Etiket: Mahkeme

  • Yüksek Mahkeme ifşa davasında Macquarie’nin tarafını tuttu

    Yüksek Mahkeme ifşa davasında Macquarie’nin tarafını tuttu

    ABD Yüksek Mahkemesi oybirliğiyle aldığı bir kararla, şirketlerin mali sonuçlarını etkileyebilecek eğilimleri açıklamayarak menkul kıymet dolandırıcılığı yapmadığına, bu ihmalin başka bir beyanı yanıltıcı hale getirmediğine hükmetti. Cuma günü alınan karar Macquarie Infrastructure lehine olup, 2. ABD Temyiz Mahkemesi’nin daha önce verdiği ve Moab Partners Hedge fonunun açtığı toplu davanın ilerlemesine izin veren kararı tersine çevirdi.

    Görüşü kaleme alan Yargıç Sonia Sotomayor, 1933 tarihli Menkul Kıymetler Yasası’nın dolandırıcılık karşıtı hükmünün yanıltıcı yarı gerçekleri yasakladığını, ancak sessizliği otomatik olarak dolandırıcılık uygulamasına eşit tutmadığını açıkladı. Bu dava, Macquarie’nin 2016 ve 2018 yılları arasında yüksek kükürtlü akaryakıtın uluslararası aşamalı olarak kaldırılması nedeniyle iştirakinin gelirinin nasıl zayıfladığını açıklamadığı iddiaları etrafında şekillenmiştir.

    Moab Partners, 2018 yılında Macquarie’ye karşı açtığı davada, şirketin, şirketlerin mali durumlarını önemli ölçüde etkileyebilecek eğilimleri ve belirsizlikleri açıklamalarını zorunlu kılan bir SEC kuralını ihlal ettiğini iddia etti. Moab, iştirakin 2020 yılına kadar uluslararası düzenleyiciler tarafından aşamalı olarak kaldırılacak olan yük gemisi yakıtının depolanmasına olan bağımlılığının yatırımcılar için kritik bir bilgi olduğunu savundu.

    Yüksek Mahkeme’nin kararı, SEC açıklama kuralının ihlalinin, şirketlerin yaptıkları diğer açıklamaları yanıltıcı hale getirecek şekilde gerçekleri atlamalarını önlemek için tasarlanan dolandırıcılıkla mücadele yasası kapsamında tek başına yanıltıcı bir ihmal teşkil etmediğini göstermektedir.

    Mahkeme ayrıca, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun düzenleyici yetkileri aracılığıyla bu yasaları uygulama yetkisini elinde tuttuğunu belirterek, kararlarının şirketlere açıklama yasalarını ihlal etme konusunda dokunulmazlık sağlayabileceği yönündeki endişeleri de ele aldı.

    Yüksek Mahkeme’nin kararından önce, benzer davalarda alt mahkemelerin çelişkili kararları vardı. İş dünyası grupları, dava korkusunun yatırımcıları bilgiye boğabileceğini savundukları aşırı detaylı kurumsal açıklamalara yol açtığına dair endişelerini dile getirmişlerdi. Yüksek Mahkeme’nin kararı, federal menkul kıymetler yasası kapsamındaki kurumsal açıklama yükümlülüklerinin kapsamını netleştiren bir emsal teşkil ediyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • İsveç mahkemesi posta teslimatı anlaşmazlığında Tesla aleyhine karar verdi

    İsveç mahkemesi posta teslimatı anlaşmazlığında Tesla aleyhine karar verdi

    Tesla (TSLA) Perşembe günü, İskandinav bölgesindeki işçi sendikaları ile yoğunlaşan anlaşmazlık sırasında İsveç posta servisi ile olan yasal çatışmasında bir engelle karşılaştı.

    İsveç’teki bir mahkeme, PostNord’un şu anda Tesla’ya araç tescil plakalarını teslim etmek zorunda olmadığına karar verdi. Bu, toplu müzakereyi içeren iş sözleşmeleriyle ilgili bir tartışmadaki en son olaydır.

    İsveç, Norveç ve Danimarka’da, 27 Ekim’de iş bırakma eylemine başlayan İsveçli IF Metall otomotiv teknisyenlerini destekleyen işçi sendikalarının elektrikli otomobil üreticisiyle bir iş sözleşmesi talep etmesi nedeniyle Tesla üzerindeki baskı artıyor.

    Tesla, İskandinav ülkelerini önemli bir pazar olarak görmekle birlikte, çalışanlarının IF Metall tarafından talep edilen koşulları zaten karşıladığını veya aştığını belirterek toplu iş görüşmelerine katılmama politikasını benimsiyor.

