Etiket: Finansman

  • Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 500 milyon dolarlık istihdam destek paketi

    Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 500 milyon dolarlık istihdam destek paketi

    Investing.com – Dünya Bankası, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş.’ye (KLNMA) Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisi altında 500 milyon dolar tutarında yeni bir finansman sağladığını açıkladı. Bu kaynak, depremden etkilenen bölgelerdeki ekonomik toparlanmayı desteklemek amacıyla yürütülen “Kayıtlı İstihdam Yaratma Projesi”nin ikinci fazı kapsamında kullanılacak.

    Proje, 6 Şubat depremlerinden zarar gören bölgelerdeki işletmeler başta olmak üzere toplam 18 ilde uygulanacak. Bu iller arasında Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa gibi doğrudan etkilenen şehirlerle birlikte Batman, Bingöl, Kayseri, Mardin, Niğde, Sivas ve Tunceli gibi komşu iller de yer alıyor.

    KOBİ’lere uzun vadeli finansman ve istihdam desteği  

    Projenin temel hedeflerinden biri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) faaliyetlerini sürdürebilmesi için uzun vadeli finansman sağlamak olacak. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası aracılığıyla yürütülecek finansman modeli kapsamında, toplamda yaklaşık 17 bin yeni istihdam fırsatı oluşturulması hedefleniyor.

    Bu yeni iş alanlarının en az üçte birinin kadınlar ve gençler için ayrılması planlanıyor. Böylece istihdamın yalnızca sayısal değil, toplumsal cinsiyet ve yaş dağılımı açısından da kapsayıcı bir yapıya kavuşması amaçlanıyor. Ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasında sosyal kapsayıcılığı artırmak da projenin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.

    Dünya Bankası, Türkiye ile dayanışmasını sürdürecek  

    Konuya ilişkin açıklama yapan Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, söz konusu finansmanın Türkiye’nin depremden etkilenen bölgelerinde ekonomik yeniden yapılanma sürecine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Lopez, Dünya Bankası’nın depremlerin meydana geldiği ilk günden itibaren Türkiye’nin yanında yer aldığını vurguladı.

    Proje, Dünya Bankası ile Türkiye arasındaki uzun vadeli iş birliğinin önemli bir örneği olarak öne çıkıyor. Hükümet destekli bu finansal girişim, sadece ekonomik toparlanmayı değil, aynı zamanda kayıtlı istihdamı teşvik ederek iş gücü piyasasının daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını hedefliyor.

  • İslam Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 6,3 milyar dolarlık finansman

    İslam Kalkınma Bankası’ndan Türkiye’ye 6,3 milyar dolarlık finansman

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İslam Kalkınma Bankası (İKB) Grubunun, 2024-2026 dönemini düzenleyen Ülke Stratejisi kapsamında Türkiye’deki projelere 6,3 milyar dolarlık finansman sağlayacağını belirterek, “Uygulamaya koyduğumuz ekonomi programı sayesinde Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışı güçlü şekilde devam ediyor.” dedi.

    “DIŞ KAYNAK AKIŞI GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR”

    İKB’nin 50’nci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Riyad’da iki gün süren “Yıllık Toplantılar”a katıldığı bilgisini veren Şimşek, toplantılar kapsamında, İKB Grubunun 2024-2026 döneminde Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen Ülke Stratejisi’nin kabul edildiğini söyledi.

    Şimşek, strateji kapsamındaki çerçeve programı, İKB Başkanı Muhammed Sulaiman Al-Jasser ile imzaladıklarını ifade ederek, “Stratejiyle, İKB, ülkemizdeki projelere 6,3 milyar dolar tutarında finansman sağlamayı öngörüyor. Uygulamaya koyduğumuz ekonomi programı sayesinde Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışı güçlü şekilde devam ediyor.” diye konuştu.

