Etiket: Masa

  • Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    Akşener’in 6’lı Masa resti İYİ Parti’ye pahalıya mal oldu! İşte o süreçte istifa edenlerin sayısı

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini kabul etmediğini belirterek 6’lı Masa’dan zehir zemberek bir açıklama ile kalkmıştı. Yaşanan kriz 3 gün sonunda çözülürken, Meral Akşener masaya geri döndü ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi açıklandı.

    “30 CİVARINDA İSTİFA OLDU”

    Önceki gün HaberTürk yayınına katılan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasıyla yaşanan 3 günlük kriz sürecinde 25-30 bin civarında üyenin partilerinden istifa ettiğini açıkladı. Krizin İYİ Parti’ye oy kaybettirip kaybettirmediğine ilişkin soruya Erhan Usta “İYİ Parti burada oy kaybetmiş midir, ilk etapta olabilir. Üye istifaları olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 25-30 bin civarında istifa oldu” yanıtını verdi.

    AKŞENER, İYİ PARTİ’YE ÜYE KAYBETTİREN AÇIKLAMASINDA NELER DEMİŞTİ?

    3 günlük 6’lı Masa krizi, Akşener’in kameralar karşısına geçip sert ifadelerle Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktığı konuşması ile başlamıştı. Daha sonradan metni kendisinin kaleme aldığını açıklayan Akşener, Türkiye’nin gündemine oturan konuşmasında şunları söylemişti:

    “Aziz milletim, kıymetli basın mensupları. En sonda söyleyeceklerimi, en başta söyleyeyim: Geldiğimiz noktada İYİ Parti bir kıskaca alınmış, bir dayatmaya, mecbur bırakılmış, tıpkı yıllardır, Türk Milleti’ne yapıldığı gibi ölüm ve sıtma arasında, bir tercihe zorlanmıştır. Ve elbette, buna boyun eğmeyecektir. Sağduyusunu azme çevirecek, kişisel ikbal hesapları için üretilmiş, devşirme bir siyasetin, hınk deyicisi olmayacaktır. Çünkü ben ve arkadaşlarım ülkemizin, 20 yılını harap eden, ucube bir zihniyete karşı ilk günden beri aynı yerde, aynı inançla, aynı kararlılıkla duruyoruz.

    “CEKETİMİ ASSAM KAZANIRIM’ DİYENLERİN KARŞISINDA DURDUK”

    Nasıl ki 2002 yılında illetin aleyhine plan yapanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2010 yılında milletin istikbaline kastedenlerin, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2015 yılında milletin canına kıyanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki, 2017 yılında milletin kaderini tek bir kişinin iki dudağı arasına mahkûm etmek isteyenlerin karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2018 yılında milleti iki yumruk arasına sıkıştırıp birlik ve beraberliğinden etmeye çalışanların karşısında durduk bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2019 yılında milletin iradesine ipotek koymaya çalışanların karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Nasıl ki 2020 yılında milletin tercihlerini ‘Ceketimi assam seçilirim’ diyerek, hiçe sayanların, karşısında durduk, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz.

    “MİLLETİMİZİN DERTLERİNİ DİNLEDİK”

    Değerli basın mensupları; Biz bugünlere, dayatmalara direnerek geldik. Biz bugünlere kirli pazarlıkları reddederek geldik. Biz bugünlere alışılmış yenilgilere karşı çıkarak geldik. Nitekim bu doğrultuda siyasetimizin merkezine milletimizi alıp, memleketimizi il il, ilçe ilçe, karış karış gezdik. Milletimizin hem dert ve isteklerini, hem iktidara yönelik şikâyetlerini, hem de bizden, yani muhalefetten, beklentilerini dinledik. Nasıl ki; dinlediğimiz dertleri, istekleri ve şikâyetleri not edip, milletimizin sesini iktidara duyurduysak, aynı zamanda bizden, yani muhalefetten olan beklentileri de duyurmak ve karşılamak için yılmadan, yorulmadan çalıştık. Biz İYİ Parti olarak demokrasiye olan inancımız gereği her daim ortak aklın ışığında sorunları ve çözümleri konuşabilmeyi, hem çağın, hem de aklın, bir gereği olarak gördük.

    “İMAMOĞLU VE YAVAŞ’I ÖNERDİK”

    Bu sebeple de geçtiğimiz sene milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek, beş siyasi partiyle birlikte çok önemli bir adım attık. Tüm farklılıklarımıza rağmen Türkiye için ortak dertlerimize ve bu dertlerin çözümüne yönelik önerilerimize dair Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Anayasa Değişikliği Teklifi ve Ortak Politikalar Metni gibi birçok önemli konuda mutabakat sağladık. Ve dün gerçekleşen toplantıda nihayet, ortak cumhurbaşkanı adayının kim olacağını tartıştık. Bu doğrultuda beş siyasi parti tek bir ismi dile getirerek, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı yönünde görüşlerini beyan ettiler. Biz de İYİ Parti olarak üç yılı aşkın bir süredir sokaklarda, dükkânlarda ve meydanlarda sıklıkla duyduğumuz, milletimizin yoğun bir teveccüh gösterdiğine, hemen her yerde şahit olduğumuz ve yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında da uzun süredir Sayın Erdoğan’a karşı açık ara kazandığını gördüğümüz iki ismin adaylığı konusunda görüşümüzü beyan ettik. Bu iki isim, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’ydu.

    “ŞAHSİ HIRSLAR TÜRKİYE’YE TERCİH EDİLDİ”

    Bunun da yanında aday belirleme sürecinin sağlıklı yönetilmesi için her bir siyasi partinin ayrı ayrı belirleyeceği araştırma şirketlerinin yapacakları çalışmalar ışığında, ortak Cumhurbaşkanı adayının veriye dayalı, rasyonel ve objektif bir usul ile belirlenmesini de önerdik. Ancak maalesef ve maalesef, bu görüş ve önerilerimiz masadaki paydaşlar tarafından kesin bir biçimde reddedildi. Yani, milletimizin haklı beklentilerini, Masa’nın kararlarına yansıtma çabamız reddedildi. Ve Altılı Masa’nın son toplantısında bir “anlayışa” varıldı. Bu vesileyle anlamış olduk ki şahsi hırslar, Türkiye’ye tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, kişisel ajandalar uğruna mübah sayılan kuyruklu yalanlar, milletin kazandığı bir büyük hakikate tercih edilmiştir. Anlamış olduk ki, yenilgi yenilgi büyüyen küçük hesaplar, 85 milyonun kazandığı kutlu bir zafere tercih edilmiştir. Aziz milletim; Biz İYİ Parti’yi bunun için kurmadık. Kurulduğumuz günden bugüne kadar bir kez bile “Önce ben, önce İYİ Parti” demedik. “Önce millet, önce memleket” demekten, asla vazgeçmedik.

    “NOTER MASASINA DÖNDÜ”

    Bir kez bile milletimize verdiğimiz sözden dönmedik. Yeri geldi parti çıkarlarımızı göz ardı edip milletimiz için fedakârlık ettik. Yeri geldi şahsi hedeflerimizi kenara itip milletimiz için feragat ettik. Yeri geldi siyasi hesapları reddedip milletimizin için inat ettik. Hakarete uğradık, dişimizi sıktık. İftiraya uğradık, göğüs gerdik. Linç edildik, yıkılmadık. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden konuştuk, anlattık, dinlettik, gösterdik. Ancak, ne yazık ki olmadı, olamadı. Üzülerek söylüyorum ki, geldiğimiz son noktada dün itibariyle Altılı Masa artık millet iradesini, kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Milletimizin ortak iyiliği için iyi niyetle oturduğumuz bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği bir ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak, tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür. Ancak ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olmayacağız. 85 milyonun geleceğini kişilerin tahakkümüne teslim edip, tehlikeye atmayacağız. Cumhuriyetimizin yeni asrını göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. Türk Devleti’nin varlığını, Türk Milleti’nin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına bırakmayacağız.

    “YAVAŞ VE İMAMOĞLU’NA ÇAĞRIMDIR”

    Ülkemizi, sadece kriz üreten bir ucube sisteme mahkum etmeyeceğiz. İlk gün olduğu gibi bugün de inatla ve ısrarla “ben” değil, “biz” demeye devam edeceğiz. Millet iradesine uzanan elleri çekecek, tüm dayatmaları yıkacak ve milletimizin sesini tüm Türkiye’ye duyuracağız! İşte bu yüzden, buradan sizlerin aracılığıyla, Sayın Mansur Yavaş’a ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na bir çağrıda bulunmak istiyorum: Değerli Başkanlarım; Siz, bu milletin iradesiyle seçildiniz. Üzerinize atılan tüm iftiralardan alnınızın akıyla çıktınız. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkazın altında bile yalnız bırakmadınız. Ne mutlu size ki milletimiz gayretlerinizi gördü, yanınızda durdu. Milletimiz samimiyetinizi anladı, başının üstünde taşıdı. Milletimiz sizleri sevdi, bağrına bastı.

    “YA TARİH YAZACAĞIZ YA TARİH OLACAĞIZ”

    Size de ateşten bir gömlek giymeyi vazife kılmıştır. Bu vazife, Cumhuriyetimizin yeni asrının şafağında yepyeni bir sayfa açma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir dayatmayı değil, topyekûn bir dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Bu vazife, sadece bir kişiyi değil, kendini milletten büyük gören çirkin bir zihniyeti yenme vazifesidir. Bu vazife, sadece bir seçimi değil, geleceğimizin tüm seçimlerini kazanma vazifesidir. Bu vazife, milletin sesini duyma vazifesidir. Bu vazife, millet iradesini yeniden hakim kılma vazifesidir. Bu vazife, milletin hakkını millete teslim etme vazifesidir. Bu vazife, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Atatürk’ümüzün muasır medeniyetler hedefine ulaşma vazifesidir.

    Nasıl ki bundan 100 yıl önce aynı vazife, şanlı bir iradeyi tüm engelleri aşıp Samsun’a çıkarttıysa, 100 yıl sonra bugün de bu vazife, prangalardan sıyrılıp milletin sinesine varmayı emretmektedir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife, reddedilemez bir vazifedir. Görmezden gelinemez bir vazifedir. Çünkü bu çağrının sahibi millettir! Çünkü bu sözün sahibi millettir! Çünkü bu karar milletindir! Bu saatten sonra bizlere düşen bir seçim yapmaktır: Ya ışıl ışıl bir güneşin altında dimdik duracağız ya da uzayan gölgelerde kaybolacağız! Ya şanlı bir mücadelede milyonlarla yürüyeceğiz ya da trajik bir hikâyede figüranlık yapacağız! Ez cümle: Ya tarih yazacağız ya da tarih olacağız! İnanıyorum ki hep birlikte tarih yazacağız!

  • Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Liberal Demokrat Parti (LDP) eski Genel Başkanı Cem Toker, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye seslendi. Toker, “Öfkenizde çok haklı olabilirsiniz. Ama bence lütfen öfkenizi yeniniz. Ülkenin bekası için, öfkeniz sağduyunuzun önüne geçmemeli. Cehennemin yoluna taş döşemiş siyasetçi konumuna düşmeyiniz.” dedi.

    “SAMİMİ OLDUĞUNUZDAN ŞÜPHEM YOK”

    Toker’e İnce’den yanıt geldi. Toker’e hitaben iki sayfalık mektup kaleme alan Muharrem İnce, tek adayla seçimlere girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşündüğünü belirtti. İnce, mektubunda şu değerlendirmelerde bulundu: “Sn. Cem Toker Twitter’dan bana yazdığınız açık mektubu dikkatlice okudum. Samimi olduğunuzdan şüphem yok, o nedenle hem size hem de sizin nezdinizde aynı düşüncede olan samimi seçmenlere kendi açımdan meseleyi anlatmak için bu mektubu yazıyorum.

    “KİMLERİN SESİ OLDUĞUMUZU ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

    Bildiğiniz üzere, 2018 seçimleri sırasında ve sonrasında defalarca kamuoyu ile paylaştığım gelişmelerden sonra partimden ayrılıp yol arkadaşlarımla birlikte yaklaşık 2 yıl önce Memleket Partisi’ni kurduk. O günden bugüne kadar da sürekli ülkeyi dolaşarak yaptığımız mitinglerde, TV programlarında, sosyal medyada, gazetelerde neden böyle bir yola çıktığımızı amacımızı, kimlerin sesi olduğumuzu anlatmaya çalıştık.

