Etiket: İyi Parti

  • “Karısı İYİ Parti’den, kocası CHP’den aday” iddiaları sonrası Ece Güner sessizliğini bozdu: Geçen yıl boşandık

    “Karısı İYİ Parti’den, kocası CHP’den aday” iddiaları sonrası Ece Güner sessizliğini bozdu: Geçen yıl boşandık

    Siyasi partiler vekil listelerini dün YSK’ya teslim etti. CHP’li Erdoğan Toprak CHP İstanbul 3. Bölge 2. Sıradan aday gösterilirken; eski eşi Ece Güner ise İYİ Parti İstanbul 2. Bölge 4. Sıradan aday gösterildi.

    İKİ AYRI PARTİDEN VEKİL ADAYI OLDULAR

    İki ismin listelerdeki yerleri dikkat çekerken; Erdoğan Toprak’ın kendisi de aday olduğu için kural gereği eşi Ece Güner’i CHP listelerine yazdıramadığı, bu nedenle Güner’i İYİ Parti’den aday gösterttiği öne sürüldü.

    ÖZDAĞ, SOSYAL MEDYADAN VERYANSIN ETTİ

    Konuyu sosyal medyaya taşıyan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Sevgili Zafer Partililer, CHP’li Erdoğan Toprak’ın eşi Ece Güner Toprak’ı CHP’den milletvekili yapmak istemiş. Ancak CHP tüzüğü buna izin vermemiş. Bunun üzerine Akşener devreye girmiş: Erdoğan Toprak, CHP İstanbul 3. Bölge 2. Sıradan aday gösterilirken eşi Ece Güner Toprak ise İyi Parti İstanbul 2. Bölge 4. Sıradan aday gösterilmiş. Sevgili Zafer Partililer, bu siyasi fotoromanı okuyunca hem hepinizi 1. Sıra adayı yapma imkanım olmadığı için çok üzüldüm çünkü siz bu siyasi fotoromandakiler gibi değil kahramanca mücadele ediyorsunuz hem sizin genel başkanınız olduğum için gurur duydum. Sevgili İstanbullular İstanbul’da İYİ Parti listelerinden 4. Sırada eş kontenjanından giren dolar milyoneri Ece Güner Toprak’a mı oy vereceksiniz yoksa Zafer Partisi 5. Sıra adayı Erzincan/İliç’te siyanür ile ülkemizi zehirleyen altın madenine karşı mücadele eden gerçekten fakir bir yurtsever olan Sedat Cezayirlioğlu’na mı?” ifadelerini kullandı.

    GÜNER’DEN İDDİALARA YANIT

    Hakkındaki iddialar karşısında sessizliğini bozan Güner ise Twitter’dan bir açıklama yaptı. Güner, şu ifadeleri kullandı: “Bazı yazılarda sayın Erdoğan Toprak’ın eşim olduğu ifade ediliyor. Bu haberler doğru değil. Sayın Toprak’la geçen yıl boşandık. Özel hayatımla ilgili açıklama yapmayı sevmediğim için bugüne kadar sustum… Doğrusu şu: Bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmadım. Sayın Meral Akşener’i referandum döneminden beri tanıyorum; kendisi siyasi bir lider olarak, ben de bağımsız bir hukukçu olarak bu ‘ucube sisteme’ karşı çok mücadele ettik.

    Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda dört kitap yazdım: Kitaplarım millet ittifakının anayasa taslağının ilham kaynaklarından biri oldu. Sn. Akşener de çalışmalarımı takdir ettiler. Bir saygı-sevgi bağı oluştu. Bu seçimler öncesi de sayın Akşener bana teveccüh gösterip adaylık teklif etti. Hem bu ‘ucube sisteme’ karşı mücadelesine büyük saygı duyduğum için, hem de bir kadın hakları savunucusu olarak ülkemizde cesur bir kadın liderin varlığına büyük önem verdiğim için, gurur duyarak kabul ettim. Ayrıca İYİ Parti’nin ilkeleriyle görüşlerim uyumlu: Çağdaş demokrasiye bağlıyım, Atatürk ilkelerine bağlıyım, vatanıma bağlıyım. İYİ Parti ailesi beni bağrına bastı ve bu yüzden müteşekkirim. İyi Parti’nin ve millet ittifakının bu seçimleri kazanması için ve 100. Yılda Cumhuriyet değerlerimiz ve demokrasimiz için, tüm gücümle mücadele edeceğim. Saygılarımla.”

    Güner’in açıklaması:

  • Alparslan Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş İYİ Parti Adana Milletvekili adayı oldu

    Alparslan Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş İYİ Parti Adana Milletvekili adayı oldu

    Seçimlere kısa süre kala siyasi partiler milletvekili aday listelerini hazırladı. Millet İttifakı ortaklarından İYİ Parti de listesini hazırlayıp Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

    ADANA’DAN 1. SIRA MİLLETVEKİLİ ADAYI

    İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, İYİ Parti Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır ve İYİ Parti Seçim İşleri Başkanı Şenol Sunat’ın YSK’ya verdiği listede bir isim dikkat çekti. MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş, İYİ Parti Adana 1. sıra milletvekili adayı oldu.

    TUĞRUL TÜRKEŞ, AK PARTİ’DEN ADAY OLDU

    İYİ Parti 2018 seçimlerinde Adana’da yüzde 12 oy almış ve 2 vekil çıkarmıştı. Ayyüce Türkeş’in ağabeyi Tuğrul Türkeş ise AK Parti’den milletvekili adayı gösterildi.

    AYYÜCE TÜRKEŞ KİMDİR?

    Ayyüce Türkeş, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucusu olan Alparslan Türkeş’in kızıdır. Doktor Ayyüce Türkeş, bilgisayar mühendisi Egemen Taş ile 2012 yılında evlenmiştir.

  • İYİ Parti’de listelerin açıklanmasına saatler kala sürpriz gelişme! Aytun Çıray milletvekilliği adaylığından çekildi

    İYİ Parti’de listelerin açıklanmasına saatler kala sürpriz gelişme! Aytun Çıray milletvekilliği adaylığından çekildi

    Millet İttifakı paydaşlarından İyi Parti‘nin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim etmesine saatler kala dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray, Milletvekilliği adaylığından çekildi.

    MİLLETVEKİLLİĞİ ADAYLIĞINDAN ÇEKİLDİ

    Çıray haberi Twitter hesabından duyurdu. Çıray’ın bundan sonraki süreçte, İYİ Parti’nin baraj altına düşen oylarını yükseltmek için çalışacağını söylemesi dikkat çekti.

    “BARAJ ALTINA DÜŞEN OYLARIMIZI YÜKSELTMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞACAĞIM”

    Çıray, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “14 Mayıs sonrası Türkiye’ye farklı zeminde katkıda bulunmak umuduyla İYİ Parti milletvekili adaylığımdan feragat ediyorum. İzmir’de saygıdeğer Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olması ve kriz sonrası baraj altına düşen oylarımızı yükseltmek için çok çalışacağım. Yaşasın Atatürk!”

    “300 ÇOĞUNLUĞUNU AŞAMAZSAK KILIÇDAROĞLU TOPAL ÖRDEK OLUR”

    Öte yandan Aytun Çıray, katıldığı bir YouTube yayınında ittifak olarak Meclis’te çoğunluğu sağlamaları gerektiğini belirtmişti. Çıray, “Bizim Millet İttifakı olarak iki tane hedefimiz var. Birinci aşamada 300 milletvekili yüzde yüz aşmalıyız. Çünkü Kılıçdaroğlu başkan seçilecek. Eğer 300 çoğunluğunu aşamazsak Kemal Kılıçdaroğlu topal ördek olur. Yani parlamentoda çoğunluğu kaybeden bir cumhurbaşkanının rahat çalışması, kararlar çıkarması zordur” demişti.

    “OY ORANI KRİZLE BİR MİKTAR AŞAĞIYA DÜŞTÜ”

    İYİ Parti lideri Meral Akşener’in 6’lı Masa’dan kalktığı süreçte oy oranlarının düştüğünü söyleyen Çıray, “Oy oranı meselesine gelince; bu krizden önce oy oranımız 17-20 bandındaydı. Evet, o krizle bir miktar aşağıya düştü. Şimdi tekrar 15 bandına oturuyoruz. Seçim bittiğinde 17 bandında olacağımızı düşünüyorum.” demişti.

  • YSK Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığını kabul etti, ilk tepki İYİ Parti’den geldi: Hukuk hiçe sayıldı

    YSK Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığını kabul etti, ilk tepki İYİ Parti’den geldi: Hukuk hiçe sayıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde aday olmasına itiraz eden İyi Parti, DEVA Partisi ve Memleket Partisi’nin Yüksek Seçim Kurulu‘na (YSK) ilettiği dilekçeler değerlendirildi. YSK Başkanı Ahmet Yener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığına yapılan itirazların değerlendirilerek oy birliğiyle reddedildiğimi belirtti. Yener, “Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığının önünde engel yok.” dedi.

    İYİ PARTİ’DEN KARARA TEPKİ

    Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına İYİ Parti de itiraz etmişti. İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, yaptığı yazılı açıklamada YSK’nın kararını şöyle değerlendirdi: “2007 yılı anayasa değişikliği ile gelen, cumhurbaşkanının görev süresinin beş yıl olduğuna ve bir kişinin en fazla iki kez cumhurbaşkanı olarak görev yapacağına ilişkin kuralın gereği, ikinci dönemini ifa etmekte olan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına ilişkin Yüksek Seçim Kurulu‘na yapmış olduğumuz itirazımızın temelinde, hukuk devletine ve anayasal ilkelere bağlılığımız ve hukuka olan saygımız vardır.

