Etiket: Gün

  • “Bambaşka bir Elbistan’a uyanacağız” diyen Vali Gökmen Çiçek sözünde durdu: Elbistan’da konteyner çarşılar 4 günde tamamlandı

    “Bambaşka bir Elbistan’a uyanacağız” diyen Vali Gökmen Çiçek sözünde durdu: Elbistan’da konteyner çarşılar 4 günde tamamlandı

    Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Elbistan ilçesinde koordinatör vali olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz günlerde Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Bedia Teymur’un sorularını yanıtlayan Vali Çiçek, Elbistan’da konteyner çarşıların kısa süre içerisinde tamamlanacağını belirterek, Pazartesi günü bambaşka bir Elbistan’a uyanacağız” demişti.

    “HİÇ DURMAYACAĞIZ”

    Vali Gökmen Çiçek, Twitter hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Çiçek, gece gündüz çalışarak konteyner çarşıların 4 gün içerisinde tamamlandığını belirtti. Çiçek, “Çok şükür…Elbistanlılara söz verdiğimiz konteyner çarşılarımızı arkadaşlarımız gece gündüz hiç durmadan çalışarak 4 günde tamamladı .Elbistan Melikgazi çarşımızda ve Elbistan Kayseri çarşımızda yarından itibaren esnaflarımız faaliyetlerine başlıyorlar. Hiç durmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “DİĞER KONTEYNER KENTLERİMİZİN DE İNŞAATI BİTİYOR”

    Vali Çiçek, konteyner kentlerle ilgili ise şunları söyledi: “3 gün boyunca arkadaşlarımız burada hiç uyumadılar. Konteyner kent için ‘3 gün içerisinde yapacağız’ diye hedef belirlemiştik ve yaptık. Üç gün sonunda arkadaşlarımız bu bölgedeki çalışmayı bitirdiler. İlk evi ailemize teslim ettik ve çocuklarıyla birlikte yerleşti. Bundan ötürü de mutluyuz. Diğer konteyner kentlerimizin de inşaatı bitiyor. Pazartesi günü konteyner kentleri ile ilgilide çok büyük bir mesafe almış olacağız. Belediye başkanımıza, valimize, arkadaşlarımıza söz verdik. Enkazları da pazartesi günü bitirip bambaşka bir Elbistan’a uyanacağız. İddialı bir şey söylüyoruz, pazartesi günü ilçede enkaz bırakmayacağız diyoruz. Hayat daha normal olmuş olacak. Elektrik ve doğalgaz da ilçedeki her yere verilmiş durumda.”

  • Ahbap’a çadır satılmasına ilişkin Kızılay Başkanı Kınık sessizliğini bozdu: Ahbap ile işbirliği yasaldır, aksini iddia eden kötü niyetlidir

    Ahbap’a çadır satılmasına ilişkin Kızılay Başkanı Kınık sessizliğini bozdu: Ahbap ile işbirliği yasaldır, aksini iddia eden kötü niyetlidir

    Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6’lık depremler 11 ilde büyük yıkıma neden olurken 44 binden fazla kişi hayatını kaybetti, çok sayıda vatandaş ise barınma sorunu ile karşı karşıya kaldı. Çadır konusunda eleştirilerin hedefi olan Kızılay‘ın depremin 3. gününde ünlü şarkıcı Haluk Levent’in kurucusu olduğu Ahbap‘a 46 milyon lira karşılığında çadır sattığı öne sürüldü.

    KINIK’TAN KIZILAY’IN ÇADIR SATTIĞI İDDİALARINA YANIT

    Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, çıkan haberlere yanıt verdi. Sosyal medya hesabındaki paylaşımda Kınık, Kızılay Çadır&Tekstil AŞ’nin Türkiye Kızılay Cemiyeti’nin bir iştiraki ve 12 ay kesintisiz üretim yapan dünyanın sayılı afet çadırı üreticilerinden biri olduğunu vurguladı.

