Etiket: Halkım

  • Kılıçdaroğlu “TV kanalları yayınlamayı reddetti” deyip çektiği kısa filmi sosyal medyadan paylaştı

    Kılıçdaroğlu “TV kanalları yayınlamayı reddetti” deyip çektiği kısa filmi sosyal medyadan paylaştı

    Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medyadan “Sevgili halkım, korku dağları sarmış. Çok önemli bir mesele var, hepinizi 21.30’da buraya bekliyorum.” açıklamasını yaptı. İşaret ettiği saat gelince “Herkesin kiminle ve ne ile mücadele ettiğimizi çok iyi anlaması gerekiyor. Bu iş çok ciddi, bu seçim de çok hayati. Ey çeteler! Siz hala anlamadınız, Bay Kemal asla yolundan dönmez.” notuyla 1 dakika 38 saniyelik yeni bir video paylaştı.

    “TV KANALLARI YAYINLAMAYI REDDETTİ”

    Videoda tahsil edeceği 418 milyar dolarla ilgili yapacaklarına dair kısa film çektiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Bu filmler bu gece televizyonlarda yayınlanacaktı ama bazı kanallar yayınlamayı reddetti.” dedi.

    FİLMİ SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞTI

    Daha sonra söz konusu filmi de sosyal medyadan yayınlayan Kılıçdaroğlu, paylaşıma “Buyurun, engellenen kampanyamızın ilk filmi. 418 milyar doların her kuruşunu söke söke alacağım. Son günlerinizin keyfini çıkarın çeteler…” notunu düştü.

    Kılıçdaroğlu’nun videodaki açıklamaları şöyle:

    “Sevgili halkım sizden çalınan bir para var. Tam 418 milyar dolar. 20 yılda bine yakın yandaş şirket bir araya geldi ve Hazine’yi soydu. Çalınan para sizin paranız. Evlatlarınızın parasını gasp ettiler. Bu arada şunu da söyleyeyim. Devletle birlikte dürüstçe hizmet veren on binlerce şirket var. Bunların hepsinin başımın üstünde yeri var. Bende bu yandaş çetelerle ilgili çok net konuştum. ‘Onlar benim baş düşmanım’ dedim. ‘Onlar bu ülkenin evlatlarının hakkını yediler’ dedim. Bu çetelerden tahsil edeceğim 418 milyar dolarla halkım için yapacaklarımı anlattım kısa filmlerle. Bu filmler bu gece televizyonlarda yayınlanacaktı ama bazı kanallar yayınlamayı reddetti.

    “BEN BU MÜCADELEDE ÖLÜMÜ GÖZE ALDIM”

    Hırsızlığa kalkan oluşturacak bir yasak için kimlere haber uçurduklarını da biliyoruz. Ey çeteler ey o halkın gasp edilmiş parasıyla alınan medyalar, ben sizden mi korkacağım. Ben bu mücadelede ölümü göze almışım. Sizin sansürlerinizden mi geri adım atacağım.

    “BEN SIRTIMI MİLLETİME YASLIYORUM”

    Halkımız refaha ve huzura kavuşacak. Bunun için ben sizinle ölümüne mücadele edeceğim. Şu net ki ben sırtımı milletime yaslıyorum. Vallahi biz bu işi yaparız. Halkıma sesleniyorum 418 milyar dolar serisinin ilk filmini birazdan paylaşacağım.”

  • Kılıçdaroğlu deprem haberini aldıktan sonra yaşadıklarını anlattı: Anladım ki ben o an itibarıyla o aynı Kemal değilim

    Kılıçdaroğlu deprem haberini aldıktan sonra yaşadıklarını anlattı: Anladım ki ben o an itibarıyla o aynı Kemal değilim

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki düzenlenen ve afette hayatını kaybedenler nedeniyle saygı duruşu ile başlayan grup toplantısında açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu, dün akşam Hatay’da meydana gelen deprem için “Aynı acıları yaşamamak, önlem almak aklın gereğidir. Dün akşam iki deprem meydana geldi. Hayatını kaybedenler var. Yarın bölgeye gideceğim” dedi.

