Etiket: Fay

  • Malatya’nın riskli acil fayı yok! Malatya İstanbul’dan daha güvenli!

    Malatya’nın riskli acil fayı yok! Malatya İstanbul’dan daha güvenli!

    MALATYA (İGFA) – Memleketi Malatya’ya inceleme ve geçmiş olsun ziyaretlerinde bulunmak üzere gelen ve çeşitli incelemelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi KKTC Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Mehmet Mert’i ziyaret etti.

    “GÖREVİM OLMAZSA BEN MALATYA’YA DÖNERİM. MALATYA, İSTANBUL’DAN DAHA GÜVENLİ”

    Ziyarette geçmiş olsun dileklerinde bulunarak genel bir değerlendirme yapan İstanbul Teknik Üniversitesi KKTC Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Görevim olmazsa ben Malatya’ya dönerim. Malatya, İstanbul’dan daha güvenli. İstanbul’dan veya Kıbrıs’tan daha güvenli. ÇünküMalatya depremi yaşadı. Malatya’nın bundan sonra riskli olacak acil bir fay hattı yok. Ama olabilir mi 2700 yıl önce oynamış bir fay hattı var. Akçadağ’ın doğusundan başlayıp Tunceli-Ovacık’a kadar giden. Ama bu ölü bir fay olduğu için burada önemli bir şey beklenmiyor. Tarihte 2700 Milattan Önce olan bir kayma. Bir de Pütürge-Çelikhan diyorlar, zaten kırıldı. Bunu söyleyen kim? Amerika’da uzaktan yapılan bir inceleme sonucu söylemişler. Hâlbuki orası Çelikhan’a kadar 2020 yılında kırıldı. Bunu zaten bizim İstanbul Teknik Üniversitesi’nin jeologları söylüyorlar, küçük sarsıntılar olabilir. Ama bundan sonra böyle büyük bir risk yok.” dedi.

    “MALATYA’NIN DIŞINDA OLAN HERKESİN MEMLEKETİNE DÖNMESİNDE FAYDA VAR”

    Prof. Dr. Cumali Kınacı şunları söyledi, “Ben şahsen orta hasarlı bir bina da bile kalabilirim. 2 gündür Malatya’da bulunuyorum. Yine ilk fırsatta gelip kalacağım. Bence Malatya’nın dışında olan herkesin bir an önce memleketine dönmesinde fayda var. Burayı canlandırmak lazım. Hatta Malatya’yı terk etmeyi düşünenler, çok büyük hata yaparlar. Gelecekte bunun acısını da çekerler, onu da söyleyeyim. Çünkü burada meydana gelecek bir boşluk başkaları tarafından doldurulur.”

  • Tahminleri tutan Naci Görür 3 ilimize dikkat çekti: 7,2 ve 7,4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz

    Tahminleri tutan Naci Görür 3 ilimize dikkat çekti: 7,2 ve 7,4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz

    Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler birçok ilde yıkıma ve binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Asrın felaketinin ardından bölge beşik gibi sallanırken, gözler ise olası İstanbul depremine ve diğer fay hattının olduğu bölgelere çevrildi.

    İZMİR, BİNGÖL VE ERZİNCAN’A DİKKAT ÇEKTİ

    Prof. Dr. Naci Görür ise katıldığı bir programda, Türkiye’de 7,2 ve 7,4 büyüklüğünde deprem beklenen illeri paylaştı. “Bu çağda bizim canlarımızı toprağa vermememiz gerekiyor.” diyen Görür şöyle devam etti: “İstanbul’un haricinde Kahramanmaraş’ı sayıyorduk. Orası gitti. İki bence Yedisu Erzincan-Karlıova arası ve Karlıova-Bingöl Göynük arası. Yani 7,2 ve 7,4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. İzmir Körfez’de de büyük bir fay var. İzmir fayı ciddi bir fay ve 7 ve üzerinde bir deprem üretebilir. Nitekim, Körfez alanı 70 kilometre olmasına rağmen 117 kişi hayatını kaybetti. O bölge zayıf zemin. İzmir bölgesinde yaklaşık 12-13 tane aktif fay var.”

