Etiket: Seçmen

  • Kararsızlar için işte seçmen testi!

    Kararsızlar için işte seçmen testi!

    İSTANBUL (İGFA) – Seçim zamanı kime oy vereceğinize karar vermek ve iyi bir seçmen olup olmadığınızı değerlendirmek için Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın “Psikolojik Savaş” adlı kitabında yer alan “politik liderlik” ve “seçmen” testlerinden yararlanabilirsiniz.

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın hazırlamış olduğu bu ölçekler, adil davranacağına inandığımız liderlerin özelliklerini belirlememizi sağlıyor ve seçmenlerin kendilerini değerlendirmelerine ışık tutuyor.

    LİDERLER İYİ VE KÖTÜ GÜNLERDE TOPLUMU BİR ARADA TUTABİLİR VEYA DEĞİŞTİREBİLİRLER

    Tarhan, etkili liderliğin her alanda önemli olduğuna işaret ederek politik liderlik konusunda da şu değerlendirmelerde bulunuyor:

    “Yönetilenlerin kendilerini tanımaları, yöneticileri çoban gibi görmemeleri gerekir. Liderle iş ortaklığı içinde oldukları bilinci varsa, o grup uzun, devamlı, kalıcı, üretken iş birliğine yönelebilir. Liderler iyi ve kötü günlerde toplumu bir arada tutabilir veya değiştirebilirler. İyi bir lider toplumu büyük başarılara götürürken, kötü lider bütün birikimi bozabilir. Anlayan, dinleyen, sorunları tartışabilen, her türlü düşünceye açık, destekleyen, yardımcı olan, arka çıkan lider azdır. Sizi hatırlayan, değer veren lider gerçek liderdir”.

    İYİ LİDER İLETİŞİMİ GELİŞTİRİR, VERİMİ ARTTIRIR, İYİ KARARLAR ALDIRIR

    Lider toplum ilişkisinin kaybedeni olmayan bir ilişkiye dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, iyi bir liderin özelliklerini de şöyle sıraladı: “Liderlik taslamayan, işbirliğine açık, her şeye karışmayan, işleri delege edebilen, çalışanlara güvenebilen, açık, dürüst iletişim kurabilen liderleri bulmalıyız. Kişi, insanların iyi yönlerini bulup onunla ilgilenen liderin yanında kendisini rahat hisseder. İyi lider iletişimi geliştirir, verimi arttırır, iyi kararlar aldırır, sorunlara daha doğru çözümler üretir. Bütün siyasi hareketler, kendi aile mahremiyeti içerisinde her şeyi konuşabilmeliler ve yöneticilere her türlü fikirlerini söylemeliler. Aile içinde büyükler eleştiriye açık ise o ailede adalet daha kolay oluşur. Amaç adalet ise bu çağda yöntem demokrasidir. Sonuç güven bağının oluşmasıdır. Bu parti içi demokrasidir. Bu şekilde olursa insanların lidere olan güveni artar, bu hareket sadece kişilerin ve liderlerin hareketi değil bütün tabanın hareketi haline dönüşür.”

    Tarhan, siyasette sonuç aldıran şeyin, siyasi başarılar değil, toplumun sevgi ve güveni olduğunu ifade etti.

    İŞTE SEÇMEN TESTİ

    Prof. Dr. Nevzat Tarhan seçim zamanlarında hangi partiye ve lidere oy vereceğini bilmeyen kararsız seçmenler için iki test hazırladı.

    Sizin lideriniz hangisi?

    Liderleri tanıyın

    Hayır -Evet

    1. Sık fikir değiştirmez

    0 1 2 3 4

    2. Ne yapacağı bellidir, güven uyandırır

    0 1 2 3 4

    3. Kendisine yontmaz, bencil değildir, paylaşmayı sever

    0 1 2 3 4

    4. Başkaları kendisi ile işbirliği etmekten kaçınmaz

    0 1 2 3 4

    5. Önemliyi önemsizi ayırt eder

    0 1 2 3 4

    6. Yapılabilir olanla yapılabilir olmayanı ayırt eder

    0 1 2 3 4

    7. Gerçekçi hedefleri vardır, hayalci değildir

    0 1 2 3 4

    8. Zihin kavrayışı yeterlidir

    0 1 2 3 4

    9. Öğrenme ve kendini geliştirme yeteneği yeterlidir

    0 1 2 3 4

    10. Rakibini dost haline getirmeye çalışır, hırçınlık yapmaz, uzlaşmacıdır

    0 1 2 3 4

    11. Liderlik rolü oynamaz, samimidir

    0 1 2 3 4

    12. Kendini iyi göstermek için zorlamaz

    0 1 2 3 4

    13. Sıkıştığı zaman bile yalan söylemez, güvenilir ve dürüsttür

    0 1 2 3 4

    14. Ülkenin menfaatini partinin menfaatinden önce tutar

    0 1 2 3 4

    15. Önce devlet adamıyım, sonra siyasetçiyim der

    0 1 2 3 4

    16. Yanında çalışanların duygu ve düşüncelerine önem verir, sinirlenip incitmez

    0 1 2 3 4

    17. Karar verirken yanında çalışanlara danışma alışkanlığı vardır

    0 1 2 3 4

    18. Ayıran değil, birleştiren özelliklere önem verir

    0 1 2 3 4

    19. Çalışkandır, rahatını düşünmez

    0 1 2 3 4

    20. Ahlaki değerlere önem verir, adaletsizlik yapmaz

    0 1 2 3 4

    Not: Düşüncenize en yakın puanı verin. Eğer 20 puan verdiyseniz o liderden kaçınız. 20 – 40 arası puan alan lider idare edebilir. 40 puan üstünü verdiyseniz o lidere artık güvenmelisiniz.

    İyi bir seçmen misiniz?

    Seçmene sorular

    Hayır – Evet

    1. Liderin sağlık politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    2. Liderin ekonomi politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    3. Liderin ulusal güvenlikle ilgili politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    4. Liderin eğitim politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    5. Liderin dünya barışı ile ilgili politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    6. Liderin çevre politikalarını biliyorum

    0 1 2 3 4

    7. Liderin insan haklarına yaklaşımını biliyorum

    0 1 2 3 4

    8. Liderin dış politika ile ilgili görüşlerini biliyorum

    0 1 2 3 4

    9. Önce kendimi değil, ülkemin çıkarını düşünüyorum

    0 1 2 3 4

    10. Kendimi politikacımın yerine koyabiliyorum

    0 1 2 3 4

    11. Takım tutar gibi parti tutmuyorum

    0 1 2 3 4

    12. Hangi kadro gelirse ülkenin yararına olacağına önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    13. Samimi, güvenilir, dürüst olmaya önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    14. Kararlı, tutarlı, devamlı tutumlara önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    15. Ayıran değil, birleştiren özelliklere önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    16. Paylaşma, yardımlaşmaya önem veriyorum

    0 1 2 3 4

    17. Hak arama yöntemi olarak şiddeti doğru bulmuyorum

    0 1 2 3 4

    18. Sorun çözme yöntemi olarak uzlaşmayı görürüm

    0 1 2 3 4

    19. Başkasının hakkına saygı duymaya önem veririm

    0 1 2 3 4

    20. Kendi fikrimi zorla başkasına kabul ettirmeye çalışmam

    0 1 2 3 4

  • Cumhurbaşkanı seçiminin usul ve esaslarına ilişkin YSK Kararı Resmi Gazete’de

    Cumhurbaşkanı seçiminin usul ve esaslarına ilişkin YSK Kararı Resmi Gazete’de

    Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde, seçmenler tarafından aday gösterilecek Cumhurbaşkanlığı adaylığı için usul ve esaslara ilişkin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, Cumhurbaşkanı 40 yaşını doldurmuş yükseköğretim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından doğrudan halk tarafından seçilecek. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl olacak. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilecek. Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler ile en az yüz bin seçmen aday gösterebilecek. Cumhurbaşkanı seçilecek olan milletvekilinin TBMM üyeliği sona erecek.

    İlk oylamada salt çoğunluk sağlamazsa en çok oy almış 2 aday arasında seçim yapılacak

    Genel oyla yapılacak seçimde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilecek. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılacak. Oylamaya ilk oylamada en çok oy almış olan iki aday katılacak ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilecek. İkinci oylamaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılamaması halinde ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılacak. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde bu oylama referandum şeklinde yapılacak. Aday geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilecek. Adayın oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu alamaması halinde sadece Cumhurbaşkanı Seçimi yenilenecek. Seçimlerin tamamlanamaması halinde yenisi göreve başlayıncaya kadar mevcut Cumhurbaşkanı görevinde devam edecek.

    En az 100 bin seçmen imzasıyla Cumhurbaşkanı adayı olunabilecek

    40 yaşını doldurmuş ve yükseköğretim yapmış, TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip her Türk vatandaşı, en az yüz bin seçmenin yazılı teklifiyle Cumhurbaşkanı adayı olabilecek. Seçmenler, YSK tarafından Cumhurbaşkanı adaylığı onaylananlar arasından sadece biri için bir kere imza verebilecek. Seçmenlerce Cumhurbaşkanı adayı gösterilmek isteyen kişinin 555 bin 980 TL’yi maliye veznesine emaneten yatırıldığına dair makbuzu ile YSK’ya başvurması gerekecek. Seçmenler, 22 Mart Çarşamba saat 08.00 ile 27 Mart saat 20.00 arasında ilçe seçim kurullarında imza verebilecek. – ANKARA

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika
  • Vekil aday adayı olmak isteyen memurlar ne zamana kadar istifa edebilir? İşte 10 soruda seçimlere ilişkin tüm merak edilenler

    Vekil aday adayı olmak isteyen memurlar ne zamana kadar istifa edebilir? İşte 10 soruda seçimlere ilişkin tüm merak edilenler

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa’nın 116’ncı maddesinin verdiği yetkiyle 18 Haziran’da yapılması gereken Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi’nin 14 Mayıs’ta yenilenmesi kararını imzaladı. Kararın aynı gün 10 Mart’ta Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanmasıyla gözler Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) çevrildi.

    SEÇİM TAKVİMİ AÇIKLANACAK

    YSK da Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi’nin 14 Mayıs 2023’te, Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması halinde ikinci tur seçimin 28 Mayıs 2023’te yapılmasına dair kararlarını açıkladı. Kurulda seçim takvimine yönelik süreç devam ediyor. YSK seçimin başlangıç tarihini ve seçim takvimini açıkladıktan sonra, 14 Mayıs’a kadar süreç bu takvime göre işleyecek. İşte seçim sürecine ilişkin en çok merak edilen soruların yanıtları.

    1 – Deprem bölgesinde kaç seçmen bulunuyor, bölge kaç milletvekilini kapsıyor?

    Depremlerden etkilenen bölgede 11 il seçim, 140’ın üzerinde ilçe seçim kurulu bulunuyor. Yaklaşık 9 milyon seçmenin bulunduğu bölgenin 96 milletvekilini kapsadığı belirtiliyor.

    2 – Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ildeki seçmenlerin adres değişikliklerini ne zamana kadar yapması gerekecek? Depremzedeler yeni adres beyanını nasıl yapacak?

    YSK ve İçişleri Bakanlığının görüşmeleri sonrasında depremzedelerin adres değişikliklerini yapması için kolaylık sağlandı. Depremzedeler, seçim işlemleri için 17 Mart gecesine kadar yeni adres beyanında bulunabilecek. Adres beyanı işlemleri, nüfus müdürlüklerinin yanı sıra e-Devlet ve nüfusmatikler aracılığıyla yapılabilecek. Depremzedeler taşındığı yerdeki adrese yurt, otel, pansiyon gibi geçici yerler dahil, aynı il veya ilçe içindeki ikamet adresi dışında başka bir konut, prefabrik ev, yurt, konteyner, çadır kent, huzurevi ve benzeri yerde barınıyorsa bu tür geçici yerlere yönelik yeni adres beyanını, 17 Mart saat 23.59’a kadar yapabilecek. 18 Mart tarihinden itibaren ise adres beyanına dair işlemler, ilçe seçim kurullarının kararıyla yapılacak.

    3 – Örneğin, yıkımın büyük olduğu Hatay’daki sandıklar Adana’ya taşınabilir mi?

    Hayır, taşınamaz. Sadece, aynı seçim çevresi içinde mahalleler başka bir mahalleye taşınabilir. Örneğin, Hatay’ın Defne ilçesindeki sandıklar, Erzin’e kurulabilir ama başka bir ile kurulamaz.

    4 – İl değiştiren depremzede seçmenlerin kullandığı oy hangi seçim çevresi için sayılacak?

    Seçmenler, adres kaydını nereye aldırırsa orada oy kullanacak, oylar o seçim çevresi için sayılacak.

    5 – Depremden etkilenen illerde sandık nereye, nasıl kurulacak?

    Deprem bölgesinde eskiden hangi okullara sandık kuruluyorsa aynı okullara yine sandık kurulacak. Okullar yıkılmış ya da hasar görmüş olsa bile bahçesine konteyner konarak oyların kullanılması sağlanacak.

    6 – Evi yıkıldığı için adresi kalmayanlar ve kütüğünü başka adrese taşımayanların seçmenlik hakkı kaybolur mu?

    Hayır. Seçimlerin Temel Hükümlerine İlişkin Kanun’un 36. maddesinde yapılan değişiklik, 6 Nisan 2023’te yürürlüğe girecek. Madde, “Kütük düzenlemesi nedeniyle seçmen hiçbir şekilde oy kullanma hakkından yoksun bırakılamaz. Adresi kapanmış olması sebebiyle adres kayıt sisteminde görünmeyenler, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminde bulunan en son geçerli adres kayıt bilgileri kapsamında seçmen kütüğüne kaydedilirler.” hükmünü içeriyor.

    Yani evi yıkıldığı için adreslerini kaybetmiş seçmenler, eski adreslerindeki gibi oy kullanma hakkına sahipler. Bu seçmenler, başka adrese naklini yapmasa bile en son kayıtlı oldukları geçerli adreste seçmen olmaya devam edecek.

    7 – Depremden etkilenen illerden göç eden seçmenler bulunuyor. Bu durumda göç veren illerdeki milletvekili sayısı değişti mi?

    Milletvekili sayıları, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. maddesine göre belirleniyor. “Seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısı Yüksek Seçim Kurulu tarafından, genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren en geç altı ay içinde, 4’üncü madde uyarınca tespit edilerek Resmi Gazete, radyo ve televizyonla ilan edilir.” hükmünü içeriyor. Buna göre YSK, 31 Aralık 2022 tarihli nüfus ve TÜİK verilerine göre milletvekili sayılarını belirledi. Deprem bölgesindeki illerin çıkaracağı milletvekili sayısı değişmedi.

    8 – Milletvekili aday adayı olmak isteyen kamu görevlilerinin ne zaman kadar istifa etmesi gerekecek?

    Milletvekilliği seçiminde aday adayı olmak isteyen kamu görevlilerinin 16 Mart Perşembe saat 17.00’ye kadar istifa etmesi gerekecek.

    9 – Bir sandıkta kaç seçmen oy kullanacak?

    Bir sandıkta oy kullanacak seçmen sayısı il ve ilçelerde 360 ila 380 kişi olacak. Köylerde seçmen sayısının 400’ü aşmaması halinde bir sandıkta oy kullanılabilecek.

    10 – Türkiye genelinde hangi saatler arasında oy verilecek?

    Türkiye genelinde oy verme işlemi 08.00 ile 17.00 saatleri arasında yapılacak. Saat 17.00 itibarıyla sırada bekleyenler varsa bu kişilerin sandık kurulu başkanınca sayılıp oy vermeleri sağlanacak.

  • O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    O kısımda ne demek istedi? İşte Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuptaki Kürtçe ifadelerin tercümesi

    Edirne F Tipi Cezaevi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik, “HDP seçmeni kimliği” ile kaleme aldığı mektupta, “Çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    MEKTUBU KÜRTÇE BİTİRDİ

    Demirtaş’ın Türkçe başladığı mektubunu Kürtçe ifadelerle bitirmesi dikkat çekti. Demirtaş, son kısımda Kürtçe olarak kaleme aldığı cümlelerinde ise “Sayın Akşener, şunu bil ki biz Kürdüz. Biz Kürt halkı olarak kimlik, dil, kültür, sanat ve tarih sahibiyiz. Davamızda haklıyız, bu hiçbir zaman unutulmasın” ifadelerine yer verdi.

    İşte Demirtaş’ın o mektupta kaleme aldıkları;

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “SİZE HAK OLAN BİZE HAK DEĞİL Mİ?”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    KILIÇDAROĞLU VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.”

  • CHP’den Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuba ilk yorum: Bundan Türkiye kazanır

    CHP’den Demirtaş’ın Akşener’e yazdığı mektuba ilk yorum: Bundan Türkiye kazanır

    İyi Parti lideri Meral Akşener dün akşam katıldığı canlı yayında CHP ile HDP’nin olası görüşmesi hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Akşener, “Kılıçdaroğlu HDP ile görüşebilir ama taleplerini masaya asla getiremez” şeklinde konuştu.

    DEMİRTAŞ’TAN AKŞENER’E MEKTUP

    Akşener’in sözlerine cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yazdığı mektupla yanıt verdi. Akşener’e 4 soru yönelten Demirtaş, “Size hak olan müzakere siyaseti HDP’ye niye hak değil?” dedi.

    CHP’DEN DEMİRTAŞ’IN MEKTUBUNA İLK YORUM

    Demirtaş’ın mektubuna CHP’den ilk yorum geldi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, konu hakkında “Sayın Akşener ve Sayın Demirtaş’ın birbirlerine nezaket dillerini terk etmeden, Bahçeli dili ile değil Akşener dili ile konuşuluyorsa, Erdoğan dili ile değil Demirtaş dili ile cevap veriliyorsa bundan Türkiye kazanır. İstedikleri kadar farklı fikirde olsunlar. Tartışma bu üslupla oluyorsa bundan Türkiye kazanır.” dedi.

    DEMİRTAŞ MEKTUPTA NE SÖYLEDİ?

    Demirtaş, Akşener’e yönelik yazdığı mektupta şunları söyledi:

    “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “MECLİS’TE HDP İLE YAN YANA OLUP KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “HDP SEÇMENİNİ İRADESİZ VATANDAŞ OLARAK GÖRMEDİĞİNİZDEN EMİNİM”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    “HDP DESTEK KARARI ALIRSA KILIÇDAROĞLU ÇOK YÜKSEK OLASILIKLA CUMHURBAŞKANI OLACAK”

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. Son söz Akşener hanım. Kürt olduğumuzu bilin. Biz Kürtlerin kimliği, dili, kültürü, sanatı ve tarihi var. Biz de davamızda haklıyız. Hiç unutulmasın!”

  • Demirtaş’tan “Kılıçdaroğlu HDP ile görüşebilir ama taleplerini masaya asla getiremez” diyen Akşener’e açık mektup

    Demirtaş’tan “Kılıçdaroğlu HDP ile görüşebilir ama taleplerini masaya asla getiremez” diyen Akşener’e açık mektup

    İyi Parti lideri Meral Akşener Habertürk canlı yayınında Fatih Altay’lının sorularını yanıtladı. Gündeme dair önemli açıklamalar yapan Akşener, HDP ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. HDP’nin 6’lı Masa’da olmadığını vurgulayan Akşener, “O masada defalarca iddia edildiği gibi, HDP yok. Mithat Hoca’nın söylediğine göre kendileri de ikrar ediyor. Zaman zaman HDP yöneticilerinden farklı söylemler oldu. Ben o söylemlerin her birini bu ucube sistem ateşine odun atmaktır dedim. Bu sağduyunun devam etmesi ve derinleşmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

    “CHP, HDP İLE GÖRÜŞEBİLİR AMA TALEPLERİNİ MASAYA GETİREMEZ”

    Kılıçdaroğlu’nun HDP ile olası görüşmesini saygıyla karşılayacağını belirten Akşener, “Bakanlık gibi alışveriş olması mümkün değil. Diyalog başka bir şeydir, CHP diyebilir, anlayışla karşılardım. ‘Sizin oy oranınızla HDP’nin oyu farklı hadi size güle güle’ deselerdi o masadan kalkardık. Alengirli işe karşıyım, dürüstlük ve açıklıktan yanayım. CHP, HDP ile görüşebilir bu net ama HDP’nin taleplerini bizim olduğumuz masaya asla getiremez” dedi.

    DEMİRTAŞ’TAN AKŞENER’E AÇIK MEKTUP

    Akşener’in sözlerine Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kaleme aldığı bir mektupla yanıt verdi. Akşener’e 4 soru yönelten Demirtaş, “Size hak olan müzakere siyaseti HDP’ye niye hak değil?” ifadelerini kullandı.