    “KIZILAY, AFAD’IN SİPARİŞİNİ ZAMANINDA İMAL EDER”

    Kızılayın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde belirlenen asgari çadır stok seviyesini garanti ettiğini belirten Kınık, şunları kaydetti: “Ayrıca, barınma hizmet kümesi sorumlusu olan Afad‘ın kendisinden tedarik etmek için sipariş verdiği sayıda çadırı istenilen zamanda imal eder. Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı gibi kamu kuruluşlarının ve Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların taleplerini üretir. Satışlardan elde ettiği gelirleri Kızılaya aktarır, Kızılay da afetler için gerekli olan çadır ve sair insani yardım malzemelerini ürettirerek depolar ve ihtiyaç anında vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtır.”

    “AHBAP’LA İŞBİRLİĞİ YASALDIR, AKSİNİ İDDİA EDEN KÖTÜ NİYETLİDİR”

    Ahbap Derneğinin de yurt dışı bir kuruluş için üretilen logosuz 2 bin 50 çadırı afetin ilk günlerinde Kızılay Çadır&Tekstil AŞ’den maliyetine tedarik ederek Afad‘ın gösterdiği yerde depremzedelerin hizmetine sunduğunu bildiren Kınık, şu bilgileri verdi: “Kızılay Çadır&Tekstil AŞ’de Ahbap Derneğinden aldığı kaynağı çadır hammadde tedariki için ayırmış ve üretilecek çadırları da Kızılay aracılığı ile ücretsiz olarak depremzedelerin istifadesi için planlamıştır. Kızılay Çadır&Tekstil AŞ, gerek günlük yaklaşık 1000 çadır imali gerekse ithalat ve yurt içi fason imalat ile Afad‘a barınma desteği vermeye devam etmektedir. Ahbap Derneği ve Türk Kızılay işbirliği ahlaki, akılcı ve yasaldır. Aksini iddia eden ise ya meseleyi anlamamış ya da kötü niyetlidir.

    “ÇADIR İMALATIMIZ 7 GÜN 24 SAAT DEVAM EDİYOR”

    Şimdiye kadar afet bölgesinde AFAD 337 bin 727 çadır kurmuş ve ilave 100 bin çadırı da kurmaya devam etmektedir. Kızılay öz kapasitesini (54 bin 70) AFAD’a teslim etmiş ve tesislerinde AFAD için imalata kesintisiz devam etmektedir. Çadır kentlerde 1 milyon 350 bin 908 vatandaşımız barınmaktadır. Çadır imalatımız 7 gün 24 saat devam ediyor.”

    Kaynak: AA / Güncel
  • Meteoroloji uyardı! 11 kentte iki gün boyunca toz taşınımı etkili olacak

    Meteoroloji uyardı! 11 kentte iki gün boyunca toz taşınımı etkili olacak

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yer alan haftalık hava durumu analizlerinde, yurdun Batı kesimlerinde toz taşınımı beklendiği bilgisi yer aldı.

    2 GÜN ETKİLİ OLACAK

    Yarın ve pazartesi günü, güney ve güneybatı yönlerinden esecek kuvvetli rüzgar ile birlikte beklenen toz taşınımı özellikle Kuzey Ege ile Marmara’da etkili olacak. Toz taşınımının pazartesi günü ise Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi ve Orta ve Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde aralıklarla etkili, zaman zaman orta kuvvette olması bekleniyor. Bu iller arasında Çanakkale, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Balıkesir, İstanbul, Bursa, Yalova, Manisa, İzmir ve Aydın da bulunuyor.

    GÖRÜŞME MESAFESİ DÜŞEBİLİR

    Toz taşınımı nedeniyle görüş mesafesinde azalma, hava kalitesinde düşme, yağış alan yerlerde çamur şeklinde, yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

  • Duvarlarında çatlaklar bulunan okul önünde eylem: Deprem olsa 2 bin öğrenci sağ kalmaz

    Duvarlarında çatlaklar bulunan okul önünde eylem: Deprem olsa 2 bin öğrenci sağ kalmaz

    Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası tedirgin olan halk, yapı denetimi konusunda hareket geçti. Olası İstanbul depreminin gündemde olduğu şu günlerde ise bu konuya önemli ölçüde ağırlık verildi. Geçtiğimiz haftalarda 31 ilçede 93 okul binası çürük olduğu gerekçesiyle tahliye edilmişti.

