Etiket: Politika

  • Fed’in Jefferson’ı ekonomik belirsizlik sürerken faizleri sabit tutmayı tercih ediyor

    Fed’in Jefferson’ı ekonomik belirsizlik sürerken faizleri sabit tutmayı tercih ediyor

    Investing.com — Federal Rezerv Başkanı Phillip Jefferson, Perşembe günü Atlanta’da düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, faiz oranlarını sabit tutma yönündeki tercihini sürdürdü. Jefferson, mevcut para politikası seviyesinin devam eden ekonomik belirsizliklerle başa çıkmak için uygun olduğunu belirtti.

    “Benim görüşüme göre, politika faizinde daha fazla ayarlama yapmak için acele etmeye gerek yok. Mevcut politika duruşu, çift görevimizin her iki yönünü de yerine getirirken karşılaştığımız risk ve belirsizliklerle başa çıkmak için iyi konumlanmış durumda,” dedi Jefferson.

    Fed Başkan Yardımcısı, enflasyonun 2022’deki zirvesinden önemli ölçüde düştüğünü kabul etti. Bununla birlikte, son veriler fiyat baskılarının tutarlı düşüşler göstermek yerine yatay seyrettiğini gösteriyor.

    Çekirdek enflasyon Şubat ayında yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, yüzde 5,6’lık zirve seviyesinden düşüş gösterdi. Ancak Jefferson, ticaret politikası değişiklikleri ve tarifelerle bağlantılı kısa vadeli fiyat artışları konusundaki endişeleri dile getirdi.

    ABD ekonomisi geçen yılın sonunda sağlam bir hızda büyürken, Jefferson bu yıl büyümenin yavaşlamasını bekliyor.

    Fed politika yapıcıları, GSYİH’nin 2025’te yüzde 1,7 artacağını öngörüyor. Bu arada büyümenin önemli bir itici gücü olan tüketici harcamaları, bu yılın başlarında soğuma belirtileri gösterdi.

    İşgücü piyasası ise dirençli kalmaya devam ediyor. Şubat ayına kadar son altı ayda bordro iş kazanımları aylık ortalama 200.000’e yakın seyretti. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.

    Jefferson, ücret artışının daha sürdürülebilir bir hıza yavaşladığını ve işgücü piyasasının artık enflasyonist baskıların önemli bir kaynağı olmadığını ekledi.

    İşgücü piyasası, Çalışma Bakanlığı’nın Nisan ayı için aylık bordro verilerini açıklayacağı Cuma günü odak noktası olacak.

    Goldman Sachs yakın zamanda yayınladığı bir notta şunları belirtti: “Mart ayında özel faktörlerden destek bulan, konsensüsten biraz daha yüksek 150 bin artış bekliyoruz.”

    “Büyük veri göstergeleri sağlamdı, grev yapan işçilerin geri dönüşü 15 bin kişilik bir artış sağlayacak ve özellikle soğuk bir kışın ardından hava koşullarına duyarlı sektörlerde istihdamın toparlanması bekleniyor,” diye ekledi.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Fed Başkan Yardımcısı ABD ekonomik görünümü ve merkez bankası iletişimini ele aldı

    Fed Başkan Yardımcısı ABD ekonomik görünümü ve merkez bankası iletişimini ele aldı

    Investing.com — Federal Reserve Bank of Atlanta ve Virginia Üniversitesi Darden İşletme Okulu tarafından düzenlenen bir konferansta, Fed Başkan Yardımcısı Philip N. Jefferson, ABD ekonomik görünümü ve merkez bankası iletişiminin önemi hakkında konuştu.

    Jefferson, konuşmaların Federal Reserve’in misyonunu Amerikan halkına iletmesi açısından değerini vurguladı. Ekonomik koşulları anlamak ve belirli sektörler ile topluluklar hakkında bilgi edinmek için ülke genelindeki insanlarla etkileşimin önemini belirtti. Bu tür etkileşimlerin daha iyi politikalar sunmaya yardımcı olduğunu ifade etti. Ayrıca hanelerin, işletmelerin ve finansal piyasaların politika yapıcıların görüşlerini ve ekonomik koşullar hakkındaki değerlendirmelerini anlamasının çok önemli olduğunu söyledi.

    Başkan Yardımcısı, para politikasının ekonomiyi uzun vadeli faiz oranları gibi finansal piyasa fiyatları aracılığıyla etkilediğini açıkladı. Bu durumun hanelerin ve işletmelerin kararlarını etkilediğini belirtti. Ayrıca Fed iletişiminin gelişimi hakkında da konuştu. Net ve yeterli iletişimin her zaman Fed’in bir özelliği olmadığını ifade etti.

    Ekonomik görünüm konusunda Jefferson, Fed’in azami istihdam ve fiyat istikrarı şeklindeki ikili görevine yönelik önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti. Sağlam işgücü piyasası koşulları ve yüzde 2 hedefine göre biraz yüksek enflasyon olduğunu söyledi. Ayrıca tüketici ve işletme anketlerinin ekonomik görünüm konusunda artan bir belirsizlik gösterdiğini de ekledi.

    Başkan Yardımcısı, ekonominin geçen yılın sonunda sağlam bir hızda büyüdüğünü, dördüncü çeyrekte GSYİH’nin yıllık yüzde 2,4 oranında arttığını belirtti. Bununla birlikte, hem Fed politika yapıcılarının hem de birçok özel sektör tahmincisinin bu yıl daha yavaş bir genişleme hızı öngördüğünü ifade etti.

    İşgücü piyasasına ilişkin olarak Jefferson, işsizlik oranının Şubat ayında yüzde 4,1 olduğunu ve koşulların sağlam kaldığını söyledi. Ayrıca, Şubat ayına kadar son altı ayda bordro iş kazanımlarının aylık ortalama 200.000’e yakın olduğunu belirtti.

    Enflasyon konusunda Başkan Yardımcısı, son iki buçuk yılda enflasyonun önemli ölçüde düştüğünü ancak yüzde 2 hedefine göre hala biraz yüksek olduğunu söyledi. FOMC katılımcılarının medyan tahminlerinin bu yıl genel PCE enflasyonunu yüzde 2,7, gelecek yıl ise yüzde 2,2 olarak öngördüğünü ekledi.

    Para politikası açısından Jefferson, FOMC’nin Mart ayındaki son politika toplantısında faiz oranlarını sabit tutma kararını desteklediğini belirtti. Konuşmasını merkez bankası iletişiminin değerini vurgulayarak tamamladı ve katılımcılara konferansın geri kalanının verimli ve bilgilendirici geçmesini diledi.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Ons altın rekor kırmaya devam ediyor

    Ons altın rekor kırmaya devam ediyor

    Foreks – Altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük vergisi planlarının küresel ticaret savaşı korkularını ateşlemesi ve değerli metalin güvenli liman cazibesine hücum edilmesiyle rekor kırmaya devam ediyor.

    Ons altın erken saatlerde 3077,55 dolara kadar yükselerek tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Şu sıralarda da düne göre yüzde 0,45 artışla 3070,27 dolarda.

    Ons altın ay başından bu yana yüzde 7,6, yıl başından bu yana yüzde 17,1 ve son bir yılda yüzde 41 değer kazandı.

    “Altın şu anda rüzgarı arkasına almış durumda. ABD ticaret politikası, ABD maliye politikası, jeopolitik ve büyümenin yavaşlaması – her şey altının yönünde esiyor,” diyen Capital.com’un finansal piyasa analisti Kyle Rodda, 3.100 dolar/ons’un fiyatlar için bir sonraki büyük dönüm noktası olacağını vurguladı. 

    ABD’nin gümrük vergileri ve ticaret ortaklarının bunlara karşı misillemede bulunup bulunmayacaklarına ilişkin belirsizlik, faiz indirimi potansiyeli, jeopolitik çatışmalar ve merkez bankası alımları altınınyükselişinde rol oynadı.

    Kanada Başbakanı Mark Carney yaptığı açıklamada, Trump’ın küresel bir ticaret savaşını genişleten ve hisse senetlerini vuran yeni otomobil tarifeleri uygulaması halinde belirtilmemiş ticaret eylemleriyle yanıt vereceğini söyledi.

    Tüm gözler Trump’ın 2 Nisan’da uygulamaya koyacağı ve enflasyonu körükleyebilecek, ekonomik büyümeyi azaltabilecek ve ticaret anlaşmazlıklarını tırmandırabilecek karşılıklı gümrük tarifelerinde.

    BMI analistleri, “Altının ABD politika belirsizliği, ticari gerilimler, dünya genelindeki askeri çatışmalar, enflasyon endişeleri ve makro belirsizlikten faydalanmaya devam etmesiyle altın fiyatlarına yönelik yükseliş görünümümüzü sürdürüyoruz,” dedi.

    Richmond Federal Rezerv Başkanı Tom Barkin, ABD hükümetindeki yüksek belirsizlik seviyeleri ve hızlı politika değişiklikleri göz önüne alındığında Fed’in mevcut “ılımlı kısıtlayıcı” para politikasının uygun olduğunu ileri sürdü.

    Piyasa, Fed’in gösterge faiz oranını sabit tutma kararının ardından bu yıl faiz indirimi beklentilerini etkileyebilecek olan ABD Kişisel Tüketim Harcamaları verilerini bekliyor. Veri TSİ 15.30’da açıklanacak.

  • BoJ, toplantıda yendeki zayıflamanın enflasyona etkilerine odaklanacak

    BoJ, toplantıda yendeki zayıflamanın enflasyona etkilerine odaklanacak

    BoJ’un bir sonraki faiz artırımının zamanlamasına ilişkin spekülasyonlar sürerken Nikkei‘nin haberine göre Japonya Merkez Bankası politika yapıcıları, Perşembe günü başlayacak iki günlük toplantılarında hızla zayıflayan yenin, enflasyon üzerindeki etkilerine odaklanacak.

    Bu toplantı, bankanın Mart ayında 17 yıl sonra ilk kez faiz oranlarını artırarak negatif faiz politikasına son vermesinden bu yana ilk politika kurulu toplantısı olacak. BoJ ayrıca 10 yıllık Japon devlet tahvillerinin getirilerini sıfır civarında tutmayı amaçlayan getiri eğrisi kontrolünü de sona erdirdi.

    Merkez Bankası, yenin son dönemde yaşadığı değer kaybının baskısı altında kalmaya devam ediyor. Salı günü itibarıyla para birimi, dolar karşısında Mart ayındaki politika kurulu toplantısı sırasındaki seviyesinden yaklaşık 5 puan zayıflamıştı.

    Döviz kuru geçtiğimiz yıl içinde dolar karşısında 20 yen dalgalandı.

    Yine de piyasa gözlemcilerinin çoğu, BoJ’un önümüzdeki toplantıda politikasını daha fazla değiştirmesini beklemiyor.

    QUICK tarafından 15 Nisan’da yayımlanan aylık bir ankette, katılımcıların %22’si, bir sonraki faiz artışının Ekim ayında yapılacağını tahmin ederken bunu %18 ile Eylül ayı takip etti. Sadece %2’si Nisan ayında yeni bir faiz artırımı öngördü.

    BoJ, ilave artışların zamanlamasını değerlendirirken çekirdek enflasyonu yakından izliyor. Daha fazla ince ayar yapmak için acele etmek yerine, küçük işletmelerin ücretlerini artırma ve artan maliyetleri müşterilere aktarma hareketlerini dikkatle izlemeyi amaçlıyor.

    Bir BoJ kaynağı, “Ücret ve fiyat artışı arasındaki döngünün güçlendiğini teyit etmek istiyoruz.” dedi.

    Enflasyonun döviz kurundaki değişiklikleri yansıtması zaman alır. Merkez Bankasındaki birçok kişi, zayıf yenin şu anda enflasyona katkıda bulunmadığına inanıyor.

    BoJ Başkanı Kazuo Ueda, Salı günü milletvekillerine yaptığı açıklamada, enflasyonun “%2’nin biraz altında” olduğunu söyleyerek şu anda daha fazla faiz artırımı konusunda çekincelerini dile getirdi.

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Foreks Haber Merkezi

  • Avrupa Merkez Bankası, politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu

    Avrupa Merkez Bankası, politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu

    Piyasaların Avrupa’dan beklediği verinin sonucu geldi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit tuttu. Mevcutta faiz yüzde 4.50 seviyesinde bulunuyor. Böylece faizler tüm zamanların zirvesinde kalmaya devam etti.

    POLİTİKA FAİZİ EN YÜKSEK SEVİYEDE SEYREDİYOR

    Avrupa Merkez Bankası, Frankfurt’taki yönetim konseyi toplantısının ardından, faiz belirleyiciler fiyat baskılarının istikrara kavuştuğundan emin olana kadar gösterge mevduat faiz oranının yüzde 4.50’de sabit kalacağını söyledi. Mevduat faiz oranı yüzde 4,00 ve marjinal faiz oranını yüzde 4,75 olarak korundu.

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) “Enflasyon, düşük gıda ve mal fiyatları enflasyonunun etkisiyle düşmeye devam etti. Enflasyona ilişkin temel göstergelerin çoğu gevşiyor, ücret artışları yavaş yavaş geriliyor ve firmalar işgücü maliyetlerindeki artışın bir kısmını kârlarıyla karşılıyor. Finansman koşulları kısıtlayıcı olmaya ve geçmişteki faiz oranlarındaki artışlar talep üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor, bu da enflasyonun aşağı çekilmesine yardımcı oluyor. Ancak yurt içi fiyat baskıları güçlü ve hizmet fiyatları enflasyonunu yüksek tutuyor.” diye belirtti.

    “MEVCUT SEVİYENİ DÜŞÜRÜLMESİ UYGUN OLACAKTIR”

    Yapılan açıklamada, ECB’nin politika faiz oranlarının devam eden enflasyonla mücadele sürecine önemli katkı sağlayacak seviyelerde olduğunun değerlendirildiği kaydedildi. “Yönetim Kurulunun enflasyon görünümüne ilişkin güncellenmiş değerlendirmesi, enflasyonun temel dinamikleri ve para politikası aktarımının gücü, enflasyonun hedefe sürdürülebilir bir şekilde yakınlaştığına dair güveni daha da artıracaksa, mevcut seviyenin düşürülmesi uygun olacaktır.” diye eklendi.

    AB Merkez Bankası politika faizini artırdığında, euro bölgesi içinde bankalar arası borçlanma maliyeti artar bu da kredi faizlerine yansır. Tüketicilerin ve ticari işletmelerin borçlanma maliyetleri artar. Buna bağlı olarak tüketici harcamaları, iç talep, şirket yatırımları ve karlılıkları azalır. Politika faizinin sabit tutulmasıyla beraber piyasalarda ne yönde bir seyir oluşacağı merak ediliyor

  • IMF sanayi politikasına bel bağlamaya karşı uyarıyor

    IMF sanayi politikasına bel bağlamaya karşı uyarıyor

    Uluslararası Para Fonu, durgun ekonomik büyüme için bir çözüm olarak sanayi politikasının etkinliğine ilişkin endişelerin altını çizdi. IMF, yakında yayınlayacağı Mali İzleme raporunun bir bölümünde, sanayi politikasının potansiyel olarak inovasyonu teşvik edebileceğini ancak ekonomik büyümeyi hızlandırmak için garantili bir yöntem olmadığının altını çiziyor.

    IMF Mali İşler Departmanı Direktör Yardımcısı Era Dabla-Norris, büyük ölçüde sübvansiyonlara ve vergi indirimlerine bel bağlamanın riskli olabileceğini vurguladı. Bu yaklaşımların yüksek mali maliyetleri vardır, özel çıkarların etkisine açıktır ve kaynakların önemli ölçüde yanlış tahsisine yol açabilir. Yabancı şirketlere karşı ayrımcılık yapan politikalar misillemeye neden olabilir ve jeo-ekonomik bölünmeleri derinleştirebilir.

    IMF’nin analizi, inovasyonu etkin bir şekilde desteklemek için daha kapsamlı bir politika karışımının gerekli olduğunu öne sürmektedir. Bu, temel araştırmalar için kamu finansmanının artırılmasını, yenilikçi girişimler için Ar-Ge hibelerini ve yaygın uygulamalı inovasyonu teşvik eden vergi teşviklerini içermektedir.

    Rapor, temel araştırmalara yönelik kamu harcamalarının yıllık GSYH’nin yaklaşık %0,5’i oranında artırılmasının, önümüzdeki sekiz yıl içinde ortalama bir gelişmiş ekonomi için GSYH’yi %2’ye kadar artırabileceğini ve borç/GSYH oranını düşürebileceğini ileri sürmektedir.

    Bu bölümde, Amerika Birleşik Devletleri’nin yerel araştırma ve yarı iletken üretimine yaptığı yatırımlar, Avrupa Birliği’nin iklim nötrlüğü yönündeki çabaları ve Japonya, Güney Kore ve Çin’deki girişimler gibi dünyanın dört bir yanından son dönemde uygulanan sanayi politikalarına atıfta bulunulmaktadır.

    Dabla-Norris, son yıllarda hükümet finansmanında kamu Ar-Ge’sinden özel araştırma için artan sübvansiyonlara doğru bir kayma olduğuna dikkat çekti. Bu değişimin verimlilik artışına dönüşmediğini belirten Dabla-Norris, sadece büyük ve yerleşik firmalara fayda sağlamakla kalmayıp daha geniş çapta erişilebilir vergi teşviklerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

    IMF daha önce Ocak ayında küresel ekonomik ve ticari büyümenin tarihsel ortalamaların önemli ölçüde altında olduğu ve bu durumun çok sayıda yeni ticaret kısıtlamasıyla daha da kötüleştiği konusunda uyarıda bulunmuştu. Güncellenmiş bir ekonomik tahminin Salı günü IMF tarafından açıklanması bekleniyor.

    Dabla-Norris ayrıca IMF’nin Mayıs ayında yapay zeka ile ilgili mali stratejilere odaklanan ayrı bir rapor yayınlamayı planladığını belirtti.

    Dabla-Norris ayrıca teknolojik açıdan daha az gelişmiş ülkelerin eğitime, ulaşım altyapısına ve dijital becerilere yatırım yapmak gibi mevcut teknolojilerin benimsenmesini artıracak politikalara odaklanmalarını tavsiye etti. Bunu yapmak daha hızlı teknoloji transferine, mevcut teknolojilerin daha fazla kullanılmasına ve potansiyel olarak orta vadede %2’lik bir büyümeye yol açabilir.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • ECB’nin faizleri beklenenden daha erken düşürmesi muhtemel

    ECB’nin faizleri beklenenden daha erken düşürmesi muhtemel

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika yapıcısı Mario Centeno kısa süre önce yaptığı bir açıklamada, ECB’nin temel faiz oranlarını daha önce öngörülenden daha erken düşürmeye hazır olduğunu belirtti. Aynı zamanda Portekiz Merkez Bankası Başkanı olarak da görev yapan Centeno’ya göre, mevcut veriler ek enflasyonist baskılar göstermediği için ECB kararını Mayıs ayına kadar ertelememeli.

    Yatırımcılar, ECB’nin bu yıl birkaç faiz indirimi uygulayacağını ve ilk indirimin Mart ya da Nisan ayı gibi erken bir tarihte yapılacağını tahmin ediyordu. Ancak bazı ECB politika yapıcıları daha temkinli bir yaklaşım benimseyerek enflasyonun istikrara kavuştuğuna dair daha net işaretler beklemeyi tercih ediyor.

    Econostream Media’ya verdiği bir mülakatta Centeno, ECB’nin tepe oranına ulaşıldığını ve merkez bankasının yakında enflasyonun ECB’nin orta vadeli hedefi olan %2’ye doğru aşağı yönlü bir yörüngede olduğunu teyit edeceğini tahmin ettiğini belirtti. Centeno, Euro Bölgesi’nin Aralık ayında %2,9 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon oranını olumlu bir haber olarak değerlendirirken, bu oranın hem piyasa beklentilerinden hem de tahmin edilen baz etkilerinden daha düşük olduğuna dikkat çekti.

    Centeno’nun yorumları ECB’nin para politikası duruşunda bir değişime işaret ediyor: “Şu an için nominal oranları sabit tutma kararı uygun ve yakın zamana kadar düşündüğümüzden daha erken ne zaman indireceğimize karar vereceğiz.” Faiz indirimi için belirli bir zaman çizelgesi vermemekle birlikte, son ekonomik ve enflasyon gelişmelerinin para politikasını gevşetme olasılığını daha da yakınlaştırdığını kabul etti.

    Centeno ayrıca, ücret artışının enflasyonu körükleyebileceğine ilişkin endişelere de değinerek, ücretler üzerinde ikinci tur etkilerin ortaya çıktığına ya da ücretlerin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturacağına dair herhangi bir işaret gözlemlemediğini ifade etti. ECB’nin politika kararı almak için Nisan ya da Mayıs ayındaki ücret verilerini beklemesi gerekip gerekmediğine ilişkin bir soruya ise kesin bir dille “Karar almak için Mayıs ayına kadar beklememiz gerektiğini düşünmüyorum” yanıtını verdi.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Doların kaderi Fed’in 2024 hamlelerine bağlı

    Doların kaderi Fed’in 2024 hamlelerine bağlı

    ABD Merkez Bankası’nın 2022’deki faiz artırımlarının ardından önemli ölçüde değer kazanan ABD doları, bu yıl nispeten istikrarlı bir seyir izlese de Fed’in beklendiği gibi faiz oranlarını düşürmesi halinde 2024’te aşağı yönlü bir baskıyla karşılaşabilir. Dolar, güçlü ABD ekonomik büyümesi ve Fed’in yüksek borçlanma maliyetlerini sürdürme taahhüdü ile desteklendi ve bu yıl diğer önemli para birimleri karşısında sadece %2’lik bir düşüşle 2020’den bu yana ilk yıllık düşüşünü yaşadı.

    Fed’in duruşundaki beklenmedik değişim, Başkan Jerome Powell’ın Aralık toplantısında, faiz oranlarını son on yılların en yüksek seviyesine çıkaran agresif faiz artışları döngüsünün, enflasyonun düşmesi nedeniyle muhtemelen sona erdiğini belirtmesiyle gerçekleşti. Bu durum önümüzdeki yıl içinde 75 baz puanlık bir indirim öngörülmesine yol açtı ki bu da düşük oranlar getiri arayan yatırımcılar için ABD varlıklarını daha az cazip hale getirdiğinden doları zayıflatabilir.

    Stratejistler zaten önümüzdeki yıl daha yumuşak bir dolar bekliyorlardı, ancak daha hızlı bir faiz indirimi potansiyeli para biriminin inişini hızlandırabilir. Ancak güçlü bir ABD ekonomisi, dolara karşı bahis oynayanlar için zorluk teşkil edebilir. Societe Generale (OTC:SCGLY) baş döviz stratejisti Kit Juckes, agresif para politikası ve ABD büyümesini canlandırma çabalarının 1980’lere benzer şekilde güçlü bir dolar rallisini körüklediğini belirtti. Ufuktaki politika değişikliğiyle birlikte bu kazanımların bir kısmı tersine dönebilir.

    Doların yörüngesi, küresel finanstaki önemli rolü nedeniyle özellikle önemlidir. Daha zayıf bir dolar, ihracatı daha rekabetçi hale getirerek ve yabancı kazançlar dolara çevrildiğinde çok uluslu karları artırarak ABD’ye fayda sağlayabilir. FactSet’e göre, S&P 500 (INDEXSP:.INX) şirketlerinin yaklaşık dörtte biri gelirlerinin yarısından fazlasını uluslararası piyasalardan elde etmektedir.

    Aralık ayında 71 döviz stratejisti arasında yapılan bir anket, doların 2024 yılında G10 para birimleri karşısında gerileyeceğini ve düşüşün büyük kısmının yılın ikinci yarısında gerçekleşeceğini öngördü. Sonuç muhtemelen ABD ekonomisinin göreceli performansına ve dünya çapındaki merkez bankalarının politikalarını ayarlama hızına bağlı olacaktır.

    Avro bölgesi derinleşen bir ticari faaliyet gerilemesiyle boğuşurken, Avrupa Merkez Bankası enflasyonla mücadele için faiz indirimi baskılarına direniyor. Euro bu yıl dolar karşısında %3’ün üzerinde değer kazandı. Buna karşın, Neuberger Berman’dan Thanos Bardas, ABD’ye kıyasla diğer ekonomilerdeki yerleşik yavaşlamaya atıfta bulunarak önümüzdeki 12 ay boyunca dolar üzerinde yükselişini sürdürüyor.

    Amundi US’den Paresh Upadhyaya, piyasanın Çin ve Hindistan’ın büyüme beklentilerine ilişkin kötümser görüşünün abartılı olduğunu öne sürerek Asya’da farklı bir tablo çiziyor. Bu ülkelerdeki ekonomik canlanma emtia talebini artırarak Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada doları gibi para birimlerine fayda sağlayabilir. Devlet medyasında çıkan , Çin’in 2024 yılında ekonomik toparlanmayı desteklemek için politika ayarlamalarını yoğunlaştırmayı planladığını gösteriyor.

    Brandywine Global’den Jack McIntyre, yavaşlayan ABD ekonomisinin hızlanan Çin büyümesiyle birleşeceğini öngörerek dolar yerine Asya para birimlerini tercih ediyor. Uluslararası Para Fonu’nun Ekim ayı tahminlerine göre 2024 yılında ABD ekonomisi %1,5 büyürken, bu oran Avro Bölgesi için %1,2 ve Çin için %4,2’dir.

    Doların gelecekte izleyeceği yol, Fed’in beklenen gevşemesinin ve enflasyondaki düşüşün mevcut değerlemesine dahil edilip edilmediğine de bağlı olabilir. Fed’in politika faizine bağlı vadeli işlemler, yatırımcıların gelecek yıl Fed politika yapıcılarının tahminlerinin iki katı olan 150 baz puandan fazla indirim beklediğini gösteriyor.

    StoneX’in piyasa araştırma müdürü Matt Weller, enflasyonun düşmeye devam etmemesi halinde Fed’in faiz indirimlerini erteleyebileceği ve bunun da dolar için yükseliş sinyali olacağı uyarısında bulundu. Önümüzdeki yılın ekonomik performansı ve para politikası ayarlamaları, ABD para biriminin yönünü belirlemede kritik öneme sahip olacak.

    Reuters bu makaleye katkıda bulunmuştur.

    Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

  • Varlık yöneticileri, yendeki düşüşe dayalı pozisyonlarını azaltmaya başladı

    Varlık yöneticileri, yendeki düşüşe dayalı pozisyonlarını azaltmaya başladı

    Varlık yöneticileri, BoJ‘un ultra kolay politikasını muhtemelen 2024 yılında sona erdireceği görüşünün güçlenmesiyle, Mayıs ayından bu yana ilk kez yende ayıdan boğaya geçti. Yen, geçtiğimiz ay dolar karşısında en iyi performans gösterenler arasında yer aldı.

    Vadeli Emtia İşlemleri Komisyonunun (CFT) 19 Aralık’a kadar olan haftaya ilişkin son verileri de hedge fonların yene yönelik hâlâ düşüş eğiliminde olan bahislerinde hafif bir azalma olduğunu gösterdi.

    ABD Merkez Bankasının gelecek yıl faiz indirimine gideceğinin sinyalini vermesi ve Japon mevkidaşının dünyanın son negatif faiz politikasını sona erdirmeye hazırlandığı yönündeki spekülasyonlar nedeniyle yen, bu ay dolar karşısında Temmuz sonundan bu yana en güçlü seviyesine ulaştı.

    Sumitomo Mitsui Banking Corp. baş döviz stratejisti Hirofumi Suzuki, “Aralık ayında herhangi bir politika değişikliği olmamasına rağmen BoJ’un Ocak ayı para politikası toplantısında bir hamle yapılabileceğine dair spekülasyonlar devam ettiği için varlık yöneticileri muhtemelen yende uzun pozisyonlarını koruyacak. Pozisyonun tersine çevrilmesi, ABD’nin faiz indirimine gideceği ve BoJ’un veri döneminde negatif faizleri sonlandıracağı beklentilerinin artmasını yansıtıyor.” dedi.

    Yen satmak için satım opsiyonlarına kıyasla yen almak için alım opsiyonlarına talep gösteren sözleşmeler olan dolar-yen risk dönüşleri de yatırımcıların Japon para biriminin güçlenmesi için korunma sağladığını gösteriyor. Bir aylık kontratlar 22-23 Ocak’taki bir sonraki BoJ para politikası toplantısını kapsıyor.

    Foreks Haber Merkezi

  • Dolar/TL 29,16 seviyesinden işlem görüyor

    Dolar/TL 29,16 seviyesinden işlem görüyor

    Dün yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü yüzde 0,1 artışla 29,12’den tamamladı. Dolar/TL, yeni güne de değer kazancıyla başlamasının ardından 11.15 itibarıyla yüzde 0,1 primle 29,16’dan işlem görüyor.

    EURO VE STERLİN NE KADAR?

    Aynı dakikalarda euro/TL 32,04’ten, sterlin/TL ise 36,90’dan satılıyor. Dün günü yüzde 0,2 artışla 102,4 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 102,3 seviyesinde bulunuyor.

    FED FAİZ İNDİRİMİNE NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

    Analistler, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine ilişkin iyimserliğin azalması ve yatırımcıların Noel tatilinden önce pozisyon küçültmek istemesinin piyasaları etkilediğini ifade ederek, bugün yurt içinde gözlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararlarına çevrildiğini ifade etti.

    Fed’in geçen haftaki toplantısında uzun bir aranın ardından ilk kez “güvercin” sinyaller vermesi piyasalarda risk iştahını arttırırken, hafta boyunca Fed yetkililerinden gelen “şahin” tonlu sözle yönlendirmeler risk iştahını törpüledi.

    Piyasalarda Fed’in aşırı güvercin adımlar atacağına ilişkin beklentilerin çok hızlı fiyatlanmış olabileceğini vurgulayan analistler, bankanın faiz indirimine başlama zamanına yönelik öngörülerin yatırımcıları hayal kırıklığına uğratabileceğine dikkati çekti.

    GÖZLER MERKEZ BANKASI’NDA

    Analistler, TCMB politika faizine ilişkin kararın yanında politika metnindeki yönlendirmelerin de önemini vurgulayarak, buradan alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırmasının olası olduğunu söyledi. TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, bankanın bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 250 baz puan artırarak yüzde 42,50’ye çıkaracağını tahmin ediyor.

    PİYASALAR VERİ AKIŞINA ODAKLANDI

    Bugün yurt içinde TCMB faiz kararının yanı sıra haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de büyüme başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan dolar endeksinde 102 ve 101 puan seviyelerinin destek, 103 ve 104 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

    Kaynak: AA / Ekonomi