Etiket: İş

  • Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Kıymetli Madenler & Enerji – Haftalık Değerlendirme ve Gelecek Takvimi

    Investing.com – Haber Cuma günü öğleden sonra olabildiğince sessiz bir şekilde geldi ve fark edilebilir bir etki yaratmadan geçti. Bu da anlaşılabilir bir durum: ABD’de petrol sondaj kulesi sayısı, geçtiğimiz yıl 127’lik bir düşüşün ardından geçen hafta bir artış gösterdi.

    Ancak hikayenin bir önemi vardı. Petrol hizmetleri firması Baker Hughes tarafından yapılan haftalık sondaj kulesi sayımı güncellemesine göre ABD enerji firmaları, Haziran ayından bu yana ilk kez ülkede aktif olarak petrol sondajı yapan kule sayısını arttırdı.

    Elbette bir petrol sondaj kulesi hiçbir şey ifade etmiyor – özellikle de bir sonraki hafta sayı çok daha fazla miktarda düşerse.

    Ancak bundan sonra istikrarlı bir tırmanış olursa bir anlamı olabilir.

    Hiç olmazsa yavaş da olsa istikrarlı bir tırmanış, bu yıl sondaj kulelerindeki %20’ye yakın düşüşün, yakın zamanda ABD ham petrol üretiminde bir düşüşe neden olacağına inananlar tarafından her gün ortaya atılan argümana meydan okuyacaktır.

    ABD Enerji Bilgi Dairesi (EIA), Temmuz sonunda 12,2 milyon varil olan ham petrol üretim tahminini, geçtiğimiz haftalarda günlük 12,8 milyon varille son üç yılın en yüksek seviyesine çıkarmasına rağmen bu argüman giderek güçleniyor.

    EIA, bu revizyonlardan önce aktif petrol kuyularından akan ham petrolü, sondajı yapılmış ancak tamamlanmamış olanlara kıyasla dikkate alan yeni bir raporlama metodolojisi kapsamında ABD ham petrol üretimi tahminini yükseltti.

    Revizyonlar, aktif sondaj kulelerinin, 2021-2022 yıllarında önce tahmin edilenden yaklaşık %10 daha üretken olduğunu gösteriyor. Bu tür bir üretkenlik, bu yıl sondaj kulesi sayısında yaşanan büyük düşüşü bir ölçüde telafi edecektir.

    Ancak EIA’nın yeni metodolojisine, uzun vadeli düşünenler ya da ham petrol fiyatlarının yükseleceği yönünde beklenti içinde olanlar şiddetle karşı çıkıyor.

    Sondaj kulesi sayısı, petrol üretiminin en önemli göstergelerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak yine de gerçek üretimde ortaya çıkması aylar alabilecek gecikmeli bir gösterge. Düşen sondaj kulesi sayısı, ABD ham petrolü üzerinde orantılı bir etki yaratmadığından EIA’nın ham petrol üretim tahminlerinin henüz düşmemesinin nedeni bu olabilir.

    Ancak yine de EIA’nın, kalan aktif kuyular için daha yüksek sondaj verimliliği ile ilgili açıklamasını dikkate almalıyız. Bu, düşen kule sayılarıyla ile ilgili herhangi bir argümana meydan okuyabilecek bir olgu.

    EIA’nın her şeyi yanlış ve dolambaçlı nedenlerle yaptığını iddia eden pek çok kişi var. Teorileri, sondaj verimliliğine ilişkin rakamları uydurmak için Beyaz Saray ile iş birliği içinde çalışan bir enerji bakanlığı komplosuna dayanıyor. Bu suçlama, hayatlarını enerji sektörünün iyileştirilmesi için çalışmaya adamış olan bakanlıktaki kariyer uzmanlarını ve onların çalışmaları için kutsal olan veri bütünlüğünü hesaba katmıyor gibi görünüyor.

    Ancak Adam Button gibi petrol konusunda boğa eğilimli olmakla birlikte mevcut ham petrol fiyatlarının üretime sağlayabileceği destek konusunda pragmatik davranan ekonomistler de var.

    Button, Cuma günü ForexLive platformundaki bir blogda, petrol sondaj kulesi sayımına atıfta bulunarak “Bu hızla tersine dönmezse ABD petrol üretiminin gelecek yılın sonunda ne kadar yüksek olduğunu görmek zor.” dedi.

    Bununla birlikte “ABD petrol üreticileri arasında disiplinle ilgili çok fazla konuşma dönüyor ancak 87 dolarlık petrol, bunu aşındırmanın bir yoluna sahip olabilir.” diye ekledi.

    Son cümle, Mart ayında 65 doların altında seyreden ABD ham petrolü için hafta sonu gelmeden işlem gördüğü seviyeye atıfta bulunuyor.

    Petrol: Piyasa Faaliyetleri ve Fiyatlar

    Suudi Arabistan ve Rusya’nın, yıl sonuna kadar piyasadan günlük toplam 1,3 milyon varil üretim kesintisi yapacağına dair endişelerin artması ile birlikte yatırımcıların arz güvensizliğine karşı önlem almasıyla, petrol fiyatları, Cuma günü üst üste ikinci hafta yükseldi.

    Hem WTI ham petrolü hem de Brent, hafta sonuna doğru Perşembe günkü %1’e yakın düşüşünü tersine çevirdi.

    WTI Cuma günü resmi olarak seansı varil başına 87,51 dolardan kapattıktan sonra gün içinde 64 sent artışla 87,23 dolardan işlem gördü. ABD ham petrolü, Çarşamba günü son 10 ayın zirvesi olan 88,09 dolara ulaştı. İki gün yerine üç günde net kazanç elde eden WTI, bir önceki haftanın %7,2’lik yükselişini genişleterek hafta bazında %2,2 arttı.

    Brent Cuma günü resmi olarak 90,65 dolardan seansı tamamladıktan sonra 73 sent artışla 90,44 dolardan işlem gördü ve Salı günü kazandıktan sonra Perşembe günü ilk kez kaybettiği 90 dolar seviyesini yeniden yakaladı. Haftalık bazda küresel petrol göstergesi, %2,4 yükselerek bir önceki haftaki %4,8’lik kazancını genişletti.

    Brent’in 90 doların üzerine çıkması, Amerikalıların araba kullanmayı en sevdiği mevsim olan yazın bitmesine üç haftadan az bir süre kala gerçekleşti. Petrol kullanımının azaldığı sonbahar mevsiminin 23 Eylül’de başlayacak olmasıyla birlikte, dünyanın en büyük tüketici ülkesinde ham petrol fiyatları genellikle biraz, bazen de anlamlı bir şekilde geriler.

