Etiket: Seçim

  • MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir, bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür. Bir yanda arama kurtarma faaliyetleri devam ediyorken diğer yanda devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak, en hafif tabirle terbiyesizliktir” dedi.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

    İnsanlığın felaketler karşısındaki refleksinin ve tepkisinin coğrafyaların her noktasında hemen hemen aynı olduğunu belirten Bahçeli, “Çünkü insan olanın ruhu vardır, kalbi vardır, canı vardır, acısı vardır, vicdanı vardır. Felaketin koru yürekleri kavurmasıyla beraber, kaos peşine düşen, yalan haber yayan, dedikodu çıkaran, malumat kirliliğine umut bağlayan, siyasi yamyamlığa heves eden kim varsa insanlığı kuşkulu ve tartışmaya açıktır. Esasen bunlara insan demek, insan olana saygısızlıktır” açıklamasında bulundu.

    “Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir”

    “Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

    “Bunları tek tek not aldığımız da çok iyi bilinmelidir. Ne güzel bir sözdür: ‘Ne doğrarsan tabağına, o gelir kaşığına.’ Siyaseti makul, medeni ve milli ilkelere müzahir yapmaktan aciz olanlar temelsiz eleştirilerini yapmadan evvel aynaya bakmalıdırlar. Bunlar kendilerini sorgulamalı, kendi ruhi felaketleriyle yüzleşmelidir. Sırtında yumurta küfesi olmayanlar için ileri geri konuşmak maliyetsizdir. Hariçten gazel okumanın önünde de bir engel yoktur. Ancak milli felaketlerde, ortak aidiyet ve hassasiyet paydasında uzlaşamayanlar insani değerlere her yönüyle yabancılaşan mihraklardır.”

    İstanbul’da 1 milyon 528 bin 782 binanın olduğu bilgisini veren Bahçeli, “Kilometrekareye 3 bin 49 kişinin düştüğü bu kentimizde mevcut yapı stoğunun yüzde 70’inin 1999 öncesi yapıldığı dikkate alındığında, derhal harekete geçmemiz ertelenemez bir mecburiyettir” ifadelerini kullandı.

    “Devlet her şeye hakimdir, iftiralar ise beyhudedir”

    Bahçeli, İstanbul depremine hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, “Kaybedecek zamanımız yoktur. Oyalamaya hakkımız yoktur. Cumhur İttifakı olarak biz bu ağır yükü her şart altında kaldırırız. Bedeli ne olursa olsun Türkiye’mize sahip çıkarız. Hükümet verimli ve etkin bir afet yönetimiyle Kahramanmaraş depremindeki yaraları sarmaktadır. Devlet her şeye hakimdir. İftiralar ise beyhudedir. Acımız büyüktür, ancak hayatta zamanın hafifletmediği ve yumuşatmadığı hiçbir acı da yoktur” diye konuştu.

    Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti:

    “Acımızı, anımızı, adımızı ve ağıdımızı bilmeyenlerle ortak bir geleceği nasıl paylaşacağız? İktidarın kaybetmesi uğruna vatanın ve milletin kaybetmesine oynayanlarla nasıl bir arada yaşayacağız? Dünya alem deprem bölgesine insani yardımları sevk ediyorken iç muhalefetin utanç verici haline ne diyelim? Bunu neye yoralım ve nasıl açıklayalım? Yaygın çıkar ilişkileri yanlışın peşinden gitmeyi meziyet zanneden siyaset kadrolarını palazlandırmakla kalmaz, pazara, hatta ayağa düşmelerine yol açar.”

    “Seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir”

    Seçim tarihiyle ilgili yapılan açıklamaları değerlendiren Bahçeli, “Bir insanımız dahi enkaz altındayken, henüz felaketin sıcaklığı çok yakıcıyken, haksız ve hayasız siyasi eleştiri yapmak, seçim tarihiyle ilgili spekülasyon üretmek vebaldir, bu vebal zillet ittifakını teşkil eden her partinin hissesine eşit olarak düşmüştür. Bir yanda arama kurtarma faaliyetleri devam ediyorken, diğer yanda devleti ve hükümeti sistematik şekilde suçlamak en hafif tabirle terbiyesizliktir” ifadelerine yer verdi.

    “Bilinmelidir ki, ne sandıktan kaçarız, ne de demokrasiyi yok sayarız” diyen Bahçeli şunları söyledi:

    “Acılarımızın tam ortasında, seçimlerle ilgili polemik yapan, ertelendi ertelenmedi çetelesi tutan zillet ittifakı paranoyaktır, saplantılıdır, hayalperesttir, vehimlerin pençesindedir. Yalan söylediler, algı operasyonuna heveslendiler, husumet yaydılar.” – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Arınç’ın “Seçimler ertelenmeli” çıkışına İYİ Parti’den yanıt: Vaktinde yapılması temel yaklaşımımız olacak

    Arınç’ın “Seçimler ertelenmeli” çıkışına İYİ Parti’den yanıt: Vaktinde yapılması temel yaklaşımımız olacak

    Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 10 ilde büyük yıkım yaşanırken, bu kentlerde OHAL ilan edildi. Bu noktada 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlerin kaderi de merak konusu oldu.

    ARINÇ, SEÇİMLERİN ERTELENMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPTI

    Eski TBMM Başkanı, AK Parti kurucularından Bülent Arınç seçimlerin ertelenmesi gerektiğini belirtip “Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir. Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir.” dedi.

    “VAKTİNDE GERÇEKLEŞMESİ TEMEL YAKLAŞIMIMIZ”

    İyi Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu ise seçimlerin ertelenebileceği iddialarının gündeme gelmesi üzerine açıklama yaptı. Zorlu’nun bu akşam sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle: “Seçim tarihiyle ilgili bazı açıklamalar kamuoyuna yansımaktadır. Elbette öncelikli hedefimiz yaralarımızın hemen sarılmasıdır. İşte hem bu sürecin ve ülke sorunlarının etkin çözümü hem de Anayasamıza göre seçimlerin vaktinde gerçekleşmesi İYİ Partinin temel yaklaşımı olacaktır.”

    DEVA PARTİSİ DE SEÇİMLERİN ERTELENMESİNE KARŞI ÇIKTI

    DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin de deprem bölgesinde OHAL ilan edilmesinin ardından başlayan seçim erteleme tartışmalarına ilişkin, “Anayasamıza göre, mevcut durumda seçimlerin ertelenmesi mümkün değildir. YSK da Cumhurbaşkanı da erteleyemez. YSK’nın seçim tarihlerini değiştirme yetkisi olduğunu kabul etmek, YSK’nın Anayasa’dan, kanunlardan ve TBMM’den üstün olduğu anlamına gelir. Anayasa, Cumhurbaşkanı’nın da YSK’nın da üstündedir” dedi.

    KILIÇDAROĞLU: SEÇİMDEN KAÇMANIN KİMSEYE YARARI YOK

    CHP lideri Kılıçdaroğlu da eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın depremin etkilediği 10 ilde yaşanan felaketten dolayı seçimlerin bir defaya mahsus ertelenmesi çağrısı hakkında konuştu. Kılıçdaroğlu, “Seçimin ertelenmesi taleplerinin altında seçimden kaçma iradesi var. Ancak bu iradeyi YSK üzerinden hayata geçirmek yani kendi çıkarlarına göre bir defaya mahsus özel kararlar aldırmak istiyorlar. Seçimden kaçmanın hiç kimseye bir yararı yoktur. Ancak zararını tüm ülke çekecektir” dedi.

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Kılıçdaroğlu’ndan Bülent Arınç’ın “seçimleri erteleme” çağrısı hakkında ilk sözler: Seçimden kaçmak istiyorlar, zararını tüm ülke çeker

    Kılıçdaroğlu’ndan Bülent Arınç’ın “seçimleri erteleme” çağrısı hakkında ilk sözler: Seçimden kaçmak istiyorlar, zararını tüm ülke çeker

    Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 şiddetinde depremler, toplam 10 ilde etkisini göstererek çok sayıda binanın yıkılmasına ve binlerce vatandaşımızın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Enkaz altındaki vatandaşları arama kurtarma çalışmaları devam ederken Eski TBMM Başkanı ve AK Parti kurucularından olan Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs olarak işaret ettiği seçimlerle ilgili dikkat çeken bir çıkışta bulundu.

    ARINÇ’TAN ‘SEÇİMLER ERTELENSİN’ ÇAĞRISI

    Arınç, depremlerin ardından yaşanan felaketten dolayı en geç 2023 Haziran ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinin bir defaya mahsus ertelenmesi çağrısını yaptı. Yazılı açıklamasında Arınç, seçmen kütüklerinin geçersizleştiğini ve seçim yapmanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini öne sürerek, seçimlerin 2024 Yerel Seçimleriyle birleştirilmesi veya seçimlerin Kasım 2023’e ertelenmesi önerisinde bulundu.

    “TALEBİN ALTINDA SEÇİMDEN KAÇMA İRADESİ VAR”

    Gündem olan bu çıkışa ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ilk yorum geldi. Gazeteci ve yazar Murat Yetkin’e konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimin ertelenmesi taleplerinin altında seçimden kaçma iradesi var. Ancak bu iradeyi YSK üzerinden hayata geçirmek yani kendi çıkarlarına göre bir defaya mahsus özel kararlar aldırmak istiyorlar. Sayın Arınç’ın açıklaması bunu gösteriyor” dedi.

    “ZARARINI TÜM ÜLKE ÇEKER”

    Sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “Tekrar ediyorum; kimseye özgü hukuk normu oluşturulamaz. Yapılması gereken, ister erken seçim olarak 14 Mayıs, ister zamanında 18 Haziran olsun, ivedilikle seçim tarihinin belirlenmesidir. Seçimden kaçmanın hiç kimseye bir yararı yoktur. Ancak zararını tüm ülke çekecektir” ifadelerini kullandı.

  • Bülent Arınç’tan “seçimleri erteleme” çağrısı: Bu bir tercih değil zarurettir

    Bülent Arınç’tan “seçimleri erteleme” çağrısı: Bu bir tercih değil zarurettir

    Eski TBMM Başkanı, AK Parti kurucularından Bülent Arınç, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaşanan felaketten dolayı en geç 2023 Haziran ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinin ertelenmesi çağrısını yaptı. Bugün yazılı açıklama yapan Arınç, seçmen kütüklerinin geçersizleştiğini ve seçim yapmanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini öne sürerek, seçimlerin 2024 Yerel Seçimleriyle birleştirilmesi veya seçimlerin Kasım 2023’e ertelenmesi önerisinde bulundu.

    “VATANDAŞLARIMIZ ŞU AN SEÇİM DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR”

    Arınç’ın sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle: “Tarih kitaplarına belki de Büyük Güneydoğu Anadolu depremi olarak geçecek, etkisi yıllara yayılacak, gönlümüzde ve ruhumuzda onulmaz yaralar açan devasa bir felaket yaşadık. Bu depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve büyük milletimize başsağlığı diliyorum. Afetin acı bilançosu zaman geçtikçe daha da gün yüzüne çıkıyor. Binlerce kaybımız var, on binlerce yaralımız var. Artık kayıplarımızın rakamlarını vermekten, duymaktan korkar hale geldik. Birçok işyeri ve ev enkaz halinde. Depremden etkilenen on şehrimizin büyük bir kısmı yıkılmış durumda. Acısını yüreğinin en derinlerinde hisseden milletimizin ağzını bıçak açmıyor. Vatandaşlarımız şu an seçim değil yaşam mücadelesi veriyor. Ahval bu iken bazı siyasetçilerin ve gazetecilerin seçimin mayısta mı haziranda mı yapılacağını tartıştığını görüyoruz.

    “ALLAH’TAN KORKUN, HALA ENKAZ ALTINDA CESETLER VAR”

    Allah’tan korkun, hala enkaz altında cesetler var. Seçmenden bahsedilemezken seçimden bahsetmek nasıl mümkün oluyor? Böyle bir dönemde acılarıyla yüzleşen vatandaşlarımıza karşı seçim propagandası mı yapacaksınız, oy mu isteyeceksiniz? Aday mı olacaksınız, miting mi yapacaksınız? Bunları hangi yüzle yapacaksınız? Seçmen yok, sandık yok. Bunların yanı sıra bölgede adli ve idari bürokrasi yok. Halk size demez mi: ‘Vatandaş can derdinde, siz ne derdindesiniz?’ diye.

