Etiket: Filistin

  • İsrail Batı Şeria’da döviz bürolarını bastı, 2 milyon 700 bin dolara el koydu

    İsrail Batı Şeria’da döviz bürolarını bastı, 2 milyon 700 bin dolara el koydu

    İsrail ordusu, polisi ve İç istihbarat teşkilatı Şin-Bet’ten (Şabak) çok sayıda silahlı güç, Batı Şeria‘daki bazı döviz büroları ve şirketlere düzenledikleri baskınlarda 10 milyon şekele (yaklaşık 2 milyon 700 bin dolar) el koydu.

    İSRAİL ORDUSU, 2 MİLYON 700 BİN DOLARA EL KOYDU

    Gazze’de dünyanın gözü önünde katliam gerçekleştiren İsrail ordusunun zulmü bitmek bilmiyor. İsrail ordusunun yanı sıra, polis ve iç istihbarat servisi Şin-Bet’ten (Şabak) yapılan ortak açıklamada, Batı Şeria‘da dün gece döviz bürolarına geniş çaplı baskın düzenlendiği belirtildi. Baskınlarda Hamas’a ait olduğu iddia edilen 2 milyon 700 bin dolar değerinde 10 milyon şekele el konuldu.

    21 KİŞİ GÖZALTINDA

    Açıklamada ayrıca, Ramallah, Cenin, El Halil, Tul Kerim ve Bire kentlerinde 21 şüphelinin gözaltına alındığı ve haklarında incelemenin devam etmesinden dolayı gözaltı sürelerinin uzatılacağı kaydedildi. Gözaltına alınan söz konusu kişilerin döviz bürolarında çalışanlar olduğu ifade edildi.

    Baskında paraların yanı sıra kasalar, belgeler, kayıt cihazları ve cep telefonlarının müsadere edildiği aktarıldı. Açıklamada, el koyma işleminin Savunma Bakanlığından alınan talimat doğrultusunda gerçekleştirildiği savunuldu. Filistin yönetimi ve mallarına el konulan döviz bürolarından henüz açıklama yapılmadı.

    İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

    CAN KAYBI 21 BİNİ AŞTI

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 800’ü çocuk, 6 bin 300’ü kadın olmak üzere, 21 bin 320 Filistinli öldürüldü, 55 bin 603 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 167’si karadan işgal sürecinde olmak üzere 501 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

    Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti. İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 314 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 28 Lübnanlı sivil, 129 Hizbullah mensubu ile 5 İsrailli sivil ve 9 İsrail askeri öldü.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze’deki rehine takasına ilişkin açıklama: Sürekli görüşme halindeyiz

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Gazze’deki rehine takasına ilişkin açıklama: Sürekli görüşme halindeyiz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’la ortak basın toplantısı düzenledi. İsrail işgali altındaki Gazze’de yaşanan insanlık dramına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplu cezalandırmaya dönüşen ve savaş suçu teşkil eden İsrail saldırılarını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.” dedi. Erdoğan, Gazze’deki esir takasına ilişkin olarak ise, “Rehinelerin iadesi ile ilgili görüşmeler, devam ediyor. Gerek Dışişleri Bakanım gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanım, Katar’la müşterek bir çalışma içerisinde süreci devam ettiriyorlar. Temennimiz odur ki bir an önce bu rehinelerin takasında neticeyi alırız. Sürekli görüşme halindeyiz ve beklentilerimiz buralardan olumlu neticeler almak.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

    “2020 yılındaki ziyaretimin ardından dost ve kardeş Cezayir’de yeniden bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabul dolayısıyla aziz kardeşime bir kez daha teşekkür ediyorum. İlişkilerimizde son 3 yılda yaşanan temas ve istişarelerin güzel neticelerini hep birlikte almaya devam ediyoruz.

    “HAYATA GEÇİRİLECEK PROJELERİN YAKINDAN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Biliyorsunuz Cezayir ziyaretim sırasında sayın Tebbun’la Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin kuruluşuna karar vermiştik. Konseyimizin ilk toplantısını da geçtiğimiz sene Ankara’da yapmıştık. Bugün değerli kardeşimle birlikte Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyimizin ikinci toplantısına başkanlık ettik. Verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Münasebetlerimizi derinleştirmek adına atılacak adımlar adına fikir teatisinde bulunduk. Bu çerçevede hayata geçirilecek projelerin de yakından takipçisi olacağız. Konseyimizin adını stratejik tanımlamasını eklemek suretiyle Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi olarak yeniden belirledik. Bu karar, ilişkilerimizin ulaştığı seviyenin ve beslendiği stratejik vizyonun nişanesi olmuştur.

    TİCARET HACMİNDE 10 MİLYAR DOLAR HEDEFİ

    Türkiye ve Cezayir, asırlara sari dostluk ve kardeşlik bağlarına sahiptir. Geçen yıl 5,3 milyar dolarla rekor kıran ticaret hacmimizin bu sene sonunda 6 milyar doları yakalamasını bekliyoruz. Kardeşim Tebbun’la belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hacmine de gayretlerimizi artırarak inşallah kısa zamanda ulaşacağız.

    “1400 CİVARINDA TÜRK FİRMASI BU SÜRECE DESTEK VERİYOR”

    “ZİRAAT BANKAMIZ, CEZAYİR’DE ŞUBE AÇMAK ÜZERE GEREKEN İZİNLERİ ALDI”

    Bu yatırımları daha da. Artırmak gayreti içinde olacağız. Cezayir’in ülkemizdeki yatırımlarından memnuniyet duyuyoruz. Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasının en kısa sürede imzalanması bu sürece destek verecektir. Cezayir’in altyapı alanındaki yatırımlarında müteahhitlik firmalarımızın önemli payı olması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ziraat Bankamız, Cezayir’de şube açmak üzere gereken izinleri almıştır, hayırlı olsun. Bu gelişme, ekonomik ve ticari işbirliğimize büyük katkı sağlayacaktır. Enerji ve yenilenebilir enerji alanındaki ilişkilerimizi yeni ortaklıklarla çeşitlendirerek geliştirmeyi arzu ediyoruz.

    CEZAYİR ATASÖZÜNDEN ÖRNEK VERDİ: KUL GAYRET EDER, ALLAH TAMAMLAR

    BOTAŞ ve SONATRAK arasında addedilen doğal gaz sözleşmesi bunun güzel bir örneğini teşkil etti. Savunma sanayii alanında da çok büyük potansiyele sahip olduğunuzu görüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde bu alanda neler yapabileceğimizi enine boyuna değerlendirdik. Cezayir’de Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Türkiye’de Cezayir Kültür Merkezi açılmasına ilişkin süreçlerin en kısa süre içinde tamamlanması çalışmalarımızı da hızlandırdık. Bir de Cezayir atasözünün de ifade ettiği gibi, ‘kul gayret eder, Allah tamamlar.’ İş birliğimizi bu şiar temelinde her alanda geliştirmeye yönelik çabalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.

    “İSRAİL SALDIRILARINI HİÇBİR ŞEKİLDE KABUL ETMİYORUZ”

    Kardeşimle Filistin’de yaşanan insani dramı da konuştuk. Cezayir, Filistin davasına en güçlü, en samimi desteği veren ülkeler arasında yer alıyor. Her iki ülkenin de vicdan aynasında makes bulan Filistin meselesinde Cezayir’in kararlı duruşunu takdir ediyoruz. Toplu cezalandırmaya dönüşen ve savaş suçu teşkil eden İsrail saldırılarını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Hastane, ibadethane, okul, her koşulda koruma altında olması gereken mekanların hedef alınması, halkın göçe zorlanması vicdansızlıktır, barbarlıktır.

    “BAŞKENTİ DOĞU KUDÜS OLAN BİR FİLİSTİN DEVLETİNİN TESİSİ ARTIK KAÇINILMAZDIR”

    Önceliğimiz Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz şekilde bölgeye intikalidir. Bu yönde basına yansıyan haberleri biz de takip ediyoruz. Biz de sürece gereken katkıyı sunuyoruz. Filistin meselesi, adil bir siyasi çözüme kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi mümkün değildir. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin tesisi artık kaçınılmazdır. Bu doğrultuda elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. İsrail ve Filistin’in üzerinde mutabık kalacağı adil bir barışın uygulanmasında bölge ülkeleriyle birlikte garantör olarak elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu açıkladık.

    REHİNE MESELESİ

    Rehinelerin iadesi ile ilgili görüşmeler, devam ediyor. Gerek Dışişleri Bakanım gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanım, Katar’la müşterek bir çalışma içerisinde süreci devam ettiriyorlar. Temennimiz odur ki bir an önce bu rehinelerin takasında neticeyi alırız. Sürekli görüşme halindeyiz ve beklentilerimiz buralardan olumlu neticeler almak.

