Etiket: Tarım

  • TESK Başkanı Palandöken: Planlı tarım ile fiyat artışları önlenebilir

    Foreks – TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, planlı tarımın fiyat artışlarını önleyebileceğini söyledi.

    Planlı tarım politikaları ve teşvikler sayesinde fiyat artışlarının önemli ölçüde önlenebilir olduğuna dikkati çeken Palandöken, “Vatandaşın en çok şikâyet ettiği konuların başında sebze, meyve ve bakliyat fiyatları geliyor. Burada en önemli tedbir, bölgesel tarımın ve tarım alanlarının çok iyi kullanılmasıdır. Teşviklerin, o bölgelerde hangi ürünlerin ekileceğine göre belirlenmesi ve planlanması gerekir. Patates, soğan, buğday, arpa, mısır gibi tarla bitkileri ile mercimek, nohut gibi bakliyat ürünlerinin ihtiyaca uygun şekilde ekilmesi, çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi sağlanırsa, fiyat artışları önemli ölçüde önlenebilir. Aksi takdirde, çiftçimiz ürettiğinden yeterli kazanç sağlayamazsa ekim yapamaz ve bu durum fiyatların düşmesini engeller. Sonuç olarak, vatandaş ile esnaf karşı karşıya kalır” dedi.

    -“PLANLI BİR TARIM POLİTİKASI ZAMAN KAYBEDİLMEDEN UYGULANMALI”

    Ürün fiyatlarının düşebilmesi için planlı tarımın ve doğru nakliyenin önemine işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Vatandaşın sofrasındaki en önemli kalemleri sıralamaya çalışıyorum. Bakliyat, sebze, meyve ve tarla bitkileri önemli diyoruz, ancak bu ürünlerle yemek yapılabilmesi için zeytinyağı ve ayçiçek yağı gibi temel yağlar da büyük önem taşır. Zeytin ağacı uzun ömürlüdür fakat zeytin ve yağın soframıza ulaşabilmesi için tedarik zincirinin iyi planlanması ve fiyatlarının kontrol altında tutulması gerekir. Tarımsal alanların yönetiminde bu husus da dikkate alınmalıdır. Bunun yanı sıra, meyve ve sebzelerin doğru şekilde nakledilmemesi de fiyatların yükselmesine neden oluyor. Ürünlerin bilinçsiz taşınması ve muhafaza edilmemesi, ciddi kayıplara yol açarak çiftçiyi, vatandaşı ve esnafı zor durumda bırakıyor. Bu yüzden, planlı bir tarım politikasının zaman kaybedilmeden uygulanması şarttır” diye konuştu.

    -“VATANDAŞ PAHALILIĞIN HESABINI ESNAFA SORUYOR”

    Tarımsal bölgelerin haritaları çıkarılarak üreticiye rehberlik edilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, “Mevsimsel olarak hangi ürünlerin hangi bölgelerde soğuktan ve dondan etkilenmeyecek şekilde üretileceği belirlenmelidir. Tarla bitkileri bu noktada çok önemli bir yer tutar. Önümüz yaz; domates, biber, patlıcan gibi mutfakta sık kullanılan ürünlerin fiyatlarını gören vatandaş, bu pahalılığın nedenini esnafa soruyor. Oysa baştan itibaren doğru bir planlama yapılırsa, bu ürünlerin bölgesel olarak dengeli üretilmesi sağlanabilir ve fiyat dalgalanmaları önlenebilir. Tarımsal bölgelerin haritalarının çıkarılması, hava durumu ve rüzgâr yönlerinin belirlenmesi, uygun ekim alanlarının tespit edilmesi gereklidir. Ziraat mühendisleri ve tarım il müdürlükleri, bu bölgelerde hangi ürünlerin ekilip ekilmeyeceğini belirleyerek çiftçiye rehberlik etmelidir. Ancak bu şekilde fiyatlar gerileyebilir, vatandaş rahatlayabilir ve herkes temel gıda ürünlerine daha kolay erişebilir” şeklinde konuştu.

  • Başkanlar tarım için buluştu

    Başkanlar tarım için buluştu

    BALIKESİR (İGFA) – Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği (Agricities) tarafından Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 3. Yerel Yönetimler ve Tarım Çalıştayı başladı. 30 büyükşehir belediyesinin katılımıyla düzenlenen çalıştay, bilgi paylaşımı ve ortak projeler konusunda iş birliği geliştirilmesini amaçlıyor.

    70 ŞEHİR VE BİRÇOK ÜLKEDEN KATILIMCI

    Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Mücahit Sami Küçüktığlı, Tarım Belediyeciliğinin, belediyeciliğin en önemli ilkelerinden birisi haline geldiğini ifade etti. Birliğin; 18 ülkeden 265 üyesi ile tarım alanında, yerel yönetimleri teşvik etmek amacıyla çalıştığını belirten Küçüktığlı “Burada 70 şehirden katılımcı var. Ev sahipliği için Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yücel Yılmaz’a şükranlarımı arz ediyor, çalışmaları için kendilerini gönülden alkışlıyorum.” dedi.

