Etiket: İstanbul

  • Borsa İstanbul AŞ Olağan Genel Kurul Toplantısı 25 Nisan’da gerçekleştirilecek

    Borsa İstanbul AŞ Olağan Genel Kurul Toplantısı 25 Nisan’da gerçekleştirilecek

    Foreks – Borsa İstanbul AŞ’nin 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 25 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirilecek.

    Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamaya göre, Genel Kurul “Borsa İstanbul A.Ş. Reşitpaşa Mahallesi Borsa İstanbul Caddesi No: 4 34467 Sarıyer/İstanbul/Türkiye” adresinde saat 10.00’da toplanacak. 

    Olağan Genel Kurul Toplantısına, Merkezi Kaydi Sistem’den (MKS) sağlanan pay sahipleri listesi dikkate alınarak oluşturulan hazır bulunanlar listesinde adı yer alan pay sahipleri katılabilecek. Genel Kurul Toplantısına katılmak için fiziken toplantı salonuna gelen kişilerin pay sahibi temsilcisi olup olmadığının kontrolü anılan liste üzerinden bu kişilerin kimlikleri incelenerek yapılacak.

    Genel Kurul gündemi şu şekilde belirlendi:

    “1. Açılış, toplantı başkanlığının oluşturulması ve genel kurul toplantı tutanağı ve hazır bulunanlar listesinin imzalanması hususunda toplantı başkanlığına yetki verilmesi

    2. 2024 faaliyet yılına ilişkin Yönetim Kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi

    3. 2024 faaliyet yılına ilişkin bağımsız denetim raporunun okunması

    4. 2024 yılı faaliyet ve hesap dönemine ilişkin 2024 yılsonu bilançosu ve kâr/zarar tablosunun okunması, müzakeresi ve onaylanması

    5. Yönetim Kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde ibra edilmeleri

    6. Sermaye Piyasası Kurulu ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanan Şirket Esas Sözleşmesi’nin değiştirilmesine dair tadil tasarısının müzakere edilmesi ve onaylanması

    7. 2024 kârının kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç oranlarının belirlenmesi ve kâr dağıtımı hususunda Yönetim Kurulu’nun teklifinin görüşülerek karara bağlanması

    8. Genel Kurul toplantı tarihine kadar yönetim kurulu üyeliklerinde eksilme meydana gelmiş ve münhal Yönetim Kurulu üyeliğine Yönetim Kurulu tarafından seçim yapılmış ise seçimin onaylanması

    9. Yönetim Kurulu üyelerinin seçilmesi

    10. Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerinin ücret, prim ve sair haklarının belirlenmesi

    11. 2025 yılı denetimine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu gereğince Yönetim Kurulu tarafından önerilen bağımsız denetim kuruluşu seçiminin onaylanması

    12. Yönetim Kurulu üyelerine, Türk Ticaret Kanunu’nun 395 inci ve 396 ncı maddeleri kapsamına giren konularda izin verilmesi

    13. Dilek ve temenniler

    14. Kapanış “

  • Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir’de DAEŞ’ın Horasan yapılanması! Kaçak eğitim merkezi kurup TBMM’ye saldırı planlamışlar

    Başakşehir‘de kurdukları illegal merkezde terör örgütü DEAŞ’ın Horasan yapılanmasına eleman yetiştirdikleri, örgüt elebaşları tarafından TBMM’ye, İstanbul‘da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirme talimatı aldıkları tespit edilen 12 sanık hakkında dava açıldı.

    BAŞAKŞEHİR’DE İLLEGAL MEDRESEDE YAPILANMIŞLAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün edindiği istihbari bilgi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    İddianamede, terör örgütü DEAŞ’ın Horasan koluna mensup Özbek, Kırgız ve Kafkas kökenli kişilerin Başakşehir’de “Darul Vefa İlim ve Amel Merkezi” adlı illegal mescit/medresede yapılandıkları, Suriye ile Afganistan’daki örgüt unsurlarıyla yakın temaslarını sürdürdükleri ifade edildi.

    ÖĞRENCİLERE DİNİ EĞİTİM ADI ALTINDA DEAŞ PROPAGANDASI YAPILDI

    Merkezin öğretmenlerinin çoğunluğunun Arap uyruklular olduğuna dikkati çekilen iddianamede, öğrencilere dini eğitim adı altında terör örgütü DEAŞ’ın propagandasının yapıldığı, yapılanmanın sözde liderlerinin devşirdikleri kişileri Türkiye üzerinden Afganistan’a gönderip DEAŞ’ın sözde Horasan Vilayeti saflarına katılmalarını planladıkları kaydedildi.

