Etiket: Sistem

  • Hala bu yalanlara inananlar var! Kuyumcu, “Yavru” sistemiyle 500 milyon liralık vurgun yaptı

    Hala bu yalanlara inananlar var! Kuyumcu, “Yavru” sistemiyle 500 milyon liralık vurgun yaptı

    Bursa‘nın Orhangazi ilçesinde, ‘yavru’ adını verdiği sistemle, piyasa değerinin altında altın satma ve kazanç sağlama vaadiyle, müşterilerini yaklaşık 500 milyon lira dolandırıp kaçtığı İstanbul’da yakalanan kuyumcu Ahmet Ö.’nün (44), emniyetteki işlemleri tamamlandı. Yakalandığında, üzerinden para çıkmayıp saklandığı evde 60 bin lira ele geçirilen Ahmet Ö. ile babası ve ortağının lüks evleri, otomobilleri ve arsasına el konuldu. İfadesinde, Ahmet Ö., işleri kötü gittiği için suçu işlediğini söyledi.

    Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla, piyasa değerinin altındaki fiyata Cumhuriyet altını sattı. İddiaya göre, sisteme dahil olan kişilere, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verdi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verildi. ‘Yavru’ adlı sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıp, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verilmeye başlandı.

    MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

    Kuyumcu Ahmet Ö., taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz, sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşandı. Kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar ardı ardına savcılığa şikayette bulundu.

    SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

    Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

    ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

    Katılımcılardan toplanılan para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edilirken, dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ve Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü personelinden özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen, koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile babası S.Ö., kendisini İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcuda çalışan S.İ. gözaltına alındı.

    BAVULLA KAÇIRILDIĞI İDDİA EDİLEN ALTINLAR BULUNAMADI

    Ahmet Ö.’nün İstanbul’da saklandığı evde arama yapan ekipler, 60 bin lira ele geçirirken, Ahmet Ö.’nün üzerinden ise para çıkmadı. Ekiplerin aramasında, Orhangazi’den İstanbul’a bavulla kaçırıldığı iddia edilen altınlar da bulunamadı. Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirtti.

    MAĞDUR SAYISI 82’YE YÜKSELDİ

    Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu süren Ahmet Ö. ve babası S.Ö.’nün de aralarında olduğu 6 şüpheli bugün adliyeye çıkartıldı. Ahmet Ö.’nün polise verdiği ifadesinde, ‘Üç sene önce nakit darlığından dolayı yüksek faizle borç aldım. İşleri çevirmek için başka kişilerden de altın ve para aldım. İşlerim zora girdi. Ödeme yapamaz duruma geldim. İşin içinden çıkamayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim. Suçumu kabul ediyorum. Pişmanım dediği öğrenildi.

    Bu arada Ahmet Ö., babası ve ortağının lüks ev, araç ve arsalardan oluşan tüm mal varlığına el koyulurken, kendisinden şikayetçi olanların sayısının ise 82’ye yükseldiği ve bu sayının arttığı belirtildi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan’ın fon dolandırıcılığıyla ilgili görüntülerin tamamını yayınladı

    Denizbank, Seçil Erzan‘ın fon dolandırıcılığıyla ilgili ortaya çıkan bazı görüntülerin tamamını paylaşarak, “Saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem’ olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir” denildi.

    “KISMEN YAYINLANMASI OLAY ÖRGÜSÜNÜ BOZUYOR”

    Denizbank‘tan yapılan yeni açıklamada, ortaya çıkan bazı görüntülerin bir bölümünün kısmen yayınlanmasının olay örgüsünü bozduğu kaydedildi.

    “KAYITLAR BİR HESAP SAHİBİNİN, HESABINDAN NAKİT ÇEKME İŞLEMİDİR”

    Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarının paylaşıldığı açıklamada, “İlk günden beri vurguladığımız üzere; saadet zincirine bankada teslim edildiği iddia edilen bir kısım paralar, iddianın aksine banka kayıtlarından nakit ödeme yoluyla çıkarılarak ‘sistem” olarak adlandırılan organizasyona teslim edilmektedir. Nitekim bu husus, Bankamızın 28 Kasım 2023 tarihinde yaptığı ekte de yer alan 3. Kamuoyu Bilgilendirmesinin 20 Soru 20 Yanıt bölümündeki 17. sorunun yanıtında ayrıntıları ile örnek verilerek açıklanmıştır. Eğer iddia edildiği gibi banka nezdinde bir fon hesabı olsaydı para nakden çekilip dışarı çıkarılmaz hesaptan hesaba aktarılırdı. İlgili kamera kayıtları, Bankamıza yatırılan bir paraya değil aksine bir hesap sahibinin, hesabından nakit çekme işlemine aittir.