    DUVARDAKİ ÇATLAKLARA RAĞMEN SAĞLAM RAPORU VERDİLER

    Gaziosmanpaşa Merkez Mahallesi’nde bulunan Büyük Fuat Paşa İlkokulu binasında iddiaya göre, duvarlarındaki ve kolonlarındaki çatlaklara rağmen sağlam raporu verildi. 60 yıllık okul önünde toplanan veliler çocuklarını derse sokmayıp eylem yaptı. Durumu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve Kaymakamlığa bildirdiklerini belirten veliler okulun boşaltılmasını talep ediyor.

    “2000 TANE ÖĞRENCİ VAR DEPREM OLSA CANLI KALMAZ”

    Velilerden Fatma Mutlu, “Çocuklarımız için çok endişeliyiz. 60 yıllık bir okuldan bahsediyoruz. Görünürde her yerde kırık çatlak var. Kolonlar tamamen kırılmış vaziyette. Hala sağlamlaştırıldığını söylüyorlar. Her gün endişeliyiz. Okula bıraktıktan sonra deprem olduğunda ne olacağını düşünüyoruz. Denetlenip yıkılmasını istiyoruz. Çocuklarımızın güvenli yerde olduklarını bilmek istiyoruz. Müdür yardımcıları ile görüştük. Gerekli yerlere bilgi verdiklerini söylediler. Kendilerine sağlam olduğu söylenmiş. Boydan boya hep kırık. Daha geçen gün bir çocuğun kafasına kiriş dökülmüş. Ders sırasında olsaydı çok ciddi bir yaralanma olabilirdi. Bugün deprem olsa bu okulda canlı kalmaz. 2 bin öğrenci var” dedi.

    “İÇİMİZ RAHAT DEĞİL AĞLIYORUM”

    Okul için olumlu yönde rapor verildiğini ancak okul yönetiminin bu raporu kendileriyle paylaşmadığını söyleyen velilerden Figen Keskin “Sağlam olduğu söyleniyor ama okulda kolonların o halini gördükten sonra evde duramıyoruz. Çocuklarımızı okula getiremiyoruz. Kolonlar kesinlikle çatlak. Yarılmış haldeler. İlçe Müdürlüğü’ne gittik, bize açıklayıcı bir cevap veremiyorlar. İçimiz rahat değil, ben ağlıyorum. Okulu getirdiğim zaman şuradan uzaklaşamıyorum. Bu okul yıkılsın. Sağlamlaştırıldığına dair rapor görmek istiyoruz ama muhatap bulamıyoruz” diye konuştu.

    “OKULA GÖNDERMİYORUM”

    Çocuğunu okula göndermediğini belirten Filiz Aykut, “Tamamen kolonlar yıpranmış. Depremin gününü bilmiyoruz bu yüzden okula göndermiyorum. Okul saatinde deprem olsa ne olacak? Bu görüntüleri kendimiz aldığımız için biliyoruz. 10 yıl önce güçlendirme yapılmış ondan sonra hiçbir şey yapılmamış” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Deprem bölgesinden ayrılanlar nasıl oy kullanacak? Herkesin merak ettiği soru Bakan Bozdağ’a soruldu

    Deprem bölgesinden ayrılanlar nasıl oy kullanacak? Herkesin merak ettiği soru Bakan Bozdağ’a soruldu

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CNN Türk’te 40 binin üzerinde insanımızın yaşamını yitirdiği Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerle ilgili açıklamalarda bulundu.

    DEPREM BÖLGESİNDEN AYRILANLAR NASIL OY KULLANACAK?

    Programda “Deprem bölgesinden ayrılanlar nasıl oy kullanacak?” sorusuna yanıt veren Bakan Bozdağ, “Kimin nerede nasıl oy kullanacağı kanunumuzda açık açık yazıyor. Onun için yeni bir kanuni düzenlemeye gerek yok. YSK’nın daha önce aldığı kararlar var. Herkes meskun olduğu yerde oyunu kullanacak. Seçim listeleri askıya çıktığında itirazı varsa edecek ona göre oy kullanacak. Herkes bulunduğu yerde oy kullanacak ve kullandığı ile sayılacak. Yasalarımızda kural bu. Geçmişte alınan kararlar bu. Mükerrer oy kullanma ihtimali yok. Deprem bölgesinde sandıkların nereye kurulacağına YSK karar verecek. YSK öyle bir karar verdiğinde orada da kurulabilir” ifadelerini kullandı.