    İddianamede, merkezin emniyet birimleri tarafından takip altında tutulduğu, bu nedenle dernekle bağlantılı kişilerin farklı mescitlere dağıldığı ancak belirli özel günler dolayısıyla bu merkezde bir araya geldikleri bildirildi.

    16-17 YAŞLARINDA 70 ÇOCUĞA YATILI EĞİTİM

    Merkezin bünyesindeki yatakhanelerde geçmişte Suriye’de DEAŞ adına faaliyet göstermiş Özbek, Tacik, Kafkas, Irak ve Mısır uyruklu kişilerin saklandığı, sınıflarda da Suriye’de terör örgütü bünyesinde faaliyet gösterirken öldürülen Kafkas, Fas, Irak, Mısır ve Tunuslu bazı kişilerin 16-17 yaş aralığındaki 70 çocuğuna yatılı eğitim verildiği aktarıldı.

    TOPLANTIDA TBMM’YE TERÖR EYLEMİ YAPILMASI PLANLANDI

    DEAŞ terör örgütü hücresinin 9 üyesinin 2023’ün Haziran ayının sonunda kendi aralarında İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdiği, bu üyelerin, örgütün Suriye’deki elebaşlarının kararına istinaden TBMM’ye ve İstanbul’da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirilmesi gerektiği hususunda bilgilendirildiği belirtildi.

    İddianamede, örgüt mensupların toplantısı sırasında, eylemler için kullanılacak mühimmat ve EYP bileşenlerinin temininin “Fuad Azeri” adlı kişi tarafından karşılanmasına karar verildiği, diğerlerine ise söz konusu amaçlar için gereken paraların toplanması görevi atfedildiği vurgulandı.

    “Fuad Azeri” adlı kişinin dosyadaki sanıklardan “Fuad Rasulov” olduğu bildirilen iddianamede, Rasulov’un terör örgütü propagandası yapması, Tacik uyruklu kişilerin terör örgütüne adam kazandırma faaliyetlerinde ve DEAŞ adına Suriye’deki çatışma bölgelerinde bulunması üzerine 20 Haziran 2022’de İstanbul’da yapılan bir operasyonda yakalandığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlatıldı.

    İddianamede, 14 Temmuz 2023’te operasyon düzenlenen, içinde sınıf, yatakhane ve mescidin yer aldığı ortaya çıkan merkezin Rusça paylaşımlar yapılan sosyal medya hesabında, yeni açılan sınıflarla ilgili kayıt duyuruları, iftar organizasyonları ve Kurban Bayramı için maddi yardım taleplerinin olduğu bilgisine yer verildi.

    YÜKSEK MİKTARLARDA PARA ELE GEÇİRİLDİ

    Sanıkların ifadelerinin de bulunduğu iddianamede, bir sanığın ikametinde ele geçirilen ruhsatsız silah, 123 mermi, 52 bin 500 dolar, 1610 avro ve 100 bin 600 lira ile cep telefonu incelemesinde ortaya çıkan kamuflaj giyimli silahlı erkekler, atış talimi yapan çarşaflı kadınlara ait fotoğraflar ve terör örgütü DEAŞ ile ilgili dokümanın yer aldığı kaydedildi.

    Sanıklardan Rasulov’un, Azerbaycan’da “uyuşturucu madde kullanmak” suçundan 2 yıl tutuklu kaldığı, 2016’da resmi yollardan Türkiye’ye geldiği, “Reina” gece kulübüne yapılan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle “DEAŞ üyesi olmak” suçundan 2 yıl cezaevinde yattığı aktarıldı.

    Sanıkların DEAŞ terör örgütüyle bir bağlantıları olmadığı, medreseye namaz kılmak için gittikleri ve kimseden emir veya talimat almadıkları yönünde savunmalarının yer aldığı iddianamede, sanık Mohamed Kotb Mohamed Ahmed’in beyanları bu merkezle ilgili bazı detayları ortaya çıkardı.

    Sanık Ahmed, savunmasında medresenin sorumlusu olduğunu belirttiği Hasan isimli kişinin “cihat” konusunda medreseye gelen insanları etkilediğini, eğitim verilen çocukların babalarının Suriye veya Irak’ta DEAŞ içerisinde terör örgütü PKK’ya karşı savaşırken ölmesinden dolayı bu örgüt hakkında “hınzır ve domuz” gibi beyanlarda bulunduğunu söyledi.

    “DEVLET OKULUNA GİTMİYORLAR”

    Sözde medresede günün sabah namazıyla başladığını anlatan Ahmed, Kur’an-ı Kerim, Arapça, fıkıh, hadis, tefsir, edep ve ahlak dersi verdiklerini, akşam namazından sonra yemek yenildiğini, temizlik yapıldığını, sabah namazından gece çocuklar uyuyuncaya kadar sırayla nöbet tutuklarını anlattı.

