Etiket: Merkez Bankası

  • Dolar, merkez bankası kararlarının ardından yeni haftaya daha güçlü başladı

    Dolar, merkez bankası kararlarının ardından yeni haftaya daha güçlü başladı

    Investing.com – Dolar, geçen hafta dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarıyla ilgili verdiği son kararların ardından güçlü kalmayı başardı. 

    Fed, birkaç merkez bankasıyla birlikte bu ay faiz artırımını pas geçerken merkez bankasının şahin görüşünü yinelemesinin ardından doların majör para birimleri karşısında yükseliş ivmesini koruduğu görüldü. 

    Dünya genelinde merkez bankası kararlarını özetlersek; Fed ile birlikte İngiltere, Japonya, Çin ve İsviçre Merkez Bankaları faiz oranlarını sabit bıraktı. Avrupa Merkez Bankası, önceki hafta 25 baz puanlık artışa giderken onu İsveç ve Norveç takip etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise 500 baz puanlık faiz artışıyla sıkı para politikasına geçişte sağlam adımlar atmaya devam etti. 

    Fed’in faizleri sabit bırakmasına rağmen oranın uzun bir süre yüksek kalabileceğine dair mesajlar vermesiyle dolar endeksi, geçen hafta boyunca yükselişine devam etti ve haftayı %0,25 oranında artışla 105,58’den kapattı. Yeni haftaya da yükselişle başlayan DXY, son saat itibarıyla geçen haftanın zirvesi 105,75’i test ederken yılın en yüksek bölgesinde yer alıyor.

    Doların yükselişine katkı sağlamaya devam eden diğer faktörler, enflasyonist baskıyı tetikleyen ham petrol fiyatlarında yükseliş ve tahvil getirilerindeki yükselişin devam etmesi olarak görülüyor. 

    EUR/USD paritesi, düşüş ivmesini yavaşlatsa da euro’nun dolar karşısındaki değer kaybı 10. Haftaya taşındı. Önceki hafta ECB’nin mevcut ekonomik koşullara göre yorumu güvercin olarak yorumlandı. Buna karşın Fed’in şahin duruşunu koruması paritedeki zayıflığı destekledi. Haftaya düşüş ivmesini koruyarak başlayan EUR/USD, son saat itibarıyla son 6 ayın en düşük seviyesi olarak 1,062 seviyesinde devam ediyor. 

    Sterlin, euro ve dolar karşısında değer kaybına devam ediyor 

    İngiltere Merkez Bankası’nın beklentilerin altında gelen enflasyon verileri sonrası sürpriz bir kararla faizi serbest bırakması, sterlin, dolar karşısında son 6 ayın en düşük seviyesine ve euro karşısında son 4 ayın en düşük seviyesine gerilemesini tetikledi.

    2023 yılının ilk aylarında ise BoE’nin faizleri, ECB ve Fed’den daha hızlı yükselteceğine dair beklentilerin eşliğinde Sterlin’in iki majör para birimine karşı hızla değer kazandığı görüldü. Ancak yaz aylarında görünümün değişmesiyle sterlinde de yön aşağı çevirildi.

    Bununla birlikte Çin’deki emlak krizine yönelik endişelerin de Avrupa piyasasını baskı altında tuttuğu görülüyor. 

    Haftanın ilk gününde GBP/USD, 1,221 ve EUR/GBP 0,87 seviyelerinde bulunurken sterlinde zayıf görünüm devam ediyor. 

    Japon yeni dolar karşısında son 11 ayın en düşük seviyesine geriledi

    Yen, geçen haftanın kayıplarının ardından yeni haftaya da dolar karşısında değer kaybıyla başladı ve USD/JPY paritesi, son 11 ayın en yüksek seviyesine işaret eden 148,77 seviyesine kadar yükseldi. Yatırımcılar ise dolar, 150 yen seviyesine yaklaşırken olası bir müdahale konusunda daha temkinli hale geldi.

    Yendeki değer kaybı BoJ’nin faizleri ekside tutmaya devam etmesinden doğrudan etkilenirken BoJ Başkanı Kazuo Ueda, faizi artıya çıkarmadan önce verileri değerlendirmek için zamana ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

  • Tüketicinin, yüksek faize rağmen kredi talebi sürüyor

    Tüketicinin, yüksek faize rağmen kredi talebi sürüyor

    Merkez Bankasının seçimlerden sonra attığı sadeleşme, miktarsal sıkılaşma adımları ile politika faizinde yaptığı artışlar, kredi ve mevduat faizlerinde sert hareketler yaşatıyor.

