Etiket: Para

  • BofA USD/CNY’de yükseliş öngörüyor, Asya para birimlerinde düşüş var

    BofA USD/CNY’de yükseliş öngörüyor, Asya para birimlerinde düşüş var

    Bank of America (BofA), USD/CNY döviz kurunun artarak 2024’ün ikinci çeyreğinde 7,35’e yükseleceğini ve aynı yılın üçüncü çeyreğinde 7,45 ile zirveye ulaşacağını tahmin ediyor. Bankanın görünümü kalıcı kur farklarına ve dengesiz politika önlemlerine dayanıyor.

    BofA, Çin yuanına ilişkin görünümüne ek olarak diğer Asya para birimlerine ilişkin duruşunu da değiştirdi. Banka, Kore wonu (KRW) için düşüş eğilimine girerken Hindistan rupisi (INR) için nötr bir pozisyon benimsedi ve bu değişiklikleri ABD dolarının gücüne bağladı.

    BofA’nın düşüş perspektifi Tayvan doları (TWD), Tayland bahtı (THB) ve Vietnam donguna (VND) da uzanıyor ve portföy çıkışlarını buna katkıda bulunan bir faktör olarak gösteriyor.

    BofA, Hong Kong doları (HKD), Endonezya rupiahı (IDR), Malezya ringgiti (MYR) ve Filipin pezosu (PHP) dahil olmak üzere bir dizi diğer Asya para biriminde nötr kalmaya devam ederken, Singapur doları (SGD) için nötr bir görünümü koruyor. Finans kuruluşu şu anda herhangi bir Asya para birimi üzerinde yükseliş eğilimi ifade etmedi.

    Bankanın analizi, döviz kurlarını etkileyen ve bölgesel ekonomik dinamikleri etkileyebilecek olan güçlenen ABD doları karşısında Asya para birimlerine yönelik temkinli bir yaklaşıma işaret ediyor. USD/CNY döviz kurunda öngörülen artış, bu para birimlerine maruz kalan yatırımcıların ve işletmelerin önümüzdeki aylarda olası dalgalanmaların farkında olmaları gerektiğini göstermektedir.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Tayland merkez bankası büyüme endişeleri nedeniyle faiz ayarlamalarına açık

    Tayland merkez bankası büyüme endişeleri nedeniyle faiz ayarlamalarına açık

    Başkan Yardımcısı Alisara Mahasandana’ya göre Tayland Merkez Bankası, ülkenin ekonomik görünümünün değişmesi halinde para politikasını değiştirmeyi düşünebilir. Hükümetin yüksek hane halkı borcu ve Çin’in yavaşlamasının ekonomik etkilerini ele almak için faiz oranlarını düşürme çağrılarının ortasında Tayland Merkez Bankası (BOT), herhangi bir kararın hem acil hem de uzun vadeli ekonomik faktörlerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesiyle alınacağını savunuyor.

    BOT, aynı zamanda maliye bakanı olarak da görev yapan Başbakan Srettha Thavisin’in faiz oranlarını düşürmesi yönündeki kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen merkez bankasının para politikası kurulu (MPC), çeşitli paydaşlardan gelen girdilerin önemini vurgularken aynı zamanda kurul içinde farklı bakış açılarının olabileceğini de kabul etti.

    Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları sırasında konuşan Alisara, özellikle yapısal zorlukların Tayland’ın uzun vadeli büyüme potansiyelini önemli ölçüde azaltması halinde, PPK’nın büyüme ve enflasyon görünümlerindeki değişikliklere yanıt olarak para politikasını “yeniden ayarlamaya” hazır olduğunu vurguladı.

    Merkez Bankası 10 Nisan’daki son kararında temel faiz oranını %2,50’de tutarak on yılı aşkın bir sürenin en yüksek oranına işaret etti. Bir sonraki politika gözden geçirmesinin 12 Haziran’da yapılması planlanıyor. YİD, Güneydoğu Asya’nın en büyük ikinci ekonomisi olan ülkenin bu yıl %2,6, 2025’te ise %3,0 büyüyeceğini tahmin ediyor ki bu da bir önceki yılki %1,9’luk büyüme oranına göre bir artış anlamına geliyor.

    Artan özel tüketim ve turizmdeki canlanma gibi faktörlerin bu büyümeyi desteklemesi beklenirken, ihracattaki toparlanma belirsizliğini koruyor.

    Enflasyonun mevcut durumuna da değinen Alisara, tüketici fiyatlarının altı ay üst üste bir önceki yıldaki seviyelerin altına düşmesine rağmen, bu eğilimin zayıf talep veya deflasyon anlamına gelmediğini belirtti. YİD, enerji sübvansiyonları döneminin ardından Mayıs ayında artması beklenen tüketici fiyatlarıyla birlikte manşet enflasyonun yılsonuna kadar hedef aralığı olan %1-3’e döneceğini öngörüyor.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Tayland bahtı, büyük ölçüde ABD dolarının gücü gibi dış faktörlerden etkilenerek dalgalanma yaşamıştır. Bu yıl şu ana kadar baht dolar karşısında %7,6 değer kaybederek Asya’da yenden sonra en kötü performans gösteren ikinci para birimi oldu.

    Buna rağmen Alisara, iyileşen ekonomik faaliyetler ve Tayland’ın cari hesap fazlası da dahil olmak üzere bir önceki yıla göre daha fazla destek sunması gereken iç faktörlere işaret etti.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Angola merkez bankası 2024’te kwanza istikrarı görüyor

    Angola merkez bankası 2024’te kwanza istikrarı görüyor

    Angola Merkez Bankası Başkanı Manuel Tiago Dias, ülkenin para birimi kwanza’nın yıl boyunca göreceli istikrarını korumasının beklendiğini belirtti.