    Sanık Ahmed, dernekteki yatılı çocukların hiçbirinin devlet okuluna gitmediğini, evlerinden gelenlerin bazılarının okula da gittiğini, ailesi olmayan çocukların hep yatılı kaldığını kaydetti.

    Sanıklar hakkında “terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis istenen iddianamede, 2 sanığın ayrıca “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 1,5 yıldan 4 yıl 6’şar aya kadar hapisleri talep edildi.

    Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

    Sanıkların mayıs ayındaki ikinci duruşmada hakim karşısına çıkması bekleniyor.

    Kaynak: AA / Güncel
  • İsrail adına casusluk yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden 15’i tutuklandı

    İsrail adına casusluk yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden 15’i tutuklandı

    İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda yakalanan ve emniyette 4 gün ifadeleri alınan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine gönderildi. İsrail Çevrimiçi Operasyon Birimi adına faaliyetlerde bulundukları tespit edilen 34 şüpheliden 26’sı, “siyasal veya askeri casusluk” suçundan tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

    15 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

    Nöbetçi hakimlik, şüphelilerden 15’inin tutuklanmasına, 11’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. 8 şüphelinin de sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresine teslim edildiği öğrenildi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün faaliyetleri kapsamında MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmada, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad’ın, Türkiye’de insani mülahazalarla ikamet eden yabancı uyruklu kişilere yönelik keşif, takip, darp ve adam kaçırma gibi işler yapmayı amaçladığı yönünde bilgiler elde edilmişti. Zanlılarla sosyal medya üzerinden irtibat kuran Mossad yetkililerinin, bazı kişilerin bilgilerine ulaştığı da ortaya çıkarılmıştı.

    İSTANBUL MERKEZLİ 8 İLDE CASUSLUK OPERASYONU

    Söz konusu faaliyetlerin “uluslararası casusluk” kapsamında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine 46 şüphelinin yakalanmasına yönelik harekete geçen emniyet güçleri, 2 Ocak’ta İstanbul’da 15 ilçe ile Ankara, Kocaeli, Hatay, Mersin, İzmir, Van ve Diyarbakır’da belirlenen 57 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 34 şüpheliyi yakalamıştı.

    Adreslerde yapılan aramalarda 143 bin 830 avro, 23 bin 680 dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ile dijital materyale el konulmuştu.

  • Mossad ajanlarıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı

    Mossad ajanlarıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı

    İsrail gizli servisi Mossad

    34 KİŞİ YAKALANMIŞTI

    Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Şube ekiplerince, Türkiye’de ikamet eden Filistinli ve İsrailli aileler ile aktivistler başta olmak üzere yabancı uyruklulara yönelik İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad adına “uluslararası casusluk” faaliyeti yapan 46 kişi tespit edilmiş, ajan ağına mensup 34 şüpheli 2 Ocak Salı günü İstanbul merkezli 8 ilde yapılan operasyonda yakalanmıştı.

    ARAPÇA BİLEN EKİP TARAFINDAN İFADELERİ ALINIYOR

    İstanbul Terörle Mücadele Şubesinde sorguları devam eden şüpheliler ile ilgili yeni ayrıntılara ulaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturma kapsamında polisteki ifade işlemleri süren casusluk şüphelileri, TEM Şubede Arapça dilini lehçe farklılıkları ile kullanabilen kalabalık uzman ekiplerce gerçekleştiriliyor.

    MUHAMMED DHLAN’A YAKIN OLDUKLARI DÜŞÜNÜLÜYOR

    MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmada, Türkiye’de insani mülahazalarla ikamet eden yabancı uyruklu kişilere yönelik Mossad adına keşif, takip, darp ve adam kaçırma gibi işler yapmayı amaçlayan zanlıların, İsrail dış istihbarat servisinin Tel Aviv’deki Hamas masasına bakan birimi tarafından yönetilip yönlendirildiği öğrenildi. Mossad’ın içinde oluşturulan Hamas biriminde görevli istihbarat görevlilerince kullanılan ve birbirinden bağımsız yüksek miktarlarda para aldıkları anlaşılan Arap asıllı şüphelilerden bazılarının, ‘Ebu Fadi’ künyesiyle bilinen ve halihazırda Sırbistan’da sürgün yaşayan Muhammed Yusuf Dahlan’a yakın isimler oldukları iddia ediliyor. Sorgudaki kişilerin, savaş sonrası Gazze’nin yönetimi için adı geçen Dahlan’a ne kadar yakın oldukları ise henüz bilinmiyor. Sürgündeki Dahlan, Türkiye’de 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra adı çokça duyulan bir isimdi.