    Söz konusu stratejinin, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program’da yer alan kalkınma öncelikleriyle uyumlu olduğunu vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

    “Strateji kapsamında sağlanacak finansman eğitim, sağlık, ulaştırma, finans, tarım, sanayi, enerji, altyapı gibi birçok sektördeki faaliyetin desteklenmesi amacıyla kullanılacak. Strateji, İKB Grubunda yer alan tüm kuruluşları, İKB, İslam Kalkınma Bankası (İKB), Uluslararası Ticaret Finansmanı İslami Kurumu (ITFC), Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu (ICD) ve İslam Ülkeleri Arası İhracat ve Yatırım Sigortası Kurumunu (ICIEC) kapsıyor. 6,3 milyar dolarlık tutarın 2 milyar dolarının İKB’den, 900 milyon dolarının ITFC’den, 300 milyon dolarının ICD’den ve 3,1 milyar dolarının ICIEC’ten sağlanması öngörülüyor.”

    İKB Grubunun kuruluşundan beri Türkiye’ye 12,9 milyar dolar finansman sağladığına dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin, bankadan uygun koşullu kredi kullanan ülkeler arasında 4’üncü sırada yer aldığını bildirdi. Şimşek, 2021-2023 döneminde de İKB Grubu tarafından ülkeye yönelik yaklaşık 800 milyon dolarlık finansmanın onaylandığını dile getirdi.

    DÜNYA BANKASI’NIN ARDINDAN İKB’DEN DE DESTEK

    Öte yandan Dünya Bankası da Türkiye’ye aktardığı kaynak tutarını, Orta Vadeli Program’ın açıklanmasının ardından devam eden 17 milyar dolarlık programa 18 milyar dolar daha ilave ederek 35 milyar dolara yükseltme kararı almıştı.

    Bankanın, ilk 3 yıl içinde Türkiye’ye ilave 18 milyar dolarlık finansman sağlayacağı Ülke İşbirliği Çerçevesi Programı kısa süre önce Bankanın İcra Direktörleri Kurulunda görüşülerek yürürlüğe girmişti.

    Dünya Bankası’nın ardından bu kez İKB Grubunun Ülke Stratejisi’nin kabul edilmesi, Türkiye’nin ekonomi programına duyulan destek ve güvenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Yapay zeka yatırım patlamasının ortasında 2023’te ABD’de startup finansmanı %30 düştü

    Yapay zeka yatırım patlamasının ortasında 2023’te ABD’de startup finansmanı %30 düştü

    2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki girişimler 170,6 milyar dolar fon alarak 2022 yılında toplanan 242,2 milyar dolara kıyasla yaklaşık %30’luk önemli bir düşüş kaydetti. Risk sermayesi finansmanındaki bu düşüş, PitchBook’un Perşembe günü yayınladığı son verilerde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, yapay zeka (AI) yatırımlarında kayda değer bir patlama ile karakterize edilen bir yıla rağmen gerçekleşti.

    Girişimler için yatırım ortamı, artan faiz oranları karşısında değerleme sıfırlamalarının daha yaygın hale gelmesiyle birlikte zorlu bir hal aldı. Mevcut rakamlar, girişimlerin 348 milyar dolar topladığı ABD girişim finansmanının 2021 zirvesinden devam eden bir gerilemeyi temsil ediyor.

    Yapay zeka girişimleri, geçen yıl tüm ABD girişim yatırımlarının üçte birini alarak yatırımcı ilgisinin ön saflarında yer aldı. Bu artış büyük ölçüde OpenAI’nin ChatGPT’sinin kazandığı ilgiye bağlanıyor ve bu da yapay zeka teknolojileri geliştirme yarışını teşvik etti. Özellikle büyük dil modelleri üzerinde çalışan YZ laboratuvarları, projeleri için gereken hesaplama gücüyle ilişkili yüksek maliyetlere rağmen önemli oyuncular oldular. Özellikle, yapay zeka alanında lider kuruluşlar olan OpenAI ve Anthropic, 2023’teki toplam anlaşma değerinin %10’unu temsil etti.

    Son çeyrekte anlaşma faaliyetlerinde hafif bir artış oldu ve 3.934 anlaşma kapanarak risk sermayesi piyasasında olası bir istikrara işaret etti. Bununla birlikte, finansman turlarında daha düşük değerlemeleri kabul etmek zorunda kalan girişimlerin sayısı önemli ölçüde artarak 2022’de %8’den 2023’te %20’ye yükseldi ve bu da geç aşama şirketler arasında yaygın bir değerleme sıfırlamasına işaret ediyor.

