Etiket: Erdoğan

  • Erdoğan’dan seçim iletisi: Tarihi yol ayrımındayız

    Erdoğan’dan seçim iletisi: Tarihi yol ayrımındayız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Vakfı 52. Genel Şurası’nda konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “3-5 oy daha fazla kapmak için bölücü örgütün siyasi uzantıları dahil marjinal yapılarla iş tutmaktan çekinmeyenlere, milletin geleceğini emanet edemeyiz.” dedi.

    Erdoğan, “Terör örgütlerinden global menfaat odaklarına kadar tüm şer şebekeleri, 14 Mayıs’a kilitlenmiş durumda. Terör örgütleriyle bunlar kucak kucağa, dirsek dirseğe ve hala onlarla bu görüşmeleri yapmak suretiyle ülkemize ne kazandıracaklar? Terör örgütleriyle el ele, omuz omuza yürüyen bu insanlardan ülkemize, milletimize, vatanımıza rastgele bir yarar gelebilir mi?” tabirlerini kullandı.

    Erdoğan, “Fetih yadigarı Ayasofya’yı tekrar Ezan-ı Muhammedilerle buluşturmakla Türkiye siyasi ve ekonomik bağımsızlığını global ölçekte tescillemiştir.” dedi.

    Erdoğan, “(Kalkınma Yolu Projesi) Önümüzdeki günlerde milletimize yeni muştular vermeyi sürdüreceğiz.” dedi.

    Erdoğan, “Asıl büyük başarımız, yasakları kaldırarak, insanımızın iradesine vurulan zincirleri kırarak, milletimize cüret ve özgüven kazandırmamızdır. Bugün hem sarsıntının yaralarını saran hem de emekçisine, memuruna, emeklisine her türlü takviyesi veren bir ülkeye kavuştuk.” diye konuştu.

    Erdoğan, “Hem asrın felaketiyle gayret ediyor hem de asrın projelerini tek tek gerçeğe dönüştürüyoruz.” tabirlerini kullandı.

    Erdoğan, “Tehditlere, zorbalıklara, aba altından sopa gösteren kifayetsizlere karşın, ülkemize ve milletimize hizmet çabamızı kararlılıkla sürdürmeliyiz.” dedi.

    Erdoğan, “Yeni bir seçimin eşiğindeyiz. Elbette her seçim kıymetli lakin 14 Mayıs seçimleri tam manasıyla tarihi bir yol ayrımıdır.” açıklamasında bulundu.

    (Sürecek)

  • Tuvalet terliği çıkışı gündem olan BTP lideri Hüseyin Baş, sözlerine açıklık getirdi: O bir şaka

    Tuvalet terliği çıkışı gündem olan BTP lideri Hüseyin Baş, sözlerine açıklık getirdi: O bir şaka

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, geçtiğimiz gün Habertürk canlı yayınında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Erdoğan’ın adaylığı kırmızı çizgimiz.” diyen Baş, seçimlerin ikinci tura kalması durumunda Erdoğan’ı destekleyip desteklemeyecekleri yönündeki soruya çok konuşulacak bir yanıt verdi.

    “TUVALET TERLİĞİ OLSA ONA BASARIM”

    Baş, “Hani sosyal medyada diyorlar ya, ‘tuvalet terliği olsa ona basarım.’ Erdoğan’ın karşısında kim varsa onu destekleriz.” ifadelerini kullandı.

    “O BİR ŞAKA”

    Baş, bugün katıldığı Halk TV’de konu hakkında yeni bir açıklama daha yaptı. Sözlerinin ironi ve benzetme içerdiğini söyleyen Baş, “Tuvalet terliği ile Erdoğan karşı karşıya kalsa tabi ki Erdoğan’ı seçeriz. Tuvalet terliği ülkeyi yönetecek değil. O bir şaka. Sosyal medyada çokça konuşuluyor.” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüştü! Ramazan öncesi Mescid-i Aksa’ya özel parantez açtı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüştü! Ramazan öncesi Mescid-i Aksa’ya özel parantez açtı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, dün akşam gerçekleşen görüşmede, Türkiye-İsrail ilişkileri ele alındı.

    HAMURSUZ BAYRAMI’NI KUTLADI

    İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, görüşmede Ramazan tebriğinde bulunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Musevilerin nisan ayında idrak edeceği Hamursuz Bayramı’nı kutladı.

    DEPREM DESTEĞİ İÇİN TEŞEKKÜR ETTİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde gösterdiği dayanışma ve destek dolayısıyla İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’a teşekkür ederek, Türkiye-İsrail arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik kararlılığı muhafaza ettiklerini belirtti.