    Tesla’nın bu tür iş sözleşmelerine girmeyi reddetmesinin ardından, Danimarka’daki önde gelen bir emeklilik fonu Perşembe günü Tesla’daki tüm hisselerini sattığını bildirdi.

    Perşembe günü alınan yargı kararı, Tesla’nın PostNord’a karşı, çalışanların ilgili grevin bir parçası olarak yeni otomobilleri için plaka dağıtımını durdurması nedeniyle açtığı davanın ardından gelen bir ön işlemdir. Bu mahkeme kararı, mahkeme nihai kararını verene kadar geçici bir düzenleme niteliği taşıyor.

    Solna bölge mahkemesi, “Bölge mahkemesi, PostNord’un dava sonuçlanana kadar Tesla’ya teslimat yapmasına gerek olmadığına karar verdi” dedi.

    Diğerlerinin yanı sıra liman işçileri, araç operatörleri, elektrik işçileri ve temizlik personeli IF Metall’i desteklemek için Tesla için çalışmayı ya reddediyor ya da reddetmeyi düşünüyor.

    İlgili greve katılan PostNord çalışanlarını örgütleyen sendika Seko, mahkemenin son kararını memnuniyetle karşıladı.

    Seko Başkanı Gabriella Lavecchia, “Bu, İsveç toplu iş sözleşmesi modelini korumakla ilgili ve bu yaklaşım üzerinde hem siyasi hem de işgücü piyasası katılımcıları arasında yaygın bir mutabakat var” dedi.

    Geçtiğimiz yıl Norveç, yeni araç satış hacmi bakımından Tesla’nın dördüncü en büyük pazarı olurken İsveç beşinci sırada yer aldı.

    PostNord anlaşmazlığıyla ilgili olarak 27 Kasım’da alınan bir mahkeme kararı, İsveç Ulaştırma Ajansı’nın Tesla’ya araç tescil plakası dağıtmak için bir yol bulmasını gerektirdi. Ancak ajans temyiz başvurusunda bulunarak bu karara itiraz etti.

    Bazı İsveç emeklilik fonları Tesla’yı sendika ile müzakerelere katılmaya çağırdı. Ancak, en azından şimdilik Tesla hisselerini henüz satmadılar.

    TSLA hisseleri Perşembe günü öğleden sonraki borsa seansında %0,61 oranında yükseldi.

    Bu makale yapay zeka yardımıyla oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından gözden geçirilmiştir. Daha fazla bilgi için Hüküm ve Koşullarımıza bakın.

  • IRS vergi soruşturmasında American Express verileri için mahkeme onayı aldı

    IRS vergi soruşturmasında American Express verileri için mahkeme onayı aldı

    İç Gelir Servisi (IRS), Gary Lizalek’in vergi işleriyle ilgili soruşturmasında yasal bir zafer elde etti ve bir mahkeme American Express’e gönderdiği celpleri onayladı. Bugün onaylanan karar, Wisconsin Doğu Bölgesi Sulh Yargıcı Stephen C. Dries tarafından geçen hafta Salı günü verilen bir karardan kaynaklanıyor. Wisconsin Doğu Bölgesi Yargıcı Stephen C. Dries’in geçtiğimiz hafta Salı günü verdiği karardan kaynaklanıyor. Bu gelişme, IRS’nin Lizalek’in 2017-2020 yılları arasındaki vergi uyumuna ilişkin devam eden soruşturmasında önemli bir adımdır.

    Olayda Gary Lizalek, IRS’nin belirtilen dönemdeki geliriyle ilgili belge talebine direnmişti. Vergi dairesi, Lizalek’in vergi yükümlülüklerine ışık tutabilecek mali kayıtlar için American Express’e başvurdu. Mahkemenin celpnameleri onama kararı, American Express’in artık IRS’nin bilgi talebine uymak zorunda olduğu anlamına geliyor.

    Bu celplerin uygulanması, IRS’nin vergi uyumluluğunu sağlama konusundaki kararlılığının ve bireylerin talep edilen bilgileri vermemesi durumunda yasal yollara başvurma isteğinin açık bir göstergesidir. Sonuç, kurumun soruşturma görevlerinin bir parçası olarak üçüncü taraflardan gerekli kayıtları alma yetkisini güçlendirmektedir.

    Mahkemenin geçen hafta aldığı ve bugün onaylanan kararı, vergi mükelleflerinin IRS’nin belge taleplerine uyma yükümlülüğünün altını çiziyor. Mahkemenin Lizalek’in vergi beyannamelerinin doğruluğunu tespit etmek için IRS’nin eylemlerini onayladığı bu davada gösterildiği gibi, uyumsuzluk, uygulanabilir celplere yol açabilir.

    Wisconsin Doğu Bölgesi mahkemesinin bu yasal desteği, vergi mükellefleri için vergi konularında şeffaflık ve işbirliğinin önemi hakkında bir hatırlatmadır. IRS, Lizalek’in 2017’den 2020’ye kadar olan mali işlemlerine ilişkin soruşturmasını sürdürürken, American Express gibi finans kuruluşlarının ilgili bilgileri sağlamadaki rolü her zamankinden daha önemli hale geliyor.

    InvestingPro İçgörüleri

    IRS’nin yasal zaferi ve American Express’e mali kayıtlar için celp gönderilmesi ışığında, American Express’in (AXP) sağlam mali durumunu göz önünde bulundurmak yerinde olacaktır. InvestingPro verilerine göre American Express, 2023’ün 3. çeyreği itibariyle son on iki ayda %9,58’lik güçlü bir gelir artışıyla desteklenen 120,61 milyar dolarlık sağlıklı bir piyasa değerine sahip. Bu finansal güç, aynı dönemde %55,91’lik brüt kâr marjı ile daha da vurgulanmaktadır.

    InvestingPro İpuçları, American Express’in yüksek kazanç kalitesine sahip olduğunu, serbest nakit akışının net geliri aştığını ve sağlam bir finansal temele işaret eden yüksek bir yatırım sermayesi getirisi sağladığını göstermektedir. Dahası, şirket 53 yıl üst üste etkileyici bir şekilde temettü ödemelerini sürdürerek hissedar getirilerine olan bağlılığını pekiştirmiştir. American Express’in finansal ölçümlerini ve Tüketici Finansmanı sektöründeki stratejik konumunu daha derinlemesine incelemek isteyen okuyucular için InvestingPro bir dizi ek ipucu sunuyor. Şu anda, American Express için abonelerin erişebileceği 13 InvestingPro İpucu daha bulunmaktadır.

    İlgilenenler için, InvestingPro aboneliği şu anda %55’e varan indirimle özel bir Siber Pazartesi indiriminde. Yatırımcılar ve sektör gözlemcileri için paha biçilmez olabilecek kapsamlı bir analiz sağlayan 2 yıllık InvestingPro+ aboneliğinde ek %10 indirim elde etmek için sfy23 kupon kodunu kullanın.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Hiranur Vakfı’ndaki yıkım durduruldu

    Hiranur Vakfı’ndaki yıkım durduruldu

    Hiranur Vakfı’nın Sancaktepe’deki binasının bazı bölümlerinin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince yıkılması, mahkeme kararıyla geçici olarak durduruldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri, Hiranur Vakfı’nın Sancaktepe’deki külliyesinin ruhsata aykırı olarak yapılan kaçak bölümünü geçtiğimiz günlerde yıkmıştı. Yapıların yıkımı sürerken vakfın avukatı tarafından yürütmenin durdurulması istemiyle idare mahkemesine başvuruda bulunuldu.

    Yapılan başvuruda, İBB ile Sancaktepe Belediyesi’nin yapı tatil tutanaklarının birbirleriyle çeliştiğini belirterek ilk mescit katının ruhsatının olduğunu, projeye uygun yapıldığını ve devam eden bir yapı imalatının da bulunmadığını ifade edildi.

    İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İBB’den yapıyla ilgili olan tahliye kararı, yıkıma dair tutanağı ve konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının onaylı bir örneğini talep etti.

    Mahkeme, İBB’ye savunma ve ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için 30 gün süre vererek, savunma ve ara karar cevabı gelinceye kadar ya da verilen süre geçinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına hükmetti.

    Mahkeme kararının tebliğ edilmesinin ardından yıkım işlemi durduruldu. – İSTANBUL

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
  • Senegal’de muhalif lider Sonko’nun duruşması 30 Mart’a ertelendi

    Senegal’de muhalif lider Sonko’nun duruşması 30 Mart’a ertelendi

    Senegal‘de muhalif lider ve cumhurbaşkanı adayı Ousmane Sonko hakkında Turizm Bakanı Mame Mbaye Niang’e iftira attığı gerekçesiyle açılan davanın duruşması 30 Mart’a ertelendi.

    Muhalefetteki PASTEF partisi ve “Yewwi Askan Wi” koalisyonunu lideri Sonko hakkında Turizm Bakanı Niang’ın açtığı hakaret davasında duruşma 3. kez ertelendi.

    Sonko’nun, Dakar’ın Cite Keur Gorgi Mahallesi’ndeki evi güvenlik kordonu altına alınırken, Sonko’nun mahkemeye kendi aracıyla gidişine izin verilmedi.

    Polis, Sonko’nun evinin etrafında toplanan destekçilerini dağıtmak için biber gazı kullandı, Sonko’yu da konvoyla polis aracıyla mahkemeye götürdü.

    Dakar Mahkemesinde görülen davada, polis, mahkeme önünde toplanan Sonko destekçilerine yeniden müdahale etti.

    Duruşmada Bakan Niang hazır bulunurken, Sonko’nun avukatları, müvekkillerinin ve bir meslektaşlarının biber gazına maruz kaldığı ve mahkemeye götürülürken yaralandığı gerekçesiyle duruşmanın ertelenmesi talebinde bulundu.

    Sonko ve Sonko’nun avukatlarından Cledor Cire Ly, duruşma esnasında salonda çıktı ve sağlık ekipleri tarafından muayene edildi.

    Duruşma, Sonko tarafının talebiyle 30 Mart’a ertelendi.

    Dakar’da hayat durma noktasına geldi

    Duruşma öncesi ve esnasında Dakar’daki birçok ana yol ve geçiş noktası trafiğe kapandı, birçok dükkan ve iş yeri kepenk kapattı, okullar güvenlik gerekçesiyle tatil edildi.

    Yasal olarak son kez ertelenen duruşmada 30 Mart’ta karar çıkması bekleniyor.

    Sonko hakkında 2021’de bir güzellik salonu çalışanına tecavüz ettiği iddiasıyla açılan başka bir dava daha bulunuyor.

    Gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu duyuran Sonko iki davadan birinde hüküm giyerse seçilme hakkını kaybedecek.

    Sonko, davaların “siyasi bir komplo” olduğunu iddia ederek adaylığını engellemek için Cumhurbaşkanı Macky Sall’i, kendisine “tuzak kurmakla” suçluyor.

    3. dönem adaylık tartışmaları

    Senegal’de 25 Şubat 2024’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine 1 yıldan az bir süre kala adaylık tartışmaları hız kesmeden devam ediyor.

    Üst üste 2 dönem cumhurbaşkanı seçilen mevcut Cumhurbaşkanı Macky Sall’in 3. dönem için aday olup olmayacağı merak ediliyor.

    Anayasaya göre, cumhurbaşkanının üst üste en fazla 2 dönem görev yapabildiği ülkede Sall’in olası adaylığının büyük ölçekli sokak olaylarına sebebiyet vereceği tahmin ediliyor.

    Cumhurbaşkanı Sall, aday olup olmayacağına ilişkin henüz net bir açıklama yapmazken, Sonko ve destekçileri hiçbir şekilde Sall’in adaylığını tanımayacaklarını söylüyor.

    Destekçilerinin büyük bir kısmı gençlerden oluşan 49 yaşındaki Sonko, 24 Şubat 2019’daki cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 15,67 oranında oy alarak 3. olmuştu.

    Sonko, geçen yıl yapılan yerel seçimlerde güneydeki Ziguinchor kentinin belediye başkanı seçilmişti.

    Kaynak: AA / Güncel
  • “Hazine yardımından vazgeçmeye hazırız” diyen Bahçeli’den AYM’ye HDP tepkisi: Bu karar gafilliktir

    “Hazine yardımından vazgeçmeye hazırız” diyen Bahçeli’den AYM’ye HDP tepkisi: Bu karar gafilliktir

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP’nin kapatılması istemiyle AYM’de açılan dava devam ediyor. Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    BLOKE KARARI KALDIRILDI

    Bu kararın kaldırılması talebi, AYM Genel Kurulu tarafından bugün ele alındı. AYM,HDP’nin hazine yardımı hesabına tedbiren konulan bloke kararını oy çokluğuyla kaldırdı. Mevzuata göre HDP’ye bu sene 179 milyonu 10 Ocak’a kadar olmak üzere 539 milyon TL Hazine yardımı yapılacak.

    “HAZİNE YARDIMLARI DEPREM BÖLGESİNE GÖNDERİLSİN” ÇAĞRISI

    Bugün partisinin MYK, MDK üyeleri ve milletvekilleriyle Genel Merkez’de bir araya gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yaptığı konuşmada bu karara tepki gösterdi. Bahçeli, “Son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan siyasi partilere her yıl hazineden ödenmek üzerine 5 binde 2’si oranında ödenek belirlenmektedir. Bu ödenek hazine yardımı yapılacak siyasi partiler arasında YSK tarafından ilan edilen oy oranlarına ilişkin bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenmektedir. 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için siyasi partilere yapılan hazine yardımlarının deprem bölgelerine gönderilmesi yönünde çağrıda bulunuyoruz. Biz bu yardımdan vazgeçmeye varız.” dedi.