    Merkez Bankası verilerine göre 1 Eylül ile biten hafta itibarıyla ihtiyaç kredi faizi yüzde 52,97’ye, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı hariç TL ticari kredi faizi de yüzde 37,94’e yükseldi. İhtiyaç kredi faizindeki hızlı yükseliş, yıllık yüzde 58,94 olan enflasyonun aşılacağını ortaya koyarken 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi de yüzde 37,59’a yükseldi.

    Uzmanlar, kur korumalı mevduattan TL mevduata dönen yatırımcılara verilen faiz oranının, yüzde 50’ye kadar yükseldiğine işaret etti. İhtiyaç kredi faizleri enflasyon oranına dayansa da Merkez Bankası verileri hem kamu hem de özel bankalarda tüketici kredi büyümesinin hızlandığını, ticari kredilerde ise ivme kaybı yaşandığını ortaya koydu.

    Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte göreve gelen yeni ekonomi yönetimi, geleneksel para politikası adımları atmaya başlamış ve politika faizi artırımları başta olmak üzere bankalara getirilen makro-ihtiyati önlemlerde sadeleşmeye gitmiş, miktarsal sıkılaştırma hamleleri atmıştı. 26 Mayıs’tan bu yana politika faizi 16,5 puan artırıldı. Bankaların kredi faizi limitlerinde ilk aşama kaldırıldı, KKM’den de TL mevduata dönüşüm hedefi getirildi.

    TL ticari kredi faizi 22,85 puan birden arttı

    Tüm bunların sonucunda Merkez Bankasının verilerine göre ihtiyaç kredi faizi, 26 Mayıs’tan 1 Eylül haftasına kadar 13 puan artarak yüzde 39,96’dan yüzde 52,97’ye kadar yükseldi. Taşıt kredi faizi, 8 puanlık yükselişle yüzde 28,63’ten yüzde 36,66’ya çıkarken konut kredi faizi ise 16,35 puanlık artışla yüzde 35,69’a geldi.

    Ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı hariç TL ticari kredi faizi de 26 Mayıs haftasından 1 Eylül haftasına tam 22,85 puan birden yükseldi. 26 Mayıs haftasında yüzde 14,52 olan ticari kredi faizi, 1 Eylül ile biten hafta itibarıyla yüzde 37,37’ye ulaştı.

    Aynı şekilde kredi kartı ve kredili mevduat hesabı faiz oranları da yükseliş eğiliminde.

    Mayısta kredi kartı işlemlerinde yüzde 1,36 uygulanan azami akdi faiz oranı, Eylül itibarıyla yüzde 2,81’e çıktı. Azami gecikme faiz oranı da Mayıs’taki yüzde 1,66 oranından yüzde 3,11’e yükseldi. Kredili mevduat hesapları ve nakit çekim işlemlerinde uygulanacak azami akdi faiz oranı da yüzde 1,36’den Eylül’de yüzde 3,57’ye, azami gecikme faiz oranı da yüzde 1,66’dan yüzde 3,87’ye çıktı.

    Merkez Bankası verilerine göre 13 haftalık yıllıklandırılmış ve kur etkisinden arındırılmış toplam kredi büyümesi, 1 Eylül haftası itibarıyla yüzde 18,94’e yükseldi. 25 Ağustos haftasında bu oran, yüzde 17,99 seviyesinde bulunuyordu.

    Tüketici kredilerinde 13 haftalık yıllıklandırılmış arındırılmamış büyüme ise yüzde 22,9 oldu. Tüketici kredilerinde son iki haftada bir ivmelenme gözleniyor. Ticari kredilerde ise 13 haftalık yıllıklandırılmış kur etkisinden arındırılmış büyüme ise yüzde 6,45 oldu. Bir önceki hafta yani 25 Ağustos haftasında yüzde 6,6’ya çıkmıştı. Ticari kredi büyümesinde hafif bir ivme kaybı yaşandı.

    Kamuda ve özelde tüketici kredileri hızlandı

    Kamu bankalarında 13 haftalık yıllıklandırılmış ve kur etkisinden arındırılmış ticari kredi büyümesi yüzde 19,33 olurken arındırılmamış tüketici kredi büyümesi ise yüzde 9,28’e yükseldi. Tüketici kredileri 25 Ağustos’taki yüzde 5,41 büyüme seviyesinden hızlı bir yükseliş gösterdi.

    Özel bankalarda ise 13 haftalık yıllıklandırılmış kur etkisinden arındırılmış daralma ise yeniden hızlandı ve yüzde 7,86 küçülme gösterdi. Tüketici kredileri ise özel bankalarda 13 haftalık yıllıklandırılmış arındırılmamış olarak yüzde 32,56 büyüme gösterdi.

    PPK’da yavaşlamaya dikkat çekilmişti

    Hem Merkez Bankasının hem de ekonomi yönetiminin OVP’de dikkat çektiği konuların başında da tüketici kredileri geliyor.

    Merkez Bankası, son PPK özetlerinde kredi büyümesinin iç talebi artırarak enflasyon üzerinde risk oluşturduğuna işaret ederken Temmuz PPK döneminden bu yana ihtiyaç kredi büyümesinin yavaşlama eğilimini sürdürdüğü kaydedildi.

    PPK özetlerinde “İhtiyaç kredilerinde 14 Temmuz 2023’ten bu yana artış oranı yüzde 0,8 olmuştur.” denilerek bu gelişmede kredi büyümesine dayalı menkul kıymet tesisi uygulamasının kapsamının genişletilmesinin etkili olduğu vurgulandı.

    Merkez Bankası Temmuz PPK dönemine kıyasla yüzde 3 büyüyen Türk lirası ticari kredilerin yıllık büyüme oranının da yüzde 63,5 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ancak son haftada Merkez Bankasının PPK özetlerinde yer verdiği eğilim tersine dönmüş gibi görünüyor.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Dövizde açılan makas KKM’yi de vuruyor

    Dövizde açılan makas KKM’yi de vuruyor

    Bankalar arası piyasa ve Merkez Bankası döviz kuru fiyatları ile serbest piyasa ve bankalardan satış fiyatları arasında açılan makas, son dönemin en popüler tasarruf aracı kur korumalı mevduatta da yatırımcının zarar etmesine neden oluyor.

    3 ay önce 10 bin dolarlık KKM hesabı yapan tasarruf sahibi, dün vade sonu eline geçen TL ile serbest piyasadan 9533 dolar, bankadan ise ortalama 9468 dolar alabildi.

    Son dönemde dövize artan talebe karşılık bankalar arası piyasa ile banka ve serbest piyasa döviz satış fiyatları makası 1 lirayı aştı. Yüzde 5-6 seviyesinde oluşan bu fark, son haftalarda rekor üstüne rekor kıran kur korumalı mevduatı tercih eden mevduat sahiplerini de olumsuz etkiliyor. KKM mevduatlarının vadesi dolduğunda TL ödemeleri, Merkez Bankasının vade sonu gün için ilan ettiği döviz kuru fiyatından gerçekleşiyor. Tasarruf sahibi vade sonunda aldığı TL ile serbest piyasa ve bankalardan döviz alımı yapmaya kalktığında ise aynı miktar dövizi alması mümkün değil.

    3 ay önce 10 bin dolar karşılığı KKM hesabı açan bir tasarruf sahibi, dün itibariyle KKM’den Merkez Bankasının ilan ettiği kur ile 194 bin 300 lira kazanıyor. Ancak serbest piyasada dolar/TL 20,38’den işlem görüyor. Yani 3 ay sonra 10 bin dolar yerine mevduat sahibi sadece 9.533 dolar alabiliyor. 3 aylık zararı 467 dolar oluyor.

    Kur korumalı mevduat hesabı için bankalar, Merkez Bankasının ilan ettiği döviz kuru üzerinden işlem yapıyor. 3, 6 ve 12 ay vadelerde kur korumalı mevduat hesapları açılabiliyor. Ve dövizdeki fiyat değişimlerine göre bankaların faiz oranı düşük kalırsa Merkez Bankası veya Hazine farkı kapatıyor. Aslında işin özü KKM’ye girdiğiniz gün elinizdeki döviz miktarı veya TL’nizin o gün alabildiği döviz miktarını, vade sonunda size banka geri ödemeyi taahhüt ediyor. 10 bin dolar veya 10 bin doların o günkü TL karşılığını KKM hesabına yatırdığınızda vade sonunda size banka yine 10 bin doların TL karşılığını ödüyor.

    Bankadan almaya kalksa 9.386 dolar alabilecek

    Bankaların döviz kurunda hem alım satım hem de bankalar arası piyasaya göre daha yüksek fiyat uygulaması sonrasında serbest piyasada da döviz fiyatları yükseldi.