    Ancak Suudi Arabistan’ın, petrolü nihai olarak varil başına 100 dolar ya da ötesine taşıma hedefiyle, bu kez bu gerçekleşmeyebilir. Dünya petrol ihracatının büyük bir kısmını kontrol eden Suudiler, Brent ham petrolünün varil başına 105 doların üzerinde seyrettiği Ağustos 2022’de bu avantajı kaybettiğinden beri petrolü üç haneli fiyatlara geri getirmeye çalışıyor.

    Bunun anahtarı, Suudilerin Temmuz ayından bu yana yürüttüğü mevcut üretim kısıtlamalarına ek olarak günlük 1 milyon varillik ek kesintilerdir. Krallık bunu, yıl sonuna kadar uzatarak (ve miktarı, günde 300.000 varil üretimi kesecek olan Moskova’nın yardımıyla genişleterek) fiyatlandırma için farklı bir piyasa olgusu yaratmayı umuyor.

    Analistler, özellikle de piyasayı aşırı riskten korunma eğilimine sokan hafta sonunun yaklaşmasıyla birlikte, yatırımcıların zihnini, piyasanın daha az petrolle oynayabileceği korkusunun meşgul ettiğini söyledi.

    Online ticaret platformu OANDA’nın analisti Craig Erlam, “Petrol fiyatları hafta boyunca biraz konsolide oldu ancak Suudi Arabistan ve Rusya’nın, arz kısıtlamalarını yıl sonuna kadar uzatma kararıyla bir kez daha desteklenen ham petrol için trend, çok olumlu olmaya devam ediyor.” dedi.

    Perşembe günü açıklanan veriler, denizaşırı talepteki düşüş ve zayıf tüketici harcamalarının işletmeleri sıkıştırması nedeniyle Çin’in genel ihracat ve ithalatının Ağustos ayında düştüğünü gösterdi.

    Bununla birlikte ekonomik faaliyetlerin cansız olduğu dönemlerde bile Çin, özellikle ucuz Rus ham petrolünün mevcudiyeti ile depolama kapasitesini artırma eğiliminde. Geçtiğimiz ay Çin’in ham petrol ithalatı yaklaşık %31 arttı.

    Bu arada ABD ve Avrupa’daki merkez bankalarının, inatçı enflasyonu kontrol altına almak için agresif faiz artırım kampanyalarını sürdürüp sürdürmeyeceklerine dair sorular devam ediyor.

    Petrol brokeri PVM’den John Evans, sıkı arz ile merkez bankalarının mücadelede kaydettiği sınırlı ilerleme arasında Suudilerin, yürüdükleri “ince ipin farkında” olduklarını söyledi.

    Petrol: WTI Teknik Görünüm

    SKCharting.com teknik stratejisti Sunil Kumar Dixit, WTI’nın 100 haftalık SMA (Basit Hareketli Ortalama) üzerindeki kapanışının, 85,90 dolar desteğiyle statik olarak hizalandığını ve yükseliş eğilimini güçlendirdiğini söyledi.

    Dixit, ABD ham petrolünün dinamik olarak 86,60 dolarda konumlanan 5 günlük EMA’nın (Üstel Hareketli Ortalama) üzerinde istikrarını koruduğu sürece “Petrol ayılarının bekleme salonunda kalması gerekecek.” dedi.

    Ancak bundan sonra yükselişin muhtemelen daha az olacağı konusunda uyardı.

    Dixit, “Yukarıda bahsedilen 5 günlük EMA’nın, uzun vadeliler için ilk savunma hattı olduğu unutulmamalıdır.” dedi.

    Dixit, 89,50 doların da bir direnç olduğunu kanıtlaması halinde zirveleri kovalamada zayıflık görülebileceğini ve bunun 5 günlük EMA’nın altında bir kapanışla onaylanabileceğini söyledi.

    Altın: Piyasa Faaliyetleri ve Fiyatlar

    Altının, sadece Fed’in faizleri düşürmesiyle yükselişe geçme ihtimali bu hafta da sorgulandı ve sarı metal, düşmanı olan doların yükselmesiyle haftalık kayıp yaşadı.

    Cuma günkü işlemlerde, altın vadeli işlemlerinin en aktif Aralık vadeli işlemler sözleşmesi, seansı 1.942,70 dolardan tamamladıktan sonra gün içinde 20 sent artışla ons başına 1.942,60 dolardan son işlem yaptı. Yine de Pazartesi günkü ABD İşçi Bayramı tatilinin ardından önceki üç seansta yaşanan kayıplar, beş günlük dönemi net %1,2 düşüşle tamamlayan altın vadeli işlemleri için olumsuz bir hafta anlamına geldi ve bir önceki hafta elde ettiği %1,3’lük kazancın tamamını neredeyse geri verdi.

    Bazı yatırımcılar tarafından vadeli işlemlerden daha yakından takip edilen spot altın, 57 sent düşüşle 1.919,15 dolara geriledi. Külçedeki gerçek zamanlı alım satımları yansıtan spot fiyat, bir önceki haftanın %1,3’lük kazancına kıyasla %1,1 düştü.

    ABD’nin Ağustos ayı tarım dışı istihdam raporuna göre işsizlik oranı, Temmuz ayındaki %3,5’ten %3,8’e yükselmesine rağmen 170.000 istihdam artışı tahminine karşılık 187.000 artış görülmesi üzerine altındaki bu yükseliş yaşandı. Yüksek işsizlik oranı, Fed’in 20 Eylül’de para politikasını gözden geçirmek üzere toplandığında faiz oranlarını değiştirmeyeceği fikrini güçlendirdi ve geçen hafta altını anlık olarak yükseltti.

    Ancak bu hafta başlarken Fed’in, enflasyonu yıllık %2’lik hedefine ulaştırmak amacıyla yıl sonundan önce bir veya daha fazla faiz artırımı yapacağına dair spekülasyonlar yeniden ortaya çıktı.

    Tüketici Fiyat Endeksi, Haziran 2022’de yıllık %9’un üzerinde olan son dört yılın en yüksek seviyesinden, bu yılın Haziran ayında %3’e kadar geriledi. Ancak Temmuz ayı itibarıyla yeniden canlanmaya başladı ve %3,2’ye ulaştı. Bu durum, son 18 ayda faiz oranlarını %5 artıran Fed’in, para politikasında yeniden agresifleşme olasılığını artırdı. Bu da Dolar Endeksini son altı ayın en yüksek seviyelerine taşıdı.

    Son tarım dışı istihdamın açıklanmasından bu yana spot altın fiyatı ons başına yaklaşık 15 dolar hareket etti ve 1 Eylül’de 1.940 doların hemen altındaki seviyesine kıyasla son seansta 1.920 ila 1.925 dolar aralığında işlem gördü.

    Sunil Kumar Dixit, yeni bir fiyat yönünün ortaya çıkması için spot fiyatın kırması gereken şeyin, aynı 15 dolarlık hareket olduğunu söyledi.

