Etiket: Talebi

  • Goldman Yapay Zekanın Gelecekteki Elektrik Talebi Üzerindeki Etkisini Analiz Etti

    Goldman Yapay Zekanın Gelecekteki Elektrik Talebi Üzerindeki Etkisini Analiz Etti

    Yapay zeka (AI) ilerlemeye devam ettikçe, önemli bir sorun ortaya çıkıyor: bu teknoloji ne kadar elektrik enerjisi tüketecek?

    Goldman Sachs yakın tarihli bir analizde, yapay zekanın dünya çapındaki elektrik gereksinimleri üzerindeki potansiyel etkilerini inceliyor. Bankanın küresel yatırım araştırma (GIR) ekibi, dünya çapında veri merkezlerinin elektrik talebinde önemli bir artış öngören ve 2030 yılına kadar iki katından fazla artmasını bekleyen kapsamlı bir rapor yayınladı. Bu artışın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki elektrik talebinin yıllık bileşik büyüme oranını (CAGR) %2,4’e çıkarması bekleniyor.

    Analistler, veri merkezleri için elektrik talebinin 2023’ten 2030’a kadar %15 YBBO ile büyüyeceğini tahmin ediyor. Sonuç olarak, veri merkezlerinin şu anda yaklaşık %3 olan ABD’deki toplam elektrik talebinin 2030 yılına kadar %8’ini oluşturacağı öngörülmektedir.

    Goldman Sachs, “Analistler, ABD’de elektrik üretim kapasitesi için 2030 yılına kadar biriken yaklaşık 50 milyar dolarlık sermaye harcaması öngörüyor ve bunun %60’ının gaz ve %40’ının yenilenebilir enerji kaynaklarına ayrılması bekleniyor” diyor.

    Banka, yeni projelerin elektrik şebekesine entegre edilmesi için uzun bekleme sürelerinin önemli bir engel teşkil ettiğini belirtiyor. İletim projeleri için izin ve onay alma sürecinin hızlandırılmasının bu zorluğun üstesinden gelmek için çok önemli olduğunu öne sürüyorlar.

    “Doğal gaz için başlıca kısıtlama inşaat ve izin süresidir; analistler bir projenin duyurulmasından faaliyete geçtiği tarihe kadar ortalama dört yıllık bir gecikme olduğunu gözlemlemektedir. Bu da, bugün açıklanması halinde en erken ek kapasitenin 2028 yılına kadar faaliyete geçemeyeceği anlamına geliyor.”

    Goldman Sachs, “Yeni yapay zeka sunucuları, güç yoğunluğunda önemli bir azalma olmasına rağmen daha fazla elektrik tüketiyor ve daha yüksek işlem hızları sunuyor” diye ekliyor. “Sunuculara olan talep ve sunucuların kullanımı sınırsız olursa, analistlerin ilk tahminlerinin ötesinde önemli bir artış olabilir.”

    3. parti reklam. Investing.com’un sunduğu veya önerdiği bir teklif değildir. Feragat detaylarına buradan bakın veya reklamları kaldırın

    Goldman Sachs araştırma ekibi, enerji talebine ilişkin bu tahminleri göz önünde bulundurarak, fayda sağlayabilecek iki grup şirket tanımlıyor: “1) talepteki büyümeden fayda sağlayacak olanlar – bağımsız enerji üreticileri, gaz firmaları, enerji depolama şirketleri ve veri merkezlerine güç çözümleri sağlayanlar dahil olmak üzere elektrik ihtiyaçları ve fiyatlarıyla bağlantılı şirketler; ve 2) tedarik zinciri ve altyapıdan fayda sağlayacak olanlar – bu alanlarda yer alan şirketler.”

    ABD’nin önde gelen güneş paneli üreticilerinden biri olan First Solar’ın (FSLR) artan talebi karşılamak için gerekli olan şebeke ölçekli projelerdeki artıştan faydalanması bekleniyor.

    Ayrıca, Kinder Morgan’ın (KMI) artan doğal gaz talebinden kâr etmek için “özellikle avantajlı bir konumda” olduğu düşünülmektedir.

    “Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacının 2030 yılına kadar günde yaklaşık 3,3 milyar kübik feet (bcf/d) doğal gaza ek talep yaratması bekleniyor. Bu, elektrik sektöründeki mevcut tüketime kıyasla yaklaşık %10’luk bir artış anlamına geliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen gaz taşıyıcısı ve Teksas gibi kilit bölgelerde önemli bir pazar varlığına sahip olan KMI’nin bu pazar büyümesinden önemli bir pay alması bekleniyor.”

    Bu makale AI’nin yardımıyla hazırlanmış ve tercüme edilmiş olup bir editör tarafından gözden geçirilmiştir. Daha fazla ayrıntı için lütfen Hüküm ve Koşullarımıza bakınız.

  • Kızıldeniz’deki saldırılar sürerken petrol fiyatları yükseldi

    Kızıldeniz’deki saldırılar sürerken petrol fiyatları yükseldi

    Investing.com – Orta Doğu’daki askeri harekat devam ederken şiddetli soğuk hava, ABD üretiminde bazı aksamalara yol açtı. Bunun üzerine Asya ticaretinde petrol fiyatları hafifçe yükseldi.

    Ancak ham petroldeki artış, ABD stoklarında beklenmedik bir artış olduğunu gösteren endüstri verileriyle sınırlı kaldı. Soğuk hava üretimde bazı duraksamalara neden olurken ABD yakıt talebinin önemli bir itici gücü olan seyahatleri de caydırmış gibi görünüyor.

    Beklenenden daha güçlü gelen perakende satış verilerinin ardından yatırımcıların, Fed’in erken faiz indirimine gitme ihtimalinin azaldığını fiyatlamasıyla dolardaki güç petrol fiyatları üzerinde baskı yarattı.

    Petrol fiyatları ayrıca en büyük ithalatçı Çin’den gelen dördüncü çeyrek gayri safi yurt içi hasıla verilerinin beklentileri karşılayamaması ile dün gün içinde sert kayıplarla sarsıldı. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’de ekonomik zayıflığın devam ettiğine işaret eden 2023 yılı genel büyümesi de hükümet hedefini zar zor aştı.

    Mart vadeli Brent %0,5 artışla 78,23 dolara yükselirken WTI %0,6 artışla 72,90 dolara ulaştı.

    Piyasaların, Orta Doğu’daki arzın daralacağı korkusuna karşı talebin kötüleşeceği beklentilerini değerlendirmesiyle her iki kontrat da büyük ölçüde yatay işlem gördü. ABD ve İngiltere güçleri, İran’a bağlı Yemen merkezli Husi grubuna karşı bu hafta yeni bir saldırı dalgası gerçekleştirirken grup, Kızıldeniz’deki gemilere saldırılarını sürdürdü.

    Petrol fiyatları, ABD’nin en büyük petrol üreticisi olan eyaleti Kuzey Dakota’nın, şiddetli soğuk havadan dolayı üretimin %50’den fazla düşeceğini söylemesinin ardından gün içindeki kayıplarını ciddi ölçüde azaltmıştı. Bu eğilim, son iki ayda rekor seviyelere ulaşan ABD’nin genel üretimini muhtemelen düşürecek.

    ABD petrol stokları beklenmedik şekilde arttı, ürün stoklarında artış devam etti

    Ancak ABD’deki şiddetli soğuk havanın da talebi azalttığı görüldü. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verileri 12 Ocak haftasında ABD stoklarında beklenmedik bir artış olduğunu gösterdi.

    Özellikle benzin ve distile ürün stoklarının üst üste üçüncü hafta güçlü artışlar kaydetmesi, dünyanın en büyük yakıt tüketicisinde talebin zayıfladığını gösterdi. Soğuk hava geçtiğimiz iki hafta boyunca ABD’nin geniş bölgelerinde seyahatleri durdurdu.

    API verileri genellikle resmi stok verileri için de benzer bir eğilimin habercisi niteliğinde olur. Resmi veriler bugün paylaşılacak.

    Diğer yandan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü, artan piyasa belirsizliği nedeniyle 2024 yılı için ilk aylık raporunu normalden biraz daha erken yayımladı.

    Kartel, 2024 yılı için küresel petrol talebi tahminini korudu ve talebin 2025 yılında günde 1,85 milyon varil artacağını söyledi.

    —InvestingPro ile Kazançlı Yatırımın Keyfini Çıkarın!

    Yatırımlarınıza değer katmanın en akıllı yolu InvestingPro’dan geçer! Borsa verilerinden adil değerlere, sağlık durumlarından profesyonel grafiklere kadar her şey burada. Şimdi seçtiğiniz plana özel %60’a kadar indirimle sahip olabilirsiniz. Yıllık abonelik için INVTROZEL1A, iki yıllık abonelik için INVTROZEL2 kodlarıyla 31 Ocak’a kadar indirimlerden yararlanın.

  • Petrol fiyatları 10 ayın zirvesinden düşerken Brent 90 dolarda direniyor

    Petrol fiyatları 10 ayın zirvesinden düşerken Brent 90 dolarda direniyor

    Investing.com – Petrol fiyatları yeni haftanın başında yaklaşık 10 ayın en yüksek seviyesinden düşerek geçtiğimiz ayki muhteşem rallinin ardından bir miktar kâr realize etti ancak arzın sıkılaşacağına dair beklentiler, Brent’i önemli seviyelerin üzerinde tutmaya devam ediyor.

    Piyasalar, bu hafta sonunda açıklanacak ve büyük ölçüde faiz oranlarını etkilemesi beklenen ABD’nin önemli enflasyon verileri öncesinde temkinli. Eylül ayının ilerleyen günlerinde Fed toplantısı da yapılacak.

    Suudi Arabistan ve Rusya’nın, yılın geri kalanı için beklenenden daha derin arz kesintileri açıklamasının ardından petrol fiyatları, geçen hafta güçlü bir yükseliş kaydetti ve piyasadaki darlığın, artan faiz oranlarından kaynaklanabilecek olası talep sıkıntılarını dengelemeye yardımcı olacağına dair beklentileri artırdı.

    Ancak faiz oranlarına ilişkin belirsizlik ve ABD talebindeki potansiyel düşüş korkusu da piyasaları belirsiz tutarken fiyatlar şimdi bir miktar kâr alımıyla duraklamış görünüyor.

    Brent %0,5 düşerek 90,25 dolara gerilerken WTI %0,8 düşerek 86,85 dolara indi.

    IEA ve OPEC raporları bu hafta açıklanacak

    Bu hafta OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) ve IEA’nın (Uluslararası Enerji Ajansı), petrol piyasalarına ilişkin tahminlerini içeren aylık raporları paylaşılacak.

    Her iki grup da arz sıkışıklığının bu yıl petrol fiyatlarını yükseltmesini bekliyor. Çin’deki toparlanma sayesinde ham petrol talebinin nispeten güçlü kalacağı tahmin ediliyor.

    Ancak son dönemde açıklanan bir dizi veri, bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamaları kaldırılmasına rağmen, Çin ekonomisinin yavaşlamakta olduğunu gösterdi. Ülkenin petrol ithalatı değişmezken özellikle kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle yakıt iştahı konusunda şüpheler arttı.

    Son veriler Çin tüketici enflasyonunun Ağustos ayında yeniden pozitif bölgeye geçtiğini, üretici enflasyonunun ise deflasyon bölgesinde kaldığını gösterdi.

    Enflasyon ve Fed odağında dolar güçlü

    Dolar sekiz hafta üst üste yükselerek yaklaşık altı ayın en yüksek seviyesine ulaşırken dolardaki güç de ham petroldeki yükselişi sınırladı.

    Daha güçlü bir dolar, ham petrolü uluslararası alıcılar için daha pahalı hale getirerek petrol talebi üzerinde baskı yaratır.

    ABD ekonomisinde, özellikle enflasyon ve iş gücü piyasasında son dönemde görülen direnç işaretleri, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutmak için yeterli alana sahip olacağına dair endişeleri artırdı.

    Piyasalar bu eğilimin, ABD ekonomisinde daha fazla yavaşlamaya yol açarak ham petrol talebini düşürebileceğinden korkuyor. Seyahat ağırlıklı yaz sezonunun sona ermesiyle birlikte ABD yakıt talebinin de önümüzdeki aylarda azalması bekleniyor.

  • “Ölüm tehdidi aldım” diyen Münevver Karabulut’un babası Haberler.com’a konuştu: Gerekirse Cumhurbaşkanı’na gideceğim

    “Ölüm tehdidi aldım” diyen Münevver Karabulut’un babası Haberler.com’a konuştu: Gerekirse Cumhurbaşkanı’na gideceğim

    Türkiye, 3 Mart 2009 tarihinde kan donduran bir cinayetle sarsıldı. 17 yaşındaki Münevver Karabulut‘un cansız bedeni bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. O dönem Türkiye’nin en çok konuştuğu olay olan vahşi cinayette geniş çaplı soruşturma başlatan polis, katilin Karabulut’un sevgilisi Cem Garipoğlu olduğunu belirledi.

    CEZAEVİNDE İNTİHAR ETTİ

    Olaydan ardından kayıplara karışan Cem Garipoğlu 197 gün sonra teslim oldu. Tutuklanarak cezaevine gönderilen Cem Garipoğlu, dava sürecinin sonunda 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde yatan Garipoğlu’nun 10 Ekim 2014 tarihinde kendini asarak intihar ettiği söylendi.

    GARİPOĞLU’NUN MEZARININ AÇILMASI TALEBİ REDDEDİLDİ

    Kızı Münevver Karabulut öldükten sonra hukuk mücadelesi başlatan Süreyya Karabulut, Cem Garipoğlu’nun öldüğüne hiçbir zaman inanmadı. Garipoğlu’nun cezaevinde intihar etmediğini, kaçtığını veya kaçırıldığını iddia eden Süreyya Karabulut, avukatı Dr. Rezan Epözdemir aracılığıyla Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına mezarının açılması için suç duyurusunda bulundu. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek mezarın açılması talebini reddetti.

    AİLE SÜRECİ ADALET BAKANLIĞI’NA TAŞIDI

    Karabulut ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir, takipsizlik kararını üst mahkemeye taşıyarak itiraz etti. Üst mahkeme de itiraz talebini kabul etmedi. Rezan Epözdemir sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunduklarını belirtti. Epözdemir, “Müvekkil Süreyya Karabulut’un talebi üzerine tarafımızca Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Adalet bakanlığına, kanun yararına bozma başvurusu yapılmış olup, süreç halihazırda derdesttir. Gereği kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunulur” dedi.

    İLK KEZ HABERLER.COM’A KONUŞTU

    Süreyya Karabulut, konuya ilişkin ilk kez Haberler.com stüdyosunda Gökay Kalaycıoğlu’na konuştu. Karabulut, Garipoğlu’nun mezarını açtıracağını söylediğinde ölüm tehditleri aldığını belirtti.

    “MEZARI AÇTIRACAĞIMI SÖYLEDİĞİMDE ÖLÜM TEHDİDİ ALDIM”

    Karabulut, şunları söyledi: “Ben basına çıktım. Mezar açılacak dedim. Mezarın açılması için mücadele veriyorum. Telefondan bir tehdit geldi ama kapattım. Bir kere oldu. Bundan 6 ay önce mezarı açtıracağımı söylediğimde ölüm tehdidi aldım. ‘Senin de sonun öyle olacak.’ dedi. Ondan sonra kapattım telefonu.”

    “GEREKİRSE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN YANINA GİDECEĞİM”

    Karabulut, mücadelesinden vazgeçmeyeceğini, gerekirse Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar gideceğini söyledi. Karabulut, “Kimseden bir talebim yok. Gerekirse Adalet Bakanlığı’na seçimlerden sonra ben gideceğim. Gerekirse Cumhurbaşkanı’nın yanına ben gideceğim. Mezar açılacak DNA testi yapılacak, kapanacak. Bunu parayla, malla, mülkle mukayese etmek terbiyesizliktir.” ifadelerini kullandı.

  • Çin’den gelecek veriler öncesinde petrol fiyatları sakin

    Çin’den gelecek veriler öncesinde petrol fiyatları sakin

    Investing.com – Perşembe günü petrol fiyatları, erken Asya ticaretinde çok az hareket etti çünkü piyasalar, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan Çin hakkında daha fazla ipucu için ticari faaliyet verilerini bekliyor. Bununla birlikte arzın sıkılaştığına dair işaretler ile ham petrol fiyatları hafta boyunca yükseldi.

    Şimdi gözler, Çin’in Cuma günü açıklanacak olan imalat ve hizmet sektörü faaliyet verilerine çevrildi. COVID-19 sonrası yeniden açılışın üzerinden üç ay geçtikten sonra ekonomik toparlanmanın durumu ölçülmeye çalışılacak.

    Ancak analistler, ülkenin hâlâ zayıf ihracat talebi ve durgun iç harcamalardan kaynaklanan olumsuzluklarla karşı karşıya olmasından dolayı faaliyette bir nebze yavaşlama bekliyor.

    Piyasalar bu yıl Çin ekonomisinin toparlanacağına dair beklentilerini yeniden değerlendirirken zayıf bir sonuç, petrol fiyatları için yakın vadeli bazı riskler oluşturabilir.

    Çin’in, bu yıl petrol talebinde keskin bir toparlanmayı teşvik etmesi bekleniyor. Ancak ülkeden gelen ekonomik göstergeler, son iki ayda ham petrole yönelik iştahın sınırlı olduğunu gösterdi.

    Brent 77,42 dolar seviyesinde yatay seyrederken WTI %0,1 düşüşle 72,86 dolar seviyesine geriledi. Çarşamba günü her ikisi de yatırımcıların iki günlük bir rallinin ardından kâr realizasyonuna maruz kaldı.

    Dolardaki toparlanma da ham petrol fiyatlarını olumsuz etkiledi.

    Zira bankacılık kriziyle ilgili korkuların azalması, Fed’in faizleri artırmaya devam etmek için yeterli alana sahip olacağına dair beklentilerin yeniden canlanmasına neden oldu.

    Yine de Irak’ın petrol sevkiyatlarındaki aksaklıkların günlük küresel arzın yaklaşık 450.000 varilini (bpd) kesmesiyle, arzın sıkılaşacağına dair işaretler, petrolün bu hafta güçlü kazançlar elde etmesini sağladı.

    Veriler, ABD petrol stoklarının 24 Mart haftasında önemli ölçüde daraldığını gösterdi. Stoklar, Kasım sonundan bu yana en büyük düşüşünü yaşadı, bu da dünyanın en büyük petrol tüketicisinde talebin daha iyi hava koşulları nedeniyle arttığına işaret etti. Ancak distilat talebi zayıf seyretmeye devam ediyor.

    Rusya da Mart ayının ilk üç haftasında üretimini yaklaşık 300.000 varil azalttı.

    Bu rakam, Kremlin’in hedeflediği 500.000 varilden düşük olsa da analistler bunun, küresel arzda bir miktar sıkılaşmaya işaret ettiğini belirtti.

    Ancak petrol fiyatları, ekonomik yavaşlamanın Çin’deki toparlanmayı dengeleyerek ham petrol talebini ciddi şekilde azaltacağı korkusuyla bu yıl sert kayıplar yaşıyor. Yine de bazı boğalar, önümüzdeki hafta toplanacak olan OPEC’in, dengeleyici daha fazla tedbir almasını bekliyor.

     Yazar: Ambar Warrick

  • Petrol fiyatları düşmeye devam edecek mi?

    Petrol fiyatları düşmeye devam edecek mi?

    Investing.com – Petrol fiyatları bir önceki seansta yükseldikten sonra Salı günü Asya seansında hafifçe düştü.

    Piyasalar, Avrupa’nın bazı bölgelerinde artan siyasi aksaklıklara karşı yakın vadede arzın daha da sıkılaşacağı beklentisini değerlendirdi.

    Bir tahkim davası, Türkiye’den petrol sevkiyatı için Irak’ın rızasının gerektiğini teyit ettikten sonra Kürdistan’dan günlük yaklaşık 450.000 varil – yani küresel petrol arzının %0,5’i – kadar petrol arzının durdurulduğu bildirildi.

    Bu haberlerin ardından ham petrol piyasaları yükselişe geçti. Bu hamle yakın vadede petrol arzında bazı aksamalara işaret ediyor.

    Öte yandan Almanya ve Fransa’da taşımacılık sektöründeki büyük grevler, bu hafta petroldeki yükselişi durdurdu ve petrol talebi üzerinde kısa vadede daha olumsuz etkiler yaratabilir.

    Özellikle Almanya’da artan enflasyon nedeniyle daha yüksek ücret talepleri ulaşım sendikalarının greve gitmesine neden olurken toplu taşıma durma noktasına geldi.

    Brent %0,4 düşüşle 77,47 dolara gerilerken WTI %0,1 düşüşle 72,75 dolar oldu. Her ikisi de Pazartesi günü %4 ila %5 arasında yükseliş gösterdi.

    Silicon Valley Bank’in devlet aracılığıyla First Citizens BancShares (NASDAQ:FCNCA) tarafından devralınmasını takiben bankacılık kriziyle ilgili endişelerin azalması, bankacılık sektörünün istikrarlı olduğuna dair düzenleyicilerin sağladığı güvencelerin yaptığı gibi hissiyatın yükselmesine yardımcı oldu.

    Geçtiğimiz hafta ABD bankalarıyla ilgili kötü haber olmaması, bankacılık krizine ilişkin endişelerin dinmesine yardımcı oldu.

    Zayıflayan güvenli liman talebi ve daha az şahin bir Fed beklentilerinin, dolarda yol açtığı zayıflık da bu hafta petrol fiyatlarına yaradı. Daha zayıf bir dolar, petrolü uluslararası alıcılar için daha ucuz hale getirerek ham petrol talebini destekliyor.

    Yine de petrol fiyatları, yavaşlayan ekonomik büyümenin bu yıl ham petrol talebini düşüreceği endişesiyle Mart başında 15 ayın en düşük seviyesine inerek bu yıl şimdiye kadar yaklaşık %10 geriledi.

    Çin’deki toparlanmanın ham petrol tüketimini artırması beklenirken ülkeden gelen ilk veriler, petrol talebinin zayıf bir resmini çizdi. Petrol ithalatı, yılın ilk iki ayında düşüş gösterdi.

    Ham petrol piyasaları, Çin’e ilişkin yeni ipuçları için Cuma günü açıklanacak ticari faaliyet verilerini bekliyor. Ülke, bu yılın başlarında COVID-19 kısıtlamalarını kaldırmasının ardından faaliyetlerde büyük bir toparlanma gördü.

    Ancak bu henüz, daha yüksek ham petrol talebine dönüşmedi.

    Yazar: Ambar Warrick