veriler, Marathon Oil’in 14,64 milyar dolarlık bir piyasa değerine ve 2023’ün 3. çeyreği itibariyle son on iki ayda 8,55’e ayarlanmış bir F/K oranına sahip olduğunu gösteriyor. Aynı dönemde %16,18’lik bir gelir düşüşüne rağmen, şirket %77,8’lik güçlü bir brüt kâr marjını korumuştur. Ayrıca, temettü verimi %1,74’tür ve son on iki ayda %37,5’lik önemli bir temettü büyümesi gerçekleşmiştir.

    InvestingPro aboneleri, yatırım kararlarına rehberlik edecek çok sayıda ek ipucuna erişebilirler. Şu anda, Marathon Oil için şirketin finansal sağlığı ve piyasa performansı hakkında daha derin bilgiler sunan 10’dan fazla ek InvestingPro İpucu mevcut. Bu uzman analizlerinden yararlanmak isteyenler için InvestingPro aboneliği şu anda %55’e varan indirimlerle özel bir Kara Cuma indiriminde.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Goldman Sachs, demir cevheri yükselirken lityum fiyatlarının daha da düşeceği uyarısında bulundu

    Goldman Sachs, demir cevheri yükselirken lityum fiyatlarının daha da düşeceği uyarısında bulundu

    Küresel emtia piyasası arz ve talep dinamiklerinin karmaşık bir etkileşimine tanık olurken, demir cevheri fiyatları Çin’in ekonomik teşvik beklentilerinden destek alırken Goldman Sachs lityumdaki düşüş görünümünü sürdürüyor. Yatırım bankası, spodümen spot fiyatlarının bu yıl %75’in üzerinde düşerek ton başına 1.650 dolara gerilemesiyle birlikte lityum fiyatlarında ilave potansiyel düşüşler öngörüyor. Bu eğilim, lityum hidroksit ve karbonat fiyatlarının ton başına sırasıyla 19.000-20.000 dolar civarında seyrettiği Çin’de de görülüyor.

    Goldman Sachs analistleri lityum piyasasında bir toparlanma beklemek için henüz çok erken olduğuna inanıyor. Analistler, 2023 yılında 29 bin ton LCE (lityum karbonat eşdeğeri) fazlalığı olacağını ve bu miktarın 2024 yılına kadar 202 bin ton LCE’ye çıkabileceğini öngörüyor. Yaklaşan bu fazlalık, elektrikli araç (EV) sektöründeki büyüme oranlarıyla eşleşmeyen artan üretime bağlanıyor.

    Avustralya’da entegre olmayan rafineriler, lepidolit ve spodümen girdileri için ton başına ortalama 19.000 ila 27.000 dolar arasında değişen yüksek maliyetlerle karşı karşıyadır. Bu maliyetler, endüstri öngörülen bir fazlalıkla boğuşurken önemli kayıplara yol açabilir. Core Lithium, BP33 madeni üzerindeki mali baskıyı hissediyor, ancak hisse değeri birleşme ve satın alma spekülasyonları nedeniyle sadece hafif bir şekilde etkilendi.

    Lityumdaki bu aşağı yönlü görüşün aksine, demir cevheri piyasası Fortescue Metals Group’un (FMG) yıllık genel kurul toplantısının (AGM) ardından neredeyse rekor stok seviyeleri yaşıyor. Demir cevheri talebi artarak fiyatları ton başına 134 dolara yükseltti. Bu artış büyük ölçüde Çin’in ekonomik teşvik beklentilerinden kaynaklanıyor. Olumlu hava BHP ve Rio Tinto gibi diğer büyük madencileri de kapsıyor.

    Altın madencileri de altın fiyatlarının ons başına 2.000 $’a ulaşmasıyla servetlerinin arttığını görüyor. Bu yükseliş, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) son tutanaklarında belirtildiği üzere güçlenen ABD dolarının gelecekte yaratacağı potansiyel baskılara rağmen gerçekleşiyor.

    Altın sektöründe De Grey Mining, Hemi altın projesindeki kaynakları 10 milyon onsun ötesine genişlettikten sonra kazanç bildirdi. Yatırımcılar aynı zamanda FMG’nin karlı demir operasyonlarından da temettü bekliyor, ancak bu durum yönetim kurulu üyelerinin ücretlendirilmesi ve yönetim kurulu üyeleriyle ilgili yasal endişelerin Genel Kurul’da vurgulanmasına neden oldu.

