Etiket: Kurum

  • SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • SGK çalışanlarının EYT isyanı

    SGK çalışanlarının EYT isyanı

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • Bakan Kurum da vekillik yolunda! Aday gösterildiği yerin Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir anlamı var

    Bakan Kurum da vekillik yolunda! Aday gösterildiği yerin Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir anlamı var

    Ak Parti, 14 Mayıs Pazar günü yapılacak 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne katılacak milletvekili adaylarının listesini Yüksek Seçim Kurulu’na sundu. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 16 üyesi, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28.Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, Ak Parti‘den milletvekili adayı oldu.

    EN ÖNEMLİ YER VE SIRA BAKAN KURUM’A VERİLDİ

    Listenin en dikkat çeken noktası ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un İstanbul 1. Bölge 1. Sıradan aday gösterilmesi oldu. İstanbul 1. Bölge 1. Sıra adaylığı özellikle AK Parti içerisinde önemli bir yere sahip. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı sırasında her zaman İstanbul 1. Bölge 1. Sıradan aday olmuştu. Kurum’un da aynı yerden aday olması dikkatlerden kaçmadı.

    “ALLAH BİZİ BU MİLLETE MAHCUP ETMESİN”

    Adaylığının açıklanmasının ardından konuşan Kurum ise şunları söyledi: “Bugün gelişen 2 konu, bizim için çok özel bir anlam taşıyor. Birincisi İstanbul’da olmak. İkincisi ise Sayın Cumhurbaşkanımızın bizi İstanbul milletvekili adayı olarak takdir etmeleri, bizi bu güzellikler şehrine hizmete layık görmeleridir. Allah, bizi bu aziz millete, sizlere, teşkilatımıza, dava arkadaşlarımıza, kardeşlerimize mahcup etmesin. İstanbul şehirlerin, şehirciliğin tacıdır. Biz bir süredir yere düşen bu tacı, hak ettiği yere yeniden koyacağız. Bu şehri, halkımızın hakkı olan hizmetlere ve eserlere yeniden kavuşturacağız.”

    VİDEO PAYLAŞTI

    Kurum, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu açıklamasında ise “İstanbul, hepimizin hikâyesi! Ve bu hikâye durmayacak! Herkesin İstanbul’u için çok çalışmaya, mücadele etmeye hazırız! Cumhurbaşkanımızın takdirleri, milletimizin desteğiyle, AK Parti İstanbul Milletvekili olarak baş tacımız İstanbul’umuza hizmet edeceğiz” dedi.

  • Reuters’tan bomba iddia! Millet İttifakı kazanırsa ekonominin patronu belli

    Reuters’tan bomba iddia! Millet İttifakı kazanırsa ekonominin patronu belli

    Millet İttifakı’ndan toplam dört üst düzey kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, seçimin ardından ittifakta Babacan’ın ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini üstlenmesi bekleniyor. Aynı kaynaklar ittifakın hemen görevi devralıp çalışmalarına başlayacak TCMB başkanı adayının da “hazır” olduğunu belirtiyorlar.

    AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan ve ekonomide, diplomaside bakanlıklar da dahil önemli görevler üstlenen Babacan, 2020 yılı Mart ayında Demokrasi ve Atılım Partisi’ni (DEVA) kurdu. Uluslararası ekonomi çevreleri tarafından Erdoğan hükümetlerinde görev almadan önce pek tanınmayan Babacan görev aldığı sürede ise oldukça yüksek bir kredibilite elde etti.

    “PİYASA DIŞI UYGULAMALARA SON VERİLECEK”

    Reuters’ın görüşlerine başvurduğu ittifaktan tüm yetkililer piyasa dışı uygulamalara son verileceği, kurumlardaki hasarın restorasyonuna odaklanılacağı ve bunun için izlenecek adımlar konusunda hem fikirler. Millet İttifakı’ndan üst düzey bir yetkili, “Çok büyük ihtimalle, henüz verilmiş bir karar yok ama, Babacan’ın yöneteceği bir sistemde, önemli bakanlıkların diğer partiler tarafından üstlenileceği, kurum ve kuruluşların en uygun şekilde sorumlulara bağlanacağı bir yapı olacaktır… Hazine ve Maliye Bakanlığı da ikiye bölünebilir” dedi.