    TÜRKİYE’DEKİ FAALİYETLERİNE İZİN VERİLMEDİ

    İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün faaliyetleri kapsamında MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmada, İsrail gizli servisi Mossad’ın, Türkiye’de insani gerekçelerle yaşayan yabancı uyruklu kişilere yönelik takip, keşif, darp ve adam kaçırma gibi işler yapmayı amaçladığı yönünde bilgiler elde edilmişti.

    Devşirdiği sabotaj ekibindeki zanlılarla sosyal medya üzerinden irtibat kuran Mossad yetkililerinin, bazı kişilerin bilgilerine ulaştığı da ortaya çıkarılmıştı. Söz konusu faaliyetlerin “uluslararası casusluk” kapsamında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine 46 şüphelinin yakalanmasına yönelik harekete geçen emniyet güçleri, 2 Ocak’ta İstanbul’da 15 ilçe ile Ankara, Kocaeli, Hatay, Mersin, İzmir, Van ve Diyarbakır’da belirlenen 57 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 34 şüpheliyi yakalamıştı.

    Adreslerde yapılan aramalarda 143 bin 830 avro, 23 bin 680 dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ile dijital materyale el konulmuştu.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3.Sayfa
  • Türkiye tarihinde ele geçirilen en büyük miktar! Vücutlarına sardıkları deste deste sahte dolarla yakalandılar

    Türkiye tarihinde ele geçirilen en büyük miktar! Vücutlarına sardıkları deste deste sahte dolarla yakalandılar

    Sabiha Gökçen Havalimanı’nda düzenlenen operasyonda, Lübnan‘ın başkenti Beyrut’tan İstanbul‘a gelen 2 yolcu yüklü miktarda sahte dövizle yakalanarak gözaltına alındı. 580 bin dolara el konulurken, Arap kökenli şüpheliler tutuklandı. Şüphelilerin üzerinden çıkan 580 bin dolar, Türkiye’deki havalimanlarında düzenlenen operasyonlarda tek sefer ele geçirilen en büyük miktar oldu.

    Alınan bilgiye göre operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ortak yürütüldü. Asya merkezli bir havayolu şirketine ait tarifeli uçakla Lübnan‘ın başkenti Beyrut’tan İstanbul’a hareket eden Ortadoğu kökenli 2 yolcu, önceki Perşembe günü Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptı. Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’dan havalandığı öğrenilen uçaktaki yolculardan Lübnan uyruklu Omar Z. ve Jouheır I. adlı kişiler, saat 14.00’te uçaktan inerek Dış Hatlar Geliş Terminaline yöneldi. Beyrut-İstanbul seferini yapan uçaktan indikten sonra tedirgin davranışlarla terminaldeki bagaj bandına geçen 28 ve 22 yaşlarındaki şüpheli yolcular, kendilerini geriden takip eden polisler tarafından göz hapsine alındı.

    SAHTE 580 BİN DOLARI VÜCÜTLARINA SARMIŞLAR

    Arap yolcuların her hareketi Kaçakçılık ve Mali Şube polisleri tarafından adım adım izlendi. Yapılan takibin devamında söz konusu ‘yolcular’ kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi kapsamında risk analiz odasına götürülmek üzere gözaltına alındı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gerçekleştirilen nefes kesen operasyonla yakalanan Ortadoğu kökenli 2 şüpheli, risk analiz merkezinde didik arandı. Zanlıların üzerlerinde ve bagajlarında yapılan aramalarda, vücutlarına sarılı halde 580 bin Amerikan doları tutarında balya balya sahte döviz, bavullarında para sayma makinesi ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.

    ARAP ŞEBEKENİN TÜRKİYE’DEKİ BAĞLANTILARI MERCEK ALTINDA

    Gerçek olmadığı anlaşılan para banknotlarına imha edilmek üzere el konulurken, Beyrut doğumlu 2 kişi ise sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesindeki yerleşkesine götürüldü. Şüpheliler hakkında TCK 197 “Parada Sahtecilik” ve TCK 188 “Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” suçlarından işlem başlatıldı. İstanbul Polisi, iki kişilik Arap şebekenin Türkiye’deki bağlantılarını mercek altına alırken, emniyet unsurlarının titiz çalışması sayesinde yakalanan Omar Z. ve Jouheır I., sorguları tamamlandıktan sonra 17 Kasım’da Kartal’daki Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına havale edildi. Her iki zanlı, savcılıktaki sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    TEK SEFERDE ELE GEÇİRİLEN EN BÜYÜK MİKTAR