    Son haftalarda ise serbest piyasa ve bankalar ile Merkez Bankası ve bankalar arası piyasa arasındaki döviz fiyatları makası ise çok daha fazla açıldı. Bankalar arası piyasada dün dolar/TL 19,42 seviyelerinden işlem görürken Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve KKM’de baz alınan dolar/TL seviyesi 19,43 oldu.

    Serbest piyasada dolar/TL 20,38 seviyesinde olurken bankalarda ise dolar 20,47 ila 20,70 lira arasında işlem gördü.

    Dün itibarıyla 3, 6 ve 12 aylık KKM vadesi biten bir mevduat sahibi ise tüm bu kur enflasyonu arasında zarar etti. 3 ay önce 10 bin dolar ile KKM hesabı açan mevduat sahibi, dün 194.300 lira aldı. Bu parasını yeniden serbest piyasa veya bankalarda dolar alarak değerlendirmek istediğinde, serbest piyasadan 9.533 dolar, en yüksek kur fiyatı veren bankadan aldığında ise 9.386 dolar alabildi. En düşük dolar kurunu veren bankadan ise alabildiği 9.491 dolar olarak hesaplandı. Yani vade boyunca 10 bin doları erimiş oldu.

    Hesaplama yapıldığında serbest piyasada 3 ayda yüzde 7,38 getiri elde edecekken 10 bin dolarının TL karşılığı, Merkez Bankası kuruyla yüzde 3,30 kazandırdı. Yine 6 ayda serbest piyasada yüzde 9,45 kazanacakken Merkez Bankası kuruyla, TL karşılığı olarak yüzde 4,57; 12 ayda ise yüzde 37,61 kazanacakken yüzde 31,64 ile yetinmek zorunda kaldı KKM yatırımcıları.

    Kur korumalı mevduat hesaplarının büyüklüğü, 14 Nisan haftası itibarıyla 1,9 trilyon liraya ulaştı. Bugün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 21 Nisan haftası itibarıyla yeni veriyi açıklayacak. Her ne kadar bayram tatili nedeniyle kısa bir hafta olsa da KKM hesaplarındaki yükselişin sürmesi bekleniyor.

    Serbest piyasada dolardaki yükseliş %8,10

    Döviz kurlarında artış son haftalarda hızlanarak devam ediyor.

    Yılbaşından bu yana bankalar arası piyasada dolar, TL’ye karşı yüzde 3,83 yükselirken serbest piyasada yüzde 8,10 artış gösterdi. Yine Euro, bankalar arası piyasada yüzde 7,06 yükselirken serbest piyasada yüzde 11,41 yükseliş sağladı.

    Sadece döviz kurları değil gram altının fiziki ve sertifika satışlarında da farklı fiyatlar var.

    Gram altın, bankalar arası piyasada yıl sonuna göre yüzde 13,72 artarken serbest piyasada gram altının satış fiyatı, yüzde 22,34 yükseliş gösterdi. Tüm bunlara karşılık Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ise yılbaşından bu yana yatırımcısına yüzde 12,25 kaybettirdi. Dün de endeks yüzde 2’nin üzerinde kayıp yaşadı.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Petrol piyasaları da temkinli bir şekilde merkez bankası kararlarını bekliyor

    Petrol piyasaları da temkinli bir şekilde merkez bankası kararlarını bekliyor

    Investing.com – Salı günü petrol fiyatları erken Asya ticaretinde hafifçe yükseldi ve önümüzdeki haftalarda bir dizi merkez bankasının faiz kararı ve önemli ekonomik göstergeler öncesinde zayıflayan dolardan biraz destek aldı.

    Ham petrol piyasaları, büyük ölçüde dolardaki zayıflık ve yatırımcıların Çin tüketiminin talepte bir toparlanmaya yol açacağına dair bahisleri sayesinde son iki seansta bazı kazançlar elde etti.

    Çin seyahat talebinin, özellikle yurt dışı seyahat rezervasyonlarının artmasıyla, 1 Mayıs tatili öncesinde ciddi ölçüde toparlandığı görüldü. Ancak Reuters’in haberine göre rakamlar hâlâ COVID-19 öncesi seviyelerin oldukça altında.

    Son veriler ayrıca ülkeye yapılan yakıt ithalatının, Mart ayında rekor seviyelere yükseldiğini gösterdi. Ancak dengesiz bir ekonomik toparlanmanın işaretleri, özellikle ülkenin imalat sektörü mücadele içinde olmaya devam ederken, Çin’in toparlanmasına ilişkin iyimserliği sınırlı tuttu.