    TARIMIN BAŞKENTİ BALIKESİR

    Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükyeğen, sanayi ve tarımın birbirine güç veren iki sektör olduğunu belirtirken; Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı ve Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy ise Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere destek olmak için büyük bir çaba gösterdiğini dile getirerek “Tarımın Başkentinde sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz.” açıklamasında bulundu.

    DÜNYA, GIDA KRİZİNİN EŞİĞİNDE

    Sürdürülebilir tarım konusunun önemine vurgu yapan Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç “Yücel Başkanımızı; hayata, topluma dokunan çalışmaları ve bu organizasyonu nedeniyle tebrik ediyorum.” dedi. Dünyanın kuraklık ve gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek “Artık kalkınmanın yerelden başladığını ve dünyanın eşiğinde olduğu gıda krizini düşünürsek; yerel yönetimlerin rolünün ne kadar önemli olduğunu görürüz. Özellikle pandemi bunu bize çok iyi hatırlattı.” dedi.

    ‘AMACIMIZ ORTAK’

    “Amacımız bir; hepimiz tarımı geliştirmek istiyoruz, belediyeler bu işin içinde olsun istiyoruz.” diyerek konuşmasına başlayan TBB ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; maliyeti ve israfı azaltacak, katma değeri artıracak, üreticinin elini güçlendirecek ve şehrin bereketini artıracak çalışmalar yaptıklarını söyledi. Başkan Yılmaz “Bu işi bilimsel yapmalarını sağlamak için Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezimiz var. Ürünlerimizin verimliliğini artıracak üreticinin ise maliyetlerini azaltacak yatırımlar yapıyoruz. Balıkesir Kuzusunda verimliliği artırmak için Damızlık Üretim Merkezleri kurduk. Birkaç yıl içerisinde çok daha iyi noktaya geleceğimize inanıyoruz.” dedi.

    ‘ÇOK İDDİALIYIZ’

    Türkiye’nin birbiriyle kaynaştığında işlerin çok daha güzel olduğunu vurgulayan Başkan Yücel Yılmaz “Biz, bu güzellikleri seviyoruz. Bal konusunda çok iddialıyız. Zeytinyağımız ve süt ürünlerimiz çok iyi. Kuzumuzda çok iddialıyız. Bir şehrin her şeyi mi güzel olur? Evet, hepsi çok güzel. Çalıştayımızın, Türk tarımının çok daha iyi yerlere gelmesine vesile olacağına inanıyor; fikirleriyle değer katan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

    KATILIMCILAR

    Çalıştaya; Türkiye Belediyeler Birliği ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürü Erkan Alkan, Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, Adıyaman Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç, Kuzey Kıbrıs Tatlısu Belediye Başkanı Ahmet Hayri Orçan, Bigadiç Belediye Başkanı İsmail Avcu, Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, Susurluk Belediye Başkanı Nurettin Güney, AK Parti İl Başkanvekili Vahdettin Çiftçi, MHP İl Başkanı Niyazi Tunç, Senegal Dialembere Belediye Başkanı Mamadou Salif Sow, Kuzey Makedonya Gastivar Belediye Başkan Yardımcıları Gzim Haciejup ile Namik Durmuşi ve Mali İşler Sorumlusu Sadat Arifi, Somali Mogadişu Belediyesi Daire Başkanı Abdikani Mohamed Ahmed, Balıkesir Süt Üreticileri Birliği Başkanı Cihat Şimşek, sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri, oda ve borsa başkanları, 30 büyükşehir belediyesinin ilgili daire başkanları ve bilim insanları katıldı.

  • Su Güvenliği Çalıştayı’nda Düzbağ örnek gösterildi

    Su Güvenliği Çalıştayı’nda Düzbağ örnek gösterildi

    GAZİANTEP (İGFA) – Suyun kaynağından içme ve kullanma suyu tedarik zincirinin bir bütün olarak ele alınması, suyun güvenli bir şekilde evlere gelebilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalıştay Gaziantep’te düzenlendi. Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki katıldı.

    Çalıştaya katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehrin su sıkıntısı yaşamaması için hayata geçirilen Düzbağ Projesi’ni, yapılan yatırımları, deprem sonrasında yürütülen çalışmaları ve tarımsal sulama için hayata geçirilen kanal projelerini anlatarak örnekler verdi.

    GASKİ Genel Müdürü Hüseyin Sönmezler çalıştayın açılışında Kahramanmaraş depremleri sonrası hasar alan hatların hızlıca onarılması ve su temininin sorunsuz iletimi için yapılanların sürecinden bahsederek Düzbağ Projesi’ne değindi. Sönmezler ayrıca, kayıp kaçakların önlenmesi için de teknik bilgiler verdi.