    Finansman ortamı, her biri en son finansman turunda 1 milyar doların üzerinde değer biçilen 723 unicorn şirket için zorlu olmaya devam ediyor. Birçoğunun kaynaklarını harcamaya devam ederken bu yıl ek sermaye arayışına girmesi bekleniyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Bakan Şimşek “Bize güveniyorlar” diyerek duyurdu! İşte 2023’te Türkiye’ye sağlanan dış kaynak tutarı

    Bakan Şimşek “Bize güveniyorlar” diyerek duyurdu! İşte 2023’te Türkiye’ye sağlanan dış kaynak tutarı

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden Türkiye‘deki çeşitli sektörlere sağlanan dış kaynak tutarının 8,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Sağlanan bu kaynaklar, hem Türkiye‘ye hem de şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.” dedi.

    DEPREM BÖLGÖSİNDE FAALİYET GÖSTEREN İŞLETMLERE 640 MİLYON DOLAR KAYNAK SAĞLANDI

    Bakan Şimşek, Türkiye‘ye yönelik dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmede bulundu. Dış finansman kuruluşlarından, ülkedeki kurumlara proje finansmanı kapsamında kaynak sağlamaya devam ettiklerini vurgulayan Şimşek, ayrıca bu kaynaklarla Kahramanmaraş merkezli depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi amacıyla bölgenin yeniden inşasına aracılık ettiklerini söyledi. Şimşek, 19-22 Aralık 2023 döneminde deprem bölgesinde faaliyet gösteren işletmeleri desteklemek amacıyla yaklaşık 640 milyon dolar kaynak sağlandığı bilgisini verdi.

    Bakan Şimşek, bu kapsamda İslam Kalkınma Bankasından Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’na (TSKB) sağlanan 100 milyon dolarlık finansmanın, depremlerden etkilenen illerdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı yatırımların finansmanı için kullanılacağını söyledi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

    JICA’DAN 20 MİLYAR JAPON YENİ

    Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’ndan (JICA) sağlanan 20 milyar Japon yeni tutarındaki finansmanın da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından kullanılacağını aktaran Şimşek, bu kaynağın depremden etkilenen illerde mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sermayelerini desteklemek amacıyla değerlendirileceğini ifade etti.

    KAYNAKLAR, 11 İLDEKİ EKONOMİK FAALİYETLERİN YENİDEN CANLANDIRILMASI İÇİN KULLANILACAK

    Şimşek, ayrıca Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası’ndan (JBIC) Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ile TSKB’ye 200’er milyon dolar olmak üzere 400 milyon dolar finansman sağladıklarına dikkati çekerek, “Bu kaynak depremlerden etkilenen illerimizdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarının finansmanına yönelik kullanılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

    “BU KAYNAKLAR HEM TÜRKİYE’YE HEM DE PROGRAMIMIZA DUYULAN GÜVENİN BİR GÖSTERGESİ”

    Uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden geçen yıl ülkedeki çeşitli sektörlere sağlanan kaynağın 8,8 milyar dolara ulaştığını belirten Şimşek, şunları kaydetti: “Bu kaynağın 2,8 milyar dolarlık kısmı deprem bölgesinin kalkındırılması amacıyla sağlandı. Sağlanan bu kaynaklar, hem Türkiye’ye hem de şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.”

    Kaynak: AA / Güncel
  • TEB ve TÜRİB’den tarımda dönüşüm için iş birliği

    TEB ve TÜRİB’den tarımda dönüşüm için iş birliği

    İSTANBUL (İGFA) – Dönüşüm sürecinde önemli görevler üstlenen TEB ve TÜRİB, gerçekleştirdikleri yeni iş birlikleriyle çiftçilerin ve üreticilerin finansmana daha kolay erişmelerine destek oluyor.

    TÜRİB’de işlem gören ELÜS’ler sayesinde, geniş kesimler hem finansman imkanına daha kolay erişebiliyor hem de piyasadaki fiyat hareketlerinden yararlanabiliyor. ELÜS, bu özellikleriyle bir yatırım aracı olmanın yanı sıra, üreticilere ve tüccarlara finansmana erişim sağlayan bir çözüm haline geliyor.