    “NEYİN NE OLACAĞI YASALARIMIZDA YAZIYOR”

    “Biz bugüne kadar seçimle ilgili bir gündem yapmadık” diyen Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: “Seçimle ilgili en ufak değerlendirme yapılmadı. Ama maalesef Türkiye’de bu kadar acı arasında seçimi gündem yapan ve böyle bir gündem AK Parti ve MHP’de varmış gibi algı uyandıranlar çıktı. Bunları kınamak istiyorum. Türkiye’nin daha önemli işleri var. ‘Seçim ne olacak, nasıl olacak?’ diye bir değerlendirme yapmayı saygısızlık olarak görürüm. Neyin ne olacağı yasalarımızda yazıyor. Herhangi bir yoruma yer verilmeyecek şekilde belli. Bunların hepsi seçim kanunumuzda yazıyor. Her şey açık ve ortada. Böylesi bir zamanda daha fazla değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum.”

    Bakan Bozdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şu şekilde;

    “Yaşanan deprem felaketi içimizi acıttı. Pek çok hikayeyi kötü bir şekilde sonuçlandırdı. Elbette ki yaşandığı gün sıcağı sıcağına bakanlarımız bölgeye hareket etti. Ben de Diyarbakır’a hareket ettim. Gerekli çalışmaları yapmak için yoğun mesai yaptık. Herkes hesabın sorulmasını istiyor. Ben de herkes gibi yapılanların hesabının verilmesinden yanayım. Cumhuriyet Savcıları duruma el koydu. Resen soruşturmalar başlatıldı. Yoğun bir mesai içerisine girildi. Bölgede pek çok cumhuriyet savcısını görevlendirdik. 7/24 çalışmak durumunda kaldılar. Deprem soruşturma ön büroları oluşturuldu. Bu büroların yaptığı çalışmalar neticesinde, 573 şüpheli hakkında işlem yapıldı. 171 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. 77 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheli için rakam verme şansımız yok. Ölen 11 kişi var. İfadeleri alınan 62 kişi var. Ölümün olduğu binaların sorumluları ayrı ayrı inceleniyor.

    “GEREKİYORSA KAMU GÖREVLİLERİNE SARUŞTURMA AÇILACAK”

    Tutuklu ve adli işlem yapanların dağılımı şöyle: Tutuklu 171 kişiden 78’i Müteahhit, 64’ünün yapı sorumlusu olduğunu görüyoruz. Binada değişiklik yapan 18 kişi var. Hakkında adli kontrol verilene baktığımızda 70 müteahhit, yapı sorumlusu 78, yapı sahibi 21 ve binada değişiklik yapan 28 kişi var. Tüm sorumlular bu soruşturmaların kapsamındadır. Herhangi yıkılan bir binada sorumluluğu olan kim varsa, hakkında yapılması gereken her türlü işlem yapılacaktır. Adalet tecelli edecektir. Binaların yaşlarına baktığımız zaman çoğu eski tarihli binalar. Kamu görevlileri hakkında gerekiyorsa, soruşturma olacaktır. Kimin ne kadar sorumluluğu varsa, yapılanlardan sorumlu olacaktır. Buradaki katkısı tespit edilecek buna göre bir değerlendirme yapılacak.Kolon kesme sadece eski binalarda değil. Eğer yeni yapılan binada kolon kesilmişse onda da aynı. Diyarbakır’da 411 insanımız hayatını kaybetti. Bu binaların hepsinin altında işletmeler var. Bunlarla ilgili iddialara var. Bunlarla ilgili soruşturmalar yapılıyor. Bunun sorumlularıyla ilgili işlem yapılacaktır. Kullanıcıların yaptığı imara aykırı değişiklikler var mı yok mu ona da bakılacak.