    “2 MİLYON 490 BİN DOLARI NAKİT OLARAK ŞUBEDEN ÇEKMİŞTİR”

    Şikayetçi eski sporcu, hesabındaki tutarları kardeşinin sahibi olduğu şirkete havale etmiş, şirketten para çekme yetkisi olan kardeşi de önceden Bankamıza iletilen ve talebi üzerine hazırlanan 2 milyon 490 bin USD olan bu parayı nakit olarak şubeden çekmiştir. Görüntülerden açıkça anlaşıldığı gibi hesap sahibi, elindeki siyah bir çantayı gişe mahallindeki masanın üzerine koymuş ve çekme talimatı verdiği söz konusu tutar nakit olarak çantaya doldurulmuştur. Bu husus kameralarda açıkça görülmektedir. Hemen akabinde sonradan A.Y. olduğu anlaşılan Seçil Erzan‘ın para getir-götür işlerinde kullandığı şahıs, para dolu siyah çantayı alarak bankadan çıkış yapmıştır. Hesap sahibi, Bankamız nezdinde mevcut imza sirkülerine uygun ödeme fişini imzalayıp, Seçil Erzan ile öpüşerek vedalaşmış ve kapıda bekleyen güvenlik görevlimiz ile selamlaşarak çok kısa bir süre sonra şubeden ayrılmıştır” denildi.

    “BANKANIN HİÇBİR SORUMLULUĞU YOKTUR”

    Açıklama şöyle devam etti: “28 Kasım 2023 tarihli, 20 Soru 20 Yanıt, başlıklı açıklamamızın 17. Maddesinde de örnekleri ile açıklandığımız gibi; nakit olarak müşterinin zilyetliğine geçmiş ve banka dışına çıkarılmış bir para üzerinde bankanın hiçbir sorumluluğu yoktur.

    Yine ilgili haber programlarında, ‘para neden gişeden teslim edilmiyor’ şeklinde getirilen eleştiriye cevaben açıklamak isteriz ki; bu bölüm gişe mahallinin bir parçası olup kameralarla izlenmektedir. Büyük tutarlı para teslimleri, gişelerin güvenlik amaçlı camla korunan ön bölümünün fiziken teslimata müsaade etmemesinden dolayı sektör uygulamalarına paralel olarak bu gişe bölümünün tam arkasında yer alan güvenlik açısından diğer müşterilere kapalı mahalde yapılmaktadır.

    Kamera kayıtlarındaki işlemler ile ilgili Bankamız dahil hiçbir makama bugüne kadar herhangi bir şikayet iletilmemiştir. Teftiş Kurulumuz tarafından düzenlenen 28 Nisan 2023 tarihli raporumuzun ekinde, yer alan delil niteliğindeki kamera kayıtlarını kamuoyunu aydınlatmak amacıyla bilgilerinize sunarız”

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Seçil Erzan’ı tehdit eden Moci’nin bankadaki fotoğrafı ortaya çıktı

    Aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi futbol camiasının tanınan simalarını kumpasına düşüren bankacı Seçil Erzan kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Saadet zincirinin içinde olan ve Fatih Terim fonuna 10 milyon lira yatıran “Muci” lakaplı İranlı Hakkani’nin parasını talep ettiği fakat alamadığı Erzan’ı kaçırdığı görüntülerin ortaya çıkmasının ardından yeni gelişme yaşandı.

    BANKADAKİ FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI

    Hakkani’nin fotoğrafı bankanın güvenlik kameralarından tespit edildi. Denizbank Levent Büyükdere Caddesi Şubesine ait kamera kayıt görüntülerinde banka müdürü odasını gösterir toplamda 77 adet güvenlik kamerası görüntüsü incelenerek bilirkişi raporu düzenlendi. 1 Mart 2023- 07 Nisan 2023 tarihleri arasındaki kamera kayıtları dökümlerine göre, Seçil Erzan’ı tehdit ederek cep telefonundan videosunu çektiği iddia edilen Mojtaba Hakani, 6 Mart 2023 tarihinde Erzan’ın makam odasına girdiği belirlendi. Raporda, saat 14.31 sıralarında 55-60 yaşlarında kırmızı gömlekli, siyah montlu, kot pantolonlu şahsın (Mojtaba Hakani) müdür odasına giriş yaptığı ve saat 15.32 sıralarında odadan çıkarak ayrıldığı tespitine yer verildi.