    Dixit, şu anda altındaki ayılar için önemli olanın, spot fiyatın 1.191 dolarlık kilit desteğin altına itilmesi olduğunu söyledi.

    Uzun pozisyonlar içinse 1.930 dolar direncinin üzerine çıkılması gerektiğini söyledi.

    Online ticaret platformu OANDA’nın analisti Ed Moya, “Altın, geçen Cuma günkü istihdam raporu çok uzak bir geçmişte kalmış gibi hissettirdiği ilginç bir hafta daha geçirdi.” dedi.

    Moya, altında bu hafta yaşanan düşüşün; ekonomik verilerin, yıl sonuna kadar ABD için sert bir resesyon yerine yumuşak bir iniş senaryosu olabileceğini gösterdiğini belirtti.

    “Belki de sarı metal, gelecek haftaki enflasyon verilerini ve bir sonraki haftaki Fed toplantısını beklerken 1.900-1.950 dolar bölgesinde istikrarlı bir zemin buldu.” dedi ve yaklaşan Ağustos TÜFE güncellemesine ve merkez bankasının faiz kararına atıfta bulundu.

    Altın: Spot Fiyat Görünümü

    Dixit, spot altının Günlük Orta Bollinger ve 200 günlük SMA ile işaretlenen 1.915 dolarlık kesişim destek bölgesinden geri dönüşünün, 1.930 dolarlık 50 günlük EMA’da dirençle karşılaştığını ve bunun da 1.917 dolara düşüşle sonuçlandığını kaydetti.

    Dixit, 1.948 doların üzerinde güçlü bir kabulün, bir sonraki ayağın 1.971-1.975 dolara yükselmesini de destekleyeceğini söyledi.

    Başlıca aşağı yönlü desteğin, aylık Orta Bollinger Bandı olan 1.858 dolarda görüldüğünü de sözlerine ekledi Dixit.

    Doğal gaz: Piyasa Faaliyetleri ve Fiyatlar

    New York Ticaret Borsası’nın Henry Hub’ında ön-aylık Ekim vadeli doğal gaz sözleşmesi, seansı 2,6 sent artışla 2,605 dolardan tamamladıktan sonra Cuma günü birim başına 2,618 dolarda son işlemini yaptı.

    Haftalık bazda ise Ekim vadeli sözleşme 16 sent düştü.

    Doğal gaz: Teknik Görünüm

    Dixit, doğal gazın yatay destek görevi gören 100 günlük SMA olan 2,51 dolar ve direnç görevi gören 2,70 dolar seviyeleri arasında daralan bir aralıkta seyretmeye devam ettiğini söyledi.

    Dixit, “Piyasa, azalan 200 günlük SMA olan 2,90 doların üzerinde bir kırılma bekliyor gibi görünüyor.” dedi.

    Ancak 2,50 doların altına inilmesi, gazdaki kısa vadeli eğilimi düşüşe çevirecek ve aşağı yönlü potansiyel 2,25 ve 2 dolar seviyelerinde yeniden test edilecek.

     Yasal Uyarı: Barani Krishnan, hakkında yazdığı emtia ve menkul kıymetlerde pozisyon sahibi değildir.

  • KAYÜ ile ASPİLSAN iş birliği yapacak

    KAYÜ ile ASPİLSAN iş birliği yapacak

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Şahmetlioğlu ve Teknik Bilimler MYO Müdürü ve Kayseri OSB Müdür Vekili Prof. Dr. Ercan Karaköse ile ASPİLSAN Enerji’nin Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesindeki lityum iyon pil üretim tesisini ziyaret etti.

    Tesis gezisinin ardından Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa ile ASPİLSAN Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Turan Özdemir ile bir araya geldi.

    Mesleki eğitim konusunda muhtemel işbirliği çalışmalarının ele alındığı toplantıda Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, savunma sanayi sektörümüzün önde gelen firmalarından ASPİLSAN Enerji’yi gezme ve yakından tanıma imkânı bulduklarını ifade ederek, ev sahipliğinden dolayı ASPİLSAN Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Turan Özdemir’e teşekkür etti.

    Uygulama ve proje odaklı üniversite misyonu ile mesleki ve teknik yükseköğretimde uygulamaya verdikleri öneme ve iş dünyası ile işbirliklerine değinen Rektör Karamustafa, sahada eğitimin avantajlarına dikkat çekti.

    Rektör Karamustafa, “Kayseri’de iş dünyası ile iyi bir ilişki içerisindeyiz. Bu mevcut ilişkiyi öğrencilerimizin mesleki eğitimlerini daha iyi öğrenmeleri ve eğitim aldıkları meslekte daha nitelikli olmaları için kullanıyoruz. Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde Yükseköğretim Kurulumuzun Muhterem Başkanı Sayın Prof. Dr. Erol Özvar Hocamızın kıymetli destekleri ile OSB MYO’yu hayata geçirdik. Burada eğitime açılan programlarda yetişen öğrencilerimiz sahada iş dünyası ile iç içe olacak ve mesleklerini en iyi şekilde öğrenecekleri gibi mezuniyet sonrası istihdamları da kolaylaşacak. Bugün savunma sanayi sektörümüzün örnek, öncü ve önde gelen firmalarından sadece Kayseri’mizin değil Ülkemizin de medarı iftiharı ASPİLSAN Enerji’nin lityum iyon pil üretim tesislerini gezdik. Tesisi daha yakından tanıma imkanı bulduk. Ben ASPİLSAN Enerji’nin değerli yöneticilerine ev sahipliklerinden dolayı teşekkür ediyorum. ASPİLSAN Enerji ile eğitim alanında çeşitli işbirliklerimiz olacak. Özellikle Teknik Bilimler MYO’daki ilgili bölümlerimizde eğitim gören öğrencilerimizin burada eğitim almaları, staj görmeleri, mezuniyet sonrası istihdamları ve trimester eğitim olarak nitelendirilen 3+1 eğitim modelini burada uygulama imkanı bulacağız. Bunun için ASPİLSAN Enerji ile önümüzdeki günlerde eğitim işbirliği protokolleri imzalayacağız. Amacımız mesleki ve teknik yükseköğretimde öğrencilerimizin daha nitelikli eğitim almaları ve mezuniyet sonrası istihdam edilebilirliklerini artırmaktır. Kayseri Üniversitesi olarak iş dünyası ile işbirliklerine devam edeceğiz” dedi.

    ASPİLSAN Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Ahmet Turan Özdemir ise ziyaretinden dolayı Rektör Karamustafa’ya teşekkür etti ve ASPİLSAN Enerji olarak Kayseri Üniversitesi ile sürekli işbirliği halinde olacaklarını kaydetti.

  • ABD istihdam raporu, iPhone satışları, dolar/TL’den yeni rekor: Piyasalarda neler oluyor?

    ABD istihdam raporu, iPhone satışları, dolar/TL’den yeni rekor: Piyasalarda neler oluyor?

    Investing.com – Son ABD istihdam raporu, Cuma günü piyasalar için ana yemek olacak. Ancak bu arada yatırımcılar, bölgesel bankalar için çalkantılı bir gün daha geçirirken Apple’ın, iPhone satışlarındaki toparlanmayı gösteren kazançlarını inceliyor. Dolar/TL kuru yine rekor tazeledi.

    1. Nisan ayı istihdam raporu paylaşılacak

    Yatırımcılar, dünyanın en büyük ekonomisinden gelecek önemli iş gücü piyasası verilerini beklerken ABD hisse senetleri, Cuma günü yükselişe geçti.

    Dow %0,34, S&P 500 %0,48 ve Nasdaq 100 %0,49 artış gösterdi.

    Aylık tarım dışı istihdam raporunun, ABD’deki istihdam artışının Nisan ayında 2020’den bu yana en yavaş hızına düştüğünü göstermesi bekleniyor.

    Ekonomistler, Mart ayında 236.000 olan istihdamın geçen ay 180.000’e gerilediğini tahmin ediyor. ABD’de işsizlik oranındaki artışın %3,6’ya yükselmesi beklenirken, ortalama saatlik ücretlerdeki artışın, %0,3’te sabit kalacağı öngörülüyor.

    Rakamların, Fed’den gelen bir dizi agresif faiz artışının ardından ülkenin iş gücü piyasasının gerçekten yavaşlayıp yavaşlamadığına dair bazı bilgiler sağlaması muhtemel. Durum böyle olursa Fed’in bu hafta başında politik sıkılaştırma döngüsünün sonuna yaklaştığına dair verdiği sinyaller daha da desteklenebilir.

    2. iPhone satışlarında toparlanma

    Apple iPhone satışları ilk çeyrekte yükselerek son dönemde yaşadığı düşüşü tersine çevirirken teknoloji devi, Hindistan’daki talebin de rekor seviyelere ulaştığını gördü.

    Ocak-Mart döneminde iPhone’dan elde edilen gelir, bir önceki yıla kıyasla %1,5 artarak 51,33 milyar dolara yükseldi ve Bloomberg’in 48,97 milyar dolarlık konsensüs tahminlerini aştı.

    Ancak Mac bilgisayarların ve iPad tabletlerin satışları düşerek tahminlerin altında kaldı ve toplam gelir %2,5 azalarak 94,84 milyar dolara geriledi.

    Bu rakam yine de Hindistan sayesinde beklentileri aştı. Analistlerle yapılan bir görüşmede Apple CEO’su Tim Cook, şirketin geçen ay iki yeni satış noktası açtığı ülkede, satışların çift haneli rakamlara ulaşacağına işaret etti. Cook, Hindistan’ın artık şirket için “önemli bir odak noktası” olduğunu söyledi.

    Önümüzdeki yıl içinde 90 milyar dolarlık yeni bir hisse geri alımına başlama yetkisi aldığını da duyuran Apple hisseleri, mesai sonrası işlemlerde %2’den fazla değer kazandı.

    3. Bölgesel bankalarda korku ve endişe hüküm sürüyor

    Orta ölçekli ABD bankaları etrafında piyasayı saran korkunun son kurbanı, Perşembe günü hisseleri %50’den fazla düşen Beverly Hills merkezli PacWest Bancorp oldu. Banka, yaptığı bir açıklamada, potansiyel bir satış da dahil olmak üzere stratejik seçeneklerini araştırdığını söylemişti.

     First Horizon hisseleri de değerinin üçte birini kaybetti. Memphis merkezli kredi kuruluşu ve Kanadalı TD Bank, ortak bir açıklama yaparak planlanan birleşmeden vazgeçtiklerini duyurdu. İkili, TD’nin birleşmeye devam etmek için düzenleyici onayını ne zaman alacağı konusunda, piyasalarda devam eden belirsizliği gerekçe gösterdi.

    Western Alliance Bancorporation ise Mart sonundan bu yana mevduatlarının arttığını gösteren veriler yayımlamasına rağmen %38 oranında değer kaybetti. Grup, daha önce olası bir satışı düşündüğü yönündeki bir raporu yalanlamıştı.

    Ortalık durulduğunda KBW Regional Banking endeksi %3,5 oranında gerilemiş ve 2023 yılında %30’un üzerinde düşüş kaydetmişti.

    4. Adidas için pek de Yeezy değil

    Adidas CEO’su Bjørn Gulden, Cuma günü yaptığı açıklamada grubun, “hayal kırıklığı yaratan sonuçlarla inişli çıkışlı bir yıl” geçireceği uyarısında bulunarak tartışmalı rap’çi Ye ile kârlı bir ortaklık anlaşmasını feshetme kararının etkisinin, henüz tam olarak gerçekleşmediğini öne sürdü.

    “Yeezy” ürün grubu olmadan, ilk çeyrekte satışlar yaklaşık 400 milyon euro düştü. Ancak sorunlar bununla da bitmiyor. Adidas, şirketin elinde satılmamış Yeezy markalı ürün stoğu bulunup bulunmadığını ve analistlerin de bugün belirttiği gibi şirketin bu ürünlerle ne yapmayı planladığını henüz açıklamadı. Şirket, stokları eritmesi halinde 700 milyon euro’luk bir işletme zararına katlanmak zorunda kalacağını tahmin ediyor.

    Yine de Adidas’ın çizgili “teras” ayakkabılarına olan güçlü talep, üç aylık faaliyet kârının tahminlerin üzerinde gelmesine yardımcı oldu. Adidas hisseleri, Avrupa’da sabah saatlerinde değer kazandı.

    5. Petrol fiyatları yükseldi ancak haftalık düşüşle karşı karşıya

    Petrol fiyatları Cuma günü yükseldi ancak ABD bankacılık sistemine ilişkin endişelerin, yavaşlayan büyümenin ham petrol talebini vuracağına dair süregelen endişeleri şiddetlendirmesiyle, art arda üçüncü haftalık kaybını yaşamaya devam etti.

    WTI %1,53 artışla 69,61 dolardan işlem görürken Brent %1,60 artışla 73,66 dolara yükseldi.

    Ancak haftalık bazda Brent, %7’den fazla düşüşle kapanmaya hazırlanırken WTI %9 düşüşle kapanma yolunda ilerliyor.

    Gözlerin, bugün açıklanacak olan Nisan ayı ABD istihdam verilerine çevrilmesi beklenirken yatırımcılar, ekonominin genel sağlığına ilişkin ipuçları arıyor.

    6. Dolar/TL kuru rekor tazeledi

    Dolar/TL’de yukarı yönlü hareket devam ederken kur, sabah saatlerinde 19,50 TL bandına girerek rekor tazelemeye devam ediyor.

