Etiket: Dönem

  • TBMM Başkanı Kurtulmuş, STK Temsilcileriyle Buluştu

    TBMM Başkanı Kurtulmuş, STK temsilcileriyle buluştu

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş :

    Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz”

    ANKARA – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz” dedi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş, siyasi kararların, görüşlerin farklı olabileceğini belirterek, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz. Tabiri caizse oklarımızı farklı yöne değil, aynı yöne atmak mecburiyetindeyiz. O da güçlü ve büyük Türkiye hedefidir. Bugün dünyanın, başta bölgemiz olmak üzere, yaşadığı yeni çalkantıları çok derin türbülanslar hep birlikte izliyoruz. Dünyanın nereye, ne şekilde evrileceğini bir takım öngörülerden anlamaya ve yolumuzu açmaya gayret ediyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye içine kapanarak Türkiye kendi bir takım problemlerine büyüterek bu dönemin şartlarından istifade edemez. Bu yeni dönem Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki küresel ölçekte de yeni bir dönemin başındayız. Artık dünya bir tek ülkenin belirleyeceği bir yer değildir. ya da ülkelerin kendi aralarında taksim edeceği bir yer değildir. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kıtanın ya da bir aktın tek başına dünya yönetmesi mümkün değildir. Onun için önümüzdeki dönem dünyanın her yerinde çok kutuplu yani kutuplaşmak anlamında söylemiyorum. Çok merkezlilik anlamında yeni bir dünya dönemin başlangıcıdır. Burada inanın ki yeryüzünde Türkiye gibi beş altı tane ülkeyi ancak sayabiliriz. Bu dönemin kendisine yeni fırsatlar sunduğu, yeni imkanlar sunduğu çok nadir ülkenin olduğunu da ifade etmek isterim. Türkiye hem bölgesel bir güç oldu, hem de artık eldeki imkanlarıyla bu yeni sürece daha olgun, daha güçlü, daha diri bir şekilde gelmiştir” dedi.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / AHMET UMUR ÖZTÜRK – Politika
  • TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye’nin Hedefleri İçin Birlikte Hareket Etmeliyiz

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz” dedi.

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Kurtulmuş, siyasi kararların, görüşlerin farklı olabileceğini belirterek, “Hepimizin ortak hedefe yönelmesi üzerimize düşen tarihi sorumluluğumuzdur. Böylesine önemli bir dönemde, Türkiye‘nin hedeflerini hepimiz gerçekleştirmek için yan yana omuz omuza planlamak mecburiyetindeyiz. Tabiri caizse oklarımızı farklı yöne değil, aynı yöne atmak mecburiyetindeyiz. O da güçlü ve büyük Türkiye hedefidir. Bugün dünyanın, başta bölgemiz olmak üzere, yaşadığı yeni çalkantıları çok derin türbülanslar hep birlikte izliyoruz. Dünyanın nereye, ne şekilde evrileceğini bir takım öngörülerden anlamaya ve yolumuzu açmaya gayret ediyoruz. Böyle bir ortamda Türkiye içine kapanarak Türkiye kendi bir takım problemlerine büyüterek bu dönemin şartlarından istifade edemez. Bu yeni dönem Türkiye’ye altın tepsi içerisinde yeni fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle şunu açıklıkla ifade etmek gerekir ki küresel ölçekte de yeni bir dönemin başındayız. Artık dünya bir tek ülkenin belirleyeceği bir yer değildir. ya da ülkelerin kendi aralarında taksim edeceği bir yer değildir. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kıtanın ya da bir aktın tek başına dünya yönetmesi mümkün değildir. Onun için önümüzdeki dönem dünyanın her yerinde çok kutuplu yani kutuplaşmak anlamında söylemiyorum. Çok merkezlilik anlamında yeni bir dünya dönemin başlangıcıdır. Burada inanın ki yeryüzünde Türkiye gibi beş altı tane ülkeyi ancak sayabiliriz. Bu dönemin kendisine yeni fırsatlar sunduğu, yeni imkanlar sunduğu çok nadir ülkenin olduğunu da ifade etmek isterim. Türkiye hem bölgesel bir güç oldu, hem de artık eldeki imkanlarıyla bu yeni sürece daha olgun, daha güçlü, daha diri bir şekilde gelmiştir” dedi. – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatında uygulanan kotaya ilişkin duyurusunu yayımladı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatında uygulanan kotaya ilişkin duyurusunu yayımladı

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatında uygulanan kotaya ilişkin duyurusunu yayımladı. Detaylar şöyle:

    “Son günlerde, işlenmemiş altın ithalatındaki kota tedbirlerine ilişkin gündeme gelen sorulara yönelik aşağıdaki bilgilendirmenin yapılması zaruri görülmüştür.