    Deva Partisi konu ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunmadı. Ancak Deva Sözcüsü İdris Şahin, “Merkez Bankası başkanı seçilirken liderlerin mutabakatıyla olacak ve bağımsız bir merkez bankası olacak. Diğer üst kurulların başkanları da seçilirken liderlerin mutabakatıyla liyakat sahibi, konunun uzmanı isimlerden seçilecek” dedi.

    SON VERİLMESİ PLANLANAN UYGULAMALAR

    Reuters’ın güncel olarak yetkililerden aldığı bilgilerde de bu belgelere benzer şekilde son verilmesi planlanan uygulamalar arasında şunlar öne çıktı: “Merkez Bankası (TCMB) kur kontrolü, enflasyona odaklanmayan faiz politikası, yarı serbest piyasa ekonomisi, Türk modeli ekonomi yönetimi, kurumlara krediye müdahale edilen yapı, TVF.”

    Aynı yetkili, “Oldukça fazla iş var. Bütün kurum başkanlarının ve üyelerinin gitmesi gerekiyor. Kurumlar çok zarar gördü. Bunların tekrar ayağa kaldırılması gerekiyor” dedi.

    CHP’li bir yetkili ise, “Ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceğine dair çalışmalar ve hazırlıklar var elbette. Kılıçdaroğlu göreve geldiğinde yapacağı ilk işlerden birinin TCMB Başkanı ve PPK üyelerini görevden almak olacağını söylemişti zaten. Şu anda TCMB Başkanlığı için genç, hem yurt içinde hem uluslararası arenada kredibilitesi olan, merkez bankacılığını bilen, hemen görevi devralıp çalışmalarına başlayacak bir aday var, o da hazır durumda” dedi.

    “Bağımsız bir TCMB olacak” diyen CHP’li yetkili, “Siyasi müdahaleler olmayacak. Ekonomi yönetimi açısından şu anda Deva Partisi ve Babacan daha çok hazır görünüyor. Partilerimizin ekonomi kadroları oldukça iyi ve iddialı… Serbest piyasa koşullarının uygulandığı bir yapıya kavuşacağız.”

  • Son Dakika: Kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren kanun teklifi Meclis’ten geçti

    Son Dakika: Kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren kanun teklifi Meclis’ten geçti

    Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda düzenlendi ve kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile ilgili alacaklara yapılandırma imkanı sunulacak.

    31 ARALIK 2022 TARİHİ ESAS ALINACAK

    Alacaklar için 31 Aralık 2022 tarihi esas alınıyor. Vergiler, vergi cezaları, idari ve adli para cezaları, gümrük vergileri, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi feri alacaklar kapsama dahil edilecek.

    MTV’DE YENİ DÜZENLEME

    İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden alacaklar da kesinleşmiş alacak olarak yapılandırılacak. Her bir taşıt için ödenecek olan MTV, taşıta ilişkin idari para cezaları ile geçiş ücretinin en az yüzde 10’unun ödenmesi şartıyla taksit ödeme süresince fenni muayeneye izin verilecek.

    BELEDİYELERE OLAN BORÇLAR YAPILANDIRILIYOR

    Belediyelerin su, atık su ve katı atık ücretleri ile sunduğu bazı hizmetlerden kaynaklanan ücret alacakları ile aldığı bazı paylar ile büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli ile harcamalara katılma payı alacakları ve YİKOB’ların alacakları yapılandırılacak.

    VERGİ CEZALARI

    Vergi cezaları/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin olarak dava açılmış olması halinde ödenecek tutarlar, düzenleme kapsamındaki idari para cezalarından ihtilaflı olanlar ile ecrimisillerden ihtilaflı olanların yapılandırılması da düzenleniyor. Düzenlemenin yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilecek. Düzenlemenin kapsadığı dönemlere ilişkin iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap olanların, cezanın yüzde 25’ini belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde cezanın kalan yüzde 75’inin tahsilinden vazgeçilecek.