    BATI ŞERİA VE MESCİD-İ AKSA KAYGISINI DİLE GETİRDİ

    Ramazan ayının yaklaşmakta olduğu bugünlerde Batı Şeria’da artan saldırı ve şiddet eylemlerinden derin kaygı duyduğunu ifade eden Erdoğan, Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsü ve maneviyatına yönelik tahrik ve tehditlere izin verilmemesinin önemli olduğunu dile getirdi. Erdoğan Herzog’a, sükuneti ve statükoyu muhafaza yönünde bugüne kadar sergilediği çabalar için teşekkür etti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Seçim ikinci tura kalırsa kimi destekleyecekler? BTP Başkanı’ndan çok konuşulacak yanıt: Tuvalet terliği olsa ona basarım

    Seçim ikinci tura kalırsa kimi destekleyecekler? BTP Başkanı’ndan çok konuşulacak yanıt: Tuvalet terliği olsa ona basarım

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Habertürk canlı yayınında Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı. “Erdoğan’ın adaylığı kırmızı çizgimiz.” diyen Baş, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    “ERDOĞAN’I DESTEKLEMEYECEĞİZ”

    “Seçim ikinci tura kalırsa ve adaylar Erdoğan ve Kılıçdaroğlu olursa tavrınız ne olacak?” sorusuna yanıt veren Baş, “Erdoğan’ı desteklemeyeceğiz, Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz” dedi.

    “TUVALET TERLİĞİ OLSA ONA BASARIM”

    Baş sözlerine şöyle devam etti: “Hani sosyal medyada diyorlar ya, ‘tuvalet terliği olsa ona basarım.’ Erdoğan’ın karşısında kim varsa onu destekleriz. Ama bu kim varsayı şey algılamayalım… Kemal Bey kim varsa denecek birisi değil. İkinci tura Sayın Kılıçdaroğlu kalırsa onu destekleriz, Sayın İnce kalırsa onu destekleriz, Sayın Oğan kalırsa onu destekleriz”

  • Son Dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan: 45 bin öğretmen ataması yapılacak, öncelikli olarak afet bölgesinde görevlendirilecekler

    Son Dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan: 45 bin öğretmen ataması yapılacak, öncelikli olarak afet bölgesinde görevlendirilecekler

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı açıklama ile atama bekleyen öğretmenlere bir müjde verdi.

    “ÖNCELİKLİ OLARAK AFET BÖLGELERİNDE GÖREVLENDİRECEĞİZ”

    “Sevgili vatandaşlarım, eğitim camiamızın değerli üyeleri, buradan sizlerle bir müjdeyi paylaşmak istiyorum” diyen Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Eğitim sistemimizin kalitesini artırmak, eğitim kadromuzu daha da güçlendirmek için 45 bin yeni öğretmen ataması yapacağız. Atanacak öğretmenlerimizi öncelikli olarak depremin yaralarını sarmak için afet bölgelerinde görevlendireceğiz. Tüm öğretmenlerimize, ailelerine, öğrencilerimize ve eğitim camiamıza hayırlı olsun.”

    “DEPREMİN MALİYETİ 104 MİLYAR DOLARI BULACAK”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, paylaşım öncesinde AB Komisyonu ile AB Konseyi Dönem Başkanı İsveç’in, Türkiye ve Suriye’de depremlerden etkilenen bölgelere destek için düzenlediği Uluslararası Bağışçılar Konferansı’na Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantıyla katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası örgütlerin üyelerine ve kurumlara, depremde Türkiye’nin yanında oldukları için teşekkür etti.

    Depremin yol açtığı yıkım maliyetinin yaklaşık 104 milyar dolar olduğunu ifade eden Erdoğan, “Depremde yıkılan tüm şehirlerimizi altyapısı, üstyapısı, işyerleri, tarihi ve kültürel değerleriyle yeniden inşa ve ihya edeceğiz” açıklamasını yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

    “Bilim insanları dünya üzerinde karada meydana gelen en şiddetli felaket olduğunu söylüyor. Depremden etkilenen illerimizden bazıları son günlerde aşırı yağış ve sel afetiyle mücadele ediyor. Depremzedelerimizin ihtiyaçlarının giderilmesi için gereken tüm gayreti gösteriyoruz. Belediyelerimiz, sivil toplum kurumları ve gönüllüler canla başla mücadele ediyor. Deprem bölgesindeki 11 ilde yıkık, acil yıkılacak, ağır hasarlı, yani kullanılamaz hale gelmiş bina sayısı 298 bine, bağımsız bölüm sayısı 876 bine varıyor. Bu zor günlerde tüm dostlarımızın; kurumlarıyla, üye ve aday ülkeleriyle AB, BM ve diğer uluslararası örgütlerin sergilediği dayanışmayı asla unutmayacağız.