    13 İMZA ATTIK

    Biraz önce muhtelif alanlarda imzaladığımız anlaşmalarla ikili ilişkilerimizin ahdi zeminini tahkim ettik. 13 imza attık. Türkiye ve Cezayir için hayırlı olsun. Önümüzdeki dönemde de ticaretten enerjiye, çevreden kültüre, ilişkilerimizin tüm veçhelerinde atılabilecek ilave adımlar konusunda çabalarımızı sürdüreceğiz.”

    Kaynak: Haberler.com / Dünya
  • Filistinli ve İsrailli Liderler Ortadoğu’da Barış ve İstikrar Dileklerini İletti

    Filistinli ve İsrailli Liderler Ortadoğu’da Barış ve İstikrar Dileklerini İletti

    RAMALLAH, 22 Mart (Xinhua) — Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Salı günü Filistin topraklarında ve tüm Ortadoğu’da kalıcı barış ve istikrar için umutlu olduklarını söyledi.

    Filistin’in resmi haber ajansı WAFA’nın bildirdiğine göre Herzog, bu yıl 23 Mart’ta başlayan Ramazan ayını tebrik etmek için Abbas’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Telefon görüşmesi, bu yılın başlarından bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail’le Filistinliler arasında giderek artan gerginlik ortamında gerçekleşti.

    Resmi rakamlara göre Ocak ayından bu yana içlerinde kadın ve çocukların da olduğu en az 89 Filistinli, İsrail askerleri tarafından öldürülürken en az 15 İsrailli aynı dönemde Filistinlilerin gerçekleştirdiği saldırılarda yaşamını yitirdi.

    Telefon görüşmesi Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki tatil kenti Şarm El-Şeyh’te Filistin Yönetimi, İsrail, Mısır, Ürdün ve ABD’nin temsilcilerini biraraya getiren beş taraflı toplantıdan iki gün sonra gerçekleşti.

    Toplantının ardından yayınlanan bir bildiriye göre, taraflar sahada gerilimin azaltılması, daha fazla şiddetin önlenmesi, güven arttırıcı önlemlerin alınması ve çözüm bekleyen konuların doğrudan diyalog yoluyla çözülmesi gerekliliğini kabul etti.

    Artan gerginliğine son vermek üzere daha önce 26 Şubat’ta Ürdün’ün Akabe kentinde benzer bir toplantı gerçekleştirilmişti.

    Kaynak: Xinhua / Güncel
  • İsrailli aşırı sağcı Bakan’dan skandal sözler: Filistin halkı diye bir şey yok, sahte bir millet ürettiler

    İsrailli aşırı sağcı Bakan’dan skandal sözler: Filistin halkı diye bir şey yok, sahte bir millet ürettiler

    Jerusalem Post gazetesinin haberine göre bir süre önce Filistin beldesi Huvvara’nın “yeryüzünden silinmesi” gerektiği yönündeki sözleriyle büyük tepki çeken Smotrich, Paris ziyareti sırasında Likud Partisi’nin eski Başkanı Siyonist Jacques Kupfer’i anma töreninde yaptığı konuşmada yine tepki çekecek açıklamalarda bulundu.

    “FİLİSTİN HALKI DİYE BİR ŞEY YOK”

    Smotrich, “Filistinliler diye bir şey yok çünkü Filistin halkı diye bir şey yok. Filistinliler kim? Ben Filistinliyim.” ifadelerini kullandı.

    19. YÜZYILDA BÖLGEYE GELDİKLERİNİ ÖNE SÜRDÜ

    İsrail‘in kurulmasından önce ailesinin buraya yerleştiğini, onların ve kendisinin “gerçek Filistinli” olduğunu iddia eden Smotrich, Filistinlilerin bu coğrafyaya 19. yüzyıldaki göç dalgasıyla geldiğini ve Yahudilerin, Kutsal Kitap’taki kehanetlere göre topraklarına dönmesinden sonra bazı Arapların bundan hoşlanmadığını ileri sürdü.

    “SAHTE BİR MİLLET ÜRETTİLER”

    Smotrich, “Sahte bir millet ürettiler sonra da Siyonizm ile mücadele için İsrail topraklarında uydurma bir hak iddia etmeye çalıştılar. Bu, tarihi ve Kutsal Kitap’ta anlatılan bir gerçek. Bu gerçek, İsrail’deki Araplar tarafından işitilmeli. Bu gerçek, İsrail’deki kafası karışık Yahudi halkı tarafından duyulmalı. Bu gerçek, Elysee’de ve Beyaz Saray’da duyulmalı. Bu gerçek, tüm dünyada duyulmalı.” diye konuştu.