    “HUKUK İHLAL EDİLDİ”

    “O GÜN DEDİĞİMİZİ TEKRAR EDİYORUZ”

    Kuruluşundan itibaren İYİ Parti, milletimizle yapmış olduğu sözleşmenin gereği ve büyük milletimizin sesi olarak, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkesini geri dönülmez ve güçlü bir şekilde yeniden tesis azim ve kararlılığı ile hareket etmektedir.

    1 Nisan 2018’de on binlerle birlikte belirttiğimiz ilkelerimizden milim sapmadan ilerliyoruz. O gün dediğimizi bir kez daha tekrar ediyoruz. ‘Cumhuriyet ve demokrasi, tek kişinin eline bırakılamayacak kadar değerlidir; o değeri taşıyacak olan da demokratik parlamenter sistemdir.’ Yine o gün ilan ettiğimiz gibi ‘Bağımsız ve tarafsız olmayan yargıdan daha büyük bir ihanet düşünülemez’.

    “BUNU MUTLAKA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    İYİ Parti ve kurucu iradesi olduğumuz Millet İttifakı’nın Türk milletine vermiş olduğu en önemli söz, bağımsız ve tarafsız yargının tesisidir. Bunu mutlaka gerçekleştireceğiz. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le birlikte, tek kişinin sesi değil, milletin sesi olan bir düzeni hep birlikte inşa edeceğiz. Milletimiz emin olsun ki bağımsız ve tarafsız yargıyı tesis edeceğiz ve bir daha hiç kimse kendisini Anayasa’nın ve yasaların üstünde göremeyecektir. Hiçbir organ, hiçbir kimse, Anayasa’nın açık hükümlerini ‘yorum’ adı altında çiğneyemeyecektir.

    14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde milletimiz yeniden tarih yazacak ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. Cumhurbaşkanı olarak seçecek ve İYİ Parti’mizi büyük bir teveccühle birinci parti yaparak Gazi Meclis’imizde yeniden, ama güçlendirilmiş parlamenter sistemi inşa edecek anayasa değişikliğini yapabilecek çoğunluğu verecektir. Biliyor ve inanıyoruz ki hiç kimse milletten büyük değildir.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • İstifasıyla gündem yarattı! İYİ Partili isimlerden art arda Yavuz Ağıralioğlu paylaşımı

    İstifasıyla gündem yarattı! İYİ Partili isimlerden art arda Yavuz Ağıralioğlu paylaşımı

    İyi Parti‘ye altılı masada pusu kurulduğunu dile getiren ve Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına itirazlarıyla gündem olan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, partisinden istifa etti. Son olarak Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini ifade eden Ağıralioğlu, “Meral Akşener ile vedalaşmaya gidiyorum. İstifa edeceğim” diye konuştu.

    “GÖRDÜĞÜM LÜZUM ÜZERİNE İSTİFA EDİYORUM”

    Yavuz Ağıralioğlu, istifa dilekçesini Habertürk Tv’den Mehmet Akif Ersoy’a gönderdi. Ağıralioğlu’nun istifa dilekçesinde şu ifade yer aldı: “Gördüğüm lüzum üzerine İYİ Parti üyeliğimden istifa ediyorum. Gereğini arz ederim.”

    AKŞENER, AĞIRALİOĞLU İLE GÖRÜŞMEYECEK

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akşener’in Ağıralioğlu ile görüşmeyeceğini söyledi. Zorlu, “İstifa müessesi kişinin tek taraflı bir karar verme usulüdür. Böyle bir düşünce ve tutumun ifadesidir. Dolayısıyla Sayın Genel Başkanımızla bu kapsamda bir görüşme yapılması düşüncesi de anlam ve önemini yitirmiştir. Herhangi bir görüşme gerçekleşmeyecektir.” dedi.

    İYİ PARTİLİ RIDVAN UZ: ŞİMDİ NE OLDU?

    Sosyal medyada da istifasıyla birçok paylaşıma konu olan Ağıralioğlu’na, İYİ Parti Genel İdare Kurulu ve Kurucular Kurulu Üyesi Rıdvan Uz da tepki gösterdi. Twitter paylaşımında Uz, “Sormam gereken soru şu; Yavuz Ağıralioğlu hatırlarsın sanırım. Divanda senin de olduğun ortamda altılı masaya tekrar dönülmemesi konusunda ben görüş bildirirken, sen masaya dönülmesi konusunda el kaldırandın şimdi ne oldu?” ifadelerini kullandı.

    GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ERDEM: KİMSE KENDİNİ KANDIRMASIN

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem ise “Bu seçimde isimlerin önemi yok. Onun için hiç kimse kendini kandırmasın. Mazeret aramasın. Milleti aptal yerine koymasın. Her kim ki tek adam rejiminin değişmesi için çalışmaz ve hakka, hukuka, adalete aykırı, vatana, millete, insana zarar veren bu düzenin devamına en ufacık bir katkı sağlar, değirmenine su taşırsa hesabını tarih önünde bir gün muhakkak verir. Bu seçim iyilikle kötülüğün seçimi işte o kadar. Bu da böyle biline.” paylaşımında bulundu.

    KAVUNCU: AKŞENER’İN YANINDA DİMDİK DURACAĞIZ

    İYİ Parti Seçim Kampanyasından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Buğra Kavuncu da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Bu akşam alışılmış geri sayımlardan birisi yok. Durum açık ve net. 46 gün sonra Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı, İYİ Parti iktidar olacak. Alınan kararların arkasında, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in yanında dimdik duracağız. Endişelenmeyin, #TarihYazacağız”

  • Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini duyuran İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu’ndan istifa kararı: Akşener’le vedalaşmaya gidiyorum

    Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini duyuran İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu’ndan istifa kararı: Akşener’le vedalaşmaya gidiyorum

    İyi Parti‘ye altılı masada kumpas kurulduğunu dile getiren ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazlarıyla gündem olan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, istifa kararı aldı.

    “AKŞENER’LE VEDALAŞMAYA GİDİYORUM”

    Partisinden istifa edeceğini açıklayan Ağıralioğlu, “Meral Akşener ile vedalaşmaya gidiyorum, istifa edeceğim” diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU’NA OY VERMEYECEĞİM”

    Günlerdir siyaset kulislerinde adı geçen Ağıralioğlu son olarak Hürriyet’ten Abdülkadir Selvi’ye yaptığı açıklamada; 14 Mayıs seçimlerinde, Millet İttifakı’nın adayı olan Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini söyledi. İttifaka dahil olan İYİ Parti’nin bu açıklama sonrasında nasıl bir yol izleyeceği ise merak ediliyor.

    “DAYATILAN ADAYA KARŞIYIZ” DEMİŞTİ

    Geçtiğimiz hafta bir basın toplantısı düzenleyen Ağıralioğlu, “Biz bugün çok önemli bir eşiğe geldik. Milletimizin ihtiyacı böyle olduğu için arz ediyorum. Vicdan sıkışmıştır. Tarih sıkışmıştır. Tercih sıkışmıştır. Devletin şerefli makamlarını bölücülerin pazarlığı haline getirdiler. Kurucusu olduğumuz masada bize pusu kurulmasından rahatsızız. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığından rahatsız değiliz. Ama dayatılan adaya karşıyız.” demişti.

    “HEP KALBİMDEN GEÇENLERİ, DOĞRU BİLDİKLERİMİ SÖYLEDİM”

    Sözleri tepki çeken ve istifa etmesi beklenen Ağıralioğlu, konu hakkında yeni bir açıklama daha yapmıştı. Sosyal medyadan art arda paylaşım yapan Ağıralioğlu, şunları söylemişti:

    “Bugüne kadar da hep inandıklarımı konuştum, hep kalbimden gelenleri ve doğru bildiklerimi söyledim. Hiç riyakârlık yapmadım, milletime hiç yalan söylemedim, ne arkadaşlarımı ne milletimi kandırmadım ve bilerek yanlışı savunmadım. Bu dosdoğru istikamet üzere de bir hat inşa ettim. Siyasi rakiplerimize tenkitlerimizi ifade ederken kullandığım dile özellikle dikkat ettim. Ayrıştıran, kutuplaştıran ve milletimizi bıktıran kavga, hakaret ve tehdit diline de asla tevessül etmedim. Milletimizin hakkı için haykırdım ve doğru bildiklerimi de ısrarla savundum.

    “BU VEBALE ORTAK OLMAYACAĞIM”

    Bildiğiniz üzere, TBMM’de düzenlediğim basın toplantısı ile itirazlarımı ve şerhlerimi de ilkeli siyaset ve şahsiyetimize borcumuzun bir gereği olarak milletim ile paylaştım. Malum ve haklı itirazlarım sebebiyle de partimize 28. dönem milletvekili adaylık müracaatında bulunmadım. İrademi beyan ettim. İradem nettir ve zamanla anlaşılacaktır. Parti teşkilâtlarımızın hissiyatı ise bilinsin, duyulsun istiyorum. Gelen telefonlardan anlıyorum ki kızgın, kırgın, üzgün, hırpalanmış ve kahırlı bir şekilde oy verilecek. Ben kendi adıma bu vebale ortak olmayacağım.

    “İYİ PARTİ AİLESİNİN BU İTİRAZ SEBEBİYLE ÜZÜLMESİNİ İSTEMEM”

    Benim kararım, daha önce ifade ettiğim kendi sözlerimin gereğidir. Beş yıldır birlikte mücadele ettiğim; kendilerini çok sevdiğim, kendilerinin de beni çok sevdiğine inandığım İYİ Parti ailesinin hiçbir ferdinin, bu itiraz sebebiyle üzülmesini ve itham edilmesini de asla istemem.”

  • Yavuz Ağıralioğlu, Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecek

    Yavuz Ağıralioğlu, Kılıçdaroğlu’na oy vermeyecek

    İYİ Parti’ye altılı masada pusu kurulduğunu ifade eden ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazıyla gündem olan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, bu konudaki tavrını bir adım daha öteye taşıdı.

    “OY VERMEYECEĞİM”

    Günlerdir siyaset kulislerinde adı geçen Ağıralioğlu son olarak Hürriyet’ten Abdülkadir Selvi’ye yaptığı açıklamada; 14 Mayıs seçimlerinde, Millet İttifakı’nın adayı olan Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini söyledi. İttifaka dahil olan İYİ Parti’nin bu açıklama sonrasında nasıl bir yol izleyeceği ise merak ediliyor.

    “DAYATILAN ADAYA KARŞIYIZ”

    Geçtiğimiz hafta bir basın toplantısı düzenleyen Ağıralioğlu, “Biz bugün çok önemli bir eşiğe geldik. Milletimizin ihtiyacı böyle olduğu için arz ediyorum. Vicdan sıkışmıştır. Tarih sıkışmıştır. Tercih sıkışmıştır. Devletin şerefli makamlarını bölücülerin pazarlığı haline getirdiler. Kurucusu olduğumuz masada bize pusu kurulmasından rahatsızız. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığından rahatsız değiliz. Ama dayatılan adaya karşıyız.” demişti.

    “HEP KALBİMDEN GEÇENLERİ, DOĞRU BİLDİKLERİMİ SÖYLEDİM”

    Sözleri tepki çeken ve istifa etmesi beklenen Ağıralioğlu, konu hakkında yeni bir açıklama daha yapmıştı. Sosyal medyadan art arda paylaşım yapan Ağıralioğlu, şunları söylemişti:

    “Bugüne kadar da hep inandıklarımı konuştum, hep kalbimden gelenleri ve doğru bildiklerimi söyledim. Hiç riyakârlık yapmadım, milletime hiç yalan söylemedim, ne arkadaşlarımı ne milletimi kandırmadım ve bilerek yanlışı savunmadım. Bu dosdoğru istikamet üzere de bir hat inşa ettim. Siyasi rakiplerimize tenkitlerimizi ifade ederken kullandığım dile özellikle dikkat ettim. Ayrıştıran, kutuplaştıran ve milletimizi bıktıran kavga, hakaret ve tehdit diline de asla tevessül etmedim. Milletimizin hakkı için haykırdım ve doğru bildiklerimi de ısrarla savundum.

    “BU VEBALE ORTAK OLMAYACAĞIM”

    Bildiğiniz üzere, TBMM’de düzenlediğim basın toplantısı ile itirazlarımı ve şerhlerimi de ilkeli siyaset ve şahsiyetimize borcumuzun bir gereği olarak milletim ile paylaştım. Malum ve haklı itirazlarım sebebiyle de partimize 28. dönem milletvekili adaylık müracaatında bulunmadım. İrademi beyan ettim. İradem nettir ve zamanla anlaşılacaktır. Parti teşkilâtlarımızın hissiyatı ise bilinsin, duyulsun istiyorum. Gelen telefonlardan anlıyorum ki kızgın, kırgın, üzgün, hırpalanmış ve kahırlı bir şekilde oy verilecek. Ben kendi adıma bu vebale ortak olmayacağım.

    “İYİ PARTİ AİLESİNİN BU İTİRAZ SEBEBİYLE ÜZÜLMESİNİ İSTEMEM”

    Benim kararım, daha önce ifade ettiğim kendi sözlerimin gereğidir. Beş yıldır birlikte mücadele ettiğim; kendilerini çok sevdiğim, kendilerinin de beni çok sevdiğine inandığım İYİ Parti ailesinin hiçbir ferdinin, bu itiraz sebebiyle üzülmesini ve itham edilmesini de asla istemem.”

  • CHP’li Engin Altay, İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu’nun zehir zemberek sözleriyle ilgili soruya yanıt vermedi

    CHP’li Engin Altay, İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu’nun zehir zemberek sözleriyle ilgili soruya yanıt vermedi

    Bir süredir istifa edeceği söylenen İYİ Parti Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, TBMM’de bir basın açıklaması düzenleyerek Millet İttifakı’nda adaylık sürecinde yaşananlarla ilgili sert ifadeler kullandı. Ağıralioğlu, “Ağıralioğlu, “Devletin şerefli makamlarını bölücülerin pazarlığı haline getirdiler. Kurucusu olduğumuz masada bize pusu kurulmasından rahatsızız. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığından rahatsız değiliz. Ama dayatılan adaya karşıyız.” ifadelerini kullandı.

    “BİZ TERÖRÜN GÖLGESİNİN DÜŞTÜĞÜ YERDE OLMAYIZ”

    Ağıralioğlu sözlerine şöyle devam etti: “Umut olarak kurulmuş masanın başka bir gündemle iktidar heveslerinin aparatı olarak dönüştürülmesine karşı çıktık. Biz umut olarak kurulmuş bu masada, ümitlerine pusu kurulmuş bir partiyiz. HDP aday çıkarmayacağını açıkladı. Söylüyorum ki HDP’nin olduğu bir denklemde biz terörün gölgesinin düştüğü yerde olmayız. Türk devletine katil diyen HDP yöneticilerini görüyorum. Devlete katil derken cüretkarlığı bir kere PKK’ya katil diyerek gösteremediniz. Ben terörün gölgesinin düştüğü yerde, devletin örselenmesine razı değilim. İYİ Parti’nin emekleri ziyan edildi. İktidar olmadan bu kadar kuralsızlığı tehlikeli gördük.”

    CHP’Lİ ALTAY YANIT VERMEK İSTEMEDİ

    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’a katıldığı canlı yayında İYİ Partili Ağıralioğlu’nun sözleri soruldu. Daha önce Ağıralioğlu için Akşener’e “Kulağını çek” çağrısı yapan Altay, söz konusu soruya yanıt vermek istemeyerek “Başka soru sorun” diyerek geçiştirdi.

    KULAĞINI ÇEK POLEMİĞİ

    İYİ Partili Ağıralioğlu daha önce “Kılıçdaroğlu aday olursa kazanamaz endişesi mi duyuyorsunuz?” sorusuna, “Endişemiz var, evet.” yanıtını vermişti. Bu gelişme üzerine CHP’li Altay, İYİ Parti lideri Meral Akşener’e çağrı yaparak, “Her evin çocuğunun kusuruyla ilgili kulağı çekilecekse evin reisi çeker. Ben ne diyeyim daha bu böyle olmalı, bunu bekliyoruz.” demişti.

  • Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    Kulisleri hareketlendiren iddia: Millet İttifakı seçimi kazanırsa yeni Ekonomi Bakanı İYİ Partili Bilge Yılmaz olacak

    ABD’li medya kuruluşu Bloomberg’in 14 Mayıs seçimleriyle ilgili iddiası Ankara kulislerini hareketlendirdi. Millet İttifakı’nın seçimleri kazanması durumunda ekonominin başına DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın getirileceği konuşulurken, ABD basını bugün bambaşka bir iddia ortaya attı.

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan.

    “YENİ EKONOMİ BAKANI İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ OLACAK”

    Servis edilen haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi kaybetmesi halinde Millet İttifakı’nın yeni Ekonomi Bakanı olarak İYİ Partili Bilge Yılmaz’ı göreve getirmeye hazırlandığı iddia edildi.

    İYİ PARTİLİ BİLGE YILMAZ KİMDİR?

    Bilge Yılmaz, Yükseköğrenimini Boğaziçi Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, 1998 yılında, Wharton Okulu’nda ekonomi alanında akademisyenlik yapmaya başladı. 2021 yılında Türkiye’ye döndü, Döneminin en yüksek puanlı bölümü olmasının da etkisiyle, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünde tamamladı ve fizik alanında çift anadal yapmaya başladı. Her iki daldaki eğitimini Temmuz 1991’de tamamlayarak mühendis ve fizikçi unvanlarını aldı.

    2021’DE AKŞENER’İN DANIŞMANI OLDU

    İyi Parti‘de bulunmadan önce Yurt Partisi’nde Parti Meclisi Üyeliği makamında siyasette bulunmuştur. Nisan 2021’de gezi amacıyla Türkiye’ye geldiğinde ülkenin durumunu görerek, deneyimini siyasette değerlendirmeye karar verdi. Muhalefet partileriyle görüştü, Ekim 2021’de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in danışmanı oldu. Erhan Usta’nın grup başkanvekilliği görevine getirilmesi sonrasında, 23 Aralık 2021 tarihinde İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığına atandı.

  • Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini kabul etmediğini belirterek 6’lı Masa’dan zehir zemberek bir açıklama ile kalkmıştı. Yaşanan kriz 3 gün sonunda çözülürken, Meral Akşener masaya geri döndü ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi açıklandı.

    “30 CİVARINDA İSTİFA OLDU”

    Önceki gün HaberTürk yayınına katılan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasıyla yaşanan 3 günlük kriz sürecinde 25-30 bin civarında üyenin partilerinden istifa ettiğini açıkladı. Krizin İYİ Parti’ye oy kaybettirip kaybettirmediğine ilişkin soruya Erhan Usta “İYİ Parti burada oy kaybetmiş midir, ilk etapta olabilir. Üye istifaları olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30 bin civarında istifa oldu” yanıtını verdi.