    Cezaevine konulan yabancı kalpazanlara yönelik soruşturma devam ederken, 2 kişilik Arap şebekenin Türkiye’deki bağlantılarıyla operasyonun derinleşebileceği ifade edildi. Bu arada ele geçirilen sahte paraların, bugüne kadar Türkiye’deki havalimanlarında düzenlenen bir operasyonda yakalanmış en büyük miktar olduğu öğrenildi. Diğer taraftan Lübnanlı şüphelilere karşı düzenlenen operasyon polis kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildi. Soruşturma dosyasındaki deliller arasına da giren görüntülerde, 2 kuşkulunun vücutlarının sırt, karın ve bel kısımlarına balyalar halinde sardıkları sahte dolarların çıkarılışı yer alıyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel
  • İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İmamoğlu halkçı projeleri paylaştı

    İSTANBUL (İGFA) – Pandemi sonrasında tüm dünyada şehirlerin öneminin arttığına dikkat çeken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da hayata geçirdikleri ‘dayanışmacı belediyecilik’ deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Askıda Fatura, tarımsal ve üretimsel destekler ile Halk Süt gibi uygulamaların detaylarını katılımcılarla paylaşan İmamoğlu, “Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeşil Büyüme İçin Ortaklıklar (P4G) Konferansı Belediye Başkanları Paneli”nde konuştu. İnternet üzerinden gerçekleştirilen çevrimiçi toplantıya; Bogota Belediye Başkanı Claudia Lopez, Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh, Montevideo Belediye Başkanı Carolina Cosse, Cuenca Belediye Başkanı Cristian Zamora, Santiago Metropolitan Bölgesi Valisi Chile Claudio Orrego ve Cape Town Enerjiden Sorumlu Belediye Başkanı Komitesi Üyesi Beverley van Reenen katıldı. Pandemi sürecinin şehirlerin modern dünyadaki yerini farklılaştırdığına dikkat çeken İmamoğlu, “İnsan yapılarının bu sürekli büyüyen oluşumları burada kalmaya devam edecek. Daha da ötesi, geleceğimizin belirleyici bir özelliği olmaya adaylar” dedi.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAYAN ŞEHİRLER, KOPUK İLİŞKİLERİMİZİN BİR YANSIMASIDIR”

    İstanbul gibi 16 milyonu aşan bir nüfusa sahip mega kentin Belediye Başkanı olarak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılamamasının sonuçlarının farkında olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “İstikrarlı liderlik, iyi iletişim ve teknolojik ilerlemelerin atık yönetimi, su verimliliği ve diğer teknik sorunlarımızı çözebileceğine ve çözeceğine inanıyorum. Ancak, toplumlarımız kendilerini bakımsız ve ötekileştirilmiş hissederse nasıl sürdürülebilir şehirler inşa edebiliriz? İnsanları yaşadıkları şehre ait kılmada yerel yönetimlerin rolü nedir? Belediye başkanları bu topluluk fikrini nasıl beslemektedir? Gördüğüm kadarıyla, şehirlerin sürdürülemez olmasının temel nedeni, toplumsal bağların eksikliği, bir topluluğun parçası olma hissinin bozulmasıdır. Sürdürülebilir olmayan şehirler, kopuk ilişkilerimizin bir yansımasıdır” saptamalarında bulundu.

    “ASKIDA FATURA’YLA 330 BİNDEN FAZLA ELEKTRİK FATURASI VATANDAŞTAN VATANDAŞA ÖDENDİ”

    “Bu nedenle İBB olarak ‘dayanışmacı belediyecilik’ olarak adlandırdığımız bir kavram geliştirdik” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

    “Bunun temel amacı, üç ana kategoride dayanışmayı teşvik etmektir: Vatandaşlar arasında, kurumlar ve vatandaşlar arasında ve son olarak belediye ve vatandaşları arasında. Dayanışmayı artırmada oynadığımız ilk rol, vatandaşlar arasında kolaylaştırıcı olmaktır. Bu ne anlama geliyor? Pandemi sırasında iş kaybı ve devam eden istikrarsızlık nedeniyle, İstanbul’un düşük gelirli sakinlerinin çoğu elektrik faturalarını ödeyemez hale geldi. İlk dalga sırasında İBB olarak, ‘Askıda Fatura’ adında bir online bağış platformu oluşturduk. Belediye olarak görevimiz, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı tespit etmek ve onları hayırsever bağışçılarla eşleştirmekti. Bugüne kadar 330 binden fazla elektrik faturası, vatandaşlar tarafından vatandaşlar için ödenmiştir. Toplumun sınırlarında yaşayan ve kendilerini önemsenmemiş hisseden vatandaşlar görüldü. En önemlisi de aynı şehri paylaştıkları vatandaşlar tarafından görüldüler ve önemsendiler.”