    TİRYAKİ: 2030’A KADAR GEREKLİ TEDBİRLER ALINMAZSA SU FAKİRİ OLAN ÜLKELER KATEGORİSİNE GİRECEĞİZ

    Çalıştayın açılışında konuşan Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki, 6 Şubat’ta yaşanan afetten etkilenen illerden birisi olan Gaziantep’te çalıştayın yapılmasının önemini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Bugün kullanma suyunun planlarının hazırlanması noktasında duyarlılığı arttırmak için başta yerel yönetimler olmak üzere ilgili kurumlarda hassasiyeti arttırarak devam etme konusunda yapılacak çalıştayın başlangıcındayız. Ülke olarak su stresi yaşıyoruz. 2030’a kadar gerekli tedbirler alınmazsa su fakiri olan ülkeler kategorisine gireceğiz. Tedbirleri almak zorundayız. Bütün kurumlar bu konuda çalışıyor.”

    BİZE DÜŞEN GÖREV BURADA ÇIKAN SONUÇLARDAN FAYDALANMAK

    Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı ve yeni yapılacak çalışmalara değinen Tiryaki, “Yerel yönetimler artık kamu görevleri için de çalışıyor. Kaynaktan musluğa kadar geçen bütün süreçlerde ciddi çalışmalar var. Tarımdaki vahşi sulamadan sanayideki endüstriyel kullanmaya kadar içme sularındaki kayıp kaçaklarında önlenmesi için çalıştay önemli olacak. Bize düşen görev burada çıkan sonuçlardan faydalanmak. Bu önemli çalışmaya ev sahipliği yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim” dedi.

  • TEB ve TÜRİB’den tarımda dönüşüm için iş birliği

    TEB ve TÜRİB’den tarımda dönüşüm için iş birliği

    İSTANBUL (İGFA) – Dönüşüm sürecinde önemli görevler üstlenen TEB ve TÜRİB, gerçekleştirdikleri yeni iş birlikleriyle çiftçilerin ve üreticilerin finansmana daha kolay erişmelerine destek oluyor.

    TÜRİB’de işlem gören ELÜS’ler sayesinde, geniş kesimler hem finansman imkanına daha kolay erişebiliyor hem de piyasadaki fiyat hareketlerinden yararlanabiliyor. ELÜS, bu özellikleriyle bir yatırım aracı olmanın yanı sıra, üreticilere ve tüccarlara finansmana erişim sağlayan bir çözüm haline geliyor.

    Gerçekleştirilen iş birliğinin sektördeki önemini vurgulayan TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Gökhan Cengiz şunları söyledi:

    “TEB olarak uzun süredir KOBİ ve Tarım Bankacılığı alanlarında sunduğumuz ürün ve hizmetlerle hem ülke tarımının gelişmesi hem de üreticilere destek olmak için çalışıyoruz. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için ilgili ürünlerde süreç ve altyapı hizmetlerimizle yatırımlarımızı sürekli güncelliyor, tarım sektörü iş birliklerimizle etkimizi her geçen gün büyütüyoruz. Bu doğrultuda, TÜRİB ile kuruluşundan bu yana devam eden iş birliğimizi bir üst düzeye taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Milli gelir, ihracat ve istihdama katkısı yüksek, önemi her geçen gün daha da artan tarım sektörümüzün desteklenmesi bankamızın en öncelikleri arasında yer alıyor. ELÜS alım satım işlemlerinin 2019’da TÜRİB’in kuruluşuyla birlikte tek çatı altında toplanması ve tüm yatırımcıların ELÜS alım satımı yapabilmesine imkan sağlanmasıyla birlikte, ELÜS’lerin bir yatırım aracı ve finansman aracı olarak yaygınlaşması ve böylece sektörel derinliğin sağlanması konusunda önemli bir adım atıldı. Lisanslı depoculuk sistemi kurumsal alt yapısıyla tarım ürünleri ticaretini kolaylaştırıyor, ürün piyasalarının gelişmesine ve fiyat istikrarına katkı sunuyor. TEB olarak biz de TÜRİB aracılığıyla üretici, tüccar ve sanayicilerimize sahip oldukları ELÜS karşılığında finansman desteği ve bireysel yatırım yapmak isteyen müşterilerimize Bankamız hesaplarından ELÜS alış satış imkanı sunuyoruz.”