    “İLK YIL TOPLAM 650 BİN KONUTU TESLİM ETMEYİ PLANLIYORUZ”

    İlk hesaplarımıza göre depremin yıkım maliyetinin 104 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. 130’a yakın ülkeden gönderilen yardımlar bölgeye ulaştı. Her birinize şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bu zor günlerimizde sergilenen dayanışmayı asla unutmayacağız. Bu konferans sağlam temelli ilişkilerimizin bir diğer göstergesidir. Esas mücadelemiz şimdi başlayacak. Hedefimiz 1 yıl içinde deprem bölgesindeki konut ihtiyacını karşılayacak yapıları inşa etmektir. İlk yıl 319 bin, toplam 650 bin konutu teslim etmeyi planlıyoruz. Eş zamanlı olarak çadır kent, konteyner kent ve prefabrik kurulumuna devam ediyoruz. İki ayda 108 bin konteyner kurarak, yarım milyon insanı yerleştireceğiz. Üçüncü ülkelerin, Suriye’deki depremzedelere yönelik insani yardım malzemesi intikallerinde gereken kolaylığı gösteriyoruz. Bu tutumu sürdüreceğiz.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’den tüm dünyaya mesaj verdi: Türkiye küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’den tüm dünyaya mesaj verdi: Türkiye küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. Yıl Dönümü dolayısıyla Çanakkale Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. seneidevriyesinde bir kez daha aziz şehitlerin manevi huzurunda olduklarını ifade ederek canları ve kanları pahasına tüm dünyaya “Çanakkale geçilmez.” dedirten o büyük kahramanları rahmet ve tazimle yad ettiğini dile getirdi.

    MEHMET AKİF’İN SÖZLERİYLE BAŞLADI

    “ANKA KUŞU GİBİ KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞDUĞU BİR DÖNÜM NOKTASI”

    “BÜYÜK DESTANI GURURLA HATIRLIYORUZ”

    Bu yönüyle Çanakkale’nin Kurtuluş Savaşı’nın adeta provası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş müjdesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Çanakkale’yi milletimizin bu topraklarda var olmak için verdiği en zorlu, en kutlu mücadelelerden biri olarak görüyoruz. Üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin 108 sene önce burada yazılan o büyük destanı daima gururla hatırlıyoruz.” diye konuştu.

    “ASRIN FELAKETİNİN ÜSTESİNDEN KARDEŞLİKLE GELEBİLİRİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’nin sadece iftihar vesilesi değil aynı zamanda zorluklar karşısında mücadele azmi veren ilham ve güç kaynağı olduğunu anlattı. 85 milyonun tamamının, Çanakkale’den, burada koyun koyuna yatan şehitlerden, ecdadın sergilediği mücadeleden alacağı çok kıymetli dersler olduğuna inandığını aktaran Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle deprem ve sel felaketiyle yüreklerimizin yandığı bu sancılı dönemde, Çanakkale ruhuna tekrar ihtiyacımız var. Yaklaşık 49 bin kardeşimizin hayatını kaybettiği, 11 ilimizde ciddi yıkıma ve acıya yol açan depremin yaralarını ancak bu ruhu dirilterek sarabiliriz. Nasıl 108 sene önce omuz omuza vererek imkansızı başardıysak, asrın felaketinin üstesinden de yine dayanışmayla, yine kardeşlikle gelebiliriz. Milletimizin depremin ilk anlarından itibaren ortaya koyduğu birlik ve beraberlik tablosu bu konuda bizlere umut ve güven aşılıyor.

    Ziyaret ettiğimiz şehirlerde insanlarımızın metanetini, sabrını, vakarını ve hayata yeniden tutunma iradesini gördükçe biz de cesaret kazanıyoruz. En büyük gücümüz olan bu seferberlik ruhunun zedelenmesine fırsat vermeden, inşallah gece gündüz çalışarak en kısa sürede şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Hiçbir insanımızı, umutlarını bize bağlamış hiçbir vatandaşımızı çaresiz, sahipsiz bırakmayacağız.”

    “TÜRKİYE, KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞACAK KAPASİTEYE SAHİP”

    Erdoğan, Çanakkale’nin, birbirine kenetlenmiş bir milletin aşamayacağı hiçbir engel, hiçbir badire olmadığını gösterdiğine işaret ederek “Türkiye, devleti ve milletiyle zorluklara göğüs gerecek, krizleri fırsata çevirecek, küllerinden yeniden doğacak kapasiteye sahiptir. Yeter ki fitne ve fesat peşinde olanlara kulak asmayalım. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize halel getirmeyelim. Yeter ki sürekli karamsarlık aşılayan şeamet tellallarına fırsat vermeyelim. Rabb’im ülkemizi her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza eylesin.” diye konuştu.

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108. yıl dönümünü tebrik eden Erdoğan, 18 Mart Şehitler Günü’nde Anafartalar Komutanı ve Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bütün komutanları, kahraman Mehmetçikleri, şehit ve gazileri rahmetle anarak sözlerini sonlandırdı.