    “HALK EKMEK, İSTANBUL’DAKİ 233 ÇİFTÇİDEN 8.300 TON BUĞDAY SATIN ALDI”

    “İkinci katman ise, şirketler ve vatandaşlar arasında dayanışmanın sağlanmasıdır” diyen İmamoğlu, “Şirketlerin hizmetlerini, vatandaşların ihtiyaçlarına göre geliştirmelerine yardımcı olmaktır. Diğer belediye yapılarının aksine, İBB’nin İstanbulluya, İBB adına hizmet veren 32 şirketi var. Belediye hizmetlerini, özel sektörden daha ucuza sağlıyorlar. Kârdan ziyade, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını ön planda tutacak şekilde tasarlanmışlardır. İBB’nin iştiraklerinden biri olan İstanbul Halk Ekmek A.Ş., İstanbullulara kaliteli ve uygun fiyatlı ekmek sunuyor. İstanbul’daki çiftçilerden buğday satın alan şirket, İstanbul’daki 233 çiftçiden 8.300 ton buğday satın aldı. Kooperatiflere üretim, makine ve ekipman desteği de sağladık. Ayrıca kırılgan gruplardan biri olan kadın üreticilerimizin ürünlerini sergilemek ve üreticilerimize destek olmak amacıyla bir web sitesi (www.halkmarket.istanbul) ve online mağaza kurduk” bilgilerini paylaştı.

    “DİĞER ŞEHİRLERDEN DE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

    Belediye dayanışmasının üçüncü katmanının belediye ile vatandaşlar arasında olduğunun altını çizen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bu, vatandaşlara doğrudan hizmet götürmeyi amaçlamaktadır. Bu projelerden biri de Halk Süt projesidir. Silivri ve Çatalca’daki üreticilerden temin edilen sütler, ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz olarak ulaştırılıyor. İBB olarak kullanılmayan bir serayı, ‘Fide Üretim Merkezi’ne dönüştürdük. Ürettiğimiz bu fideleri, 15 ilçe ve 166 mahalledeki çiftçilere bağışlıyoruz. Çiftçilik, hayvancılık ve balıkçılıkla uğraşan İstanbullulara sebze fidesi, ayçiçeği tohumu, buğday tohumu, mısır tohumu, hayvan yemi, gübre ve mazot desteği sağladık. Dünya; sellerin, orman yangınlarının ve diğer doğal afetlerin bir kereye mahsus değil, süregelen olaylar olduğu çoklu kriz dönemine girmiştir. Bu olağanüstü zamanlarda, ilk müdahaleci olmanın ötesinde en büyük zorluk, birliktelik duygusunu teşvik etmektir. Yerel yönetimlerin görevi, sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda vatandaşların kendilerini bağlı hissetmelerine, aidiyet duygusunu desteklemelerine ve birbirlerine destek olacak kadar bağlı hissetmelerine yardımcı olacak yollar bulmaktır. Bizim İstanbul’daki deneyimimiz budur. Aynı sorunlarla mücadele eden diğer şehirlerden de öğreneceğimiz çok şey var.”

  • İSKİ’den 660 milyon TL’lik yatırım

    İSKİ’den 660 milyon TL’lik yatırım

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kadim kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), kentin 6 ilçesindeki (Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Sancaktepe, Sultanbeyli, Ümraniye) su baskınlarına son verecek projenin temelini attı.

    Toplamda 660 milyon liraya mal olacak atık su, yağmur suyu hatları ve dere ıslahı çalışmalarının başlangıcı için Sultanbeyli Kent Meydanı’nda tören düzenlendi.

    “Anadolu Yakası İlçeleri Çevre Projeleri Temel Atma Töreni”, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül’ün katılımlarıyla gerçekleştirildi. “Yeni Yatırımlar Yeni Atılımlar” başlığı altında düzenlenen törende, İmamoğlu ve İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa birer konuşma yaptı.

    “İSTANBUL’DA İHMAL EDİLMİŞ NE VARSA…”

    Dünyanın en güzel şehri olarak nitelediği İstanbul’a hizmet etme sorumluluğunun önemine dikkat çeken Başkan İmamoğlu, “İstanbul’da ihmal edilmiş ne varsa, onları tek tek analiz ediyor, aksatmadan hizmetlerimizi harekete geçiriyoruz. Eşitliği önemsiyoruz. Her ilçeye, her insanımıza eşit gözle bakıp, hizmetlerimizi tek tek hayata geçiriyoruz. İstanbul’umuzun tüm sorunlarını geleceğe dönük, dünyanın en güzel kenti olma yolculuğunda çözüme kavuşturmayla ilgili adımları tek tek atıyoruz. Tabii burada, ‘Bugünün sorunları, yarının sorunları’ derken, geçmişten kalan, eksik bırakılan işleri de tamamlamak, elbette görevimiz. Kamu yararını mutlak gözetiyoruz. Bir kesimi, bir bölümü değil, insanların tümünü ilgilendiren meseleleri önceleyerek hareket ediyoruz. Mutlaka akıl ve bilimle projelerimizi tasarlıyor, hataya fırsat vermiyoruz” dedi.