    “SAVCILARIMIZ 7/24 BÖLGEDE ÇALIŞIYOR”

    Şimdi bu konularda bizim meclislerime bakarsanız, her konuda muhalefet eden partilerin bu konuda nasıl birlikte hareket ettiklerini görme imkanı var. Belki Anayasal düzeyde böyle bir düzenleme yapıldığı takdirde kalıcı olabilir. ‘İmar affı çıkarılamaz’ düzenlemesini veya imarla ilgili suçlarda cezalar affa gidilemez bir düzenlemeyi tartışmakta elbette fayda var. Partiler bu konuda farklı eleştiriler yapsa bu konuda kolay bir araya gelebiliyor. Böyle bir değişiklikte fayda var. Yaşadığımız bu tecrübeler de bu konuların Türkiye’nin artık gündemine gelmemesi gerektiğini gösteriyor. Delillerin toplanması büyük bir titizlikle çalışılıyor. 7/24 savcılarımız bölgede çalışıyor. 1877 Adalet Bakanlığı’ndan yardımcı personelle beraber bölgede 4 bin 789 kişiyi görevlendirdik. Kimliklerin tespiti nüfusa işlenmesi son derece önemli. Bu açıdan adli tıp görevleri önemli bir görev ifa ettiler.

    DNA RAPORLARI

    Vatandaşlarımız DNA verdiyse, hızlıca en erken 5 saatte sonuç alınıyor. Ama bazen bu yetmeyebiliyor. Minimum 5 saat, azami 3 gün içeresinde bu DNA verileri üzerinden ölen kişiye dair bir raporlama yapılıyor. Eğer onların yakınları müracaat etmişse, referans numuneler alınmışsa ve incelenmişse bunlar eşleştiriliyor. Sonra bunlar ailelerine teslim ediliyor. Parmak izi alınarak da bu yapılabiliyor. Böyle de kimliklerin tespiti yapılabiliyor. Şuanda da bu konuda yoğun mesai yapılıyor. Büyük ölçüde tamamlandı. Geriye kalanların birkaç gün içerisinde biteceğini tahmin ediyoruz. Referans numuneler geldikçe, geriye kalanlar da yapılacaktır. Yakınlarını kaybedenlerin referans numune vermesi gerekiyor. Bu konuda da çağrı yapmış olayım. Her enkazla ilgili bilirkişi incelemesi yapılıyor. Her enkaz önce bilirkişi heyeti inceleme yapıldıktan sonra kaldırılıyor. Toplamda 659 bilirkişi bölgede faaliyet yürütüyor.”

  • İki ülke arasında krize neden olmuştu! ABD, Çin’e ait balonun vurulmadan önceki fotoğraflarını paylaştı

    İki ülke arasında krize neden olmuştu! ABD, Çin’e ait balonun vurulmadan önceki fotoğraflarını paylaştı

    Şubat ayının başında ABD’nin kuzeyinde tespit edilen ve tarifeli uçaklardan çok daha yüksek bir irtifada seyreden ve Çin’e ait olduğu açıklanan bir istihbarat bilgi balonunun ortaya çıkması iki ülke arasında tansiyonu yükseltmişti.

    ABD SAVAŞ UÇAKLARI TARAFINDAN DÜŞÜRÜLDÜ

    Washington yönetimi balonun Çin’e ait olduğunu açıklarken, düşürülmesinin gündemde olduğunu duyurmuş fakat Çin ise bu iddiaları yalanlamıştı. Gökyüzünde ilerleyen balon dün Güney Carolina sahillerinde ABD savaş uçakları tarafından düşürüldü.

    PENTAGON PİLOTUN BALONU VURMADAN ÖNCEKİ HALİNİ PAYLAŞTI

    Pentagon, balonun vurulmadan bir gün önce U-2 tipi savaş uçağı pilotu tarafından çekilen fotoğraflarını 20 gün sonra yayınladı. Uçağın kokpitinden çekilen fotoğraflarda South Carolina eyaleti açıklarında vurulan balonun vurulmadan önceki hali görüldü. Balonun daha üst seviyesinden çekilen görüntülerde pilotun kaskı, kokpitin içi ve uçağın kanadı da kadraja girdi.

    ENKAZ LABORATUVARA GÖTÜRÜLDÜ

    ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığı (NORTHCOM), 4 Şubat’ta South Carolina eyaleti açıklarında vurulan Çin’e ait yüksek irtifa balonunun enkazının denizden çıkarıldığını ve inceleme için Federal Soruşturma Bürosu (FBI) laboratuvarına götürüldüğünü açıklamıştı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • 2023 Anneler günü ne zaman? Anneler günü nedir, Anne ve Annelik kavramı nedir?