    Haftaya 19,45 TL seviyesinin hemen altında başlayan dolar/TL kuru, haftanın kapanış gününe kadar %0,3’e yakın yükseliş kaydederek 19,50 TL bandında işlem görmeye başladı. Dolar/TL, piyasa açılışı öncesi kısa bir süre 19,41 TL’den işlem gördükten sonra hızlı toparlandı ve 19,50 TL bandına adım attı.

    Euro/TL kurunda bu haftaki yükseliş ivmesi ise %0,4 oranında gerçekleşirken sabah saatlerinde euro/TL, 21,52 TL seviyesinde işlem görüyordu.

  • Zorlu bir haftanın ardından petrol istikrar kazandı

    Zorlu bir haftanın ardından petrol istikrar kazandı

    Investing.com – Cuma günü petrol fiyatları pek değişmedi ancak ABD ekonomisindeki büyümenin yavaşlaması ve Çin talebinde beklenenden daha yumuşak bir toparlanma korkusuyla, fiyatlar yaklaşık iki ayın en kötü haftalık düşüşüne hazırlanıyor.

    ABD bankacılık krizinin ekonomik büyümeyi daha da sekteye uğratabileceği endişeleri de ağır bastı ve bu hafta bir başka ABD bankasının çöküşünün ardından ham petrol sert kayıplar yaşadı.

    Brent %0,1 artışla 72,58 ve WTI %0,1 artışla 68,67 dolara yükseldi. Her ikisi de bu hafta %8 ila %11 arasında değer kaybedecek ve üst üste üçüncü hafta düşüş yaşayacak gibi görünüyor.

    Petrol fiyatları, İran ve Rusya kaynaklı arz endişeleri nedeniyle geçtiğimiz seansta bir miktar destek gördü. Fed’in faizlerde duraklama yapacağı beklentilerinin arttığı bir ortamda dolardaki zayıflık da ham petrol piyasalarında daha büyük bir düşüşü engelledi.

    Ancak resesyona ilişkin süregelen endişeler, Aralık 2021’den bu yana en düşük seviyelerine yakın işlem gören petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırladı.

    Hafta başında açıklanan veriler, Çin’de imalat faaliyetlerinin Nisan ayında beklenmedik bir şekilde daraldığını gösterdi ve üç yıllık COVID-19 kısıtlamalarından kurtulan ülkede dengesiz bir ekonomik toparlanmaya işaret etti.

    Veriler, yatırımcıların Çin’deki ham petrol talebinin bu yıl beklendiği gibi toparlanıp toparlanmayacağını sorgulamasına yol açtı, bu da petrol boğaları için önemli bir destek noktası oldu.

    Fed, bu yıl hafif bir durgunluk yaşanabileceği uyarısında bulunarak faizleri artırdı ve gelecekteki artırımlar için daha veri odaklı bir yaklaşıma işaret etti.

    Ancak ABD ekonomisinin bu yıl ciddi ölçüde yavaşlaması ve bankacılık sektöründe devam eden krizle birlikte piyasalar, merkez bankasının faizleri daha da yükseltmek için yeterli alana sahip olup olmadığından şüphe duydu.

    Şimdi gözler, günün ilerleyen saatlerinde açıklanacak olan ve büyük ölçüde Fed’in gelecekteki faiz kararlarını etkilemesi beklenen ABD tarım dışı istihdam verilerinde. Verilerin, Nisan ayı boyunca iş gücü piyasasında bir miktar yavaşlama göstermesi beklenirken artış yönlü herhangi bir sürpriz, piyasanın, Fed’in duraklamasına ilişkin bahisleri yeniden değerlendirmesine neden olabilir.

    Petrol fiyatları, OPEC’in sürpriz üretim kesintisinin piyasalara sınırlı bir destek sağlamasıyla, son kazançlarını büyük ölçüde tersine çevirerek yıl için epey düşük işlem görüyor.

    Piyasalar, yüksek faiz oranları ve nispeten yüksek enflasyon nedeniyle kötüleşen ekonomik koşulların, bu yıl ham petrol talebini engelleyebileceğinden endişeli.

  • Kararsızlar için işte seçmen testi!

    Kararsızlar için işte seçmen testi!

    İSTANBUL (İGFA) – Seçim zamanı kime oy vereceğinize karar vermek ve iyi bir seçmen olup olmadığınızı değerlendirmek için Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın “Psikolojik Savaş” adlı kitabında yer alan “politik liderlik” ve “seçmen” testlerinden yararlanabilirsiniz.

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın hazırlamış olduğu bu ölçekler, adil davranacağına inandığımız liderlerin özelliklerini belirlememizi sağlıyor ve seçmenlerin kendilerini değerlendirmelerine ışık tutuyor.

    LİDERLER İYİ VE KÖTÜ GÜNLERDE TOPLUMU BİR ARADA TUTABİLİR VEYA DEĞİŞTİREBİLİRLER

    Tarhan, etkili liderliğin her alanda önemli olduğuna işaret ederek politik liderlik konusunda da şu değerlendirmelerde bulunuyor:

    “Yönetilenlerin kendilerini tanımaları, yöneticileri çoban gibi görmemeleri gerekir. Liderle iş ortaklığı içinde oldukları bilinci varsa, o grup uzun, devamlı, kalıcı, üretken iş birliğine yönelebilir. Liderler iyi ve kötü günlerde toplumu bir arada tutabilir veya değiştirebilirler. İyi bir lider toplumu büyük başarılara götürürken, kötü lider bütün birikimi bozabilir. Anlayan, dinleyen, sorunları tartışabilen, her türlü düşünceye açık, destekleyen, yardımcı olan, arka çıkan lider azdır. Sizi hatırlayan, değer veren lider gerçek liderdir”.

    İYİ LİDER İLETİŞİMİ GELİŞTİRİR, VERİMİ ARTTIRIR, İYİ KARARLAR ALDIRIR

    Lider toplum ilişkisinin kaybedeni olmayan bir ilişkiye dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, iyi bir liderin özelliklerini de şöyle sıraladı: “Liderlik taslamayan, işbirliğine açık, her şeye karışmayan, işleri delege edebilen, çalışanlara güvenebilen, açık, dürüst iletişim kurabilen liderleri bulmalıyız. Kişi, insanların iyi yönlerini bulup onunla ilgilenen liderin yanında kendisini rahat hisseder. İyi lider iletişimi geliştirir, verimi arttırır, iyi kararlar aldırır, sorunlara daha doğru çözümler üretir. Bütün siyasi hareketler, kendi aile mahremiyeti içerisinde her şeyi konuşabilmeliler ve yöneticilere her türlü fikirlerini söylemeliler. Aile içinde büyükler eleştiriye açık ise o ailede adalet daha kolay oluşur. Amaç adalet ise bu çağda yöntem demokrasidir. Sonuç güven bağının oluşmasıdır. Bu parti içi demokrasidir. Bu şekilde olursa insanların lidere olan güveni artar, bu hareket sadece kişilerin ve liderlerin hareketi değil bütün tabanın hareketi haline dönüşür.”

