Etiket: Personel

  • SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    SGK çalışanları sorunlarını çözüm önerileriyle dile getiriyor

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • SGK çalışanlarının EYT isyanı

    SGK çalışanlarının EYT isyanı

    Ferhat Yıldırım

    İSTANBUL (İGFA) – Sosyal Güvenlik Tazminatının verilerek ek ödeme oranlarının uygun şekilde artırılmasının gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, SGK çalışanlarının sesinin duyulmasının sosyal güvenlik kurumunun daha verimli çalışması için gerekli olduğunu belirtti.

    EYT, 3600 ek gösterge, yapılandırma ve hizmet birleştirme çalışmalarına aralıksız devam eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çalışanlarının taleplerinin acilen yerine getirilmesinin gerekli olduğunu vurgulayan Uyar, “Norm ve standart birliğinin sağlanması amacıyla SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un tek çatı altında toplanmasıyla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, birçok alanda bu standardı yakalamış olsa da personelin özlük haklarında maalesef iyileşme olmadığı gibi eşit işe eşit ücret parolasıyla çıkartılan 666 sayılı KHK ile yılda iki defa ödenen ikramiye, havuz parası, performans ücreti, mesai ücreti, ek ödeme, vekalet ücreti, büyükşehir ek ödemesi v.s. gibi birçok başlıkta ödenen ücretler ortadan kaldırılmıştır. Nüfusumuzun tamamına hizmet eden Sosyal Güvenlik Kurumu, yoğun bir iş yüküne sahip olup iş ve işlemlerini 27.239 memur, 5.913 işçi olmak üzere toplam 33.152 personel ile taşra ve merkez teşkilatı olarak sürdürmektedir. SGK’nın yürütmüş olduğu iş ve işlemlerin ağırlığı bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. İş yükü ve zorlu çalışma şartlarının yanı sıra yüklü miktardaki ödemelere atılan imzalarla iş riski de oldukça yüksektir. Sürekli değişen mevzuatlar, yapılandırma ve düzenlemeler zaten yoğun olan işlem hacminin daha da artmasına neden olmakta, yetişmiş insan gücüne olan ihtiyacı sürekli hale getirmektedir. Örneğin 3600 ek gösterge düzenlemesi ve EYT düzenlemesi bunlara örnektir. EYT kapsamında ilk etapta yaklaşık 2.250.000 civarında, sigortalımıza aylık bağlanacağı, daha sonraki aşamalarda ise peyder pey ise bu sayının 5milyonu geçeceği tahmin edilmektedir. Mevcut iş yükü ile yıllarca devam edecek EYT sürecinin personel üzerinde oluşturacağı stres nedeniyle, görev/emekli aylıkları arasındaki minimal farklılıktan dolayı, zaten yetersiz olan personelden birçoğunun, emeklilik, naklen atama vb. nedenlerle Kurumdan ayrılabileceği hususu aşikardır. Bu bakımdan personelin mevcut görev aylıklarına etki edecek bir kısım düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır” dedi.

    SGK çalışanları arasında maaş makaslarının ciddi anlamda bir karışıklığa neden olduğunu astın üstünden daha fazla maaş aldığı, astın verdiği emeğin karşılığını da alamadığı sorunsalının ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizen Uyar, “Hiyerarşik kademeler arasındaki maaş makasının bu derece açılmış olması çalışma barışını olumsuz etkilemekte, personel ise daha az işlem hacmi olan kurumlara geçişin yollarını arar hale gelmiştir. Diğer kurumlara bakıldığında ise birçok kurumun kendi personeline yönelik tedbirler aldığı görülecektir. SGK çalışanlarının üzerinde bulunan sorumluluk ve kullanmış olduğu yetki düşünüldüğünde özlük haklarının, bu tür bir risk ve sorumluluğu daha az olan kamu çalışanlarından düşük olması hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, herhangi bir makam işgal etmemelerine rağmen birçok unvan grubuna makam/görev tazminatı ödenirken, idareci olmalarına ve makam işgal etmelerine karşın müdürlere ödenmemektedir.

    Kaliteli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için çalışan memnuniyetini sağlamanın esas olduğu gerçeğinden hareketle, birçok kurum örneğinde olduğu gibi, yapılacak yasa çalışmalarında aşağıdaki taleplere de yer verilmesi halinde çalışanların moral ve motivasyonları yükselecek ve iş verimliliği büyük ölçüde artacak, hem de oluşan mali kayıplar önlenmiş olacaktır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, bilgi birikimi, tecrübesi, kurumsal hafızası ve kurum hedeflerine sağladığı katma değerle çok önemli bir misyon üstlenen ve Kurumun vizyonuna yön veren çalışanların, aşağıdaki talepleri için gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” dedi.

    TALEPLER :

    1.Özel Hizmet Tazminatı Oranlarının 100 Puan Artırılmasına Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Tazminatı, Ek Ödeme Oranlarının %50 artırılması ve ikramiye verilmesi.

    2-Kurum içi Sosyal Güvenlik Uzmanı Kadrolarına Geçişlerinin Sağlanması, İl Müdür Yardımcısı, Şube Müdürü, Merkez Müdürü ve Yardımcısı Unvanlı Tüm Kadrolara Makam/Görev Tazminatı ile Ücret/Tazminat Göstergesi Verilmesi.

    3- Kariyer Planlaması Yapılabilmesi İçin Merkez ve Taşra Teşkilatına Sosyal Sigorta Uzmanlığı ve Yardımcısı Kadrosu Tahsis Edilmesi

  • Bursa’da nitelikli ara personel eğitimi için dev iş birliği

    Bursa’da nitelikli ara personel eğitimi için dev iş birliği

    BURSA (İGFA) – BUÜ Teknik Bilimler MYO ile TÜV AustriaMobility arasında hibrid elektrikli ve elektrikli araçlar alanında eğitim, Ar-Ge, teknoloji ve kapasite geliştirme ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmek için sürdürülebilir çözümler üreterek bu alanda Türkiye’nin rekabetçiliğine katkı sağlamak amacıyla bir protokol hazırlandı.

    Protokole BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ile TÜV AustriaMobility Genel Müdürü Zehra Doğan ve Genel Müdür Yardımcısı Erdal Çınarcı imza attı.

    YÖK Başkanlığı tarafından belirlenen 23 Araştırma Üniversitesi arasında yer aldıklarını törende yaptığı konuşmada ifade eden Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, “Araştırma üniversiteleri farklı yetkinlikler ile değerlendirilmeye tabi tutuluyor. Üniversitemiz 8 farklı başlıkta özellikli üniversite seçildi. Ancak burada bizi ilgilendiren kısımdan bahsetmek istiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi, YÖK tarafından otomotiv teknolojileri konusunda özellikli olarak tanımlandı. Otomotiv Mühendisliği Bölümümüz, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuz ve Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulumuzda otomotiv sektörünü yakından takip eden bölümler ve programlar açılıyor. Özellikle hibrid ve elektrikli araçlar konusunda açtığımız programlar ile TOGG başta olmak üzere, sektörde yakın zamanda ihtiyaç duyulacak nitelikli personel eksikliğinin giderilmesine ön ayak oluyoruz. Bugün imzalayacağımız protokolün de bu anlamdayine sektördeki personelin eğitilmesi için son derece özel bir amaca hizmet edeceğini ve taraflara hayırlı olmasını diliyoruz” diye konuştu.

    Viyana merkezli bir kuruluş olan TÜV AustriaGroup çatısı altında 64 ülkede 32 şirkette çok sayıda partner ile çalıştıklarını ifade eden TÜV AustriaMobility Genel Müdürü Zehra Doğan, “Firma bünyesinde eğitim departmanında ağırlıklı olarak otomotiv grubunda çalışmalar yürütüyoruz. Elektrikli araçların test, batarya onay testlerini vemevzuata uygunluğun testlerinive belgelendirmelerini yapıyoruz. Uluslararası yetki belgelerimizle birlikte Türkiye’de uzmanlık alanımızda hizmet veriyoruz. Birçok işbirliği ile birlikte kadromuzu genişletiyoruz. Hedefimiz elektrikli araç ve bataryalar konusunda yatırımlarımızı büyütmek.Okuldaki mevcut altyapıyı kullanarak, bizim de sahip olduğumuz know-how’ı birleştirmek ve nihayetinde bir sertifikalandırma programı oluşturmak. Başarılı olacağımıza inanıyoruz. İki tarafı da geliştirecek hayırlı bir protokol olmasını diliyoruz” dedi..

    Bu projenin aslında elektrikli aracın altyapısının geliştirilmesine yönelik olduğunu vurgulayan TÜV AustriaMobility Genel Müdür Yardımcısı Erdal Çınarcı, “İlk hedefimiz bataryaya müdahale edecek personelin donanımının arttırılması. Avrupa’da bu alanda 10 yıldır nitelikli personel yetiştiriliyor. Türkiye’de ise henüz yolun çok başındayız. Tüm eğitim altyapımızı da bu doğrultuda hazırladık. Yurtdışındaki uzmanların bilgilerini buraya taşıdık. Mühendislik tarafıyla beraber de bataryaların testlerinin yapılması, bunların tamirlerinin doğru şekilde ele alınması, sertifikalandırılması ve yurtdışından getirilen ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için çalışabilecek personellerin sertifikalandırılması için çalışıyoruz. İlk adımı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuzla attık. Sonrasında da Mühendislik Fakültemizi devreye almayı hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

    Uluslararası bir firma ile eğitim içeriğinin oluşturulması ve birlikte sertifikalı eğitimler verilmesinin kıymetli katkıları olacağına değinen Teknik Bilimler MYO Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan, “TÜV Austria ile eğitim içeriklerini birlikte oluşturuyor olmamız, vereceğimiz sertifikaların uluslararası geçerli olacağı anlamına geliyor. TÜV imzasıyla verilen belgeler yurt dışında çok kıymetli bulunuyor. Oluşturacağımız eğitim paketleri, içerikleri ve eğitimlerle ilgili uygunluk aldığımızda çift logolu sertifikalar dağıtmış olacağız. Konunun bizim için ayrıca böyle de güzel bir kısmı var. Taraflara hayırlı olsun” diye konuştu.

  • OHAL bölgesindeki öğretmene yer değiştirme hakkı

    OHAL bölgesindeki öğretmene yer değiştirme hakkı

    Milli Eğitim Bakanlığı’dan zelzele bölgesinde çalışan öğretmenler ve bakanlık vazifelileri ile ilgili yeni açıklama geldi.

    MEB’den yapılan açıklamada, Bakan Mahmut Özer’in dört eğitim sendikasının temsilcileri ile bir ortaya geldiği belirtildi.

    Özer, bakanlık merkez binasındaki toplantıda Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, Türk Eğitim-Sen Genel Lideri Talip Geylan, Eğitim Sen Genel Lideri Nejla Şura, Eğitim İş Genel Lideri Kadem Özbay ve Eğitim-İş Genel Sekreteri Cengiz Sarıyer ile bir ortaya geldi.

    Bakan Yardımcıları Petek Aşkar ve Sadri Şensoy ile İşçi Genel Müdürü Fehmi Rasim Çelik’in de katıldığı toplantıda, Kahramanmaraş merkezli sarsıntılardan etkilenen ve OHAL ilan edilen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’yı kapsayan bölgede vazife yapan öğretmen ve MEB işçisinin ilgili yasal kararlar kapsamında yer değişikliği ele alındı.

    Bakanlıkça yılda iki kere yapılan mazeret tayini hakkı, bu yıl zelzele nedeniyle 3’e çıkarıldı.