    Goldman Sachs, yeni madencilik projelerinin beklenenden daha hızlı bir şekilde ve iyileştirilmiş geri kazanım oranlarıyla kapasiteye ulaştığına dikkat çekerek, madenlerin yavaş yükseldiği yönündeki yaygın anlatıya meydan okuyor. Bununla birlikte, yeraltı madencilik maliyetlerinin yaklaşık %40 oranında arttığını ve bunun sektörün gelecekteki kârlılığını etkileyebileceğini belirtiyor.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Altın fiyatları şahin Fed sinyalleriyle 2.000 doların altına düştü

    Altın fiyatları şahin Fed sinyalleriyle 2.000 doların altına düştü

    Federal Rezerv’in son toplantı tutanaklarının gerekirse enflasyona karşı agresif önlemlere devam etmeye hazır olunduğunun sinyalini vermesiyle altın fiyatları bugün 2,000$ seviyesinin altına geriledi. Bu şahin duruş, son dönemdeki toparlanmasının ardından zayıflayan doların altına verdiği desteğe rağmen yatırımcıları temkinli davranmaya sevk etti.

    Salı günü açıklanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanakları, faiz artışlarında potansiyel bir platoya işaret ederken, piyasa spekülasyonu gelecek yıl Mayıs ayı gibi erken bir tarihte olası faiz indirimlerinin başlayacağı yönünde. Bu spekülasyon, Ağustos sonunda başlıca para birimleri karşısında gördüğü en düşük seviyelerden toparlanmış olsa da USD’nin hareketlerini kontrol altında tuttu.

    Altın, 2.000 doların üzerindeki konumunu koruyamamasına rağmen karışık teknik sinyaller alıyor. Pozitif osilatörler, altının acil direnç seviyelerini aşması halinde ihtiyatlı bir iyimserlik için yer olabileceğini gösteriyor. Destek şu anda 1.991 ile 1.990 dolar arasında bulunuyor ve Basit Hareketli Ortalama (SMA) ölçütlerinin gösterdiği üzere 1.965 dolar civarındaki haftalık en düşük seviyelere ve 1.938-1.939 dolar civarındaki kritik bölgelere doğru daha fazla düşüş riski bulunuyor.

    Diğer piyasa hareketlerinde, Ekim ayı ABD Mevcut Konut Satışları mevsimsellikten arındırılmış yıllık dört milyon adedin biraz altında yeni bir düşük seviyeye gerileyerek konut piyasasının soğuduğuna işaret etti. Bu arada, Orta Doğu’daki jeopolitik gerginlikler, İsrail ve Hamas arasında rehine/tutuklu takası ve kısa süreli ateşkesler konusunda varılan anlaşmanın ardından yatışmaya devam etti. Buna ek olarak, ABD’nin Irak’taki İran destekli tesislere yönelik hassas saldırıları, piyasa duyarlılığı veya altının güvenli liman varlığı statüsü üzerinde minimal bir etki yarattı.

    Yatırımcılar şimdi piyasanın yönü hakkında daha fazla rehberlik için yaklaşan ABD ekonomik veri açıklamalarına bakıyor. Bunlar arasında Haftalık İlk İşsizlik Başvuruları ve Dayanıklı Mal Siparişleri yer alıyor. Revize edilen Michigan Tüketici Güven Endeksi de mevcut ekonomik zorlukların ortasında tüketici güvenini ölçmek için yakından izlenecek.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Gram altın yükselişine rekor yenileyerek devam ediyor

    Gram altın yükselişine rekor yenileyerek devam ediyor

    Investing.com – Dolar/TL’nin ılımlı yükselişine devam etmesi ve ons altının Kasım’ın ikinci yarısında yönünü yeniden yukarı çevirmesiyle gram altın, TL bazında yeni rekor seviyesine ulaştı.

    Bugün %0,75 oranında değer artışıyla devam eden gram altın, son saatte 1.852 TL’ye kadar yükselerek yeni rekor seviyesini kaydetti. Gram altın genel yükseliş trendinde Temmuz – Ekim döneminde yatay kaldıktan sonra yönünü yeniden yukarı çevirdi ve Ekim ayında %10 değer artışının ardından Kasım ayında %2,5’e yakın yükselişle devam ediyor.

    Dolar/TL paritesinde yükseliş eğilimi düşük oranlı olarak devam ederken parite, bugün 28,8 seviyesine kadar yükseldikten sonra bu seviyede direnç görmeye başladı. Aşağı yönlü hareketler ise 28,75 seviyelerinden gelen alımlarla hızlı şekilde karşılanıyor.