    “DENİZLERE VE BARAJLARA KİRLİ SU AKIŞI KESİLECEK”

    Attıkları temelle, Sultanbeyli ile birlikte toplam 6 ilçenin altyapı sorunlarını çözecek projeleri başlattıklarını duyuran Başkan İmamoğlu, “Aynı zamanda çevre kirliliğini de ortadan kaldıracak çalışmalar bunlar. Bu kapsamda dere ıslahı, atık su şebeke ve kolektör imalatı, yağmur suyu dahil, tam 65 bin metre imalat yapacağız bu yatırımla birlikte. 6 ilçedeki İSKİ yatırımlarımızın toplamı, 660 milyon lirayı geçecek” bilgisini paylaştı. Yağmur ve atık suların ayrıştırılmasıyla, denizlere ve İstanbul’a su sağlayan barajlara, söz konusu 6 ilçeden kirli su akışının kesileceğine dikkat çeken İmamoğlu, ıslah edilecek dere yatakları boyunca da şehre milyonlarca metrekarelik Yaşam Vadileri kazandırdıklarının altını çizdi. “Çevre yatırımlarımızla Anadolu yakasına nefes aldıracağız” diyen İmamoğlu, “İstanbul’un ihmal edilmiş sorunlarını çözerek, İstanbulluları daha mutlu, daha huzurlu, daha keyifli bir yaşam alanlarına kavuşturacağız” diye konuştu.

    Çalışmalarını kişisel menfaatler üzerinden, bir avuç insanın yararına değil, toplum faydasına devam ettirdiklerini vurgulayan İmamoğlu, 2025’in başında Sultanbeyli’yi Sancaktepe’ye, oradan Çekmeköy’e, dolayısıyla Ümraniye’ye, Üsküdar’a, Ataşehir’e, Göztepe’ye bağlayan bir ağa kavuşturmuş olacaklarını söyledi.

  • Malatya’nın riskli acil fayı yok! Malatya İstanbul’dan daha güvenli!

    Malatya’nın riskli acil fayı yok! Malatya İstanbul’dan daha güvenli!

    MALATYA (İGFA) – Memleketi Malatya’ya inceleme ve geçmiş olsun ziyaretlerinde bulunmak üzere gelen ve çeşitli incelemelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi KKTC Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Mehmet Mert’i ziyaret etti.

    “GÖREVİM OLMAZSA BEN MALATYA’YA DÖNERİM. MALATYA, İSTANBUL’DAN DAHA GÜVENLİ”

    Ziyarette geçmiş olsun dileklerinde bulunarak genel bir değerlendirme yapan İstanbul Teknik Üniversitesi KKTC Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Görevim olmazsa ben Malatya’ya dönerim. Malatya, İstanbul’dan daha güvenli. İstanbul’dan veya Kıbrıs’tan daha güvenli. ÇünküMalatya depremi yaşadı. Malatya’nın bundan sonra riskli olacak acil bir fay hattı yok. Ama olabilir mi 2700 yıl önce oynamış bir fay hattı var. Akçadağ’ın doğusundan başlayıp Tunceli-Ovacık’a kadar giden. Ama bu ölü bir fay olduğu için burada önemli bir şey beklenmiyor. Tarihte 2700 Milattan Önce olan bir kayma. Bir de Pütürge-Çelikhan diyorlar, zaten kırıldı. Bunu söyleyen kim? Amerika’da uzaktan yapılan bir inceleme sonucu söylemişler. Hâlbuki orası Çelikhan’a kadar 2020 yılında kırıldı. Bunu zaten bizim İstanbul Teknik Üniversitesi’nin jeologları söylüyorlar, küçük sarsıntılar olabilir. Ama bundan sonra böyle büyük bir risk yok.” dedi.

    “MALATYA’NIN DIŞINDA OLAN HERKESİN MEMLEKETİNE DÖNMESİNDE FAYDA VAR”

    Prof. Dr. Cumali Kınacı şunları söyledi, “Ben şahsen orta hasarlı bir bina da bile kalabilirim. 2 gündür Malatya’da bulunuyorum. Yine ilk fırsatta gelip kalacağım. Bence Malatya’nın dışında olan herkesin bir an önce memleketine dönmesinde fayda var. Burayı canlandırmak lazım. Hatta Malatya’yı terk etmeyi düşünenler, çok büyük hata yaparlar. Gelecekte bunun acısını da çekerler, onu da söyleyeyim. Çünkü burada meydana gelecek bir boşluk başkaları tarafından doldurulur.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Finans Merkezi’ni açıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul Finans Merkezi’ni açıyor

    İSTANBUL (İGFA) – İstanbul Finans Merkezi ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu merkez üç kıtanın buluşma noktası olan İstanbul’da yeni bir finansal ekosistem oluşturacaktır.” ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Finans Merkezi, yerli ve yabancı finans kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermeye başlamalarıyla ülkemiz ekonomisine katkılar sağlayacaktır.” dedi.

    İstanbul Finans merkezi uluslararası sermaye transferini kolaylaştıracağını söyleyen Erdoğan, “Tarihte İstanbul, nasıl bu ülkenin finans merkeziyse şimdi yeniden bu finans merkezi olma görevini üstleniyor, hayırlı olsun” dedi.

    KILIÇDAROĞLU’NUN VAATLERİNİ ELEŞTİRDİ

    “Ömrünün 40 yılında meydanların nabzını tutan siyasetçi olarak Allah’ın izniyle sandığın renginden en ufak şüphe duymuyorum.” diyen Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun vaatlerini şöyle eleştirdi:

    “Batılı tefecilerden 300 milyar Dolar dilenme, her şeyi bedava verme, IMF reçetelerine teslim olma gibi sayısı abuk subuk vaadi burada konuşmaya değer bulmuyorum. 300 milyar dolar İngiltere’den getirecekmiş. Tefecilerle görüştü, anlaştı, onlar sözler verdiler. O da o sözleri aynen buraya aktarıyor. Acaba sizler böyle birşeye inanıyor musunuz? Mümkün mü? 20 yıl başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yaptım. Böyle bir safsata hile dünyanın hiçbir liderinde görmedim. Bu zavallı ne yazık ki hayatında bir SSK var ki, SSK’yı batıran bu değil mi? Savaş Ay hayatta olsaydın da millete gösterseydi. Hastanelerin hali neydi, şimdi ise şehir hastanelerimizle dünyaya meydan okuyoruz.”

  • Bakan Kurum da vekillik yolunda! Aday gösterildiği yerin Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir anlamı var

    Bakan Kurum da vekillik yolunda! Aday gösterildiği yerin Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir anlamı var

    Ak Parti, 14 Mayıs Pazar günü yapılacak 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne katılacak milletvekili adaylarının listesini Yüksek Seçim Kurulu’na sundu. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 16 üyesi, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28.Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, Ak Parti‘den milletvekili adayı oldu.

    EN ÖNEMLİ YER VE SIRA BAKAN KURUM’A VERİLDİ

    Listenin en dikkat çeken noktası ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un İstanbul 1. Bölge 1. Sıradan aday gösterilmesi oldu. İstanbul 1. Bölge 1. Sıra adaylığı özellikle AK Parti içerisinde önemli bir yere sahip. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı sırasında her zaman İstanbul 1. Bölge 1. Sıradan aday olmuştu. Kurum’un da aynı yerden aday olması dikkatlerden kaçmadı.

    “ALLAH BİZİ BU MİLLETE MAHCUP ETMESİN”

    Adaylığının açıklanmasının ardından konuşan Kurum ise şunları söyledi: “Bugün gelişen 2 konu, bizim için çok özel bir anlam taşıyor. Birincisi İstanbul’da olmak. İkincisi ise Sayın Cumhurbaşkanımızın bizi İstanbul milletvekili adayı olarak takdir etmeleri, bizi bu güzellikler şehrine hizmete layık görmeleridir. Allah, bizi bu aziz millete, sizlere, teşkilatımıza, dava arkadaşlarımıza, kardeşlerimize mahcup etmesin. İstanbul şehirlerin, şehirciliğin tacıdır. Biz bir süredir yere düşen bu tacı, hak ettiği yere yeniden koyacağız. Bu şehri, halkımızın hakkı olan hizmetlere ve eserlere yeniden kavuşturacağız.”

    VİDEO PAYLAŞTI

    Kurum, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu açıklamasında ise “İstanbul, hepimizin hikâyesi! Ve bu hikâye durmayacak! Herkesin İstanbul’u için çok çalışmaya, mücadele etmeye hazırız! Cumhurbaşkanımızın takdirleri, milletimizin desteğiyle, AK Parti İstanbul Milletvekili olarak baş tacımız İstanbul’umuza hizmet edeceğiz” dedi.