    “MANZARA O KADAR ACI Kİ; BURALARDA SEÇMEN KALMAMIŞ”

    Ortalama 15 milyon vatandaşımızın etkilendiği bu felakete maruz kalan şehirlerimiz TBMM’de toplam 85 milletvekili ile temsil ediliyor. Manzara o kadar acı ki; buralarda seçmen kalmamış. Hem seçmen kütükleri geçersizleşmiş hem de seçim yapmak hukuken ve fiilen imkansız hale gelmiş. Belki de seçime gidilirken Yüksek Seçim Kurulu nüfus sayımı ile bu illerin kaç milletvekili ile temsil edileceğini yeniden hesaplayacaktır.

    “NE MAYISTA NE HAZİRANDA SEÇİM OLMAZ, OLAMAZ”

    Belki de tarihimizin en acı felaketini yaşadığımız bugünlerde, ülke bir an evvel seçim stresinden kurtulmalıdır. Buna vatandaşımızın da bürokrasinin de siyasetin de ihtiyacı var. Daha açık ve net ifade etmek gerekirse ne mayısta ne haziranda seçim olmaz, olamaz. Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir. Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir.

    “NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKTA UZLAŞMA” ÇAĞRISI

    Şahsi düşünceme göre yapılacak basittir: Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat, mecliste grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarıyla bir araya gelmeli ve bu zaruretin nasıl aşılacağı konusunda onlarla istişare etmelidir. Anayasanın 78. maddesine konulacak bir fıkra, mevcut hükme ilaveten, adeta olağanüstü hal ilanındaki gerekçeye benzer şekilde deprem benzeri afetlerde de seçimlerin ertelenmesini hükme bağlayabilir. Şüphesiz anayasa hükmü olacağı için tüm partilerin ve milletvekillerinin nitelikli çoğunlukta uzlaşmaları gerekmektedir. Ayrıca anayasanın 79. maddesi seçimle ilgili YSK’yı görevlendirmiştir. 7062 Sayılı Yüksek Seçim Kurulu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’unun 6. maddesine göre YSK toplanarak mevcut durum karşısında seçimlerin 2023 Mayıs veya Haziran aylarında yapılmasının mümkün olmadığına karar verebilir ve bu kararı gereği yapılmak üzere yasama organına bildirebilir. Ben tüm siyasi partilerin bu büyük felaket karşısında büyük üzüntü duyduklarına, ellerindeki bütün imkanları depremzedeler yararına kullandıklarına, hepsinin yurtseverliklerine ve samimiyetlerine gönülden inanıyorum. Tıpkı milletimizin farklı kesimlerinin el ele verdiği gibi iktidar ve muhalefetin de el ele vererek milletimizin tüm yaralarını saracaklarını ve elbette demokrasi gereği seçimlerin de gönül huzuruyla yapılacağını düşünüyorum.

    “SEÇİMLER BİRLEŞTİRİLEBİLİR”

    Benim seçimleri erteleme konusundaki naçizane düşüncelerim şunlardır: Birinci tercihim; Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile 2024 yılı Mahalli İdareler Seçimleri birleştirilebilir. Bunun geçmişte örnekleri vardır. Bu yöntemle halka fazladan tercih hakkı verilecektir. İkinci tercihim Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilli Seçimlerinin ötelenerek Kasım 2023’te yapılmasıdır. Üçüncü tercihim ise ilk iki seçenekte anlaşılamadığı takdirde tüm siyasi partilerin mutabık kalacağı başka bir tarih üzerinde anlaşma sağlanmasıdır.

    “HAZİNE YARDIMI DEPREMİN YARALARININ SARILMASI İÇİN KULLANILMALI”

    Sonuç itibariyle ne olursa olsun bu zaruret hali dolayısıyla seçimler bir defaya mahsus olmak üzere tehir edilmelidir. Seçimleri ertelemeye yönelik teklifim kabul görürse ayrıntılı olarak başka düşüncelerimi de ifade edebileceğim. Şimdilik sadece şunu söylemekle yetineceğim; depremin ekonomik maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağının tahmin edildiği bu dönemde, bu yıl seçim olacakmış gibi bütçeye konulan üç kat hazine yardımı derhal durdurulmalı ve bu miktar depremin yaralarının sarılması için kullanılmalıdır. Bu kapsamda partilere ödenmiş olan miktarlar da geriye alınmalıdır.

    “CUMHURBAŞKANI VE MİLLETVEKİLLERİ GÖREVLERİNE DEVAM ETMELİDİR”

    Yine bir fıkra ile belirlenen seçim tarihine kadar Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri görevlerine devam etmelidir. Meclisin çalışacağı bu dönemde sadece seçimin ertelenmesine yönelik ve yapılacak yardımlara yönelik kanunlar çıkarılmalıdır. Bunun aksine bütçeye ve maliyeye yük getirecek yeni düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Kendileri için kanun çıkmasını bekleyen toplumun tüm kesimlerine de hiçbir hak kayıplarına uğramayacakları taahhüt edilerek ileride yapılacak düzenlemelerle geçerlilik tarihinin/yürürlük tarihinin bugünden itibaren olacağı garantisi verilmelidir.”

    Kaynak: ANKA / Güncel
  • Durağan altın fiyatlarında yükseliş bekleniyor

    Durağan altın fiyatlarında yükseliş bekleniyor

    Uzun yıllardır vatandaşların güvenli yatırım limanı olan altın, hareketli günlerin ardından durağan bir halde bekliyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaştığı bir döneme girerken uzmanlar altının zarar ettirmeyeceğini belirtiyor. Seçimden sonra altının yükselişe geçeceğini ve bu zamanların alım yapmak için ideal olduğunu söyleyen kuyumcu Emre Öztürk, “Yılsonu için altının gramının bin 450 lira seviyelerini çok rahat göreceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    “Gram altının bin 450 lira olmasını bekliyoruz”

    Yılsonuna kadar altın fiyatlarında artış olacağını ve bin 450 liraların görüleceğini belirten 15 yıllık kuyumcu Emre Öztürk “Piyasalarda özellikle seçim tarihi açıklandıktan sonra bir belirsizlik hakim oldu. Bu belirsizlik de tabii ki fiyatlara hem artı yönünde hem de eksi yönde yansıyor. İnsanlar ne yapacağını bilmediği için bekleme aşamasına geçti. Dolarda geçen haftalarda özellikle yoğun bir şekilde yükseliş vardı. Merkez Bankası’nın faiz kararının ve Avrupa’da açıklanan verilerin etkisiyle aşağı doğru yönelim gerçekleşti. Bu aşağı düşüşle beraber vatandaşlar için tekrardan bir alım fırsatı doğdu. Bu alım fırsatıyla beraber de dolar tekrardan yukarı çıktı. Uzun vadede tabii ki en avantajlı yatırım altın şu anda. Altında hafif düşüşler olsa da vatandaşların alımı arttırması fiyatları yukarıya iter. Yılsonu için altının gramının bin 450 lira seviyelerini çok rahat göreceğini tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Söğüt’te çıkarılan altın rezervi fiyatları düşürmez”

    Geçtiğimiz günlerde Bilecik’in Söğüt ilçesinde bulunan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan altın madeninin ülke ekonomisine etkisinin olacağını fakat altın fiyatlarını düşürmeyeceğini söyleyen Öztürk, “Söğüt’te bulunan altın rezervi ülkemiz için muhakkak ki fayda edecektir. Fakat altın fiyatlarının düşmesi yönünde bir etkisi olmayacaktır. Çünkü altın fiyatları sadece Türkiye’de yaşananlara göre reaksiyon göstermiyor. Dünya borsasında da işlem gören bir maden olduğu için bulunan altın rezervi Türkiye’yi ilgilendiriyor. Ülkemize mutlaka fayda sağlar ama fiyatların düşmesini sağlamaz” dedi.

    “Seçimden sonra altın fiyatlarının yükseleceğini öngörüyoruz”

    Vatandaşların tedirgin olduğu seçim döneminin ardından altın fiyatlarında yükselişin beklendiğini belirten Emre Öztürk, alım yapmak için doğru zaman olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

    “Altın yatırımında önemli olan uzun vade beklemektir. Eğer kar etmek isteniyorsa alım yaptıktan sonra satış için en az 6 ay veya 1 yıllık süreyle beklenmesi gerekiyor. Son zamanlarda altın alan ve zarar eden hiç kimse yok demek mümkündür. Birkaç ay sonra seçim olarak ve piyasalarda inişler çıkışlar olacak. Biz fiyatların seçim sonrasında çok daha yukarılara çıkacağını düşünüyoruz. Alışveriş yapmak için beklemek çok fazla bir kar getirmiyor. Genelde vatandaşlarımız altın yükselmeye başlayınca almaya niyetleniyor. Şu günlerde altın zaten stabil seviyelerde devam ediyor. Bu seviyelerden alınabilir. Seçimden sonra fiyatların ne olacağını kimse bilemez ama şu zamanlarda alım yapanları zarar ettirmeyeceğini düşünüyoruz.”

  • Uzmanlardan altın tahmini: 1450 TL’ye çıkabilir

    Uzmanlardan altın tahmini: 1450 TL’ye çıkabilir

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaştığı bir döneme girerken uzmanlar, altının zarar ettirmeyeceğini belirtiyor.

    Seçimden sonra altının yükselişe geçeceğini ve bu zamanların alım yapmak için ideal olduğunu söyleyen kuyumcu Emre Öztürk, “Yılsonu için altının gramının bin 450 lira seviyelerini çok rahat göreceğini tahmin ediyoruz” dedi.

    “Gram altının bin 450 lira olmasını bekliyoruz”

    Yıl sonuna kadar altın fiyatlarında artış olacağını ve bin 450 liraların görüleceğini belirten 15 yıllık kuyumcu Emre Öztürk “Piyasalarda özellikle seçim tarihi açıklandıktan sonra bir belirsizlik hâkim oldu. Bu belirsizlik de tabii ki fiyatlara hem artı yönünde hem de eksi yönde yansıyor. İnsanlar ne yapacağını bilmediği için bekleme aşamasına geçti. Dolarda geçen haftalarda özellikle yoğun bir şekilde yükseliş vardı. Merkez Bankası’nın faiz kararının ve Avrupa’da açıklanan verilerin etkisiyle aşağı doğru yönelim gerçekleşti. Bu aşağı düşüşle beraber vatandaşlar için tekrardan bir alım fırsatı doğdu. Bu alım fırsatıyla beraber de dolar tekrardan yukarı çıktı. Uzun vadede tabii ki en avantajlı yatırım altın şu anda. Altında hafif düşüşler olsa da vatandaşların alımı arttırması fiyatları yukarıya iter. Yılsonu için altının gramının bin 450 lira seviyelerini çok rahat göreceğini tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Söğüt’te çıkarılan altın rezervi fiyatları düşürmez”

    Geçtiğimiz günlerde Bilecik’in Söğüt ilçesinde bulunan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan altın madeninin ülke ekonomisine etkisinin olacağını fakat altın fiyatlarını düşürmeyeceğini söyleyen Öztürk, “Söğüt’te bulunan altın rezervi ülkemiz için muhakkak ki fayda edecektir. Fakat altın fiyatlarının düşmesi yönünde bir etkisi olmayacaktır. Çünkü altın fiyatları sadece Türkiye’de yaşananlara göre reaksiyon göstermiyor. Dünya borsasında da işlem gören bir maden olduğu için bulunan altın rezervi Türkiye’yi ilgilendiriyor. Ülkemize mutlaka fayda sağlar ama fiyatların düşmesini sağlamaz” dedi.

    “Seçimden sonra altın fiyatlarının yükseleceğini öngörüyoruz”

    Vatandaşların tedirgin olduğu seçim döneminin ardından altın fiyatlarında yükselişin beklendiğini belirten Emre Öztürk, alım yapmak için doğru zaman olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

    “Altın yatırımında önemli olan uzun vade beklemektir. Eğer kâr etmek isteniyorsa alım yaptıktan sonra satış için en az 6 ay veya 1 yıllık süreyle beklenmesi gerekiyor. Son zamanlarda altın alan ve zarar eden hiç kimse yok demek mümkündür. Birkaç ay sonra seçim olarak ve piyasalarda inişler çıkışlar olacak. Biz fiyatların seçim sonrasında çok daha yukarılara çıkacağını düşünüyoruz. Alışveriş yapmak için beklemek çok fazla bir kâr getirmiyor. Genelde vatandaşlarımız altın yükselmeye başlayınca almaya niyetleniyor. Şu günlerde altın zaten stabil seviyelerde devam ediyor. Bu seviyelerden alınabilir. Seçimden sonra fiyatların ne olacağını kimse bilemez ama şu zamanlarda alım yapanları zarar ettirmeyeceğini düşünüyoruz.“