    Kota uygulamasına neden ihtiyaç duyuldu?

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2022 yılında işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yıla göre miktar bazında yaklaşık yüzde 200’ün üzerinde bir artışla 379,2 ton (20,4 milyar dolar), 2023 yılı ilk yedi ayında ise yaklaşık 320 ton (19,2 milyar dolar) gerçekleşmiştir.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan ödemeler dengesi istatistiklerine göre, 2022 yılında 49,1 milyar dolar gerçekleşen cari işlemler açığının 19,4 milyar doları (%39’u) net altın ithalatı kaynaklı olmuştur. 2023 yılının ilk yedi ayında ise cari işlemler açığı 42,3 milyar dolar gerçekleşmiş, net altın ithalatı 17,7 milyar dolar ile açığın yüzde 42’sini oluşturmuştur.

    Altın ithalatında yaşanan artışın cari dengeye olumsuz etkisinin azaltılması amacıyla işlenmemiş altın ithalatına yönelik tedbir alınmasına ihtiyaç duyulmuştur.

    Kota uygulaması etkili oldu mu?

    İşlenmemiş altın ithalatının azaltılmasına yönelik çeşitli politika tedbirleri değerlendirilerek hızlı ve etkili bir tedbir olarak kota uygulanmasına karar verilmiştir. Kota uygulamasına 07.08.2023 tarihinden itibaren geçilmiş olup, aylık kota miktarı işlenmemiş altın ithalatının uzun dönem aylık ortalaması olan tonun 1,5 katı olacak şekilde 12 ton olarak belirlenmiştir.

    Kota uygulaması hangi ithalat işlemlerini kapsamaktadır?

    Kambiyo mevzuatı uyarınca işlenmemiş altın ithalatı Bakanlığımızca yetkilendirilen kıymetli madenler aracı kuruluşları aracılığıyla yapılabilmekte olduğundan, bahse konu kota söz konusu şirketler arafından gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde uygulanmaktadır. Kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan kişilerce yalnızca Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında işlenmemiş altın ithal edilmesi mümkün bulunmakta olup, DİR kapsamında gerçekleştirilen işlenmemiş altın ithalatı işlemleri kota uygulamasının dışında tutulmuştur.

    Kota dağılımı nasıl yapıldı?

    Aylık kota miktarının dağılımı için belirleyici kriter olarak kıymetli madenler aracı kuruluşlarının Ocak 2022- Temmuz 2023 döneminde gerçekleştirdikleri ve kota uygulamasının kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı miktarları esas alınmış olup dağılım nesnel şekilde, kural bazlı olarak gerçekleştirilmektedir.

    Ayrıca, belirtilen dönemde kota kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmemiş, ancak kota uygulamasından sonra ithalat yapmak isteyen firmalar için bir rezerv miktarı ayrılmıştır.

    Kota uygulaması sürecinde hangi değişiklikler yapıldı?

    Kota uygulaması sürecinde kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan mücevher ihracatçısı firmaların ham maddeye sınırlı erişim ve uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarının yüksekliği sebebiyle sorun yaşadıkları Bakanlığımıza iletilmiş, sorunların giderilmesini teminen kotanın bir bölümü sadece mücevher ihracatçıları için bankalar üzerinden kullanılmak üzere tahsis edilmiştir. Böylelikle, mücevher ihracatçılarının söz konusu bankalara başvurarak DİR dışında gerçekleştirdikleri ihracat işlemlerini tevsik etmek suretiyle, yaptıkları ihracatın miktarına uygun şekilde işlenmemiş altın satın alabilmelerine imkân sağlanmıştır.