    AKŞENER, İYİ PARTİ’YE ÜYE KAYBETTİREN AÇIKLAMASINDA NELER DEMİŞTİ?

    3 günlük 6’lı Masa krizi, Akşener’in kameralar karşısına geçip sert ifadelerle Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktığı konuşması ile başlamıştı. Daha sonradan metni kendisinin kaleme aldığını açıklayan Akşener, Türkiye’nin gündemine oturan konuşmasında şunları söylemişti:

    “Aziz milletim, kıymetli basın mensupları. En sonda söyleyeceklerimi, en başta söyleyeyim: Geldiğimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya, mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır, Türk Milleti’ne yapıldığı gibi ölüm ve sıtma arasında, bir tercihe zorlanmıştır. Ve elbette, buna boyun eğmeyecektir. Sağduyusunu azme çevirecek, kişisel ikbal hesapları için üretilmiş, devşirme bir siyasetin, hınk deyicisi olmayacaktır. Çünkü ben ve arkadaşlarım ülkemizin, 20 yılını harap eden, ucube bir zihniyete karşı ilk günden beri aynı yerde, aynı inançla, aynı kararlılıkla duruyoruz.

    “CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM’ DİYENLERİN KARŞISINDA DURDUK”

    Nasıl ki 2002 yılında illetin aleyhine plan yapanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2010 yılında milletin istikbaline kastedenlerin, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2015 yılında milletin canına kıyanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2017 yılında milletin kaderini tek bir kişinin iki dudağı arasına mahkûm etmek isteyenlerin karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2018 yılında milleti iki yumruk arasına sıkıştırıp birlik ve beraberliğinden etmeye çalışanların karşısında durduk bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2019 yılında milletin iradesine ipotek koymaya çalışanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2020 yılında milletin tercihlerini ‘Ceketimi assam seçilirim’ diyerek, hiçe sayanların, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz.

    “MİLLETİMİZİN DERTLERİNİ DİNLEDİK”

    Değerli basın mensupları; Biz bugünlere, dayatmalara direnerek geldik. Biz bugünlere kirli pazarlıkları reddederek geldik. Biz bugünlere alışılmış yenilgilere karşı çıkarak geldik. Nitekim bu doğrultuda siyasetimizin merkezine milletimizi alıp, memleketimizi il il, ilçe ilçe, karış karış gezdik. Milletimizin hem dert ve isteklerini, hem iktidara yönelik şikâyetlerini, hem de bizden, yani muhalefetten, beklentilerini dinledik. Nasıl ki; dinlediğimiz dertleri, istekleri ve şikâyetleri not edip, milletimizin sesini iktidara duyurduysak, aynı zamanda bizden, yani muhalefetten olan beklentileri de duyurmak ve karşılamak için yılmadan, yorulmadan çalıştık. Biz İYİ Parti olarak demokrasiye olan inancımız gereği her daim ortak aklın ışığında sorunları ve çözümleri konuşabilmeyi, hem çağın, hem de aklın, bir gereği olarak gördük.

    “İMAMOĞLU VE YAVAŞ’I ÖNERDİK”

    Bu sebeple de geçtiğimiz sene milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek, beş siyasi partiyle birlikte çok önemli bir adım attık. Tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak dertlerimize ve bu dertlerin çözümüne yönelik önerilerimize dair Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Anayasa Değişikliği Teklifi ve Ortak Politikalar Metni gibi birçok önemli konuda mutabakat sağladık. Ve dün gerçekleşen toplantıda nihayet, ortak cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartıştık. Bu doğrultuda beş siyasi parti tek bir ismi dile getirerek, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı yönünde görüşlerini beyan ettiler. Biz de İYİ Parti olarak üç yılı aşkın bir süredir sokaklarda, dükkânlarda ve meydanlarda sıklıkla duyduğumuz, milletimizin yoğun bir teveccüh gösterdiğine, hemen her yerde şahit olduğumuz ve yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında da uzun süredir Sayın Erdoğan’a karşı açık ara kazandığını gördüğümüz iki ismin adaylığı konusunda görüşümüzü beyan ettik. Bu iki isim, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’ydu.

    “ŞAHSİ HIRSLAR TÜRKİYE’YE TERCİH EDİLDİ”

    Bunun da yanında aday belirleme sürecinin sağlıklı yönetilmesi için her bir siyasi partinin ayrı ayrı belirleyeceği araştırma şirketlerinin yapacakları çalışmalar ışığında, ortak Cumhurbaşkanı adayının veriye dayalı, rasyonel ve objektif bir usul ile belirlenmesini de önerdik. Ancak maalesef ve maalesef, bu görüş ve önerilerimiz masadaki paydaşlar tarafından kesin bir biçimde reddedildi. Yani, milletimizin haklı beklentilerini, Masa’nın kararlarına yansıtma çabamız reddedildi. Ve Altılı Masa’nın son toplantısında bir “anlayışa” varıldı. Bu vesileyle anlamış olduk ki şahsi hırslar, Türkiye’ye tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, kişisel ajandalar uğruna mübah sayılan kuyruklu yalanlar, milletin kazandığı bir büyük hakikate tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, yenilgi yenilgi büyüyen küçük hesaplar, 85 milyonun kazandığı kutlu bir zafere tercih edilmiştir. Aziz milletim; Biz İYİ Parti’yi bunun için kurmadık. Kurulduğumuz günden bugüne kadar bir kez bile “Önce ben, önce İYİ Parti” demedik. “Önce millet, önce memleket” demekten, asla vazgeçmedik.

    “NOTER MASASINA DÖNDÜ”

    Bir kez bile milletimize verdiğimiz sözden dönmedik. Yeri geldi parti çıkarlarımızı göz ardı edip milletimiz için fedakârlık ettik. Yeri geldi şahsi hedeflerimizi kenara itip milletimiz için feragat ettik. Yeri geldi siyasi hesapları reddedip milletimizin için inat ettik. Hakarete uğradık, dişimizi sıktık. İftiraya uğradık, göğüs gerdik. Linç edildik, yıkılmadık. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden konuştuk, anlattık, dinlettik, gösterdik. Ancak, ne yazık ki olmadı, olamadı. Üzülerek söylüyorum ki, geldiğimiz son noktada dün itibariyle Altılı Masa artık millet iradesini, kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Milletimizin ortak iyiliği için iyi niyetle oturduğumuz bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği bir ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak, tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür. Ancak ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olmayacağız. 85 milyonun geleceğini kişilerin tahakkümüne teslim edip, tehlikeye atmayacağız. Cumhuriyetimizin yeni asrını göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. Türk Devleti’nin varlığını, Türk Milleti’nin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmayacağız.

    “YAVAŞ VE İMAMOĞLU’NA ÇAĞRIMDIR”

    Ülkemizi, sadece kriz üreten bir ucube sisteme mahkum etmeyeceğiz. İlk gün olduğu gibi bugün de inatla ve ısrarla “ben” değil, “biz” demeye devam edeceğiz. Millet iradesine uzanan elleri çekecek, tüm dayatmaları yıkacak ve milletimizin sesini tüm Türkiye’ye duyuracağız! İşte bu yüzden, buradan sizlerin aracılığıyla, Sayın Mansur Yavaş’a ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na bir çağrıda bulunmak istiyorum: Değerli Başkanlarım; Siz, bu milletin iradesiyle seçildiniz. Üzerinize atılan tüm iftiralardan alnınızın akıyla çıktınız. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkazın altında bile yalnız bırakmadınız. Ne mutlu size ki milletimiz gayretlerinizi gördü, yanınızda durdu. Milletimiz samimiyetinizi anladı, başının üstünde taşıdı. Milletimiz sizleri sevdi, bağrına bastı.

    “YA TARİH YAZACAĞIZ YA TARİH OLACAĞIZ”

    Size de ateşten bir gömlek giymeyi vazife kılmıştır. Bu vazife, Cumhuriyetimizin yeni asrının şafağında yepyeni bir sayfa açma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir dayatmayı değil, topyekûn bir dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir kişiyi değil, kendini milletten büyük gören çirkin bir zihniyeti yenme vazifesidir. Bu vazife, sadece bir seçimi değil, geleceğimizin tüm seçimlerini kazanma vazifesidir. Bu vazife, milletin sesini duyma vazifesidir. Bu vazife, millet iradesini yeniden hakim kılma vazifesidir. Bu vazife, milletin hakkını millete teslim etme vazifesidir. Bu vazife, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Atatürk’ümüzün muasır medeniyetler hedefine ulaşma vazifesidir.

    Nasıl ki bundan 100 yıl önce aynı vazife, şanlı bir iradeyi tüm engelleri aşıp Samsun’a çıkarttıysa, 100 yıl sonra bugün de bu vazife, prangalardan sıyrılıp milletin sinesine varmayı emretmektedir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife, reddedilemez bir vazifedir. Görmezden gelinemez bir vazifedir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir! Çünkü bu sözün sahibi millettir! Çünkü bu karar milletindir! Bu saatten sonra bizlere düşen bir seçim yapmaktır: Ya ışıl ışıl bir güneşin altında dimdik duracağız ya da uzayan gölgelerde kaybolacağız! Ya şanlı bir mücadelede milyonlarla yürüyeceğiz ya da trajik bir hikâyede figüranlık yapacağız! Ez cümle: Ya tarih yazacağız ya da tarih olacağız! İnanıyorum ki hep birlikte tarih yazacağız!