    Brent %0,4 artışla 82,75 dolara, WTI %0,3 artışla 78,99 dolara yükseldi. Her ikisi de Pazartesi günü %0,8 ile %1,2 arasında yükseldi.

    Gelecek haftaki Fed toplantısı öncesinde bir miktar dalgalanmanın yaşandığı dolardaki zayıflık, beklenenden daha güçlü gelen ABD üretimi okumaları gibi, son iki seansta ham petrol fiyatlarında bazı kazançların teşvik edilmesine yardımcı oldu.

    Piyasalar, bu yıl ABD para politikasının izleyeceği yol konusunda büyük ölçüde bölünmüş durumda. Merkez bankasının, önümüzdeki hafta 25 baz puanlık bir faiz artırımına gideceğini beklenirken piyasalar, Fed’in faiz artırım döngüsüne ne zaman ara vereceği ve hatta bu yıl faiz indirimine gidip gitmeyeceği konusunda belirsizliğini koruyor.

    Bu hafta ayrıca yüksek faiz oranları ve enflasyon nedeniyle büyümede bir miktar yavaşlama göstermesi beklenen, 2023’ün ilk çeyreğine ilişkin ABD GSYİH verilerine odaklanılacak. Ekonomideki bir yavaşlamanın petrol talebini engelleyeceğine dair artan endişeler, bu yıl ham petrol piyasaları üzerinde ağır bir baskı oluşturdu.

    Önümüzdeki hafta Fed’in yanı sıra Japonya, İngiltere ve Euro Bölgesi merkez bankaları toplantıları da yapılacak. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası’nın faizleri daha da artırması beklenirken Japonya Merkez Bankası’nın ultra güvercin tutumunu sürdürmesi bekleniyor.

    Yazar: Ambar Warrick

  • Merkez Bankası, şirketlerin döviz pozisyonu raporlamasında değişikliğe gitti

    Merkez Bankası, şirketlerin döviz pozisyonu raporlamasında değişikliğe gitti

    Investing.com – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, tüzel kişilerden istediği döviz raporlama yükümlülüğünde esnekliğe gitti.

    Özet döviz pozisyonu raporu özeti nedir?

    Merkez Bankası, şirketlerin döviz raporlaması yapmasıyla Sistemik Risk Veri Takip Sistemi (SRVTS) veri tabanından şirketlerin döviz pozisyonlarını izleyebiliyor.

    Merkez Bankası 20 Mart’ta şirketlere bildirdiği açıklama ile takip sisteminin genişletildiğini duyurdu. Buna göre bankalarda nakdi ve gayri nakdi toplam kredi bakiyesi 5 milyon TL ve üzerinde olan şirketler, döviz pozisyonlarını ayın ilk 10 iş günü içinde SRVTS’ye raporlayacak.

    Karara İSMMMO’dan tepki geldi

    İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO), 6 Nisan’da yaptığı yazılı açıklamada Merkez Bankasının kararının ardından Oda üyelerinden 10 iş günü içinde bu kaydın yapılmasının fiilen mümkün olmadığı yönünde tepkiler geldiğini belirtti. Açıklamada henüz muhasebeleştirme süreci gerçekleşmemiş işlemler olması ve raporun istenen amaca uygun olarak hazırlanmasının mümkün olmayacağı, aksi durumda hatalı bilgi ve kayıp yaratacağı ifade edildi.

    Merkez Bankası esnekliğe gitti

    Gelen tepkiler üzerine Merkez Bankası özet döviz pozisyon raporunda esnekliğe gitti. Dün alınan kararla raporun alt limiti ve bildirim süresinde değişiklik yapıldı.

    Buna göre;

    • Tüzel kişilerin raporlama yapması gereken kredi bakiyesi 5 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltildi.
    • Bankalardaki kredi bakiyesi 10 milyon TL ile 50 milyon arasında olan şirketlerin raporlama yükümlülüğü Ocak 2024’e ertelendi.
    • Bankalardaki toplam kredi bakiyesi 50 milyon TL ve üzerinde olan şirketler için Mart ve Nisan 2023 aylarına ilişkin raporların bildirim süresi 30 Haziran 2023’e uzatıldı.
    • Ayrıca ilgili raporun en geç bildirim süresi takip eden ayın ilk 10 iş günü yerine takip eden ayın son günü olarak değiştirildi.

    Yazar: Necdet Erginsoy

  • Fed toplantısı öncesinde dolar yükselişte

    Fed toplantısı öncesinde dolar yükselişte

    Investing.com – Salı günü ABD doları Avrupa ticaretinde yükselişe geçti ancak son Fed toplantısı başlamadan önce son beş haftanın en düşük seviyelerinin üzerine çıkmakta zorlandı.

    Dolar Endeksi, Şubat ortasından bu yana ilk kez 103’ün altına düştükten sonra %0,1 artışla 103,025 seviyesinden işlem gördü.

    Bankacılık sektöründe süregelen çalkantılar, ABD dolarını baskı altında tutarken yatırımcılar, bu bankacılık stresinin, Fed’in hafta içinde faizleri çok daha fazla artırmasını engelleyeceği ya da artırmasına izin vermeyeceği beklentisini fiyatlamaya başladı.

    Fed, Pazar günü küresel piyasalardaki fonlama stresini hafifletmek için yedi günlük, gelişmiş bir dolar takası sundu.

    Deutsche Bank baş uluslararası stratejisti Alan Ruskin, “Her ne kadar bu imkanın kullanımı sınırlı olsa da parasal sisteme likidite ekleme telaşı, finansal stresin ‘en açık işareti’ ve dolar için açık bir olumsuzluk.” diyor.

    Piyasada genel olarak Çarşamba günkü faiz kararının, 25 baz puanlık bir artış yönünde olması bekleniyor.

    Piyasalar ayrıca Fed’in yeniden genişlemeye başlayan 8,6 trilyon dolarlık bilançosu hakkında söyleyeceklerini dinlemeye çalışacak.

    Bankacılık sektöründeki huzursuzluğun etkisiyle 28,1’den 17,1’e düşmesi beklenen, Mart ayı ZEW ekonomik hissiyat anketi verileri öncesinde euro/dolar çifti 1,0716 seviyesine yükseldi.

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) geçen hafta faizleri 50 baz puan artırdı ancak bankacılık sektöründeki belirsizlik, merkez bankasının bu yıl izin verdiği artış sayısını sınırlayabilir.

    Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Pazartesi günü Avrupalı milletvekillerine verdiği demeçte, “Açıkçası finansal istikrar gerilimleri talep üzerinde bir etkiye sahip olabilir ve aslında para politikası ve faiz oranı artışları tarafından yapılacak işin bir kısmını yapabilir.” dedi.

    Perşembe günü yapılacak ve üst üste 11. toplantıda faizleri arttırması beklenen İngiltere Merkez Bankası (BoE) toplantısı öncesinde sterlin/dolar, %0,2 düşüşle 1,2251 seviyesine geriledi.

    Bununla birlikte BoE, Cuma günü yayımladığı bir ankette İngiliz halkının enflasyon beklentilerinin düştüğünü ve merkez bankasının artış döngüsünü sona erdirmeye yakın olduğunu öne sürdüğünü söyledi.

    Merkez Bankasının Mart ayı toplantısına ait tutanakları, politikacıların faiz artışlarında nihai bir duraklama düşündüklerini göstermesinin ardından AUD/USD %0,4 düşüşle 0,6690 seviyesinden işlem gördü.

    Dolar/yen çifti, yenin güvenli liman statüsüne bağlı olarak son dönemde elde ettiği kazançların bir kısmını geri verdi ve %0,4 artışla 131,85 seviyesine yükseldi. Dolar/yuan ise %0,1 düşüşle 6,8743 seviyesine geriledi.

    Yazar: Peter Nurse

  • Güvenli liman statüsü doların yükselmesine yardımcı oldu

    Güvenli liman statüsü doların yükselmesine yardımcı oldu

    Investing.com – Devam eden bankacılık krizinin ortasında ve bu haftaki Fed politika toplantısı öncesinde talep gören güvenli liman ABD doları, Pazartesi günü erken Avrupa ticaretinde yükseldi.

    Dolar endeksi %0,1 artışla 103,470 seviyesinden işlem gördü.

    Dolar, bir grup büyük merkez bankasının finansal sistemin istikrarını sağlamak amacıyla acil likidite önlemleri açıklamasının ardından geriledi.

    Credit Suisse ‘in (SIX:CSGN) acil kurtarılmasının ardından İsviçreli yetkililer bankacılık devinin rakip UBS (SIX:UBSG) tarafından devralınmasını organize etti.

    Bununla birlikte UBS’in devralma işleminin bir parçası olarak yaklaşık 17 milyar dolar değerinde Credit Suisse tahvilini silecek olmasından dolayı bankacılık sektöründeki, özellikle de borç piyasasındaki gerginlikler devam ediyor.

    Yatırımcılar bu haftaki Fed toplantısı öncesinde de temkinli davranıyor.

    Fed’in bankacılık sektöründeki çalkantılar nedeniyle faiz oranlarını sadece 25 baz puan artırarak bu ayın başlarında tahmin edilen orana göre daha küçük bir artış yapacağı beklentileri yükseliyor.

    Bununla birlikte enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi nedeniyle Fed’in piyasalara ne tür sinyaller göndereceği konusunda hâlâ büyük bir belirsizlik var.

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın, seansın ilerleyen saatlerinde Avrupa Parlamentosunun ekonomi komitesi önünde yapacağı konuşma öncesinde euro/dolar, %0,1 düşüşle 1,0659 seviyesine geriledi.

    Yönetim Konseyi üyesi François Villeroy de Galhau, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ECB’nin geçen hafta faizleri 50 baz puan artırdığını ve bu kararın kurumun bölge bankalarına güvendiğini gösterdiğini söyledi.

    Sterlin/dolar %0,2 artışla 1,2193 seviyesine yükselirken İngiltere Merkez Bankasının (BoE) bu hafta içinde faizleri artırması bekleniyor. Ancak merkez bankasının enflasyon ile mücadele ve finansal kargaşa endişeleri arasında zor bir denge kurması gerekecek.

    AUD/USD 0,6694 seviyesinde yatay işlem görürken NZD/USD 0,6257 seviyesine indi. Yen de güvenli liman statüsünden faydalandı ve dolar/yen %0,5 düşüşle 131,12 seviyesine geriledi.

    Japonya Merkez Bankasının Mart ayı toplantısından gelen tutanaklar, birçok yönetim kurulu üyesinin, merkez bankasının ekstra destekleyici duruşunu sürdürmekten yana olduğunu gösterdi ancak bazı üyeler, getiri eğrisinde politikadan kaynaklı devam eden çarpıklıklara ilişkin endişelerini dile getirdi.

    Çin Merkez Bankasının yerel kreditörler için zorunlu karşılık oranlarını beklenmedik bir şekilde düşürerek likidite koşullarını gevşetmesinin ardından dolar/yuan 6,8891 seviyesine yükseldi.

    Yazar: Peter Nurse

  • Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Bu Hafta Takip Edilecek 5 Önemli Gelişme

    Investing.com – Cuma günü açıklanacak olan ABD Şubat ayı istihdam raporu, iş gücü piyasasının gücüne daha fazla ışık tutacak ve yatırımcılar, faiz oranlarının gelecekteki seyrine ilişkin yeni bilgiler için Fed Başkanı Jerome Powell’ın Kongre’de vereceği ifadeyi izleyecek. Hisse senedi piyasaları dalgalanmaya devam edecek gibi görünüyor. Japonya, Kanada ve Avustralya merkez bankaları toplanacak ve İngiltere’den gelen veriler, zor durumdaki ekonominin yılın başında nasıl direnç gösterdiğine işaret edecek.

    Yeni haftaya başlamak için bilmeniz gerekenler:

    1. Tarım dışı istihdam

    Cuma günü açıklanacak olan Şubat ayı istihdam raporu, Fed’in 21-22 Mart’taki toplantısından önceki son rapor olacak ve Ocak ayındaki patlamanın ardından yatırımcıların, faiz oranlarının gelecekteki seyrine ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmelerine yol açması nedeniyle daha da önem kazanacak.

    Beklentiler, Ocak ayında 517.000’lik istihdam artışına göre ekonominin, geçen ay 200.000 artış ile daha ufak bir istihdam artışı yönündeyken işsizlik oranının, beş on yılın en düşük seviyesi olan %3,4‘de sabit kalması bekleniyor.

    Beklenenden daha güçlü bir rapor, Fed’in daha şahin adımlar atacağına dair korkuları artırabilir – iş gücü piyasasındaki güçlü talep, ücret artışını destekleyerek enflasyonun yükselmesine katkıda bulunur – ve Fed’in faiz oranlarını artırması yönünde baskı yaratır.

    Yatırımcılar, Fed’den bu ay 25 baz puanlık bir artış daha bekliyor ancak piyasa, daha büyük bir artış için daha önce olduğundan biraz daha yüksek bir şansa işaret ediyor.

    2. Powell’ın ifadesi

    Cuma günkü istihdam raporundan önce Powell, merkez bankasının altı aylık para politikası raporunu sunmak üzere Kongre huzuruna çıkacak. Salı günü Senatoda, Çarşamba günü ise Temsilciler Meclisinde ifade verecek.

    Powell’ın yorumları, son verilerin hâlâ devam eden enflasyona işaret etmesinin ardından bu ay daha büyük bir faiz artışının düşünülüp düşünülmediğine dair ipuçları için yakından takip edilecek. Powell, Ocak ayı istihdam raporunun, enflasyonla mücadelenin neden “biraz zaman alacağını” gösterdiğini söyledi.

    Fed, Aralık ayındaki 50 baz puanlık artışın ardından 1 Şubat’taki son toplantısında faiz artırım hızını 25 baz puana düşürdü.

    3. Borsada oynaklık

    Wall Street, dalgalı bir haftanın sonunda Cuma günü yükselişe geçerken S&P 500, üç haftalık kayıp serisini sonlandırdı ve Dow Jones Industrial Average, Ocak sonundan bu yana ilk haftalık yükselişini kaydetti.

    Ocak ayındaki keskin toparlanmanın ardından yatırımcıların, Fed’in faiz oranlarını beklenenden daha yüksek tutacağı ve enflasyonu engellemek için daha uzun süre yüksek tutacağı endişesiyle, tahviller ve hisse senetleri Şubat ayında geriledi.

    Fed’in Mart ayındaki toplantısı öncesinde piyasalarda daha fazla dalgalanma yaşanabilir.

    Bu arada dördüncü çeyrek kazanç sezonu, S&P 500’deki şirketlerin yedisi hariç hepsinin raporlamasıyla son düzlüğe girdi. Refinitiv verilerine göre çeyrek sonuçları, tahminleri %68 oranında aştı.

    4. Merkez bankası kararları

    Japonya, Avustralya ve Kanada merkez bankaları, bu hafta para politikası toplantıları yapacak.

    Cuma günü Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Haruhiko Kuroda, süper kolay para politikasını denetlediği on yıllık görev süresinin ardından son toplantısına başkanlık edecek. Halefi Kazuo Ueda‘nın 8 Nisan’da görevi devralmasından önce herhangi bir değişiklik beklenmiyor.

    Avustralya Merkez Bankası (RBA) Salı günü toplanıyor ve yetkililer, geçen ayki toplantılarında daha fazla sıkılaştırma olasılığını ima etmiş olsa da ekonominin dördüncü çeyrekte bir yılın en zayıf hızında büyüdüğünü gösteren son veriler ve enflasyonun zirveye ulaşmış olabileceğini gösteren Ocak ayı rakamlarının ardından yatırımcılar, faizlerin sabit kalmasını bekliyor.

    Kanada Merkez Bankasının (BoC) da politikacıların ekonominin daha yüksek borçlanma maliyetlerine uyum sağlamasına zaman tanımak için Ocak ayında şartlı bir duraklama ilan etmesinden bu yana Çarşamba günü ilk toplantısında buluşuyor ve faizleri sabit tutması bekleniyor.

    5. İngiltere’nin GSYİH verisi

    İngiltere, 2022 yılının son üç ayında resesyona girmekten kıl payı kurtulan ekonominin, Ocak ayında nasıl bir performans sergilediğini gösteren GSYİH verilerini Cuma günü açıklayacak. Ekonomistler, gayri safi yurt içi hasılanın Ocak ayında bir önceki aya göre sadece %0,1 oranında artmasını bekliyor.

    Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası (BoE) Baş Ekonomisti Huw Pill, yaptığı açıklamada, İngiltere ekonomisinin beklenenden daha fazla ivme gösterdiğini ve ücret artışının, geçen ay merkez bankasının tahmininden biraz daha hızlı olduğunu kanıtladığını söyledi.

    Bununla birlikte İngiltere, pandemi öncesine kıyasla hâlâ daha küçük olan tek G7 ekonomisi. Uluslararası Para Fonu (IMF), ülkenin bu yıl küçülecek tek G7 ekonomisi olacağına inanıyor.

    Tüketiciler, çift haneli enflasyon karşısında dirençli duruyor gibi görünürken BoE, faizleri artırmaya devam etmek zorunda kalabilir.

    Yazar: Noreen Burke

    –Bu haberde Reuters’in katkısı bulunmaktadır.