    ŞEHİTLİK DEFTERİNİ İMZALADI

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız’ın da konuşma yaptığı programa, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile gaziler ve vatandaşlar katıldı.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın şehitler için dua ettiği programda, Hacı Bayram Cami İmam Hatibi Yunus Koçan da Kur’an-ı Kerim okudu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dua edilmesinin ardından şehitlik defterini imzaladı ve şehitliklere karanfil bıraktı. Erdoğan, daha sonra buradaki vatandaşlarla sohbet etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirve Toplantısı’nı değerlendirdi: (1)

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirve Toplantısı’nı değerlendirdi: (1)

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yaşadığımız felakette Türk dünyası olarak sergilediğimiz dayanışmayı, birlik ve beraberliği hiçbir zaman unutmayacağız.” dedi.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirve Toplantısı’na ilişkin açıklamada bulundu.
    Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Ankara Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Teşkilat üyeleri ve gözlemcileriyle Türkiye’de yaşanan deprem ve sel felaketleri sonrasında dayanışma amaçlı olarak bir araya geldiklerini söyledi.
    Zirveye katılan devlet başkanlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız felakette Türk dünyası olarak sergilediğimiz dayanışmayı, birlik ve beraberliği hiçbir zaman unutmayacağız. Zirve kapsamında ayrıca Türk Dünyası İşbirliği kuruluşlarının genel sekreterleri ve başkanları ile Aksakallar Konseyimizin kıymetli üyelerini de Ankara’da misafir ettik. Geçtiğimiz yıl Semerkant Zirvesi’nde Teşkilatımıza gözlemci olarak katılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de ilk defa bugün aramızda yer almasından büyük memnuniyet duydum.” ifadelerini kullandı.
    Erdoğan, şöyle devam etti:
    “Bugün ev sahipliğini yaptığımız Olağanüstü Zirve ise ‘Afet-Acil Durum Yönetimi ve İnsani Yardım’ temasıyla icra edildi. Malumunuz 6 Şubat’ta dünyada eşi benzeri nadir görülecek şekilde 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki depremle arka arkaya sarsıldık. Bu depremler, ülkemizin 14 milyon vatandaşının yaşadığı 11 ilimizde çok ciddi can kaybına ve yıkımlara yol açtı. Aralarında Teşkilat üyesi ülkelerin vatandaşlarının da olduğu, 49 bini aşkın insanımızı deprem felaketinde yitirdik. Ardından da deprem bölgesi şehirlerimiz sel felaketine maruz kaldı. Buradan bir kez daha depremde ve sellerde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
    Uzmanlar, Kahramanmaraş merkezli depremleri insanlık tarihinin en büyük tabii afetlerinden biri olarak tanımlıyor. Nitekim ilk depremleri takip eden yaklaşık 600’e yakın müstakil deprem büyüklüğüne ulaşan binlerce artçı sarsıntı, bu gerçeği teyit ediyor. Türkiye, geniş bir alanda yıkıma sebep olan bu deprem fırtınasına, ağır kış şartlarının yaşandığı bir dönemde yakalanmıştır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen depremin haberini alır almaz devletimizin tüm imkanlarını bölgeye yönlendirdik. Bakanlıklarımızla AFAD’la belediyelerimizle güvenlik kuvvetlerimizle arama-kurama ekiplerimizle sivil toplum kuruluşlarımızla hasılı böylesi bir felakette ihtiyaç duyulacak kim varsa herkesle seferber olduk.”
    “Kardeşlerimiz, milletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla gayret gösterdi”
    Sadece arama-kurtarma ekibi olarak 35 bini aşkın personel, yardım ve destek ekipleriyle beraber 272 bin kamu görevlisinin depremzedelere yardım için koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü vatandaşların da eklendiğinde bu rakamın yaklaşık yarım milyona ulaştığını söyledi.
    Dünyanın 90 farklı ülkesinden gelen arama-kurtarma ekiplerinin de bu süreçte Türkiye’ye destek verdiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri, 6 Şubat’ta yaşadığımız felaketin ardından yardım çağrımıza en hızlı cevap veren, en hızlı harekete geçen, acılarımızı en kalbi paylaşan dostlarımızın başında geliyor. Teşkilatımız üyeleri, arama-kurtarmadan sağlığa ve insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyet göstermek üzere ekiplerini hemen Türkiye’ye sevk ettiler. Kardeşlerimiz gerek ayni gerek nakdi yardımlarla milletimizin ihtiyaçlarını karşılamak için canla başla gayret gösterdiler. Bölgede kurdukları sahra hastaneleriyle yaralarımızın sarılmasına destek verdiler. Ulaştırdıkları çadırlarla barınma ihtiyaçlarımızın giderilmesine katkı sağladılar.
    Zor günlerimizde yanımızda yer alan Teşkilatımızın dost ve kardeş devletlerinin halklarına canıgönülden teşekkür ediyorum. Türk dünyası, tasada ve sevinçte bir olduğunu bugün tekrar göstermiştir. Bu dayanışmanın, arama-kurtarma çalışmalarında olduğu gibi deprem yaralarının sarılmasında da devam edeceğine inanıyorum. Deprem ilk anlarından itibaren başlattığımız seferberliği, şehirlerimizin yeniden inşa ve ihyası sürecinde de sürdürüyoruz. Depremzedelerimizi en kısa sürede kalıcı konutlara kavuşturmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Yer tespiti yapılan, zemin ve etüt çalışmaları biten illerimizde temelleri atıp süratle işe başladık. Hedefimiz, bir yıl içinde deprem bölgesinin tamamındaki konut ihtiyacını büyük ölçüde çözecek sayıda kaliteli ve güvenli yapıyı inşa etmektir.”
    (Sürecek)