    Açıklamaya nazaran, mazeret tayini hakkı inanılmaz hal ilan edilen bölgede yer alan vilayetlerde Ulusal Eğitim Bakanlığına bağlı vazife yapan sözleşmeli/kadrolu öğretmen ve öbür çalışanı kapsayacak.

    OHAL ilan edilen vilayetlerdeki çalışandan eşini yahut çocuğunu sarsıntı nedeniyle kaybedenlerle kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu şahısların (eş, çocuk, anne, baba) bulunduğu vilayette tedavisinin mümkün olmadığını belgelendirenler, yer değiştirme başvurusu yapabilecek.

    Başvuruları onaylanan işçinin atanmak istedikleri vilayetteki norm takım ve konum durumuna bakılmaksızın atamaları gerçekleştirilecek.

    Yer değişikliğine ait detaylar, yayımlanacak kılavuzda yer alacak.

  • CHP Milletvekili Bakan, Katar’da görev yapan polislerin maaşlarını Bakan Soylu’ya sordu: 5 milyon dolara kim çöktü?

    CHP Milletvekili Bakan, Katar’da görev yapan polislerin maaşlarını Bakan Soylu’ya sordu: 5 milyon dolara kim çöktü?

    Katar’da düzenlenen 2022 Dünya Kupası’nda güvenliği sağlamak amacıyla Türkiye’den yaklaşık 2 bin 500 polis Katar’da görev aldı. Polislerin maaş ve giderleri Katar hükümeti tarafından karşılandı. CHP Milletvekili Murat Bakan ise polislerin maaşlarının bir kısmının ödenmediğini iddia etti.

    “5 MİLYON DOLAR ORTADA YOK”

    Konu ile ilgili Twitter hesabından paylaşım yapan Bakan, “Dünya kupası için Katar’da görev yapan polis kardeşlerim bana ulaştı. Süleyman Soylu’ya sormam için bazı sorular gönderdiler. Ben de onların vekili olarak soruyorum.Polisimize hazineden herhangi bir harcırah ödemesi yapılmadı ve maaşlarını da Katar devleti karşılamıştı. .Katar’a giden personel 80 gün Katar’da görev yaptı. İlk ve ikinci 30 günün parası günlük 100 dolar olarak personele yatırılmış ancak son 20 günlük 2000 dolar yatırılmamış. Personele verilmeyen 2000 dolar x 2500 personel= 5.000.000 dolar ortada yok! Bu paraya kim çöktü?” dedi.

    SORULARI ART ARDA SIRALADI

    Personele ödenmesi gereken paranın 40 günü aşkın bir süredir ödenmediğini de söyleyen Murat Bakan şöyle konuştu:

    “Katar, dünya kupasında görev yapan personele ödenmesi için günlük kaç dolar verdi veİçişleri Bakanlığı bu paranın ne kadarını personele ödedi? Personele ödenmesi gereken paranın İçişleri Bakanlığı hesabına aktarıldığı doğru mudur? Bakanlık tarafından bu paradan kesinti yapılmış mıdır? Personelin hakkı olan tutar, gecikme faizi ile birlikte ne zaman ödenecektir?”

    Daha sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslenen Bakan, “Polis memuru için Katar’dan aldığınız ve memura ödenmeyen para nerede?” dedi.

    KATAR’DA TÜRK POLİSLERİ GÖREV ALMIŞTI

    Katar’da düzenlenen 2022 Dünya Kupası Şampiyonası güvenlik tedbirleri kapsamında, Türkiye’den 1 genel koordinatör, 20 danışman emniyet müdürü, 2 bin çevik kuvvet/takviye hazır kuvvet personeli, 30 görev atı ve 36 görev atı idarecisi, 1 nalbant, 1 veteriner, 4 at bakıcısı, 29 çevik kuvvet köpeği ve idarecisi, 50 bomba arama köpeği ve idarecisi, 70 bomba uzmanı, 10 koordinasyon personeli ve 20 tercüman olmak üzere toplam 2 bin 242 personel görevlendirilmişti.