Etiket: Muhalefet

  • Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Muharrem İnce’den kendisine çağrı yapan Cem Toker’e yanıt: Ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum

    Liberal Demokrat Parti (LDP) eski Genel Başkanı Cem Toker, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı adaylığını açıklayan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye seslendi. Toker, “Öfkenizde çok haklı olabilirsiniz. Ama bence lütfen öfkenizi yeniniz. Ülkenin bekası için, öfkeniz sağduyunuzun önüne geçmemeli. Cehennemin yoluna taş döşemiş siyasetçi konumuna düşmeyiniz.” dedi.

    “SAMİMİ OLDUĞUNUZDAN ŞÜPHEM YOK”

    Toker’e İnce’den yanıt geldi. Toker’e hitaben iki sayfalık mektup kaleme alan Muharrem İnce, tek adayla seçimlere girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşündüğünü belirtti. İnce, mektubunda şu değerlendirmelerde bulundu: “Sn. Cem Toker Twitter’dan bana yazdığınız açık mektubu dikkatlice okudum. Samimi olduğunuzdan şüphem yok, o nedenle hem size hem de sizin nezdinizde aynı düşüncede olan samimi seçmenlere kendi açımdan meseleyi anlatmak için bu mektubu yazıyorum.

    “KİMLERİN SESİ OLDUĞUMUZU ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

    Bildiğiniz üzere, 2018 seçimleri sırasında ve sonrasında defalarca kamuoyu ile paylaştığım gelişmelerden sonra partimden ayrılıp yol arkadaşlarımla birlikte yaklaşık 2 yıl önce Memleket Partisi’ni kurduk. O günden bugüne kadar da sürekli ülkeyi dolaşarak yaptığımız mitinglerde, TV programlarında, sosyal medyada, gazetelerde neden böyle bir yola çıktığımızı amacımızı, kimlerin sesi olduğumuzu anlatmaya çalıştık.

    “”ÖFKE İLE YOLA ÇIKMADIK”

    Kanaatinizin aksine öfke ile yola çıkmadık, aklımız bize mevcut muhalefet yapısı ile Erdoğan’ın devrilemeyeceğini söylediği için ve artık bu duruma katlanamadığımız için çıktık. Gönüllülerinden başka destekçisi olmayan, üyelerinin bağışları ile ayakta duran 2016 model bir otobüsten başka mal varlığı olmayan bu partinin ömrünün uzun olamayacağını düşünmüş olacaklar ki muhalefetten kimse bizi bir masaya davet etmedi.

    “SARAYA GİDEN CHP’Lİ İFTİRASINI ATIP KENARA ÇEKİLDİLER”

    Ayrıca yaklaşık 3 yıldır dillendirdiğimiz konular duymazdan gelindi. 2018 yılı seçimlerinde neden 12 bin sandığa gözlemci konulmadığı açıklanmadı. Secim sistemini takip etme iddiasıyla kurulduğu söylenen sistemin seçim gecesi neden çöktüğünün hesabı verilmedi. Cumhurbaşkanı kampanyası sırasında bana yakın olduğu bilinen milletvekillerinin neden listelere konulmadığı açıklanmadı. Seçimlerden sonra seçimlerin değerlendirildiği toplantıya neden Cumhurbaşkanı adayının çağrılmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Saraya giden CHP’li iftirasını atıp kenara çekildiler. Seçim gecesine ilişkin başlatılan linç kampanyasını organize eden parti yetkilileri görevde tutuldu.

    “TASFİYE EDİLMEK İÇİN ADAY GÖSTERİLDİM”

    “CHP PARTİ YÖNETİMİ, ERDOĞAN GİBİ İŞİNE GELMEYEN ŞEYLERİ DUYMAZDAN GELDİ”

    Demem o ki, CHP parti yönetimi aynı Erdoğan gibi işine gelmeyen şeyleri duymazdan geldi işine gelmeyen gelişmeleri de son derece demokrat (!) yöntemlerle bastırdı.