    /////////

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Yatırım Fonu Kurucu Anlaşması’nın imzalanması, Zirve’mizin somut kazanımlarından biri olmuştur. Fon sayesinde, KOBİ’lere, kalkınma projelerine, ulaştırma ve lojistik zincirlerine, altyapı projelerine, tarım ve turizm alanlarındaki yatırımlara ve yenilenebilir enerji çalışmalarına destek sağlanacaktır.” dedi.

    Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede TOKİ vasıtasıyla ilk yıl 319 bin, toplamda ise 650 bin konutu hak sahiplerine teslim etmeyi planladıklarını bildirdi.

    Bu süreçte çadır ve konteyner kentlerin de kurulumunun devam ettiğini belirten Erdoğan, bütün bunları yaparken Nurdağı ve İslahiye’de prefabrik konutların kurulumuna da süratle girdiklerini söyledi.

    Erdoğan, “Mayıs ayına kadar 100 bin konteyner kurarak yarım milyon depremzedeyi daha iyi şartlarda barınabilecekleri bu alanlara taşıyacağız.” diye konuştu.

    Katar’dan gönderilen konteynerlerden yaklaşık 3 bininin geldiğini, bu ay sonuna kadar 10 bin konteynerin geleceğini bildiren Erdoğan, bu konteynerlerden Samandağı’nda olanları da gördüğünü, kaliteli, güzel, vasıflı konteynerlere vatandaşların taşınmaya başladığını kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Son 20 yılda yaşanan doğal afetler sonrasında nasıl hiçbir insanımızı aç açıkta bırakmadıysak, depremzedelerimizi de mağdur etmeyeceğiz. Dost ve kardeş ülkelerin de destekleriyle, inşallah söz verdiğimiz üzere şehirlerimizi en kısa sürede eski görkemine tekrar kavuşturacağız. Sel felaketlerinin yeniden kanattığı yaraları sarmak için gece gündüz çalışacak, yıkımları ve zararları tazmin edeceğiz.

    Ülkemizin bir kısmında milyonlarca vatandaşımız afetlerin yol açtığı sıkıntılarla boğuşurken, hiçbirimiz hayatımızı eskisi gibi sürdüremeyiz. Bu felaketin sebep olduğu kayıpları tamamen telafi etmeden, insanlarımızı geleceklerine yeniden güvenle bakacakları günlere kavuşturmadan bize durmak, dinlenmek haramdır. Bin yıldır bu topraklarda nice badirenin üstesinden gelen milletimiz, asrın felaketinin yaralarını da Allah’ın izniyle kısa sürede saracaktır.”

    “Bölgesel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk”

    Depremler sonrasında Türkiye’ye yönelik yardım faaliyetlerinin, afetler ve etkileriyle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesinin bugünkü toplantının ana gündem maddesi olduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Afetler ve etkileriyle mücadele konularında teşkilatımız bünyesinde atılabilecek adımları elbette öncelikli olarak ele aldık. İlgili kurumlarımız arasında işbirliğinin ileri seviyeye taşınmasını ve müteakip Zirve’ye kadar Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizmasının tesisini kararlaştırdık. Ayrıca, ortak gündemimizde yer alan diğer meselelerin yanı sıra bölgesel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk.”

    Türk dünyasında bütünleşmenin lokomotifi olan ekonomi, ticaret, ulaştırma ve enerji alanlarındaki işbirliklerini de gözden geçirdiklerini aktaran Erdoğan, “Türk Yatırım Fonu Kurucu Anlaşması’nın imzalanması, Zirve’mizin somut kazanımlarından biri olmuştur. Fon sayesinde, KOBİ’lere, kalkınma projelerine, ulaştırma ve lojistik zincirlerine, altyapı projelerine, tarım ve turizm alanlarındaki yatırımlara ve yenilenebilir enerji çalışmalarına destek sağlanacaktır. Tüm bu alanlarda firmaların finansmana erişimi kolaylaşacak, ayrıca bölge içi ticaret teşvik edilecektir. Türk Yatırım Fonunun, Türk dünyasında ekonomik bütünleşmeye de katkı sağlayacağına inanıyorum. ‘Eşit sermaye katkısı ve eşit oy hakkı’ ilkesi çerçevesinde kurulacak fona, İstanbul ev sahipliği yapacaktır. Bu şekilde küresel finans camiasında İstanbul’un oynadığı merkezi rolün pekişmesini de temin etmiş olduk.” şeklinde konuştu.

