Etiket: İddia

  • Ünlü futbolcuları dolandırmakla suçlanan Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi, sonraki duruşma 8 Mart’ta görülecek

    Ünlü futbolcuları dolandırmakla suçlanan Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi, sonraki duruşma 8 Mart’ta görülecek

    Aralarında ünlü futbolcuların da olduğu 21 kişiyi “yüksek karlı gizli fon” vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla eski Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan ile 6 şüphelinin yargılandığı davada Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

    Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

    İDDİANAMEDE YER ALAN DETAYLAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın, bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

    İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği, ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.

    Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

    İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

    SEÇİL ERZAN HAKKINDA İSTENEN CEZA 252 YILA YÜKSELDİ

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

    İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine, 4’ü tutuklu 7 sanık, 20 Kasım 2023’te hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak’a ertelemişti. İkinci duruşmada da tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmanın 15 Ocak’a ertelenmesine hükmetmişti.

  • Grifols hisseleri açığa satış iddialarının ardından düştü

    Grifols hisseleri açığa satış iddialarının ardından düştü

    İspanyol ilaç şirketi Grifols bu hafta hisse fiyatında önemli bir düşüş yaşadı ve Cuma gününe kadar yaklaşık %40 değer kaybetti. Bu, şirketin kayıtlara geçen en büyük haftalık kaybı olurken, işlem hacimlerinde de bir artış yaşandı. Keskin düşüş, Salı günü Barselona merkezli firmanın finansal hesap manipülasyonu yaptığını iddia eden bir rapor yayınlayan kısa satıcı Gotham City Research’ün suçlamalarının ardından geldi.

    Grifols’un hisse senedi değeri Cuma günü darbe aldı ve 1710 GMT itibariyle 8,87 Euro’dan (1 $ = 0,91 €) işlem gördü. Gotham’ın iddialarının ardından şirketin değerinde 3 milyar avronun üzerinde bir düşüş yaşandı. Düşüşe rağmen, hisseler Salı gününün en düşük seviyesi olan 8,1 avronun üzerinde kaldı.

    İddialara yanıt olarak Grifols, mali hesaplarının denetlendiğini ve düzenleyiciler tarafından onaylandığını belirterek herhangi bir yanlışlık olduğunu kesin bir dille reddetti. Şirket ayrıca Gotham City Research’e karşı raporda yer alan iddialar nedeniyle tazminat talebiyle dava açma niyetinde olduğunu açıkladı.

    Bu kargaşanın ortasında Grifols yönetimi Perşembe günü analistlerle bir görüşme yaparak Shanghai RAAS Blood Products’taki hisselerinin Çinli Haier Group’a satışının sonuçlandırılmasında herhangi bir sorun beklemediklerini ifade etti. Değeri 1.8 milyar dolar olan işlemin Grifols’un 2025 yılında vadesi dolacak olan borçlarını geri ödemesine yardımcı olması amaçlanıyor.

    Gotham City Research’ün iddiaları arasında Grifols’un kazançlarını şişirdiği ve ilişkili bir kuruluşla işlem yaparak borcunun gerçek boyutunu gizlediği iddiaları yer alıyor. Açığa satış yapan şirkete göre Grifols’un gerçek kaldıraç oranı, şirketin bildirdiğinden neredeyse iki kat daha yüksek olabilir.

    İspanyol bankası Sabadell’in aracılık servisi durumu yorumlayarak, iddiaların itibar üzerindeki etkisinin çoktan etkisini gösterdiğini ve sadece usulsüzlük şüphesinin bile Grifols’un hisse fiyatında sürekli dalgalanmaya yol açabileceğini öne sürdü.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Eski Petrol tüccarı Ekvador’daki rüşvet davasında yargılanmaya hazırlanıyor

    Eski Petrol tüccarı Ekvador’daki rüşvet davasında yargılanmaya hazırlanıyor

    Eski bir Vitol petrol tüccarı olan Javier Aguilar, Ekvador’da kazançlı bir sözleşme sağlamak için rüşvet verdiği suçlamasıyla ABD’de yargılanmaya hazırlanıyor. Ekvador’un devlet petrol şirketi Petroecuador ile yapılan 300 milyon dolarlık bir anlaşmayı kapsayan dava, Adalet Bakanlığı tarafından Latin Amerika’daki emtia ticareti firmalarında yolsuzluğa ilişkin yürütülen daha geniş kapsamlı bir soruşturmanın parçası.

    Aguilar’ın davası için jüri seçimi bugün Brooklyn’deki bir federal mahkemede yapılıyor ve açılış konuşmalarının yarın başlaması bekleniyor. 49 yaşındaki Aguilar, Petroecuador’un üst düzey yöneticisi Nilsen Arias ve ülkenin Enerji Bakanlığı’ndan bir başka yetkiliye 1 milyon dolara yakın rüşvet ödemekle suçlanıyor. Söz konusu rüşvetlerin, önceki raporlarda Oman Trading International (şimdiki adıyla OQ Trading) olarak tanımlanan devlete ait bir Orta Doğu firmasının Aralık 2016’da Ekvador’un akaryakıtını pazarlamak üzere 30 aylık bir sözleşme kazanmasına yardımcı olmayı amaçladığı iddia ediliyor.

    Savcılar, Houston’da enerji tüccarı olarak çalışan Aguilar’ın rüşvet parasını paravan şirketler aracılığıyla yetkililerin hesaplarına aktardığını iddia ediyor. Bu işlemler, Vitol ve paravan şirketler arasında sahte anlaşmalar kullanılarak yasalmış gibi gösterildi. Aguilar, Yabancı Yolsuzluk Uygulamaları Yasasını (FCPA) ihlal etmek için komplo kurmak, FCPA’yı ihlal etmek ve kara para aklamak için komplo kurmak gibi suçlamaları kabul etmedi; bu suçlamalardan ikincisi Meksika’nın devlet tarafından işletilen petrol şirketi Pemex’teki yetkililere rüşvet verildiği iddialarını da içeriyor.

    Arias ve ortakları Lionel Hanst, Antonio Pere ve Enrique Pere de dahil olmak üzere davadaki suç ortakları suçlarını kabul ettiler ve Aguilar aleyhine tanıklık edebilirler. Savunmasında Aguilar’ın işlemlerin meşru olduğuna inandığını ve Pere kardeşlerin kendilerini Ekvador’un petrol sektöründe saygın danışmanlar olarak tanıttıklarını iddia ediyor.

    Vitol daha önce Brezilya, Meksika ve Ekvador’da rüşvet verdiğini kabul etmiş ve Aralık 2020’de ABD ve Brezilya makamlarıyla 164 milyon dolar karşılığında anlaşmaya varmıştı. Bu arada, bir başka enerji ticareti devi Gunvor, Ekvador’daki faaliyetlerine ilişkin ABD soruşturmalarını çözmek için 650 milyon dolara kadar olası bir para cezasına hazırlanıyor.

    Aguilar suçlu bulunması halinde, kesin süresine ABD Bölge Yargıcı Eric Vitaliano’nun karar vereceği önemli bir hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Aguilar ayrıca Houston’daki bir federal mahkemede Pemex’le ilgili olduğu iddia edilen planla ilgili ayrı suçlamalarla da karşı karşıya ve bu suçlamalarla ilgili olarak da suçsuz olduğunu beyan etti.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan‘ın fon dolandırıcılığıyla ilgili ortaya çıkan bazı görüntülerin tamamını paylaşarak, “Saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem’ olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir” denildi.

    “KISMEN YAYINLANMASI OLAY ÖRGÜSÜNÜ BOZUYOR”

    Denizbank‘tan yapılan yeni açıklamada, ortaya çıkan bazı görüntülerin bir bölümünün kısmen yayınlanmasının olay örgüsünü bozduğu kaydedildi.

    “KAYITLAR BİR HESAP SAHİBİNİN, HESABINDAN NAKİT ÇEKME İŞLEMİDİR”

    Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarının paylaşıldığı açıklamada, “İlk günden beri vurguladığımız üzere; saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem” olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir. Nitekim bu husus, Bankamızın 28 Kasım 2023 tarihinde yaptığı ekte de yer alan 3. Kamuoyu Bilgilendirmesinin 20 Soru 20 Yanıt bölümündeki 17. sorunun yanıtında ayrıntıları ile örnek verilerek açıklanmıştır. Eğer iddia edildiği gibi banka nezdinde bir fon hesabı olsaydı para nakden çekilip dışarı çıkarılmaz hesaptan hesaba aktarılırdı. İlgili kamera kayıtları, Bankamıza yatırılan bir paraya değil aksine bir hesap sahibinin, hesabından nakit çekme işlemine aittir.

    “2 MİLYON 490 BİN DOLARI NAKİT OLARAK ŞUBEDEN ÇEKMİŞTİR”

    Şikayetçi eski sporcu, hesabındaki tutarları kardeşinin sahibi olduğu şirkete havale etmiş, şirketten para çekme yetkisi olan kardeşi de önceden Bankamıza iletilen ve talebi üzerine hazırlanan 2 milyon 490 bin USD olan bu parayı nakit olarak şubeden çekmiştir. Görüntülerden açıkça anlaşıldığı gibi hesap sahibi, elindeki siyah bir çantayı gişe mahallindeki masanın üzerine koymuş ve çekme talimatı verdiği söz konusu tutar nakit olarak çantaya doldurulmuştur. Bu husus kameralarda açıkça görülmektedir. Hemen akabinde sonradan A.Y. olduğu anlaşılan Seçil Erzan‘ın para getir-götür işlerinde kullandığı şahıs, para dolu siyah çantayı alarak bankadan çıkış yapmıştır. Hesap sahibi, Bankamız nezdinde mevcut imza sirkülerine uygun ödeme fişini imzalayıp, Seçil Erzan ile öpüşerek vedalaşmış ve kapıda bekleyen güvenlik görevlimiz ile selamlaşarak çok kısa bir süre sonra şubeden ayrılmıştır” denildi.

    “BANKANIN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKTUR”

    Açıklama şöyle devam etti: “28 Kasım 2023 tarihli, 20 Soru 20 Yanıt, başlıklı açıklamamızın 17. Maddesinde de örnekleri ile açıklandığımız gibi; nakit olarak müşterinin zilyetliğine geçmiş ve banka dışına çıkarılmış bir para üzerinde bankanın hiçbir sorumluluğu yoktur.

    Yine ilgili haber programlarında, ‘para neden gişeden teslim edilmiyor’ şeklinde getirilen eleştiriye cevaben açıklamak isteriz ki; bu bölüm gişe mahallinin bir parçası olup kameralarla izlenmektedir. Büyük tutarlı para teslimleri, gişelerin güvenlik amaçlı camla korunan ön bölümünün fiziken teslimata müsaade etmemesinden dolayı sektör uygulamalarına paralel olarak bu gişe bölümünün tam arkasında yer alan güvenlik açısından diğer müşterilere kapalı mahalde yapılmaktadır.

    Kamera kayıtlarındaki işlemler ile ilgili Bankamız dahil hiçbir makama bugüne kadar herhangi bir şikayet iletilmemiştir. Teftiş Kurulumuz tarafından düzenlenen 28 Nisan 2023 tarihli raporumuzun ekinde, yer alan delil niteliğindeki kamera kayıtlarını kamuoyunu aydınlatmak amacıyla bilgilerinize sunarız”

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi futbol camiasının tanınan simalarını kumpasına düşüren bankacı Seçil Erzan kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Saadet zincirinin içinde olan ve Fatih Terim fonuna 10 milyon lira yatıran “Muci” lakaplı İranlı Hakkani’nin parasını talep ettiği fakat alamadığı Erzan’ı kaçırdığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından yeni gelişme yaşandı.

    BANKADAKİ FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI

    Hakkani’nin fotoğrafı bankanın güvenlik kameralarından tespit edildi. Denizbank Levent Büyükdere Caddesi Şubesine ait kamera kayıt görüntülerinde banka müdürü odasını gösterir toplamda 77 adet güvenlik kamerası görüntüsü incelenerek bilirkişi raporu düzenlendi. 1 Mart 2023- 07 Nisan 2023 tarihleri arasındaki kamera kayıtları dökümlerine göre, Seçil Erzan’ı tehdit ederek cep telefonundan videosunu çektiği iddia edilen Mojtaba Hakani, 6 Mart 2023 tarihinde Erzan’ın makam odasına girdiği belirlendi. Raporda, saat 14.31 sıralarında 55-60 yaşlarında kırmızı gömlekli, siyah montlu, kot pantolonlu şahsın (Mojtaba Hakani) müdür odasına giriş yaptığı ve saat 15.32 sıralarında odadan çıkarak ayrıldığı tespitine yer verildi.

    “MOCİ, ÜNİVERSİTEDEN ARKADAŞIMIN EŞİDİR”

    Seçil Erzan iddianamedeki ifadesinde, “Moci diye bahsettiğim kişi Mojtaba Hakani üniversiteden arkadaşımın eşidir. Kendisine bu zamana kadar aldığım paranın çok daha üzerinde ödeme yaptım. Hatta Süleyman Aslan isimli tefeciden Moci ile birlikte gidip 10 milyon TL para aldım. 14 milyon TL para olacak şekilde geri ödedim. Süleyman Aslan’ın Florya’da bir ofisi bulunmaktadır. Süleyman Aslan bu 10 milyon TL parayı Denizbank’taki odamda bana yanında Moci de bulunduğu sırada teslim etti. Karşılığında da 14 milyon TL’lik Moci ile birlikte senet imzaladım. Ancak 14 milyon TL’yi Süleyman Aslan’a elden ödedim. Ayrıca Süleyman Aslan bana 1 milyon 350 bin dolar daha para vermişti. Sonrasında ben 2 milyon 650 bin dolar şeklinde çok daha fazla bir parayı Süleyman Aslan’a ödedim. Bu zamana kadar Süleyman Aslan’a çok fazla faiz ödedim” dediği yer aldı.

    NE DERLERSE TEKRAR ETTİ

    Öte yandan tehdit görüntülerinde Erzan, “Merhaba Süleyman Amca. Sana vermiş olduğumuz Muci’nin ve Nazlı’nın senedinde her ikisinin de hiçbir çıkarı yok. Senden çok rica ediyorum. Onların senetleriyle ilgili lütfen hiçbir şey yapma.” ifadelerini kullanıyor. Erzan’ın görüntülerde yüzünün şiş olması dikkat çekti.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Sermaye Piyasası Kurulu’ndan futboldaki saadet zincirine ilk yorum: Tamamen dolandırıcılık

    Sermaye Piyasası Kurulu’ndan futboldaki saadet zincirine ilk yorum: Tamamen dolandırıcılık

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, saadet zinciri yöntemiyle aralarında futbol dünyasının önemli isimlerinin de yer aldığı dolandırıcılık davasıyla ilgili açıklama yaptı. Gönül, kamuoyunda “yüksek kârlı gizli fon” olarak bilinen girişimin dolandırıcılık vakası olduğunu söyledi.

    KONU MECLİS GÜNDEMİNDE

    Futboldaki saadet zinciri dolandırıcılığı Meclis gündemine taşındı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen ekonomi alanında düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinde SPK Başkanı’na konu hakkında bir soru yöneltildi.

    “TAMAMEN DOLANDIRICILIK”

    CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın “yüksek karlı gizli fon vaadiyle yaşanan dolandırıcılık” davasını gündeme getirmesi ve bu fonlar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağını sorması üzerine yanıt veren SPK Başkanı Gönül, “Söz konusu olay, bir dolandırıcılık olayı. Sermaye piyasası mevzuatına göre bir fon değil bu, tamamen dolandırıcılık. Adının fon olması, fon olarak lanse edilmesi mevzuatımızdaki fonu kapsamıyor.” dedi.

    SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    Seçil Erzan

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

  • “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    “Dolandırıcılık” davasında yargılanan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı

    Kripto para ticareti vaadiyle iki kişiyi 500 bin dolar dolandırdığı iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçundan on beşer yıla kadar hapis istemiyle yargılanan 4 sanıktan iş insanı Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

    5 BİN DOLARLIK ÇALIŞMA

    AKKUŞ YANINDAKİ KİŞİLERE TALİMAT VERİP ORTADAN KAYBOLMUŞ

    “TASARLANMIŞ DOLANDIRICILIK”

    Sanık Alkreish, Akkuş’un kendilerini “Sistemde arıza oldu, sıkıntı yok, yarın mutlaka hesabınıza düşecek, yarın 10 gibi gelin eğer bir zararınız varsa ödemeye hazırım.” sözleriyle oyaladığını savunarak, kendilerinin Akkuş’u iş yerine çağırdığını ancak gelmediğini, daha sonra da Akkuş’un Fransa’ya kaçtığını öğrendiklerini ileri sürdü. Müşteki Ömer A. ise duruşmada, Canberk isimli arkadaşının kendisini sanık Alkreish ile tanıştırdığını, olayın tasarlanmış dolandırıcılık olduğunu iddia etti.

    “BİZ BANKA ÜZERİ YAPIYORUZ”

    Söz konusu iş yerine gittiklerinde Akkuş ve ortaklarıyla konuştuklarını, kendilerine kripto paranın beş dakika içinde hesabında olacağının söylendiğini dile getiren müşteki, “Diğer sanıklar geldi. Sonra parayı götürdüler, bizi beklettiler, bekledik. Uğur ‘Beş dakikaya geliyorum’ dedi, kaçtı, gitti. ‘Biz banka üzeri yapıyoruz.’ dedi. ‘Buradan çıkmazsan polis zoruyla seni çıkarırız.’ diye beni tehdit ettiler. Onlar çağırmadan ben polis çağırdım. 100-150 bin dolarlık zararım var. Daha sonra bize ‘Bizi şikayet etmeyin hem paranızı veririz hem arabamızı alırız.’ dediler. Ne araba alındı ne param verildi.” ifadelerini kullandı.

    SANIKLAR VE MÜŞTEKİLER ANLAŞTI

    Sanık Feyza Betül Köksal da Ebru Şallı Akkuş’un aynı binadaki farklı iş yerinde marka koordinatörü olarak çalıştığını, olay günü sanık Akkuş’un iş yerinde muhasebecisinin olmaması üzerine kendisini arayarak bankaya gitmesini istediğini anlattı. Sanık Köksal, olayın bilgisi dahilinde olmadığını savundu. Akkuş’un avukatı Büşra Çilingir ise müvekkiline kendilerinin de kolay ulaşamadığını söyleyerek, bir sonraki duruşmada Akkuş’un geleceğini bildirdi. Söz konusu maddi zararın giderildiğini savunan avukat Çilingir, haziranda sanıklar ve müştekilerin anlaştığını iddia etti.

    YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI

    Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Akkuş hakkında savunmasının alınmasına yönelik zorla getirme emri talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Uğur Akkuş hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Mahkeme heyeti, müşteki Ömer A’nın davaya katılma talebinin kabulünü, müşteki Anvar M’nin de duruşmaya zorla getirilmesini kararlaştırarak duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, ortak firmaları bulunan müştekiler Ömer A. ve Anvar M’nin dış ticaret işiyle uğraştığı belirtiliyor. Müştekilerin, firmalarına ait 500 bin dolarla kripto para almak istedikleri, komisyon karşılığında aracılık yapan sanık Abdullah Alkreish’le irtibat kurdukları anlatılan iddianamede, bu sanığın da müştekileri sanık Uğur Akkuş’la tanıştırdığı, 30 Mayıs’ta da Akkuş’un Şişli’de bulunan bir AVM’deki ofisinde müştekilerle bir araya geldiği aktarılıyor. İddianamede, sanık Akkuş ve müştekilerin, 500 bin dolar karşılığında kripto para alımı konusunda anlaştığı, Akkuş’un ilk etapta güven sağlamak amacıyla 2 bin 500 dolar tutarındaki kripto parayı müşteki Anvar M’nin hesabına aktardığı kaydediliyor.

    Sanık Akkuş’un, kripto para akışının devamının sağlanması amacıyla paranın tamamının hesabına yatırılması gerektiğini söylediği ve müştekileri ikna ettiği belirtilen iddianamede, müştekilerin 497 bin 500 doları Akkuş’a elden teslim ettiği dile getiriliyor. İddianamede, Akkuş’un müştekilere “Parayı bankaya yatırdıktan sonra geleceğim.” diyerek iş yerinden ayrıldığı, müştekilerin burada saatlerce beklediği ancak kimsenin gelmemesi ve hesaplarına kripto paranın yatırılmaması üzerine şüphelendikleri vurgulanarak, dolandırıldıkları gerekçesiyle şikayetçi oldukları anlatılıyor.

    Sanık Akkuş’un, yardımcıları olan sanıklar Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’la müştekilerden aldığı parayı vererek bankaya teslim etmelerini söylediği aktarılan iddianamede, sanıkların herhangi bir kripto para transferi sağlamayarak haksız menfaat elde ettikleri belirtiliyor. İddianamede, sanıklar Uğur Akkuş, Abdullah Alkreish, Ercan Eşkin ve Feyza Betül Köksal’ın “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçundan dörder yıl altışar aydan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    Öte yandan, Uğur Akkuş, haziranda bu dosya kapsamında hakkında yapılan şikayet üzerine İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, müşteki Ömer A’nın zararının giderildiğini bildirerek şikayetinden vazgeçmesi üzerine serbest bırakılmıştı.

    Kaynak: AA / Güncel
  • Merkez Bankası, Kapalıçarşı’dan dolar mı topluyor? Cumhurbaşkanlığından görüntülerle ilgili açıklama

    Merkez Bankası, Kapalıçarşı’dan dolar mı topluyor? Cumhurbaşkanlığından görüntülerle ilgili açıklama

    Döviz arzında yaşanan sorun ve uygulanan sıkı gözetim uygulamaları, Kapalıçarşı’yı yeniden gündeme taşıdı. Özel şirketlerden döviz borcu olan vatandaşa ve kamuya kadar birçok alanda talep, Kapalıçarşı’ya yöneldi.

    “MERKEZ BANKASI DOLAR TOPLUYOR” İDDİASI

    Ekonomim.com’dan Yener Karadeniz’in haberine göre, sadece Merkez Bankası’nın, demir sandıklar ile çarşıya her gün 5 milyar TL getirip ve karşılığında 260 milyon dolar topladığı iddia edilmişti.

    İLETİŞİM BAŞKANLIĞI İDDİALARI YALANLADI

    Basın yer alan görüntü ve iddialara yanıt ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden geldi. Yapılan açıklamada,”Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, her gün Kapalıçarşı’dan resmi araçlarla döviz topluyor” iddiasının doğru olmadığı ifade edildi.

    “GÖRSELLERDE HERHANGİ BİR MERKEZ BANKASI ÇALIŞANI BULUNMAMAKTADIR”

    Açıklamanın tamamı şu şekilde; “Bahse konu araçlar gün sonunda Kapalıçarşı’da kuyumcu ve döviz bürolarının kasalarında tutmak istemedikleri nakit veya altınların taşınması için kullanılan özel şirket araçlarıdır. Araçlardaki “Kamu hizmeti aracıdır yazısı Emniyet Genel Müdürlüğü, Trafik Başkanlığı’nın gördüğü lüzuma binaen bulundurulmaktadır. TCMB, Kapalıçarşı’da herhangi bir döviz alım satım işleminde bulunmadığı gibi, haberlere konu olan görsellerde herhangi bir TCMB çalışanı bulunmamaktadır.”

  • Asya’nın en zenginini sarsan Hindenburg’un maksadında Dorsey var

    Asya’nın en zenginini sarsan Hindenburg’un maksadında Dorsey var

    Eski Twitter CEO’su ve Block’un kurucu ortaklarından Jack Dorsey’nin serveti yatırım ve araştırma şirketi Hindenburg Research’ün açıkladığı rapor sonrası geriledi.

    Block’un kullanıcı sayısını şişirdiğini ve maliyetleri az gösterdiğini tez ederek short durumda olduğunu belirten Hindenburg, Block’un çalışanlarının hesaplarının yüzde 40 ila yüzde 75’inin geçersiz olduğunu açıkladı.

    Bu gelişmenin akabinde şirketin payları çakırken, Dorsey’nin serveti Perşembe günü 526 milyon dolar düşerek Mayıs ayından bu yana en berbat bir günlük düşüşünü yaşadı.

    Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne nazaran, Dorsey’nin serveti yüzde 11’lik düşüş ile 4,4 milyar dolara geriledi.

    Adani, şahsî servetinin neredeyse yarısını kaybetmişti

    Hindenburg 24 Ocak’ta, Block’a emsal olarak Adani Group hakkında da, Borsada manipülasyon ve muhasebe dolandırıcılığı argümanlarında bulunduğu bir rapor yayımlamıştı. Bu argümanların akabinde şirket paylarında sert düşüşler yaşanmıştı. Buna karşılık Adani Group ise 413 sayfalık bir savunma metni yayımlayarak tezleri yalanlamıştı.

    İddiaların akabinde Adani Group bünyesinde bulunan şirketler, yaklaşık 110 milyar dolar kaybetmişti. Yatırımcıların da takviyesini çekmesi üzerine, Adani’nin 120 milyar dolar olan ferdî serveti 59 milyar dolara düşmüştü.

    Söz konusu düşüşler sonrası Adani, dünyanın en varlıklı 3’üncü bireyi pozisyonunu kaybederek, 21’inci sıraya gerilemişti.

  • Asya’nın en zengini sarsan Hindenburg’un amacında Dorsey var

    Asya’nın en zengini sarsan Hindenburg’un amacında Dorsey var

    Eski Twitter CEO’su ve Block’un kurucu ortaklarından Jack Dorsey’nin serveti yatırım ve araştırma şirketi Hindenburg Research’ün açıkladığı rapor sonrası geriledi.

    Block’un kullanıcı sayısını şişirdiğini ve maliyetleri az gösterdiğini argüman ederek short konumda olduğunu belirten Hindenburg, Block’un çalışanlarının hesaplarının yüzde 40 ila yüzde 75’inin geçersiz olduğunu açıkladı.

    Bu gelişmenin akabinde şirketin payları çakırken, Dorsey’nin serveti Perşembe günü 526 milyon dolar düşerek Mayıs ayından bu yana en makûs bir günlük düşüşünü yaşadı.

    Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne nazaran, Dorsey’nin serveti yüzde 11’lik düşüş ile 4,4 milyar dolara geriledi.

    Adani, şahsî servetinin neredeyse yarısını kaybetmişti

    Hindenburg 24 Ocak’ta, Block’a benzeri olarak Adani Group hakkında da, Borsada manipülasyon ve muhasebe dolandırıcılığı tezlerinde bulunduğu bir rapor yayımlamıştı. Bu tezlerin akabinde şirket paylarında sert düşüşler yaşanmıştı. Buna karşılık Adani Group ise 413 sayfalık bir savunma metni yayımlayarak savları yalanlamıştı.

    İddiaların akabinde Adani Group bünyesinde bulunan şirketler, yaklaşık 110 milyar dolar kaybetmişti. Yatırımcıların da takviyesini çekmesi üzerine, Adani’nin 120 milyar dolar olan ferdî serveti 59 milyar dolara düşmüştü.

    Söz konusu düşüşler sonrası Adani, dünyanın en varlıklı 3’üncü şahsı pozisyonunu kaybederek, 21’inci sıraya gerilemişti.