    KURUMLARDAN TEK SEFERLİK EK VERGİ

    Depremzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması ve bölgenin yeniden inşası amacıyla kurumlardan tek seferlik ek vergi alınmasına ilişkin madde eklendi. Ayrıca, Kurumlar Vergisi mükellefleri tarafından 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek suretiyle, kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile indirimli kurumlar vergisine tabi matrahları üzerinden, dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin yüzde 10 oranında; kurumlar vergisi istisnaları ile yurtdışından elde edilen ve en az yüzde 15 oranında vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ise yüzde 5 oranında tek seferlik ek vergi alınacak.

    DÜZENLEMEDE TÜTÜN ÜRETİCİLERİ İÇİN DE MADDE VAR

    OHAL ilan edilen illerde Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen merkezlerdeki tütün üreticilerinin bir araya gelerek kurduğu tütün kooperatiflerince Türkiye’de üretilen, ‘Tek tütün çeşidinden üretilen sarmalık kıyılmış tütün mamulü’ tanımı ve standardına uygun nitelikteki mallar için özel tüketim vergisi oranının 31.12.2024 tarihine kadar yüzde 50 indirimli uygulanmasına imkan sağlanıyor.

  • Kentsel dönüşümde kira yardımları artırıldı! İşte il il ödenecek rakamlar

    Kentsel dönüşümde kira yardımları artırıldı! İşte il il ödenecek rakamlar

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde CNN Türk’teki “Tarafsız Bölge” programına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Kurum, kentsel dönüşümde vatandaşlara süreci yürütebilmesi amacıyla, kira yardımı, kamulaştırma yardımı, finans desteği ve faiz desteği gibi birçok destek verildiğini hatırlattı.

    KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KİRA YARDIMI ARTIRILDI

    Ülke genelinde devam eden kentsel dönüşüm projelerinde kira yardımının arttırıldığını belirten Bakan Kurum, “İstanbul’da 1500 lira olan kira yardımını 3 bin 500 liraya, Anadolu’da büyük illerimiz Ankara’mız, Bursa’mız, Antalya’mız ve İzmir’imizde 3 bin liraya çıkarıyoruz. Diğer Büyükşehirlerimizde 2 bin 500 liraya çıkarıyoruz. Kalan diğer illerimizde kira yardımını 2 bin liraya çıkartıyoruz. Nisan ayından itibaren inşallah yeni kira yardımlarını vatandaşlarımızın hesaplarına yatıracağız.” diye konuştu.

    “5 İLDE HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI BİTTİ”

    Deprem bölgesindeki 5 ilde hasar tespit çalışmalarının bittiği söyleyen Kurum, “1 milyon 700 bin bina incelendi. Hasarlı ve hasarsız binaları inceledik. Bu 5 milyon 10 bin bağımsız bölüme tekabül ediyor. 277 bin 971 binamız ve bunun karışlığı 817 bin 48 bölüm acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı olarak tespit edildi. 653 bin konutumuz acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı. Bu binaların tespitini yapıyoruz ve konutların yapımı için süreci başlatıyoruz. Biz depremin ilk günlerinde bir simülasyon yaptık. Orta hasarı saymadık ve 500 bin konutun olacağını öngördük. Az hasarlıları yıkmayacağız. Az hasarlı demek, sıva çatlağı, kapının kırılması gibi şeyler demek. 1 milyon 700 bin binanın 277 bini acil, orta ve ağır hasarlı.” dedi.

    “653 BİN KONUT YAPACAĞIZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Orta hasarlı binaları da aynı ağır hasarlı gibi güçlendirme yapmadan yeni bina yapıp vatandaşımıza teslim edelim” dediğini belirten Bakan Kurum, “Ayakta kalan binaların yüzde 20’sinin yıkılması gerekiyor. Orta hasarlıları da ağır hasarlı statüye koyduk. 653 bin bağımsız yapıyı tamamlayıp vatandaşa teslim edeceğiz. Bunun için de 1 yıla ihtiyaç var. Daha önce de teslim edeceğimiz konutlar olacak” diye konuştu.