    “Orta Koridorun geliştirilmesi hususunda mutabık kaldık”

    Toplantıda, Teşkilat bünyesinde bölgesel ulaştırma ve tedarik zincirlerinin geliştirilmesine matuf anlaşma ve kararların süratle uygulanmasının önemini vurguladıklarını aktaran Erdoğan, artık güvenilir bir alternatif haline gelen Orta Koridorun geliştirilmesi hususunda mutabık kaldıklarını bildirdi.

    Erdoğan, “Hepimizin önceliği olan enerji güvenliğinin sağlanması için mevcut ve potansiyel işbirliği alanlarında görüş alışverişinde bulunduk. Bölgesel ve küresel gelişmeleri de tüm yönleriyle değerlendirdik. Üye ve gözlemci devletler olarak, Teşkilatımızın güçlenmesinin, coğrafyamızın güvenliğine ve istikrarına önemli katkılar sağladığı noktasında hemfikiriz.” ifadesini kullandı.

    Aile meclisinin faaliyet alanlarının çeşitlenmesi, Türk Devletleri Teşkilatının uluslararası görünürlüğünü giderek artırdığını aktaran Erdoğan, “Katedilen ilerleme önemli olmakla birlikte, asıl mevcut ve gelecekte karşılaşılabilecek sınamalar karşısında direncimizi artırmamızın gerektiğini de biliyoruz. Bunun için Teşkilatımızın imkan ve kabiliyetlerini güçlendirmemiz gerektiğinin farkındayız. Toplantımızda Teşkilat Sekretaryamızın beşeri, idari ve mali yapısını güçlendirmek için atılabilecek adımları da istişare ettik. Bir sonraki Dönem Başkanı Kazakistan’ın ev sahipliğinde, Türk dünyamızın manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenecek müteakip Zirvemizin hazırlıklarını da ele aldık.” diye konuştu.

    Zirve kapsamında dün ve bugün Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getiren Erdoğan, liderler olarak imzaladıkları Zirve bildirisiyle de farklı alanlarda işbirliğini güçlendirme iradelerini açıkça ortaya koyduklarını söyledi.

    “Türk Devletleri Teşkilatı, yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir sinerji merkezi haline gelmektedir”

    Küresel gelişmelerin, TDT’nin önemini ve potansiyelini tekrar gösterdiğini dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Dünya siyasetinde öne çıkan ülkeler ve birlikler, sağlıktan finansa, güvenlikten yabancı düşmanlığına, düzensiz göçten siyasi ve sosyal istikrarsızlıklara kadar pek çok sorunla boğuşuyor. İnsanlığın karşılaştığı yeni meydan okumalara adil ve sürdürülebilir çözümler üretemeyen uluslararası sistem, sürekli yeni krizlere sebep oluyor. Tarihi, kültürel ve hakkaniyetli kurumsal yapılardan yoksun birlikteliklerin tıkandığı bir süreçte, Türk Devletleri Teşkilatı, yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir sinerji merkezi haline gelmektedir.

    Gerçekten de bu çatı altında, Adriyatik’ten Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada çok büyük bir işbirliği imkanına sahibiz. Gerek bölgemizde, gerekse küresel ölçekte her gün farklı bir boyutu ortaya çıkan tarihi gelişmelerin Türk dünyasının önüne açtığı fırsat pencerelerini doğru değerlendirmemiz gerekiyor. Siyasi dayanışmadan enerji ve ulaştırmanın başını çektiği ekonomik işbirliklerine kadar her alanda, bu fırsatları kalıcı hale getirecek ve kazanca dönüştürecek kapasitemiz var.”

    Bağımsızlıklarının üzerinden geçen nispeten kısa sürede kardeş ülkelerin yakaladığı başarıları, ortak gelecek adına çok kıymetli gördüğünü ifade eden Erdoğan, TDT’nin kuruluşunun ardından faaliyet alanının hızla genişlemesinin, üye ülkelerin dışında da yüz milyonlarca insanın umutlarını yeşerttiğini vurguladı.

    Erdoğan, bu muazzam potansiyelin, TDT’nin etki alanının büyüklüğüne işaret ettiğini de dile getirdi.

    Gerçekleştirdikleri her zirveyle, bu etkinin kapsamını ve temelini daha da güçlendirdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Ankara Zirvemizin düzenlenmesine vesile olan Azerbaycan ile Dönem Başkanı Özbekistan’a, ayrıca tüm katılımcı ülkelere ve temsilcilerine ayrı ayrı şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Bu kara günümüzde yanımızda olan her bir kardeşimize minnet borcumuzu asla ödeyemeyeceğimizin altını tekrar çizmek istiyorum. Zirvemizin başarıyla gerçekleştirilmesi için yoğun çaba sarf eden Dışişleri Bakanlığımızı, Türk Devletleri Teşkilatı Sekretaryasını ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Zirvede aldığımız kararların ülkelerimiz ve Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim ülkemizi, milletimizi, Türk dünyasını ve tüm insanlığı her türlü afetten, musibetten muhafaza buyursun. En son Şanlıurfa, Adıyaman, bu bölgede meydana gelen sel afetiyle büyük bir imtihanla karşı karşıya olduğumuzu söylüyor, burada da ebediyete uğurladığımız vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.”

    (Bitti)

    Kaynak: AA / Güncel
  • Erdoğan mı Kılıçdaroğlu mu? İşte AK Parti’nin yaptırdığı anketten çıkan sonuç

    Erdoğan mı Kılıçdaroğlu mu? İşte AK Parti’nin yaptırdığı anketten çıkan sonuç

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programında 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranının yüzde 53, AK Parti’nin yüzde 41, Cumhur İttifakı’nın ise yüzde 51’in üzerinde olduğunu ifade etti.

    İşte Şen’in açıklamalarından öne çıkan satır başları:

    “Biz sürekli yaptırıyoruz. Sadece siyasi araştırmalar yaptırmıyoruz. Kültürel, siyasal, ekonomik anketler yaptırıyoruz. Haftada 3-4 araştırma yapıyoruz. Normalde ayda 3-4 araştırma yapılıyordu. Alt ve üst eşiklere bakıyorum. Mesela AK Parti son haftada 41 gözüküyor. Bu değişebilir. Bu bugünün fotoğrafı. Biz yükseleceği yönünde emareler alıyoruz. Diğer partilerin oy oranını konuşmak bana yakışmaz. Cumhur İttifakı’nın toplam oy oranı yüzde 51’in üzerinde. Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 53. Yüzde 55 olarak da gördüm. Yüzde 55’i bir araştırmada gördüm. Yüzde 53’ü ise iki araştırmada gördüm. Yüzde 53 daha sağlam geliyor bana.

    “SEÇMEN KARARINI ÇOKTAN VERMİŞ”

    Cumhur İttifakı’ndan sadece MHP yok. Seçmen kararının çoktan vermiş. O seçmenlerin kahir ekseriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Başka isim vermiyorlar. MHP seçmenini iyi analiz etmek. Herkesi şaşırtan 1 ve 1,5 puanlık fark koyar seçimlerde. Bu dahil değil oranlara. MHP’yi düşük gösterenlerin verilerinde bir doğruluk göremiyoruz. MHP’nin bir tabanı var, asla bırakmıyor. Normal zamanlarda görmediğimiz bir kitle var MHP’de. Onlar vatanların selametine bakalar. Sonra seçim günü gider oyunu kullanır.

    “BU KİTLENİN BİR ÖZ SORGULAMAYA GİTMESİ LAZIM”

    “BU ANKETLERİN SONUÇLARINI İLK KEZ BURADA SÖYLEDİM”

    Yüzde 50 alan bir partinin 41’inden 42’sinden bahsediyoruz. Yani bir düşüş yaşamışız. Ekonominin bir sürü alanında bir sürü problem var gibi bir gerçeklik yok. Enflasyon var. O da düşüş eğiliminde. Enflasyonun çok zorladığı dönemlerde, 34’ü gördük. Bunu da açıkça söyledim zaten. 55’in altı AK Parti’ye yakışmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Benim son seçimim’ demiştir. Ben kendime yakıştırmıyorum 53’ü. 49 bulsam, 49 derim. Bunu milletten gizlemenin ne anlamı var. Bu anketlerin sonuçlarını ilk defa burada söyledim. Bunu aşan bir tablo var. Bunun sebebi basit. Sorunu sorun olarak vatandaş görüyor ama Erdoğan da görüyor. Gizlemiyor. Ama vatandaş çözümü Erdoğan da arıyor. Depremin acılarını Erdoğan’ın saracağını biliyor. Bunu besleyen bir şey daha var. Muhalefetin şimdiye kadar bir şey yapmamış olması. 6’lı masada bir umut görmüyor.”

  • Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor

    Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor

    Erdoğan seçimlerin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzaladı. Karar Resmi Gazete’nin yinelenmiş sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Erdoğan, “Anayasamızın 116’ncı unsurunun verdiği yetkiyle, 18 Haziran 2023’te yapılması gereken seçimlerin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzaladım” diye konuştu.

    Erdoğan ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının akabinde Yüksek Seçim Heyeti’nin 2 aylık seçim takvimini başlatacağını belirtti.

    Erdoğan AK Parti’ye milletvekili olarak müracaat yapacak herkesin belirlenecek fiyatı AFAD hesaplarına bağış olarak yatıracağını belirtti.

    Erdoğan kampanyalarının müziksiz olacağını söyledi.

  • İYİ Partili Çömez’den “Seçimler 2. tura kalırsa kimi destekleyecekler” sorusuna yanıt : Bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız

    İYİ Partili Çömez’den “Seçimler 2. tura kalırsa kimi destekleyecekler” sorusuna yanıt : Bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına karşı çıkıp 6’lı Masa’dan ayrıldı. İYİ Parti’nin bundan sonra nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu olurken, dikkat çeken bir açıklama geldi.

    “SEÇİM İKİNCİ TURA KALIRSA BİZ BÜTÜN DESTEĞİMİZİ ERDOĞAN’IN KARŞISINA YIĞACAĞIZ”

    İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Turhan Çömez, Halk Tv yayınında, seçimlerin olası ikinci turunda Erdoğan-Kılıçdaroğlu arasında yapılacak yarış için İYİ Parti’nin nasıl bir strateji izleyeceği sorusuna, “Siyaset çözüm sanatıdır. Netice almayı gerektirir. Biz güçlü bir tek adayla Erdoğan rejimini devirmeye devam etmeyi istiyoruz. Bir ara formülle masanın birlikteliğinin sürmesi demokrasi açısından önemli. Eğer seçim ikinci tura kalırsa biz bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız.” yanıtını verdi.

    “SÜREÇ DAHA DİPLOMATİK YÖNETİLEBİLİRDİ”

    Çömez, şunları söyledi: “Süreç daha diplomatik daha uyumlu yönetilebilirdi. Hala bu şans var mı; ben hala bu şans olduğunu düşünüyorum. Amaç Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim durumdan Türkiye’yi kurtarmak. Önümüzdeki günlerde neler olacak hep birlikte göreceğiz. Ben 6’lı masanın tezlerini savunan herkesin aynı fikirde olacağını biliyorum.

    “MUTABAKAT METNİNE SONUNA KADAR SADIĞIZ”

    Bakmamız gereken Türkiye’nin istikbali. Yapılmış bütün çalışmaları masanın kurulduğu günden beri açıkladığı deklarasyonlarına sadığız. Yapılan bütün çalışmaları çok değerli buluyoruz. Yüzlerce sayfadan oluşmuş mutabakat metnine sonuna kadar sadığız ve savunuyoruz. 26 Ocak tarihli toplantıda deniliyor ki; cumhurbaşkanı adayını belirlemede 6 liderin ortak karar alacağı ve dayatma mantığı ile bu işin olmayacağı vurgulanmıştı.

    “AKŞENER PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİNİ ORTAYA KOYDU”

    Sayın Akşener ben aday değilim dedi. İkincisi mutlaka ortak bir karar verilmesi lazım ve tek arayla gidelim vurgusunu hep yaptı. Dayatmalara itirazı olduğunu, noter olmadığını birçok kez söyledi. Son toplantıda bir adaylık söz konusu oldu. Sayın Akşener partimizin görüşlerini ortaya koydu.

    “ANKET SONUÇLARINDA VERİLER BİRAZ TEREDDÜTLÜ”

    Bizim elimizdeki anket sonuçlarında veriler biraz tereddütlü. 28 Şubat deklarasyonuna vurgu yaparak bir anket çağrısı yaptık. Her partinin önereceği bir anket firmasının yapacağı anketlerin ortalamasının alınması önerildi.

    “BİZ HALA MASADAYIZ”

    Altını açıkça çiziyoruz. Mutabakat metinlerine sonuna kadar sadığız. Masadan biz kalkmadık biz hala masadayız. Asla ve asla Cumhur İttifakı’nın, Erdoğan ve avanelerinin el ovuşturmasına müsaade etmeyeceğiz.

    “PRENSİPLERE UYULURSA KEMAL BEY’İN ADAYLIĞINA İTİRAZ YOK”

    Biz Erdoğan’ın tek adam rejimini şiddetle reddediyoruz. Kemal Bey’in adaylığına itiraz yok. Kemal Bey önemli ve değerli bir siyasetçidir. Sayın Akşener bizimle yaptığı toplantılarda bugün dahil kendisi için bunları tekrarlamıştır. Karşı çıktığımız şey prensiplerden sapılması. Bu prensiplere uyulursa Kemal Bey’in adaylığına itirazımız yok. Altı ayrı siyasi partinin belirleyeceği 6 ayrı anket şirketinin verilerine biz saygı duyacağız. Bizim kişilerle ilgili bir tartışmamız yok. Prensipler ve ilkeler çerçevesinde bakalım.

    “BİZ SEÇİLECEK ADAY İSTİYORUZ”

    Bu ülkede yıllardır anket yapılıyor. Yanılanlar da oldu isabetli karar açıklayanlar da oldu. Hakiki anket sandıktır. Ama o masayı oluşturan bütün bileşenlerin ortak niyeti Erdoğan rejiminden kurtulmaktır. Biz seçilecek aday istiyoruz. Kişilikle ilgili bir tavrımız yoktur. Masanın prensipleri çiğnendi prensiplere dönülmesi halinde masaya döneriz.

    “KUMAR MASASI TANIMI CUMHUR İTTİFAKI İÇİNDİR”

    Ölüm ve sıtma konusuna gelince. Metaforları başka alana çekmenin gereği yok. Biz emin ve güvenli bir şekilde devam edip kazanmak istiyoruz. Kumar masası tanımı 6’lı masa değil Cumhur İttifakı içindir. Kumar masası lafı Erdoğan ve etrafı ile ilgilidir. Noter masasında olmayacağız demek dayatmalara itiraz edeceğiz demektir.”