    TARIMIN GELECEĞİ LİSANSLI DEPOCULUK VE TÜRİB ELÜS PİYASASIYLA ŞEKİLLENİYOR

    TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali TEB ile iş birliği tanıtım toplantısında şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Borsamız çiftçilerimizin sürdürülebilir tarım üretimi için ürünlerini daha etkin şekilde pazarlamalarını, finansmana daha kolay erişmelerini ve ileri tarihli fiyat oluşumu için tarım emtiası üzerine vadeli işlem piyasasının kurulmasını sağlayarak tarım sektörünün ve ülkemiz ekonomisinin istikrarlı büyümesi için önemli bir rol üstleniyor. TÜRİB ELÜS Piyasası, sadece 4 yılda ELÜS işlem hacmini, kendinden önceki 4 yılın işlem hacmi ile karşılaştırdığında 20 kat artırarak etkileyici bir başarıya imza attı. 37 milyon ton ürünün el değiştirdiği 160 milyar TL’lik bir hacme ulaşıldı. Tarım sektörüne çok önemli bir hizmet sunan İşlem Platformumuz, 200.000’den fazla kayıtlı yatırımcıyı şeffaf işlem ortamında bir araya getirdi. Lisanslı depolar sayesinde güvence altına alınan ürünler, modern teknoloji ile korunarak gıda arz güvenliğine katkı sağlıyor. ELÜS kredileri, lisanslı depoculuğun gelişimine ve ELÜS kullanımının yaygınlaşmasına destek olarak başta çiftçilerimiz olmak üzere sektöre önemli bir finansman çözümü sunuyor. TEB ile çiftçilerimizin, üreticilerimizin, sanayicilerimizin finansmana erişimini sağlamak adına bankacılık sektörüyle iş birliği yaparak ihtiyaçları belirlemeyi ve süreçleri iyileştirmeyi önemsiyoruz. Bu çerçevede, TÜRİB olarak TEB’in bu alandaki hizmetlerini geliştirmesine destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz”

  • Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    Milas’ta tarımsal üretimi desteğe devam

    MUĞLA (İGFA) – Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde; brokoli, beyaz lahana, karnabahar ve kırmızı lahana fidesi için yüzde 50 hibe desteklemesinde bulunan Milas Belediyesi destekten faydalanan üyelere ziyaretlerde bulundu.

    Üretim yapılan tarlaları ziyaret ederek ilaç desteğinde bulunan teknik ekip, sürdürülebilir tarımın önemine de değinerek üreticilere bilgilendirmelerde bulundu.

    Çiftçilerin ürünlerini daha sağlıklı bir şekilde yetiştirmelerine yardımcı olacak çalışmalara bundan sonraki süreçte de devam edeceklerini belirten Milas Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Süleyman Karatoprak, “Tarımsal desteklerle yerel üreticilerimize katkı sağlamayı, tarım sektörünün ve yerel ekonominin gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Muhammet Tokat’ın da sıklıkla belirttiği gibi, tarımsal desteklerle yerel üreticilere katkı sağlamak, sadece tarım sektörünün büyümesine değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin kalkınmasına da olumlu etki sağlamaktadır. Bu tür desteklerin etkin bir şekilde uygulanması ve sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi uzun vadeli başarı için büyük önem taşımaktadır.” dedi.

  • Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü kapılarını açtı

    Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü kapılarını açtı

    ANKARA (İGFA) – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yakın zamanda açılışı yapılan BAKAP Tarım Kampüsü ve Rekreasyon Alanı’nda yerel basın mensuplarını ağırlayarak sorularını yanıtladı.

    Düzenlenen programda Büyükşehir Belediyesinin projeleriyle ilgili de bilgi veren Yavaş’a, yerel basın mensupları yoğun ilgi gösterdi.

    YAVAŞ: “BURADAN 3 YILDIR ÜRÜN ELDE EDİYORUZ”

    Ankara Büyükşehir Belediyesinin devam eden çalışmaları hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan ABB Başkanı Mansur Yavaş; Ulus Meydanı, Hıdırlıktepe Rekreasyon Alanı, Anafartalar Çarşısı, Zafer Çarşısı ve Meydanı projelerine dair açıklamalarda bulundu.

    Yakın zamanda açılışı gerçekleşen BAKAP ile ilgili bilgi veren Yavaş, “Burası daha önceki yıllarda köylülerin elinden kamulaştırarak alınmış, kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş. 15-20 bin konut yapılacakmış buraya. Biz vazgeçtik ve şehrin böyle bir alana ihtiyacı olduğunu düşünerek burayı tarım rekreasyonu yapmaya karar verdik. Şu an şehre 25 kilometre görünse de yarın öbür gün burası şehrin içerisinde kalacak. Yeni imar alanlarının böyle tarla gibi üretim yerlerinin açılmasını doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla burayı tarım rekreasyon alanı yaptık. Buradan 3 yıldır ürün elde ediyoruz. Mısır silajı yapıyoruz, Ankara’nın her yerindeki küçük aile işletmelerine dağıtıyoruz. Kahramanmaraş’a da gönderdik. Ankara’daki bütün köylere hemen hemen buradaki hayvan yemleri dağıtılıyor. İlk burada sebze yetiştirdik” dedi.

    “TARIMLA ÇOCUKLARI BULUŞTURACAĞIZ”

    Yavaş, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

    “Gölbaşı-Bala arasında çok büyük araziler var. Fakat insanlar tarımı bıraktıkları için tekrardan tarıma dönmüyorlar. Kırsal Hizmetler Daire Başkanımız tam 60 bin metrekarelik alanı sulu tarım haline getirdi. İki bin tane hayvancılığı desteklemek için oyuk bırakıldı dağlara. Çok büyük ihtiyaçtı. Burada tarım akademisi kurulacak ve tarımla ilgili çalışmalar yapılacak. Arka tarafta bungalov evler var projenin içerisinde. Burada da ailecek gelip kalacaklar, hem nasıl ekiliş yapıldığını görecekler hem de mevsime göre Ankaralıyı buraya dut yemeğe davet edeceğiz. Çocuklar gelip elmaları ağacından toplayacaklar. Hatta Kırsal Hizmetler Daire Başkanı’mızın bir demeci vardı çok hoşuma gitti; ‘domatesin manavda yetişmediğini öğrenecek çocuklar’. Gerçekten öyle. Yeni nesil bu kadar kısa zamanda yeni teknoloji ile karşılaşınca hepimizin biliyor diye umduğu şeyleri bilmiyor. Dolayısıyla biz burada tarımla çocukları buluşturacağız.”

    Alandaki ağaçlara dair de tek tek bilgi veren Yavaş, “28 adet karavan parkı arka tarafta, 18 bin metrekare çadır kamp alanı var. 12 adet spor tesisimiz var. 17 bin 500 adet meyve ağacı var. Meyvenin her türlüsünü diktik biz. 2 milyon 200 bin adet peyzaj bitkisi var. 160 bin metrekare çim alanı var. 10 bin metrekare peyzaj alanı var. Üç tane ekolojik göl var. 55 bin metrekare lavanta bahçesi var. 200 dönümde arpa buğday saman balyası üretimi var. 130 dönümlük de silajlık mısır üretimi var. 75 bin metrekarelik alanda yonca balyası var. 40 dekarda çörekotu üretimi var. 40 dekarda sebze üretimi var. 20 dekarda 75 tür tıbbi aromatik bitki üretimi var. Türkiye’nin en fazla tıbbi aromatik bitkilerinin olduğu bir alan. 10 dönümde yerel buğday tohumu üretim alanı var. 5 dönüm yağlık ayçiçeği alanı, 5 dönüm de Ankara’ya özgü ürünlerin üretimi, 5 dönüm de 35 tür ata tohumu üretimi, 15 dönüm burçak üretimi, 30 metrekare alanda dikey topraksız tarım alanı var. Bunu çok önemsiyoruz. Burada ders alsınlar, gelsinler görsünler sitelerin içerisine çünkü emekliler çok uğraşacak bu işlerle. Bir tane tankerin içerisinde bile yetiştirebiliyorlar. 3 buçuk milyon metrekare çok büyük bir alan” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE TARIMI AYAKTA TUTAN KÜÇÜK AİLE ÇİFTLİKLERİ”

    Kırsal kalkınmaya yönelik teşviklerini de anlatan Yavaş, konuşmasını şöyle sürdü:

    “Türkiye’de tarımı ayakta tutan küçük aile çiftlikleri aslında… Köyde yaşayan bir teyzemiz, 2-3 tane hayvan besleyerek çoluğunu çocuğunu okutuyor. Şimdi biz diyoruz ki; ‘bırakın bunları büyük firmalar yapsın’. Büyük firmalar sanayileşerek yapıyor bunları yeme kadar. İleride sağlık yönünden de problemler çıkıyor. Türkiye mutlaka teknolojiye geçmeli, katma değerli ürünler üretmeli ama tarımı bir anda kesmenin yanlış olduğunu düşünüyoruz. Hem iklim krizi hem de savaşların olduğu bir dönemde de insanların tarıma döndürülmesi ya da en azından şu anda tarımla uğraşan ailelerin bu tarıma devam etmesi gerekiyor. Bu yönde çok büyük teşviklerimiz oldu. Şu anda 42 bin çiftçimizin tarlasını uydudan gözetliyoruz. Böcek mi var, yetişmiyor mu, bir sıkıntısı mı var bunu kendilerine bildiriyoruz. Aynı zamanda biz tohum dağıttığımız zaman da tarlanın ekilip ekilmediğini uydudan görüyoruz. Beypazarı’nda iki tane çok büyük sera var. Bu seraları Ankara’nın bütün çiftçisine fide olarak dağıtıyoruz. Kahramanmaraş’a da bol miktarda gönderdik. Dolayısıyla insanları üretime yönelten çalışmalara burada daha teknik bir biçimde devam edeceğiz.”

  • Stratejik tarım sektörüne OVP’de de yeterince önem gösterilmedi

    Stratejik tarım sektörüne OVP’de de yeterince önem gösterilmedi

    Tarım sektörünün stratejik önemi özellikle herkesin evine kapandığı pandemi döneminde bir kez daha ortaya çıktı. Tıpkı maske, dezenfektan gibi sağlık ürünlerinde yaşanan milliyetçilik ve korumacılık, tarım ve gıda ürünlerinde de kendisini gösterdi. Birçok ülke, tarım ürünleri ihracatına kısıtlama getirirken bazı ürünlerin ihracatı da toptan yasaklandı.

    Rusya-Ukrayna savaşı ise tarımın önemini tüm dünyaya bir kez daha hatırlattı. Dünyanın tahıl deposundan ürün çıkışının bir süreliğine durması, sanayi devi ülkeleri bile tedirgin etti.

    Bu gelişmelerin yaşandığı dönemde, dünyanın sayılı tarımsal üretim kapasitesine sahip olan Türkiye, bir yandan tarımsal üretimini artırmaya çalışırken diğer yandan gıda kaynaklı enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor.

    Ancak girdi maliyetleri son 3 yıldır yüzde 100’ün üzerinde artan çiftçiler, her ne kadar enflasyonun kaynağı olarak gıda gösterilse de ürün satışından maliyetin bile altında gelir elde etmekten şikayetçi. Bu durum azımsanmayacak sayıda çiftçinin tarımdan çekilmesine yol açtı. Son örneği ise mısırda yaşandı.

    Geçen yıl tonu 5 bin 700 lira olan mısırın fiyatı, sadece yüzde 5,3’lük artışla 6 bin lira olarak açıklandı. Bu tarz fiyat değişimleri kuşkusuz üreticinin de daha fazla para kazanma olasılığı olan ürünlere yönelmesine yol açıyor. Süt fiyatlarının maliyeti karşılamadığı dönemlerde, süt sığırlarının kesime gönderilmesi de buna bir örnek olarak gösterilebilir.

    OVP’da tarım son sırada

    Gelelim Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık ekonomideki yol haritasını gösteren OVP’ye ve OVP’de tarıma verilen öneme.

    Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan OVP, 70 sayfadan oluşuyor. OVP’de ismi en çok geçen sektör 61 ile sanayi, bunu 56 ile enerji, 38 ile de hizmetler sektörü takip ediyor.

    Politikacılar dahil toplumun her kesiminin stratejik olarak gördüğü tarım sektörü ise 29 adet ile OVP’de en az bahsedilen sektör olarak dikkat çekiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ile Ziraat Mühendisleri Odasının, tarım sektörü ve çiftçilerin üvey evlat muamelesi görmemesi yönünde zaman zaman yaptıkları açıklamalara rağmen en azından sayısal yönden bakıldığında OVP’de de tarımın üvey evlat muamelesi gördüğünü gösteriyor.

    Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır.

  • Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    Türkiye 80 bin ton kiraz ihracatı hedefliyor

    İZMİR (İGFA) – Kiraz üretiminde 700 bin tonluk rekolteyle dünya lideri olan Türkiye, kiraz ihracatında 80 bin ton ihracat ve 200 milyon dolar döviz geliri hedefiyle 2023 sezonuna girdi.

    Erkenci kiraz çeşitleri ve iklimsel avantajlarıyla Kuzey Yarımkürenin ilk kirazını üreten merkezlerden biri olan, kirazın başkenti İzmir Kemalpaşa’da “Kiraz Hasat Şenliği” düzenlendi.

    Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi “Kiraz Hasat Şenliği”ne video konferans ile bağlanırken, İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Kemalpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Gönülbağı, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray, muhtarlar, üreticiler yoğun katılım gösterdi.

    KEMALPAŞA’NIN ÜRETİMİNİN YÜZDE 70’İ İHRAÇ OLUYOR

    Türkiye’nin çok zengin bir ekolojiye sahip olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, 4 mevsim ve 7 iklimin Anadolu coğrafyasında yaşandığını, bu iklimin Türkiye’yi kiraz üretiminde dünya lideri yaptığını kaydetti. Kirişçi, “Kiraz üretiminde erkenci bir ürünü yetiştiriyor olmak üreticilerimize avantaj sağlıyor. İzmir, Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 13’ünü yaparken, Kemalpaşa İzmir’in kiraz üretiminin yüzde 63’ünü yapıyor. Kemalpaşa’daki üretimin yüzde 70’i ihraç oluyor. Üreticilerimizi bugüne kadar destekledik, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. Yeni yüzyılın lokomotifi tarım ve hayvancılık olacak. Planlı tarım, sözleşmeli üretim adımlarını atacağız. 1 karış boş arazi bırakmayacağız” diye konuştu.

    Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin ihracatla daha fazla katma değer bulduğuna temas eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “İzmir 100 bin tondan fazla kiraz üreterek Türkiye birincisi olurken, Kemalpaşa’da 52 bin ton kiraz üreterek İzmir birincisi oldu. Üreticilerimizin emeklerinin, alın terlerinin karşılığını bulması için ihracatçılar olarak yoğun mesai harcıyoruz. 2023 yılında 80 bin ton kiraz ihraç ederek ülkemize 200 milyon dolar kazandırmayı hedefliyoruz. Kirazı Türk tarım ürünlerinin lokomotif ihraç ürünü haline getirmek için üreticilerimiz, firmalarımız, Bakanlığımız, Üniversite ve Enstitülerimiz hep birlikte ortak paydada hareket edip dünya ihraç pazarındaki yerimizi artırabiliriz” dedi.

    Türk kirazının en büyük ihraç pazarları hakkında da bilgi veren Uçak, “En önemli pazarlarımız Almanya ve Rusya. Hindistan, Singapur, Hong Kong gibi ülkelerde kirazımız çok seviliyor ve bu ülkelere ihracatımızı artırma potansiyelimiz bulunuyor” dedi.

  • Çiftçiye 125 tonluk mısır tohumu desteği

    Çiftçiye 125 tonluk mısır tohumu desteği

    DENİZLİ (İGFA) – Denizli’de kırsal alanda yaşayan vatandaşların desteklenmesi ve tarımda yüksek ürün veriminin elde edilebilmesi amacıyla çiftçileri yalnız bırakmayan Denizli Büyükşehir Belediyesi, üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğinde yüzde 50 hibeli “Yerli Silajlık Mısır Yetiştiriciliği Projesi” ile Acıpayam, Baklan, Beyağaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Merkezefendi, Pamukkale, Sarayköy, Serinhisar ve Tavas ilçelerinde 4 bin 450 üreticiye 125 tonluk silajlık mısır tohumu desteği veriyor. Hayvanların kaliteli kaba yem ihtiyaçlarını karşılayarak et ve süt üretim miktarını ve kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen proje ile 17 ilçede toplam 53 bin 400 dekar alanda üretim yapılacak. Bu kapsamda, silajlık mısır tohumları için ilk dağıtım töreni Acıpayam Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlendi. Programa Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Acıpayam Kaymakamı Mustafa Gürbüz, Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan, AK Parti Acıpayam İlçe Başkanı Fikret Gümüş, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Çınar, çiftçiler ve davetliler katıldı.

    Başkan Zolan’a teşekkür

    Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Çınar, göreve geldikleri ilk günden itibaren Başkan Osman Zolan’ın kendilerine her koşulda destek olduğunu belirterek, verilen katkılar sayesinde daha fazla üreticiye ulaştıklarını söyledi. Başkan Zolan’ın kendilerinin bir ağabeyi gibi olduğunu kaydeden Çınar, “Her daim bizim yanımızda durdu, tarımsal konularda kendisine ne söylediysek yaptı. Kendisine ve tüm ekibine teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” dedi. Acıpayam Belediye Başkanı Şevkan ise pandemi ile birlikte tarım ürünlerinin ne kadar önemli olduğunu gördüklerini ifade ederek, Başkan Zolan’ın Acıpayam’a ve üreticilere her zaman her konuda destek olduğunu belirtti. Acıpayam Kaymakamı Gürbüz de, göreve başladığı ilk günden bu yana Büyükşehir Belediyesinin tarıma verdiği destekleri yakından takip ettiğini ifade ederek, Başkan Osman Zolan’a teşekkür etti. Hataylı olduğunu ifade eden Kaymakam Gürbüz ayrıca ülkeyi yasa boğan depremin ardından bölgede seferber olan Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Başkan Zolan’a ayrıca teşekkür etti.

    Hizmet destanları yazdık

    Başkan Osman Zolan ise, bir ülkenin ayakta kalabilmesi ve tam bağımsız olabilmesi için savunma sistemleri ve enerji kaynaklarının yerli ve milli olmasının yanı sıra gıda ihtiyacını da kendi kendine karşılayabilmesinin öneminden bahsetti. Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınma konusunda pek çok yatırım ve hizmet gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Zolan, üreten insanın çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Sizler bizim başımızın tacısınız. Allah size sağlıklı, huzurlu, uzun ömürler versin. Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak sizlerin yanında olmak bizim asli vazifemizdir. 2014’te Büyükşehir olduğumuz zaman sizlere söylediğimiz bir söz vardı. ‘Sizlerden bir şey almaya değil, sizlere hizmet etmeye geliyoruz. Denizli’de ne varsa tüm ilçelerimizde o olacak’ demiştik. Hamdolsun şehrimizin dört bir tarafında hizmet destanları yazdık, dokunmadık yer bırakmadık” dedi.

    Yem maliyeti düşecek

    Büyükşehir Belediyesinin altyapıdan üstyapıya, spor alanlarından yeşil alanlara uzanan yatırımlarının yanı sıra kırsal kalkınmaya yönelik de 50 kalemi aşkın projeyi hayata geçirdiğini anlatan Başkan Zolan, silajlık mısır tohumu desteğinin hayvan yetiştiricilerinin yem maliyetini düşüreceğine dikkati çekti. Başkan Zolan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birlik ve beraberliğimizi hangi şartlar altında olursa olsun muhafaza etmek durumdayız. Birlikte yürüdüğümüz zaman aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Allah birliğimizi, dirliğimizi, huzurumuzu bozmasın inşallah. Katılımınız için teşekkür ediyor, ürünlerinizin şimdiden bereketli olmasını diliyorum.” Konuşmaların ardından Başkan Zolan ve beraberindekiler çiftçilere silajlık mısır tohumlarını teslim etti.

  • Kuraklıkla tarlada mücadele

    Kuraklıkla tarlada mücadele

    İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonuyla kurulan İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi (İZTAM) kuraklıkla ve yoksullukla mücadele ile güvenilir, sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen İzmir Tarımı Danışma Hattı projesiyle tarım ve hayvancılıkla uğraşan kooperatif üyelerine ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuyor.

    Kooperatif ortaklarına ücretsiz danışmanlık hizmeti
    İZTAM tarafından verilen danışmanlık hizmetine başvurular gün geçtikçe artıyor. Proje kapsamında Bergama’nın Eğrigöl Mahallesi’ndeki bir üreticiye danışmanlık hizmeti sağlandı. Başvuru sahibinin arazisinde yapılan incelemeler sonucunda toprak özelliği, iklim şartları gibi birçok parametre analiz edildi ve arazide badem yetiştirilmesi önerildi. Yaklaşık 15 dönümlük bir araziye eskiden silajlık mısır yetiştirilirken artık kuraklıkla mücadele amacıyla 485 badem ağacı fidanı dikilmiş oldu.
    İzmir Tarımı Danışma Hattı’na başvuran ve ücretsiz danışmanlık hizmeti alan kooperatif ortağı üretici Berrak Orhan, danışmanlık sürecini şöyle anlattı: “Geçmişte 15 dönümlük arazimizde mısır ve pamuk gibi çok su tüketen tarımsal ürünler yetiştiriyorduk. Ancak bu bölgede susuzluk çok büyük bir sorun. Sonrasında İzmir Tarım Danışma Hattı aracılığıyla danışmanlık hizmeti almak için başvuru yaptım. Çok güzel bir yönlendirme ile bu bölge için bademin daha iyi, daha verimli olacağını, iklim şartları ve çevre koşullarına daha uygun olacağını söylediler. Sonrasında dikimine başladık.”

    İklim şartlarına uygun tercih: Badem
    Badem ağaçları, kuraklığın giderek arttığı bölgelerde su tüketimlerinin az olması ve dayanıklı yapıları nedeniyle sıkça tercih ediliyor. Bu nedenle Eğrigöl mahallesindeki bu dönüşüm, bölgedeki tarım ve ekonomi açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
    Bölgede yapılan uygulama, hem sürdürülebilir tarım uygulamalarına örnek teşkil ediyor hem de gelecekteki su kaynaklarına yönelik bir çözüm sunuyor.

    Tarım ve hayvancılık yapan kooperatif üyeleri başvurabiliyor
    İZTAM tarafından verilen İzmir Tarımı Danışma Hattı hizmeti, İzmir iklimi ve doğasına uygun, havza ölçekli ürün planlaması ile küçük üreticiye ücretsiz tarım danışmanlığı sağlıyor. Proje ile yanlış tarımsal sulama sonucu aşırı su tüketimini engellemek, kuraklık ve iklim kriziyle mücadele etmek hedefleniyor.

    İzmir Tarımı Danışma Hattı’na tarım veya hayvancılık yapan her kooperatif ortağı başvurabiliyor. Hat ile sağlanan ücretsiz danışmanlık hizmeti üç farklı koldan yapılıyor. Danışanlar ürün planlama, tasarım, satış ve ihracat hizmeti alabiliyor.
    Başvurular, İzmir Büyükşehir Belediyesi internet sitesinde yer alan “İzmir Tarımı Danışma Hattı” üzerinden yapılıyor. Kooperatif ortağı olan üreticiler, İzmir Tarım Danışma Hattı’na “izmir.bel.tr/tr/BaskaBirTarimMumkun” adresinden başvurabiliyor.