    “HABERİ ALDIĞIMDA DEHŞETE DÜŞTÜM”

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları; “Derler ya hani kelimeler kifayetsiz kalıyor diye, gerçekten de öyle. İnsan ne dese, nasıl dese bilemiyor. Ben de konuşmamı satır satır yazmaya karar verdim. Konuşmama başlamadan önce sizden ricam alkışın sloganın olmamasıdır. Büyük bir felaket yaşıyoruz. Haberi aldığımda önce hepiniz gibi dehşete düştüm sonra en iyisi hemen depremin olduğu bölgeye gitmek dedim. Aradım başkanlarımızı, kalkın gidiyoruz dedim. Hatay’a vardık. Gördüklerim nasıl anlatılır inanın bilmiyorum, rüyada gibiydik. Gördüğümüz gerçek olamayacak kadar korkunç ve kâbustu. Kadim şehirlerimizde ölümden başka hiçbir şey yoktu. İnsanlar isimleri haykırıyordu sokaklarda; evlat, anne, baba, kardeş isimleri… Gece indiğinde tümüyle tükenmiştik.

    “BU ÜLKEDE HER ŞEYİ BÖLÜŞTÜLER, ACILAR HARİÇ”

    Buz gibi bir soğuk gerçek bir zifiri karanlık. Yatacak yer arıyoruz kendimize. Dinlenmeye çekildim ama dinlenmek, uyumak mümkün değil. Gözlerimi kapatıyorum o çocuklar, o isimler gitmiyor aklımdan. Halkımızın acısını, torunlarımı düşünüyorum. Duygularım karmakarışıktı. Bu ülkede her şeyi bölüştüler, acılar hariç… Acıları kimse bölüşmeyecek mi diye sordum kendi kendime. Bu ülkede her şeyi bölüştüler, acılar hariç. Acıları hiç kimse bölüşmeyecek mi bu ülkede diye sordum kendi kendime.

    “ERDOĞAN İLE SİYASET ÜSTÜ HİZALANMAYI REDDEDİYORUM DEDİM”

    Yarın torunlarım büyüyecek, Allah ömür verirse soracaklar bana ‘Dede en zor zamanlarda sen neredeydin? Ne yapıyordun? Ne diyeceğim onlara düşünmeye başladım. İşte o an içimde bir şey koptu. Anladım ki ben artık eski ben olamayacağım. O an itibarla ben aynı Kemal değildim. Kalktım basın müşavirim Ömer’i aramaya koyuldum. Telefon hatları çekmiyor, hiçbir şey çalışmıyor. Araca gittim o da zaten uyumuyordu. Herkeste aynı travma. ‘Haydi Ömer halkımıza seslenmemiz lazım’ dedim. En zor durumda nerede duracağımızı söylemem lazım. Gelecekte torunlarımın soracağı sorulara bu gece benim yanıt vermem lazım dedim. Erdoğan ile siyaset üstü hizalanmayı reddediyorum dedim.

    “MİLLETİ İÇİN EVLATLARI İÇİN VAR OLMAYAN BİR YAPIYI YÜCELTMEYECEĞİM”

    Ne kendisi ile ne sarayı ile ne de çeteleriyle hizalanacağım. Ne siyaset üstüne ne siyaset altına ne ölümüne ne dirimine ne de milleti için var olmayan bir devlet yapısıyla hizalanacağım. Milleti için evlatları için var olmayan bir yapıyı yüceltmeyeceğim. Asla ve asla yüceltmeyeceğim. Dayanışacaksam da milletim ile dayanışacağım. Milletimize seslenmek istiyorum ama internet yok. Ömer ile uğraşıyoruz, millet bizi bekliyor. İnternet bağlantısını halletmeye çalışıyoruz. Ne düşünüyorsam amasız, fakatsız, güzellemesiz söyledim. Şimdi yine buradan seslenmek istiyorum. Ey sevgili halkım, yüreği yanan halkım sen daha iyi olmayı hak etmiyor musun? Halkına hep hüzün ören bir ülkede yaşamaya devam mı edeceğiz?