    “HİÇBİR TOKİ KONUTU YIKILMADI”

    TOKİ konutlarının sağlamlığına işaret eden Kurum, “11 ilimizde 143 bin TOKİ konutumuz vardı. 1 tane vatandaşımızın burnu kanamadı. TOKİ yetkin bir kuruluşumuz. Ben de eski bir TOKİ çalışanıyım. Biz sahayı iyi biliyoruz. Bir inşaat nasıl yapılır, nasıl yapılmalı? En doğru zemine, en doğru teknik ile yapıyoruz. Temel sisteminizi ve tekniğinizi doğru seçmeniz gerekiyor. Perdelemenin yoğun olduğu bir sistem ile inşaları gerçekleştiriyoruz. Bu binaların hepsi yapılırken sıvılaşma riski var mı yok mu? Hepsine bakıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Bakan Kurum yıkılan bina sayısını açıkladı

    Bakan Kurum yıkılan bina sayısını açıkladı

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Murat Kurum, binlerce yurttaşın hayatını yitirmesine neden olan zelzeleler sonrası bölgedeki binalara ait bilgi verdi.

    Kurum, zelzele bölgesinde 1 milyon 728 bin binanın incelendiğini, 227 bin 27 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğunun tespitini yaptıklarını açıkladı.

    Kahramanmaraş Etraf ve Şehircilik Vilayet Müdürlüğü’nde düzenlenen Kahramanmaraş Proje Alanları Uyum Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan Kurum, sarsıntı bölgesinde arama kurtarma, insani yardım, süreksiz ve kalıcı barınma alanlarına yönelik çalışmaların eşzamanlı yürütülmesi için uğraş gösterdiklerini belirtti.

    Bakan Kurum, 7 bini aşkın çalışanla 11 vilayette hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü söz ederek, kelamlarını şöyle sürdürdü:

    “Depremden etkilenen vilayetlerimizde bugüne kadar 5 milyon 158 bin 93 bağımsız kısımdan oluşan 1 milyon 728 bin binada inceleme yapıldı. İçerisinde 637 bin 222 bağımsız kısımdan oluşan 227 bin 27 binanın acil yıkılacak, ağır hasarlı ve yıkık olduğunu tespitini yaptık. Kahramanmaraş’ta ise 123 bin 306 bağımsız kısımdan oluşan 48 bin 873 binanın acil yıkılacak, yıkık ve ağır hasarlı olduğunun tespitini yaptık.”

    “Kahramanmaraş’ta 88 bin 500 konut ve 18 bin 874 köy konutu inşa edilecek”

    Cumhuriyet tarihinin en büyük afet konut imal seferberliği kapsamında 11 vilayette eşzamanlı çalışmaların yürütüldüğünü hatırlatan Kurum, Kahramanmaraş’ta 88 bin 500 konut ve 18 bin 874 köy konutunun inşa edileceğini söyledi.

    Konutlarla ilgili birinci mukavelelerin 21 Şubat’ta yapıldığının duyurulduğunu tabir eden Kurum, Gaziantep’te 4 bin 442 konut ve 400 köy meskeni, Adıyaman’da 854 konut ve 250 köy konutu, Kilis’te 264, Hatay’da 296, Kahramanmaraş’ta 4 bin 590, Şanlıurfa’da 300, Malatya’da 2 bin 420 ve Osmaniye’deki konutlar olmak üzere 13 bin 866 konutun imalinin başladığını bildirdi.

    Kurum, yarın Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde 588 ve Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 1542 olmak üzere 2 bin 130 konutun daha kontratlarının yapılacağını söz ederek, “21 Şubat’tan 6 Mart’a kadar yaklaşık 21 bin konutumuzun üretimini başlatmış olacağız. Önümüzdeki 2 ay içerisinde 11 vilayetimizin tamamında toplam 244 bin 343 konutumuz ve yeniden köy evlerimizle bir arada 309 bin bağımsız kısmın inşa sürecini başlatmış olacağız” bilgisini paylaştı.

    247 kuşkulu tutuklandı

    Öte yandan, Kahramanmaraş merkezli zelzelelerde yıkılan ya da imara muhalif değişiklik tespit edilen binalarla ilgili soruşturmalarda 93’ü müteahhit, 123’ü yapı sorumlusu, 13’ü yapı sahibi ve 18’i binada değişiklik yapan olmak üzere 247 kuşkulu tutuklandı.

    78’i müteahhit, 177’si yapı sorumlusu, 37’si yapı sahibi ve 30’u binada değişiklik yapan olmak üzere 322 zanlı hakkında da isimli denetime hükmedildi.

    Ayrıca 198 kuşkulu hakkında yakalama kararı, 102 kişi hakkında da gözaltı talimatı verildi.

    Başsavcılıkların talimatıyla hala 2 kişi gözaltında bulunurken, şüphelilerden 35’inin hayatta olmadığı belirlendi. Yapılan incelemelerde 9 zanlının ise yurt dışında olduğu tespit edildi, 82 kuşkulu de tabirlerinin akabinde özgür bırakıldı.

  • Bakan Kurum: 534 bin bağımsız kısım yıkılacak

    Bakan Kurum: 534 bin bağımsız kısım yıkılacak

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zelzeleden etkilenen vilayetlerde esnaf için süreksiz iş yerlerinin kurulacağını belirtti.

    Bugünkü toplantıda hem hasar tespit durumlarını hem de yeni Malatya, yeni Akçadağ, yeni Doğanşehir’e ait kararları istişare ettiklerini bildiren Kurum, “Bilfiil yerinde, kentin tüm bileşenleriyle, buradaki kanaat başkanlarımızın talepleri neyse, demografik, kültürel yapı neyse hepsini içine alacak anlayışla çalışmalarımızı başlatıyoruz. Bu kapsamda inşallah yeni Malatya’yı yeni Doğanşehir’i, Akçadağ’ı daima birlikte inşa edeceğiz” diye konuştu.

    Hasar tespit çalışmalarına 7 bin işçi katılıyor

    Elazığ Sivrice merkezli sarsıntıda verilen kelamların yerine getirildiğini anımsatan Kurum, kelam verdikleri üzere konutları 1 yıl içerisinde etap etap teslim etmeye başlayacaklaranı söyledi.

    Bakan Kurum, Malatya ve öbür vilayetlerdeki hasar tespit çalışmalarının eş vakitli olarak 7 bin çalışanla yürütüldüğünü bildirerek, “Bugüne kadar 4 milyon 658 bin bağımsız kısımdan oluşan 1 milyon 316 bin binanın incelenmesi tamamlanmıştır. Malatya özelinde baktığımızda, hasar tespiti yüzde 80, hatta hasarın ağır olarak yaşandığı vilayet ve ilçe merkezindeki yerlerde yüzde 98 düzeyine gelmiştir. Bu kapsamda tüm Türkiye’de incelenen 1 milyon 316 bin binada, 534 bin bağımsız kısım ve 173 bin binanın ağır hasarlı, yıkık yahut acil yıkılacak olduğunun tespitini yaptık. Malatya vilayetimizde ise 27 bin binada 82 bin bağımsız kısmın acil yıkılacak ağır hasarlı yahut yıkık olduğunun tespitini yaptık. Bu bize şunu anlatıyor; 2 zelzele yaşadık. Birinci sarsıntıda Malatyalı kardeşlerimiz meskenlerini terk ettiler ve ikinci sarsıntıya birçok kardeşimiz dışarıda yakalandılar. Yıkımın fazla olması lakin vefatlarımızın hamdolsun az olmasının sebebi budur. Lakin Malatya’mızda da sahiden önemli yıkım kelam konusudur” bilgisini verdi.

    Ticari hayatın devamlılığı sağlanacak

    Bakan Kurum, kentin merkezi için mastır planlar hazırladıklarını, kentin demografik ve kültürel yapısını koruyacaklarını, esnaf, personel ve kentin ileri gelenlerinin talepleri doğrultusunda kent merkezlerini şekillendireceklerini anlattı.

    Burada gerekli imar düzenlemesini yeniden bu çerçevede gerçekleştireceklerini vurgulayan Kurum, “Vatandaşlarımızın, esnafımızın mağdur olmaması ismine, AFAD uyumunda nasıl süreksiz barınma alanları kuruyorsak esnafımız için de süreksiz iş yerlerinin kurulumunu yapmaya başlıyoruz. Belediyelerimizle kentin yaşaması, esnafımızın ticari hayatını faaliyetlerini devam ettirebilmesi ismine bu kararları almış bulunuyoruz” tabirlerini kullandı.