    KRİTİK GÖREVLERDE YER ALMIŞTI

    İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu’nun 2022 sonunda kurduğu koalisyon hükümetinde, Filistinlilere yönelik ırkçı eylem ve söylemleriyle tanınan, Yahudi yerleşimcilerin destekçisi aşırı sağcı Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi isimler kritik görevlere getirilmişti. Maliye Bakanı Smotrich, Yahudi yerleşimcilerin 26 Şubat’ta toplu saldırılarına hedef olan Filistin beldesi “Huvvara’nın yeryüzünden silinmesi gerektiğini” söylemişti. Bu sözleri uluslararası arenada yoğun tepki toplayan Smotrich, ABD ve Fransa ziyaretlerinde diplomatik olarak tecrit edilmiş, herhangi bir resmi görüşme yapamamıştı.

    Paris’teki Jacques Kupfer’i anma töreni de gelen tepkiler üzerine ilk planlandığı merkezde yapılamamış ve başka bir salona alınmıştı. İsrailli Bakan ise bu durumu “İsrail nefreti her yerde” şeklinde yorumlamıştı. Smotrich ve İsrail siyasetinde son dönemde öne çıkan aşırı sağın diğer figürleri, “Filistin diye bir halkın bulunmadığını ve bu nedenle Filistinlilerin bağımsızlık haklarının olmadığını” savunuyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Filistin ve İsrail Gerilimi Azaltma, Barış ve İstikrarı İlerletme Konusunda Uzlaştı

    Filistin ve İsrail Gerilimi Azaltma, Barış ve İstikrarı İlerletme Konusunda Uzlaştı

    KAHİRE, 20 Mart (Xinhua) — Filistin Ulusal Yönetimi ve İsrail, Pazar günü hem Filistinliler hem de İsrailliler için güvenlik, istikrar ve barışı ilerletme konusundaki taahhütlerini yeniden teyit etti.

    Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki tatil kenti Şarm El-Şeyh’te düzenlenen ve iki tarafın yanı sıra Mısır, Ürdün ve ABD’li yetkililerin katıldığı toplantının ardından bir bildiri yayımlandı. Bildiriye göre, taraflar sahada gerilimin azaltılması, daha fazla şiddetin önlenmesi, güven arttırıcı önlemlerin alınması ve çözüm bekleyen konuların doğrudan diyalog yoluyla çözülmesi gerekliliğini kabul etti.

    İsrail ve Filistin Ulusal Yönetimi ayrıca, 3-6 ay boyunca tek taraflı önlemlerin sona erdirilmesi için derhal çalışmaya hazır olduklarını belirterek bu yöndeki taahhütlerini bir kez daha teyit etti.

    Bildiriye göre İsrail dört ay boyunca yeni yerleşim birimlerine yönelik görüşmeleri durduracak ve altı ay boyunca herhangi bir ileri karakola izin vermeyecek.

    Bildiride iki taraf, Filistin Ulusal Yönetimi’nin mevcut anlaşmalar uyarınca Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde güvenlik sorumluluklarını yerine getirme konusundaki yasal hakkı başta olmak üzere, aralarındaki tüm önceki anlaşmalara olan sarsılmaz bağlılıklarını ve bu hedefe ulaşmak için birlikte çalışacaklarını da teyit etti.

    Taraflar şiddet, kışkırtma, tahrik edici beyan ve eylemleri engellemek ve bunlara karşı koymak üzere bir mekanizma geliştirme konusunda da mutabık kaldı.

    Kudüs’teki kutsal mekanlarda tarihi statükonun hem sözde hem de uygulamada sürdürülmesi yönündeki kararlılıklarını yineleyen taraflar, Ürdün Haşimi Vesayeti’nin önemini bir kez daha teyit etti.

    İsrail ve Filistin tarafları, bu yıl Paskalya ve Hamursuz Bayramı ile aynı döneme denk gelen Ramazan ayı boyunca bu mekanların kutsallığını bozacak her türlü eylemi engellemek için proaktif tedbirler almaları gerektiğinin altını çizdi.

    Kaynak: Xinhua / Güncel