    “MOCİ, ÜNİVERSİTEDEN ARKADAŞIMIN EŞİDİR”

    Seçil Erzan iddianamedeki ifadesinde, “Moci diye bahsettiğim kişi Mojtaba Hakani üniversiteden arkadaşımın eşidir. Kendisine bu zamana kadar aldığım paranın çok daha üzerinde ödeme yaptım. Hatta Süleyman Aslan isimli tefeciden Moci ile birlikte gidip 10 milyon TL para aldım. 14 milyon TL para olacak şekilde geri ödedim. Süleyman Aslan’ın Florya’da bir ofisi bulunmaktadır. Süleyman Aslan bu 10 milyon TL parayı Denizbank’taki odamda bana yanında Moci de bulunduğu sırada teslim etti. Karşılığında da 14 milyon TL’lik Moci ile birlikte senet imzaladım. Ancak 14 milyon TL’yi Süleyman Aslan’a elden ödedim. Ayrıca Süleyman Aslan bana 1 milyon 350 bin dolar daha para vermişti. Sonrasında ben 2 milyon 650 bin dolar şeklinde çok daha fazla bir parayı Süleyman Aslan’a ödedim. Bu zamana kadar Süleyman Aslan’a çok fazla faiz ödedim” dediği yer aldı.

    NE DERLERSE TEKRAR ETTİ

    Öte yandan tehdit görüntülerinde Erzan, “Merhaba Süleyman Amca. Sana vermiş olduğumuz Muci’nin ve Nazlı’nın senedinde her ikisinin de hiçbir çıkarı yok. Senden çok rica ediyorum. Onların senetleriyle ilgili lütfen hiçbir şey yapma.” ifadelerini kullanıyor. Erzan’ın görüntülerde yüzünün şiş olması dikkat çekti.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
  • Sermaye Piyasası Kurulu’ndan futboldaki saadet zincirine ilk yorum: Tamamen dolandırıcılık

    Sermaye Piyasası Kurulu’ndan futboldaki saadet zincirine ilk yorum: Tamamen dolandırıcılık

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, saadet zinciri yöntemiyle aralarında futbol dünyasının önemli isimlerinin de yer aldığı dolandırıcılık davasıyla ilgili açıklama yaptı. Gönül, kamuoyunda “yüksek kârlı gizli fon” olarak bilinen girişimin dolandırıcılık vakası olduğunu söyledi.

    KONU MECLİS GÜNDEMİNDE

    Futboldaki saadet zinciri dolandırıcılığı Meclis gündemine taşındı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen ekonomi alanında düzenlemeler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinde SPK Başkanı’na konu hakkında bir soru yöneltildi.

    “TAMAMEN DOLANDIRICILIK”

    CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın “yüksek karlı gizli fon vaadiyle yaşanan dolandırıcılık” davasını gündeme getirmesi ve bu fonlar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağını sorması üzerine yanıt veren SPK Başkanı Gönül, “Söz konusu olay, bir dolandırıcılık olayı. Sermaye piyasası mevzuatına göre bir fon değil bu, tamamen dolandırıcılık. Adının fon olması, fon olarak lanse edilmesi mevzuatımızdaki fonu kapsamıyor.” dedi.

    SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

    Seçil Erzan

    FON DOLANDIRICILIĞI NASIL YAPILDI?