    “ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN DİYOR, BAŞARILAR DİLİYORUM”

    Demirtaş, mektubunda şunları söyledi; “Sayın Genel Başkan, bu mektubu HDP seçmeni kimliğimle kaleme alıyorum. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Millet İttifakındaki partilerin genel başkanları ve iki belediye başkanı olarak tarihi bir dönemde zorlu bir görev üstlendiniz. Öncelikle hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. İzleyebildiğim kadarıyla, Sayın Kılıçdaroğlu ile sizin dışınızdaki partilerin genel başkanları, HDP seçmeni dahil tüm seçmenleri demokratik dönüşüm umudu etrafında buluşturmak istiyorlar.

    “MECLİS’TE HDP İLE YAN YANA OLUP KOMİSYONLARDA DA AYNI MASADANIZ”

    ‘Hayır, biz de HDP seçmeninin oyuna ve desteğine talibiz ama HDP’yi kurumsal olarak muhatap almaya karşıyız’ diyorsanız hemen belirtmeliyim ki, tıpkı diğer partilerin seçmenlerinin yaptığı gibi ben de siyasi haklarımı koruma görevi ve sorumluluğunu HDP’ye vermiş bulunuyorum. Dolayısıyla çok güvendiğim HDP yönetiminin kararı hangi yönde olursa benim de oy tercihim aynı yönde olacak, doğal olarak. Partimiz HDP, aynen İYİ Parti gibi meşruiyetini halktan almıştır. Üstelik, halk HDP’ye partinizden daha fazla ilgi göstererek HDP’yi Türkiye’nin üçüncü partisi yapmıştır. Zaten Meclis sıralarında HDP ile yan yana olup komisyonlarda da aynı masada oturuyorsunuz. Ayrıca zaman zaman Meclisimizi, HDP Milletvekili Sayın Nimetullah Erdoğmuş yönettiğinden, Meclis’teki varlığımızı da biliyorsunuzdur.

    “HDP SEÇMENİNİ İRADESİZ VATANDAŞ OLARAK GÖRMEDİĞİNİZDEN EMİNİM”

    Sayın genel başkan, bu tarihi seçim öncesinde toplumun büyük bölümü “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla umudu büyütmeye çalışırken sizin, partimiz HDP’ye dönük bazı açıklama ve yaklaşımlarınızın bu amaca uygun olmadığını düşünüyorum. HDP’li bir seçmen olarak sizi daha iyi anlayabilmek için bazı konuların netleşmesinde büyük yarar görüyorum. Siz Millet İttifakının bir parçası olarak kendi ittifakınızdaki partilerle bile kıran kırana bir müzakere yürüttünüz. Size hak olan müzakere siyaseti, HDP için neden bir hak değil? HDP seçmenini ikinci sınıf yurttaş, iradesiz vatandaş olarak görmediğinizden eminim. O halde HDP’nin, oy vereceği Cumhurbaşkanı adayı ile müzakere yapmasının nasıl bir sakıncası olabilir?

    “HDP DESTEK KARARI ALIRSA KILIÇDAROĞLU ÇOK YÜKSEK OLASILIKLA CUMHURBAŞKANI OLACAK”

    Kaldı ki HDP’nin defalarca açıkladığı gibi müzakere başlıkları da Eylül 2021’de HDP’nin ilan ettiği 11 maddelik tutum belgesidir, öyle gizli kapaklı şeyler de değil. HDP destek kararı alırsa Sayın Kılıçdaroğlu çok yüksek olasılıkla Cumhurbaşkanı olacak ve siz de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olacaksınız. Ayrıca partiniz birkaç bakanlık görevi üstlenecek.

    Sayın Genel Başkan, bu durumda açık açık sormam gerekiyor:

    1- HDP’li seçmen olarak benim oyumu istiyor musunuz? Benim de oyumla Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlık koltuklarına oturacağınıza göre beni nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Bu arada, yerel seçimlerde Millet ittifakının belediye başkanlarının kazanmasını sağlayan HDP oyları için “istemem” demediğinizi de hatırlatırım.

    2- HDP’nin bakanlık isteği olmamasına rağmen bazı arkadaşlarınız “HDP’ye bakanlık vermeyiz” diyerek biz HDP’li seçmenleri incitmiş, ötekileştirmişti. Şimdi bu arkadaşlarınız HDP seçmeninin oylarıyla bakanlık koltuklarına oturmaya adaylarsa bizi ikna etmeniz gerekmez mi?

    3- HDP demokratik ilkeler dışında herhangi bir talepte bulunmadığını açıklamasına rağmen “HDP ile diyaloğu CHP kurabilir ama taviz verilemez, talepleri de bu masaya getirilemez” dediniz. Demokratikleşmeye dair talepleri taviz olarak mı görüyorsunuz? Eğer iktidar olursanız ve HDP’nin talepleri sizin masanıza gelmeyecekse bize hangi masayı öneriyorsunuz? Elli yıldır yapıldığı gibi bizi yine “terörle mücadele masasına” mı yönlendirmeyi düşünüyorsunuz?

    4- HDP de HDP seçmeni de eşitler arası, omuz hizasında yapılacak bir müzakere dışında hiçbir üstenci, dayatmacı, egemen bakış açısıyla yaklaşımı asla kabul etmeyecektir.

    “KÜRT OLDUĞUMUZU BİLİN, BİZ DE DAVAMIZDA HAKLIYIZ”

    Sorunlarımızın demokratik siyaset alanında, barış içinde, çağdaş şekilde konuşarak çözülmesi dışında herhangi bir yöntemi benimsemiyoruz. Sizin önerdiğiniz başka bir yöntem var mı? Sayın genel başkan, tüm seçmenler gibi İYİ Parti ile HDP seçmenleri de sokakta yan yana yaşıyor, aynı ateşte kavruluyorlar. Seçmenler arasında bir arada durmakla ilgili hiçbir sorun yokken siyasi öncülerin de topluma layık olması gerektiğine inanıyorum. Koşullarımız ve kararlarımız ne olursa olsun bir arada eşit, özgür ve refah içinde yaşayan Türkiye’yi var etmek zorundayız. Sizlerin de bu çabaya katkı sunacağınıza inanıyor, tekrardan hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum. Son söz Akşener hanım. Kürt olduğumuzu bilin. Biz Kürtlerin kimliği, dili, kültürü, sanatı ve tarihi var. Biz de davamızda haklıyız. Hiç unutulmasın!”

  • İYİ Parti’den AK Parti ve CHP’ye ‘depremzede seçmen’ ziyareti

    İYİ Parti’den AK Parti ve CHP’ye ‘depremzede seçmen’ ziyareti

    İyi Parti‘den AK Parti ve CHP’ye ‘depremzede seçmen’ ziyareti

    İyi Parti‘li milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti ve CHP grup başkan vekillerini ziyaret ederek, depremzede seçmenlerin durumunu görüştü.

    İyi Parti, Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle başka şehirlere taşınan afetzede seçmenlerin durumuna ve deprem bölgesinde seçim güvenliğinin sağlanmasına ilişkin rapor hazırladı. İYİ Parti, Anayasa değişikliği ve ‘Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da düzenleme öngören raporun istişaresi için AK Parti’liler ve CHP’liler ile görüştü. Bu kapsamda İYİ Parti grup başkan vekilleri Müsavat Dervişoğlu ve Erhan Usta ile Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Şenol Sunat, önce CHP grup başkan vekilleri Engin Altay, Engin Özkoç ve Özgür Özel’i ardından AK Parti grup başkan vekilleri Mustafa Elitaş, Emin Akbaşoğlu ve Yılmaz Tunç’u ziyaret etti.

    ‘İSTİŞAREDE BULUNMAYA GELDİK’

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, afet bölgesinde ikameti bulunan yüz binlerce kişinin başka illere yerleşmek durumunda kaldığına dikkat çekerek, “Önümüzde 18 Haziran’da ya da 14 Mayıs’ta yapılacak bir seçim var. Bu yerleştirilen vatandaşlarımızın kendi illeri için oy kullanmalarını sağlayacak ‘Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’a bir geçici madde ilavesi ve Anayasa değişikliği gerektiren bir konuda istişarede bulunmaya geldik. Önümüzdeki bu süreçte de temsilde adaleti, başka illerimize ikametini alan vatandaşlarımızın kendi illeri ile ilgili seçme iradelerini ortaya koyacak bir yapıyı oluşturmak amacımız” dedi.

    Görüntü dökümü:

    – Şenol Sunat’ın açıklaması

    – Genel ve detay

    Haber:  Besti KARALAR/ ANKARA,


    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika