Etiket: Şirketleri

  • Piper Sandler, Yenilenebilir Enerji Sektöründe Nextracker ve Itron’u Tercih Ettiğini Belirtiyor ve Federal Rezerv Politikasındaki Değişimi Temel Ekonomik Trend Olarak Gösteriyor

    Piper Sandler, Yenilenebilir Enerji Sektöründe Nextracker ve Itron’u Tercih Ettiğini Belirtiyor ve Federal Rezerv Politikasındaki Değişimi Temel Ekonomik Trend Olarak Gösteriyor

    Piper Sandler analistleri Salı günü yayınladıkları bir raporda yenilenebilir enerji şirketi hisselerine ilişkin görüşlerini değiştirerek, 2024 yılında “Federal Rezerv politikasındaki değişimin yenilenebilir enerji şirketleri için önemli bir kapsayıcı trend” olduğunu ve takip ettikleri şirketler için faydalı olduğunu belirtti.

    Şirket, Nextracker (NXT) ve Itron’u (ITRI) en iyi seçimleri olarak vurgulayarak, önceki Nötr notundan daha yüksek bir Overweight notuna yükseltti. Ayrıca, Sunnova Energy International Inc. (NOVA) ve Sunrun’ın (RUN) notunu Nötr’den Aşırı Ağırlığa yükseltti ve Array Technologies Inc. (ARRY) ve SolarEdge Technologies’in (SEDG) notunu Aşırı Ağırlıktan Nötr’e düşürdü ve Plug Power’ı (PLUG) Nötr’den Düşük Ağırlığa indirdi.

    Piper Sandler analistleri, “Kurulum şirketlerinin ilk olarak 2024 yılında, güç dönüştürme ekipmanı üreten şirketlerin ise daha sonra 2025 yılında avantaj elde etmesini ve sektörümüzün geri kalanının uzun vadede avantaj görmesini bekliyoruz” dedi.

    Ayrıca, önümüzdeki yıl yenilenebilir enerji şirketlerini etkileyecek bir diğer önemli eğilimin, olumlu sonuçlardan çok olumsuz sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyan yaklaşan seçimler olduğunu gözlemlediler.

    “Belirli alt sektörlere baktığımızda: i) kamu hizmeti sağlayıcılarıyla bağlantılı şirketlerde büyüme öngörüyoruz; ii) 2024’ün ilerleyen dönemlerinde bir toparlanmadan önce ABD konutlarında bir düşüş veya düşük nokta tahmin ediyoruz; iii) ABD yeşil hidrojen üretimi için riskleri belirliyoruz” diye yazdılar. “Borsa perspektifinden bakıldığında, gelecekteki gelir artışı konusunda net bir görüşe sahip olan (kamu hizmeti sağlayıcılarıyla yapılan sözleşmeler yoluyla) ve makul hisse senedi fiyatlarıyla olumlu kazanç eğilimleri gösteren şirketleri tercih ediyoruz.”

    Bu makale AI’nin yardımıyla üretilmiş ve çevrilmiş ve bir editör tarafından gözden geçirilmiştir. Daha fazla ayrıntı için Hüküm ve Koşullarımıza bakınız.

  • Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması 1 Ekim’de başlıyor

    Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması 1 Ekim’de başlıyor

    Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) gelecek yıllarda küresel ticaretin dinamiklerini değiştirecek. Bu düzenleme Türk ihracatçısını da yakından ilgilendiriyor. Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) uygulamasıyla birlikte Avrupa’ya ihracat yapan şirketleri yeni vergi yükü riski beklemektedir.

    İlk etapta demir-çelik, gübre, alüminyum ve çimentoya uygulanacak SKDM, AB’ye ihraç edilen bütün ürünleri kapsayacak.

    Geçtiğimiz mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sevil Acar’ın kaleme aldığı “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye Ekonomisi Üzerine Etkileri” başlıklı makalede, SKDM’nin Türk ihracatçıları üzerine etkilerine dikkat çekiliyor.

    Prof. Dr. Acar makalesinde, SKDM’nin Türk ihracatçılara yıllık maliyetinin en az 1,1 ila 1,8 milyar Euro arasında olacağını belirtti. Bu hesaplamanın ton CO2 başına ödenecek verginin 30 veya 50 Euro olacağından hareketle yapıldığına vurgu yapan Prof. Dr. Acar, “Ancak karbon fiyatının şimdiden 80 Euro seviyelerine ulaşmış olması, esas maliyetin çok daha yüksek olacağı anlamına geliyor. SKDM ile ilgili önlem alınmazsa 2030 yılında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da (GSYH) yüzde 2,7 ile 3,6 oranında azalma olacak ve cari açık artacak” ifadelerini kullanmıştı.

    1 OCAK 2026 İTİBARİYLE MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER DE DEVREYE GİRECEK

    Avrupa Yeşil Mutabakatı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın 1 Ekim 2023 tarihinde emisyonların raporlanması yükümlülüğü ile uygulamaya gireceğine dikkat çeken TÜV AUSTRIA Global Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi ise 1 Ocak 2026 itibariyle mali yükümlülüklerin devreye girdiği asıl uygulama döneminin başlayacağını söyledi.

    İlk aşamada şirketlerin Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının hesaplanmasının istendiğini kaydeden Çelebi, “Doğrudan emisyonların ve tüketilen enerji kaynaklı emisyonların hesaplanması önceliklendirildi. Firmaların karbon ayak izlerini 2026 yılından önce hesaplamaya başlamış olması; firmanın emisyon kaynaklarını tespit etmesi, verilerini 2026 yılına kadar eksiksiz elde edebilecek hale gelmesi ve karbon ayak izi hesaplanması sistemine adapte olması için oldukça önemli” diye konuştu.

    Öte yandan kamu tarafı da şirketlerin ihracatının etkilenmemesi için önemli adımlar atıyor.

    Ticaret Bakanlığı, ihracata giriş adı altında ISO 14067 ve ISO 14064 gibi belgelendirmelerde teşvik veriyor. Bu belgelendirmeler için ilk denetimci kuruluşa ödenen ücretin yarısını şirkete ‘teşvik’ adı altında ödüyor.

    Bakanlığın açıkladığı teşvik kriterlerine baktığımızda; Şirketlerin “İhracat yapması ve ihracatçılar birliğine kayıtlı olması, aynı anda 2 teşviğe birden başvurmamış olması ve akredite belgeyi aldıktan sonra en geç 6 ay içinde başvuru yapmış olması” gerekiyor.

    Belgelendirme teşviğinde üst sınır 1.202.340 TL/yıl kadar olan faturanın yüzde 50’si karşılanıyor” şeklinde açıklama yapan TÜV AUSTRIA Global Sürdürülebilirlik Müdürü Burcu Çelebi: “Açıklanan bu teşvik kriterleri konusunda TÜV AUSTRIA TURK öne çıkıyor. Biz şirket olarak teşvik başvuru süreçlerinde danışan müşterilerimize sürecin tüm aşamalarında destek oluyoruz. Karbon teşviği konusunda TÜV AUSTRIA TURK’ den hizmet alan şirketlerden 27 tanesi Bakanlığa başvurdu. Başvuru yapan şirketlerin bir kısmının işlemleri sonuçlandı ve teşvik ödemelerini aldı. Bakanlığa başvuru yapan diğer şirketlerin süreçleri devam ediyor. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi” belgesi için son düzenleme ile birlikte 31 Aralık 2023 tarihine kadar alınması zorunlu hale getirildi” dedi.