    Kısa süre önce verdiği bir mülakatta Başkan Dias, mevcut tüketici fiyat enflasyonu tahmininin 2023’te %20’den ve Mart ayında %26,09’dan yılsonunda %19’a gerilediğini ancak bu tahminin yukarı yönlü revize edilme olasılığının bulunduğunu vurguladı. Olası revizyon, akaryakıt fiyat sübvansiyonlarındaki herhangi bir değişikliğe yanıt olarak gerçekleşebilir ve bu da şu anda öngörülenden daha yüksek enflasyon oranlarına yol açabilir.

    Başkan Dias bu tahminleri Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası bahar toplantıları çerçevesinde ele aldı. Dias, Angola da dahil olmak üzere birçok Afrika ülkesinin yakıt sübvansiyonlarının yüksek maliyetleri konusunda karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.

    IMF’ye göre Angola geçen yıl yakıt sübvansiyonlarına yaklaşık 1.9 trilyon kwanza (2.3 milyar dolar) ayırdı ki bu rakam sosyal programlara harcanması öngörülen miktarın %40’ından fazlasına tekabül ediyor.

    Geçen yıl kwanza’nın dolar karşısında önemli ölçüde değer kaybetmesine ve yaklaşık %40 oranında düşmesine rağmen, Merkez Bankası Başkanı mevcut piyasa koşullarında para biriminin istikrarına olan güvenini dile getirdi. IMF ve yatırımcılarla yaptığı görüşmelerde Angola’nın esnek döviz kuru rejimine olan bağlılığını bir kez daha teyit etti.

    Başkan Dias ileriye dönük olarak hem küresel ekonomik eğilimleri hem de yerel göstergeleri yakından takip ediyor. Yüksek petrol fiyatlarının önümüzdeki çeyrekte de güçlü ihracat gelirlerini desteklemeye devam edeceğini öngörüyor.

    Döviz piyasasında beklenen döviz arzının aylık 600 milyon dolar civarında olması öngörülüyor. Ancak hükümetin özel müdahaleleri olması halinde bu arz seviyesi artabilir ve potansiyel olarak enflasyonun yavaşlamasına katkıda bulunabilir.

    Angola Merkez Bankası, Mart ayında ana faiz oranını 100 baz puan artırarak %19 olarak belirledikten sonra Mayıs ayındaki bir sonraki para politikası toplantısına hazırlanıyor. Bu toplantının sonucu, ekonomik manzarayı ve merkez bankasının parasal istikrarı koruma yaklaşımını daha da etkileyebilir.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Japonya ve Güney Kore ABD ile döviz endişelerini ele aldı

    Japonya ve Güney Kore ABD ile döviz endişelerini ele aldı

    Bu hafta yaşanan önemli bir gelişmeyle Japonya ve Güney Kore, zayıflayan para birimleriyle ilgili endişelerini ABD ile yaptıkları ortak bir açıklamaya dahil etmeyi başardı. Bu hamle, her iki ülkenin de değer kaybeden para birimleri nedeniyle artan enflasyon nedeniyle karşı karşıya kaldıkları ekonomik zorlukların altını çiziyor.

    Orta Doğu’da tırmanan ve petrol fiyatlarını daha da arttırma tehdidinde bulunan gerilimin ortasında, Japonya ve Güney Kore kendi ülkelerindeki ekonomik etkileri ele alma konusunda baskı altındadır. Para birimlerine ilişkin kaygıların üçlü bildiriye dahil edilmesi, özellikle ABD’nin Çin’in Asya-Pasifik bölgesindeki etkisine karşı koymak gibi daha geniş jeopolitik hedefler konusunda işbirliğini sürdürme isteğiyle uyumlu olduğu için stratejik bir kazanım olarak görülüyor.

    Geçen yıl Ağustos ayında Camp David’de düzenlenen üçlü liderler zirvesinden bu yana gerçekleştirilen ilk üçlü finans diyaloğu sırasında ABD, Japonya ve Güney Kore Çarşamba günü döviz piyasaları konusunda yakın istişarede bulunma konusunda anlaştı. Tokyo ve Seul’ün düşen Japon yeni ve Güney Kore wonuna ilişkin dile getirdikleri “ciddi endişeleri” kabul ettiler.

    ABD doları bu yıl, büyük ölçüde Federal Rezerv’in faiz indirimlerine geçişindeki gecikme beklentileri nedeniyle geniş çaplı bir değerlenme yaşadı. Ancak yen ve won dolar karşısında diğer para birimlerinin çoğundan daha fazla zayıfladı. Ortak açıklamanın ardından, piyasaların olası müdahale beklentisiyle yende bir toparlanma görülürken, won da istikrar kazandı.

    Diyalog, Pekin’e yönelik açık bir mesaj olan diğer ülkelerin “ekonomik baskılarına ve kilit sektörlerdeki aşırı kapasiteye” karşı işbirliği de dahil olmak üzere çeşitli konuları kapsadı. Yine de para birimi meselesi piyasaların büyük ilgisini çekti ve hayat pahalılığı artarken düşük onay oranlarıyla uğraşan Japonya Başbakanı Fumio Kishida için siyasi bir zafer oldu.

    Japonya’da reel ücretler, büyük firmaların ücret artışları yapmasına rağmen Şubat ayı itibariyle 23 ay üst üste geriledi. Zayıf yen, yakıt ve gıda gibi ithalata büyük ölçüde bağımlı olan ülke için durumu daha da kötüleştiriyor.

    Benzer şekilde Güney Kore de, partisi son yasama seçimlerinde yenilgiye uğrayan Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol için siyasi bir mesele haline gelen maliyet kaynaklı enflasyonla boğuşuyor. Kore Merkez Bankası Başkanı Rhee Chang-yong para politikasını tartışırken yurtiçi enflasyonun zorluklarını vurguladı.

    Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ve BOJ Başkanı Kazuo Ueda’nın da aralarında bulunduğu Japon yetkililer, aşırı yen oynaklığına karşı harekete geçmeye hazır olduklarını belirttiler. Yedi Grup finans lideri de Japonya’nın düzensiz kur hareketlerine karşı duruşlarını teyit etme önerisini kabul etti.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Japon Yeni, faiz baskısı nedeniyle son 3 yılın en düşük seviyesine geriledi

    Japon Yeni, faiz baskısı nedeniyle son 3 yılın en düşük seviyesine geriledi

    Japon yeni, 10 Nisan’da dolar başına 153,24 seviyesinden işlem görerek ABD doları karşısında 1990’dan bu yana en zayıf noktasına ulaştı. Bu durum, Japonya’nın finans otoritelerinin potansiyel müdahale konusunda resmi uyarılarına yol açan önemli bir aşağı yönlü baskıya işaret etti. Japonya Merkez Bankası’nın Mart ayında negatif faiz oranlarından uzaklaşmasına rağmen, para birimi mücadele etmeye devam ediyor ve yenin reel efektif döviz kuru endeks değeri, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın kayıtlarının başladığı 1994 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi.

    Yen’in değer kaybı üç yılı aşkın bir süredir devam ediyor ve 2021’in başından bu yana değerinin yaklaşık üçte birini kaybetti. Yen’in düşüşüne katkıda bulunan faktörler arasında, %5,25-5,5 olan kısa vadeli ABD faizlerinin tam aksine, Japonya’nın %0,1’in altında kalan düşük faiz oranları yer alıyor. ABD ve Japon devlet tahvilleri arasındaki 10 yıllık vadede yaklaşık 370 baz puanlık fark ile önemli getiri farkı, yenin düşüşünü daha da hızlandırdı.

    Yatırımcılar “carry trade” yaparak düşük maliyetlerle yen borçlanıyor ve daha yüksek getirili para birimlerine yatırım yapıyor. Bu uygulama, şu anda olduğu gibi piyasa oynaklığının düşük olduğu dönemlerde özellikle caziptir. Japonya ve diğer ekonomiler arasındaki temel kur farkı, bu piyasa dinamiklerinde önemli bir etkendir.

    Japonya Merkez Bankası’nın Mart ayındaki tarihi politika değişikliğine rağmen, bu hamle bekleniyordu. Gelecekte keskin faiz artışları beklentisi olmadan, yatırımcılar yende kısa pozisyonlarını sürdürme veya artırma konusunda kendilerini rahat hissetti. Yen açık pozisyonlarının değeri Nisan ayında on yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

    Japan Post Bank ve Japan Post Insurance gibi büyük Japon finans kuruluşları, Japonya Merkez Bankası’nın politika değişikliğine yanıt olarak yatırım stratejilerini önemli ölçüde değiştirmeyi planlamadıklarını belirtti. Nakitlerini, getirilerin daha yüksek olduğu yurtdışında tutmayı tercih ediyorlar.

    Maliye Bakanı Shunichi Suzuki, para birimi üzerindeki spekülatif hareketlere karşı “kararlı adımlar” atmaya hazır olduğunu ifade etti ki bu, tarihsel olarak hükümetin döviz piyasalarına müdahalesinden önce gelen bir duruş. Yatırımcılar şu anda yen-dolar kurundaki 153 ila 155 aralığını yakından izliyor ve bunun müdahale için potansiyel bir tetikleme noktası olduğunu düşünüyor.

    Zayıf yen, Şubat ayında rekor sayıda ziyaretçinin geldiği Japon ihracatçıları ve turizm sektörü için avantajlı olsa da, ithalat maliyetini arttırarak yerli hanehalkını zorladı. Bu durum, hane halkının zayıf para birimi nedeniyle daha yüksek fiyatlarla karşılaşması nedeniyle Japonya’nın kırılgan ekonomik toparlanmasına zarar verdi.

    Yen’in zayıflığının Japonya sınırlarının ötesinde etkileri de var; bazı analistler bunun Çinli üreticilerin rekabet avantajını etkileyebileceğini ve Çin’in para birimi üzerinde sıkı kontrol sağlamasına rağmen potansiyel olarak Çin yuanını etkileyebileceğini öne sürüyor.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Seçil Erzan’dan mahkeme salonuna damga vuran sözler: Bagajın kapağı açılınca paralar kapışılıyordu

    Seçil Erzan’dan mahkeme salonuna damga vuran sözler: Bagajın kapağı açılınca paralar kapışılıyordu

    Aralarında Türk futbolunun ünlü isimlerinin de olduğu 21 kişiyi “yüksek karlı gizli fon” vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla eski Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan ile 6 şüphelinin yargılandığı davada Erzan’ın sözleri mahkeme salonuna damga vurdu.

    “PARALAR KAPIŞILIYORDU”

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, ifadeler başlamadan önce söz alan Seçil Erzan, “GPS kayıtlarına, HTS eşleşmelerine bakılsın. MASAK kayıtları incelesin. Ben banka müdürü olmasam Selçuk İnan bana o parayı vermezdi. Ben kabul ediyorum ama yüksek faiz beklentisi de vardı bu da bir gerçek. Ben parayı aldığımda, bagajın kapağı açılınca kapışılıyordu. Canımla buradayım. Kim ne aldığını söylemezse gerçeği ortaya çıkaramayız. İlk fonu Semih Kaya‘ya söyledim. Ben bir süre sonra daha fazla faiz isteyenlere para yetiştirmeye çalıştım. Sebebi benim çok özür dilerim ama bu para bende değil. Ben Trabzonlu olsaydım, korumalarım olsaydı böyle olmazdı. Korkuyordum. Yardım edilmesini istiyorum, bunu devlet bulabilir” dedi.

    “ÇARIKLI MİLYONER OLDUK”

    Daha sonra konuşan müşteki Nuray Şengüler Erzan ifadesinde, Seçil Erzan’ı 15 yıldır tanıdığını, eşinin hastane masrafları için sürekli para çektiği dönemde kendisine fon teklifinde bulunduğunu söyledi. Şengüler, toplamda 10 milyon lira ve 56 bin dolar verdiğini belirterek “Bu paradan 312 bin lira verdi. Ama sonradan geri aldı. Çok mağdur oldum. İnsanlara yardıma etmeyi seven birisiyim yardım ederken yardım alacak duruma düştüm. Eşimi dokuz aydır hastaneye götüremiyorum. Çarıklı milyoner olduk. Kağıtta milyonlar yazıyor. Evde beş kuruş para yok. Şikayetçiyim” dedi.

    SEMİH KAYA DİNLENDİ

    Şengüler’in ifadesinin ardından tanıkların dinlenmesine geçildi. Eski futbolcu Semih Kaya tanık olarak verdiği ifadesinde, 2011 yılında Galatasaray’da oynamaya başladıktan sonra bankanın Florya şubesinde hesabının açıldığını söyleyerek “Seçil Erzan bana saklı bir fon olduğunu söyledi. Avantajlarından bahsetti. Ciddi şekilde iyi getirisi olduğunu ve yatırım fonu olduğunu söyledi. 2022 Nisan ayında özel bankacılıkta bulunan 300 bin dolarımı bu fona yatırdım. Bana Denizbank amblemi bulunan belge verdi. Ben de kendisine bu parayı teslim ettim. Sonrasında yeniden para yatırmamı söyledi. Mayıs ayında kur korumalı mevduat hesabımı 60 gün kala bozdum. Ben de mevduatımı bozup 1.2 milyon euro parayı, Florya Metin Oktay Tesislerinde Seçil Erzan ve Ali Yörük’e teslim ettim. Belgesini de aldım, hepsi elimde mevcuttur” dedi. Seçil Erzan’ın daha sonra bankanın Levent Büyükdere Şubesine tayin edildiğini söylediğini belirten Kaya, “Bana bankada yükseleceğini, genel müdür olacağını söyledi. Bana fırsat fonu açıldığını söyledi. O dönem Çek Cumhuriyetinde forma giyiyordum. Yurt dışında hesabımdan parça parça 2.2 milyon gibi bir rakamı transfer ettim” diye konuştu. Mahkeme Başkanının, “Aldığın para olmadı mı?” sorusuna Kaya, “Teslim aldığım paralar da oldu. Alıp hesabıma yatırıyordum. 3.5 milyona yakın para aldım. Yatırdığımda Seçil Erzan da yanımdaydı” dedi. Bodrum’daki ev almasına ilişkin sorular üzerine Kaya, tüm ödemelerinin belgeli yapıldığını belirterek Erzan’ın ödeme yaptığı iddialarını reddetti.

    GPS’Lİ ÇANTAYI ANLATTI

    İçerisinde GPS cihazı bulunan çanta sorulunca Semih Kaya, “Kendi hesabıma para yatırmıştım. Kalan boş çantayı Seçil bana ‘Al sen de kalsın’ dedi. Ben de arabamın bagajına koydum. Daha sonra çantanın öttüğünü duydum. Doğal olarak ürktüm. Seçil’i aradım. Durumdan bahsettim. Çantanın Atilla Baltaş’a ait olduğunu öğrendim. Ondan önce Atilla’yı hiç tanımıyordum. Beni arayınca çantayı sorup ‘Şikayetçi olacağım’ dedim. Atilla, Seçil ve ben bir görüşme yaptık. Atilla daha önce arabasından çantasının çalındığını, bu yüzden GPS taktırdığını söyledi. Bana şikayetçi olduğu belgeyi görünce ben de üzerinde durmadım” dedi. Mahkeme Başkanının “Hiç şüphelenmediniz mi birinizin parası diğerinde çıkıyor, paranın kaynağı konusunda?” sorusuna Semih Kaya, “Hayır, şüphelenmedim” diye cevap verdi.

    “İMZALI, KAŞELİ, QR KODLU BELGELER VAR”

    “Size hiç Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu fonu dedi mi?” sorusuna ise Kaya, “Hayır. Bu fonu tamamen Semih Kaya adına açıldı ve saklamalı fon diye söyledi” şeklinde cevapladı. “Elinizdeki belgeler bankanın mıydı?” sorusuna da Kaya, “Seçil Erzan imzalı Denizbank kaşeli belgeler var. Hatta bankanın QR kodlu belgeleri vardı” dedi. Semih Kaya, basında Selçuk İnan’ı fona kendisinin soktuğu yönünde iddialar çıkmasına da değinerek cep telefonundan mesajlaşmalarını okuyup bunun doğru olmadığını ifade etti. Avukat Rezan Epözdemir’in “Banka içi yazışmalar var mıydı elinizde?” sorusuna Kaya, “Seçil bana, icra komitesi üyesi Mehmet Aydoğdu ile aralarındaki açık uçlu döviz fonundan 10 milyon dolarlık peyder pey çıkışıyla ilgili maili göndermişti” diyerek o e-maili okudu.

    Seçil Erzan’ın evine bir kez gittiğini söyleyen Kaya, “Mart ayında ödeme alamadığımız bir dönemdi. Ödeme çıktığını söyleyerek beni evine çağırdı. O dönem kamptaydım. Çıkamayacağımı düşünüp beni çağırdığını düşünüyorum. Çıktım gittim. 15 dakika kadar evinin önünde konuştuk. Her şeyin düzeleceğini söyleyip beni ikna etmeye çalıştı” dedi. Semih Kaya toplamda 4.1 milyon doları Seçil Erzan’a verdiğini söyledi. Mahkeme başkanının, “Sanık en çok parayı sizin aldığınızı söylüyor” sorusuna Semih Kaya, “Seçil Erzan’ın herhalde matematiğinde bir problem var çünkü kesinlikle fazla almadım. Kendisi tarafından sürekli bir kurgu planlanılıyor, cezaevindeyken benim taksitlerimi mi ödedi?” dedi.

    “SEÇİL’E BASKI YAPMADIM”

    Seçil Erzan’ın avukatı tarafından, “Paranızı almak için mi baskı yaptınız?” sorusu üzerine Semih Kaya, ‘Baskı yapmadım” dedi. Avukatın ısrarlı soruları sonrası Semih Kaya, ‘İlk duruşmada benim Seçil Erzan’ı tehdit ettiğim, şiddet uyguladığım söylendi. Avukat hanım televizyonda da bunları söyledi. Ancak Cuma günü yapılan duruşmada Seçil Erzan bunları yapmadığımı söyledi” dedi.

    “SEÇİL KİM Kİ BANA EV ALACAK”

    Söz alan Seçil Erzan, “20 milyon euro alması gerektiği için bana, ‘Bu para bana gelmek zorunda’ dedi mi demedi mi” şeklindeki sorusuna da Kaya, “Söylemedim. Ben Türkiye’de ve Çek Cumhuriyeti’nde, en büyük kulüplerde futbol oynadım. Benim zaten böyle bir şeye ihtiyacım yok. Seçil Erzan kim ki bana ev alacak benim de ona ihtiyacım olacak. Ben zaten o güce sahibim” dedi.

    ESKİ SEVGİLİSİ AVUKAT CANDAŞ GÜROL DA DİNLENDİ

    Semih Kaya’nın ardından Seçil Erzan’ın eski sevgilisi avukat Candaş Gürol da tanık olarak ifade verdi. 2022 yılı Temmuz ayında Seçil Erzan ile tanıştığını söyleyen Gürol, “Benim tanıdığım dönemde bankanın Levent şubesine yeni atanmıştı. Teyzesi ve eniştesiyle de tanışmıştım. O dönem illegal bir işini görmedim. Banka tarafından sevilen ve iyi bir müdür olarak kabul edilen biriydi. Ağustos’tan Kasım ayına kadar her şey normaldi, mutluyduk. Arkadaşlarımızla buluşuyorduk, yürüyüşe gidiyorduk. Ofisine gidiyordum 2013 yılı Ocak ayında Seçil, 180 derece değişti. Konuşmamaya başladı, çözemediğim durumlar oldu. Gizli telefonlar başladı. Görüşemez olmuştuk. Aldatıldığımı düşünüyordum. Her şey çok iyiyken bir anda değişmesi beni çok etkiledi. Ayrılma gündeme geldi” dedi.

    “ÇAĞLAR BENİM ÜZERİNDEN YATIRMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ, KIRAMADIM”

    Müşteki İsmail İbrahim Çağlar’ın hem müvekkili, hem de eski dostu olduğunu söyleyen Candaş Gürol, “Seçil’den ayrıldığım dönemde beni aradı. Seçil’in kendisine yatırım fonundan bahsettiğini ve para yatırmayı düşündüğünü söyledi. Ben de ‘sen bilirsin’ dedim. Seçil’le ayrıldığımı söyledim. Bankacılık işlerinden anlamam dedim. Yurtdışındaki parasını benim üzerimden yatırmak istediğini söyledi. Ben de kıramadım. Bu paranın vergisi nasıl olacak korkusu vardı. İbrahim Çağlar’ın resmi belge aldığını söylemesi nedeniyle rahattım. Seçil’i arayıp sordum” şeklinde konuştu.

    FATİH TERİM SORUSUNA: “DUYGUSAL İFADE VERMİŞİM” DEDİ

    Mahkeme başkanının soru üzerine Fatih Terim ile ilişkisini anlatan Candaş Gürol, “Seçil’i tanımadan bir sene önce Fatih Terim ve ailesinin avukatıydım” dedi. Mahkeme başkanı Candaş Gürol’un savcılığa verdiği ifadeyi okuyarak, “Fatih Terim’e kırgınım” kısmını sorunca Gürol, “Biraz duygusal ifade vermişim. Sonrasında Fatih hocayla konuştum. Denizbank’a para yatırdığını, o dönem kendisinin de hasar tespiti yaptığını söyledi. Ancak özel bir fondan bahsetmedi. Ben hocaya kırgın olsam ne olur olmasam ne olur. Sonrasında konuşup helalleşip ayrıldık” dedi. Seçil Erzan ile ikisini Fatih Terim’in tanıştırmadığını söyleyen Candaş Gürol, ‘Vesile oldu diyelim. Sadece şöyle iyi bir kızımız var dediö dedi.
    Seçil Erzan’ın fondan bahsedip bahsetmediğini sorulması üzerine Gürol, “Ben Seçil’e parasal ilişkilerini sormazdım. Zaman zaman görüşmelerinde fon dediğini duydum, yüksek kredili müşterilere fon adı altında yatırım aracı olduğunu söylemişti. Banka yöneticilerinin ismini zaman zaman duyuyordum” dedi.

    “SEÇİL’İN BÖYLE BİR İŞİN İÇİNDE OLMASI HAYAL GÜCÜMÜN ÜSTÜNDE”

    Avukatların dosyaya giren mesajlar üzerinden sorular sorduğu Candaş Gürol, “Seçil’in böyle bir şeyin içinde olması benim hayal gücümün bile üstünde illegal bir şey yapacağını düşünemedim. Ben usulsüz kredilerle ilgili banka içinde bir sorun olduğunu düşündüm, benim hayal gücüm bu kadardı” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan davasında ifade veren Buse Terim, babasıyla ilgili soruyu duyunca çılgına döndü

    Seçil Erzan davasında ifade veren Buse Terim, babasıyla ilgili soruyu duyunca çılgına döndü

    Aralarında spor dünyasının ünlü isimleri Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ile Selçuk İnan’ın da bulunduğu toplam 21 kişiyi dolandırdığı iddiasıyla yargılanan Seçil Erzan ve 6 sanığın yargılandığı duruşma dün görüldü. Duruşmada ifade veren Buse Terim Bahçekapılı, sanık bir avukatın, “Babanızın fonda adı geçiyor sizi uyarmadı mı” sorusu karşısında sinirlerine hakim olamadı.

    BUSE TERİM: SEÇİL ERZAN’A 190 BİN DOLAR VERDİM

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma sabah saat 11.30 sıralarında başlamış öğlen saat 13.30 da ara verilmişti. 14.30 sıralarında yeniden başlayan duruşmada Seçil Erzan’ın savunmasının ardından müştekilerin ifadelerine geçildi. Şikayetçi Buse Terim Bahçekapılı ifadesinde, “2 Kasım 2022 de kuzenim Terim Arıcan, benim Denizbank’ta vadeli param var dedi. Seçil Erzan fonundan bahsetti. Fonun iyi olduğunu söyledi. Ben de hu konulardan anlamadığım için kendisiyle görüştüm. Seçil Erzan’a vadede olan paramı 190 bin doları verdim. Daha önce bu konuyu ailemle konuşmadım. Babam Fatih Terim’le bu konuda konuşmadım, soru sormadım, bahsetmedim. Seçil Erzan’la bankacılık işlemleri için konuşurduk onun dışında görüşmedik. Eşimin Seçil Erzan’ın bahsettiği fonu söylediğinde evet benimde param orda dedim. Ben Seçil Erzan’a para teslim etmeden önce hiç konuşmadım. Evrak istediğimizde parayı teslim ettiğimiz gün işi nedeniyle acil çıktığı için verememiş sonrası için ise bahaneler sunulmuş. 190 bin dolar zararım var. Şikayetçiyim. Seçil Erzan, banka müdürü olmasaydı parayı kesinlikle vermezdim” dedi.

    BUSE TERİM’İ SİNİRLENDİREN SORU

    Buse Terim’in ifadesi sonrası bir sanık avukatı söz alarak Fatih Terim’in adının fonda geçtiğini ve kendilerini uyarıp uyarmadığını sordu. Avukat ayrıca Fatih Terim’in eski avukatı ve aynı zamanda Seçil Erzan’ın eski nişanlısı olan Candaş Gürol’un da ifadesinde, “Fatih Terim’e kırgınım” dediği kısmı hatırlatınca sinirlenen Buse Terim, “Siz Candaş bey buraya geldiğinde ona şunu sorun, madem ki Seçil hanımın bunları yaptığına uyanmış, neden müvekkillerini uyarmamış?” dedi.

    TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK

    Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanıkların ayrı ayrı tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuklu sanıkların avukatları ise müvekkillerinin tahliyelerine karar verilmesi istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmanın sabah 11’den beri devam ediyor olduğu, dinlenmemiş olan tanıkların dinlenmesini de dikkate alarak duruşmayı 15 Ocak Pazartesi tarihine erteledi. Mahkeme ayrıca, sanık Seçil Erzan ile Ali Yörük’ün tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, aralarında Buse Terim Bahçekapılı, Emre Belözoğlu, Emre Çolak, Fernando Muslera, Arda Turan, Selçuk İnan, Volkan Bahçekapılı’nın da bulunduğu 18 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla yer alırken; Seçil Erzan, Ali Yörük, Asiye Öztürk, Atilla Yörük, Hüseyin Eligül, Kerem Can ve Nazlı Can’un bulunduğu 7 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

    Hazırlanan iddianamede, Denizbank’ın Levent Büyükdere Caddesi Şubesi müdürü olarak çalışan şüpheli Seçil Erzan’ın, müştekilerden Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayanarak 2 milyon dolar parayı değerlendirmesi amacıyla elden aldığı, 3 Nisan’da 3 milyon olarak iade edeceğini bildirdiği, bunun karşılığında da müşteriye yazılı bir evrak verildiği ancak şube müdürüne ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı anlatıldı. Şüpheli Erzan’a ulaşamayınca durumun bankaya bildirildiğinin aktarıldığı iddianamede, banka tarafından araştırma yapılmaya ve Seçil Erzan’a ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığı, bu nedenlerden dolayı Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturmaya başlandığı kaydedildi.