    “HDP ADAY ARIYORSA, AYM BAŞKANI ARAYIP DA BULAMAYACAKLARI ÖZELLİKLERE SAHİP”

    Bahçeli, şöyle devam etti: “Diğer siyasi partilerden de hassasiyeti ümit etmektedir. Biz böyle düşünürken Anayasa Mahkemesi’nin HDP ile ilgili aldığı karar gafilliktir. AYM oy çokluğuyla karar almış ve yine safını belli etmiştir. HDP’nin kapatılması istemiyle AYM nezdinde açılan dava devam ediyorken terör ve bölücülük yatağının alacağı yardıma bloke konmuştu. Bu mahkeme söz konusu blokeyi kaldırmış HDP’ye hazinenin kasasını açmıştır. Bu karara oy veren mahkeme üyeleri vicdanlarını sesi değil ihanetin sesini dinlemiştir. Hukukun siyasileştiğini iddia eden gürültü kirliliği yapan müfterilerin hiçbir eleştirisi duyulmamıştır. İşlerine geldi mi adalet derler, gelmedi mi adaletin rafa kaldırıldığını iddia edecek kadar ikiyüzlüdürler. Önümüzdeki seçimden sonra Cumhur İttifakı’nın yegane hedeflerinden biri yeni anayasadır. AYM’nin kuruluş ve yargılama esasları kökten değiştirilmeli, hainlere zeytin dalı uzatan kahredici mevcut yapısı bütünüyle tasfiye edilmelidir. AYM, Türk milletinin mahkemesi değildir. Teröristlere hazine yardımını açan melanet olarak algılıyoruz. HDP kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı hedefliyorsa AYM başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahiptir.

    “AYM’NİN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ARKA BAHÇESİ OLMASI HUKUK KATLİDİR”

    AYM’nin bölücü terör örgütünün arka bahçesi olması hukuk katlidir. Buna göz yumamayız. Böylesi alçalmayı sineye çekemeyiz. Şehitlerin kemiklerini sızlatan kahramanlarımızı incitip yok sayan mahkemeyi biz de yok sayarız. Suçlunun masum kabul edilip, masumların suçlandığı Türkiye olamaz. Cumhur İttifakı böylesi kepazeliğe müsaade etmeyecektir. Teröristi aklayan mahkeme yapısına sonuna kadar karşı çıktık. Türk adaletine verilen zararı cübbe giyip karar açıklayan üyeleri nasıl tamir edecektir. Kandilden 3-5 terörist olsaydı aynı karar aynı şekilde çıkmayacak mıydı? Bu soruların cevabını AYM üyeleri değil aziz milletimiz 14 Mayıs’ta verecek ve hesabını soracaktır.

    “KIZILELMA ÜLKÜSÜYLE KENETLENELİM”

    Cumhur İttifakı’nın atacağı her adım daha umutlu, huzurlu bir Türkiye’ye doğru yol alıştır. Bizim siyasetimiz korkaklara karşı cesurların direncidir. Duruşumuzu talana ve yalana karşı faziletin inayetidir. Gelin haklı mücadeleye dahil olun. Tarihi görevde sizin de payınız olsun. Kızılelma ülküsüyle kenetlenelim. Bu tarihte 13. cumhurbaşkanını seçeceğiz hem de 28. dönem TBMM’yi belirleyeceğiz. Cumhurbaşkanı Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ikinci dönemde de çok yüksek oy oranıyla seçilmesi, başarılı çalışmalarına ara vermeden devam etmesidir. Nihai arzumuz Cumhur İttifakı’nın TBMM’de çok güçlü temsil imkanına kavuşmasıdır.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk dönemi muazzam icraatlara sahne olmuştur. Türk milleti tarihiyle, kültürüyle uyumlu muazzam bir yönetim sistemini tercih etmiş. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine şahsın rejimi diyenler utanmadan damgalı müfterilerdir.”

  • Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Son Dakika: Pınar Gültekin cinayetinde sanık Cemal Metin Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Muğla’da üniversite öğrencisi 27 yaşındaki Pınar Gültekin’i boğduktan sonra varile koyup yakan tutuklu sanık Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan haksız tahrik hükümleri uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Kardeşi Mertcan Avcı’ya ise ‘suç delilerini gizleme, değiştirme ve yok etme’ suçundan 4 yıl hapis cezası verildi.

    NE OLMUŞTU?

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020’de kayboldu. Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı’nın gösterdiği yerdeki varilde, Gültekin’in kısmen yanmış cesedine ulaşıldı.

    KARDEŞİ DE TUTUKLANDI

    Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan tutuklandı. Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklandı. Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konulup tahliye edildi. Pınar Gültekin’in ailesinin avukatı, sanık Cemal Metin Avcı’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın da ‘Delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme’ suçunu işlediğini iddia edip şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Ekim 2020’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Muğla Sulh Ceza Hakimliği de karara yapılan itirazın, kesin olarak reddine hükmetti.

    Mertcan Avcı ve Cemil Metin Avcı

    AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ

    Davanın 24 Ocak 2022’de görülen 9’uncu duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Pınar Gültekin’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliğiyle kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı’nın, ‘Canavarca hisle öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mertcan Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması’, Cemal Metin Avcı’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini yok etmek ve gizlemek’ suçlarından cezalandırılmasını istedi.

    Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı, 21 Şubat’ta, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ten tutuklandı.

    Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Mertcan Avcı’nın, Pınar Gültekin’in bulunduğu varildeki yangını önleyecek, sonlandıracak ve ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmadığına yer verilerek, ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianame, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme heyeti, suça doğrudan etki edebilecek nitelikteki delillerin toplanmadan hazırlandığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verdi. Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün, iade kararına itiraz ederek, Mertcan Avcı hakkında yürütülen soruşturmada, mevcut verilerle toplanabilecek tüm delillerin toplandığını, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğini anlattı.

    Savcılığın itirazını değerlendiren Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Kararda, itirazın kabulünün gerekçesi için, “Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Pınar’ın kesin ölüm sebebiyle zamanının belirlenmesi için mevcut veriler bağlamında mümkün olan tüm tespitler yapılarak iddianamenin düzenlendiği kanaati oluştuğundan, yeniden rapor alınmasının artık mahkemenin takdirinde olduğu, iddianamenin iade kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.

    Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna avukatı itiraz etti. İtirazı değerlendiren Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Avcı’nın mevcut delil durumu, aynı delil durumuyla sanığın tutuklanma taleplerinin reddedilmesi, kaçma şüphesinin olmaması, adli kontrol tedbirlerine uyması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere tahliyesine karar verdi.

    ANNE HAKKINDA DAVA

    Cemal Metin Avcı’ya, 14 Şubat’ta görülen davanın 10’uncu duruşmasında, “Seni öldüreceğim, öldüreceğim köpek. Sen niye orada konuşuyorsun köpek” diye hakarette bulunduğu gerekçesiyle anne Şefika Gültekin hakkında, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 4 yıl 4 ay hapis istendi. İddianame mahkeme tarafından kabul edilip, anne Gültekin hakkında kamu davası açıldı.

    HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİYLE 23 YIL HAPİS

    Davanın 16 Mayıs’ta görülen 12’nci duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürmek’, kardeşi Mertcan Avcı’nın da ‘Canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirak’ten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    Mütalaada Eda Karagün, Şükrü Gökhan Orhan, anne Ayten ve baba Selim Avcı’nın da ‘Suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 20 Haziran’da görülen davanın 13’üncü duruşmasında, Cemal Metin Avcı’nın ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, 23 aydır tutuklu Avcı’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi, ardından haksız tahrik indirimi uygulayıp, cezayı 23 yıl hapse düşürdü. Tutuksuz kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın ise beraatine karar verildi. Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı kararı istinafa taşıdı.

    İZMİR’DE YENİDEN HAKİM KARŞISINDALAR

    Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Mahkemesi, davanın yeniden görülmesine karar verdi. 16 Şubat’ta görülen duruşmada esas hakkında mütalaasını açıklayan savcı, Cemal Metin Avcı ve kardeşi Mertcan Avcı hakkında ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi. Savcı, Mertcan Avcı’nın olay yerine Gültekin varilde yakılmaya başladığında geldiğini ve uzunca bir süre sanık olan ağabeyle varildeki yanma işleminin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Savcı, Cemal Metin Avcı’nın olay yerinden bir süreliğine ayrıldığı sırada kardeşi Mertcan Avcı’nın varildeki alevlerin tamamen sönmesini beklediği vurgulandı. Savcı, mütalaasında ayrıca Cemal Metin Avcı’nın ilişkisinin açığa çıkmasından korkup, plan yaparak Gültekin’i bağ evine götürdüğü ve burada etkisiz hale getirdikten sonra metal varile koyduğu, odun parçaları ve daha önceden temin ettiği benzinle yaktığını belirtti. Mertcan Avcı’nın varilin içerisinde maktulün olduğunu bilmediğine yönelik savunmasının da inandırıcı olmadığına da mütalaada yer verildi.

  • Öldürüp Kızılırmak’a atmışlardı! Hasan ve Şeyma’yı katleden sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

    Öldürüp Kızılırmak’a atmışlardı! Hasan ve Şeyma’yı katleden sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

    Olay, geçen yıl 25 Mart’ta saat 16.00 sıralarında, Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde meydana geldi. Özel şirkette çalışan Hasan Aydoğan (21) ve Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu’nda Yaşlı Bakım Bölümü öğrencisi kız arkadaşı Şeyma Demir (18), 40 BB 601 plakalı otomobildeyken, yanlarına Kırşehir Belediyesi’nde 8 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Şefik Ekici (35) ve Sami Aydoğan (32) geldi. Ellerindeki kelepçelerle kendilerini polis olarak tanıtan güvenlik görevlileri, Şeyma Demir ve Hasan Aydoğan’dan araçtan çıkmalarını istedi. Demir ve Aydoğan, araçtan indikten sonra duruma tepki gösterdi. Aydoğan ve Demir’in ellerini ters kelepçeleyip otomobillerine bindiren 2 kişi, daha sonra bölgeden 50 kilometre uzaklaşıp, Kortulu köyü yakınlarındaki Kızılırmak Nehri’ne geldi. Burada Aydoğan ve Demir’i öldüren şüpheliler, cesetlerini nehre attı. Otomobili de temizleyen şüpheliler, köyden uzaklaştı.

    GÜVENLİK KAMERALARINA YAKALANDILAR

    Çocuklarına ulaşamayan aileler, durumu polise bildirdi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde ormanda terk edilmiş otomobil ihbarı aldı. İncelemede, otomobilin Hasan Aydoğan’a ait olduğu belirlendi. Polisin aramasında araçta Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir’e ait cep telefonları ve genç kıza ait kişisel eşyasının olduğu çanta bulundu. Çalışmalarını bölgede yoğunlaştıran ekipler, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. İncelemede beyaz bir otomobilin Aydoğan ve Demir’in bulunduğu alana gelip, kısa süre sonra uzaklaştığı belirlendi. Mobese görüntülerinde Hasan ve Şeyma’nın otomobilde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Şefik Ekici ve Sami Aydoğan, emniyetteki işlemlerinin ardından, mahkemece tutuklandı.

    CANSIZ BEDENİ ÇOBAN BULDU

    İki şüphelinin sorgularında ‘Cesetleri Kızılırmak Nehri’ne attık’ itirafı sonrası polis, jandarma, sağlık, AFAD ve su altı arama kurtarma ekipleri, bölgede çalışma başlattı. Şeyma Demir’in olaydan 3 gün sonra kıyıya vurmuş halde cesedi bulundu. Demir’in ellerinin ters kelepçelendiği, ayaklarının iple bağlandığı ve ensesinden tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Kayıp olan Hasan Aydoğan’ın cesedine ise 77 gün sonra ulaşıldı. Ceset, çoban Hızır İlyas Aydemir tarafından kente yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Kızılırmak Nehri’nde bulundu. Sudan çıkarılan Aydoğan, otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından Aydoğan’ın cenazesi Dedeli köyünde toprağa verildi. Tutuklanan sanıklar Şefik Ekici ve Sami Aydoğan hakkında ise 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Sami Aydoğan ve Şefik Ekici, SEGBİS ile katıldı. Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir’in yakınları da duruşmada hazır bulundu.

    “ADALETE GÜVENİYORUM”

    Tutuklu sanık Şefik Ekici, mahkemedeki savunmasında, “Bu olayda Sami Aydoğan ile fikir birlikteliğimiz olmamıştır. Tamamen kendisinin tasarlayarak, kurguladığı olaydan ibarettir. Eski ifadelerimin geçerli olmasını talep ediyorum. Adalete güveniyorum” dedi.

    Sanık Sami Aydoğan ise “Şefik Ekici’nin mahkemeye sunduğu ses kaydı gerçek dışıdır. O sesler bana ait değildir. Eski savunmamın geçerli olmasını talep ediyorum. Mahkemenize güveniyorum” ifadelerine yer verdi.

    AKLİ DENGELERİ YERİNDE

    Sanık avukatlarının talep ettiği akli denge raporlarında 2 sanığın akli dengelerinin yerinde olduğu raporu mahkemeye sunuldu. Mahkeme heyeti yaptığı yargılamada, tutuklu 2 sanığa ‘Kasten öldürme’ suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis ve ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 15’er yıl hapis cezası verdi. 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 37 yıl 6’şar ay hapis cezası alan 2 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    İDAM CEZASI TALEBİ

    Mahkeme sonrası açıklamalarda bulunan Aydoğan ailesinin avukatı Mehmet Ali Alan, “Hunharca, canice öldürülen 2 gencin katillerinin kararları verildi. İkisi de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Ayrıca cinsel saldırıdan ve özgürlüğü yoksun bırakmadan ceza yediler. Ben buradan hükümete sesleniyorum. Kadınlara tecavüz sonucu öldürme eylemlerine kesinlikle idam cezası getirilmeli. Aksi takdirde bugün yüz kızartıcı suçlar, ağır şekilde işlenen cinayetler devam edip gelmektedir. Bunların yaşanmaması için idam cezasının getirilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Profesör Şenol’u “dana dili” ile tehdit eden sanık hakkında yakalama kararı

    Profesör Şenol’u “dana dili” ile tehdit eden sanık hakkında yakalama kararı

    Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, Twitter hesabından muayenehanesinin önüne “dana dili” bırakılarak ölümle tehdit edildiğini belirtip paylaşım yaptıktan sonra geçen yıl temmuz ayında polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Şenol’un kendisini tehdit ettiğini ileri sürdüğü Mustafa Yücel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile Eskişehir’de gözaltına alındı. Hakkında, ‘tehdit’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme ve yayma’ suçundan işlem yapılan Yücel’in ifadesi alındı. Yücel, ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    “UZUN ZAMANDIR BU OLAYLARIN İÇERİSİNDEYİM”

    Ankara 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Mustafa Yücel’in yargılandığı davanın bugünkü ilk duruşmasına; sanık Yücel katılmazken, müşteki Prof. Dr. Şenol ile avukatları hazır bulundu. Prof. Dr. Şenol, bir kadın ve bilim insanı olarak yaşadıklarının kabul edilebilir şeyler olmadığını belirterek, “Uzun zamandır bu olayların içerisindeyim. Sayın mahkemenizden empati yapmasını rica ediyorum” dedi.

    “KAMERA KAYITLARINI İZLEDİĞİMİZDE GÖRDÜM”

    Duruşmada dinlenen tanıklardan A.Z., Şenol’un ofisinin bulunduğu binada görevli olduğunu belirtti. Sanığı tanımadığını ve görmediğini belirten A.Z., “Olayı bizzat görmedim. Geçen yıl temmuz ayında görev yaptığım apartmandaki kafe çalışanı yanıma gelip bir şahsın Esin Hanıma limonata sipariş ettiğini söyledi. Ben de Esin Hanımın ofisinde olmadığını belirterek kendisini geri çevirdim. Limonatayı alıp Esin Hanımın sekreterine götürdüm. Bu olaydan önce Esin Hanımın ofisinin önüne dana dili bırakılmıştı. Bu olaya bizzat tanıklık etmedim. Ancak haber verilince kamera kayıtlarını izlediğimizde, erkek bir şahsın poşetle getirdiği dana dilini kapıya bıraktığını gördüm.” diye konuştu.

    YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

    Mahkeme hakimi, tanıkları dinledikten sonra sanık Yücel hakkında “adli kontrol tedbirlerini ihlal ettiği” gerekçesiyle tutuklamaya yönelik yakalama kararına hükmetti. Hakim ayrıca sanığın savunmasının mahkemece alınmasına karar verdi. Diğer tanıkları dinleyen mahkeme, duruşmayı 4 Nisan’a erteledi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • 16 yaşındaki Sıla’yı vahşice öldüren katil, cinsel istismardan da hapis cezasına çarptırıldı

    16 yaşındaki Sıla’yı vahşice öldüren katil, cinsel istismardan da hapis cezasına çarptırıldı

    Giresun‘da, 16 yaşındaki Sıla Şentürk’ü bıçaklayarak öldüren, bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hüseyin Can Gökçek’in çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı davada mahkeme kararını verdi. Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına, maktule yönelik “çocuğun cinsel istismarı” suçundan 16 yıldan 20 yıla, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan da 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanan sanık Gökçek, tutuklu bulunduğu Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi üzerinden katıldı.

    MAHKEME KARARINI AÇIKLADI

    Sıla Şentürk’ün anne ve babasının katılmadığı duruşmada sanık Gökçek, pişman olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından sanıkla ilgili kararını açıkladı.

    19 YIL HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

    Gökçek, “çocuğun cinsel istismarı” suçundan 16 yıl 8 ay, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

    AİLESİYLE YAŞADIĞI EVDE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

    16 yaşındaki Sıla Şentürk, ailesiyle yaşadığı eve Ankara’dan gelen Hüseyin Can Gökçek (21) tarafından 16 Şubat 2022’de bıçaklanarak öldürülmüştü. 29 Aralık 2022 tarihinde görülen duruşmada, Hüseyin Can Gökçek, maktul Sıla Şentürk’e yönelik eylemi nedeniyle “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alırken, mahkeme heyeti, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulamamıştı.

    Kaynak: AA / Güncel