    “ÇAĞRILARIM DUYMAZDAN GELİNDİ”

    Yine 3 yıldır muhalefeti bu seçimlere ciddi bir şekilde hazırlanmaya davet ettim. Sizin de üzerinde çok durduğunuz seçim güvenliğini, sandıklara sahip çıkılması gerektiğini söyledim. Defalarca gelin sandık güvenliği için bir araya gelelim bu konuda iş birliği yapalım dememe rağmen bu çağrılarım da duymazdan gelindi. Bütün bunlar size de tuhaf gelmiyor mu?

    “6’LI MASA’NIN MUHALEFET MODELİ MİLLETİMİZDEN TEVECCÜH GÖRMEMEKTEDİR”

    Gelinen durumda kamuoyu araştırmaları göstermektedir ki, 6’lı Masa çerçevesinde ortaya konulan muhalefet modeli milletimizden yeteri kadar teveccüh görmemektedir. Bu yüzden, cumhurbaşkanı adayı olarak benim ve Memleket Partisi’nin oyundaki hızlı artış Masaya bel bağlayanları büyük bir tedirginliğe sürükledi. Daha önce bizi görmeyenler, sesimizi duymayanlar bu tedirginlikten olsa gerek belediyelerden maaşlı bazı gazetecileri, sosyal medya trolleri üzerinden adeta terör estirerek sanki 6’lı Masa’nın bugünkü halinin sorumlusu benmişim gibi bana saldırıyorlar. Hemen belirtmeliyim ki, bu tepkileri umursamıyorum ve hiçbir yılgınlık emaresi göstermiyorum. Aksine, bu ergence tavırların derdimi daha iyi anlatmama yardımcı olacağı kanaatindeyim.

    “6’LI MASA GÖNÜLLÜ BİRLİKTELİĞE DAYANMIYOR”

    Zira sırf Kemal Bey’i cumhurbaşkanı yapmak için uygulanan bu strateji halkımız tarafından tasvip edilmiyor. Bugün büyük bir muhalefet çatısı olarak sunulan 6’lı Masa aslında, bağımsız aktörlerin gönüllü birlikteliğine dayanmıyor. CHP Genel Merkez katında geliştirilen bir fikrin, 4 cılız partiye adeta rüşvet verilerek kabul ettirildiğini milletimiz görüyor.

    “İYİ PARTİ’NİN NASIL MASAYA SİLLE TOKAT GERİ OTURTULDUĞUNA ŞAHİT OLDUK”

    Toplam oy oranı %1,5 bile olmayan bu 4 partiye kabinede 8 makam vaat edildiğini ve bu partilerin meclise CHP listelerinden ayrılacak kontenjanlar ile gireceğini biliyoruz. Diğer yandan, masadan kalkma niyetini açıkça beyan eden İYİ Parti’nin nasıl sille tokat, yaka paça masaya geri oturtulduğuna hep beraber şahit olduk. Rüşvet, şantaj, linç ve karalama ile açıklanabilecek bir süreç sonunda Kemal Bey başkan adayı olarak açıklandı ve haliyle halk bu duruma tepki gösteriyor.

    “VATANDAŞIN DA AYNI ONAYI VERECEĞİ ANLAMINA GELMİYOR”

    Erdoğan’ın berbat yönetimine duyulan tepkiyi Kemal Bey’in kendi başkan adaylığını onaylatmak için kullandığı ve bu adaylığı adeta gasp ettiği düşünülüyor. Kemal Bey, ittifak parti liderlerine kendini onaylatmış olabilir ama bu durum tabandaki vatandaşın da aynı onayı vereceği anlamına gelmiyor. Nitekim ittifak içindeki bazı partilerin tabanlarından gelen seslerin bu yönde olduğunu herkes görüyor. Oy oranlarımızdaki artışın başlıca sebebinin bu tepki olduğunun farkında olduğunuzu umuyorum.

    “KEMAL BEY’İN ADAYLIĞI MUHALEFETİN ORTAK KARARI DEĞİL”

    Açıkça görülüyor ki Kemal Bey’in adaylığı sanıldığı gibi muhalefetin ortak ve gönüllü kararı değildir. Hem kurulan masanın sakil yapısı hem de masada muhatap alınıp ülkenin geleceğine ortak edilen kişilerin bozuk sicili, halkı bu masadan uzaklaştırıyor. AKP’nin kurduğu çarpık ekonomi anlayışının mimarlarından Ali Babacan, Suriye meselesini ülkemizin başına bela eden ve milyonlarca göçmen ve sığınmacının ülkemize gelmesine sebep olan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Temel Karamollaoğlu kurulan ittifakı zayıflatmaktadır. Bu isimlerin karar alma süreçlerinde etkin olma ihtimali bile tabanda birçok seçmeni tedirgin etmektedir. Üstelik muhalif seçmenler partilerine oy verdiklerini zannederken sandıktan bu partilerin milletvekillerinin çıkma ihtimalini ise hiç istememektedir.

    “3 YILDIR MUHALEFETİN HATALARINI ANLATIYORUM”

    Öyle bir hava estiriliyor ki, sanki ben partiden yeni ayrıldım sanki bugün söylediklerimi yeni söylüyorum. Yaklaşık 3 yıldır bu iktidarın gönderilmesi için neler yapılması gerektiğini, muhalefetin hatalarını anlatıyorum. Benim söylediklerime parti yöneticileri kulak tıkasalar da tabanın bana hak verdiği ortadadır. Muhalefet cephesi olarak tek adayla değil çoklu adayla secime gidilmesi gerektiğini her fırsatta söyledim. Bugün de aynı görüşteyim. Daha önce 2014 seçimlerinde Ekmeleddin Bey’in adaylığında olduğu gibi bugün de kamuoyunu manipüle etmek için sahte anketler yayınlanmakta ve muhalifler için yalancı cennet hikayeleri uydurulmaktadır.

    “BU ANLAYIŞIN ERDOĞAN’I YENECEĞİNE İNANMIYORUM”

    Sn. Toker, Samimiyetle bilmenizi isterim ki ben bu anlayışın ve adayın Erdoğan’ı yeneceğine inanmıyorum. Tek adayla girilmesinin Cumhur İttifakı’nın işine geldiğini düşünüyorum. Erdoğan’ın amacı bütün muhalefeti tek bir kayığa bindirip ondan sonra tekmeyi vurmaktır. Toplam oyu %1,5’u geçemeyen ve toplumsal temsili zayıf olan partilerle sırf adaylığını onayladıkları için sürdürdüğü ittifakı Kemal Bey vakit varken bozmalıdır. Seçimin ikinci tura kalması durumunda Erdoğan kaybedecektir. Ben bunu görüyorum ve tek amacım bunu gerçekleştirmektir.

    “ÜLKEMİN MENFAATİNİ HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTARIM”

    Benim aday olmak gibi bir kişisel tutkum yok, herkes bilsin ki ülkemin menfaatini her şeyin üzerinde tutarım. Bununla birlikte adaylığımın gördüğü ilginin bu muhalefet anlayışını benimseyenlere bazı şeyleri fark ettirmesini umut ediyorum. Siyaset bir vekalet işidir. Biz belirli bir seçmen grubunun vekili olarak siyaset yapıyoruz. Bir toplumsal talebi dillendiriyoruz. Benimle yola çıkan, partiye yardımda bulunan, gece gündüz menfaati olmadan çalışan yol arkadaşlarımı hiçe sayarak kendi başıma alabileceğim bir karar da olamaz. Herkese içindeki Memleket sevgisi kadar başarılar dilerim.

    Saygılarımla,

    Muharrem İnce”

  • TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Türkiye’nin güçlü bir muhalefete ihtiyacı var ve biz buna talibiz

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Türkiye’nin güçlü bir muhalefete ihtiyacı var ve biz buna talibiz

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, dün akşam Habertürk canlı yayınında açıklamalarda bulundu. TİP lideri Baş, seçim sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

    “HALK 4 KİŞİ İLE YAPTIĞIMIZ MUHALEFETİ GÖRDÜ”

    Seçimden sonra Türkiye’nin çok daha güçlü bir muhalefete ihtiyacı olduğunu söyleyen Baş, “TİP olarak önümüzdeki seçimlere dair iddiamız şu: Halk, 4 kişiyle yaptığımız muhalefeti gördü. Diyoruz ki; bunu 14’e, 24’e, 34’e çıkarmanız bile bizim ana muhalefet olmamız için yeterli. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde güçlü bir ana muhalefete ihtiyacı var ve biz buna talibiz. AK Parti’de iktidar nimetleri ortaklığı var. Belli bir süre içerisinde yok olacağını düşünüyorum. Son zamanlarda yenilgileri yaşamış partilerle yan yana geliyor. Attan düşmüş gibi. TİP herhalde en erken önümüzdeki seçimlerde muhalefetin ortak paydada birleşmesini söyleyen parti.” dedi.

    “15 MAYIS’TA UÇUŞLARI İPTAL EDELİM”

    Ahbap Derneği’ne çadır satıldığının ortaya çıkmasıyla tepkilerin odağı haline gelen Kızılay Başkanı Kerem Kınık’a seslenen Erkan Baş, seçimlerden sonrasını da işaret etti. 15 Mayıs günü yurt dışı uçuşlarının iptal edilmesi çağrısı yapan Erkan Baş, “Sizin programınızda meydan okuyorum; 20 yıldır ölesiye dövüştüğüm bir iktidar var. Bir gün yurt dışına çıkmayı düşünmedim. Bak Kerem Kınık, 15 Mayıs sabahı kaçma kardeşim. Uyanık olanlar kaçacaklar. Madem güveniyorsunuz kendinize, 15 Mayıs’ta uçuşları iptal edelim. Biz buradayız.” ifadelerini kullandı.

  • “Meydan okuyorum” diyen TİP Genel Başkanı Erbaş iktidara seslendi: Kendinize güveniyorsanız 15 Mayıs’ta uçuşları iptal edin!

    “Meydan okuyorum” diyen TİP Genel Başkanı Erbaş iktidara seslendi: Kendinize güveniyorsanız 15 Mayıs’ta uçuşları iptal edin!

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Habertürk canlı yayınında açıklamalarda bulundu. TİP lideri Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerde tarihinin en büyük yenilgisini alacağını savundu.

    “15 MAYIS UÇUŞLARI İPTAL EDELİM”

    Ahbap Derneği’ne çadır satıldığının ortaya çıkmasıyla tepkilerin odağı haline gelen Kızılay Başkanı Kerem Kınık’a seslenen Erkan Baş, seçimlerden sonrasını işaret etti. 15 Mayıs günü yurt dışı uçuşlarının iptal edilmesi çağrısı yapan Erkan Baş, “Sizin programınızda meydan okuyorum; 20 yıldır ölesiye dövüştüğüm bir iktidar var. Bir gün yurt dışına çıkmayı düşünmedim. Bak Kerem Kınık, 15 Mayıs sabahı kaçma kardeşim. Uyanık olanlar kaçacaklar. Madem güveniyorsunuz kendinize, 15 Mayıs’ta uçuşları iptal edelim. Biz buradayız.” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR ANA MUHALEFETE İHTİYACI VAR”

    Erkan Baş, şunları söyledi: “Türkiye’nin önümüzdeki dönemde güçlü bir ana muhalefete ihtiyacı var. AK Parti’de iktidar nimetleri ortaklığı var. Belli bir süre içerisinde yok olacağını düşünüyorum. Son zamanlarda yenilgileri yaşamış partilerle yan yana geliyor. Attan düşmüş gibi. TİP herhalde en erken önümüzdeki seçimlerde muhalefetin ortak paydada birleşmesini söyleyen parti. Haftalarca hiç durmadan vatandaşla toplantı yaptık. İddiamız, Türkiye’yi 20 yıldır dünyanın belki de en kötü iktidarlardan birisi yönetiyor.

    “ÇOK KRİTİK HATALAR YAPTIK”

    Çok kritik hatalar yaptık. 2018’de ‘ilk turda çok aday çıksın, iş ikinci tura kalır, en fazla kim alırsa ona oy veririz’ dendi. Dışarıdan baktığımızda çok mantıklı gözüktü. Dert ikinci tura kalmak. Muhalefetteki diğer adaylardan fazla oy alırsanız kalırsınız. Muhalefet adayları birbirleriyle rekabet ettiler, Tayyip Erdoğan ilk turda aldı. Biz başından bu yana bu seçimin mümkün olduğunca muhalefetin tek adayla birleştiği dedik. Bunun dışındaki her türlü eğilim bana yanlış geliyor. Benim için geçen seçim akşamı Muharrem İnce defteri kapanmıştır. ‘O akşam benden talimat bekleyin’ deyip seçim stratejisi geliştirip o akşam kaybolursanız, size güvenmezler.

    “SİYASETÇİLER KORKAK DAVRANIYOR”

    Sokakta Kürtler ve Türkler de daha fazla bir arada yaşama isteği var. Alevi Sünni meselesinde aynı şeyi görüyorum. Toplumsal cinsiyet konusu da değişti. Siyasetçiler korkak davranıyor. Ben Kemal Bey’in cesur olması gerektiğini düşünüyorum. Şişe boğazı gibi bir yerdeyiz. Buradan çıkacağız. Tayyip Erdoğan tarihin en ağır yenilgisini yaşayacak. Çünkü korkan insanlar mührü eline alınca gerekeni yapacak.

    “İKTİDAR ZAYIF OLDUĞU İÇİN BASKIYI ARTIRIYOR”

    İktidar öyle baskı ortamı oluşturdu ki, bu bir korku yaratıyor. İktidar zayıf olduğu için baskıyı artırıyor. Adım kadar eminim, iktidar şu anda azınlıktır bu ülkede. TİP onların oyuna kıymet veriyor. Türkiye’nin 87 bölgenin hepsinde seçime girmeyeceğiz. Gerçekten verdikleri oya parlamentoda anlam katabildiğimiz yerlerde seçime gireceğiz. Bizim hedefimiz parlamentoda sadece TİP’i büyütmek değil. Önce memleketin çıkarı. Cumhur İttifakı’nın oyunu azaltmak için nerede seçime girmem gerekiyorsa orada gireceğim. Eğer muhalefet çok büyük hata yapmazsa, bu meszele açık farkla bitecek.

  • Kılıçdaroğlu’nun adaylığı dünya basınında! Hepsi tek bir noktaya dikkat çekti

    Kılıçdaroğlu’nun adaylığı dünya basınında! Hepsi tek bir noktaya dikkat çekti

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nı oluşturan 6 partinin cumhurbaşkanı adayı olarak açıklandı. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi önünde konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu’na açıklaması sırasında eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da eşlik etti.

    ESKİ DEVLET MEMURU OLMASINA ATIFTA BULUNDULAR

    Cuma gününden beri İYİ Parti lideri Meral Akşener’le süren kriz, krizin aşılması ve Kılıçdaroğlu’nun ortak aday olarak açıklaması dünya basınında da yankı uyandırdı. Gelişmeyi son dakika olarak duyuran Reuters, 14 Mayıs’ta düzenlenmesi planlanan seçimlerin Türkiye için ‘tarihi’ olduğu yorumunu yaparken, “Kılıçdaroğlu, eski bir devlet memuru olarak yıllardır devam eden ekonomik kriz ve artan enflasyonun yanı sıra geçen ay ülkenin güneyinde meydana gelen ve 46 binden fazla kişinin öldüğü, devlete eleştiriler yöneltilmesine yol açan yıkıcı depremleri lehine çevirebilir. Bununla birlikte bazıları enerjik bir eski ekonomist olan ve bir yolsuzluk karşıtı savaşçı olarak yükselen Kılıçdaroğlu’nun kampanyalardaki karizması sayesinde, bir düzineden fazla seçim zaferi kazanan Erdoğan’ı yenilgiye uğratıp uğratamayacağından şüphe ediyor.” ifadelerini kullandı.

    NYT: ÇOK ÇEŞİTLİ SİYASİ GÜÇLERİ TEMSİL EDİYOR

    New York Times ise ilgili haberinde, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı koltuğundan indirmek isteyen muhalefet, ülkenin siyasi ve ekonomik gidişatını büyük ölçüde değiştirebilecek seçimlere sadece iki ay kala kıdemli bir muhalif siyasetçiyi cumhurbaşkanı adayı olarak belirledi. Türkiye’nin en büyük muhalefet partisinin lideri olan Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın son 20 yılda ülkenin en güçlü siyasetçisi olarak gücü elinde toplarken demokrasiyi erozyona uğrattığını söyleyen, bunu tersine çevirmeyi vaat eden çok çeşitli siyasi güçleri temsil ediyor.” ifadelerine yer verildi.

    6’LI MASA KRİZİNE VURGU YAPTILAR

    NYT, Türkiye’de eş zamanlı olarak düzenlenecek cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde dünyanın 20 en büyük ekonomisinden biri olan Türkiye’nin ekonomik geleceğinin de oylanacağı yorumunu yaptı, Millet İttifakı’nın hafta sonu yaşadığı adaylık krizine de geniş yer verildi.

    BBC NEWS: 1990’LARDAN BERİ İKTİDAR OLAMADI

    BBC News’in haberinde, “Türkiye’nin genellikle bölünmüş olan muhalefeti mayıs ayındaki seçimlerde Erdoğan’a karşı koyması için tek bir adayda anlaştı. Anketlere göre Erdoğan’ın otoriter yönetimi ile geçen 20 yıldan sonra son derece kutuplaşmış haldeki ülkede başabaş bir seçim yaşanacak. Ekonomik kriz ve geçen ayki depremlerdeki hatalar Erdoğan’ı önceki seçimlere kıyasla daha kırılgan kılabilir. CHP, modern Türkiye’nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk tarafından yaratıldı ve ülkenin en eski partisi. Ancak 1990’lardan beri iktidar olamadı. Fakat Kılıçdaroğlu, azınlık gruplarını kucaklayarak ve sağ kanattan partilerle ittifaklar kurarak partinin hitap ettiği kesimleri genişletti.” denildi.

    THE GUARDİAN: AK PARTİ’YE MEYDAN OKUMAK İÇİN FIRSAT

    The Guardian gazetesi ise ilgili haberinde Millet İttifakı’nın hafta sonu adaylık süreci konusunda yaşadığı gerilime yer vererek, “Seçimler muhalefet açısından, geçen ayki depremlerin siyasi etkilerinin ve hükümetin yetersiz yanıt verdiği yönündeki eleştirilerin ortasında, Erdoğan’a ve AK Parti’ye meydan okumak konusunda nadir bulunan bir fırsat sunuyor. Bu seçimlerin Türkiye’de demokrasiyi muhafaza etmek ve ülkenin daha da otokratik bir yönetime kaymasını engellemek açısından son fırsat olduğu yönünde yaygın bir endişe var.” ifadelerini kullandı.

    BLOOMBERG: YATIRIMCILAR MEMNUN OLACAK

    Bloomberg’ün haberinde Millet İttifakı’nın ortodoks ekonomi politikalarına ve Merkez Bankası’nın özerk olduğu bir sisteme dönmeyi vaat ettiğine dikkat çekilirken, “Yatırımcıların seçimleri muhalefetin kazanma ihtimalini güçlendiren herhangi bir gelişmeyi memnuniyetle karşılamasının sebebi de bu.” ifadelerini kullanarak borsadaki yükselişe atıf yaptı. Bloomberg, 14 Mayıs’ta düzenlenmesi beklenen seçimlerin piyasalar ve son yıllarda izlenen politikalar nedeniyle Türkiye’yi terk eden uluslararası yatırımcılar tarafından ‘hayati’ olarak görüldüğü yorumu yaptı.

    AFP: ERDOĞAN’A KARŞI BİRLEŞTİLER

    AFP’de yer alan haberde ise şunlar belirtildi: “Türkiye’nin muhalefet liderleri aylardır süren şiddetli tartışmalara son vererek 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı ortak aday olarak ana laik partinin genel başkanını gösterme konusunda anlaştı. Muhalefet oylarının bölünmesini engellemeyi amaçlayan anlaşmaya göre CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın yirmi yıllık iktidarına son vermesi halinde diğer beş muhalefet liderini cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atayacak.