    KİM NE KADAR PARA YATIRDI?

    İddianamede, müştekilerden Buse Terim Bahçekapılı’nın 190 bin Amerikan Doları verdiği, Emre Belözoğlu’nun bu fona para yatırması için bir kısmını Volkan Bahçekapılı ile göndermek suretiyle toplamda 4 milyon 292 bin doları şüpheli Erzan’a teslim ettiği, Fernando Muslera’nın 1 milyon 200 bin dolar teslim ettiği ancak şüpheli Erzan’ın bu paranın 700 binlik kısmını geri vererek 500 bin dolar dolandırdığı kaydedildi. Öte yandan şüpheli Erzan’ın Arda Turan’dan 13 milyon 900 bin dolar nakit elden para alıp sadece 6 milyon 400 bin doları fon getirisi olarak geri vermek suretiyle 7 milyon 500 bin dolandırdığı belirtildi. Şüphelinin Selçuk İnan’dan ise 3 milyon 685 bin dolar alıp bunun 2 milyon 150 binini fon getirisi olarak geri iade ederek toplamda 1 milyon 535 bin dolandırdığı kaydedildi.

    SEÇİL ERZAN HAKKINDA İSTENEN CEZA 252 YILA YÜKSELDİ

    18 müştekili iddianamede şüpheli Erzan’ın ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘özel belgede sahtecilik’ suçlarından toplamda 66 yıldan 216 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer 6 şüphelinin ise 3 yıl ile 65 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. Daha sonra 3 mağdurun da eklenmesiyle müşteki sayısı 21’e yükselirken, Erzan hakkında istenen hapis cezası da 77 yıldan 252 yıla kadar yükseldi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan’dan duruşmaya damga vuran talep: MASAK herkesin hesaplarını incelesin

    Seçil Erzan’dan duruşmaya damga vuran talep: MASAK herkesin hesaplarını incelesin

    Ünlü futbolcuların da aralarında bulunduğu kişileri dolandırdığı iddiasıyla yargılanan bankacı Seçil Erzan mahkemedeki savunmasında, “MASAK herkesin hesaplarını incelesin. O dönem kim bana para verdiyse kim benden para aldıysa herkesin hesapları incelensin. Ben bir canımla ortada kaldım. Kimseye derdimi anlatamıyorum. Herkes yer içer hesabı Seçil öder” dedi.

    SEÇİL ERZAN İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINDA

    Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında, Seçil Erzan’ın da aralarında bulunduğu sanıklar ikinci kez hakim karşısına çıktı. Erzan, mahkemedeki savunmasında gözyaşlarını tutamazken, dikkat çeken bir istekte bulundu. Erzan, para aldığı kişilerin hesaplarını MASAK’ın incelemesini istedi.

    “ALDIĞIM PARAYI 1 SAAT SONRA BAŞKASI KAPIYORDU”

    Hayatında olan herkesin yaşam standartlarının yükseldiğini belirten Erzan şunları söyledi: “Arabaları bir üst modele çıkıyordu. Tarlalar alıyorlardı. Gelirlerinin 3.5 katı kadar paralar kazanıyorlardı” dedi. Evrim Pınar Güzel’den, “Değerlendireceğim” diye para aldığını söyleyen Erzan, “İlk başta değerlendirdim. Ancak sonra değerlendirmeye çalıştım. Ancak değerlendiremedim. Zaten aldığım parayı 1 saat sonra başkası kapıyordu.

    “FATİH TERİM FONU DEMEDİM, ABUK SABUK ŞEYLER SÖYLEDİM”

    Arda’ya da, ‘Para değerlendiriyorum’ dedim. Kimseye fon demedim. Semih Kaya’ya çok fazla harcama yapmaması için, ‘Yeterince kazandın verdiğinden çok fazla geri aldın, yavaş harca’ dedim. 2021 Aralık ayından sonra Bülent Çeviker, Emre Belözoğlu’ndan sonra aklıma ne geliyorsa söylemeye başladım. Fatih Terim ya da Hakan Ateş fonu demedim, abuk sabuk şeyler söyledim.

    “MASAK HERKESİN HESAPLARINI İNCELESİN”

    MASAK herkesin hesaplarını incelesin. O dönem kim bana para verdiyse kim benden para aldıysa herkesin hesapları incelensin. Ben bir canımla ortada kaldım. Kimseye derdimi anlatamıyorum. Herkes yer içer hesabı Seçil öder.

    “BEN TEFECİLERİN ELİNE DÜŞTÜĞÜMÜZÜ ÖDEME AŞAMASINDA ANLADIM”

    Herkesin arkasında bir tefeci vardı. Ayhan Akman bana 330 bin dolar verdi. 500 bin dolar olarak ödedim. Ayhan Akman benden toplamda 750 bin dolar aldı. Ayhan’a verdiğim para için Semih’ten para aldım. Musa Köse vardı Çorlu’da ben tanımıyordum. 15 bin dolar para verdi. 75 bin dolar para istediler. Ben bu rakamın tefecilikte bile olmadığını söyledim. Ben tefecilerin eline düştüğümüzü ödeme aşamasında anladım.

    “EMRE BELÖZOĞLU’NUN PARASI ASLINDA HERKESE DAĞILDI”

    Emre Belözoğlu’nun getirdiği paranın bir bölümünü Semih’e bir bölümünü de Fırat’a verdim. Emre Belözoğlu’nun parası aslında herkese dağıldı. 250 bin dolar Atilla Baltaş’a, 650 bin dolar bir diş hekimine gitti. 200 bin solar Muslera’ya gitti. Erkan Ergene’ye 300 bin dolar verdim. Selçuk’a 300 bin dolar verdim. Emre Çolak’tan aldığım paranın yüzde 80’i Fırat Özdemir’e gitti.