    “”ÖFKE İLE YOLA ÇIKMADIK”

    Kanaatinizin aksine öfke ile yola çıkmadık, aklımız bize mevcut muhalefet yapısı ile Erdoğan’ın devrilemeyeceğini söylediği için ve artık bu duruma katlanamadığımız için çıktık. Gönüllülerinden başka destekçisi olmayan, üyelerinin bağışları ile ayakta duran 2016 model bir otobüsten başka mal varlığı olmayan bu partinin ömrünün uzun olamayacağını düşünmüş olacaklar ki muhalefetten kimse bizi bir masaya davet etmedi.

    “SARAYA GİDEN CHP’Lİ İFTİRASINI ATIP KENARA ÇEKİLDİLER”

    Ayrıca yaklaşık 3 yıldır dillendirdiğimiz konular duymazdan gelindi. 2018 yılı seçimlerinde neden 12 bin sandığa gözlemci konulmadığı açıklanmadı. Secim sistemini takip etme iddiasıyla kurulduğu söylenen sistemin seçim gecesi neden çöktüğünün hesabı verilmedi. Cumhurbaşkanı kampanyası sırasında bana yakın olduğu bilinen milletvekillerinin neden listelere konulmadığı açıklanmadı. Seçimlerden sonra seçimlerin değerlendirildiği toplantıya neden Cumhurbaşkanı adayının çağrılmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Saraya giden CHP’li iftirasını atıp kenara çekildiler. Seçim gecesine ilişkin başlatılan linç kampanyasını organize eden parti yetkilileri görevde tutuldu.

    “TASFİYE EDİLMEK İÇİN ADAY GÖSTERİLDİM”

    “CHP PARTİ YÖNETİMİ, ERDOĞAN GİBİ İŞİNE GELMEYEN ŞEYLERİ DUYMAZDAN GELDİ”

    Demem o ki, CHP parti yönetimi aynı Erdoğan gibi işine gelmeyen şeyleri duymazdan geldi işine gelmeyen gelişmeleri de son derece demokrat (!) yöntemlerle bastırdı.

    “ÇAĞRILARIM DUYMAZDAN GELİNDİ”

    Yine 3 yıldır muhalefeti bu seçimlere ciddi bir şekilde hazırlanmaya davet ettim. Sizin de üzerinde çok durduğunuz seçim güvenliğini, sandıklara sahip çıkılması gerektiğini söyledim. Defalarca gelin sandık güvenliği için bir araya gelelim bu konuda iş birliği yapalım dememe rağmen bu çağrılarım da duymazdan gelindi. Bütün bunlar size de tuhaf gelmiyor mu?

    “6’LI MASA’NIN MUHALEFET MODELİ MİLLETİMİZDEN TEVECCÜH GÖRMEMEKTEDİR”

    Gelinen durumda kamuoyu araştırmaları göstermektedir ki, 6’lı Masa çerçevesinde ortaya konulan muhalefet modeli milletimizden yeteri kadar teveccüh görmemektedir. Bu yüzden, cumhurbaşkanı adayı olarak benim ve Memleket Partisi’nin oyundaki hızlı artış Masaya bel bağlayanları büyük bir tedirginliğe sürükledi. Daha önce bizi görmeyenler, sesimizi duymayanlar bu tedirginlikten olsa gerek belediyelerden maaşlı bazı gazetecileri, sosyal medya trolleri üzerinden adeta terör estirerek sanki 6’lı Masa’nın bugünkü halinin sorumlusu benmişim gibi bana saldırıyorlar. Hemen belirtmeliyim ki, bu tepkileri umursamıyorum ve hiçbir yılgınlık emaresi göstermiyorum. Aksine, bu ergence tavırların derdimi daha iyi anlatmama yardımcı olacağı kanaatindeyim.

    “6’LI MASA GÖNÜLLÜ BİRLİKTELİĞE DAYANMIYOR”

    Zira sırf Kemal Bey’i cumhurbaşkanı yapmak için uygulanan bu strateji halkımız tarafından tasvip edilmiyor. Bugün büyük bir muhalefet çatısı olarak sunulan 6’lı Masa aslında, bağımsız aktörlerin gönüllü birlikteliğine dayanmıyor. CHP Genel Merkez katında geliştirilen bir fikrin, 4 cılız partiye adeta rüşvet verilerek kabul ettirildiğini milletimiz görüyor.

    “İYİ PARTİ’NİN NASIL MASAYA SİLLE TOKAT GERİ OTURTULDUĞUNA ŞAHİT OLDUK”

    Toplam oy oranı %1,5 bile olmayan bu 4 partiye kabinede 8 makam vaat edildiğini ve bu partilerin meclise CHP listelerinden ayrılacak kontenjanlar ile gireceğini biliyoruz. Diğer yandan, masadan kalkma niyetini açıkça beyan eden İYİ Parti’nin nasıl sille tokat, yaka paça masaya geri oturtulduğuna hep beraber şahit olduk. Rüşvet, şantaj, linç ve karalama ile açıklanabilecek bir süreç sonunda Kemal Bey başkan adayı olarak açıklandı ve haliyle halk bu duruma tepki gösteriyor.

    “VATANDAŞIN DA AYNI ONAYI VERECEĞİ ANLAMINA GELMİYOR”

    Erdoğan’ın berbat yönetimine duyulan tepkiyi Kemal Bey’in kendi başkan adaylığını onaylatmak için kullandığı ve bu adaylığı adeta gasp ettiği düşünülüyor. Kemal Bey, ittifak parti liderlerine kendini onaylatmış olabilir ama bu durum tabandaki vatandaşın da aynı onayı vereceği anlamına gelmiyor. Nitekim ittifak içindeki bazı partilerin tabanlarından gelen seslerin bu yönde olduğunu herkes görüyor. Oy oranlarımızdaki artışın başlıca sebebinin bu tepki olduğunun farkında olduğunuzu umuyorum.

    “KEMAL BEY’İN ADAYLIĞI MUHALEFETİN ORTAK KARARI DEĞİL”

    Açıkça görülüyor ki Kemal Bey’in adaylığı sanıldığı gibi muhalefetin ortak ve gönüllü kararı değildir. Hem kurulan masanın sakil yapısı hem de masada muhatap alınıp ülkenin geleceğine ortak edilen kişilerin bozuk sicili, halkı bu masadan uzaklaştırıyor. AKP’nin kurduğu çarpık ekonomi anlayışının mimarlarından Ali Babacan, Suriye meselesini ülkemizin başına bela eden ve milyonlarca göçmen ve sığınmacının ülkemize gelmesine sebep olan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Temel Karamollaoğlu kurulan ittifakı zayıflatmaktadır. Bu isimlerin karar alma süreçlerinde etkin olma ihtimali bile tabanda birçok seçmeni tedirgin etmektedir. Üstelik muhalif seçmenler partilerine oy verdiklerini zannederken sandıktan bu partilerin milletvekillerinin çıkma ihtimalini ise hiç istememektedir.

    “3 YILDIR MUHALEFETİN HATALARINI ANLATIYORUM”

    Öyle bir hava estiriliyor ki, sanki ben partiden yeni ayrıldım sanki bugün söylediklerimi yeni söylüyorum. Yaklaşık 3 yıldır bu iktidarın gönderilmesi için neler yapılması gerektiğini, muhalefetin hatalarını anlatıyorum. Benim söylediklerime parti yöneticileri kulak tıkasalar da tabanın bana hak verdiği ortadadır. Muhalefet cephesi olarak tek adayla değil çoklu adayla secime gidilmesi gerektiğini her fırsatta söyledim. Bugün de aynı görüşteyim. Daha önce 2014 seçimlerinde Ekmeleddin Bey’in adaylığında olduğu gibi bugün de kamuoyunu manipüle etmek için sahte anketler yayınlanmakta ve muhalifler için yalancı cennet hikayeleri uydurulmaktadır.

    “BU ANLAYIŞIN ERDOĞAN’I YENECEĞİNE İNANMIYORUM”

    Sn. Toker, Samimiyetle bilmenizi isterim ki ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum. Tek adayla girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşünüyorum. Erdoğan’ın amacı bütün muhalefeti tek bir kayığa bindirip ondan sonra tekmeyi vurmaktır. Toplam oyu %1,5’u geçemeyen ve toplumsal temsili zayıf olan partilerle sırf adaylığını onayladıkları için sürdürdüğü ittifakı Kemal Bey vakit varken bozmalıdır. Seçimin ikinci tura kalması durumunda Erdoğan kaybedecektir. Ben bunu görüyorum ve tek amacım bunu gerçekleştirmektir.

    “ÜLKEMİN MENFAATİNİ HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTARIM”

    Benim aday olmak gibi bir kişisel tutkum yok, herkes bilsin ki ülkemin menfaatini her şeyin üzerinde tutarım. Bununla birlikte adaylığımın gördüğü ilginin bu muhalefet anlayışını benimseyenlere bazı şeyleri fark ettirmesini umut ediyorum. Siyaset bir vekalet işidir. Biz belirli bir seçmen grubunun vekili olarak siyaset yapıyoruz. Bir toplumsal talebi dillendiriyoruz. Benimle yola çıkan, partiye yardımda bulunan, gece gündüz menfaati olmadan çalışan yol arkadaşlarımı hiçe sayarak kendi başıma alabileceğim bir karar da olamaz. Herkese içindeki Memleket sevgisi kadar başarılar dilerim.

    Saygılarımla,

    Muharrem İnce”

  • Son Dakika! İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı Masa toplantısına katılacak

    Son Dakika! İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı Masa toplantısına katılacak

    Geçtiğimiz cuma günü İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı Masa’daki 5 partinin cumhurbaşkanı adaylığı için Kemal Kılıçdaroğlu‘nun adında mutabık kaldıklarını ve buna karşı çıktıklarını açıkladı. Bu gelişmenin ardından masadaki 5 partinin bugün bir toplantı daha yapma kararı alıp cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu‘nun adını duyuracakları belirtilmişti.

    İMAMOĞLU VE YAVAŞ’IN, CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OLMASINI TEKLİF ETTİLER

    Saat 15.00’te yapılacak toplantının öncesinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş İYİ Parti genel merkezine ziyarette bulundu.

    6’LI MASA TOPLANTISINA ERTELENDİ

    20 dakika süren zirve sonrası iki başkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelirken yaşanan görüşme trafiği nedeniyle 6’lı Masa’nın adayını belirleyeceği toplantı ilerleyen saatlere ertelendi.

    MERAL AKŞENER 6’LI MASA TOPLANTISINA KATILACAK

    Yaşanan gelişmelerin ardından kameraların karşısına geçen İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Genel Başkanımız Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu görüştü. Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın seçilecek 13’üncü Cumhurbaşkanı’nın iki Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmaları konusundaki önerilerini iletti. Sayın Akşener, Saadet Partisi’ndeki Millet İttifakı toplantısına katılacak” diye konuştu.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Bomba iddia! Akşener’in 6’lı Masa’yı dağıttığı açıklama GİK üyeleriyle paylaşılmadı mı?

    Bomba iddia! Akşener’in 6’lı Masa’yı dağıttığı açıklama GİK üyeleriyle paylaşılmadı mı?

    İyi Parti

    MASAYA DÖNMEK İÇİN ŞART KOŞTU

    Bugün İYİ Parti dışındaki 6’lı Masa liderleri bir araya gelerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklayacak. Akşener ise masaya dönmesinin tek yolu olduğunu belirtip, “Bu seçimi kazanmak istiyorsak İmamoğlu ya da Mansur Yavaş ile yola çıkmalıyız’ dedim. Kılıçdaroğlu, milletin bu isteğini kabul ederse gurur yapmadan, hiçbir şey olmamış gibi o masaya geri dönerim” ifadelerini kullandı.

    KONUŞMAYI KİM HAZIRLADI?

    Oldukça sert ifadeler kullanarak 6’lı Masa’ya ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığına rest çeken Akşener’in üslubu da alınan karar kadar kamuoyunda şok etkisi yarattı. Akşener açıklama yapmadan önce Genel İdare Kurulu’nu topladı. Bu toplantıya girerken iddiaya göre İYİ Parti liderinin cebince bir olumlu bir de olumsuz karara göre yazılan metin vardı. GİK üyeleri 45 dakika içerisinde masadan kalkılmasını oyladı. İddiaya göre sadece Bahadır Erdem Kılıçdaroğlu’nun adaylığına olumlu baktı. Ancak Akşener toplantıdan çıkıp kameralar karşısına geçerek tarihe geçen konuşmasını gerçekleştirdi. İsmail Saymaz’ın haberine göre Akşener’in okuduğu metin GİK üyeleriyle önceden paylaşılmadı; hatta partililer “O metni kim yazdı?” diye birbirine sormaya başladı.

    AKŞENER NE DEMİŞTİ?

    Akşener, 6’lı Masa’dan ayrıldıklarını açıkladığı konuşmasında şunları söylemişti: “İYİ Parti bir dayatmaya mecbur bırakılmış, ölüm ile sıtma arasında tercihe zorlanmıştır. Buna boyun eğmeyecektir. Kişisel ikbal hesapları için üretilmiş siyasetin hınk deyicisi olmayacaktır. Ben ve arkadaşlarım ilk günden beri aynı kararlılıkla duruyoruz. Nasıl 2002 yılında milletin aleyhine plan yapanların karşısında durduysak bugün de duruyoruz. Nasıl 2010’da durduk, bugün de aynı yerde duruyoruz. Nasıl 2015’te milletin canına kıyanların karşısında durduk, bugün de duruyoruz. Nasıl 2018’de milletimizi iki yumruk arasına alanların karşısında durduk bugün de aynı yer de duruyoruz. Nasıl 2020’de milletin tercihlerini hiçe sayanların karşısında durduk, bugün de ayın yerde dimdik duruyoruz.

    “BİZİM YOLUMUZ DÜN DE AYNIYDI, BUGÜN DE AYNI”

    2023 yılında milletimiz Cumhuriyetimizin yıpratılan değerleri için, demokrasimiz için, hürriyetimiz için mücadele verirken ‘ceketimi assam seçilirim’ diyenlerin karşısındayız. Bizim yolumuz dün de aynıydı bugün de aynı. Biz milletimize bir söz verdik. Milletin sesini bastıran değil, duyuran olacağımıza söz verdik. Milletin taleplerini hiçe sayan değil, gerçekleştiren olacağımıza söz verdik. Bu bizim kurtuluş felsefemizdir. Bu bizim temel ilkemizdir. Bu İYİ Parti’nin varoluş sebebidir. Biz dayatmalara direnerek geldik, biz kirli pazarlıklara direnerek geldik. Biz ortak aklın ışığında sorunları konuşabilmeyi aklın gereği olarak gördük. Geçtiğimiz sene 5 siyasi parti ile adım attık. Türkiye için ortak dertlerimizin çözümüne yönelik Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, Anayasa Değişikliği teklifi gibi konularda mutabakat sağladık.

    “5 PARTİ, KILIÇDAROĞLU YÖNÜNDE GÖRÜŞ BELİRTTİ”

    Dün ortak Cumhurbaşkanı adayını tartıştık. Bu doğrultuda 5 parti Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yönünde görüşlerini paylaştılar. Yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında açık ara kazandığını gördüğümüz Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu için görüşümüzü beyan ettik. Aday belirleme sürecinin sağlıklı yönetilmesi için bütün partilerin belirleyeceği çalışmalar ışığında ortak Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesini önerdik.

    “ŞAHSİ HIRSLAR, TÜRKİYE’YE TERCİH EDİLMİŞTİR”

    Bu görüşlerimiz kesin bir şekilde reddedildi. Altılı masanın son toplantısında bir tırnak için anlayışa varıldı. Şahsi hırslar Türkiye’ye tercih edilmiştir. Anladık ki yenilgi yenilgi büyüyen küçük hesaplar, kutlu bir zafere tercih edilmiştir. Biz İYİ Parti’yi bunun için kurmadık. Önce millet önce memleket demekten vazgeçmedik. Vazgeçmeden konuştuk, anlattık, dinlettik, gösterdik. Olmadı, olamadı.

    “BU MASA, TEK ADAYIN TASDİKİ HALİNE ÇALIŞAN NOTER MASASINA DÖNÜŞTÜ”

    Son noktada altılı masa artık millet iradesini kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği ortak akıldan çıkmış, tek bir adayın tasdiki haline çalışan noter masasına dönüşmüştür. Biz imzamızın ve sözümüzün arkasındayız. Ancak ne kumar ne noter masasında olmayacağız. Yeni asrı göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. İnatla ve ısrarla biz demeye devam edeceğiz.

    MANSUR YAVAŞ VE İMAMOĞLU’NA ÇAĞRI

    Bu yüzden Sayın Mansur Yavaş ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na çağrı yapıyorum. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkaz altında bile yalnız bırakmadınız. Çok kritik bir kırılmanın eşiğinde milletimiz sizi göreve çağırıyor. Bu vazife dayatmayı değil, dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife reddedilmez bir vazifedir. Bu çağrının sahibi millettir. Bu saatten sonra bizlere düşen seçim yapmaktır.”

  • 6’lı Masa’daki krize bir yorum da Yunan gazetesinden geldi: Erdoğan’a seçim hediyesi

    6’lı Masa’daki krize bir yorum da Yunan gazetesinden geldi: Erdoğan’a seçim hediyesi

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı olduğunu belirterek 6’lı Masa’dan ayrılmasının yankıları sürüyor. Dış basında da geniş yankı uyandıran krizle ilgili çarpıcı bir yorum da Yunan gazetesinden geldi.

    “ERDOĞAN’A SEÇİM HEDİYESİ”

    6’lı Masa’da yaşanan süreci “Altı parti arasındaki felç edici tutarsızlık, Erdoğan’a seçim hediyesi” olarak yorumlayan Kathimerini gazetesi “Türkiye’de muhalefet cephesi çatırdıyor. Erdoğan’a karşı koalisyonu oluşturan altı parti, farklılıklarını ortadan kaldırmazsa, Erdoğan’ın yükselişi belirleyici olacak” ifadelerine yer verdi.

    “MUHALEFETTE ÇEKİŞME DEVAM EDİYOR”

    Haberde muhalefet kanadıyla ilgili bir diğer yorum ise “Muhalefette cumhurbaşkanı adayı için iç çekişme devam ediyor. Kritik konulardaki vizyonlarını netleştiremiyorlar. Bu ikisi birleşince şansları zedeleniyor. Son aylarda kamuoyu Erdoğan’a dönüyor gibi görünüyor.” şeklinde oldu.

    NE OLDU?

    Bugün İYİ Parti dışındaki 6’lı Masa liderleri bir araya gelerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklayacak. Akşener ise masaya dönmesinin tek yolu olduğunu belirtip, “Bu seçimi kazanmak istiyorsak İmamoğlu ya da Mansur Yavaş ile yola çıkmalıyız’ dedim. Kılıçdaroğlu, milletin bu isteğini kabul ederse gurur yapmadan, hiçbir şey olmamış gibi o masaya geri dönerim” dedi.

  • İYİ Partili Çömez’den “Seçimler 2. tura kalırsa kimi destekleyecekler” sorusuna yanıt : Bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız

    İYİ Partili Çömez’den “Seçimler 2. tura kalırsa kimi destekleyecekler” sorusuna yanıt : Bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına karşı çıkıp 6’lı Masa’dan ayrıldı. İYİ Parti’nin bundan sonra nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu olurken, dikkat çeken bir açıklama geldi.

    “SEÇİM İKİNCİ TURA KALIRSA BİZ BÜTÜN DESTEĞİMİZİ ERDOĞAN’IN KARŞISINA YIĞACAĞIZ”

    İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Turhan Çömez, Halk Tv yayınında, seçimlerin olası ikinci turunda Erdoğan-Kılıçdaroğlu arasında yapılacak yarış için İYİ Parti’nin nasıl bir strateji izleyeceği sorusuna, “Siyaset çözüm sanatıdır. Netice almayı gerektirir. Biz güçlü bir tek adayla Erdoğan rejimini devirmeye devam etmeyi istiyoruz. Bir ara formülle masanın birlikteliğinin sürmesi demokrasi açısından önemli. Eğer seçim ikinci tura kalırsa biz bütün desteğimizi Erdoğan’ın karşısına yığacağız.” yanıtını verdi.

    “SÜREÇ DAHA DİPLOMATİK YÖNETİLEBİLİRDİ”

    Çömez, şunları söyledi: “Süreç daha diplomatik daha uyumlu yönetilebilirdi. Hala bu şans var mı; ben hala bu şans olduğunu düşünüyorum. Amaç Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim durumdan Türkiye’yi kurtarmak. Önümüzdeki günlerde neler olacak hep birlikte göreceğiz. Ben 6’lı masanın tezlerini savunan herkesin aynı fikirde olacağını biliyorum.

    “MUTABAKAT METNİNE SONUNA KADAR SADIĞIZ”

    Bakmamız gereken Türkiye’nin istikbali. Yapılmış bütün çalışmaları masanın kurulduğu günden beri açıkladığı deklarasyonlarına sadığız. Yapılan bütün çalışmaları çok değerli buluyoruz. Yüzlerce sayfadan oluşmuş mutabakat metnine sonuna kadar sadığız ve savunuyoruz. 26 Ocak tarihli toplantıda deniliyor ki; cumhurbaşkanı adayını belirlemede 6 liderin ortak karar alacağı ve dayatma mantığı ile bu işin olmayacağı vurgulanmıştı.

    “AKŞENER PARTİMİZİN GÖRÜŞLERİNİ ORTAYA KOYDU”

    Sayın Akşener ben aday değilim dedi. İkincisi mutlaka ortak bir karar verilmesi lazım ve tek arayla gidelim vurgusunu hep yaptı. Dayatmalara itirazı olduğunu, noter olmadığını birçok kez söyledi. Son toplantıda bir adaylık söz konusu oldu. Sayın Akşener partimizin görüşlerini ortaya koydu.

    “ANKET SONUÇLARINDA VERİLER BİRAZ TEREDDÜTLÜ”

    Bizim elimizdeki anket sonuçlarında veriler biraz tereddütlü. 28 Şubat deklarasyonuna vurgu yaparak bir anket çağrısı yaptık. Her partinin önereceği bir anket firmasının yapacağı anketlerin ortalamasının alınması önerildi.

    “BİZ HALA MASADAYIZ”

    Altını açıkça çiziyoruz. Mutabakat metinlerine sonuna kadar sadığız. Masadan biz kalkmadık biz hala masadayız. Asla ve asla Cumhur İttifakı’nın, Erdoğan ve avanelerinin el ovuşturmasına müsaade etmeyeceğiz.

    “PRENSİPLERE UYULURSA KEMAL BEY’İN ADAYLIĞINA İTİRAZ YOK”

    Biz Erdoğan’ın tek adam rejimini şiddetle reddediyoruz. Kemal Bey’in adaylığına itiraz yok. Kemal Bey önemli ve değerli bir siyasetçidir. Sayın Akşener bizimle yaptığı toplantılarda bugün dahil kendisi için bunları tekrarlamıştır. Karşı çıktığımız şey prensiplerden sapılması. Bu prensiplere uyulursa Kemal Bey’in adaylığına itirazımız yok. Altı ayrı siyasi partinin belirleyeceği 6 ayrı anket şirketinin verilerine biz saygı duyacağız. Bizim kişilerle ilgili bir tartışmamız yok. Prensipler ve ilkeler çerçevesinde bakalım.

    “BİZ SEÇİLECEK ADAY İSTİYORUZ”

    Bu ülkede yıllardır anket yapılıyor. Yanılanlar da oldu isabetli karar açıklayanlar da oldu. Hakiki anket sandıktır. Ama o masayı oluşturan bütün bileşenlerin ortak niyeti Erdoğan rejiminden kurtulmaktır. Biz seçilecek aday istiyoruz. Kişilikle ilgili bir tavrımız yoktur. Masanın prensipleri çiğnendi prensiplere dönülmesi halinde masaya döneriz.

    “KUMAR MASASI TANIMI CUMHUR İTTİFAKI İÇİNDİR”

    Ölüm ve sıtma konusuna gelince. Metaforları başka alana çekmenin gereği yok. Biz emin ve güvenli bir şekilde devam edip kazanmak istiyoruz. Kumar masası tanımı 6’lı masa değil Cumhur İttifakı içindir. Kumar masası lafı Erdoğan ve etrafı ile ilgilidir. Noter masasında olmayacağız demek dayatmalara itiraz edeceğiz demektir.”

  • Son Dakika: İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ya da Yavaş’ın adaylığını kabul ederse hiç gurur yapmadan 6’lı Masa’ya dönerim

    Son Dakika: İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ya da Yavaş’ın adaylığını kabul ederse hiç gurur yapmadan 6’lı Masa’ya dönerim

    Kemal Kılıçdaroğlu‘nun cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı çıkıp 6’lı Masa’dan ayrılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bundan sonra nasıl bir tavır alacağı merak konusu oldu. Adaylık için Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerinde direten Akşener, Habertürk yazarı Sevilay Yılman’a konuştu.

    KILIÇDAROĞLU’NA BİR ŞARTI VAR

    Akşener’le yaptığı görüşmeyi Habertürk yayınında anlatan Yılman, İYİ Parti liderinin olayların buraya gelmesinden dolayı üzgün olduğunu dile getirdiğini aktardı. Meral Akşener, masaya dönmesi için Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etmesini şart koştu.

    “KİŞİSEL ÇIKARLARIM İÇİN KİMSEYLE PAZARLIK YAPMADIM”

    Akşener, Yılman’a yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Ben kişisel çıkarlarım için hiç kimseyle pazarlık yapmadım. Eğer öyle bir şey düşünüyorlarsa gelsin evimi taşlasınlar. Bu iki ismin karşılığı benden de, Kemal Bey’den de, diğer isimlerden de çok yüksek.

    “SEÇİMİ KAZANMAK İSTİYORSAK YAVAŞ VEYA İMAMOĞLU’YLA YOLA ÇIKMALIYIZ”

    Biz bu seçimi almalıyız dedim almak için de araştırma şirketlerinin yaptığı iki ismi koydum. Biri Ekrem İmamoğlu biri Mansur Yavaş bu seçimi kazanmak istiyorsak bunlardan biriyle yola çıkmalıyız dedim.

    “GURUR YAPMADAN O MASAYA GERİ DÖNERİM”

    Kim olursa olsun biz bütün gücümüzle varız dedim. Masa ya da Kemal bey benim değil milletin bu istediği kabul ederse gurur yapmadan o masaya geri dönerim. Yeter ki biz bu seçimi alalım, yeter ki Erdoğan’ı gönderelim. Ben masadan kalkmadım, kaldırıldım.”

    NE OLMUŞTU?

    6’lı Masa’da kendilerine dayatılan Kılıçdaroğlu ismini kabul etmediklerini söyleyen Meral Akşener, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na seslenerek şunları söylemişti: “Son noktada altılı masa artık millet iradesini kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği ortak akıldan çıkmış, tek bir adayın tasdiki haline çalışan noter masasına dönüşmüştür. Biz imzamızın ve sözümüzün arkasındayız. Ancak ne kumar ne noter masasında olmayacağız. Yeni asrı göz göre göre hiç etmeyeceğiz. Milletimizin kazanma ümidini yok etmeyeceğiz. İnatla ve ısrarla biz demeye devam edeceğiz.

    “MİLLETİMİZ SİZİ GÖREVE ÇAĞIRIYOR”

    Bu yüzden Sayın Mansur Yavaş ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na çağrı yapıyorum. Tüm engellemelere rağmen çok çalıştınız. Görevinizi en iyi şekilde yaptınız. Milletimizi enkaz altında bile yalnız bırakmadınız. Çok kritik bir kırılmanın eşiğinde milletimiz sizi göreve çağırıyor. Bu vazife dayatmayı değil, dayatmacılığı yıkma vazifesidir. Hiç şüphemiz yok ki bu vazife reddedilmez bir vazifedir. Bu çağrının sahibi millettir. Bu saatten sonra bizlere düşen seçim yapmaktır.”

  • Erdoğan’ın kapıları kapatmasının ardından Destici’den dikkat çeken sözler! Akşener’e bir çağrısı var

    Erdoğan’ın kapıları kapatmasının ardından Destici’den dikkat çeken sözler! Akşener’e bir çağrısı var

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 6’lı Masa’dan ayrılması siyasetin gündemine oturdu. Akşener’in bundan sonraki süreçte ne yapacağı merak edilirken, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’den dikkat çeken bir açıklama daha geldi.

    “DÖKÜLEN TAŞLARI TOPLAMAK GİBİ BİR DERDİMİZ YOK”

    İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı’na katılma olasılığı için, “Dökülen taşları toplamak gibi bir derdimiz yok.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aksine BBP lideri Destici çok farklı konuştu. Geçtiğimiz günlerde Akşener’e, “Cumhur İttifakı ile hareket ederse bundan memnuniyet duyarız.” sözleriyle davet gönderen Destici, 6’lı Masa’nın İYİ Parti’siz yoluna devam edeceğini açıklaması durumunda İYİ Parti’nin diğer partilerle görüşebileceğini belirtti.