    Takip eden dönemde sektörle gerçekleştirilen toplantılarda dile getirilen hususlar, Bakanlığımıza intikal eden talepler ve geri bildirimler sonucunda, uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarının azaltılması ve uygulamanın etkinliğinin artırılabilmesi için kota dağılımında kıymetli madenler aracı kuruluşlarının payı azaltılarak mücevher ihracatçılarına satış için tahsis edilen kota artırılmış, ayrıca üretici ve ihracatçıların ham madde ihtiyacının daha geniş kapsamda karşılanabilmesini teminen Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmelerine satılmak üzere iki kamu bankasına kotanın bir bölümü tahsis edilmiştir.

    Mevcut durumda, aylık 12 tonluk işlenmemiş altın ithalatı kotasının yaklaşık,

    %25’i mücevher ihracatçılarına satış için,

    %38’i kuyum işletmelerine satış için,

    %33’ü 2022 ve 2023 yıllarında kota uygulaması kapsamında giren işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmiş kıymetli madenler aracı kuruluşları için,

    %4’ü ise Ocak 2022 – Temmuz 2023 döneminde ithalat işlemi gerçekleştirmemiş ancak uygulama sonrasında ithalat yapmak isteyen kıymetli madenler aracı kuruluşları için rezerv olarak tahsis edilerek uygulanmaktadır.

    Kota uygulamasının etkili oldu mu?

    TÜİK verilerine göre kota uygulamasına başlanan 2023 yılı Ağustos ayından yılı sonuna kadar işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,2 milyar dolar düşüşle 10,3 milyar dolar, miktar bazında yüzde 32,7 azalış ile 169,6 ton olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılının ilk iki ayında ise işlenmemiş altın ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre 6,8 milyar dolar düşüşle 2,1 milyar dolar gerçekleşmiştir. Bu dönemde işlenmemiş altın ithalatı miktar bazında yüzde 77,9 düşüşle 33,1 tona gerilemiştir.

    2024 yılı Şubat itibarıyla 12 aylık birikimli cari açık 31,8 milyar dolar seviyesindedir. Önümüzdeki dönemde cari dengede iyileşmenin sürmesi beklenirken, altın dengesinin de bu görünüme olumlu katkı vermeye devam edeceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, kota uygulamasının işlenmemiş altın ithalatını sınırlayarak cari işlemler dengesini olumlu etkilediği görülmektedir.

    Kota uygulamasına nasıl devam edilecek?

    Bakanlığımızca kota uygulaması yakından izlenerek sektörün ve vatandaşların yaşadığı sorunların en aza indirilmesini teminen kıymetli madenler aracı kuruluşlarının mücevher ihracatçılarının ve kuyum işletmelerinin ihtiyaçlarının karşılanması, piyasada oluşan fiyat marjlarının azaltılmasına yönelik kota tahsisatları arasında aktarımlar yapılmaktadır. Nitekim bahse konu uygulamalar sonrasında sektörün hammaddeye erişimi artmış ve fiyat marjlarının azaldığı gözlemlenmiştir.

    Bakanlığımızca önümüzdeki dönemde de sektörün hammadde ihtiyacı ile ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyette bulunan sektör aktörlerinin işlenmemiş altına erişimlerinin artırılması önceliklendirilerek uygulamanın yakından izlenmesine ve gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasına devam edilecektir.”

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    iDeal Haber Merkezi

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısı ’21’inci Yüzyılın İleri teknoloji ve Yeşil Ekonomiye Dayalı Sanayisini Oluşturmak İçin Devlet-Özel Sektör İşbirliğini Geliştirmenin Önemi’ ana gündemi ile düzenlendi. İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleşen toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı. Yılmaz burada yaptığı konuşmada, enflasyonda tek hane için 2026’yı işaret etti. Yılmaz, “Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşecek enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz.” dedi.

    “20 YILLIK DÖNEMDE ORTALAMA 5.4’LÜK BÜYÜME”

    Toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz, ” Türkiye, 20 yıllık dönemde yıllık ortalama 5.4 büyümüş. Dünya büyümesinin aşağı yukarı 1,8 puan üzerinde bir ortalamayla büyüme kaydetmişiz. 50 yıllık, 100 yıllık perspektiflerle bu tür farklara baktığınız zaman asıl ülkeleri uluslararası alanda öne çıkaran hususun bu performans olduğunu ifade etmek isterim. Siz yürürken başkaları da yürüyor. Önemli olan onlara göre nisbi konumunuz. Türkiye gerçekten iyi bir performans sergilemiş durumda. 2020-2022 dönemine baktığımızda birikimli olarak dünya yüzde 7 büyümüş, Türkiye aynı dönemde yüzde 20’ye yakın büyüme performansı sergilemiş. Son hesaplamalara göre 13 bin 800 doları açtığınız zaman yüksek gelirli ülkeler ligine terfi ediyorsunuz, bu süreçte Türkiye düşük orta gelirli ülkeler kategorisinden, orta yüksek gelirli ülkeler kategorisine geçmiş ama yüksek gelirli ülkeler ligine henüz geçebilmiş değiliz” dedi.

    “MAYIS AYINDAKİ SEÇİMLE SİYASİ BELİRSİZLİK ORTADAN KALKTI”

    Belirsizliğin ekonominin düşmanı olduğunu ve mayıs ayındaki seçimle birlikte siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını, yerel seçimlerin de makro politikaları çok etkilemediğine dikkat çeken Cevdet Yılmaz, “Ekonominin en önemli boyutu itibarıyla Türkiye farklı bir döneme girmiş oldu. Özel sektörle istişareye büyük önem verdik. Makro olarak görünümü nedir diye bakarsanız 4 amaç şekillendirdi. Birincisi afetin yaralarının sarılması ve afet risklerinin azaltılması. Bu çok kıymetli bir şey. Şubat ayında tarihimizin en büyük depremini yaşadık. Acil müdahale kısmı bitti ama asıl iş rehabilitasyon. 100 binlerce vatandaşımıza konut yapıyoruz, bozulan alt yapıyı tamir ediyoruz. Diğer yandan bu bölgelerimizdeki sosyo-ekonomik hayatı normalleştirmeye ve bu bölgelerimizi üretken hale taşımaya gayret ediyoruz. Bununla eş zamanlı şekilde gelecek afetlerin riskini azaltmaya dönük olarak kentsel dönüşüm başta olmak üzere çeşitli tedbirler alıyoruz. Bu kapsamda bütçemize çok ciddi kaynaklar koymuş durumdayız. Merkezi yönetim bütçemizde 762 milyar lira ödenek koymuş durumdayız.

    Gelecek yıl ki bütçemizde 1 trilyon 28 milyar lira kaynağı ayırmış durumdayız. 3-4 yılık dönem itibariyle baktığınızda 3 trilyondan fazla parayı merkezi yönetim bütçesinden bu alanlara harcamış olacağız. Bunlar hem halkımızın yaralarını saracak hem de Türkiye’yi çok daha güvenli bir şekilde güçlü bir bünyeyle geleceğe taşıyacak yatırımlar. Bu yıl ve gelecek yıl bütçemizdeki açığı bu yüzden bir miktar artırıyoruz. Normalde 3-3 buçuk civarında seyreden açık, bu yıl ve gelecek yıl için 6,4 civarında tahmin ediliyor. Ağırlıklı yük bu yıl ve gelecek yıl. Türkiye, bu 2 yıl geçici olarak, bütçemizde yapısal bir bozulmaya yol açmadan, deprem harcamalarının iyi tarafı bu, tek seferlik harcamalar, her yıl 40 sene devam edecek türden harcamalar değil. Yatırım niteliğinde harcamalar. Sonuç itibariyle ülkemizin geleceğine yapılmış harcamalar. Bu yıl ve gelecek yıl belki bizi biraz bütçe açısından yoracak ama ülkemizi çok daha güvenli şekilde geleceğe taşıyacak yatırımlar. Orta Vadeli Programımızda ve bütçemizde de buna büyük bir ağırlık vermiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

    “ENFLASYONUN 2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA DÖNECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”

    Yılmaz, “İkinci temel amacımız makro ekonomik ve finansal istikrarın sağlanması enflasyonun orta vadede tek haneli rakamlara yeniden düşürülmesi. Belli risklerimizi azalttık, döviz rezervlerimizde büyük bir artış sağlandı. Hem döviz riskini hem bütçe riskini azaltıcı tedbirler aldık. Bunun sonucundadır ki ülkemizin risk primlerinde bir düşüş ortaya çıktı. Son dönemlerde 340’lara kadar gerilediğini görüyoruz. Bu yıl yüzde 65 civarında gerçekleşeceğimiz enflasyonun kademeli bir şekilde düşerek 2026 yılında tek haneli rakamlara döneceğini öngörüyoruz. Aylık bazda bir miktar düşmeye başladı. Yıllık etkisini gelecek yılın ortalarından itibaren göreceğiz yeni politikaların. Çünkü yüksek baza girmiş rakamlar var. Bu konuları çalışırken Merkez Bankamızla birlikte çalışarak belli bir anlayış birliği içinde hareket ediyoruz. Herkes kendi alanında nihai yetkiye elbette sahip. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de para politikası, maliye politikası ve yapısal reformlar, bu 3 alanın koordinasyonu da çok önemli. Bütün bu istikrarı, gelişmeleri ne için işitiyoruz’ Ülkemizin refahını, katma değerini ekonomisini sürdürülebilir, istikrarlı şekilde büyütmek için istiyoruz. Enflasyonu düşürmemiz bu perspektifimize de güç veriyor. Belirsizliği azaltarak, ön görülebilirliği artırarak enflasyondaki düşüş, makro istikrardaki kuvvetlenme büyüme perspektifimize güç veriyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER LİGİNE ADIM ATMIŞ OLACAK”

    Yılmaz, “IMF tahminlerine göre ortalama 3 civarında bir büyüme görünüyor dünyada. Geçen yıl 906 milyar dolarmış milli gelirimiz, bu yıl 1 trilyon 67 milyar diye tahmin etmişiz. Şu an 12 ay geriye gittiğimiz zaman, 12 aylık milli gelirimiz 1 trilyonu aşmış durumda hali hazırda. Muhtemelen 1.1 trilyona yakın, o civarda bir milli gelire ulaşmış olacağız. Bu da kişi başına gelirimizi 10 bin 659 dolardan 12 bin 415 dolar seviyelerine getirmiş olacak. Dönem sonunda 1.3 trilyonluk bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Kişi başına gelirimizin de 14 bin 855 dolara nominal dolar bazında 15 bin dolarlara yakınsamasını bekliyoruz. Bu ne demek, yüksek gelirli ülkeler ligine terfi etmek demek. Uluslararası eşik 13 bin 800 dolar. Bu eşiği aşarak Türkiye yüksek gelirli ülkeler ligine alt sıralardan da olsa adımını atmış olacak. Ortalama büyümemizin bu dönem yüzde 4,5 civarında olmasını hedefliyoruz” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Erdoğan: İnşallah seçimleri kazandıktan sonra Kabine’de yeni isimlere görev vereceğiz

    Erdoğan: İnşallah seçimleri kazandıktan sonra Kabine’de yeni isimlere görev vereceğiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerine günler kala AK Parti’nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “BU ÇATI ALTINDA HERKESİN HİZMETİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    Seçimlerin ardından Kabine’de yeni isimlerin görev alacağını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı; “Bu bir bayrak yarışıdır. Aday listesinde ismi olsun olmasın tüm arkadaşlarımıza farklı zeminlerde görevlerde omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz. Eğilmeden, yolunu kaybetmeden bu çatı altında herkesin hizmetine ihtiyacımız var. Bu seçimde de benzer durumlar, benzer değişimler olacaktır. İşte bakanlarımız. Bugüne kadar Kabine’de verdikleri hizmetleri 14 Mayıs’tan sonra Meclis’te sürdüreceklerdir.

    “3 DÖNEM KURALI NEDENİYLE LİSTELERİMİZDE YENİ İSİMLER OLACAK”

    Kabine’de yeni isimlere görev vereceğiz. 9 Nisan’da aday listemizi teslim edeceğiz. Üç dönem kuralı nedeniyle aday listelerimizde yeni isimler olacak. Sandıkta güven tazelemiş olarak kendimiz ve evlatlarımız için Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmenin peşindeyiz. Yeni Türkiye’nin yarınların mutlu destanını yine birlikte yazacağız.

    “BU DÖNEMİN ADI ŞAHLANIŞ DÖNEMİDİR”

    Bu dönemin adı şahlanış dönemidir. Ülkemize daha kazandıracak çok hizmetimiz var. Yürüyecek daha çok yolumuz var. Bunu da son 21 yılda olduğu gibi beraber yapacağız. Bizi ayak oyunlarıyla engellemeye çalışanlarına, yeniden azgınlaşan bölücü ve FETÖ’cü alçaklara velhasıl tuzakları ve oyunlarıyla bu kutlu yürüyüşü durduracaklarını sanan herkese bir kez daha göstereceğiz.”

  • AK Parti’den 3 dönem kuralı kararı! Ağır toplar dahil 76 isim, yeni dönem için vekillik başvurusu yapabilecek

    AK Parti’den 3 dönem kuralı kararı! Ağır toplar dahil 76 isim, yeni dönem için vekillik başvurusu yapabilecek

    14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için geri sayım devam ederken partilerin milletvekili aday listeleri de yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

    Ak Parti‘nin kapalı grup toplantısında partililerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç dönem kuralının devam edeceğini belirterek “3 dönem kuralı uygulanacak. Milletvekili listesine giremeyenlerin üzülmesini istemiyorum. Bu bizim milli görevimiz. Aynen devam edecek” ifadelerini kullandığı öne sürülmüştü. Durumun bu şekilde olması halinde parti içinde bu kurala takılan 76 isim var.

    LİSTEDE ÖNEMLİ İSİMLER VAR

    Bu isimler arasında eski başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Medya ve Tanıtım Başkanı Hamza Dağ, AK Parti seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve eski bakan Cevdet Yılmaz da yer alıyor.

    “3 DÖNEM VEKİLLİK YAPMIŞ OLANLARDAN DA BAŞVURU ALINABİLECEK”

    Konuyla ilgili gelişmeler dikkatle takip edilirken AK Parti Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, açıklamalarda bulundu. Yavuz, “Seçimlere ilişkin, müracaatların il başkanlıkları ve genel merkezden alınması şeklinde karar verildi. Aday müracaatların 16 Mart’a kadar devam edeceğini ve başvuru aidatın bu dönem alınmamasına; bunun yerine AFAD’a bağış şeklinde yapılmasına karar verildi. Başvurular; Yetişkinler için 20 bin TL,kadınlarımız ve gençlerimiz için 10 bin TL şeklinde, engellilerimiz için 5 bin TL şeklinde olacak. Tüzüğümüzde 3 dönem kuralı vardı. O 2017’de MKYK’ya bırakıldı. O MKYK’nın vereceği karar. Dolayısıyla 3 dönem vekillik yapmışlardan da başvuru alınabilecek.” dedi.

  • Bakan Çavuşoğlu: “AGİT, üye ülkeler arasında doğal afetlerde iş birliğinin geliştirilmesi için bir platform olabilir”

    Bakan Çavuşoğlu: “AGİT, üye ülkeler arasında doğal afetlerde iş birliğinin geliştirilmesi için bir platform olabilir”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “AGİT, kapsamlı güvenlik anlayışını temel alıyor. AGİT üye ülkeler arasında doğal afetlerde iş birliğinin geliştirilmesi için bir platform olabilir, bu anlamda da AGİT’in reform edilmesinde fayda var” dedi.

    Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Dönem Başkanı Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Bujar Osmani ve AGİT Genel Sekreteri Helga Schmid ile ortak basın toplantısı düzenledi.