    2023 Anneler günü ne zaman? Anneler günü nedir, Anne ve Annelik kavramı nedir?

    Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan Anneler Günü‘nün 2023’de hangi tarihe denk geldiğini merak eden vatandaşlar, 2023 Anneler Günü hakkında araştırma yapmaya devam ediyor. Peki, Anneler Günü ne zaman kutlanacak? Anneler günü nedir, Anne ve annelik kavramı nedir? Detaylar haberimizde…

    ANNELER GÜNÜ NE ZAMAN?

    Anneler Günü hazırlıkları her yıl olduğu gibi 2023 için de günler öncesinden başladı. Ülkelere göre kutlama tarihleri değişen bu anlamlı gün, Türkiye’de mayıs ayının ikinci haftasının pazar günü kutlanıyor. Bu özel gün gelecek yıl 14 Mayıs 2023 tarihinde kutlanacak.

    ANNELER GÜNÜ NEDİR?

    Anneler Günü, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde anneler onuruna kutlanan, annelerin hayatımızdaki rollerini tanımak ve takdir etmek için ekstra özel bir çaba sarf edeceğimiz önemli ve anlamlı bir gündür. Bu günün kutlamaları genellikle anne figürünün yanı sıra anneanneler, büyük büyükanneler, üvey anneler gibi nesiller boyu uzanır.

    ANNE VE ANNELİK KAVRAMI NEDİR?

    Ana ya da anne, bir çocuğu doğuran, bakımını üstlenen veya kendi doğurmadığı bir çocuğu evlat edinen ve bakımını üstlenen kadındır. Annelik, yavrusuna karşı gösterdiği şefkat, ilgi ve duygularının bütününe verilen addır. Anne, özellikle çocuğun yetiştirilmesinde temel sosyal rolü yerine getirir ve yaşaması için gayret ve şefkat gösterdiği varlığa kaç yaşında olursa olsun her zaman ilk günkü gibi şefkat ve korumacı duygularla yaklaşır.

    ANNELER GÜNÜ TARİHÇESİ

    Anne ve annelik olgusunu onurlandıran festivaller, kutlamalar çok eski zamanlara dayanır. Anneler Günü’nün nereden ortaya çıktığı ile ilgili birçok rivayet bulunmakla birlikte köklerinin üç farklı etkinlikten geldiği bilinmektedir.

    Bunlardan ilki, tarihi kaynaklara göre Yunan mitolojisinde Zeus’un annesi Rhea için ilkbaharda kutlamalar yapıldığı ve bunun yanında payen geleneklerine göre ilkbaharda doğanın yeniden canlanması kutlanıyor. Eski Romalılar da, Hz. İsa’nın doğumundan yaklaşık 250 yıl önce bir ana tanrıça olan Kybele’nin onuruna Hilaria adında bir bahar festivalini kutladılar.

    Hristiyanlıkta ise Paskalya döneminde, 40 gün boyunca hayvansal gıdaları yememek kaydı ile tutulan oruç yani ‘Lent’in dördüncü pazarında anneler için özel bir kutlamayı görmek mümkün.

    ABD’de ise Anneler Günü’nün kaynağını kadın hareketleri oluşturdu. Amerika Birleşik Devletleri’nde etkili bir yazar ve şair olan Julia Ward Howe 1870’de Boston’da güçlü bir Anneler Günü Bildirisi yazdı ve Anneler Günü’nde resmi tatil ve kutlamaların ilan edilmesini istedi. Julia’nın bu fikri büyük ilgi gördü ancak bu isteğini hayata geçiremedi.

  • ABD yakıt talebine dair endişeler artarken ham petrol düşüş gösterdi

    ABD yakıt talebine dair endişeler artarken ham petrol düşüş gösterdi

    Investing.com – Petrol fiyatları, dünyanın en büyük ekonomisindeki yakıt talebine ilişkin endişeler nedeniyle Çarşamba günü son Fed toplantısının tutanakları açıklanmadan önce zayıfladı.

    WTI %0,5 düşüşle 76,02 dolardan işlem görürken Brent %0,6 azalarak 82,58 dolara geriledi.

    Yatırımcıların, Fed’in son politika toplantısının ardından politikacıların son dönemdeki şahin duruşlarını sürdürecekleri endişesiyle, kendilerini tutanaklara hazırlamaları nedeniyle ham petrol piyasası art arda üçüncü seansta da düşüş yaşadı.