    “BİZİM GİBİ SİYASİ PARTİLERİN CUMHUR İTTİFAKI’NA DAVET ETMESİ ETİK OLUR”

    Destici, “Halen aynı düşüncedeyim. Bu konu üzerinde İYİ Parti’den herhangi birisiyle bir görüşmemiz olmadı. Zaten bu aşamada olması da uygun olmaz. Yarın 6’lı Masa, beşli masa açıklamasını yapar, artık İYİ Parti’siz yoluna devam edeceğini açıklar ve cumhurbaşkanı adaylığını da ilan ederse ondan sonra hem İYİ Parti’nin diğer partilerle görüşmesi etik olur hem de bizim gibi siyasi partilerin de onlarla görüşmesi veya Cumhur İttifakı’na davet etmesi etik olur diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU, HDP’NİN DE KAPISINI ÇALACAK”

    Destici, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Sofra büyümek zorunda, bunu kimse durduramaz” sözlerine ilişkin ise şu değerlendirmeleri yaptı: “Peki kimi davet edecek, kimi oturtacak, ziyaretlerine baktığında bunu görüyoruz. Depremde açıkça devlet düşmanlığı yapmış, ‘Bu devlete düşman olmak gerekir’ diyen sözde milletvekili ama terörist olan insanları ya da partilerini davet ediyor. Yarın eğer masadan adaylığı resmi olarak açıklandığında göreceğiz ki; PKK’nın siyasi şubesi HDP’nin de kapısını çalacak ve onu da masaya davet edecek.”

    6’LI MASA’DA YAŞANAN SÜREÇ ERSAN HOCAYI HEYECANLANDIRMIŞ”

    Destici, hukukçu Ersan Şen’in cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin soruyu, “Ersan Şen hoca uzun zamandır cumhurbaşkanı aday adayı gibi çalışıyordu. 6’lı Masa’da yaşanan bu süreç biraz Ersan hocayı heyecanlandırmış gibi gözüküyor.” diye yanıtladı.

    “SEÇİM İLK TURDA CUMHUR İTTİFAKI LEHİNE BİTER”

    Seçimin ilk turda bitip bitmeyeceğine yönelik soruya da Destici, “Seçim ilk turda Cumhur İttifakı lehine biter.” yanıtını verdi. Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin Destici, “Bu süreci de siyasi istismar konusu yapan ya da acılarımızın üzerinde devlet düşmanlığı, yaygarası yapan, milleti devlete karşı kışkırtarak düşman yapmaya çalışan hainlere de, terör örgütlerinin uzantılarına da bir kere daha lanet olsun diyorum.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte geçen hafta deprem bölgesine gittiğini anımsatan Destici, yapılan ziyaretlerin oldukça faydalı olduğunu söyledi.

  • İYİ Parti 6’lı Masa’ya dönebilir mi? İYİ Parti 6’lı Masa’ya tekrar katılabilir mi?

    İYİ Parti 6’lı Masa’ya dönebilir mi? İYİ Parti 6’lı Masa’ya tekrar katılabilir mi?

    İyi Parti 6’lı Masa’ya dönebilir mi? Sorusu merak edilmekte. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na da adaylık çağrısında bulunan Akşener’in sözleri 6’lı masada deprem etkisi yaptı ancak iki belediye başkanı da Kılıçdaroğlu’na desteklerini belirtti. Peki, İYİ Parti 6’lı Masa’ya dönebilir mi? İYİ Parti 6’lı Masa’ya tekrar katılabilir mi?

    İYİ PARTİ 6’LI MASA’YA DÖNEBİLİR Mİ?

    Yaşanan gelişmeler sonrası İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Habertürk yayınına bağlanarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. 6 Mart’ta yapılması planlanan Altılı Masa toplantısına İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katılıp katılmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Erhan Usta, “Onunla ilgili karar almış değiliz. Milletvekillerimiz 2 Mart’ta görüşlerini ifade etti, 3 Mart’ta GİB toplantısı yapıldı. Bundan sonraki atılacak adımlar, toplantılarla değerlendirilecektir. Bence kapı hala açık.”

    “BAŞLANGIÇ İLKELERİNE DÖNÜLÜRSE DEVAM EDERİZ”

    İYİ Parti’nin tekrar masaya oturması için şart koşan Usta, “Pazartesi yapılacak toplantıya katılım kararı GİK’te değerlendirilecek. Henüz karar verilmedi. Kapı açık. Altılı masa baştaki çalışma ilkelerine dönecek olursa, isim konusunda da ‘bu tavrı sürdüreceğiz’ denirse bu devam eder. Ancak ‘çalışma ilkelerinden vazgeçiyoruz’ denirse olmaz.

    “BİZDE HEP ‘UZLAŞIYLA ÇIKACAK’ GİBİ BİR RAHATLIK VARDI”

    Cumhurbaşkanı adayının isminin neden daha önce konuşulmadığı hakkında değerlendirmelerde bulunan Usta, “Bu konu keşke daha önce gelmiş olsaydı. Bu konu masaya gelmedi. Bizim açımızdan beklenti hep ‘uzlaşıyla çıkacak’ gibiydi. Bu konu, birkaç ay önce masaya gelseydi belki böyle bir gerginlik olmazdı” dedi.

  • Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasının ardından Bakan Soylu’nun sözleri yeniden gündem oldu: Biz ona hiç güvenmedik

    Akşener’in 6’lı Masa’dan kalkmasının ardından Bakan Soylu’nun sözleri yeniden gündem oldu: Biz ona hiç güvenmedik

    6’lı Masa‘da 5 liderin cumhurbaşkanı adaylığı konusunda Kemal Kılıçdaroğlu isminde uzlaşmasına İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’den itiraz geldi. Anketlerde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu isimlerinin öne çıktığını söyleyen Akşener, “Son noktada altılı masa artık millet iradesini kararlarına yansıtma kabiliyetini kaybetmiştir. Bu masa artık potansiyel adayların tartışılabildiği ortak akıldan çıkmış, tek bir adayın tasdiki haline çalışan noter masasına dönüşmüştür. Biz imzamızın ve sözümüzün arkasındayız. Ancak ne kumar ne noter masasında olmayacağız.” diyerek 6’lı Masa’dan ayrıldı.

    “BİZ ONA HİÇ GÜVENMEDİK”

    Akşener’in ayrılığının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşma sosyal medyada yeniden viral oldu. Akşener’le zamanında siyaset yaptığını belirten Soylu, “Biz ona hiç güvenmedik. Doğru Yol’da Tansu Çiller’i sattı. AK Parti’nin kuruluşunda AK Parti’ye geldi. Recep Tayyip Erdoğan’ı sattı bir günde. Sonra MHP’ye gitti. Devlet Bahçeli’ye. Bir günde MHP’yi sattı. Şimdi de 6’lı masayı devir devir gönderiyor. Hangi gün satacağım diye bekliyor” demişti.