    Gerçekleştirilen iş birliğinin sektördeki önemini vurgulayan TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz şunları söyledi:

    “TEB olarak uzun süredir KOBİ ve Tarım Bankacılığı alanlarında sunduğumuz ürün ve hizmetlerle hem ülke tarımının gelişmesi hem de üreticilere destek olmak için çalışıyoruz. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için ilgili ürünlerde süreç ve altyapı hizmetlerimizle yatırımlarımızı sürekli güncelliyor, tarım sektörü iş birliklerimizle etkimizi her geçen gün büyütüyoruz. Bu doğrultuda, TÜRİB ile kuruluşundan bu yana devam eden iş birliğimizi bir üst düzeye taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Milli gelir, ihracat ve istihdama katkısı yüksek, önemi her geçen gün daha da artan tarım sektörümüzün desteklenmesi bankamızın en öncelikleri arasında yer alıyor. ELÜS alım satım işlemlerinin 2019’da TÜRİB’in kuruluşuyla birlikte tek çatı altında toplanması ve tüm yatırımcıların ELÜS alım satımı yapabilmesine imkan sağlanmasıyla birlikte, ELÜS’lerin bir yatırım aracı ve finansman aracı olarak yaygınlaşması ve böylece sektörel derinliğin sağlanması konusunda önemli bir adım atıldı. Lisanslı depoculuk sistemi kurumsal alt yapısıyla tarım ürünleri ticaretini kolaylaştırıyor, ürün piyasalarının gelişmesine ve fiyat istikrarına katkı sunuyor. TEB olarak biz de TÜRİB aracılığıyla üretici, tüccar ve sanayicilerimize sahip oldukları ELÜS karşılığında finansman desteği ve bireysel yatırım yapmak isteyen müşterilerimize Bankamız hesaplarından ELÜS alış satış imkanı sunuyoruz.”

    TARIMIN GELECEĞİ LİSANSLI DEPOCULUK VE TÜRİB ELÜS PİYASASIYLA ŞEKİLLENİYOR

    TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali TEB ile iş birliği tanıtım toplantısında şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Borsamız çiftçilerimizin sürdürülebilir tarım üretimi için ürünlerini daha etkin şekilde pazarlamalarını, finansmana daha kolay erişmelerini ve ileri tarihli fiyat oluşumu için tarım emtiası üzerine vadeli işlem piyasasının kurulmasını sağlayarak tarım sektörünün ve ülkemiz ekonomisinin istikrarlı büyümesi için önemli bir rol üstleniyor. TÜRİB ELÜS Piyasası, sadece 4 yılda ELÜS işlem hacmini, kendinden önceki 4 yılın işlem hacmi ile karşılaştırdığında 20 kat artırarak etkileyici bir başarıya imza attı. 37 milyon ton ürünün el değiştirdiği 160 milyar TL’lik bir hacme ulaşıldı. Tarım sektörüne çok önemli bir hizmet sunan İşlem Platformumuz, 200.000’den fazla kayıtlı yatırımcıyı şeffaf işlem ortamında bir araya getirdi. Lisanslı depolar sayesinde güvence altına alınan ürünler, modern teknoloji ile korunarak gıda arz güvenliğine katkı sağlıyor. ELÜS kredileri, lisanslı depoculuğun gelişimine ve ELÜS kullanımının yaygınlaşmasına destek olarak başta çiftçilerimiz olmak üzere sektöre önemli bir finansman çözümü sunuyor. TEB ile çiftçilerimizin, üreticilerimizin, sanayicilerimizin finansmana erişimini sağlamak adına bankacılık sektörüyle iş birliği yaparak ihtiyaçları belirlemeyi ve süreçleri iyileştirmeyi önemsiyoruz. Bu çerçevede, TÜRİB olarak TEB’in bu alandaki hizmetlerini geliştirmesine destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz”

  • Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    Güçlü gelecek için ekonomik reform çağrısı

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı İzmir İş Dünyası toplantısında konuştu. İzmir Ticaret Odası’nda yapılan toplantıya İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

    Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor
    Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kurulacak Cumhuriyetin iktisat politikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi henüz Lozan Antlaşması’nın imzalanmadığı sancılı bir süreçte toplandı. Yüz yıl sonra bugün dünyamız yeniden bir krizler çağının içinden geçiyor” dedi.

    Ortak akıl vurgusu
    İzmir’den ortak akıl ve iradeyi ortaya koyacak yeni ve güçlü bir ses vermek üzere Mart ayında İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Başkan Tunç Soyer, “Aynı 100 yıl önce düzenlenen İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi işçi ve çiftçi temsilcilerinin yanı sıra tüccar, sanayici ve esnaf temsilcilerini de İzmir’de ağırladık. Sadece İzmir’den değil, Anadolu’nun ve Trakya’nın dört bir yanından gelen iş insanları örgütleri, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkar odaları, genç iş insanları dernekleri, işçi sendikaları ve çiftçi kuruluşlarıyla bir araya geldik. Yüz yıl sonra yeniden muhteşem bir İzmir ve Türkiye imecesini hep birlikte gerçekleştirdik. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hepimize bir kere daha şunu hatırlattı. Ülkemiz ve dünyadaki koşullar her ne olursa olsun ortak aklı ve iradeyi hakim kılmak ve geleceğe güvenle bakmak için birçok sebebimiz var” diye konuştu.

    Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olanlar genç nesillerdir
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ı İzmir’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarının altını önemle çizen Başkan Soyer, “Ortak aklı hâkim kıldığımız müddetçe geleceğe dair iyimseriz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılından beklentimiz yüksek. Fakat geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek olanlar bizler değil, yaratıcı düşüncenin kaynağı, zamanın ruhunu yakalamış genç nesildir. Bu ülkenin en iyi okullarından mezun olmuş, en iyi yetişmiş genç zihinlerini Avrupa ülkelerine, yurtdışına kaybetmeye devam ettiğimiz sürece iyimserliğimiz bu hakikatin gölgesi altında kalacak. Hangi kalkınma stratejisine, kapsamlı, kapsayıcı vizyona sahip olursak olalım, biz gençlere adil ve özgür bir ortam sağlayamadığımız müddetçe katma değeri yüksek üretim yapan, küresel rekabette güçlü, ülke olarak dünyanın en gelişmiş on ekonomisi arasına girdiğimiz bir geleceği inşa etmemiz oldukça güç” dedi.

    Dört ana reform üzerinde yükselecek
    Ekonominin ancak eğitimle, adaletin ise ülkemizin tüm kurumlarını kapsayacak bir dizi yapısal dönüşümle güçlenebileceğini söyleyen Başkan Soyer, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel iklim krizinin kaçınılmaz bir sonucu olarak bu sürecin aynı zamanda bir yeşil dönüşüm seferberliği olarak tarif edilmesi gerekiyor. Çünkü artık çok iyi biliyoruz ki ekoloji ve ekonomi arasında ses benzerliğinden çok da büyük bir yakınlık var. Doğanın korunmasını esas almayan bir ekonomik kalkınmanın kalıcı ve sürdürebilir olması da mümkün değil. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Bildirgesi’nde belirttiğimiz gibi İktisadi planlama, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına girerken hepimizin üstüne düşen ödev işte tam da bu. Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini ve doğayı da kucaklayan yepyeni bir toplumsal mutabakat tesis etmek” ifadelerini dile getirdi.

    İzmirli esnaf ve sanatkârlar için 100 milyon liralık bir finansman
    Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise iki müjdeden bahsetmek istediğini belirterek “Gelirken Halk Bankası ve Türkiye Esnaf Sanatkârlar Kefalet Kooperatifleri Birliği ile görüştüm. Zaten 21 yıl boyunca ve özellikle 2022’de bütün Türkiye’deki esnaf -sanatkârlara çok ciddi finansal destekler sağlandı ama ekstra olarak İzmir’i ziyaretimiz vesilesiyle İzmirli esnaf ve sanatkarlar için 100 milyon liralık bir finansman daha tahsis edildi. Hayırlı, uğurlu olsun. Bu finansman yüzde 15 yıllık finansman maliyetli, 6’şar aylık geri ödemeli ve toplam 5 yıl vadeli olacak. Diğer taraftan Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası koordinasyonuyla, Merkez Bankamız ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve arttırmak için günlük ve reeskont kredi hacmini 1,5 milyar liradan, 3 milyara çıkardı. Bu yaklaşık günde 103, 105 milyar dolarlık bir finansman desteği demektir. Bu da ihracatçılarımıza hayırlı, uğurlu olsun. Dış ticaret açığı ve cari açığı azaltmak için ihracatın arttırılması en büyük hedefimiz. Bunun 2 milyar lirası, Eximbank kaynaklarından günlük olarak tahsis edilecek. 25 Temmuz’da 300 milyon liradan 1,5 milyara çıkarılmıştı. Bugün itibariyle de 1,5 milyardan 3 milyara çıkarılmış oldu. 1,5 ayda 10 kat ihracatçılara finansman desteği sağlanmış oldu. Onlardan da ihracatta yeni hamleler yapmalarını ve pazarlarını arttırmalarını bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde daha güzel haberler, daha başka müjdeler de gelecektir” diye konuştu.

    İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı
    Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ise konuşmasında, “İzmir bir ticaret kentidir. Üretim potansiyeli ve eşsiz güzellikleriyle bir turizm şehridir. Gençlik ve spor şehridir. İzmir’i geleceğe taşımak hepimiz için motivasyon kaynağı olacak. Ekonominin temeli üretimdir. İzmir’in ülkemiz ve dünya ekonomisi açısından yeri ayrı. Bunu güçlendirmek için el birliğiyle yola devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişimdir
    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise yüksek enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına değinerek “Öncelikli çözüm bekleyen konularımızdan biri yüksek enflasyondur. Yeni ekonomi yönetimimiz ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandı ve Orta Vadeli Program’da da kararlı bir duruş sergileniyor. Bununla birlikte, Kanuna göre uygun şartları oluşan enflasyon muhasebesine geçilmesi de beklentilerimiz arasında. İş dünyamızın bir diğer ana konusu da finansmana erişim. Ticari kredilere ulaşım zorlaştı. Beklentimiz, kredi talebinin uygun vade, miktar ve faiz düzeyinden karşılanmasıdır” dedi. Yorgancılar vize başvurularında yaşanan gecikmelere de değinerek, “Vize başvurularında yaşanan gecikme, ret veya çok kısa süreli vizeler ile önümüze set çekiliyor. Bu konuda girişimde bulunulması çok önemli” şeklinde konuştu.

    Atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz
    İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, enflasyon ile mücadelenin öncelikli hedef olduğunu ifade ederek, “Temmuz ayında Merkez Bankası tarafından açıklanan enflasyon raporuyla başlayan süreçte, faiz artışları, makro ihtiyati tedbirlerin aşamalı olarak kaldırılması ve son olarak Orta Vadeli Programın açıklanmasıyla birlikte ekonomik sorunların doğru teşhisine yönelik rasyonel adımlar atıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Program’da mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısal dönüşümler ana başlıklarıyla belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili atılacak adımların tavizsiz uygulanmasını temenni ediyoruz. Bu hedefleri hayata geçirirken, enflasyonla mücadele hiç kuşkusuz birincil önceliğimiz olacak. Yatırım kararlarını sağlıklı verebilmemiz açısından, enflasyon seviyesini ve para politikasının yönünü bugünden tahmin etmemiz gerekiyor” dedi.

    Teşhisi doğru koymak gerek
    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ise, “Bir sorunu ya da hastalığı tedavi edebilmenin temel şartının teşhisi doğru koymak olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de açıklanan Orta Vadeli Programı çok önemsiyorum. Seçimden sonra rasyonel politikalara dönüşün ısrarla vurgulanması, mali disiplin yolunda kararlar alınması ve şeffaflık açısından önemli adımlar atılması, bir güven ikliminin oluşması için son derece değerli” diye konuştu.

  • TCMB Başkanı Erkan: “Dezenflasyonun tesisi için yol haritamızı kararlılıkla uyguluyoruz”

    TCMB Başkanı Erkan: “Dezenflasyonun tesisi için yol haritamızı kararlılıkla uyguluyoruz”

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan, reeskont kredilerindeki düzenlemeyle ilgili olarak dezenflasyonun en kısa sürede tesisi için seçici kredi sıkılaştırmasıyla birlikte yol haritasını kararlılıkla uyguladıklarını vurgulayarak “Dezenflasyona geçiş sürecinde cari dengeye katkı sağlayan ihracatçılarımızın finansmana erişimine öncelik veriyoruz. İstihdam ve ihracattaki artışa önemli katkı sağlayan KOBİ’lerin reeskont kredilerindeki payının artmasını destekleyici uygulamalara devam edeceğiz.” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisinden (TİM) yapılan açıklamaya göre Merkez Bankasının reeskont kredisi limitini 3 milyar TL’ye çıkarma kararını değerlendiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, finansman arayışı ile zaman kaybedilmeyeceğini, daha çok üretime ve ihracata odaklanacaklarını söyledi.

    Mustafa Gültepe, “Yeni düzenlemeyle yüzde 30 ilave döviz satışı ve önden döviz satış şartı gibi koşulların kaldırılmasını da çok isabetli buluyoruz. Böylece KOBİ’lerin kredilerden aldığı pay artarken yüksek performans gösteren ihracatçıların önceliklendirildiği bir süreç başlamış oluyor.” diye konuştu.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), reeskont kredisi için bankaların günlük limitini 1,5 milyar liradan 3 milyar liraya çıkarması, ihracatçılar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, reeskont kredi limitlerinin artırılması ile önemli bir sorunun aşıldığını, artık daha çok üretime ve ihracata odaklanabileceklerini söyledi.

    Mustafa Gültepe, konuyla ilgili açıklamasında ihracatçıların uzun zamandan beri uygun koşullarda finansmana erişimde sıkıntılar yaşadığını hatırlattı. İhracatçıların finansmana erişimini önceleyen yeni ekonomi yönetiminin bu konuda önemli adımlar attığını hatırlatan Gültepe, şunları söyledi:

    Mustafa Gültepe, Merkez Bankasının finansmana erişim konusunda yaptığı düzenlemelerin Türkiye’nin toplam ihracatına da pozitif yansımaları olacağını sözlerine ekledi.

    Foreks Haber Merkezi

  • Kentsel dönüşümde yeni destek paketi! Kredi üst limiti 1 milyon 250 bin TL’ye çıktı

    Kentsel dönüşümde yeni destek paketi! Kredi üst limiti 1 milyon 250 bin TL’ye çıktı

    Hazine Ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kentsel dönüşüm kapsamında yüklenici ve konut üreticileri için destek paketleri hazırladı. Hazine ve Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile yeni yapıların inşasına ve kentsel dönüşüme yönelik çalışmalarımızı hızla sürdürüyor ve bu kapsamda uygun finansman imkânlarını Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak sağlamaya devam ediyoruz.” denildi.

    “1 MİLYON 250 BİN LİRAYA KADAR FİNANSMAN İMKANI SUNULACAK”

    Açıklamada şöyle devam edildi:

    “Bu kapsamda; riskli alanlarda yer alan ya da kendisi riskli yapıların malikleri için, kentsel dönüşüm kapsamında yüklenici ve konut üreticileri için destek paketleri hazırladık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla eşgüdüm içerisinde maliklere yönelik sunduğumuz finansman paketi kapsamında kişi başı 1.250.000 TL’ye kadar finansman imkanı sunuyor ve finansman maliyetinin 840 baz puana kadarlık kısmını karşılıyoruz. Paket ile vatandaşlarımızın yaşam şartlarını iyileştirmeleri için önemli bir kolaylık daha sunmuş oluyoruz.

    “TAZMİN ORANINI YÜZDE 9’A ÇIKARIYORUZ”

    Ayrıca, Hazine destekli kefalet sistemini de kapsama dâhil ederek, kentsel dönüşüm sürecinde yüklenici ve konut üreticisi firmaların uygun koşullarda finansmana erişimini sağlıyoruz. Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında şu ana kadar uyguladığımız tazmin oranını bu paket özelinde %7’den %9’a çıkarıyoruz. Ayrıca, mevzuatta Bakanlığımıza yetkisi verilen kefalet oranlarını da azami düzeyde kullanıyoruz. Çok uygun koşullarda sağlanan bu finansman paketimiz ile 12 ay ödemesiz dönem imkânı dâhil toplam 48 ay vade ile 250 milyon TL’ye kadar finansman imkânı sunuyoruz. Bu doğrultuda 50 milyar TL kefalet limitini kullanıma açıyoruz.

    Bu finansman desteklerinin Kentsel Dönüşüm sürecini hızlandırarak ülke ve millet olarak doğal afetlere daha hazırlıklı hale gelmemize vesile olmasını ümit ediyoruz.”

    İşte kentsel dönüşüme ilişkin verilen tüm destekler:

  • Kentsel dönüşüm için düşük faizli kredi takviyesi geliyor

    Kentsel dönüşüm için düşük faizli kredi takviyesi geliyor

    Hazine ve Maliye ile Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlıkları, İstanbul başta olmak üzere birçok vilayette kentsel dönüşümün süratle gerçekleştirilebilmesi hedefiyle “Kentsel Dönüşüm Finansman Modeli”ni hayata geçiriyor.

    Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, hafta sonu Şanlıurfa’da, Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile kentsel dönüşümü desteklemek emeliyle sağlanacak yeni finansman modellerine ait açıklamalarda bulunmuştu.

    AA muhabirinin yaptığı derlemeye nazaran, Kentsel Dönüşüm Finansman Modeli ile acil dönüştürülmesi gereken konutlar için 3 başka yaklaşım geliştirildi.

    Birinci modelde, konut üreticisiyle anlaşan bağımsız kısım sahiplerine piyasaya nazaran uygun şartlarda kredi kullandırılacak. Bu modelle, konut sahipleri hak kaybına uğramadan ve emsaller korunarak kentsel dönüşüm gerçekleştirilecek.

    İkinci model kapsamında, ada bazlı kentsel dönüşüm için konut üreticileri teşvik edilecek. Konut üreticilerine düşük maliyetli finansman takviyesi sağlanarak sarsıntıya güçlü konut arzı artırılacak.

    Bu iki durumda da Kredi Garanti Fonu (KGF) dayanakları devreye alınarak hem konut üreticisinin hem de bağımsız kısım maliklerinin krediye erişimleri kolaylaştırılacak.

    Türkiye “kiralık konut üreticisi” kavramıyla tanışacak
    Çalışmalarına 6 Şubat’tan evvel başlanan, dünyada farklı örnekleri olan üçüncü modelle de bilhassa kiralık konut arzı artırılarak, kirada spekülasyonların ve fiyat artışlarının önüne geçilecek.

    Bu modelle Türkiye’ye “kiralık konut üreticisi” kavramı kazandırılarak, üretilen konutlar, öncelikle kentsel dönüşümde riskli yapı malik ve kiracılarına hizmet sağlayacak. Kiralama fiyatları ve kira artışları kamu otoritesi tarafından belirlenecek ve kira tavanı uygulaması yapılacak.

    Böylece, bilhassa Kovid-19 salgınından bu yana makul düzeylerin çok ötesinde artış gösteren kira enflasyonu dizginlenebilecek, enflasyonla uğraş daha faal bir formda yürütülebilecek.

    Ayrıca, zelzele sonrası TOKİ projelerinde vazife alan yüklenicilerin birinci etapta kontratlarını bağlamaları için gereksinim duydukları finansmana erişimini kolaylaştırabilmek ismine yürürlükte olan KGF paketi de revize edilecek.

    2 yıl geri ödemesiz 0,69 faizle kredi

    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Küme Başkanvekili ve Esenler Belediye Lideri Tevfik Göksu, belediye meclisinin mart ayı toplantısında, sarsıntılardan çok kıymetli dersler çıkarılacağını belirterek, bugüne kadar kentsel dönüşüme ‘hayır’ diyenlerin milletten özür dileyeceğini tabir etti.

    İstanbullulara müjde olarak bakanlıkların kentsel dönüşüm için yeni finansman modeli hazırlığında olduğunu belirten Göksu, konutunu dönüştürmek isteyen her İstanbullunun, en az 1 milyon lira olmak üzere 2 yıl geri ödemesiz 0,69 faizle kredi kullanabileceğini bildirdi.