    Soruşturmada eğitimli ve ünlü kişilerin adı geçerken bir yandan da kaybolan paralardan söz edilince, dosya önemli hale geldi. Peki iddia edilen dolandırıcılık nasıl yapıldı? Bir iş insanının savcılığa şikayet dilekçesinde iddialar özetle şöyle anlatılıyor:

    “Erzan 2022 yılında benimle görüşmek istedi, ‘Yatırım amaçlı para bulabilir misin? Ya da senin boşta paran var mı? Özel müşterilere özel kapalı fon sisteminde çok ciddi paralar kazanılabilecek bir sistem oluşturduk, bu sistemi gizli tutuyoruz ve sen ne kadar yatırım yaparsan o kadar da kazancın fazla olur’ dedi. Hem kendi hem de arkadaşlarımdan topladığım 3.5 milyon doları şubede odasında çanta ile teslim ettim. Ancak vade gelip ödeme yapılmayınca kendisiyle görüştüm. Şube değiştiği için yetkisi açısından sistemsel bir hata olduğunu ifade etti. Bu sistemsel hatayı aşmak için fona para eklemem gerektiğini, ne kadar çok para bulursa o kadar hızlı çözüm olacağını söyledi. Yaklaşık 1.5 milyon doları iki ya da üç çanta halinde şüpheliye 14 Kasım 2022’de teslim ettim.”

    Erzan’ın sistemini, banka kayıtlarına girmediği için vergi de yaratmayacak bir kazanç sistemi üzerine kurduğu anlaşıldı. Yani, Erzan, futbolculara ve iş adamlarına nakit para getirmelerini, bu parayı da piyasa faizlerinin üstende gelirle kendilerine geri ödemeyi önerdi. Büyük rakamların dosyaya girmesi, ünlü isimlerin bu yüksek gelire aldandığını da gösterdi.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

  • Türkiye’de bir ilk; Yüzer GES dönemi başlıyor

    Türkiye’de bir ilk; Yüzer GES dönemi başlıyor

    ANKARA (İGFA) – Ankara nüfusunun içme ve kullanma suyunu sağlayan, kanal ve altyapı işlerini yürüten ASKİ Genel Müdürlüğü, Başkentte “Yüzer GES Sistemi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.

    ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, ASKİ’nin elektrik ihtiyacının bir kısmının Yüzer GES Sistemi ile sağlanacağını kaydederek, AR-GE Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje için Mamak ilçesindeki Bayındır Barajı’nın “model uygulama” alanı olarak seçildiğini açıkladı.

    BUHARLAŞMAYI AZALTARAK SU TASARRUFU SAĞLIYOR

    Akçay, projeye ilişkin olarak geçtiğimiz haziran ayında lisanssız elektrik üretim başvurularının tamamlandığını, 26 Temmuz 2023’te ise zemin sondaj işlemlerinin yapıldığını aktardı. Akçay, Bayındır Barajı üzerinde 990 kWp fotovoltaik panel kapasitesine sahip on grid yüzer uygulamalı GES kurulumunun Aralık 2023’e yetişmesinin planlandığını söyledi.

    Projeyi anlatan Akçay, şunları kaydetti:

    Verilere göre Temmuz 2023’te Türkiye’deki toplam kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 9,9 kısmı güneş enerji santrallerinden sağlanmıştır. Göller, arıtma tesisleri ve sulama havuzlarında kurulabildiği için araziye ihtiyaç duymayan ve bu sayede maliyet giderlerini oldukça düşüren Yüzer GES Uygulaması ise standart bir güneş projesine göre yılda yüzde 15 elektrik verimini artırıyor. Ayrıca sistem havzada biriktirilen su yüzeyinin güneş ile direkt temasını kestiği için kurulu olduğu alanda buharlaşmayı yüzde 55 azaltarak su tasarrufu da sağlıyor.”

    Yüzer GES kurulumu için gerekli ortalama alan dikkate alındığında Ankara yakınında yaklaşık 33,7 GWp gücünde kurulu kapasite bulunduğunu kaydeden Akçay, “Ancak tabii her yerde bu sisteme izin verilmiyor. Yüzen bir mimariye sahip olduğu için suyun kaldırma kuvvetinin yardımıyla işlev gören bu özel uygulamayı, ilerleyen süreçte prosedüre uygun olan başka sahalara da taşımak istiyoruz. Çünkü arazilerimiz yerine atıl durumda olan su yüzeyleri kullanılarak enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılayabiliriz. Sistemin en önemli katkılarından biri de kurulum süresinin karada kurulan sabit GES’lere göre daha kısa olması. Bu sayede kısa sürede yatırım tamamlanıp üretim çıkışı sağlanabilir” dedi.

