Etiket: Milleti

  • Sinan Ateş’in ablası MHP’li ismi hedef aldı: Bunca itham varken sessizliğinin sebebi nedir?

    Sinan Ateş’in ablası MHP’li ismi hedef aldı: Bunca itham varken sessizliğinin sebebi nedir?

    Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in 30 Aralık 2022’de Ankara’da sokak ortasında öldürülmesiyle ilgili sır perdesi henüz aralanmış değil. Soruşturma kapsamında aralarında MHP’li yöneticilerin de olduğu 21 kişi tutuklu bulunuyor. Ateş ailesi de adalet aramaya devam ediyor. Ateş’in ablası Selma Ateş ise suskunluğunu günler sonra bozdu.

    “BU ÜLKEDEKİ NAMUSLU DEVLET GÖREVLİLERİNE GÜVENİYORUM”

    “KAMUOYUNU BİLGİLENDİRİCİ AÇIKLAMALAR YAPILMALI”

    Resmi makamların kamuoyunu bilgilendirmesinin önemine işaret eden Ateş “Yetkililerin ve bakanlıkların belirli zamanlarda kamuoyunu bilgilendirecek açıklama yapmasını bekliyoruz. Yoksa kamuoyunun aklında hep soru işaretleri olacak” diye konuştu.

    “TÜRK MİLLETİ SİNAN ATEŞ’İ BAĞRINA BASTI”

    Ateş şunları kaydetti: “Asla şunu unutmasınlar biz bu soruşturmanın kapatılmasına müsaade etmeyeceğiz. Türk milleti Sinan Ateş’i bağrına bastı ve onun arkasında duracaktır.”

    “KILAVUZ NEDEN SESSİZ?”

    Olcay Kılavuz‘un MHP’den yeniden aday gösterilmesine ilişkin görüşlerini sorduğumuz Ateş, “Bu kadar itham varken bir de bu milletin vekili olmasına rağmen kamuoyunu aydınlatacak hiçbir açıklamada bulunmamıştır. Bu sessizliğin sebebi nedir? Topluma bir açıklama yapma gereği duymayan bu şahsın tekrar vekil adayı gösterilmesi büyük bir talihsizliktir. Türk milletine saygısızlıktır” diye konuştu.

    “İLK GÜNDEN BERİ KİMSEYİ HEDEF GÖSTERMİYORUZ”

    Cumhuriyet gazetesine konuşan Ateş sözlerini şöyle noktaladı: “Biz aile olarak ilk günden beri kimseyi hedef göstermiyoruz bundan sonraki süreçte de göstermeyeceğiz. Yargıya güveniyoruz ama şunu da iyi bilmek gerekiyor ki bu milletin vekilinin bu topluma cevap zorunluluğu vardır.”

  • Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    Camide bira içtiler iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım: İnandığım doğruların takipçisi olmak için CHP’den aday adayı oldum

    2013 yılındaki Gezi eylemleri sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Camide bira içtiler” açıklamasını, “Ben din adamıyım, yalan söyleyemem, içki içildiğini görmedim” diyerek yalanlayan Bezmialem Valide Sultan Camisi’nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım, siyasete girmek için ilk adımı attı. Yıldırım, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, CHP’den milletvekili aday adayı oldu.

    “İNANDIĞIM DOĞRULARIN TEMSİLCİSİ OLMAK İÇİN CHP’DEN ADAY OLDUM”

    Fuat Yıldırım, neden CHP’den milletvekili aday adayı olduğuyla ilgili kendisine yöneltilen sorulara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Yıldırım, şunları söyledi: “İnandığım doğruların takipçisi ve temsilcisi olmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili aday adayı oldum. İnsani ve İslami değerlerin dayandığı 2 temel esas var: Biri adalet, diğeri ise doğruluk ve dürüstlüktür. Bunu arayan ve yaşayanların daima yanında olacağım. Yer ve gök bunlarla ayakta durmaktadır. Kendi yaşamımda bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da özellikle bu iki değer, hayatımın vazgeçilmezi olarak devam edecektir.

    “ONLARLA BERABER YÜRÜMEYE KARAR VERDİM”

    Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu söylem ve eylemler, aynı ortak paydada buluştuğumuzu gösterdi. Kendilerinin ve çok değerli yol arkadaşlarının en sıkıntılı zamanlarımda daima yanımda olmaları, bir insan olarak beni derinden etkiledi. Adalet ve doğruluk ilkelerinin hayatımızda daima yer bulması için çıktığımız yolda, bu yolu, onlarla beraber yürümeye karar verdim. CHP’nin yeni yüzünde herkesin ve her kesimin kucaklama çabaları halkımızda çok önemli karşılık bulduğu gibi, bugün bendenizin de bu karar vermesinde en önemli etken olmuştur.

    “MİLLETİMİZ ADİLCE KUCAKLANMAYI BEKLENMEKTEDİR”

    Milletimizin her bireyi, bugün şefkatle ve adilce kucaklanmayı beklemektedir. Bunlar gerçekte, evrensel insani değerler olarak karşımızda durmaktadır. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ diyen Şeyh Edebali, ‘Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü’ diyerek, ‘Yetmiş iki milleti bir gören’ Yunus Emre, ‘Gel, kim olursan ol, yine gel’ diyen Mevlana ve ‘Bu âlemde bütün varlıkla, bir çeşit kardeşliğimiz var’ hakikati ile bırakın insanı, her şeyi kucaklayan yol göstericilerimiz var.

    “BİZLER BİRBİRİMİZİN YURDU OLMAYA KARARLIYIZ”

    İşte Anadolu’muz asırlarca bu maya ile mayalanmıştır. Yaşadığımız asrın felaketinde de milletimiz özündeki bu gerçeği tek yürek, tek bilek olarak ortaya koymuştur. Bu vesile ile deprem ve sel felaketlerinde şehit olanlara Yüce Allah’tan rahmet, kederli aile ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Bugün biz de ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ diyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin yoldaşları olarak; milletimizi kutuplaştırmadan kucaklaştıran, ‘Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz’ diyen Yunusumuzun hatırlatmasını hiçbir zaman unutmadan yaşayacağız. Bizler, birbirimizin kurdu değil, birbirimizin yurdu olmaya kararlı ve sevdalıyız. Yal da bu anlayış ve samimiyetle devam edeceğiz inşallah.”

  • Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    Nevruz mesajı paylaşan Bahçeli, HDP’yi ziyaret eden Kılıçdaroğlu’na yüklendi

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajında Kılıçdaroğlu’nu da hedef alan Bahçeli, CHP liderinin HDP ile ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesini eleştirerek bu durumu talihsiz olarak nitelendirdi.

    “DEPREM VE SEL FELAKETİ MİLLETİMİZİ ACIYA BOĞMUŞTUR”

    Bahçeli, mesajında şunları söyledi: “Son bir asrın en büyük felaketi olan 6 Şubat 2023 tarihli Pazarcık ve Elbistan merkezli iki ayrı deprem ile birlikte Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan aşırı yağışlar, bundan mülhem sel ve taşkınlar milletimizi ziyadesiyle sarsmış ve acıya boğmuştur. Türk milleti karşısına çıkan doğal zorlukları ve doğal olmayan çetin engelleri “Hep Birlikte Aşma” iradesi göstererek direncini, dirayetini ve metanetini azami düzeylerde sergilemiştir.

    “MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİKLE HEP BİRLİKTE YAŞAMA”

    ‘Bugüne İstikrar, Yarına Huzur’ telakkisi ‘Hep Birlikte Başarma’ kararlığıyla taban ve temel bulmuştur. “Milli Birlik ve Kardeşlikle Hep Birlikte Yaşama” tercihi kahraman ecdadımızın ve şanlı tarihimizin ihmal ve inkar edemeyeceğimiz kutsal bir emaneti olarak maşeri vicdana yerleşmiştir.

    Felaketlerin derin yaralarını sarmak, kayıplarımızın ızdırap veren izlerini silmek maksadıyla “Yeni Yüzyılda Yeni Bir Hayat ve Yeni Türkiye”yi “Hep Birlikte Kurma” seferberliği bütün imkanlar eşliğinde harekete geçmiştir. Bu süreçte “Devlet Milletiyle” elele vermiş, “Her Şeyden Önce Türkiye” ahlak ve erdemi öne çıkmış, bu suretle öncü ve önder bir boyut kazanmıştır. Elbette Türkiye ve Türk milleti sevdamızın burçlarıdır. “Önce Ülkem ve Milletim” kavrayışı hayata, hadiselere ve siyasete bakışımızın an fikridir. Bizim nazarımızda 85 milyon Türk vatandaşımız büyük Türkiye’nin şah damarı, şahbaz dimağıdır.

    “HİÇBİR DAYATMAYA KUŞKUSUZ BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Ülkemiz hiçbir soruna, hiçbir ayak bağına, hiçbir dayatmaya kuşkusuz boyun eğmeyecektir. Yıkıntılar arasından güvenli, dayanıklı, insanca yaşama müzahir konutlar bir yıl içinde hak sahiplerine inşaları tamamlanarak mutlaka teslim edilecektir. Bu taahhüt cumhurun bizzat ulaşacağı hedefidir. Kardeşliğimizin ikram ve itibarı ağır meselelerin üstesinden gelmek için yegane güç kaynağımızdır. Baharı karşıladığımız bu seneki Nevruz Günü’nde kalplerimiz yaslı, gözlerimiz yaşlı, gönüllerimiz buruk olsa da, Türkiye’yi yeni baştan ihya ve imar etme gayemiz tıpkı demir sağları eriten tarihi irade kadar kudret ve kuvvet içermektedir.

    “NEVRUZ’UN GERÇEK MANA VE MESAJINA ÇOK İHTİYAÇ VARDIR”

    Bilindiği üzere Nevruz, asırlar boyunca Türk coğrafyalarında birlik, dirlik, barış ve huzuru sembolize eden müstesna bir günün adıdır. Bugünkü sıkıntılı günlerimizde Nevruz’un gerçek mana ve mesajına çok ihtiyaç vardır. Yalnızca bir mevsim döngüsü olarak yorumlamanın yetersiz kalacağı Nevruz Bayramı, aynı zamanda bolluk ve bereketin, dostluk ve kardeşliğin, kaynaşma ve kucaklaşmanın da timsalidir.

    “NEVRUZ GERÇEKTEN DE KÖKLÜ BİR KUCAKLAŞMA FIRSATIDIR”

    Bu kutlu gün ataletin, yılgınlığın, yorgunluğun ve kaygının geride bırakılmasını; tazelenmiş umutlarla, tırmanmış heyecanlarla geleceğin kavranmasını vaaz ve vaat etmektedir. Nevruz bir diriliş anısı, bir doğruluş atılımı, bir yükseliş atılganlığı, yeni bir güne yürüyüş adımıdır. Türkiye geleceğini Nevruz’un bereketli çehresiyle, birlik çağrısıyla kuracak, muhakkak başarılı olacaktır. Aynı zamanda binlerce yıllık tarih süreci içerisinde, büyük Türk milletini ortak sevinç ve tasada, ortak geçmiş ve gelecek paydasında buluşturan Nevruz gerçekten de köklü bir kucaklaşma fırsatıdır. Bu kadim kültürel mirasımız milli birlik ve beraberliğimizin kaynaklarından birisidir.

    “NEVRUZ, GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDA ÇOK ÖNEMLİ KÜLTÜREL BİR KÖPRÜDÜR”

    Türk dünyasında “Sultan Nevruz’ adıyla kutlanan bu günde başlıca dileğim, milletimizin birlik ve dirliğinin ebediyete kadar vasıl olması ve dünyanın her yerinde barışın, esenliğin ve istikrarın hakim olmasıdır. Türk milletinin hem ata hem de ana yurdunda baharın müjdecisi olarak özel ve önemli bir yeri bulunan Nevruz Bayramı taşıdığı derin anlam itibariyle; Türk milletinin Ergenekon’dan çıkışını ve müteakip asırlarda kademe kademe sıçrayışını ifade etmektedir. Balkanlar’dan Sibirya bozkırlarına kadar uzanan görkemli bir coğrafyada kutlanan Nevruz, geçmişle bugün arasında çok önemli kültürel bir köprüdür. Yakılan ateşler, tutuşan eller, çarpan yürekler, neşe saçan gözler, gülümseyen yüzler, müşfik vicdanlar, reddedilen ihtilaflar, dışlanan kötü emeller Nevruz’un kültürel dokusunu, tarihsel doğasını gözler önüne çıkarmaktadır. Nihayetinde ümidimiz ve tesellimiz de budur.

    “HİÇBİR ŞART ALTINDA BÖLÜCÜ EMELLERE GEÇİT VERİLMEYECEKTİR”

    Doğudan batıya, kuzeyden güneye aynı inanç, aynı irade, aynı hissiyatla bir araya gelen milli gönüller bu coğrafyayı vatan yapmış ve sonsuza kadar var olacağımızı da cümle aleme ispat ve ilan etmişlerdir. Beraber ağlayıp birlikte gülen; bayram günlerinden yas tutulan dönemlere kadar her şeyi birlikte paylaşan aziz millet fertleri inanıyorum ki, hiçbir şart altında bölücü emellere geçit vermeyecektir.

    “NEVRUZ, BÖLÜCÜLERİN DEĞİL TÜRK’ÜN BAYRAMIDIR”

    Nevruz, milli kader ortaklığımızın ve kardeşlik bağlarımızın mihenk taşı olduğu kadar parlayan da sembolüdür. Aynı şekilde bölücülerin, gayri milli çevrelerin, millete şaşı bakan çarpık zihniyetlerin, terörizme yakasını kaptırmış lekeli mihrakların değil, Türk’ün ezeli bayramı, Türk milletinin ebedi bayram günüdür. Nevruz’u şer ve şiddet dolu amaçlarına malzeme yapmaya teşebbüs edenler zulme sözcülük, zillete gözcülük yapan odaklardan başkası değildir.

    CHP’YE ELEŞTİRİ

    CHP ile HDP’nin ertelenmiş buluşmasını Nevruz Günü gerçekleştirmesi ise hem bir talihsizlik hem de kimin kimlerle emel ve hedef birliği içinde olduğunun üzeri karalanmış çirkin resmidir.

    “NEVRUZ, TÜRK MİLLETİNİN ERGENEKON ATEŞİDİR”

    Baharımızı kışa dönüştürmek için yan yana gelenler 14 Mayıs’ta milli iradenin ihtişamıyla tasfiye ve telin edileceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti’ni çekiçle örs arasına sıkıştırmaya çalışanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Nevruz, büyük Türk milletinin hürriyet ruhunun kabararak taştığı, dar bir alandan çıkarak kıt’aları yönetmeye talip olduğu kutlu Ergenekon ateşidir. Bu ateşin hiç sönmeden milletimizin istikbalini aydınlatması, Türk ve Türkiye Yüzyılının önünü açması samimi dileğimdir.

    Deprem ve sel afetlerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler, tedavi gören vatandaşlarımıza şifalar diliyorum. Çok geniş bir coğrafyada varlık mücadelesi veren aziz milletimin ve tüm soydaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı kutluyor, hepsine birden sağlıklı, huzur dolu ve başarılarla geçecek bir ömür temenni ediyorum.

    Kış mevsiminin arkasından bahara kapı aralayan bu ‘Yeni Gün’ün, barış, huzur ve kardeşliğimizi pekiştirmesini, ayrıca yarın karşılayacağımız Ramazan-ı Şerif’in aziz milletimize ve Türk-İslam alemine mübarek olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.