    “DEĞİŞİM İKTİDARI DEĞİŞTİRMEKTEN BÜYÜK OLMALI”

    Cumhuriyetimizin bir yüzyılı geçti, ikinci yüzyılımız daha iyi olmasın mı? Halkının derdine koşamayan bir devleti toplamaya, değiştirmeye, iyileştirmeye çalışmayacak mıyız? Bunun zamanı gelmedi mi? Yazımızı öldürdüler ama artık bir baharı yaşatmayalım mı bu çilekeş halkımıza? Gözyaşlarımızın gözümüzü bulandırmasına izin vermeyelim. Bizim bir iktidarı değiştirmekten çok daha derin meselelerimiz var. İktidarı değiştireceğiz orası kolay ama hepimiz biliyoruz ki değişim bir iktidarı değiştirmekten büyük olmalı. Çünkü zihniyeti değiştirmemiz lazım. Net konuşmamız lazım. Bizim bir iktidarı değiştirmekten çok daha derin meselelerimiz var. İktidarı değiştireceğiz, orası kolay. Değişim iktidarı değiştirmekten büyük olmalı. Zihniyeti değiştirmemiz lazım. Bu ülkeyi enkaz altında bırakan düşünce şeklini kurutmamız lazım. Değerlerimizi yeni baştan örmemiz lazım. Devlete yaklaşımımızı değiştirmemiz gerek.

    “SİYASETİN YAPILMA ŞEKLİNİ DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM”

    Rant peşinde koşanlar bizi yönetiyor. İş insanları yasa boşluklarını dolduruyor. Kibir alkışlanıyor, düzen aynen devam ediyor. Büyük küçük herkes rantın peşinde. Biz ne yaptık kendimize böyle? Nedir bu haram sevdası böyle? Elbette önce bu düzeni suçlayacağız. Bu düzeni onlar getirdi. İğneyi kendimize batırmak zorundayız. Siyasete giren anormal şekilde zenginleşiyor. Biz siyasiler de oy kaybederiz diye imar aflarına el kaldırıp, indiriyoruz. Defter tutuyorlarmış, zıvanadan çıktılar. Onlar bambaşka bir evrende yaşıyorlar. Değişmemiz lazım. Düzenin çalışma şeklini kökünden değiştirmemiz lazım. Siyasetin yapılma şeklini değiştirmemiz lazım. Davranışlarımızı değiştirmemiz lazım. Her şeyi temelden değiştirmek zorundayız.

    “HALKIMIZ İÇİN BU ÜLKEYİ YENİDEN KURACAĞIZ”

    Değişime bu vahşi neo-liberal tek adam rejiminden başlayacağız. Halkı ilgilendiren her alana sirayet edecek değişim. Şafak söktüğünde evsiz barksız kalanlar yuvalarını yeniden bulacak. Depremler hep olacak. Ama devlet artık depremler karşısında aciz kalmayacak. Bu kabus bir daha yaşanmasın. Haramdan, düzensizlikten, yalandan, riyadan siyaset elini çekecek. Kayırma bitecek, suiistimal bitecek, açgözlülük, rant bitecek. Her birimiz elimizi taşın altına koyacağız. Önce inanacağız. Birbirimize inanacağız. Adaleti getireceğimize inanacağız, daha iyisini hak ettiğimize inanacağız. Deprem gecesinden beri dayanışma içinde olan onurlu halkımız için inanmak zorundayız. Halkımız için bu ülkeyi yeniden kuracağız. Kural koyacağız, asla çiğnetmeyeceğiz. Artık imar aflarını ağzımıza almayacağız. Kurumlar inşa edeceğiz, tek adamlar asla bu coğrafyada asla olmayacak. Bu harami düzeni mutlaka değiştireceğiz. Yarın çocuklarımız sorduğunda, ‘Bu kabusu biz bitirdik’ diyelim.”

  • Kılıçdaroğlu deprem bölgesinden yeni video paylaştı: Önümüzdeki yol çok uzun olacak

    Kılıçdaroğlu deprem bölgesinden yeni video paylaştı: Önümüzdeki yol çok uzun olacak

    Deprem bölgesini ziyaret eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gece yarısı yeni bir video yayınladı. Sosyal medyadan yaptığı paylaşıma “Yapılacak işler var. Yerine getirilmesi gereken sorumluluklar var. Yüzleşmemiz gereken gerçeklerimiz var.” notunu düşen Kılıçdaroğlu, ülkenin yeni bir düzene ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

    “Sevgili halkım, zor bir günün karanlık gecesinden derin bir kalp sızısıyla sesleniyorum sizlere. Buralarda çok mücadele var çok. Zamana karşı canhıraş bir savaş veriyor insanlarımız. Emin olun, canhıraş bir canı daha kurtarabilmek için tırnaklarını parçalayarak o enkaz yığınlarında yaşam tünelleri açıyorlar. Enkazın karanlığına bir damla ışık alabilmek için.

    “BUGÜNÜ ASLA UNUTMAYALIM”

    Türkiye’nin evlatları yüreklerini koymuş durumdalar. Allah hepsinden razı olsun. Türkiye onları asla unutmayacaktır. Çok can yitirdik halkım çok. Toprak elbet hepimizi zamanı geldiğinde basacak bağrına ama Allah sıralı ölüm versin deriz ya, keşke olsaydı be, yaprak döküyor her yanımız. Bir de enkazdan kurtulanlar var ki öldürücü soğukta sokaklardan can cana vermiş direniyorlar. Hala koordinasyon sağlanabilmiş değil. Çadır yok tuvalet yok. Sizin de bildiğiniz şeyler işte bu zifiri karanlık saatlerinde daha ne anlatayım ben size. Bu günü asla unutmayalım halkım, düşen yerde kalmasın, mazlumun hakkı divana kalmasın. Bu ülkenin yeni bir dirliğe, düzene ihtiyacı var halkım. Hepimizin zihniyeti değişmek zorunda.

    “DAHA BÜYÜK DEĞİŞİMLER LAZIM”

    Önümüzdeki yol çok uzun olacak. O yol çok engebeli, tırmanışımız çok dik olacak. Öyle dedikleri gibi bir yılda falan gitmemiz gereken yere varamayız. Geçici çözümlerle idare edemeyeceğimiz bir noktaya geldik. En acısı da bizi biz yapan değerlerimiz zarar gördü halkım. Arsızlık, hırsızlık, rant kavgası, bencillik, bunları derhal bitirmeliyiz. Bunlar Türkiye’nin ruhunu kemirdi. Artık açgözlülüğün bittiği, kaynakların sadece küçük bir azınlığa değil, tüm halkımıza ait olduğu yepyeni bir düzeni getirmek zorundayız. İnanın bu sadece iktidar değişimiyle olmaz, daha büyük değişimler lazım bize. Zarar gören her değerimizi bir bir tamir ederek, çok güçlü bir değişim yaratmalıyız.

    “BU SON OLSUN”

    Güçlü bir sosyal devleti vatandaşı için var olduğunu hiç unutmayan hiç bir devleti, bu enkazın içinden çıkarıp inşa etmek zorundayız. Bunu hep beraber yapacağız inşallah. Bir daha önlenebilir nedenlerden dolayı böylesine bir acı yaşamayalım. Bu son olsun, bu son”