    “2145’TE DE 2245’TE DE DEPREM OLSA AYNI KAYIPLARI VERECEĞİZ”

    Deprem konusunda bilinçlenmenin eksik olduğunu söyleyen Görür, “Size her şeyim üstüne yemin ederim kalıbımı basarım biz bu kafayla devam edersek 2145’te de 2245’te de deprem olsa aynı insan ve mal kaybını vereceğiz. O yüzden bilim insanları arasındaki tartışmanın medya önünde yapılması; deprem gibi şu an da Türkiye’nin en büyük ulusal güvenlik tehdidi ile baş etmek zorunda olduğu bir ülkede çok yanlış” ifadelerini kullandı.

    “BU KESİMLERDE HASSAS OLUNMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

    Naci Görür, riskli bölgeleri haritada göstererek, “Avrasya ve Anadolu levhası arasındaki sınır boyunca Anadolu göreceli olarak Batı’ya gidiyor. Levha sınırı ve levhalarda hareketli olduğu için arzın içindeki sıcaklık farkıyla burada devam depremler olacaktır. Türkiye’nin en tehlikeli deprem sınırı yaklaşık Karlıova ile Yunanistan’a kadar olan 1650 kilometre… Şimdi ikincisi Doğu Anadolu Fay Hattı’nda ise Bingöl-Karlıova arasındaki alan akademik bir sorun. Arap levhası kuzeye doğru geldiği için orada depremler oluyor. Afrika, Kıbrıs’ın altına daldığı için Akdeniz’de de çok deprem oluyor. Kahramanmaraş’ta olan deprem, enerjisinin bir kısmını güneye doğru verecek. Burada deprem olduğu zaman biz uyardık. Burada iki deprem olunca güneye dikkat dedik. Güneyde Hatay ve Adana havzası var. Hatay’da oldu… Levhanın hareketiyle enerji diğer faylara da transfer edilmiş olabilir. Adana havzasının devamı Kıbrıs’ta sınırlanır. Yedisu fayında, 7 büyüklüğü üstünde deprem olabilir. Çünkü, 1780’li yıllarda 7,4 büyüklüğünde deprem üretmiş. O zamandan beri deprem yok. Üstelik Erzincan depremi oldu ve oraya stres biriktirmiştir. Bu kesimlerde hassas olunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    “İSTANBUL DEPREMİ BEKLİYORUZ”

    Çınarcık bölgesinde de deprem beklediklerini ifade eden Naci Görür, “Kırılma neredeyse kırılmayan yer duruyor. Kırılmayan yeri de kıracak. Özellikle İstanbul’da depremi bekliyoruz. Bunun nedenleri var. Bölge sismik bir boşluk. Bizim yaptığımız bütün araştırmalar Marmara’nın kırılma mecburiyetini gösteriyor. Adalar fayı ve Kumburgaz fayı ya beraber ya da ayrı ayrı kırılacak. Batı Tekirdağ fayının da 1912’de kırıldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla İstanbul’da deprem olacak dememizin nedeni bilimsel gerçeklik” açıklamasında bulundu.

  • Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Tahminleri tutan Naci Görür bir kenti daha uyardı: Bugün olmazsa yarın deprem olacak

    Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) İzmir için yol haritası belirlemek amacıyla bir araya geldi.

    NACİ GÖRÜR İZMİR’E DİKKAT ÇEKTİ

    Toplantıda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’de deprem beklenen bölgelere ilişkin öngörülerini paylaştı. Hakkari ile Erzincan Bingöl Karlıova’nın yanı sıra İzmir ve Antalya- Muğla arasındaki sahil şeridinden endişe ettiklerini aktaran Görür, “İzmir’de de endişemiz var. Canlı faylar var. Günün birinde harekete geçip deprem olabilir. Çevredeki deprem olmuş faylardan tetiklenebilir. Tahmin ediyorum bu faylar İzmir depreminde yüklendi. Çevredeki depremlerden stres geldiğinde yükleniyor. İzmir, bu kadar canlı fayla bölünmüş ise bu yarımadan buradan çekilmek lazım. Fay tartışmasını bırakalım. İzmir gerçek anlamında bir deprem kenti. Çok az kentimizde bu kadar yoğun aktif fay sistemi var. Bunlar bugün olmazsa yarın deprem yaratacaktır. Şu anda depremlerde sonra, Sisam depremi sonrasında 80 kilometre mesafede 117 kişi öldü. Yapı stokunu depreme dirençli yapmak lazım. Bunu yapmadan önce İzmir Büyükşehir Belediyesi şu anda bana göre çok doğru akıllı bir iş yaptı. Mikro belgeleme çalışması yapıyor. ODTÜ’lü ekiple bu çalışmaları yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Hasan Sözbilir gibi çok değerli yer bilimci arkadaşlar var. Bu İzmir’in şansıdır” diye konuştu.

    “AFET BAKANLIĞI KURULSUN”

    Açıklamasının devamında mikro belgeleme çalışması sonrasında İzmir’in depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Görür, “1999 sonrasında yeni yönetmeliklere göre doğru yapılmışsa o binalardan hiç korkmayın. Yönetmeliklere göre yapılmış binalar çatlasın, patlasın ama içinden sağ çıkmanızı sağlar. İzmir’deki belediye ve üniversiteleri zorlayın, evlerinizi muayene ettirin. Üç kuruş vermeyeceğim tartışması yakışmıyor. Parası yoksa devlet el atsın veya belediye bedava yapsın. Muayene edersiniz evinizin depremdeki davranışları çok sağlıklı görebilirsiniz. Deprem odaklı kentsel dönüşüme girmek için hükümete talep edin. Bütün kentleri depreme dirençli yapabiliriz. Bunun içi afet bakanlığı kurulsun” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK DİZ ÜSTÜ ÇÖKER”

    İstanbul ve Marmara depreminin Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracağını savunan Prof. Dr. Naci Görür, “Beklediğimiz İstanbul depremi Marmara bölgesindeki ekonominin çarklarını durduracak. İş dünyası biz depreme hazırız diyemez. Marmara bölgesi üretim, sanayi ve ticaretin yüzde 60’ı ve daha fazlasını kapsıyor. Bu çarklar durduğu zaman, üretemez olduğu zaman bu ekonomiyi 2 sene içinde eski kapasite kavuşturamazsınız. 10 seneye kendine getiremezsiniz. Ekonominin çarkları durduğu Marmara bölgesinde, Türkiye ekonomik olarak diz üstü çöker. Çünkü ekonominin beyni, atardamarı Marmara bölgesi, onu durdurduğunuzda Türkiye diz üstü çöker. Ekonomik bağımsızlığını yitirir” dedi.

  • Kandilli Rasathanesi Müdürü Özener: Türkiye 3 metre kaymış durumda

    Kandilli Rasathanesi Müdürü Özener: Türkiye 3 metre kaymış durumda

    Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6’lık iki büyük depremin ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ederken depremin şiddetiyle ilgili Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener’den dikkat çeken bir açıklama geldi.

    “ALIŞILAGELMİŞ BİR DEPREM HAREKETLİLİĞİ DEĞİL”

    Türkiye’nin gerçek bir afetle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Özener, “2022 yılının toplamında Türkiye ve yakın çevresinde 170 adet 4.0 ve üzeri deprem yaşamışken sadece dünden bugüne 186 tane deprem yaşadık. 1999’dan beri bu coğrafyada yaşadığımız en büyük depremi gördük. Hatta ikisini peş peşe gördük. Gerçek bir afetle karşı karşıyayız. 7.7 ve 7.6’lık iki deprem daha önce alışılagelmiş bir deprem hareketliliği değil” dedi.

    “TÜRKİYE 3 METRE KAYDI”

    Yaşana depremler sonrası Türkiye’nin 3 metre kaydığını ifade eden Özener, “Şöyle düşünün doğrultu atımlı bir faydayız. Durduğunuz plakanın ortasında fay hattı var, karşı bloğunun sola doğru hareket ettiğini düşünüyorsunuz, doğrultu atımlı fay hattı olduğu için birinin sağa birinin sola kaydığını düşünün ve ilk pozisyonlarına göre 3 metrelik bir atım oluyor” ifadelerini kullandı.

    500 YILLIK ENERJİ ORTAYA ÇIKTI

    Son olarak meydana gelen depremle 500 yıllık enerjinin ortaya çıktığına dikkat çeken Özener, şöyle devam etti: “Bu fayın kırılan yerinde henüz daha kırılmayan yerlerinde tarihsel depremlere baktığımızda son olan depremden bugüne kadar geçen süreler 500 yıl, bazı yerlerde 700-800 yıldır deprem olmayan bölgeler var. O bölgelere sismik enerji yükleniyor. Faylar yer değiştiriyor. Yer değiştirmeler sebebiyle enerji birikiyor. 500 yıldır kırılmayan fay boyunca biriken enerjiler, belirli bir doygunluğa ulaşınca deprem olarak ortaya çıkıyor.”