    Tarhan, siyasette sonuç aldıran şeyin, siyasi başarılar değil, toplumun sevgi ve güveni olduğunu ifade etti.

    İŞTE SEÇMEN TESTİ

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan seçim zamanlarında hangi partiye ve lidere oy vereceğini bilmeyen kararsız seçmenler için iki test hazırladı.

    Sizin lideriniz hangisi?

    Liderleri tanıyın

    Hayır -Evet

    1. Sık fikir değiştirmez

    0 1 2 3 4

    2. Ne yapacağı bellidir, güven uyandırır

    0 1 2 3 4

    3. Kendisine yontmaz, bencil değildir, paylaşmayı sever

    0 1 2 3 4

    4. Başkaları kendisi ile işbirliği etmekten kaçınmaz

    0 1 2 3 4

    5. Önemliyi önemsizi ayırt eder

    0 1 2 3 4

    6. Yapılabilir olanla yapılabilir olmayanı ayırt eder

    0 1 2 3 4

    7. Gerçekçi hedefleri vardır, hayalci değildir

    0 1 2 3 4

    8. Zihin kavrayışı yeterlidir

    0 1 2 3 4

    9. Öğrenme ve kendini geliştirme yeteneği yeterlidir

    0 1 2 3 4

    10. Rakibini dost haline getirmeye çalışır, hırçınlık yapmaz, uzlaşmacıdır

    0 1 2 3 4

    11. Liderlik rolü oynamaz, samimidir

    0 1 2 3 4

    12. Kendini iyi göstermek için zorlamaz

    0 1 2 3 4

    13. Sıkıştığı zaman bile yalan söylemez, güvenilir ve dürüsttür

    0 1 2 3 4

    14. Ülkenin menfaatini partinin menfaatinden önce tutar

    0 1 2 3 4

    15. Önce devlet adamıyım, sonra siyasetçiyim der

    0 1 2 3 4

    16. Yanında çalışanların duygu ve düşüncelerine önem verir, sinirlenip incitmez

    0 1 2 3 4

    17. Karar verirken yanında çalışanlara danışma alışkanlığı vardır

    0 1 2 3 4

    18. Ayıran değil, birleştiren özelliklere önem verir

    0 1 2 3 4

    19. Çalışkandır, rahatını düşünmez

    0 1 2 3 4

    20. Ahlaki değerlere önem verir, adaletsizlik yapmaz

    0 1 2 3 4

    Not: Düşüncenize en yakın puanı verin. Eğer 20 puan verdiyseniz o liderden kaçınız. 20 – 40 arası puan alan lider idare edebilir. 40 puan üstünü verdiyseniz o lidere artık güvenmelisiniz.

    İyi bir seçmen misiniz?

    Seçmene sorular

    Hayır – Evet

    1. Liderin sağlık politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    2. Liderin ekonomi politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    3. Liderin ulusal güvenlikle ilgili politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    4. Liderin eğitim politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    5. Liderin dünya barışı ile ilgili politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    6. Liderin çevre politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    7. Liderin insan haklarına yaklaşımını biliyorum

    0 1 2 3 4

    8. Liderin dış politika ile ilgili görüşlerini biliyorum

    0 1 2 3 4

    9. Önce kendimi değil, ülkemin çıkarını düşünüyorum

    0 1 2 3 4

    10. Kendimi politikacımın yerine koyabiliyorum

    0 1 2 3 4

    11. Takım tutar gibi parti tutmuyorum

    0 1 2 3 4

    12. Hangi kadro gelirse ülkenin yararına olacağına önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    13. Samimi, güvenilir, dürüst olmaya önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    14. Kararlı, tutarlı, devamlı tutumlara önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    15. Ayıran değil, birleştiren özelliklere önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    16. Paylaşma, yardımlaşmaya önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    17. Hak arama yöntemi olarak şiddeti doğru bulmuyorum

    0 1 2 3 4

    18. Sorun çözme yöntemi olarak uzlaşmayı görürüm

    0 1 2 3 4

    19. Başkasının hakkına saygı duymaya önem veririm

    0 1 2 3 4

    20. Kendi fikrimi zorla başkasına kabul ettirmeye çalışmam

    0 1 2 3 4

  • Kayseri protokolü konserde halkla buluştu

    Kayseri protokolü konserde halkla buluştu

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bu alanda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi ve Hak-İş Konfederasyonu iş birliği ile ‘Kayseri Büyükşehir Belediyesi, İşçi ve Emekçilerle El Ele’ sloganıyla, Esat Kabaklı Konseri düzenledi.

    Talas Paraşüt İndirme Alanı’nda gerçekleşen konsere Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile birlikte katıldı.

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne özel alın teri ile çalışan emekçiler ve aileleri ile konser etkinliğinde bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekili Adayı Emine Timuçin, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve Hak-İş Konfederasyonu Kayseri İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı Serhat Çelik ile birlikte konser öncesi alanda gezerek, işçiler ve aileleri ile selamlaşıp, sohbet etti.

    “GÜN VATANINA, MİLLETİNE, DEVLETİNE SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR”

    Vatandaşlara ikramlıklarda da bulunan Büyükkılıç, “Emek ve Dayanışma Günü, ayrıca emeğin bayramında, HAK-İş’imizin şahsında sendikalarımızın çok değerli başkanlarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Onlar bizim, gururumuz, onurumuz, yüz akımızdır. Gün bir olma, beraber olma günü, gün dayanışma günü, gün ay yıldızlı Türk bayrağı altında buluşma günü, gün vatanına, milletine, devletine sahip çıkma günüdür” dedi.

    “TALAS’A ÖZEL MÜJDE VERİYORUZ”

    Raylı Sistem 5. Aşama Talas Mevlana-Cumhuriyet Meydanı arası Tramvay Hattı’nda test sürüşlerinin başladığını duyuran Başkan Büyükkılıç, “Talas’a özel müjde veriyoruz. Yeni tramvay hattımızın deneme sürüşleri başladı. Hayırlı olsun. Şu konuştuğumuz cümle, 6 yeni tramvayı ve hattıyla beraber 1,5 milyar TL’dir. Biz sizin için varız, biz birlikte anlam ifade ederiz. Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz. Bu açıdan birlikteliğimizi taçlandırmaya, hizmetlerimizle buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlik, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Etkinlikte şiir okuyan Hatice ve Yasin Kılıç kardeşler, duygu dolu anlar yaşattı.