    Kuzey Makedonya hükümetine ve halkına teşekkür eden Bakan Çavuşoğlu, “13 Şubat’ta yas günü ilan ettiler, acımıza ortak oldular. 190 kişilik arama kurtarma ekipleri canla başla çalıştılar, 2 vatandaşımızı sağ olarak enkazdan kurtardılar. AGİT Daimi Konseyinde ülkemizdeki depremler özel bir gündem maddesinde ele alındı. Toplantıda AGİT ye ülkeleri ve sayın genel sekreteri taziyelerini ilettiler ve destek beyan ettiler. AGİT, kapsamlı güvenlik anlayışını temel alıyor. AGİT üye ülkeler arasında doğal afetlerde iş birliğinin geliştirilmesi için bir platform olabilir, bu anlamda da AGİT’in reform edilmesinde fayda var. Bunu sadece Türkiye’deki deprem için söylemiyorum, bundan sonra bu anlamda atılacak adımlara Türkiye olarak da katkı sağlayabiliriz. Kuzey Makedonya’nın AGİT dönem başkanlığı için belirlediği tema, ‘Her şey insanlarla ilgili’. Bu aslında ülkemizin girişimci ve insani dış politikası ile de örtüşüyor. AGİT gündemindeki konuları da ele aldı, Ukrayna’daki savaşı da değerlendirdik. AGİT’in özel bir gözlem misyonu vardı Ukrayna’da. Bu misyonun başında iki Türk diplomat vardı. AGİT’in karşı karşıya kaldığı bazı meseleleri de değerlendirdik, reformu konusunda değerlendirdik” ifadelerini kullandı.

    Bu dönemin insanlığın test edildiği dönemler olduğunu söyleyen Bujar Osmani, “Bunlar bize birlikte olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Birlikteliğin dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ülkeler arası bağlar kriz dönemlerinde en güçlü seviyeye gelir. Hep birlikte sorumluluğumuz bu bölgeye yardımda bulunmak, bu trajediden etkilenenlere destek olmaya devam etmek. Bu vesileyle bütün AGİT üye devletlerine göstermiş oldukları destekten dolayı teşekkür etmek istiyorum” dedi.

    AGİT Genel Sekreteri Helga Schmid ise, “Bu felaketin ortaya çıkardığı tablo gerçekten insanın kanını donduran bir tablo. Bu gerçekten benim için çok önemli. Verebileceğimiz her türlü desteği vermemiz ve bu anlamda AGİT adına da bütün katkıyı sağlayacağımızı ifade etmek istiyorum. AGİT’in baş ekibi bu misyonun başkanı olarak görevlendirildi. Acil tıbbi destek çalışmalarına kendisi de başkanlık ediyor. Bu anlamda ulusal ve uluslararası yapılan yardımların boyutunu görmek son derece etkileyici. Kadınların da bu anlamda acil ihtiyaçları olduğunu ifade ettik görüşmemizde. Kadınlarla ilgili olarak AGİT’in deneyimleri var. Kadın örgütleriyle de gerektiğinde çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Son Dakika: Bakan Özer duyurdu! Deprem felaketi sonrası LGS ve YKS sınavlarında değişiklik

    Son Dakika: Bakan Özer duyurdu! Deprem felaketi sonrası LGS ve YKS sınavlarında değişiklik

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 10 ili etkileyen depremin ardından bu yıl yapılacak LGS ve YKS sınavlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    “LGS SADECE 8. SINIFIN BİRİNCİ DÖNEM KONULARINDAN YAPILACAK”

    Özer, “Bu yıl LGS’ye girecek öğrencilerimiz 2. dönem konularından, YKS’ye girecek öğrencilerimiz ise 12. sınıfın 2. dönem konularından sorumlu tutulmayacaktır. 2023’te LGS’yi sadece 8. sınıfın birinci dönem konularından yapacağız” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer.

    “2. DÖNEMDE DEVAM ŞARTI ARANMAYACAK”

    Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, NTV canlı yayınında deprem bölgesindeki okullarda devam şartı aranmayacağını açıklamıştı. Bakan Özer, “2. dönemde tüm kademelerde devam şartı aranmayacak. Tüm öğrenciler istedikleri taktirde çevre illerdeki okullara nakilleri yapılacak” demişti.

    ÜNİVERSİTELERİN AÇILIŞI ASKIYA ALINDI

    Öte yandan Yükseköğretim Kurulu (YÖK),üniversitelerin bahar dönemine ilişkin önemli bir karar almış, ikinci bir duyuruya kadar üniversitelerin açılışını askıya aldığını duyurmuştu.