    TÜRKİYE’DE İLK OLACAK

    Dünyada Çin, Japonya, ABD, İngiltere, Hollanda, Almanya, Güney Kore ve Fransa gibi ülkeler Yüzer GES kurulumuna öncelik veriyor. İlk Yüzer GES 2006 yılında ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir üzüm bağında kullanıldı. Böylece güneş santrali inşa edilmesi planlanan yerde üzüm ekimi yapılarak yılda 150 bin dolar kazanç elde edildi.

    2011’de yaşanan Fukuşima Nükleer Santral kazasından sonra ise Japonya Yüzer GES kurulumu için teşvik verdi. Türkiye’de ise söz konusu sistem denemelerine 2017 yılında başka belediyeler tarafından başlandı ancak santral kar ve rüzgâr yüklerinin ektin şekilde hesaplanamamasından ötürü ne yazık ki kullanılamadı. Bu nedenle ASKİ’nin hayata geçireceği proje, Türkiye için ilk olmuş olacak.

  • Bursa İnegöl’de toplu ulaşıma ‘master’ hazırlık

    Bursa İnegöl’de toplu ulaşıma ‘master’ hazırlık

    BURSA (İGFA) – İnegöl Belediyesi, şehrin toplu ulaşım master planını oluşturmak için çalışmalara başladı.

    Yalova Üniversitesi Ulaşım Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Delice danışmanlığında hayata geçirilecek master planla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek adına bugün Belediye Ek Hizmet Binası toplantı salonunda basın toplantısı düzenlendi.

    TOPLU ULAŞIM MASTER PLANI ÇALIŞMALARI BAŞLADI

    Şehrin ulaşımla ilgili tüm paydaşlarının yer aldığı basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün önemli bir çalışmanın arifesinde sizleri bilgilendirmek, konunun paydaşlarıyla istişarelerde bulunmak, çalışmamızı da kamuoyuna duyurmak üzere bir araya geldik. Bugün burada neyin başlangıcındayız? İnegöl’de biliyorsunuz daha önce trafik master planı çalışmıştık. Bu master planın sonrasında toplu ulaşımın master planını çalışmaya başladık” dedi.

    MEVCUT SİSTEMİN ANALİZİ YAPILACAK

    Yapılacak çalışmanın merkez ve kırsal tüm toplu ulaşım ağını kapsadığını dile getiren Başkan Taban, şöyle devam etti: “Şehrimizde 90 taksi ve 170 adet şehir içi toplu ulaşım aracı var. Belde ve kırsal mahallelerimizde de 250 adet toplu taşıma aracı bulunmakta. Biz burada şehrimizin gelişimi ve konforu için ulaşım sisteminin analiz edilmesi ve ilgili yüklenici firma tarafından öneri raporu hazırlanması adına çalışmayı başlatmış olduk. Burada mevcut ulaşım sistemlerinin analizi gerçekleşecek, sonrasında sorunların ortaya konulması, ihtiyaçların belirlenmesi ve kısa, orta, uzun vadede çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmaktadır. Bu çalışma bütün toplu ulaşım sistemini kapsamaktadır. Merkezi, kırsalı tamamını kapsayacak. Bu çalışmayı biz Yalova Üniversitesi Ulaşım Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Delice danışmanlığında hayata geçireceğiz. Bugün kendileri de aramızdalar.”

    EN SAĞLIKLI SONUCU ALMAK İSTİYORUZ

    “Vatandaşlarımızın bizlere ilettiği talepler var. Bu talepler zaman zaman şikayet, zaman zaman öneri ve tavsiye niteliğinde. Burada çeşitli kriterler eşliğinde bilimsel bir çalışma yapılacak. Örneğin şehir içi toplu ulaşımla alakalı yönlere göre günlük yolcu miktarı, araç başına yolcu miktarını, araç kapasitesine göre yolcu yoğunluğu, araç başına sefer miktarını, sefer başına yolcu miktarını, zirve saat toplam yolcu miktarını, durak bazlı biniş verileri gibi tüm verileri ilgili danışmanımız tarafından incelenecek. 2 yıl pandemi süreci vardı. Daha sağlıklı sonuç alabilmek adına işletmelerin açık olduğu, okulların açık olduğu pik zamanlar dediğimiz dönemlerde çalışarak en olağan ve güncel bilgiyi toplamak istedik. Yapılacak analizler neticesinde burada bir sonuç ortaya çıkacak. Vatandaşlarımızla anketler yapılacak. Şu an bu çalışmalar başlamış durumda. Öncelikle ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler çekiliyor. Bunlar kağıt üzerinde incelenirken devamında saha çalışmaları olacak. 360 derece kayıt yapan araçlarla şehir gezilere veriler toplanacak.”

    6 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR

    “6 ay sürecek bu çalışma ve nihayetinde yaşanan sorunları ortadan kaldırmak ve ihtiyaçları gidermek üzere sistem genelinde hat optimizasyonu yapılacak. İnegöl ilçesinin yol ağına ilişkin veriler toplanarak dijital yol ağı altyapısı oluşturulacak. Yol ağı altyapısı; yol kademesi, yol sınıfı, hız, genişlik, parklanma durumu, kapasite, otobüs durakları, otobüs hatları ve yolculuk üretim-çekim merkezleri vb. öznitelik bilgileri ile oluşturulacak. Nihayet itibariyle İnegöl’de geçmiş dönemde hafif raylı sistemden bahsetmiştik. Şu anda geçen zaman içerisinde ve günümüz koşullarında en doğru toplu ulaşım sistemleri bunlar mıdır? Buradan çıkacak sonuçlar bizlere birtakım önerilerde, tavsiyelerde bulunacak. Biz bu tavsiyeleri inşallah şehrimiz adına değerlendiriyor olacağız. Bizlere bu noktada paydaşlık eden, katkı veren tüm kurum temsilcilerimize teşekkür ediyorum. İnşallah çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum.”

  • Opel Grandland GSe tanıtıldı

    Opel Grandland GSe tanıtıldı

    Opel, GSe model serisini genişletmeye devam ederken, Astra GSe’den sonra Grandland’in de yüksek performanslı modelini gün yüzüne çıkardı.

    Yeni Grandland GSe, 147 kW/200 HP gücündeki 1.6 litre turbo beslemeli benzin motorunu, her aksta bir tane olmak üzere iki adet elektromotorla birleştiriyor. Ön akstaki elektromotor 81,2 kW/110 HP’ye, arka akstaki ise 83 kW/113 HP’ye kadar güç sağlıyor. Motorlar toplam 221 kW/300 HP’ye varan sistem gücü ve 520 Nm maksimum tork üretiyor.

    Şarj edilebilir hibrit güç-aktarma sistemi sayesinde Grandland GSe 6,1 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlıyor ve 235 km/s (135 km/s tamamen elektrikli) maksimum hıza ulaşıyor. Grandland GSe, 14,2 kWs lityum-iyon bataryasıyla WLTP’ye göre yerel olarak 63 kilometreye kadar emisyonsuz sürüş sağlıyor.

    Opel Vizörü ile Grandland’ın dış tasarımını; 19″ “Monza” alaşım jantlar, özel bir arka difüzör ve bagaj kapağında bir GSe logosu gibi GSe tasarım unsurları tamamlıyor. Grandland GSe ayrıca isteğe bağlı olarak siyah kaputla da sipariş edilebiliyor.

    Opel Grandland GSe dinamik bir sürüş için süspansiyon ve direksiyon kalibrasyonu ile gelişmiş bir şasiden yararlanıyor. Önde McPherson ve arkada çok kollu aks kullanılan modelde farklı sönümleme özellikleri sağlayan KONI FSD (Frekans Seçici Sönümleme) teknolojisi ile daha sert yaylar ve amortisörler devreye giriyor.

    AGR sertifikalı Alcantara performans ön koltuklarıyla öne çıkan modelde standart olarak koltuk ve direksiyon ısıtması sunuluyor.

    Gelişmiş ön çarpışma ikazı ve radar bazlı gelişmiş aktif acil frenleme sistemi, yaya algılama, gelişmiş sürücü yorgunluk tespit sistemi, gelişmiş trafik işareti tespit sistemi, kör nokta uyarı sistemi ve adaptif hız sabitleyici sunulan çok sayıda standart özellikten bazıları. Ön-arka park sensörü, gelişmiş park pilotu ve yine standart 180o geri görüş kamerası, park etmeyi ve park yerinden çıkmayı kolaylaştırıyor.

    12″ dijital gösterge paneli ve 10″ multimedya ekranına sahip Apple CarPlay ve Android Auto uyumlu Multimedya Navi Pro bilgi-eğlence sistemi gelişmiş bağlanabilirlik çözümleri sunuyor.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Opel Astra GSe ve Astra Sports Tourer GSe’nin detayları açıklandı

    Opel Astra GSe ve Astra Sports Tourer GSe’nin detayları açıklandı

    Sportif elektrikli modellerini GSe ismi altında toplayan Opel‘in ilk GSe modelleri Astra ve Astra Sports Tourer GSe’nin detayları belli oldu.

    Grand Sport electric kelimelerinin kısaltması olarak kullanılmaya başlanan GSe, markanın sportif elektrikli modellerini tanımlıyor.

    Astra GSe, 165 kW/225 HP gücünde şarj edilebilir hibrit motor ile geliyor. Opel Manta GSe’den esinlenen 18″ hafif alaşım jantlar ve özel AGR sertifikalı ısıtmalı GSe performans koltuklar modelde öne çıkarken, GSe’ye özel 10 mm alçaltılmış şasi ile daha alçak sürüş yüksekliği, özel direksiyon ayarı ve süspansiyon aracı farklı kılan detaylar arasında yer alıyor. Bu arada direksiyonda ısıtma özelliği sunuluyor.

    Modelde kullanılan 4 silindirli ve 1,6 litre hacimli benzinli motor 133 kW/180 HP güç üretiyor. Benzinli motoru 81,2 kW/110 HP elektromotor destekliyor. Böylece ortaya 165 kW/225 HP sistem gücü ve maksimum 360 Nm tork çıkıyor. Beş kapılı hatchback model fabrika verilerine göre 0’dan 100 km/s hıza 7,5 saniyede hızlanıyor ve 235 km/s (tamamen elektrikli 135 km/s) maksimum hıza ulaşıyor. Bununla birlikte 12,4 kWs lityum-iyon batarya sayesinde Astra GSe, WLTP’ye göre yerel olarak 64 kilometreye kadar emisyonsuz yol kat edebiliyor. Yeni Astra GSe’de, 3,7 kW entegre şarj cihazı standart olarak geliyor. 22 kW duvara entegre şarj modülü ile yaklaşık 2 saatte tam şarj olabiliyor.

    Amortisörler, KONI FSD (Frequency Selective Damping) teknolojisine sahip. Bu teknoloji, düşük frekanslarda (gövde kontrolü) ve yüksek frekanslarda (süspansiyon kontrolü) farklı sönümleme karakteristikleri sağlıyor. Modelde GSe versiyonlarına özel ESP ayarları kullanılıyor.

    Astra GSe, standart olarak; araç, yaya ve bisikletli algılayabilen radar bazlı gelişmiş aktif acil frenleme sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi, adaptif hız sabitleyici, gelişmiş trafik işareti tespit sistemi ile şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi, arka çapraz trafik uyarısı ve gelişmiş kör nokta uyarı sistemi özelliklerine sahip Intelli-Drive 1.0 sistemi ile yollara çıkıyor. Ön-arka park sensörü ve Intelli-Vision 360 derece çevre görüş kamerası manevra yaparken sürücüyü destekliyor. Pure Panel Pro’ya entegre 10″ gösterge ekranı ve 10″ multimedya ekranı ile kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto uyumlu bilgi-eğlence sistemi sunulurken, uyumlu akıllı telefonlar için orta konsolda kablosuz şarj özelliği de bulunuyor.

    Kaynak: Carmedya.com / Otomobil
  • Nebati’nin ‘yastık altı’ planının ayrıntıları belli oldu! Altın getirene sertifika ve kar payı

    Nebati’nin ‘yastık altı’ planının ayrıntıları belli oldu! Altın getirene sertifika ve kar payı

    Son olarak, Britanya’nın başkenti Londra’da yabancı yatırımcılarla buluşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, katılımcılara ‘istikrarlı kur’ sözü vermiş, bu doğrultuda yastık altındaki altının TL’ye çevrilmesini teşvik edici bir planı hafta sonu duyuracağını belirtmişti.

    Nebati’nin sisteminde vatandaşlar akredite kurumlara götürdükleri altın karşılığında, alım-satım farkı, komisyon gibi kesintiler olmadan bir sertifika alacak. Bu sertifika kolayca TL’ye dönüştürülebilecek. Vatandaşlara sistemde kaldığı sürece ‘kar payı’ da verilecek. Sistemden çıkmak isteyen sertifikasında yazan kadar altını istediğinde geri alabilecek.

    Hürriyet’ten Neşe Karanfil’in haberine göre cumartesi günü paketin açıklanmasının ardından mevzuata ilişkin tebliğlerin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla sistem hayata geçecek.

    Buna göre, çeşitli kuyumcular ve Darphane gibi akredite kurumlara götürülen her türlü altın ya da bilezik, ayarına göre saf altına dönüştürülüp karşılığında sertifika verilecek.

    150 civarında olan anlaşmalı kuyumcu sayısının 1500’e kadar çıkarılması hedeflenirken, sistemde bazı bankaların da kuyumcu gibi çalışacağı bir platform kurulacağı belirtildi.

    Pırlanta gibi değerli taşların da sisteme dahil edilebileceği kaydedildi.

    Verilecek sertifika likit olma özelliğini taşıyacağı için istendiği zaman bozdurulabilecek. Sistemden çıkmak isteyenlere sertifika karşılığını fiziki altın olarak geri alabilme imkanı da sağlanacak.

  • Google, Android Deprem Uyarı Sistemi’ni tanıttı

    Google, Android Deprem Uyarı Sistemi’ni tanıttı

    Google, geliştirdiği Android Deprem Uyarı Sistemi’ne ilişkin detayları çevrimiçi basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıda konuşan Google Ürün Yöneticisi Boone Spooner, Android Deprem Uyarı Sistemi’nin katkılarını ve sistemin detaylarını anlattı.

    Android Deprem Uyarı Sistemi ile doğal afetlerde her saniyenin fark yarattığı bilinciyle kullanıcılara yardımcı olmayı hedeflediklerini söyleyen Spooner, sistemin, bugün özellikle etkin deprem bölgelerinde yaşayanlar için oldukça önemli bir sistem olarak ön plana çıktığını kaydetti. Türkiye’nin, geçen yıl Yeni Zelanda ve Yunanistan ile birlikte Android deprem uyarılarının ABD dışında kullanıma sunulduğu ilk ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Spooner, “Sistem teknik olarak bir depremin meydana getirdiği titreşimi ve hızını tespit etmek için dünya çapında kullanılan 3 milyardan fazla Android akıllı telefonun çoğunda bulunan ivmeölçerleri kullanıyor ve kullanıcılarına gerekli uyarıları veriyor. Bu sistem ile kullanıcılarımıza deprem anında zaman kazandırmayı hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki deprem anında kazanılan birkaç saniye, doğru konum almak ve hazırlanmak için çok kritik olan bir süreyi kazandırıyor.” diye konuştu.

    Android Deprem Uyarı Sistemi

    Toplantıda sistemle ilgili verilen bilgilere göre, Google dünya çapındaki ölçeğinin de yardımıyla Android Deprem Uyarı Sistemi’ni geliştirerek, depremleri algılayıp Android kullanıcılarına uyarı gönderen ücretsiz ve katma değerli bir hizmet sağladı. Bu sistem ile ivmeölçeri olan Android telefonlar prize takılıyken ve tamamen hareketsizken mini bir sismometreye dönüşerek depremi algılayabiliyor ve kullanıcılara uyarı gönderebiliyor. Sistem, 4.5 ve üzeri büyüklükteki depremler için depremin şiddetine ve yoğunluğuna bağlı olarak ‘Farkında Ol’ ve ‘Harekete Geç’ olmak üzere iki tür uyarı gönderiyor. Android Deprem Uyarı Sistemi, telefonun mevcut teknolojisinden faydalanıyor, cihaz konumu ve ‘Deprem Uyarıları’ açık olan tüm Android OS 5.0 ve üzeri tüm telefonlarda çalışıyor. Erken deprem uyarıları almak istemeyen kullanıcılar, cihaz ayarlarından ‘Deprem Uyarıları’ seçeneğini devre dışı bırakabiliyor.

    Verilen bilgiye göre ayrıca, yılın sonuna doğru sistemdeki uyarılara yerleştirilmesi planlanan link sayesinde, kullanıcıların deprem uyarısı aldıktan hemen sonra AFAD’ın web sitesine giderek depremle ilgili detaylara ve deprem anında doğru davranışlar gibi gerekli bilgilere kolayca ulaşabilecek.