    “43 bin konut belirlenen rezerv alanlarda yapılacak”

    Malatya’da birinci etapta 500 konutu Gelincik Zirvesi’ndeki alana inşa edeceklerini ve inşaat sürecini süratli halde gerçekleştirmeye başlayacaklarını lisana getiren Kurum, “Malatya’da sarsıntının ağır olarak yaşandığı alanlardan başlıyoruz. Bu kapsamda Yeşilyurt İkizce hoş alan. Kentin hem doğusunda hem batısında hem kuzeyinde, bütün alanlarındaki genişlemeyi kentin 50 yılını planlayacak anlayışla yapıyoruz. Gelincik Doruğu daha evvel afet konutları yaptığımız alandı. Buradaki alanlarımızı kullanacağız. Çamurlu ve yeniden Altay Kışlası’ndan daha evvel çıkardığımız alanları kullanacağız ve 43 bin konutumuzu belirlediğimiz rezerv alanlarda yapacağız. Daha sonrasında bitirdiğimiz mastır planla kentin merkezinde yer artı 3-4 katı geçmeyecek, altında dükkanların olmadığı, ticari aksların bulunduğu, kentin yaşadığı, tarihi yapıtlarının korunduğu, ihya edildiği ki onu da Kültür Bakanlığımız bütün kentlerde eş vakitli yürütüyor. Münasebetiyle yeni Malatya’yı en inançlı, en sağlam, en yeşil haliyle çocuklarımıza, gelecek kuşaklarımıza inşa edeceğiz. Burada da yaklaşık 15 bin köy konutunun yapılması planlanmaktadır.”

  • Bakan Kurum: Deprem bölgesinde yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı bina sayısı 156 bin

    Bakan Kurum: Deprem bölgesinde yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı bina sayısı 156 bin

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kilis’te Afet Koordinasyon Merkezi’ndeki toplantının ardından hasar tespit çalışmaları ve yapılacak yeni konutlar hakkında bilgi verdi.

    “1 MİLYON 188 BİNANIN İNCELEMESİ TAMAMLANDI”

    Bakan Kurum, depremden etkilenen bölgelerdeki hasar tespit çalışmalarına ilişkin şunları söyledi; “Bugüne kadar 4 milyon 371 bin bağımsız bölümden oluşan 1 milyon 188 binanın incelemesi tamamlandı ve 507 bin bağımsız bölümden oluşan 156 bin binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğunun tespitini yaptık. Kilisimizde de 1575 binada 2 bin 366 bağımsız bölümün yine yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğunun tespitlerini yaptık.”

    Bakan Kurum deprem bölgesinde incelemelerde bulundu.

    “ORTA, AZ VE HASARSIZ BİNALARI TEKRAR İNCELEYECEĞİZ”

    Hatay’ın Defne ilçesinde 20 Şubat’ta meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Kurum, “Bugüne kadar incelenmiş olan 43 bin 624 bina ve 125 bin 187 bağımsız bölümden oluşan orta hasarlı, az hasarlı ve hasarsız tüm yapıları tekraren inceleyeceğiz. Tekraren bu yapılara gidip tek tek bu yapıların 6,4 ve 5,8 şiddetli depremlerde hasarlarının durumlarını yeniden gözden geçireceğiz. Diğer bölgelerden gelen talepler de oldukça fazla, oralarda da tekrar tespitlerimizi yapacağız.” diye konuştu.

    “270 BİN KONUT İNŞAATI BAŞLIYOR”

    Yapılacak yeni konutlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kurum, “İki ay içerisinde 200 bini konut, 70 bini köy evi olmak üzere 270 bin vatandaşımızı ailesiyle birlikte ev sahibi yapmak için inşa çalışmalarımıza başlıyoruz. İlerleyen günlerde de hasar tespit durumuna ve alanların master plan çalışmasının tamamlanmasına müteakip konutlarımızın etap etap ihalelerini gerçekleştireceğiz ve hızlı bir şekilde inşaat sürecine gireceğiz” dedi.

  • Bakan Kurum: İnşaat süreci 10 vilayette eş vakitli başlayacak

    Bakan Kurum: İnşaat süreci 10 vilayette eş vakitli başlayacak

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde üretimi süren konteynerlerde incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı.

    Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurum, sarsıntıdan etkilenen 10 vilayette vatandaşların süreksiz barınma muhtaçlıklarını karşılayacak yerlerin kurulumunu yaptıklarını, Gaziantep, Nurdağı ve İslahiye’de 4 bin 500 konteynerin kurulumunun devam ettiğini söyledi.

    Kurum, bugün prestijiyle bin konteynerin kurulumunun tamamlandığını lisana getirerek, “Vatandaşlarımızı konteyner kentlere yerleştiriyoruz. Başka taraftan da TOKİ’mizin uyumunda, 10 vilayette Bakanlığımızın tüm üniteleriyle tüm iştiraklerimizle inşaat sürecine gireceğiz ve hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip de etap etap inşaat süreçlerini 10 vilayette eş vakitli başlatacağız” sözlerini kullandı.

    Binaların taban artı 3-4 katı geçmeyecek ve altına dükkan olmadan inşa edileceğinin altını çizen Kurum, “Stabil bir betonarme olsun istiyoruz. Radye temel üzerine tünel kalıp sistemiyle gerçekleştireceğiz. TOKİ’yle yaptığımız 1 milyon 180 bin konutun hepsi dimdik ayakta, hiçbir bina yıkılmadı, hiçbir binada vatandaşımız hayatını kaybetmedi. Daha evvelki zelzelelerde olduğu üzere burada da inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bir yıl içerisinde vatandaşlarımızın konutlarını teslim ediyor olacağız” diye konuştu.

    “3-4 ay içinde sarsıntı bölgelerinde inşa faaliyetleri başlayacak”

    Kurum, hasar tespitinin tamamlanmasıyla etap etap ihaleleri ve mukaveleleri yapıp mart ayı prestijiyle inşaatlara süratli bir biçimde başlayacaklarını belirterek, “Bu süreci de 10 vilayetimizde ilçelerimiz dahil eş vakitli yürütmeyi planlıyoruz. Bütün planlarımızı yaptık. Çarşamba günü de tüm inşaat malzemecileriyle bir ortaya geleceğiz. Onlarla buradaki tedarik zincirini kuracağız zira 3-4 ay içerisinde bütün zelzele bölgelerinde inşa faaliyetleri başlayacak. Demirimizde, çimentomuzda, tedarikte rastgele bir sorun, sorun yok. Münasebetiyle daima birlikte nasıl zelzelenin birinci anında tüm Türkiye tek yürek olduysa bütün Türkiye’nin kalbi, yüreği zelzele bölgeleri için attıysa tıpkı anlayışla vatandaşlarımızı konutlarına sokana dek, onları sağlam, inançlı yapıya oturtana kadar 24 saat temeliyle çalışacağız” değerlendirmesini yaptı.

    İnşaat sürecinin tamamının uyumunun TOKİ, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, Emlak Konut Genel Müdürlüğü eliyle yapılacağını bildiren Kurum, gerek köylerde tek katlı yapıların vatandaşların, bölgenin kültürel dokusuna, toplumsal gereksinimleri doğrultusunda planladıklarını aktardı.

    “Ovalardan dağlara gerçek yerleşeceğiz”

    Kurum, bağışçı yahut konut yaptırmak isteyen vatandaşların AFAD üzerinden nakdi yardım yapıp konut yaptırabileceğini işaret ederek, kelamlarını şöyle tamamladı:

    “Kendisi yapmak istiyorsa da bizim çizeceğimiz, onaylayacağımız ve yeniden buradaki müşavirlik kontrol sürecini bizim yürüteceğimiz sistem dahilinde yapacak. Onun dışında rastgele bir yapılaşmaya müsaade etmeyeceğiz. Mümkün olan her vilayetimizde, ilçemizde ovalardan dağlara hakikat yerleşeceğiz. Olağan ki örneğin İslahiye’de dağdan fay sınırımız geçiyor. Hasebiyle orada fay sınırından uzak bir aralıkta en gerçek taban nereyse orada yerleşeceğiz.”