    Ons altın, bugün yeniden talep görmeye başlarken %1’i bulan değer artışıyla 2.000 dolar seviyesini test etmeye başladı. Haftaya sakin başlayan ons altın, dünkü işlemlerde 1.965 dolara kadar sarkarken ABD işlem saatlerinde gelen talep artışıyla günü yatay kapattı. 

    Altın, bugünkü sıçramayla geçen haftadan bu yana direnç fiyatı olarak kalan 1.980 dolar seviyesini hızlı şekilde geçti. 

    Euro/TL’de de yeni rekor kaydedildi

    Doların küresel çapta zayıf seyri devam ederken Euro’nun değer kazancına bağlı olarak euro/TL’de de yukarı yönlü hareket daha hızlı devam ediyor. Bugün %0,6’ı bulan değer artışı kaydeden euro/TL, rekor seviyesini 31,61’de belirledi. 

  • Petroldeki toparlanma yavaşlarken gözler OPEC kesintileri ile Fed tutanaklarında

    Petroldeki toparlanma yavaşlarken gözler OPEC kesintileri ile Fed tutanaklarında

    Investing.com – Petrol fiyatları, son üç seansta ciddi ölçüde toparlandıktan sonra bugün Asya ticaretinde, Fed’den ipucu beklentisi ve büyük tedarikçilerin üretim kesintilerine ilişkin spekülasyonların hissiyatı zayıf bırakmasıyla hafifçe düştü.

    Ham petrol fiyatları, bir önceki hafta son dört ayın en düşük seviyesine geriledikten sonra son üç seansta varil başına toplam 5 dolar yükselmişti. Fiyatlar üzerindeki baskı, esas olarak, dünya genelinden gelen ve talebin yavaşladığına dair endişeleri artıran bir dizi zayıf ekonomik verilerden kaynaklanıyordu.

    Ancak petrol fiyatlarındaki kayıplar, OPEC’in 26 Kasım’daki toplantısında üretimi daha da azaltacağı spekülasyonlarına yol açtı. Medyada yer alan haberlerde, başta Rusya ve Suudi Arabistan olmak üzere üretici grubun bazı üyelerinin, mevcut arz kesintilerini 2024 yılına kadar uzatmayı düşündükleri de öne sürüldü.

    Analistler, bu iki ülkenin daha fazla üretim kesintisine gitmesinin arzı daraltacağını ve 2024’e kadar fiyatları destekleyeceğini söyledi. Bu yılın başlarında Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretim kesintileri, petrol fiyatları için önemli bir destek noktasıydı ve zayıf ekonomik sinyallerden kaynaklanan rüzgarları atlatmalarına yardımcı oldu.

    Brent %0,2 düşüşle 82,13 dolara gerilerken WTI %0,1 düşüşle 77,77 dolara indi. Her iki kontrat da üç gün üst üste güçlü kazançların ardından bir miktar kâr elde etti.

    Piyasalar şimdi OPEC’in arzı azaltma niyetinde olduğuna dair somut sinyaller bekliyor. Ancak bundan önce özellikle Fed’den gelen önemli ekonomik sinyaller odak noktasında.

    Fed tutanakları beklenirken dolar, faiz artırımlarını duraklatma beklentisiyle sarsıldı

    İki buçuk ayın en düşük seviyesine gerileyen dolardaki zayıflık, dolarla fiyatlanan petrol ve diğer emtialar için de önemli bir destek noktası oldu.

    Yatırımcıların, Fed’in faiz oranlarını artırmayı bitirdiği ve Mart 2024’ten itibaren faiz indirimlerine başlayabileceği yönündeki beklentileri, dolarda düşüşe yol açtı.

    Gün içinde paylaşılacak olan Fed’in Ekim toplantısının tutanaklarının, bu düşünceye daha fazla ışık tutması bekleniyordu; özellikle de Fed’in, toplantı sırasında biraz güvercin olarak değerlendirilen sinyaller vermesi üzerine.

    Ancak daha az şahin bir Fed’in petrol talebini desteklemesi beklenirken hızla yavaşlayan ekonomiye dair işaretler de yatırımcıları, gelecek yıl ABD ekonomisinde yaşanabilecek ve talebi ciddi şekilde düşürebilecek bir yavaşlama konusunda endişelendiriyor.

    Yavaş bir ekonomik toparlanmayla boğuşan Çin’e ilişkin endişeler de özellikle son verilerin, Ekim ayına kadar çok az iyileşme göstermesiyle, petrol piyasalarını olumsuz etkiledi.

    ABD’de rekor seviyede petrol üretimi gösteren veriler ve diğer OPEC üyelerinin artan üretimi de ham petrol piyasalarının, başlangıçta beklendiği kadar daralma içinde olmadığını gösterdi.