    Piyasa, enflasyonun beklenenden daha “yapışkan” olduğu ve Fed’i faizleri uzunca bir süre daha yüksek tutmaya zorlayacağı korkusuyla giderek daha tedirgin hale geldi. Bu durum, ekonomik faaliyetler ve dolayısıyla dünyanın en büyük tüketicisinin akaryakıt talebi üzerinde olumsuz bir etki yaratacaktır.

    Bununla birlikte Şubat başındaki Fed toplantısının ardından yapışkan enflasyon, yükselen perakende satışlar ve hizmet sektörünün yeniden genişlemeye başladığını gösteren veriler paylaşılacak. Bu nedenle New York Fed Başkanı John Williams’ın yapacağı bir konuşma, mevcut düşünceler hakkında daha güncel bir yönlendirme sağlayabilir.

    ING analistleri bir notta, “Piyasalar, Fed’in hâlâ yapacak çok işi olduğunu gösteren bir dizi ekonomi verisinin ardından daha şahin bir Fed beklentisiyle uzlaşmaya devam ediyor.” dedi.

    “Bu ters rüzgarlar, oldukça rahat bir petrol dengesi ile birleştiğinde, petrol piyasasının muhtemelen dar bir aralıkta kalacağı anlamına geliyor. Ancak petrol piyasası, önemli ölçüde sıkılaştıkça piyasanın yılın ilerleyen dönemlerinde bu aralıktan çıkacağını düşünüyoruz.”

    Yine de dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin’de, ülkenin COVID-19 ile mücadelede uyguladığı ciddi mobilite kısıtlamalarının sona ermesinin ardından güçlü bir toparlanmaya dair artan göstergelerin yanı sıra daha sıkı küresel arzın da yardımıyla kayıplar o kadar da şiddetli olmadı.

    Rusya, önümüzdeki ay ihracatını günde 500.000 varil azaltacak. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü geçen yılın sonlarında üretimini günde 2 milyon varil azaltacağını açıkladı.

    Ayrıca Karadeniz kıyısındaki Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu terminalindeki ham petrol yüklemelerinin, kötü hava koşulları nedeniyle 19 Şubat’tan bu yana durdurulduğu ve bu askıya almanın hâlâ devam ettiği bildiriliyor.

    ING ekledi: “Bu askıya alma süreci ne kadar uzun sürerse terminaldeki deponun dolma olasılığı o kadar artar ve bu da boru hattı boyunca Kazak akışları ve nihayetinde üretim üzerinde etkili olur.”

    Goldman Sachs’a göre Çin’in toparlanması, ABD enflasyonunun iyi huylu olduğunu kanıtlaması ve Rus petrol üretiminin daralmasıyla, emtialar 2023’te yükselişe geçmeye hazırlanıyor.

    Petrole gelince “Şu anda gördüğümüz şey, piyasanın yeniden sıkılaşmaya başladığıdır.” diye ekledi Goldman.

    Amerikan Petrol Enstitüsü (API) geçen haftaya ilişkin ABD petrol stokları tahminini, Pazartesi günü resmi tatil olması nedeniyle normalden bir gün sonra paylaşacak. Geçen haftaki rapor 10 milyon varilin üzerinde bir artış olduğunu göstermişti.

    Yazar: Peter Nurse

  • EYT meclise ne zaman gelecek? EYT haftaya meclise gelecek mi?

    EYT meclise ne zaman gelecek? EYT haftaya meclise gelecek mi?

    Eyt meclise ne zaman gelecek? TBMM Genel Kurulu, 28 Şubat Salı günü çalışmalarına devam edecek. Peki, EYT meclise ne zaman gelecek? EYT haftaya meclise gelecek mi? EYT’de son durum ne? Detaylar…

    EYT MECLİSE NE ZAMAN GELECEK?

    TBMM Genel Kurulu, 28 Şubat Salı günü çalışmalarına devam edecek. Genel Kurul’un gündem maddeleri deprem komisyonu ve emeklilikte yaşa takılanlar ile ilgili yasa teklifi olacak.

    YASAMA FAALİYETLERİ 2 GÜN GÖRÜŞÜLMEYECEK

    TBMM Genel Kurulu, 22 ve 23 Şubat tarihlerinde de yasama faaliyetlerini görüşmeyecek. Genel Kurul, gündemindeki konuları görüşmek üzere 28 Şubat salı günü toplanacak.

    EYT HAFTAYA MECLİS’TE OLACAK

    Haftaya genel kurulda yeni bir deprem araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin siyasi partilerin vereceği önergeler ele alınacak. Genel Kurul’un bir diğer gündem maddesinin ise Emeklilikte Yaşa Takılanlar ile ilgili yasa teklifi olacak.

  • 10 ilde büyük kayıplara neden olan deprem akıllara 1999’da tek bir çivinin bile oynamadığı Tavşancıl’ı getirdi

    10 ilde büyük kayıplara neden olan deprem akıllara 1999’da tek bir çivinin bile oynamadığı Tavşancıl’ı getirdi

    17 Ağustos 1999 Gölcük depremi hiç şüphesiz Türkiye’nin unutamadığı yaralardan biri. 7,4 büyüklüğünde gerçekleşen deprem Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir çapta hissedilirken, resmî raporlara göre 18.373 ölüm, 48.901 yaralanma meydana geldi.

    TAVŞANCIL’DA HİÇBİR KAYIP YAŞANMADI

    Özellikle Kocaeli ve İstanbul’un ilçelerinde inanılmaz yıkıcı bir etki yaratan depremde can ve mal kaybı had safhaya ulaşırken, söz konusu afette yalnızca Kocaeli’nin Dilovası ilçesine bağlı Tavşancıl‘da hiçbir kayıp yaşanmadı.

    BİLİM İNSANLARININ ÖNERİLERİNE GÖRE HAREKET ETTİK

    Tavşancıl hem depremin merkezi Gölcük’e çok yakın hem de tam Körfez bölgesinde yer aldığı için en yıkıcı etkiyi alması beklenen yerler arasındaydı. Tavşancıl‘ın depremden hiçbir zarar görmeden çıkmasının en büyük nedeni “bilim insanlarının önerilerine göre hareket etmeleri”.

    EN FAZLA 3 KATLI BİNA İZNİ VERDİ

    1989 yılında Tavşancıl‘ın belediye başkanı seçilen Salih Gün, bilime inanan ve yaşadığı yerin ‘Kuzey Anadolu Fay Hattı’ üzerinde olduğunun bilincinde biriydi. Başkanlık görevine başladıktan kısa süre sonra bir imar planı hazırlamak için Kocaeli Üniversitesi’nden bilim insanlarına başvuran Gün, hazırlanan imar planı kapsamında başta ‘yüksek kat sınırlaması’ olmak üzere pek çok zorunlu uygulama getirdi. En fazla 3 katlı bina izni vermesiyle çevresinden pek çok tepki toplayan Gün, Tavşancıl‘ı muhtemel bir depremden korumak için tepkilere kulak asmadı ve her şeyi bilimin ışığında ilerletti.

    “EVİNE EK KAT ÇIKMAK İSTEYEN BABASINA DAHİ KARŞI ÇIKTI”

    Salih Gün’ün o dönem yaşadıklarını kızı Nida Gün Dönmez şöyle anlatıyor; “Kendi evine ek kat çıkmak isteyen babasına dahi karşı çıkan Gün, belde halkına çatı katı bile yaptırmıyor ve her şeyi yönetmeliğe uygun şekilde ilerletiyordu. Salih Gün imar projesine uygun bir şekilde Tavşancıl‘ı depreme hazırlarken 17 Ağustos 1999’da büyük Gölcük depremi meydana geldi.

    GÖLCÜK DEPREMİ SONRASI HERKES KENDİSİNE HAK VERDİ

    Deprem merkezine yalnızca 50 km uzaklıktaki Tavşancıl‘da tek bir çivi dahi oynamazken, yetkililer bu duruma inanamayarak Tavşancıl‘ın Kütahya Tavşanlı ile karıştırıldığını bile düşündü. Tavşancıl halkı Salih Gün’ün katı imar projesine ilk başta karşı çıksalar da Gölcük depreminden en ufak bir hasar almadan kurtulmalarıyla başkanlarına hak verdiler.”