    “BUGÜN EMEĞE SAYGI GÜNÜ”

    Daha sonra sahneye çıkan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Bu iki pırıl pırıl Türk gencinin şahsında tüm gençlerimizi tebrik ediyorum. Ay yıldızlı Türk bayrağına, vatanına, milletine, devletine, inancına bağlı böyle nesiller yetiştiren anne, babaları tebrik ediyorum. Bugün emeğe saygı günü, bugün işçinin bayramı, hep beraber aileleri ile emekçi dostlarımızın bir araya geldiği bu anlamlı günde hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Daha sonra sahne alan ve şarkı ve türkülerinde vatan sevdasını aktaran Sanatçı Esat Kabaklı, ‘vatanına göz dikeni ez oğlum’ isimli şarkıyı seslendirip, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı sahneye davet etti.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar önemli ve anlamlı günde Kayserililerle beraber olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, bu anlamlı gün hepinize kutlu olsun. İşçilerimizin emeği, alın teri çok önemli, çok değerli, çok anlamlı, hiçbir işçinin hakkını yedirmedik yedirmeyeceğiz. Bugünlere kadar birçok problemi çözerek geldik. İşçimizin emeğinin karşılığının alınması bizim için önemli” dedi.

    “KAYSERİLİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

    Bakan Akar Türkiye’nin güvenliği için sınır içi ve ötesinde yürütülen çalışmalar hakkında ve savunma sanayi alanında elde edilen başarılar hakkında bilgiler aktardı. Vatandaşların ‘Kayseri seninle gurur duyuyor’ tezahüratlarına Akar, ‘Ben de Kayseri ile gurur duyuyorum, bu milletin mensubu olmaktan ve Kayserili olmaktan dolayı büyük bir mutluluk, büyük bir gurur duyuyorum’ sözleri ile karşılık verdi.

    Konuşmaların ardından HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci ve Kayseri İl Başkanı Serhat Çelik tarafından Bakan Akar ve Başkan Büyükkılıç’a çiçek ve hediye takdimi yapıldı.

    Bakan Akar ve Başkan Büyükkılıç, konser alanına gelen işçi ve ailelerine kırmızı gül dağıttı.

    Sanatçı Esat Kabaklı söylediği parçalarla Kayserililere unutulmaz bir akşam yaşatırken, yoğun katılımın gerçekleştiği konserde vatandaşlar sık sık Sanatçı Kabaklı’ya eşlik etti.

  • Fed toplantısı, borç tavanı tartışması, Euro Bölgesi TÜFE, BigChefs’in halka arzı: Piyasalarda neler oluyor?

    Fed toplantısı, borç tavanı tartışması, Euro Bölgesi TÜFE, BigChefs’in halka arzı: Piyasalarda neler oluyor?

    Investing.com – ABD vadeli işlemleri, Fed’in son politika belirleme toplantısının başlamasıyla hafifçe düşerken Pfizer, günün kazanç yüküne öncülük ediyor. Washington’daki borç tavanı müzakereleri beklenenden daha kısa bir son tarihle karşı karşıya. Bu arada Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bu hafta içinde yapacağı toplantı öncesinde Euro Bölgesi’nde enflasyon yükselişe geçti. Türkiye’de ise BigChefs halka arz ediliyor.

    1. Fed toplantısı yaklaşırken vadeli işlemler düşüşe geçti ancak yatay seyirde

    ABD hisse senedi vadeli işlemleri Salı günü kırmızıdaydı ancak dikkatler çok önemli olabilecek Fed toplantısına ve yakından izlenen, bir dizi iş piyasası verisine kayarken büyük ölçüde yatay seyirde.

    Dow %0,22, S&P 500 %0,15 ve Nasdaq 100 %0,03 düşüşle işlem gördü.

    Ekonomik veriler cephesinde, iş olanakları ve iş gücü devir anketi (diğer adıyla JOLTS) Salı günü açıklanacak. Açık iş pozisyonlarını ve işten ayrılmaya karar veren işçi sayısını takip eden rapor, iş gücü piyasasındaki talep seviyesini ölçmeye yardımcı oluyor.

    Veriler, Cuma günü açıklanacak olan ve istihdam artışında üst üste üçüncü aylık yavaşlamaya işaret etmesi beklenen, Nisan ayı istihdam raporu öncesinde bir ısınma hareketi niteliği taşıyacak.

    2. Fed toplantısı başlıyor

    Fed’in iki gün sürecek politika belirleme toplantısı bugün başlayacak.

    ABD merkez bankası, yükselen enflasyonu düşürmek amacıyla geçtiğimiz yıl para politikasını agresif bir şekilde sıkılaştırdı ancak bu kararların, büyümeyi ne kadar etkileyeceği konusunda endişeler devam ediyor. Geçen hafta açıklanan ilk çeyrek gayri safi yurt içi hasıla rakamları, dünyanın en büyük ekonomisinde genel faaliyetlerin yavaşladığına işaret etti.

    bununla birlikte bankacılık sektöründe son dönemde yaşanan çalkantılar – bu hafta First Republic Bank’in iflası ve JPMorgan’ın, bankanın varlıklarının büyük kısmını devralması ile belirginleşti – birçok gözlemcinin, Fed’in bu son artırımdan sonra duraklayacağını tahmin etmesine yol açtı.

    Mart ayında politika yapıcılar, faizleri 2007’den bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Bu toplantının ardından Fed’in “noktasal grafik” tahmini, 2023 yılında bir çeyrek puanlık artış daha yapılabileceğine işaret etti.

    3. Pfizer , kazanç dalgasında öne çıkan isim

    Pfizer, Salı günü sonuçlarını açıklayacak olan en büyük ABD şirketleri arasında yer alıyor ve yatırımcılar, ilaç devinin COVID-19 ürünlerine olan talebin nasıl ilerlediğini görmek istiyor.

    Grubun, Mart ayında biyoteknoloji şirketi Seagen’i 43 milyar dolara satın almasına ilişkin olası güncellemelerin de düzenleyiciler tarafından hâlâ değerlendiriliyor olması nedeniyle önemli bir odak noktası olması bekleniyor.

    Bugün kazançlarını açıklayacak diğer şirketler arasında çip üreticisi Advanced Micro Devices, kahve zinciri Starbucks ve araç paylaşım firması Uber Technologies yer alıyor.

    Bu hafta ayrıca piyasa değerine göre en büyük Amerikan şirketi olan Apple rakamları da açıklanacak. Perşembe günü açıklanması planlanan iPhone üreticisinin raporu, genellikle küresel tüketici talebinin gücünün bir göstergesi olarak kabul edilir.

    4. Borç tavanı baskısı artıyor

    ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, borç tavanının yükseltilmesi ya da askıya alınması konusunda bir anlaşmaya varılamaması halinde hükümetin 1 Haziran’dan itibaren yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği uyarısında bulunarak Washington’daki milletvekillerinin tepkisini çekti.

    Pazartesi günü Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy‘ye bir mektupla yapılan açıklamada, Wall Street’teki birçok kişinin beklediğinden daha erken bir son tarih belirlendi. Goldman Sachs ekonomistleri, “X tarihi” olarak adlandırılan, yani Hazine’nin borç sahiplerine karşı yükümlülüklerini artık yerine getiremeyeceği günü, geçici olarak Temmuz ayı sonları gibi bir zaman olarak düşünmüştü.

    Yellen’ın yorumları, beklenenden daha zayıf vergi gelirlerini gerekçe göstererek Hazine’nin Haziran başında fonlarının tükeneceğini tahmin eden Kongre Bütçe Ofisi tarafından da desteklendi.

    Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler, Başkan Biden’in bazı büyük harcama girişimlerinde büyük kesintiler yapılmasını içeren bir anlaşma talep ettiği sürece Biden yönetimi, borç limiti konusunda McCarthy ile görüşmeyeceğini uzun zamandır söylüyor. Ancak Haziran ayı yaklaştıkça Beyaz Saray görüşmelere katılma konusunda daha fazla baskıyla karşılaşacak gibi görünüyor.

    5. Euro Bölgesi’nde enflasyon yükseliyor ancak çekirdek fiyatlarda düşüş var

    Euro Bölgesi’nde manşet enflasyon, Nisan ayında beklendiği gibi hafif bir artış göstererek bölgedeki merkez bankaları, bu hafta son faiz kararlarını açıklamaya hazırlanırken fiyat artışının inatçı bir şekilde yüksek kalmaya devam ettiğinin bir işareti oldu.

    Eurostat’ın ön verilerine göre bölgenin tüketici fiyat endeksi, ekonomistlerin tahminleri doğrultusunda yıllık bazda %7’ye yükseldi. Bu arada gıda ve yakıt gibi değişken kalemleri dışarıda bırakan çekirdek enflasyon, rakamın değişmeyeceği yönündeki tahminleri şaşırtarak ufak bir yavaşlamayla %5,6’ya geriledi.

    Nisan ayı rakamları; Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Perşembe günü son para politikası toplantısını yapmaya hazırlandığı ve yetkililerin borçlanma maliyetlerini artıracağı yönünde tahminlerin yaygın olduğu bir dönemde geldi. Ancak tahminler, ECB’nin faizlerde 25 baz puan mı yoksa 50 baz puanlık daha büyük bir artışı mı tercih edeceği konusunda farklılık gösteriyor.

    5. BigChefs restoran zinciri halka arz ediliyor

    Türkiye’de faaliyet gösteren restoran zinciri markası Büyük Şefler Gıda (BigChefs), bu hafta halka arz edilecek.

    BigChefs halka arzı, 3 – 5 Mayıs tarihleri arasında 3 gün boyunca devam edecek. Halka arzda talep toplama aşamasında paylar, 22,50 TL sabit fiyattan satışa sunulacak.

    Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile Deniz Yatırım liderliğinde oluşturulan konsorsiyum tarafından yürütülecek halka arzda satışa sunulacak payların (ek satış hariç) %80’i bireysel yatırımcılara ve %20’si ise yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildi.

    Ek satışın gerçekleşmesi durumunda ise bu payların tamamının bireysel yatırımcılara tahsis edileceği bilgisi verildi.

  • SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • SGK çalışanlarının EYT isyanı

    SGK çalışanlarının EYT isyanı

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • Altın fiyatları haftayı 2.000 doların altında kapatabilir

    Altın fiyatları haftayı 2.000 doların altında kapatabilir

    Investing.com – Altın fiyatları Cuma günü hafif bir düşüş yaşadı ve beklenenden daha güçlü gelen ABD enflasyonu ve iş gücü piyasası verilerinin ardından Fed’in faiz artırımına gideceği korkusunun yeniden gündeme gelmesiyle, kayıplarını üçüncü seansa taşıdı.

    Sarı metal, son seanslarda bu seviyeyi tekrar yakalayamamasının ardından haftayı 2.000 doların oldukça altında bitirmeye hazırlanıyor.

    Altın Perşembe günü düşerken Hazine getirileri, kişisel tüketim harcamaları fiyatlarının 2023’ün ilk çeyreğinde beklenenden çok daha yüksek olduğunu gösteren verilerin ardından yükseldi.

    İlk işsizlik başvuruları da geçtiğimiz hafta beklenmedik bir düşüş yaşadı ve Fed’in bir miktar yavaşlama beklentisine rağmen iş gücü piyasasının güçlü seyrettiğini gösterdi.

    Veriler, enflasyonun önümüzdeki aylarda yapışkan kalacağı ve Fed’in politik sıkılaştırmaya devam edeceği yönündeki endişeleri artırdı. Böyle bir senaryo, altın gibi getirisi olmayan varlıklar için kötü bir işaret.

    Spot altın %0,1 düşüşle 1.985,79 dolara gerilerken altın vadeli işlemleri, %0,2 düşüşle 1.994,85 dolara geriledi. Ancak sarı metal bu hafta da hafif kazançlar elde ederek üst üste iki haftalık kayıplarını telafi etti.

    Beklenenden daha zayıf gelen ABD’nin ilk çeyrek GSYİH verileri, ekonominin yüksek faiz oranları ve enflasyon altında yavaşladığını gösterdi. Ancak büyümenin hâlâ pozitif bölgede olması ile bankanın, yüksek enflasyonu engellemek için hafif bir resesyon riskini göze alabileceğinin sinyalini verdiği düşünüldüğünde Fed, faizleri artırmak için hâlâ yeterli alana sahip olabilir.

    Merkez bankasının, önümüzdeki hafta faizleri 25 baz puan yükseltmesi bekleniyor. Bunun yanında para politikasının geleceğine ilişkin sinyaller yakından takip edilecek.

    Ancak altın, özellikle ABD’nin resesyona girmesi ve Fed’in faiz artırım döngüsüne ara vermesi durumunda, bu yılın ilerleyen dönemlerinde artan bir talep görebilir. Sarı metal, bu düşünceyle Nisan ayının başlarında rekor seviyelere yaklaşmıştı ve ayı yaklaşık %1 artışla kapatmaya hazırlanıyor.

    Diğer değerli metaller Cuma günü düşüş yaşadı; platin %0,1 ve gümüş %0,3 geriledi.

    Endüstriyel metaller arasında bakır fiyatları Cuma günü zayıfladı ve ekonomik büyümenin yavaşlayacağına dair korkuların ağır basmasıyla, bu hafta sert kayıplar yaşamaya hazırlanıyor.

    Bakır %0,1 düşerek 3,8898 dolara geriledi ve haftalık bazda %2,3 düşüşle işlem gördü.

    ABD’nin zayıf GSYİH verilerine ek olarak Çin verileri, endüstriyel kârların ilk çeyrekte beklenenden daha fazla daraldığını göstererek dünyanın en büyük bakır ithalatçısında dengesiz bir ekonomik toparlanma olduğu fikrini güçlendirdi.