    Kaynak: Haberler.com / Turan Yiğittekin – 3.Sayfa
  • Paramount Global, Mevcut Değeri Garanti Etme Potansiyeli Nedeniyle Nötr’e Yükseltildi – MoffettNathanson

    Paramount Global, Mevcut Değeri Garanti Etme Potansiyeli Nedeniyle Nötr’e Yükseltildi – MoffettNathanson

    MoffettNathanson, Salı günü Paramount Global (PARA) için notunu Sat’tan Nötr’e yükseltti ve daha önce hisse başına 10 dolar olan fiyat hedefini 13 dolara çıkardı.

    Medya şirketlerine odaklanan bir raporda analistler, Warner Bros, Discovery veya Paramount’tan en az ikisinin mülklerinin 2024 yılı sonuna kadar bir şekilde birleştirilmesinin muhtemel olduğu yönünde ortak bir görüş ifade ettiler.

    Analistler, “Potansiyel ortaklıklarla ilgili söylentiler, Noel’den önce Paramount İcra Kurulu Başkanı Bob Bakish ile Warner Bros Discovery İcra Kurulu Başkanı David Zaslav’ın olası bir birleşmeyi görüştükleri toplantının ardından başladı” dedi.

    “Bu değişim döneminin ardından bu üç şirketin nihai yapısını tahmin etmek belirsizdir; ancak, potansiyel birleşmelerin ayrıntılarını inceleyerek, her bir şirketin ne kazanacağını ve ardından çeşitli gelecek senaryolarının olasılığını değerlendirmeye başlayabiliriz” diye devam ettiler.

    PARA ile ilgili olarak analistler, şirketin hisse senedi fiyatının bir süredir finansal performansı dışındaki faktörlerden etkilendiğini ve “finansal performansın zayıf olmaya devam ettiğini” belirttiler. Bununla birlikte analistler, “eğer şirket şu anda gerçekten kendisinin veya holdinglerinin tamamını veya bir kısmını satmayı düşünüyorsa, bu değerleme yöntemini onaylama konusunda temkinli olsak da, mevcut hisse senedi fiyatının parçalarının toplam değerine dayalı olarak haklı olabileceğini” düşünüyorlar.

    Bu makale yapay zeka yardımıyla oluşturulmuş ve çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla ayrıntı için Şartlar ve Koşullarımıza bakın.

  • Hala bu yalanlara inananlar var! Kuyumcu, “Yavru” sistemiyle 500 milyon liralık vurgun yaptı

    Hala bu yalanlara inananlar var! Kuyumcu, “Yavru” sistemiyle 500 milyon liralık vurgun yaptı

    Bursa‘nın Orhangazi ilçesinde, ‘yavru’ adını verdiği sistemle, piyasa değerinin altında altın satma ve kazanç sağlama vaadiyle, müşterilerini yaklaşık 500 milyon lira dolandırıp kaçtığı İstanbul’da yakalanan kuyumcu Ahmet Ö.’nün (44), emniyetteki işlemleri tamamlandı. Yakalandığında, üzerinden para çıkmayıp saklandığı evde 60 bin lira ele geçirilen Ahmet Ö. ile babası ve ortağının lüks evleri, otomobilleri ve arsasına el konuldu. İfadesinde, Ahmet Ö., işleri kötü gittiği için suçu işlediğini söyledi.

    Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla, piyasa değerinin altındaki fiyata Cumhuriyet altını sattı. İddiaya göre, sisteme dahil olan kişilere, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verdi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verildi. ‘Yavru’ adlı sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıp, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verilmeye başlandı.

    MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

    Kuyumcu Ahmet Ö., taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz, sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşandı. Kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar ardı ardına savcılığa şikayette bulundu.

    SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

    Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

    ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

    Katılımcılardan toplanılan para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edilirken, dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ve Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü personelinden özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen, koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile babası S.Ö., kendisini İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcuda çalışan S.İ. gözaltına alındı.

    BAVULLA KAÇIRILDIĞI İDDİA EDİLEN ALTINLAR BULUNAMADI

    Ahmet Ö.’nün İstanbul’da saklandığı evde arama yapan ekipler, 60 bin lira ele geçirirken, Ahmet Ö.’nün üzerinden ise para çıkmadı. Ekiplerin aramasında, Orhangazi’den İstanbul’a bavulla kaçırıldığı iddia edilen altınlar da bulunamadı. Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirtti.

    MAĞDUR SAYISI 82’YE YÜKSELDİ

    Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu süren Ahmet Ö. ve babası S.Ö.’nün de aralarında olduğu 6 şüpheli bugün adliyeye çıkartıldı. Ahmet Ö.’nün polise verdiği ifadesinde, ‘Üç sene önce nakit darlığından dolayı yüksek faizle borç aldım. İşleri çevirmek için başka kişilerden de altın ve para aldım. İşlerim zora girdi. Ödeme yapamaz duruma geldim. İşin içinden çıkamayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim. Suçumu kabul ediyorum. Pişmanım dediği öğrenildi.

    Bu arada Ahmet Ö., babası ve ortağının lüks ev, araç ve arsalardan oluşan tüm mal varlığına el koyulurken, kendisinden şikayetçi olanların sayısının ise 82’ye yükseldiği ve bu sayının arttığı belirtildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel