Etiket: Proje

  • Edirne  Valisi’nden Meriç ve uyuşturucu operasyonu

    Edirne  Valisi’nden Meriç ve uyuşturucu operasyonu

    Erdoğan DEMİR (EDİRNE İGFA)
    Edirne Valisi Yunus Sezer, “Hem projenin uygun olup olmadığı hem de yapımla ilgili olarak tespitler davası açılmış durumda ve mahkeme süreci devam ediyor. Burada suç ve hata kimden kaynaklanıyorsa bunlara rücu ettirilmesi yönünde sürecimiz şu anda devam ediyor” dedi.

    MAHKEME SÜRECİ DEVAM EDİYOR

    Vali Yunus Sezer, Meriç Elektrik Santrali hakkında şunları söyledi: “Meriç Nehri’nin yapım süreci ile ilgili bir arada bulunuyoruz. 2021 yılında başlanmış, inşası tamamlanmış fakat henüz kabulleri yapılmamış bir santralimiz var. Türkiye’de de zannediyorum Amasya’dan sonra bu şekilde inşa edilen 2. Enerji santrali konumunda. 2.2 Megawatt gücünde elektrik enerjisi üretilmesi planlanan bir santralimiz. Teslim aşamasında maalesef burada özellikle lastik savaklarda bir sıkıntı oluşuyor ve orada bir yıkılma meydana geliyor. Bununla ilgili olarak başlayan bir süreç var. Hem idari açıdan hem de adli açıdan bir tespit davası var. Biz buraya göreve başladıktan sonra da hem üniversitemizden hem DSİ Genel Müdürlüğümüzden hem de özel müşavirlikten bir heyet kurarak incelemesini yaptırdık. Bu projeden mi kaynaklanıyor, proje hatası mı var yoksa yapımdan mı kaynaklanıyor diye bu iki konu üzerinde odaklanıldı ve burada drenaj çalışmaları yapıldı.

    Yıkılan yerlerle ilgili olarak, sizlerle daha önce de bir araya gelmiştik. 15 Eylül’e kadar bir süre verdik ve 15 Eylül’de bitti. Bu ve bununla ilgili olarak değerlendirmeleri kendi içimizde yaptık ve fırsat bulup bugün de bir araya gelme imkanımız oldu. Burada iki tane husus var. 1.’si, Proje müellifi projesinin arkasında duruyor. ‘Jet Grout’ denilen teknik bir terim tabi ki bir dayanak sistemi oluşturulmuş bunlar inşa edilirken ve özellikle yıkılan kısımda bu Jet Groutların tutmadığı yönünde arkadaşlarımızın bir raporu ve değerlendirmesi var ve yapılan buradaki etütlerde de bunu gördük. Dolayısıyla yapımdan kaynaklanan bu kısımda bir sıkıntı var. 2.’si de projeyle ilgili sağlam olan kısımlarla ilgili olarak da çalışmalar devam ediyor yani yıkılmayan kısımlarla ilgili konularda da çalışmalar devam ediyor. Hem projenin uygun olup olmadığı hem de yapımla ilgili olarak tespitler davası açılmış durumda ve mahkeme süreci devam ediyor. Burada suç ve hata kimden kaynaklanıyorsa bunlara rücu ettirilmesi yönünde sürecimiz şu anda devam ediyor ve bir taraftan da idari tahkikatımız dediğimiz burada sorumlular kimler onlarla ilgili de bir süreç devam ediyor.

    Burada açık olmak gerekiyor. Bu bütün inşaatlarda olabilen bir şey yani büyük bir proje ve projelerde bu tür sıkıntılar olabilir ve bunun da devlette bir hukuk mekanizmamız var ona göre de sürecin her halükârda yürütülmesi gerekiyor ve bu da hem benden önce başlamış bir süreç var hem de ben göreve başladıktan sonra da başlatmış olduğumuz ve sizinle de her detayını paylaşmış olduğumuz bir sürecimiz var.

    Gelinen aşamada ne yapacağız? Gelinen aşamada biz buradaki sıkıntının bu Jet Grout sisteminin tutmamasından kaynaklanan bir sıkıntı olduğunu tespit ettik ve ona göre arkadaşlarımız hem üniversiteden hem DSİ’den uzman kuruluşumuz onların tavsiyeleri üzerine projede bir revizyona gidiliyor. Bozulan kısımlarla ilgili olarak fore kazık sistemi yapılacak. Sağlam olan kısımlarla ilgili olarak da ileride tekrar bu tür sıkıntıyla karşı karşıya kalmamak için burada da fore kazık sistemini arkadaşlarımız öneriyorlar ve bu doğrultuda da projeyi revize ediyoruz ve bu süreci de hızlı ilerletiyoruz.

    Burada kendimiz de hem DSİ’den hem hocalarımızdan bilimsel destek alıyoruz hem de bu konuda uzman profesyonel kişilerle ilerlemeyi istiyoruz. Zannediyorum 2-3 ay içerisinde yeniden buranın inşasının sürecini tamamlayıp bu söylediğimiz proje revizyonu doğrultusunda önümüzdeki yılın ilk ayını bulmadan buradaki inşa ve yapım sürecini tamamlamayı planlıyoruz. Her şey yolunda giderse kendimize böyle bir hedef ve iş planı ortaya koymuş durumdayız.”

    JANDARMA, POLİS VE GÜMRÜK ÇALIŞANLARIMIZ KAÇAKÇILIKLA MÜCADELEDE 24 SAAT ÖZVERİYLE ÇALIŞIYORLAR

    Sezer, Uyuşturucu Operasyonları içinde şunları kaydetti: “Edirne, Avrupa ve dünyanın diğer ülkelerine açılan bağlantı noktasında olması nedeniyle başta düzensiz göçmen ve uyuşturucu yakalamalarında kritik öneme sahip bir şehrimiz. Jandarma, polis ve gümrük çalışanlarımız kaçakçılıkla mücadelede 24 saat özveriyle çalışıyorlar.

    Edirne’nin hem geçiş güzergahı olması hem de hedef il olması noktasında çalışmalarımıza ağırlık verdik. Son 1 ay içerisinde hem kullanıcı hem satıcı hem de bu işi organize eden kişiler düzeyinde önemli operasyonlar yapıldı. Dün gece de arkadaşlarımız önemli miktarda uyuşturucu madde ile silah ele geçirdiler.

    Okullarımız da açıldı. Amacımız gençlerimizi, ailelerimizi, toplumumuzu bu tür zararlı alışkanlıklardan korumak. Bizim hedefimizde bu işin arkasında olanları, bu işi organize edenleri tespit etmektir. Bu doğrultuda da arkadaşlarımız her konuda çok yoğun bir çalışma ortaya koyuyorlar. Asayiş bizim için çok önemli. Özellikle son bir ay içerisinde güvenlik güçleri tarafından müdahale edilen 194 olayda 232 kişiye işlem yapılarak, önemli miktarda da uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.”

  • Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Kayseri Kocasinan’da çalışanlara teknik eğitim

    Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA)
    Kayseri Kocasinan Belediyesi öncülüğünde, Kaoğlu Yapı ve TİS firmaları tarafından organize edilen eğitimle deprem izolasyon sistemleri hakkında imar müdürlüğüne bağlı teknik personele bilgiler aktarıldı. Belediyenin seminer salonunda düzenlenen eğitime; Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Kaan Kaatsız, Başkent Üniversitesi Doktora Öğretim Üyesi Dr.Fırat Soner Alıcı, TİS Teknolojik İzolatör Sistemleri Tasarım ve Satış Sorumlusu Demirhan Sever, Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Melikgazi Belediyesi, Talas Belediyesi ve Hacılar Belediyesi’nin İmar Müdürlüklerine bağlı teknik personel katıldı.

    Akademisyenler tarafından verilen eğitimde deprem izolatörlerinin Dünya’daki ve Türkiye’deki tarihçesi, gelişimi, izolatör çeşitleri hakkında genel bilgiler aktarıldı. Ayrıca izolatör sistemlerinin projelendirilmesi, uygulama esasları, çalışma prensipleri, İzolatörlü yapıların, statik projelerinin hazırlanması esnasında uyulması gereken teknik kriterler, hesap yöntemleri ile mimari, mekanik, elektrik ve peyzaj tasarımlarında uyulması gereken kurallar, izolatör sistemli yapıların, zemin, proje ve uygulama denetimlerinin Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı kapsamındaki ‘Özel Yapılar’ yönetmeliğine uygun olarak denetleneceği yönetmelik hakkında bilgiler verildi. Deprem izolasyon sistemleri hakkında genel teknik ve yönetmelik bilgilerinin aktarımı sonrasında, Kayseri’nin deprem izolatörlü konut projesi olan ve Kaoğlu Yapı tarafından inşaa edilecek Bety Plus projesinin detaylı proje bilgileri aktarıldı.

    Belediye çalışanlarının daha donanımlı olmaları için çeşitli eğitimler verdiklerine dikkati çeken Başkan Çolakbayrakdar ise “Hizmet içi eğitim kapsamında personelimize yönelik çeşitli alanlarda bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz. Eğitimle çalışanlarımızın bilgi ve becerilerini artırıyoruz. Bu eğitimlerin katkısıyla daha sağlıklı ve daha güvenli bir iş ortamı oluşturarak, hizmet kalitemizi artırıyoruz. Bütün gayemiz, yapılan her şeyin bir önceki günden bir sonraki güne daha güzel olması içindir” diye konuştu.

  • 7 projeye 6 milyon 400 bin TL hibe desteği

    7 projeye 6 milyon 400 bin TL hibe desteği

    İSTANBUL (İGFA) –Sabancı Vakfı’nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle hayata geçirdiği Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi Hibe Programı kapsamında desteklenecek projeler açıklandı.

    Programa, 18-29 yaş arasındaki NEET genç kadınların mesleki becerilerinin geliştirilmesine yönelik proje fikirlerinden oluşan 200’e yakın başvuru geldi. Değerlendirme sürecinin sonunda, aralarında depremden etkilenen illerin de yer aldığı 20 ilden toplam 7 projeye hibe desteği verilmesine karar verildi. Bu kapsamda, 7 projeye toplamda 6 milyon 400 bin TL hibe desteği verilmesi kararlaştırıldı.

    GELECEĞİNİ KURAN GENÇ KADINLAR PROGRAMI’NDA HİBE DESTEĞİ ALMAYA HAK KAZANAN PROJELER:

    Başkent Sanayicileri Derneği’nin Sanayide NEET Kadınlar projesi ile NEET kadınlara imalat sanayi, endüstriyel otomasyon, CNC ve kaynak teknolojileri alanında eğitimler verilerek istihdam edilmeleri amaçlanıyor. Ankara’da uygulanacak projede aynı zamanda organize sanayi bölgesinde eşitlik ilkesinin yaygınlaştırılması ve iş yerlerinin kadın istihdamı için iyileştirilmesi amacıyla firmalara yönelik fırsat eşitliği eğitimleri verilecek.

    Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın NEET Kadınların İş Gücü Piyasasında Dayanıklılığının Geliştirilmesi projesi ile NEET kadınların istihdama katılmalarını kolaylaştırmak için iş gücü ihtiyaçları doğrultusunda eğitimler yoluyla güçlendirilmeleri ve genç kadınların istihdamını sağlayacak firmalarla iş birlikleri kurulması amaçlanıyor.

    İzmir Ticaret Borsası Eğitim Kültür ve Sosyal Entegrasyon Vakfı (BORSAV)’nın Denizin Üreten Kadınları projesi ile İzmir’de yaşayan NEET kadınların mesleki eğitimler yoluyla, su ürünlerini işleyen ve satan işletmelerde ve balık ağı üretim merkezlerinde istihdam edilmeleri amaçlanıyor.

    Kodluyoruz Derneği’nin Yazılımla Güçlenen Kadınlar projesi, NEET kadınların yazılım ve sosyal beceri eğitimleri ile güçlenmesini, kurulacak iş birlikleri yoluyla bilişim ve teknoloji sektörlerinde istihdam edilmelerini hedefliyor. Adana’da Seyhan Belediyesi ortaklığıyla gerçekleştirilecek projeye katılacak genç kadınlar, eğitimler kapsamında kentin sorunlarına yönelik teknolojik çözümler de geliştirecek.

    Osmaniye Belediyesi’nin Afet Kadınlarının Yeşeren Umutları projesi, depremden etkilenen NEET kadınların, Osmaniye’de kurulacak Gastronomi Merkezi’nde mesleki eğitimler yoluyla istihdama katılımlarını sağlamayı amaçlıyor. Proje; Osmaniye Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İŞKUR, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi ve Organize Sanayi Bölgesi iş birliğiyle hayata geçirilecek.

    SistersLab Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği’nin Kadın Yazılımcıların Mentorluk ve Eğitimler Aracılığı ile Güçlendirilmesi projesi, mühendislik bölümlerinden mezun olan NEET kadınların teknik ve destekleyici eğitimlerle DevOps, Siber Güvenlik, Oyun Geliştirme ve UI/UX Tasarımı alanlarında düzenleyeceği akademiler ile yetkinliklerinin artırılmasını sağlayarak iş gücüne katılmalarını amaçlıyor.

    Yenilikçi İnsan Kaynakları Derneği‘nin İnsan Kaynakları Alanında NEET Kadınlar projesi, Adana’da yaşayan NEET kadınların yenilikçi eğitimler ve mentorluk programları yoluyla desteklenmesi ve iş imkânlarının geliştirilmesi ile insan kaynakları alanında istihdam edilmelerini amaçlıyor.

  • Bursa’da Havuzlu Park eski günlerine dönece

    Bursa’da Havuzlu Park eski günlerine dönece

    BURSA (İGFA) – Uluslararası müsabaka yapılabilecek şekilde 1935 yılında Bursa’ya kazandırılan, Bursalıların yaz aylarında serinlemek için en önemli durağı olan şehrin simgelerinden Havuzlu Park, uzun süre atıl durumda kaldıktan sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmişti.

    Bursalıların burayı sadece 3 ay değil yıl boyu kullanabilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından üzeri balon sistemi ile kapatılan Havuzlu Park, 2011 yılında da ek gelir getirmesi amacıyla Bursaspor’a devredilmişti. Bursaspor tarafından da verimli şekilde işletilemeyen, gerekli bakım ve onarımları yapılamayan Havuzlu Park, yeniden Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne geçmişti. Son 4 yıldır da kaderine terk edilen tesislerin yeniden ihya edilmesi için Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan projeye hız verildi.

    İMALATLAR DEVAM EDİYOR

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle hayat bulan proje kapsamında Havuzlu Park’ın bulunduğu yaklaşık 30 bin metrekare alan sil baştan yenileniyor. Mevcut yapının yerine daha modern tekniklerle, fonksiyonel olarak daha uygun, kullanıcı kapasitesi artırılmış, ulusal müsabakaların da düzenlenebileceği standartlarda proje tasarlandı. Proje inşaat alanı 8 bin 500 metrekare olan yapı, iki blok olarak kurgulandı. Tesisin girişi, mevcuttaki yapı gibi parselin güney tarafından olacak. Ana blok; idari birimler, danışma, bekleme-sergi ve fuaye alanı, spor faaliyetlerinin yürütüleceği idari birimler, seminer odası, otopark ile parka ve tesise hizmet edecek restoran ile servis birimlerinden oluşacak. Diğer blok olan spor bloğunun alt katında soyunma odaları, duşlar, hamam ve sıcak su havuzları ile açık havuzların teknik birimleri yer alacak. Havuz katında ise; FINA standartlarına uygun tam olimpik açık yüzme havuzu ile yarı olimpik açık yüzme havuzu bulunacak. Yarı olimpik havuzun bir kısmının derinliği artırılarak, atlama havuzu olarak da kullanılabilecek. Mevcut atlama kulesinin yerine FINA standartlarına uygun 10 metrelik bir atlama platformu planlandı. Açık havuzların kotunda hizmet verecek şekilde spor salonu, ofisler, çok amaçlı bir salon ve kafeterya tasarlandı. Hemen hemen her Bursalının anılarında kendine yer bulan Havuzlu Park’ta fiziki gerçekleşme yüzde 50’ye ulaşırken, projenin önümüzdeki yılın ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor.

    BURSA’NIN ÖNEMLİ DEĞERİ

    Bursa’nın sporda da marka bir kent olması hedefiyle kente yeni tesisler kazandırmanın yanında amatör spor kulüplerine de her türlü desteği verdiklerini hatırlatan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş, Havuzlu Park’ın sadece bir spor tesisi olmadığını, Bursalıların hatıralarında da önemli yer edindiğini söyledi. Bursa’nın önemli değeri olan bu tesislerin içler acısı halinin kente yakışmadığını ifade eden Başkan Aktaş, “Havuzlu Park’ın yeniden Bursa’ya kazandırılması için gerekli çalışmaları başlattık. Gerçekten kentin göbeğinde önemli bir tesis. Buranın yeniden ayağa kaldırılması için gerçekten modern ve ayrıcalıklı bir proje hazırladık. Bakanlığımızın da desteğiyle inşaata başladı. İnşallah çalışmalar tamamlandığında Havuzlu Park, eski hareketli günlerine yeniden kavuşacak” dedi.

  • Eskişehir’de ‘Doğaya Neşe Kat’tılar!

    Eskişehir’de ‘Doğaya Neşe Kat’tılar!

    ESKİŞEHİR (İGFA) – Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) üyeleri, Sivrihisar’da maden şirketinin yapmak istediği üç siyanürlü atık barajına dikkati çekmek için Kaymaz ve Beylikova’da “Doğaya Neşe Kat” etkinliğinde bir araya geldi.

    Eskişehir Çevre Derneği üyesi Acil Durum ve Afet Uzmanı Barış Adıgüzel, projeye dair bilgilendirmeyi Kaymaz da yaptı.

    Söz konusu bölgede Kaymaz Altın Projesi kapsamında 3. zehir atık barajı yapılmak istendiğini belirten Adıgüzel, “Bu proje ile başta ÇanakkaleTerziler-Serçiler den Altın Madeni Projesi’ndeki cevher buraya taşınacak. Günde 149 kamyon 500 kilometre uzaklıktan buraya bu cevheri getirecek ve atığını burada bırakacak. Bunun yanında çevre illerdeki altın madeni projelerinden de buraya cevher taşıması gerçekleştirilecektir. Yani burası ileride maden çöplüğü olacak ve öyle kalacaktır. Eskişehir’de orman, tarım, mera arazilerini, yeraltısularını kirletme riski taşıyacaktır. Zaten az olan suyumuz bu madenlerde kullanılacaktır. Altın ve gümüş madeninin faaliyetleri sonucu ağaçların kuruduğu, mera alanlarınınyok olması sebebiyle hayvancılık yapamayacak içme ve kullanma sularının azaldığına şahit olacaksınız. Eskişehir’in maden çöplüğü olmasını istemiyoruz” diye konuştu.

    Etkinlikte ayrıca tiyatro, radyo, sahne sanatçısı Ergün Özfırıncı da konu ile ilgili stand-up gösterisi gerçekleştirdi.

    Daha sonra sahne alan Doğa Grubu neşeli konser vererek halkı eğlendirdi.

    Beylikova’da ise Doğaya Güç Kat Ağı’ndan Güler Bozok, “İklim krizi ve Türkiye’nin ve Dünya’nın Geleceği” konularında bilgilendirme yapması ardından şölene konserle devam edildi.

    Eskişehir Çevre Derneği Başkanı Sadık Yurtman, bu tür etkinliklerin devam etmesi gerektiğinin bilincinde olarak yakında Murat Dağı’na da teknik bir gezi düzenlemeyi planladıklarını belirterek, etkinliğe katılan üye, çevre dostu ve yöre halkına teşekkür etti.

  • Kocaeli İtfaiyesi afet için uluslararası projede

    Kocaeli İtfaiyesi afet için uluslararası projede

    KOCAELİ (İGFA) – 7 gün 24 saat acil durumlara karşı hizmette olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, ulusal ve uluslararası çapta birçok projeye de imza atıyor. Kocaeli İtfaiyesi, afetlere hazırlık ve sonrasında yapılacaklar ile ilgili toplumu dirençli hale getirmek adına Gebze Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde, uluslararası bir proje olan READY4DISASTERS (Yangın, Sel ve Heyelan Risklerine Karşı Farkındalık ve Hazırlık Yoluyla Dayanıklı Topluluklar Projesi) kapsamında çalışmalara devam ediyor. Projede Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının yanı sıra Kocaeli AFAD, Lares Ve Traınıng 2000 (İtalya), Olıkolıkıgos (Yunanistan), Digiway (Gürcistan) yer alıyor.

    İTALYA’DA TOPLANTI

    Geçtiğimiz günlerde İtalya’nın Foroglio şehrinde düzenlenen proje ortaklar toplantısına İtfaiye Dairesi Başkanı Ömer İslamoğlu başkanlığında itfaiye heyeti katıldı. Bu tip projeler sayesinde, ülkemizde olası afetlerde oluşabilecek zararların en aza indirilmesi hedefleniyor.

    KİTAPLAR HAZIRLANACAK

    Proje kapsamında gönüllülerin yangın, sel ve heyelan risklerine karşı farkındalık ve hazırlık yoluyla dirençli topluluklara sahip olmaları için eğitim araçları geliştiriliyor. READY4DISasters, afetler konusunda daha bilinçli insanlarla afetler için gönüllülük sistemi içinde yetişkinlere, çeşitli vatandaş gruplarına gerekli araç ve malzemeleri sağlamayı amaçlanıyor. Afetlerin Oluşumu ve Etkisi, Sel Felaketleri, Heyelan Felaketi, Yangınla İlgili Afetler, Kurtarma/Kurtarma Ekipmanları (Su Baskını, Yangın, Heyelan için), Önleyici Faaliyetlerin Teşvik Edilmesi, Dayanıklılık Ölçümleri/Göstergesi, Sivil Korumada Avrupa Mekanizması başlıklarında kitaplar hazırlanacak. Yangın, Sel ve Toprak Kayması ile ilgili 3 adet Mobil Oyun geliştirilecek, 1 adet Online Eğitim Sistemi (Web Sitesi) hazırlanacak, İtalya, Gürcistan, Yunanistan ve Türkiye’den 10 gönüllü 3 günlük afet eğitimi alacak.

  • BTÜ – TENMAK – Sanayi Ortak Proje çalıştayı

    BTÜ – TENMAK – Sanayi Ortak Proje çalıştayı

    BURSA (İGFA) – Bursa Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen çalıştayda, Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracak yenilenebilir enerji, değerli madenler ve teknoloji geliştirme alanlarında geliştirilebilecek proje konuları ele alındı.

    Çalıştay öncesinde TENMAK Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Balıkçı ve BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar tarafından her iki kurum arasında yürütülecek ortak proje çalışmalarına yönelik işbirliği protokolü imzalandı.

    BTÜ olarak Ar-Ge yetkinliğinin arttırılması ve üniversite sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi için çalıştıklarını dile getiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Sizlerin de bildiği gibi üniversitemiz bünyesinde bir “Proje Destek Ofisi” kurduk. Burada proje yazma ve proje yönetimine destek olmakla birlikte TENMAK ve TÜBİTAK gibi panellerin de simülasyonunu yapıyoruz. Bu şekilde hem proje başvurularımızın hem de proje kabul oranlarımızın arttırılmasını hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Üniversite ve bölge bazında Ar-Ge kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacak çalışmalar yürüttüklerini aktaran Rektör Çağlar, “Sanayinin problemlerine çözüm sunan Ar-Ge ve doktora çalışmaları yapmak en büyük önceliğimiz. Bu anlamda üniversitemizi hem sanayii güçlendiren hem de sanayi ile güçlenen üniversite olarak tanımlayabiliriz.” şeklinde konuştu.

    TENMAK Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Balıkçı, nükleer enerji, bor, nadir torak elementleri, teknoloji geliştirme alanlarında Türkiye’nin rekabet gücünü arttıracak ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi amacıyla bilimsel çalışmaların yapılmasını teşvik edip desteklediklerini dile getirdiği konuşmasında; “Amacımız etkin olduğumuz alanlarla ilgili Türkiye’de gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetlerini yürütmek ve desteklemek. Üniversitelerle yakın iş birliği yaparak bu görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Sahip olduğu sanayii ve akademik potansiyeli ile Bursa önemli bir çalışma alanı. Buradaki akademik camia ve sanayi iş birliğinde anlamlı sonuçlar çıkacağına inanıyoruz. TENMAK olarak temel hedefimiz uygulamalı Ar-Ge ile sorunların çözüme kavuşturularak ülke ekonomisine ticari bir değer olarak kazandırılmasını ve ülkemiz teknolojik bilgi birikiminin arttırılmasını sağlamak. Genç bir üniversite olan Bursa Teknik Üniversitesi de güçlü akademik kadrosuyla kentin önemli bir dinamiği. Birlikte verimli çalışmalar gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz.” dedi.

    İki oturum halinde gerçekleşen çalıştay programının ilk oturumunda TENMAK Enstitü uzmanları tarafından BTÜ akademisyenlerine geliştirilebilecek proje konuları hakkında bilgilendirme sunumları gerçekleştirildi. Aralarında BOSCH, Ermaksan, KARSAN, VARAKA Kağıt, TR-BOR, ve BTSO’nun ilgili meslek komitelerinin de yer aldığı öğleden sonraki oturumda ise özel sektör temsilcileri ile akademisyenler bir araya gelerek Bursa ve Türkiye adına önem arz eden stratejik proje önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundular.

  • Düzce’de yerli otomobil Togg ilgisi

    Düzce’de yerli otomobil Togg ilgisi

    Mustafa KIR / DÜZCE (İGFA) – Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, beraberindekilerle birlikte daha sonra Millet Bahçesine geçerek ‘Anadolu Kırmızısı’ TOGG’u Düzcelilerin beğenisine sundu.

    TÜRKİYE’NİN GURURU BİR PROJEDİR

    Ardından basın mensuplarının karşısına geçen Özlü, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu olarak bilinen ve kısa adı TOGG olan otomobilin bugün Düzce’de olduğunu belirterek, “Bu proje saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla başlatılan bir projedir. Bu projenin ilk yıllarında bende görev aldım. Türkiye’nin gururu bir projedir. Türkiye’nin ilk defa fikri ve sınai hakları kendisine ait bir aracı var. Bu aracı çok önemsiyoruz. Türkiye’nin kendi markası, kendi otomobili bugün Düzce’de. Düzceli kardeşlerimiz aracı bugün görebilecekler. Araç Düzce’de bir gün kalacak. Daha sonra Gaziantep’e gidecek. Seçimlerden önce birkaç gün yine Düzce’ye gelecek. Gün boyu Düzce’de olacak aracımızı hem içini hem dışını inceleyebileceksiniz. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

    Program, TOGG’un teknik özelliklerine yönelik bilgilendirmenin ardından vatandaşların yerli otomobille hatıra fotoğrafı çektirmesiyle devam etti.

  • Tarım arazileri suyla buluştu

    Tarım arazileri suyla buluştu

    KAHRAMANMARAŞ (İGFA) – Baraj kapaklarının bulunduğu alanda düzenlenen törende konuşan Kirişci, hükümet olarak iktidara geldikleri günden itibaren özellikle suya ve sulamaya verdikleri önemi yaptıkları yatırımlarla ortaya koyduklarını söyledi.

    Vahit Kirişci, suyun geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi bu yüzyılda da stratejik öneme haiz yegane bir unsur haline geldiğini anlatarak, “Bilhassa iklim değişikliği, küresel ısınma gibi kavramlar Akdeniz çanağında yer alan ve su stresi altında olan bir ülke olarak bizim su konusunda çok daha dikkatli, çok daha özenli olmamızı bize öğretti. Bu çerçevede de kişi başı 1.313 metreküp su varlığımızla aslında bugün için belki su fakiri değiliz. Ama su zengini de değiliz.” şeklinde konuştu.

    Yapılan projeksiyonlarla Türkiye’nin nüfusunun 30 yıl içinde 85 milyondan 105 milyona çıkacağının ortaya konduğuna değinen Kirişci, Türkiye’ye gelen turistlerin sayısı, sanayileşme, endüstrileşme ve konutların ihtiyaçları ile yağışlardaki düzensizlik ve gerilemenin yanı sıra iklim değişikliği, küresel ısınma gibi etkenlerden dolayı da su varlığında bir gerileme olacağının görüldüğünü ifade etti.

    Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, suyun en verimli ve tasarruflu şekilde kullanılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

    Son 20 yıl içinde su alanında yapılan yatırımlarla ilgili de rakamları paylaşan Kirişci, şunları söyledi:

    “20 yıldan beri suya ayrı bir önem ayrı bir değer atfediyoruz. Bu çerçevede 9 bin 585 tesisimize 479 milyar liralık bir yatırımla bunları milletimizin hizmetine sunduk. Biz baraj ve göletlerden oluşan su depolama alanlarımızı 3,5 kat artırarak 504’den 1701’e çıkarttık. Su depolama hacmimiz 133 milyar metreküptü. Bunun üzerine 50 milyar metreküp koyduk. Şu anda 183 milyar metreküpe çıktı. Bir taraftan da suyun gücünden ülke olarak da aynı zamanda hidroelektrik santralleri marifetiyle de elektrik için de yararlanıyoruz. Bu çerçevede de 125 olan hidroelektrik santrali sayımızı 740’a çıkarırken bunların kapasitelerini de 12 bin 200 megavattan 32 bin 400 megavata ki üzerine 20 bin 200 megavat daha ilave etmiş olduk.”

    Kirişci, içme suyunda da 2 milyar metreküplük yıllık kullanımın 5 milyar metreküpe çıkartıldığını kaydetti.

    Can ve mal kayıplarına neden olan yağışların su taşkınları ve sellere dönüşmesini engellemek amacıyla da çalışma yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Kirişci, “Bu alandaki tesis sayılarımızı da yüzde yüz arttırarak onları da 10 bin 413’e çıkardık. Yeraltı su seviyesini beslemek ve korumak maksadıyla bir yenilik olarak da bir yeraltı su depolarını gündeme getirdik. Bu da ilk defa bizim dönemimizde gündeme gelen bir hadise oldu ve burada da 101 tesisi inşa etmiş olduk. 275 metre gövde yüksekliği olan Yusufeli Barajı gibi dünyanın beşinci, Türkiye’nin de en yüksek barajını inşa ettik.” ifadesini kullandı.

    – “Susuz tarım topraklarımız kalmasın istiyoruz”

    Kirişci, Türkiye’de suyun yüzde 77’sinin tarımsal sulamada kullanıldığını da belirterek, “Burada da beş yılda yüzde 46 olan verimliliğimizi yüzde 50’lere çıkarmış durumdayız. Bir yüzde 4’lük de olsa önemli bir artışı burada da sağlamış durumdayız. Susuz tarım topraklarımız kalmasın istiyoruz. Önümüzdeki 5 yılda da bütün sulanması gereken ekonomik ve teknik olarak sulanması gereken alanları da inşallah suya kavuşturmuş olacağız ve bu 5 yıllık sürenin sonunda da bütün sulama sistemlerimiz modernize edilmiş basınçlı sulama sistemi adını verdiğimiz sisteme geçmiş olacak. Sulanan alanımız da bu vesileyle 21,7 milyon dekar arttırılarak 70 milyon dekara, yani 7 milyon hektara ulaşmış durumda. Geride bizim 1,5 milyon hektarlık bir sulanmayı bekleyen teknik ve ekonomik olarak sulanması gereken bir alanımız var. İnşallah onları da elde etmiş olacağız.” dedi.

    Kahramanmaraş’a 20 yılda 176 tesisi kazandırdıklarını ve bunun karşılığı olarak da 9,6 milyar liralık bir yatırım gerçekleştirdiklerini anlatan Kirişci, su konusunda önemli bir merkez olan Kahramanmaraş’ın sudan daha fazla yararlanması için önemli adımlar attıklarını belirtti.

    Kirişci, hizmete alınan Kılavuzlu sulaması sayesinde Kahramanmaraş’ta 195 bin dekarlık tarım arazisinin suya kavuşturulduğuna da dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Şu anda saniyede 80 metreküp suyla Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay illerimizin topraklarına bereket katacak Kılavuzlu sulamasının tamamlanmasıyla toplamda 107 bin hektarlık alanda daha sulu tarıma geçilmesini inşallah hedefliyoruz. Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay’ın hasretle beklediği GAP muhtevasında yer alan Kılavuzlu sulaması, Orta Ceyhan. Menzelet Projesi ve Orta Ceyhan Menzelet ikinci merhale projelerinden oluştuğunu da zaten sizler de takip ediyorsunuz, biliyorsunuz. Kılavuzlu sulaması kapsamında Orta Ceyhan Menzelet projesi bünyesinde Menzelet Barajı bildiğiniz gibi geçmiş yıllarda tamamlandı. Toplam proje bedeli 23 milyar lira olan Orta Ceyhan Menzelet projesi ikinci merhale kapsamında şu ana kadar 8,5 milyar liralık bir harcama gerçekleştirildi.”

    Deprem nedeniyle Kılavuzlu Sulama sistemindeki 86 kilometrelik kanalın zarar gördüğünü anımsatan Kirişci, süratle yapılan ihale ve onarım çalışmalarının ardından 45 gün gibi kısa bir sürede tekrar su verilmesinin sağlandığını ifade etti.

    Kirişci’nin konuşmasının ardından Kılavuzlu Barajı’nın kapakları açılarak su kanala verildi.

  • Manisa’da dayanıklılık testleri başladı… Manisa’nın röntgeni çekiliyor

    Manisa’da dayanıklılık testleri başladı… Manisa’nın röntgeni çekiliyor

    MANİSA (İGFA) – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, yapılan çalışmaları sahada inceledi, çalışmalar ile ilgili bilgi verdi.

    6 Şubat tarihinde merkez üssü Kahramanmaraş olan ve çok sayıda can kaybına neden olan deprem afetleri sonrasında Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ortak bir protokole imza atarak, Manisa’da bulunan 600 bin konutun deprem dayanıklılık tespit çalışmalarına başladı. Başvuruda bulunan vatandaşların istekleri sonrasında proje kapsamındaki ilk bina tespit çalışması yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç da, yapılan çalışmaları yerinde takip ederek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    PROJE 4-6 AY ARASI SÜRECEK

    Üniversitedeki uzman hocalar, teknik ekipler ve yetkililerin katılımıyla başlayan ilk tespit işlemini değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Öncelikle 6 Şubat depreminde 12 ilimizde çok büyük afeti maalesef yaşadık. Allah bir daha bu tür acıları memleketimize yaşatmasın diyorum. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu depremden sonraki süreçte Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi işbirliğiyle ortak protokol düzenleme kararı aldık. Bu protokolü de imza altına aldık. Allah inşallah göstermez, yaşatmaz ama 17 ilçe dahil Manisa’da bulunan yaklaşık 600 binin üzerindeki konutun belgelenmesi noktasında bir hizmeti başlatıyoruz. Bugün projenin başlangıcını yapıyoruz. Bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 100’ün üzerinde mühendisimiz ve teknikerimize bunların eğitimini aldırdık. Yaklaşık 1 aydır bu eğitimler bilfiil yapıldı. Düzenlemiş olduğumuz yazılım kapsamında program modüllerini de geliştirerek mühendislerimiz ellerindeki tabletlerle bunları çalışmaları sahada yerine getirecekler. Bunları profesörlerimiz, uzmanlarımız belgelendirecekler. Vatandaşlarımıza mevcut binasının hangi donatıda ve ne olabildiği ile ilgili belgeleri sunacağız. Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak başlattığımız proje 4-6 ay arasındaki bir süreci kapsayacak. Sahadaki çalışmalarımızdan hiçbir ücret almadan gerçekleştireceğiz. Önemli olarak bahsetmek istediğim diğer bir nokta, hiçbir şekilde binada karot uygulaması yapılmayacak. Tamamen elektronik olarak demirlerin ve betonların konumu itibariyle yeni teknolojileri ile bu çalışmaları hayata geçireceğiz. Ben şimdiden hayırlı olsun diliyorum, emeği geçenlere teşekkürlerimizi iletiyorum. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç’a teşekkürlerimi iletiyorum. Umarım ki bu alınacak tedbirler ile vatandaşlarımız karot aldırmak suretiyle performans analizini de kendileri gerçekleştirebilecek. Ne yapacaklarına vatandaşlarımız bu belge sonrası karar verecektir. Bu çalışma bir yönden röntgen çekimidir” diye konuştu.

    “AKADEMİK EKİPLERDEN FAYDALANACAĞIZ”

    Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, proje ile ilgili olarak verdiği bilgilerde, “Akademik bakış açısıyla hocalarımızın bakış açısıyla da 600 bin konutun Manisa’nın tüm ilçelerinde, ilçeler bazında yapılacak binaların röntgenlerinin çekilmesi, bunların belgelenmesi noktasında Türkiye’de bir ilk olacak. Ben Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnşaat Fakültesi Bölüm Başkanımıza ve bu bölümde çalışarak bu projede yer alan mesai arkadaşlarıma, bu süreçte bize katkı sağlayacak olan İnşaat Mühendisleri Odası’nın mühendislerine çok teşekkür ediyorum” dedi.